12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür.

Buğday, arpa ekimi ile ilgili o döneme ait bilgilere sahibiz. Ancak, Rutgers araştırmacıları tarafından yürütülen bilimsel çalışma ile insanlığın en eski tarım uygulamalarına dair anlayışımız değişiyor.

Araştırmacılar, Mezopotamya topraklarında süpürge darısının (Panicum miliaceum) en erken kesin kanıtını ortaya çıkardılar.

Çalışmanın bulguları Scientific Reports dergisinde yayınlandı.

Rutgers Üniversitesi-New Brunswick Sanat ve Bilim Okulu’nda öğretim üyesi Elise Laugier, “Genel olarak, bu erken dönemde Mezopotamya’da görülen darı varlığı bölgedeki tarımsal kalkınmanın kabul edilen anlatısına ve eski toplumların kendilerini nasıl tedarik ettiğine dair modellerimize meydan okuyor” dedi.

Laugier, süpürge darısının ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu da sözlerine ekledi.

MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası
MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası

Araştırmacılar, Mezopotamya’nın kuzey bölgesindeki MÖ ikinci binyılın ortalarında (yaklaşık 1500–1100 BCE) Khani Masi’den mikroskobik bitki kalıntılarını (fitolitler) analiz ettiler.

Laugier, “Bu Doğu Asya mahsulünün Mezopotamya’da ki varlığı, bu süre zarfında Avrasya’nın birbirine bağlı doğasını vurgulayarak, erken gıda küreselleşmesi hakkındaki bilgimize katkıda bulunuyor. Darı keşfimiz ve dolayısıyla yazlık ekim uygulamalarının kanıtları da bizi Mezopotamya’nın ilk şehirlerini, eyaletlerini ve imparatorluklarını besleyen ve sağlayan tarım sistemlerinin kapasitesini ve direncini yeniden düşünmeye zorluyor” dedi.

Darının, MÖ üçüncü binyıl kadar erken bir tarihte bölgede önemli bir ürün olduğunu tartışılıyor. Çizi yazılı tabletleri okuyan uzmanlar, darı için Akad dilindeki terimin ( duḫnu / tuḫnu ) ilk olarak Nippur ve Nuzi Mezopotamya bölgelerinde bulunan MÖ ikinci binyılın ortalarında metinlerde görüldüğünü söylüyorlar

Nuzi’den gelen metinler, darı’nın susamla birlikte ekildiğini öne sürüyor: “susam ve darı ekin ! zaten ekilmiş olan susam ve darıdan bir homer var ” veya arpa ile birlikte tahıl olarak hediye edildi.

Bazı uzmanlar ise duḫnu / tuḫnu kelimesini Akadca arsikku (Sümerce: AR.ZİG ) kelimesine bağlayarak, muhtemelen darı referanslarını MÖ üçüncü binyıla kadar geri götürmektedir.

Mezopotamya’da süpürge darısının keşfi, çevresel ve tarihi nedenlerle şaşırtıcıydı. Şimdiye kadar araştırmacılar, Mezopotamya’da darı, MÖ birinci binyılın sonlarında emperyal sulama sistemlerinin inşasına kadar yetiştirilmediğini düşünüyorlardı. Darı genellikle büyümek için yaz yağışlarına ihtiyaç duyar, ancak Güneybatı Asya’da yağışlı-kış ve kuru-yaz iklimi vardır ve tarımsal üretim neredeyse tamamen buğday ve arpa gibi kış aylarında yetiştirilen ürünlere dayanır.

Laugier, süpürge darısının "ilk kez Doğu Asya'da evcilleştirilen "inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü" olduğunu söyledi.
Laugier, süpürge darısının “ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu söyledi.

Tarımsal üretimin Mezopotamya şehirlerini, devletlerini ve imparatorluklarını desteklemek ve tedarik etmek için temel olduğu düşünülmektedir. Araştırmacıların, mahsullerin ve gıdaların aslında yaz aylarında yetiştirildiğine dair yeni kanıtları, önceki çalışmaların, yarı kurak ekosistemlerdeki eski tarımsal gıda sistemi toplumlarının kapasitelerini ve direncini büyük ölçüde yeterince takdir etmediği anlamına geliyor.

Yeni çalışma aynı zamanda, geçmişte tarımsal inovasyonun yerel bir girişim olduğunu ve imparatorluk tarımsal yoğunlaştırma rejimlerinde kullanılmadan çok önce yerel çeşitlendirme stratejilerinin bir parçası olarak benimsendiğini gösteren artan arkeolojik araştırmaların bir parçasıdır.

Laugier, “Darı bugün yarı kurak Güneybatı Asya veya Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın veya tercih edilen bir gıda olmasa da, Asya ve Afrika’nın diğer bölgelerinde hala yaygındır. Darı doyurucu, hızlı büyüyen, düşük su gerektiren ve besleyici, glütensiz bir tahıldır ve yarı kurak gıda sistemlerimizin dayanıklılık kapasitelerini artırmak için çok fazla potansiyel barındırabilir. Günümüzün tarımsal yenilikçileri, daha çeşitliliğe yatırım yapmayı düşünmelidir. Dayanıklı gıda sistemleri, tıpkı eski Mezopotamya’da insanların yaptığı gibi.”

Laugier, Rutgers’da doktora derecesini alan misafir bilim insanıdır. Dartmouth Koleji’nde bu konuyla ilgili araştırmasına başladı ve araştırma ekibinin antik Irak araştırmalarında fitolit analizini daha yaygın hale getirmeyi umduğunu çünkü bunun bölgedeki tarım tarihi ve uygulamasıyla ilgili varsayımlara meydan okuyabileceğini söyledi.

Kaynak phys.org

Banner
Related Articles

Cadılar Bayramı ilk defa Roscommon mağarasında mı kutlandı

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Ekim ayının son günü dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Cadılar Bayramı ilk defa nerede kutlandı. Kutlamaların ilk yapıldığı yer hakkında birçok...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Doğu Çin’de 1500 kilo bronz sikke bulundu

19 Aralık 2022

19 Aralık 2022

Doğu Çin’in Jiangsu Eyaleti’nde Tang (618-907) ve Song (960-1279) hanedanlarına ait 1500 kilo bronz sikke keşfedildi. Sikkeler saman ipleriyle birbirine...

1100 yıl önce Konstantinopolis’i kuşatan Bulgar askerlerine ait amulet bulundu

1 Nisan 2023

1 Nisan 2023

Bulgaristan’da Büyük Çar Simeon zamanından kalma Kiril dilinde bir yazıt taşıyan kurşun plakalı bir amulet keşfedildi. Amulet, Bulgaristan’ın güneyindeki Ivaylovgrad...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

İran’da Sasani Dönemine Ait Kaya Yazıtı Keşfedildi: Kraliyet Festivallerinin Takvimi İlk Kez Bu Kadar Net Görünüyor

25 Ocak 2026

25 Ocak 2026

İran’ın güneyindeki Marvdasht Ovası’nda tespit edilen Sasani dönemine ait kaya yazıtı, geç antik çağda kraliyet törenlerinin hangi tarihlerde düzenlendiğine dair...

Prag yakınlarında 7.000 yıllık bir yerleşim yeri ortaya çıkarıldı

24 Aralık 2024

24 Aralık 2024

Arkeologlar, Nupak yakınlarındaki Prag çevre yolunun planlanan tamamlanma güzergahında, yaklaşık 7.000 yıl öncesine ait yerleşim yeri keşfetti. Keşif, Prag Çek...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Bursa’daki Apollonia Antik Kenti’nin Surlarında Antik Strateji Oyunu Tablası Bulundu

29 Mayıs 2026

29 Mayıs 2026

Bursa’nın Gölyazı Mahallesi’nde yer alan Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nde, sur duvarına yapı taşı olarak yerleştirilmiş mermer bir blok üzerinde...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]