18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür.

Buğday, arpa ekimi ile ilgili o döneme ait bilgilere sahibiz. Ancak, Rutgers araştırmacıları tarafından yürütülen bilimsel çalışma ile insanlığın en eski tarım uygulamalarına dair anlayışımız değişiyor.

Araştırmacılar, Mezopotamya topraklarında süpürge darısının (Panicum miliaceum) en erken kesin kanıtını ortaya çıkardılar.

Çalışmanın bulguları Scientific Reports dergisinde yayınlandı.

Rutgers Üniversitesi-New Brunswick Sanat ve Bilim Okulu’nda öğretim üyesi Elise Laugier, “Genel olarak, bu erken dönemde Mezopotamya’da görülen darı varlığı bölgedeki tarımsal kalkınmanın kabul edilen anlatısına ve eski toplumların kendilerini nasıl tedarik ettiğine dair modellerimize meydan okuyor” dedi.

Laugier, süpürge darısının ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu da sözlerine ekledi.

MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası
MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası

Araştırmacılar, Mezopotamya’nın kuzey bölgesindeki MÖ ikinci binyılın ortalarında (yaklaşık 1500–1100 BCE) Khani Masi’den mikroskobik bitki kalıntılarını (fitolitler) analiz ettiler.

Laugier, “Bu Doğu Asya mahsulünün Mezopotamya’da ki varlığı, bu süre zarfında Avrasya’nın birbirine bağlı doğasını vurgulayarak, erken gıda küreselleşmesi hakkındaki bilgimize katkıda bulunuyor. Darı keşfimiz ve dolayısıyla yazlık ekim uygulamalarının kanıtları da bizi Mezopotamya’nın ilk şehirlerini, eyaletlerini ve imparatorluklarını besleyen ve sağlayan tarım sistemlerinin kapasitesini ve direncini yeniden düşünmeye zorluyor” dedi.

Darının, MÖ üçüncü binyıl kadar erken bir tarihte bölgede önemli bir ürün olduğunu tartışılıyor. Çizi yazılı tabletleri okuyan uzmanlar, darı için Akad dilindeki terimin ( duḫnu / tuḫnu ) ilk olarak Nippur ve Nuzi Mezopotamya bölgelerinde bulunan MÖ ikinci binyılın ortalarında metinlerde görüldüğünü söylüyorlar

Nuzi’den gelen metinler, darı’nın susamla birlikte ekildiğini öne sürüyor: “susam ve darı ekin ! zaten ekilmiş olan susam ve darıdan bir homer var ” veya arpa ile birlikte tahıl olarak hediye edildi.

Bazı uzmanlar ise duḫnu / tuḫnu kelimesini Akadca arsikku (Sümerce: AR.ZİG ) kelimesine bağlayarak, muhtemelen darı referanslarını MÖ üçüncü binyıla kadar geri götürmektedir.

Mezopotamya’da süpürge darısının keşfi, çevresel ve tarihi nedenlerle şaşırtıcıydı. Şimdiye kadar araştırmacılar, Mezopotamya’da darı, MÖ birinci binyılın sonlarında emperyal sulama sistemlerinin inşasına kadar yetiştirilmediğini düşünüyorlardı. Darı genellikle büyümek için yaz yağışlarına ihtiyaç duyar, ancak Güneybatı Asya’da yağışlı-kış ve kuru-yaz iklimi vardır ve tarımsal üretim neredeyse tamamen buğday ve arpa gibi kış aylarında yetiştirilen ürünlere dayanır.

Laugier, süpürge darısının "ilk kez Doğu Asya'da evcilleştirilen "inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü" olduğunu söyledi.
Laugier, süpürge darısının “ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu söyledi.

Tarımsal üretimin Mezopotamya şehirlerini, devletlerini ve imparatorluklarını desteklemek ve tedarik etmek için temel olduğu düşünülmektedir. Araştırmacıların, mahsullerin ve gıdaların aslında yaz aylarında yetiştirildiğine dair yeni kanıtları, önceki çalışmaların, yarı kurak ekosistemlerdeki eski tarımsal gıda sistemi toplumlarının kapasitelerini ve direncini büyük ölçüde yeterince takdir etmediği anlamına geliyor.

Yeni çalışma aynı zamanda, geçmişte tarımsal inovasyonun yerel bir girişim olduğunu ve imparatorluk tarımsal yoğunlaştırma rejimlerinde kullanılmadan çok önce yerel çeşitlendirme stratejilerinin bir parçası olarak benimsendiğini gösteren artan arkeolojik araştırmaların bir parçasıdır.

Laugier, “Darı bugün yarı kurak Güneybatı Asya veya Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın veya tercih edilen bir gıda olmasa da, Asya ve Afrika’nın diğer bölgelerinde hala yaygındır. Darı doyurucu, hızlı büyüyen, düşük su gerektiren ve besleyici, glütensiz bir tahıldır ve yarı kurak gıda sistemlerimizin dayanıklılık kapasitelerini artırmak için çok fazla potansiyel barındırabilir. Günümüzün tarımsal yenilikçileri, daha çeşitliliğe yatırım yapmayı düşünmelidir. Dayanıklı gıda sistemleri, tıpkı eski Mezopotamya’da insanların yaptığı gibi.”

Laugier, Rutgers’da doktora derecesini alan misafir bilim insanıdır. Dartmouth Koleji’nde bu konuyla ilgili araştırmasına başladı ve araştırma ekibinin antik Irak araştırmalarında fitolit analizini daha yaygın hale getirmeyi umduğunu çünkü bunun bölgedeki tarım tarihi ve uygulamasıyla ilgili varsayımlara meydan okuyabileceğini söyledi.

Kaynak phys.org

Banner
Related Articles

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Türkiye’nin en derin 3’ncü mağarası Morca Mağarası’nda yeni bir tür bakteri keşfedildi. Mersin’in Anamur ilçesinden geçen Orta Toroslar’ın zirvesinde bulunan...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

Adena Kültürü İzleri: Büyük Yılan Höyüğü

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

Kızılderili toplumuna ait Adena kültürü izlerini barındırdığı düşünülen Büyük Yılan Höyüğü üzerinde değişik teoriler kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Kuzey Yunanistan’daki MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezar sakinlerinin kimlikleri tespit edildi

26 Ocak 2024

26 Ocak 2024

Kuzey Yunanistan’daki Vergina’da bozulmamış MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezarları’nın sakinlerinin kimlikleri tespit edildi. Mezarlar, İskender’in babasının, üvey annesinin, üvey kardeşlerinin...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Arkeologlar, 4.300 yıllık bir Çin Piramidi’nde taşa oyulmuş bir kralın portresini ortaya çıkardılar.

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Arkeologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi eyaletindeki Shenmu bölgesinde 4.300 yıllık Shimao Piramidi’nin eteklerinde taşa oyulmuş bir kralın portresini ortaya çıkardılar. Shimao...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]