7 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür.

Buğday, arpa ekimi ile ilgili o döneme ait bilgilere sahibiz. Ancak, Rutgers araştırmacıları tarafından yürütülen bilimsel çalışma ile insanlığın en eski tarım uygulamalarına dair anlayışımız değişiyor.

Araştırmacılar, Mezopotamya topraklarında süpürge darısının (Panicum miliaceum) en erken kesin kanıtını ortaya çıkardılar.

Çalışmanın bulguları Scientific Reports dergisinde yayınlandı.

Rutgers Üniversitesi-New Brunswick Sanat ve Bilim Okulu’nda öğretim üyesi Elise Laugier, “Genel olarak, bu erken dönemde Mezopotamya’da görülen darı varlığı bölgedeki tarımsal kalkınmanın kabul edilen anlatısına ve eski toplumların kendilerini nasıl tedarik ettiğine dair modellerimize meydan okuyor” dedi.

Laugier, süpürge darısının ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu da sözlerine ekledi.

MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası
MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası

Araştırmacılar, Mezopotamya’nın kuzey bölgesindeki MÖ ikinci binyılın ortalarında (yaklaşık 1500–1100 BCE) Khani Masi’den mikroskobik bitki kalıntılarını (fitolitler) analiz ettiler.

Laugier, “Bu Doğu Asya mahsulünün Mezopotamya’da ki varlığı, bu süre zarfında Avrasya’nın birbirine bağlı doğasını vurgulayarak, erken gıda küreselleşmesi hakkındaki bilgimize katkıda bulunuyor. Darı keşfimiz ve dolayısıyla yazlık ekim uygulamalarının kanıtları da bizi Mezopotamya’nın ilk şehirlerini, eyaletlerini ve imparatorluklarını besleyen ve sağlayan tarım sistemlerinin kapasitesini ve direncini yeniden düşünmeye zorluyor” dedi.

Darının, MÖ üçüncü binyıl kadar erken bir tarihte bölgede önemli bir ürün olduğunu tartışılıyor. Çizi yazılı tabletleri okuyan uzmanlar, darı için Akad dilindeki terimin ( duḫnu / tuḫnu ) ilk olarak Nippur ve Nuzi Mezopotamya bölgelerinde bulunan MÖ ikinci binyılın ortalarında metinlerde görüldüğünü söylüyorlar

Nuzi’den gelen metinler, darı’nın susamla birlikte ekildiğini öne sürüyor: “susam ve darı ekin ! zaten ekilmiş olan susam ve darıdan bir homer var ” veya arpa ile birlikte tahıl olarak hediye edildi.

Bazı uzmanlar ise duḫnu / tuḫnu kelimesini Akadca arsikku (Sümerce: AR.ZİG ) kelimesine bağlayarak, muhtemelen darı referanslarını MÖ üçüncü binyıla kadar geri götürmektedir.

Mezopotamya’da süpürge darısının keşfi, çevresel ve tarihi nedenlerle şaşırtıcıydı. Şimdiye kadar araştırmacılar, Mezopotamya’da darı, MÖ birinci binyılın sonlarında emperyal sulama sistemlerinin inşasına kadar yetiştirilmediğini düşünüyorlardı. Darı genellikle büyümek için yaz yağışlarına ihtiyaç duyar, ancak Güneybatı Asya’da yağışlı-kış ve kuru-yaz iklimi vardır ve tarımsal üretim neredeyse tamamen buğday ve arpa gibi kış aylarında yetiştirilen ürünlere dayanır.

Laugier, süpürge darısının "ilk kez Doğu Asya'da evcilleştirilen "inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü" olduğunu söyledi.
Laugier, süpürge darısının “ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu söyledi.

Tarımsal üretimin Mezopotamya şehirlerini, devletlerini ve imparatorluklarını desteklemek ve tedarik etmek için temel olduğu düşünülmektedir. Araştırmacıların, mahsullerin ve gıdaların aslında yaz aylarında yetiştirildiğine dair yeni kanıtları, önceki çalışmaların, yarı kurak ekosistemlerdeki eski tarımsal gıda sistemi toplumlarının kapasitelerini ve direncini büyük ölçüde yeterince takdir etmediği anlamına geliyor.

Yeni çalışma aynı zamanda, geçmişte tarımsal inovasyonun yerel bir girişim olduğunu ve imparatorluk tarımsal yoğunlaştırma rejimlerinde kullanılmadan çok önce yerel çeşitlendirme stratejilerinin bir parçası olarak benimsendiğini gösteren artan arkeolojik araştırmaların bir parçasıdır.

Laugier, “Darı bugün yarı kurak Güneybatı Asya veya Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın veya tercih edilen bir gıda olmasa da, Asya ve Afrika’nın diğer bölgelerinde hala yaygındır. Darı doyurucu, hızlı büyüyen, düşük su gerektiren ve besleyici, glütensiz bir tahıldır ve yarı kurak gıda sistemlerimizin dayanıklılık kapasitelerini artırmak için çok fazla potansiyel barındırabilir. Günümüzün tarımsal yenilikçileri, daha çeşitliliğe yatırım yapmayı düşünmelidir. Dayanıklı gıda sistemleri, tıpkı eski Mezopotamya’da insanların yaptığı gibi.”

Laugier, Rutgers’da doktora derecesini alan misafir bilim insanıdır. Dartmouth Koleji’nde bu konuyla ilgili araştırmasına başladı ve araştırma ekibinin antik Irak araştırmalarında fitolit analizini daha yaygın hale getirmeyi umduğunu çünkü bunun bölgedeki tarım tarihi ve uygulamasıyla ilgili varsayımlara meydan okuyabileceğini söyledi.

Kaynak phys.org

Banner
Benzer Yazılar

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Almanya’da “yerden ısıtmalı” 2.000 yıllık eşsiz lüks Roma villası bulundu

3 Kasım 2022

3 Kasım 2022

Almanya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Bavyera’nın Kempten kentinde termal banyolu ve yerden ısıtmalı lüks bir Roma villası ortaya...

Brezilya’da 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit edildi

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Brezilya’nın Tocantins’in Jalapão bölgesinde çalışan arkeologlar, 2.000 yıllık 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit etti. Bu alanlarda insan ve...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Azerbaycan’da Nadir Mızrakla Gömülmüş Tunç Çağı Savaşçısına Ait Kurgan Ortaya Çıkarıldı

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Azerbaycan’ın batısındaki rüzgârlı Ceyrançöl bozkırlarında arkeolojik açıdan büyük bir keşif yapıldı: Yaklaşık 3.800 yıl öncesine tarihlenen bir Tunç Çağı savaşçısına...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

İngiliz Hükümeti Stonehenge’in Altına Tünel Açacak!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

İngiliz Hükümeti A303 karayolunun trafiğini rahatlatmak amacıyla yapılması düşünülen tünelin tarihi öneme sahip Stonehenge altından geçmesi için çalışılmasına sıcak bakıyor....

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]