28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür.

Buğday, arpa ekimi ile ilgili o döneme ait bilgilere sahibiz. Ancak, Rutgers araştırmacıları tarafından yürütülen bilimsel çalışma ile insanlığın en eski tarım uygulamalarına dair anlayışımız değişiyor.

Araştırmacılar, Mezopotamya topraklarında süpürge darısının (Panicum miliaceum) en erken kesin kanıtını ortaya çıkardılar.

Çalışmanın bulguları Scientific Reports dergisinde yayınlandı.

Rutgers Üniversitesi-New Brunswick Sanat ve Bilim Okulu’nda öğretim üyesi Elise Laugier, “Genel olarak, bu erken dönemde Mezopotamya’da görülen darı varlığı bölgedeki tarımsal kalkınmanın kabul edilen anlatısına ve eski toplumların kendilerini nasıl tedarik ettiğine dair modellerimize meydan okuyor” dedi.

Laugier, süpürge darısının ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu da sözlerine ekledi.

MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası
MÖ 3.–1. binyıldan süpürge darısına ( Panicum miliaceum ) ait arkeobotanik kanıtlara sahip arkeolojik alanların haritası

Araştırmacılar, Mezopotamya’nın kuzey bölgesindeki MÖ ikinci binyılın ortalarında (yaklaşık 1500–1100 BCE) Khani Masi’den mikroskobik bitki kalıntılarını (fitolitler) analiz ettiler.

Laugier, “Bu Doğu Asya mahsulünün Mezopotamya’da ki varlığı, bu süre zarfında Avrasya’nın birbirine bağlı doğasını vurgulayarak, erken gıda küreselleşmesi hakkındaki bilgimize katkıda bulunuyor. Darı keşfimiz ve dolayısıyla yazlık ekim uygulamalarının kanıtları da bizi Mezopotamya’nın ilk şehirlerini, eyaletlerini ve imparatorluklarını besleyen ve sağlayan tarım sistemlerinin kapasitesini ve direncini yeniden düşünmeye zorluyor” dedi.

Darının, MÖ üçüncü binyıl kadar erken bir tarihte bölgede önemli bir ürün olduğunu tartışılıyor. Çizi yazılı tabletleri okuyan uzmanlar, darı için Akad dilindeki terimin ( duḫnu / tuḫnu ) ilk olarak Nippur ve Nuzi Mezopotamya bölgelerinde bulunan MÖ ikinci binyılın ortalarında metinlerde görüldüğünü söylüyorlar

Nuzi’den gelen metinler, darı’nın susamla birlikte ekildiğini öne sürüyor: “susam ve darı ekin ! zaten ekilmiş olan susam ve darıdan bir homer var ” veya arpa ile birlikte tahıl olarak hediye edildi.

Bazı uzmanlar ise duḫnu / tuḫnu kelimesini Akadca arsikku (Sümerce: AR.ZİG ) kelimesine bağlayarak, muhtemelen darı referanslarını MÖ üçüncü binyıla kadar geri götürmektedir.

Mezopotamya’da süpürge darısının keşfi, çevresel ve tarihi nedenlerle şaşırtıcıydı. Şimdiye kadar araştırmacılar, Mezopotamya’da darı, MÖ birinci binyılın sonlarında emperyal sulama sistemlerinin inşasına kadar yetiştirilmediğini düşünüyorlardı. Darı genellikle büyümek için yaz yağışlarına ihtiyaç duyar, ancak Güneybatı Asya’da yağışlı-kış ve kuru-yaz iklimi vardır ve tarımsal üretim neredeyse tamamen buğday ve arpa gibi kış aylarında yetiştirilen ürünlere dayanır.

Laugier, süpürge darısının "ilk kez Doğu Asya'da evcilleştirilen "inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü" olduğunu söyledi.
Laugier, süpürge darısının “ilk kez Doğu Asya’da evcilleştirilen “inanılmaz derecede sağlam, hızlı büyüyen ve çok yönlü bir yaz mahsulü” olduğunu söyledi.

Tarımsal üretimin Mezopotamya şehirlerini, devletlerini ve imparatorluklarını desteklemek ve tedarik etmek için temel olduğu düşünülmektedir. Araştırmacıların, mahsullerin ve gıdaların aslında yaz aylarında yetiştirildiğine dair yeni kanıtları, önceki çalışmaların, yarı kurak ekosistemlerdeki eski tarımsal gıda sistemi toplumlarının kapasitelerini ve direncini büyük ölçüde yeterince takdir etmediği anlamına geliyor.

Yeni çalışma aynı zamanda, geçmişte tarımsal inovasyonun yerel bir girişim olduğunu ve imparatorluk tarımsal yoğunlaştırma rejimlerinde kullanılmadan çok önce yerel çeşitlendirme stratejilerinin bir parçası olarak benimsendiğini gösteren artan arkeolojik araştırmaların bir parçasıdır.

Laugier, “Darı bugün yarı kurak Güneybatı Asya veya Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın veya tercih edilen bir gıda olmasa da, Asya ve Afrika’nın diğer bölgelerinde hala yaygındır. Darı doyurucu, hızlı büyüyen, düşük su gerektiren ve besleyici, glütensiz bir tahıldır ve yarı kurak gıda sistemlerimizin dayanıklılık kapasitelerini artırmak için çok fazla potansiyel barındırabilir. Günümüzün tarımsal yenilikçileri, daha çeşitliliğe yatırım yapmayı düşünmelidir. Dayanıklı gıda sistemleri, tıpkı eski Mezopotamya’da insanların yaptığı gibi.”

Laugier, Rutgers’da doktora derecesini alan misafir bilim insanıdır. Dartmouth Koleji’nde bu konuyla ilgili araştırmasına başladı ve araştırma ekibinin antik Irak araştırmalarında fitolit analizini daha yaygın hale getirmeyi umduğunu çünkü bunun bölgedeki tarım tarihi ve uygulamasıyla ilgili varsayımlara meydan okuyabileceğini söyledi.

Kaynak phys.org

Banner
Related Articles

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Zominthos Minoan Sarayı Kazısı Alanındaki Bulunan Kutsal Objeler

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Zominthos Girit adasındaki İda Dağı’nın (Psiloritis) kuzey eteklerinde küçük bir platodur. Yerleşim tarihi MÖ. 1800’lere kadar uzanmakta. 1982′ de Yunan...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifresini sağlayan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifre edilmesinin yolunu açan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor. Taş, Reşit Taşı olarak da...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]