10 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır. İlçe sınırları içerisinde yapılan araştırmalarda ise 500 adet Neolitik döneme ait mağara tespiti yapıldı. Mağaralar ağırlıklı olarak Harabeşehir ve Sultan Seyit dereleri, Kırklar Vadisi, Madavans deresi, Yuvadamı Köyü civarında Gaban Deresi Vadisi ile Harabe Hulik Köyü mevkiinde bulunmaktalar.

Ahlat Doğu Anadolu bölgesinin yerleşime en erken başlanılan yerlerden biridir ve bölgedeki mağaralar Neolitik çağlardan beri kullanılmaktadır.

Bölge kısa bir süre önce Cumhurbaşkanlığı’nca ‘Kesin korunacak hassas alan’ olarak ilan edilmiş vadideki 400’e yakın mağaranın restore edilmesi için Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Ahlat Kaymakamlığı’nca proje hazırlandı. Hazırlanan bu proje ile mağaraların restorasyonu yapılarak Türkiye ve dünya turizmine kazandırılması amaçlanıyor.

DHA konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Madavans Vadisi’nin bu bölgedeki yüzlerce tarihi mekanlardan bir tanesi olduğunu, Bitlis ve ilçelerinde yüzlerce böyle mekan bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demirtaş, Madavans Vadisi’nin 17 kilometrelik bir alanı kapsadığına dikkati çekerek, “Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip bu bölgede insanlar yaşamıştır. Binlerce yıllık bir geçmişi var. Yani insanların binlerce yıl önce buraları kullandıklarını kanıtlayan birçok belge ve kanıt bulunuyor. Halen günümüzde bazı yerleri insanlar kullanmaya devam ediyor. Son 50 yıla kadar da çok yaygın bir şekilde kullanılmıştır” dedi.

Madavans vadisi

Tanıtmanın Riskleri var

Prof. Dr. Demirtaş, bölgeyi tanıtmanın çok önemli olduğunu ama bu tanıtımın bir takım riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek, “Tabi bu önemli mekanların insanlar tarafından tanıtılması ve tanınması çok önemli adımlar. Ama bizde tanıtmanın büyük riskleri var. Mesela dünyada bir yer tanındığı zaman orası tamamen doğal olarak koruma altına alınmış demektir. İnsanlar onu herhangi bir kanuna ve yasaya gerek duymadan korumaya başlarlar. Biz de ise tam tersi bir durum söz konusudur.

Biz de bir yer herhangi bir statüye kavuştuğu zaman, iyice tanıtıldığı ve reklamı yapıldığında, büyük risklerle karşı karşıya kalıyor. İnsanlar tanımaya başladıktan sonra sevmeye ya da korumaya değil, tahrip etmeye başlıyorlar. Burası en büyük örneklerden biridir. Şu anda gördüğümüz kilise yıllar önce buraya geldiğimizde sağlam bir şekilde ayaktaydı. Süslemeleri olduğu gibi duruyordu. Bugün taşları sökülmüş, her tarafında kazılar gerçekleştirilip tahrip edilmiş durumda. Dolayısıyla bir yeri tanıtmak mı, tanımak mı gibi bir soru sormak gerekir. Tarihi yapıları onardığımızda bozuyoruz. Tanıttığımızda ise tahribata açık hale getiriyoruz. Burası en büyük örneklerden biridir” diye konuştu.

Madavans mağaraları

Mağaralar Bölge İnsanları Tarafından Kullanılıyor

Prof. Dr. Mehmet Demşirtaş, Madavans Vadisi’nde 400’e yakın mağaranın olduğunu yakın zamana kadar bölge insanı tarafından da kullanıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada binlerce yıllık bir insan yerleşmesi söz konusudur. Madavans Vadisi koruma altına alınacak. Bununla ilgili yeni bir proje geliştirildi. Bu proje ile Madavans Vadisi daha fazla ilgi görecektir. Ama mutlaka insanların ilgisine açtığımız zaman onun da koruma tedbiri ile desteklenmesi gerekir. İnsanlar yeterince bilinçlenmediği ve tarihi yapıların korunmasının önemini yeterince kavramadığı zaman bir şekilde zarar veriyorlar. Bu zararın önüne geçmek için tedbir almak gerekiyor. Bizim yöremizde sit alanı ilan edildikten sonra tahrip edilen yığınla yerler var. Onun için burasını sit alanı ya da hassas alan ilan etmek çok önemli adımlar olmakla birlikte önemli olan korunmasıdır. Eğer korunabiliyorsa yapılacak projelerle birlikte burası Türkiye’nin ve dünyanın ilgi odağı olmaya aday bir yerdir.”

Madavans Vadisinin Önemi

Madavans Vadisi’nin önemine de değinen Prof. Dr. Demirtaş, “Geçmişte burada yaşayan insanlar burayı çok medeni bir şekilde kullanmıştır. İşte ibadethanelerin her çeşidi var. Bu alanda kilise var. Ancak daha sonraki dönemlerde cami olarak kullanılan mekanlar da mevcut. 400 civarında mağara ev var. Kimisi çok katlıdır. Ama büyük bir kısmı çeşitli aşınmalar yoluyla zarar görmüş, bugüne gelenler de halen önemini kaybetmemiştir. Bugüne kadar gelenleri koruyabilirsek, Madavans ve buna benzer yapılar bizim için birer kazanç olur. Bir kere burası insanlığın ortak mirası olduğu için kültürümüzü zenginleştirecektir. Böyle baktığınızda sadece Ahlat’a değil, bütün Türkiye’ye, mal edilmesi gereken mekanlardan birisidir” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Anitta’nın Lanetlediği Hattuşa’nın Başkent Olması

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Hattuşa (Hattusas), Kussara Kralı Anitta tarafından lanetlenen topraklar… Üzerine üzerlik tohumu ektirerek iskana tekrar açana lanetler yazdıran Anitta’dan sonra M.Ö....

Trian Çeşmesi 1900 Yıl Sonra Tekrar Canlandırılacak

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Denizli’de yer alan Laodikeia antik kenti içindeki Trian çeşmesi 1900 yıl sonra tekrar canlandırılacak. Trian çeşmesi için gerçekleştirilecek çalışmalara  CHP’li...

Antik Dünya’nın en büyük lahdi Sidamara yıllar sonra Eros’una kavuştu

1 Temmuz 2022

1 Temmuz 2022

Karaman’ın Ambar Köyü’nde 140 yıl önce ortaya çıkartılan Antik Dünya’nın en büyük lahdi olarak kabul edilen Sidamara lahdinin eksik parçası...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde “Dionysos Kült Yeri”ni yansıtan bir aslan mozaiği bulundu

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Düzce’de bulunan Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde ‘Dionysos Kült Yeri’ni tasvir eden bir mozaik bulundu. Prusias ad Hypium antik kentin...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Bulgaristan’da Bakır Çağı Dönemine Ait Fırınlar Bulundu

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Tuna Nehri yakınlarında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda bakır çağı dönemine ait iki fırın bulundu. Rusçuk Bölge Tarih Müzesi’nden araştırmacılar tarafından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]