27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır. İlçe sınırları içerisinde yapılan araştırmalarda ise 500 adet Neolitik döneme ait mağara tespiti yapıldı. Mağaralar ağırlıklı olarak Harabeşehir ve Sultan Seyit dereleri, Kırklar Vadisi, Madavans deresi, Yuvadamı Köyü civarında Gaban Deresi Vadisi ile Harabe Hulik Köyü mevkiinde bulunmaktalar.

Ahlat Doğu Anadolu bölgesinin yerleşime en erken başlanılan yerlerden biridir ve bölgedeki mağaralar Neolitik çağlardan beri kullanılmaktadır.

Bölge kısa bir süre önce Cumhurbaşkanlığı’nca ‘Kesin korunacak hassas alan’ olarak ilan edilmiş vadideki 400’e yakın mağaranın restore edilmesi için Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Ahlat Kaymakamlığı’nca proje hazırlandı. Hazırlanan bu proje ile mağaraların restorasyonu yapılarak Türkiye ve dünya turizmine kazandırılması amaçlanıyor.

DHA konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Madavans Vadisi’nin bu bölgedeki yüzlerce tarihi mekanlardan bir tanesi olduğunu, Bitlis ve ilçelerinde yüzlerce böyle mekan bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demirtaş, Madavans Vadisi’nin 17 kilometrelik bir alanı kapsadığına dikkati çekerek, “Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip bu bölgede insanlar yaşamıştır. Binlerce yıllık bir geçmişi var. Yani insanların binlerce yıl önce buraları kullandıklarını kanıtlayan birçok belge ve kanıt bulunuyor. Halen günümüzde bazı yerleri insanlar kullanmaya devam ediyor. Son 50 yıla kadar da çok yaygın bir şekilde kullanılmıştır” dedi.

Madavans vadisi

Tanıtmanın Riskleri var

Prof. Dr. Demirtaş, bölgeyi tanıtmanın çok önemli olduğunu ama bu tanıtımın bir takım riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek, “Tabi bu önemli mekanların insanlar tarafından tanıtılması ve tanınması çok önemli adımlar. Ama bizde tanıtmanın büyük riskleri var. Mesela dünyada bir yer tanındığı zaman orası tamamen doğal olarak koruma altına alınmış demektir. İnsanlar onu herhangi bir kanuna ve yasaya gerek duymadan korumaya başlarlar. Biz de ise tam tersi bir durum söz konusudur.

Biz de bir yer herhangi bir statüye kavuştuğu zaman, iyice tanıtıldığı ve reklamı yapıldığında, büyük risklerle karşı karşıya kalıyor. İnsanlar tanımaya başladıktan sonra sevmeye ya da korumaya değil, tahrip etmeye başlıyorlar. Burası en büyük örneklerden biridir. Şu anda gördüğümüz kilise yıllar önce buraya geldiğimizde sağlam bir şekilde ayaktaydı. Süslemeleri olduğu gibi duruyordu. Bugün taşları sökülmüş, her tarafında kazılar gerçekleştirilip tahrip edilmiş durumda. Dolayısıyla bir yeri tanıtmak mı, tanımak mı gibi bir soru sormak gerekir. Tarihi yapıları onardığımızda bozuyoruz. Tanıttığımızda ise tahribata açık hale getiriyoruz. Burası en büyük örneklerden biridir” diye konuştu.

Madavans mağaraları

Mağaralar Bölge İnsanları Tarafından Kullanılıyor

Prof. Dr. Mehmet Demşirtaş, Madavans Vadisi’nde 400’e yakın mağaranın olduğunu yakın zamana kadar bölge insanı tarafından da kullanıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada binlerce yıllık bir insan yerleşmesi söz konusudur. Madavans Vadisi koruma altına alınacak. Bununla ilgili yeni bir proje geliştirildi. Bu proje ile Madavans Vadisi daha fazla ilgi görecektir. Ama mutlaka insanların ilgisine açtığımız zaman onun da koruma tedbiri ile desteklenmesi gerekir. İnsanlar yeterince bilinçlenmediği ve tarihi yapıların korunmasının önemini yeterince kavramadığı zaman bir şekilde zarar veriyorlar. Bu zararın önüne geçmek için tedbir almak gerekiyor. Bizim yöremizde sit alanı ilan edildikten sonra tahrip edilen yığınla yerler var. Onun için burasını sit alanı ya da hassas alan ilan etmek çok önemli adımlar olmakla birlikte önemli olan korunmasıdır. Eğer korunabiliyorsa yapılacak projelerle birlikte burası Türkiye’nin ve dünyanın ilgi odağı olmaya aday bir yerdir.”

Madavans Vadisinin Önemi

Madavans Vadisi’nin önemine de değinen Prof. Dr. Demirtaş, “Geçmişte burada yaşayan insanlar burayı çok medeni bir şekilde kullanmıştır. İşte ibadethanelerin her çeşidi var. Bu alanda kilise var. Ancak daha sonraki dönemlerde cami olarak kullanılan mekanlar da mevcut. 400 civarında mağara ev var. Kimisi çok katlıdır. Ama büyük bir kısmı çeşitli aşınmalar yoluyla zarar görmüş, bugüne gelenler de halen önemini kaybetmemiştir. Bugüne kadar gelenleri koruyabilirsek, Madavans ve buna benzer yapılar bizim için birer kazanç olur. Bir kere burası insanlığın ortak mirası olduğu için kültürümüzü zenginleştirecektir. Böyle baktığınızda sadece Ahlat’a değil, bütün Türkiye’ye, mal edilmesi gereken mekanlardan birisidir” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

4500 yaşında Tunç Çağı Çiftçisinin Mezarı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

İngiltere’de Cambridgeshire arkeolojik kazısında yaklaşık 4500 yıllık tunç çağı çiftçisinin mezarı ortaya çıkarıldı. Tunç çağı çiftçisine ait iskelet, Cambridgeshire Burwell’de,...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

İngiltere’de en büyük Anglo-Sakson mezarlığı keşfedildi

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

İngiltere’de yapımı devam eden hızlı tren ray döşeme çalışmalarından önce arkeolojik kazı çalışmalarına devam HS2 arkeologları İngiltere’de şimdiye kadar görülen...

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası...

Aizanoi Antik Kenti’nde 651 Adet Roma Sikkesi Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılar neticesinde Roma dönemine tarihlendirilen 651 adet sikke bir testi içinde bulundu. Bilindiği üzere Aizanoi Antik...

Çin’de 2.400 yıllık sifonlu tuvalet ortaya çıkarıldı

19 Şubat 2023

19 Şubat 2023

Çin’deki Yueyang antik kentinde 2.400 yıllık olduğu tahmin edilen sifonlu tuvaletin alt kısımları ortaya çıkarıldı. Bükülmüş bir boru da dahil...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Horus Yolu’nun Muhafızları: Sina Çölünde Yeni Krallık Dönemi’ne Ait Dev Kale Bulundu

12 Ekim 2025

12 Ekim 2025

Kuzey Sina’da, antik Horus Askerî Yolu üzerinde yürütülen kazılarda Mısır’ın Yeni Krallık Dönemi’ne (MÖ 16.–11. yy) tarihlenen dev bir kale...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve...

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Polonya’da Roma Döneminden Kalma Devasa Çanak Çömlek Üretim Merkezi Bulundu

2 Nisan 2021

2 Nisan 2021

Polonya’da Roma döneminden kalma büyük bir çanak çömlek üretim merkezi bulundu. Üretim merkezi Küçük Polonya Voyvodalığı içinde yer alan Wrzepia...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]