11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır. İlçe sınırları içerisinde yapılan araştırmalarda ise 500 adet Neolitik döneme ait mağara tespiti yapıldı. Mağaralar ağırlıklı olarak Harabeşehir ve Sultan Seyit dereleri, Kırklar Vadisi, Madavans deresi, Yuvadamı Köyü civarında Gaban Deresi Vadisi ile Harabe Hulik Köyü mevkiinde bulunmaktalar.

Ahlat Doğu Anadolu bölgesinin yerleşime en erken başlanılan yerlerden biridir ve bölgedeki mağaralar Neolitik çağlardan beri kullanılmaktadır.

Bölge kısa bir süre önce Cumhurbaşkanlığı’nca ‘Kesin korunacak hassas alan’ olarak ilan edilmiş vadideki 400’e yakın mağaranın restore edilmesi için Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Ahlat Kaymakamlığı’nca proje hazırlandı. Hazırlanan bu proje ile mağaraların restorasyonu yapılarak Türkiye ve dünya turizmine kazandırılması amaçlanıyor.

DHA konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Madavans Vadisi’nin bu bölgedeki yüzlerce tarihi mekanlardan bir tanesi olduğunu, Bitlis ve ilçelerinde yüzlerce böyle mekan bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demirtaş, Madavans Vadisi’nin 17 kilometrelik bir alanı kapsadığına dikkati çekerek, “Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip bu bölgede insanlar yaşamıştır. Binlerce yıllık bir geçmişi var. Yani insanların binlerce yıl önce buraları kullandıklarını kanıtlayan birçok belge ve kanıt bulunuyor. Halen günümüzde bazı yerleri insanlar kullanmaya devam ediyor. Son 50 yıla kadar da çok yaygın bir şekilde kullanılmıştır” dedi.

Madavans vadisi

Tanıtmanın Riskleri var

Prof. Dr. Demirtaş, bölgeyi tanıtmanın çok önemli olduğunu ama bu tanıtımın bir takım riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek, “Tabi bu önemli mekanların insanlar tarafından tanıtılması ve tanınması çok önemli adımlar. Ama bizde tanıtmanın büyük riskleri var. Mesela dünyada bir yer tanındığı zaman orası tamamen doğal olarak koruma altına alınmış demektir. İnsanlar onu herhangi bir kanuna ve yasaya gerek duymadan korumaya başlarlar. Biz de ise tam tersi bir durum söz konusudur.

Biz de bir yer herhangi bir statüye kavuştuğu zaman, iyice tanıtıldığı ve reklamı yapıldığında, büyük risklerle karşı karşıya kalıyor. İnsanlar tanımaya başladıktan sonra sevmeye ya da korumaya değil, tahrip etmeye başlıyorlar. Burası en büyük örneklerden biridir. Şu anda gördüğümüz kilise yıllar önce buraya geldiğimizde sağlam bir şekilde ayaktaydı. Süslemeleri olduğu gibi duruyordu. Bugün taşları sökülmüş, her tarafında kazılar gerçekleştirilip tahrip edilmiş durumda. Dolayısıyla bir yeri tanıtmak mı, tanımak mı gibi bir soru sormak gerekir. Tarihi yapıları onardığımızda bozuyoruz. Tanıttığımızda ise tahribata açık hale getiriyoruz. Burası en büyük örneklerden biridir” diye konuştu.

Madavans mağaraları

Mağaralar Bölge İnsanları Tarafından Kullanılıyor

Prof. Dr. Mehmet Demşirtaş, Madavans Vadisi’nde 400’e yakın mağaranın olduğunu yakın zamana kadar bölge insanı tarafından da kullanıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada binlerce yıllık bir insan yerleşmesi söz konusudur. Madavans Vadisi koruma altına alınacak. Bununla ilgili yeni bir proje geliştirildi. Bu proje ile Madavans Vadisi daha fazla ilgi görecektir. Ama mutlaka insanların ilgisine açtığımız zaman onun da koruma tedbiri ile desteklenmesi gerekir. İnsanlar yeterince bilinçlenmediği ve tarihi yapıların korunmasının önemini yeterince kavramadığı zaman bir şekilde zarar veriyorlar. Bu zararın önüne geçmek için tedbir almak gerekiyor. Bizim yöremizde sit alanı ilan edildikten sonra tahrip edilen yığınla yerler var. Onun için burasını sit alanı ya da hassas alan ilan etmek çok önemli adımlar olmakla birlikte önemli olan korunmasıdır. Eğer korunabiliyorsa yapılacak projelerle birlikte burası Türkiye’nin ve dünyanın ilgi odağı olmaya aday bir yerdir.”

Madavans Vadisinin Önemi

Madavans Vadisi’nin önemine de değinen Prof. Dr. Demirtaş, “Geçmişte burada yaşayan insanlar burayı çok medeni bir şekilde kullanmıştır. İşte ibadethanelerin her çeşidi var. Bu alanda kilise var. Ancak daha sonraki dönemlerde cami olarak kullanılan mekanlar da mevcut. 400 civarında mağara ev var. Kimisi çok katlıdır. Ama büyük bir kısmı çeşitli aşınmalar yoluyla zarar görmüş, bugüne gelenler de halen önemini kaybetmemiştir. Bugüne kadar gelenleri koruyabilirsek, Madavans ve buna benzer yapılar bizim için birer kazanç olur. Bir kere burası insanlığın ortak mirası olduğu için kültürümüzü zenginleştirecektir. Böyle baktığınızda sadece Ahlat’a değil, bütün Türkiye’ye, mal edilmesi gereken mekanlardan birisidir” dedi.

Banner
Related Articles

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Etrüsk Resimlerinde Gizli Sahneler Bulundu

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

Yeni bir teknikle Etrüks resimlerini inceleyen bilim insanları bir zamanlar renkli olan resimlerdeki görülmeyen gizli ayrıntıları keşfettiler. Roma’nın tüm İtalya...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Mısır’da, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfedildi

7 Ekim 2022

7 Ekim 2022

Mısır’daki Arap Çölü’ndeki bir Greko-Romen limanı olan Berenike sahasında kazı yapan arkeologlar, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat,...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği Almanya’da ortaya çıkarıldı

14 Temmuz 2022

14 Temmuz 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde gerçekleştirilen bir yol çalışmasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği ortaya çıkarıldı. Bavyera Eyaleti Anıt Koruma...

Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Nasıralı İsa olarak da bilinen Hristiyan toplumunun peygamberi Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldığı iddiası Reading Üniversitesi’nden Profesör Ken...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Suudi Arabistan’da Hz. Ömer’in Adının Geçtiği Kaya Yazıtları Bulundu

10 Haziran 2026

10 Haziran 2026

Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında, Hz. Ömer ibn el-Hattab’ın adını taşıyan kaya yazıtları belgelendi. Keşif, erken İslam...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]