23 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır. İlçe sınırları içerisinde yapılan araştırmalarda ise 500 adet Neolitik döneme ait mağara tespiti yapıldı. Mağaralar ağırlıklı olarak Harabeşehir ve Sultan Seyit dereleri, Kırklar Vadisi, Madavans deresi, Yuvadamı Köyü civarında Gaban Deresi Vadisi ile Harabe Hulik Köyü mevkiinde bulunmaktalar.

Ahlat Doğu Anadolu bölgesinin yerleşime en erken başlanılan yerlerden biridir ve bölgedeki mağaralar Neolitik çağlardan beri kullanılmaktadır.

Bölge kısa bir süre önce Cumhurbaşkanlığı’nca ‘Kesin korunacak hassas alan’ olarak ilan edilmiş vadideki 400’e yakın mağaranın restore edilmesi için Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Ahlat Kaymakamlığı’nca proje hazırlandı. Hazırlanan bu proje ile mağaraların restorasyonu yapılarak Türkiye ve dünya turizmine kazandırılması amaçlanıyor.

DHA konuşan Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Madavans Vadisi’nin bu bölgedeki yüzlerce tarihi mekanlardan bir tanesi olduğunu, Bitlis ve ilçelerinde yüzlerce böyle mekan bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demirtaş, Madavans Vadisi’nin 17 kilometrelik bir alanı kapsadığına dikkati çekerek, “Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip bu bölgede insanlar yaşamıştır. Binlerce yıllık bir geçmişi var. Yani insanların binlerce yıl önce buraları kullandıklarını kanıtlayan birçok belge ve kanıt bulunuyor. Halen günümüzde bazı yerleri insanlar kullanmaya devam ediyor. Son 50 yıla kadar da çok yaygın bir şekilde kullanılmıştır” dedi.

Madavans vadisi

Tanıtmanın Riskleri var

Prof. Dr. Demirtaş, bölgeyi tanıtmanın çok önemli olduğunu ama bu tanıtımın bir takım riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek, “Tabi bu önemli mekanların insanlar tarafından tanıtılması ve tanınması çok önemli adımlar. Ama bizde tanıtmanın büyük riskleri var. Mesela dünyada bir yer tanındığı zaman orası tamamen doğal olarak koruma altına alınmış demektir. İnsanlar onu herhangi bir kanuna ve yasaya gerek duymadan korumaya başlarlar. Biz de ise tam tersi bir durum söz konusudur.

Biz de bir yer herhangi bir statüye kavuştuğu zaman, iyice tanıtıldığı ve reklamı yapıldığında, büyük risklerle karşı karşıya kalıyor. İnsanlar tanımaya başladıktan sonra sevmeye ya da korumaya değil, tahrip etmeye başlıyorlar. Burası en büyük örneklerden biridir. Şu anda gördüğümüz kilise yıllar önce buraya geldiğimizde sağlam bir şekilde ayaktaydı. Süslemeleri olduğu gibi duruyordu. Bugün taşları sökülmüş, her tarafında kazılar gerçekleştirilip tahrip edilmiş durumda. Dolayısıyla bir yeri tanıtmak mı, tanımak mı gibi bir soru sormak gerekir. Tarihi yapıları onardığımızda bozuyoruz. Tanıttığımızda ise tahribata açık hale getiriyoruz. Burası en büyük örneklerden biridir” diye konuştu.

Madavans mağaraları

Mağaralar Bölge İnsanları Tarafından Kullanılıyor

Prof. Dr. Mehmet Demşirtaş, Madavans Vadisi’nde 400’e yakın mağaranın olduğunu yakın zamana kadar bölge insanı tarafından da kullanıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada binlerce yıllık bir insan yerleşmesi söz konusudur. Madavans Vadisi koruma altına alınacak. Bununla ilgili yeni bir proje geliştirildi. Bu proje ile Madavans Vadisi daha fazla ilgi görecektir. Ama mutlaka insanların ilgisine açtığımız zaman onun da koruma tedbiri ile desteklenmesi gerekir. İnsanlar yeterince bilinçlenmediği ve tarihi yapıların korunmasının önemini yeterince kavramadığı zaman bir şekilde zarar veriyorlar. Bu zararın önüne geçmek için tedbir almak gerekiyor. Bizim yöremizde sit alanı ilan edildikten sonra tahrip edilen yığınla yerler var. Onun için burasını sit alanı ya da hassas alan ilan etmek çok önemli adımlar olmakla birlikte önemli olan korunmasıdır. Eğer korunabiliyorsa yapılacak projelerle birlikte burası Türkiye’nin ve dünyanın ilgi odağı olmaya aday bir yerdir.”

Madavans Vadisinin Önemi

Madavans Vadisi’nin önemine de değinen Prof. Dr. Demirtaş, “Geçmişte burada yaşayan insanlar burayı çok medeni bir şekilde kullanmıştır. İşte ibadethanelerin her çeşidi var. Bu alanda kilise var. Ancak daha sonraki dönemlerde cami olarak kullanılan mekanlar da mevcut. 400 civarında mağara ev var. Kimisi çok katlıdır. Ama büyük bir kısmı çeşitli aşınmalar yoluyla zarar görmüş, bugüne gelenler de halen önemini kaybetmemiştir. Bugüne kadar gelenleri koruyabilirsek, Madavans ve buna benzer yapılar bizim için birer kazanç olur. Bir kere burası insanlığın ortak mirası olduğu için kültürümüzü zenginleştirecektir. Böyle baktığınızda sadece Ahlat’a değil, bütün Türkiye’ye, mal edilmesi gereken mekanlardan birisidir” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Uşaklı Höyük’te ortaya çıkarılan dairesel yapı kutsal Hitit kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Uşaklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan dairesel yapı kayıp Hitit kutsal kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir. Bu savı geçtiğimiz kazı sezonlarında...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nden çıkartılan eserler şekerle korunacak

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

II. Abdülhamid, Japon Prens Komatsu Akihito’nun İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından iade-i ziyaret için 1887 yılında Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya gönderme kararı...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Mısırlı Arkeologlar Nil Deltası’nda 110 Antik Mezar Buldu

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Nil deltası üzerinde çalışan Mısırlı arkeologlar, Mısır’ın Firavun krallıklarının ortaya çıkmasından önceki dönemine ait düzinelerce nadir bulunan hanedanlık öncesi mezarı...

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]