7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Lübnan’da Haçlılara ait toplu mezarlar bulundu

1096’dan 1291’e kadar Haçlılar, Avrupa’dan Ortadoğu’ya yürüdü. Haçlılar, bu seferlerle, Kutsal Toprakları “geri almayı” umuyorlardı. Ancak, haçlıların çoğu bu seferlerden evlerine dönemedi ve Lübnan’da bulunan bir toplu mezar, onların şiddetli ölümlerine dair tüyler ürpertici kanıtlar sağladı.

Haçlıların yaşamları ve ölümleri hakkında bildiklerimizin çoğu tarihi belgelerden geliyor ve önceki çalışmalar Avrupa ve Orta Doğu’daki Haçlı dönemi mezarlıklarındaki insan kalıntılarına odaklanmış olsa da, nispeten az sayıda toplu mezar yeri bulundu veya araştırıldı.

Lübnan’ın Sidon kentindeki St. Louis Kalesi kalıntılarının kuru hendeği içinde en az 25 genç erkek ve genç erkek çocuğunun yontulmuş ve yanmış kemikleri bulundu.

Uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip, PLoS ONE‘da yayınlanan yeni bir makalede, Güney Lübnan’ın doğu Akdeniz kıyısındaki Sidon Kalesi’nde ortaya çıkarılan insan iskelet kalıntılarının incelemelerinden elde ettikleri bulgularını açıkladı.

Bulgular, Haçlı Seferleri boyunca, özellikle 13. yüzyılda savaş anlayışımıza katkıda bulunuyor ve haçlıların demografisi, silah teknikleri ve yaralanmaları ile ölülerin nasıl tedavi edildiği hakkında fikir veriyor.

Bir diyagram, bir Haçlı'nın maruz kaldığı geniş yaraları göstermektedir. Fotoğraf: Mikulski ve ark.
Bir diyagram, bir Haçlı’nın maruz kaldığı geniş yaraları göstermektedir. Fotoğraf: Mikulski ve ark.

Birinci Haçlı Seferi’nden sonra, Haçlılar Sidon’u ilk kez M. S. 1110’da aldılar. Ancak, Haçlıların askeri gücü 13. yüzyılın ikinci yarısında azaldı ve şehrin kontrolünü ellerinde tutmak için savaştılar.

Araştırmacılar, bazılarının Avrupa’da doğduğunu kanıtlamak için erkeklerin dişlerinde DNA ve doğal olarak bulunan radyoaktif izotopları kullandılar ve kemiklerindeki karbonun çeşitli versiyonlarının veya izotoplarının incelenmesi, 13. yüzyılda öldüklerini gösterdi.

Haçlı kroniklerine göre Sidon, 1253’te Memluk askerleri, 1260’da da Moğollar tarafından kuşatılıp harap edildi. Bu askerlerin bu muharebelerden birinde ölmüş olmaları kuvvetle muhtemeldir.

Bazı iskelet kalıntılarının cesedin arkasında kılıç yaraları var, bu da birliklerin arkadan saldırıya uğradığını ve öldürüldüklerinde büyük olasılıkla kaçtığını gösteriyor. Diğerlerinin boyunlarının arkasında, çatışmadan sonra yakalanıp kafalarının kesildiğini gösteren kılıç yaraları var.

Araştırmacılar, makalede “Bir kişi o kadar çok yara aldı (en az 16 iskelet elemanı içeren en az 12 yaralanma), bu, gerçekten üstesinden gelmek veya öldürmek için gerekenden çok daha şiddetli darbelerin uygulandığı bir aşırı öldürme olayını temsil edebilir” bilgisini paylaştılar.

Projede Haçlı Seferi uzmanı olan Cambridge Üniversitesi’nden Dr. Piers Mitchell, “Haçlı kayıtları bize 1253’te Sidon saldırısı sırasında Fransa Kralı IX. Louis’nin Kutsal Topraklarda haçlı seferinde olduğunu söylüyor. Savaştan sonra şehre gitti ve çürüyen cesetlerin bu gibi toplu mezarlara gömülmesine bizzat yardım etti. Bu cesetlerin gömülmesine Kral Louis’in kendisi yardım etseydi, şaşırtıcı olmaz mıydı?”

Mitchell, “Haçlı seferleri sırasında her taraftan binlerce insan öldü, ancak arkeologların bu ünlü savaşlarda öldürülen askerleri bulması inanılmaz derecede nadirdir. Vücutlarını kaplayan yaralar, ortaçağ savaşının korkunç gerçekliğini anlamaya başlamamıza izin veriyor” dedi.

Kaynak Bournemouth Üniversitesi

Banner
Related Articles

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

Kadın firavunun tapınağı, Mısır’ın ‘eski ustalarının’ ekip çalışmasını ortaya koyuyor

18 Kasım 2021

18 Kasım 2021

Eski Mısır heykellerinin, oymalı kabartmaların ve resimlerin yaygın olarak kabul edilen anıtsallığına ve dayanıklılığına rağmen, bu eserlerin yapımcıları çoğunlukla bilinmiyor....

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Yahudiye Çölü’nde keşfedilen ‘Horoscope’ parşömeni, gizli bir tarikatın inanç şifrelerini ortaya koyuyor

13 Mart 2024

13 Mart 2024

Kudüs’ün doğusundaki Yahudiye Çölü’nde ortaya çıkarılan bir parşömen, eski bir düzenin ezoterik astroloji ve mistisizm uygulamalarının izlerini taşıyor. Binlerce yıl...

Caesarea’da Şaşırtıcı Bir Keşif: Dionysos ve Herkül’ün Şarap Yarışı İlk Kez Bir Lahitte Ortaya Çıktı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

İsrail’in antik liman kenti Caesarea’da yürütülen kazılarda, bugüne kadar bölgede eşi benzeri görülmemiş bir Roma dönemi mermer lahit keşfedildi. İsrail...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

İsrail’de Khirbet Midras Piramidi ve Arkeolojik Alanı

29 Kasım 2022

29 Kasım 2022

Khirbet Midras (Arapça) veya Horvat Midras (İbranice), Beit Shemesh’in güneyindeki bir İsrail Doğa Koruma Alanı olan Adullam Grove Milli Parkı...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür. Tell...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

18 Eylül 2021

18 Eylül 2021

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı. Suriye’de yaşanan...

Mısır’da Ölüler Kitabı’nı içeren bir papirüs keşfedildi

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Mısır’ın Minya Valiliği’ndeki Tuna Al-Gabal arkeolojik alanında devam eden arkeolojik kazılarda Ölüler Kitabı’nı içeren bir papirüs keşfedildi. Papirüs, MÖ 16....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]