7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın dengesini bozmakta, yağış ve sıcaklıklarda görülen dengesizlikler beraberinde kuraklık felaketinin önünü açmaktadır.

Gerçi, kuraklık dünya tarihinde bu zaman dilimine has bir olay değil. Milyonlarca yıldan beri insanlık birçok kuraklık felaketini acımasızca yaşadı.

Mezopotamya, Anadolu, Avrupa ve daha birçok yerde yaşanan kuraklıklar medeniyetlerinin sonunu hazırladı. Aşırı sıcaklıklar, seller, tarım ve hayvancılığı etkilemiş besin kaynaklarında olumsuz tabloların oluşmasına neden olmuştur.

Hitit Devleti topraklarında yaşanan kuraklıklar, imparatorluğunun gelişimini aksatmanın yanında yıkılıp tarih sahnesinden çekilmesinde rol oynamıştır.

M. Ö. 4200 yıllında Mısır’ı vuran kuraklık, binlerce insanın açlıktan ölmesine neden olmuştur.

Küllüoba sakinleri kuraklık şartlarına uyum sağlamış

Kuraklıkla mücadele de insanlığın elinde fazla bir silahı yoktur. Hele ilk yerleşimlerinin görülmeye başladığı 12 binli yıllarda bu felaket karşısında insanların tamamen eli kolu bağlıydı. Ya kadere razı geliniyor Tanrılara dua etmekten başka bir şey yapılmıyordu ya da göç ediliyordu.

Hititlerde bu durum biraz daha farklılaşmış yaşanan felaketler sonrasında özellikle başkent Hattuşa olmak üzere birçok noktada küçük göletler inşa edildiği, tahıl depolarının kurulduğu görülmüştür.

Anadolu’da M. Ö. 3500-1900 yıllarında yerleşik hayatın izlerini taşıyan Küllüoba’da da, Hititler gibi kuraklık için bazı tedbirlerin alındığına dair buluntular ortaya çıkarıldı.

M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü'nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA
M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü’nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA

Eskişehir ilinin Seyitgazi ilçesinde yer alan Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, 4.200 yıl önce kuraklık yaşandığı tespit edildi. Kazılarda elde edilen hayvan ve bitki buluntuları incelendiğinde Küllüoba Höyüğü sakinlerinin kuraklık için aldığı tedbirler ortaya çıktı.

Küllüoba Höyüğü kazı başkanlığını yapan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Türkteki, elde edilen veriler ile ilgili olarak AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Yaptığımız arkeozoolojik ve arkeobotanik çalışmalar, Milattan Önce 2200 yılından sonraki dönemde önemli bir kuraklığın yaşandığını gösterdi. Tıpkı günümüzde olduğu gibi önemli bir kuraklığın olduğunu gösteriyor. Öncelikle hayvan kemiklerinde bunu anlayabiliyoruz. Özellikle kuraklığa daha dayanaklı olan keçinin, koyun yerine tercih edildiğini bu dönemde görüyoruz. Kuraklık nedeniyle hayvanların boyutlarında da bazı küçülmeler olduğunu görüyoruz. Bununla ilgili bir diğer bulgu da bitkilerle ilgilidir. Kuraklığa daha dayanaklı bitkilerin ekilmeye başladığını belirledik. Özellikle karaburçak oranında bir artış gördük. Karaburçak kuraklığa dayanıklı bir bitki türüdür. Çeşitli baklagiller de ürünler içinde yer alıyor. Bu kuraklığın 200-300 yıl sürdüğü öngörülüyor.”

Türkteki, “o dönem tohumların özel olarak saklanıyordu”

Tohumların konulduğu çömleğin ağzının kille sıvanıp damga ile mühürlendiğini dile getiren Türkteki, “Tohumu koruyup, güvenliğini sağlamak için bunun yapıldığını görüyoruz. Burada yaşayanların iklimsel şartlara uyum sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını anladık. Tarım ve hayvancılıkta kuraklığa dayanaklı canlıları ve ürünleri tercih ettiklerini belirledik. Küllüoba insanı kuraklık şartlarına uyum sağlamış. Bu, günümüze de bir mesaj olabilir.” dedi.

Banner
Related Articles

Avrupa’nın En Eski Savaşı Olduğu Düşünülüyordu, Pusuya Düşürülmüş Tüccarlar Oldukları Anlaşıldı!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Avrupa’nın bilinen en eski savaşının yeni analizi, Almanya’nın Tollense Vadisi’ndeki sahada ölen yaklaşık 1.400 kişinin acımasız bir yakın dövüşe katılan...

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Milyon Taşı’nın Yanındaki Tarihi Bina Satılıyor

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan ve  dünyanın sıfır noktası olarak kabul gören Milyon Taşı‘nı duymayan kalmamıştır. Ama bu Milyon Taşı‘nın yanında...

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

22 Mayıs 2022

22 Mayıs 2022

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir. Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları...

Shakespeare’in Evinde Günlük Yaşamdan Kalıntılar Sanal Sergide Görülebilecek

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Shakespeare Birthplace Trust vakfı ile işbirliği içinde Staffordshire Üniversitesi Arkeoloji Merkezi tarafından küratörlüğünü yapılan eserler Shakespeare Searching Bard’ın aile evi New...

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]