2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın dengesini bozmakta, yağış ve sıcaklıklarda görülen dengesizlikler beraberinde kuraklık felaketinin önünü açmaktadır.

Gerçi, kuraklık dünya tarihinde bu zaman dilimine has bir olay değil. Milyonlarca yıldan beri insanlık birçok kuraklık felaketini acımasızca yaşadı.

Mezopotamya, Anadolu, Avrupa ve daha birçok yerde yaşanan kuraklıklar medeniyetlerinin sonunu hazırladı. Aşırı sıcaklıklar, seller, tarım ve hayvancılığı etkilemiş besin kaynaklarında olumsuz tabloların oluşmasına neden olmuştur.

Hitit Devleti topraklarında yaşanan kuraklıklar, imparatorluğunun gelişimini aksatmanın yanında yıkılıp tarih sahnesinden çekilmesinde rol oynamıştır.

M. Ö. 4200 yıllında Mısır’ı vuran kuraklık, binlerce insanın açlıktan ölmesine neden olmuştur.

Küllüoba sakinleri kuraklık şartlarına uyum sağlamış

Kuraklıkla mücadele de insanlığın elinde fazla bir silahı yoktur. Hele ilk yerleşimlerinin görülmeye başladığı 12 binli yıllarda bu felaket karşısında insanların tamamen eli kolu bağlıydı. Ya kadere razı geliniyor Tanrılara dua etmekten başka bir şey yapılmıyordu ya da göç ediliyordu.

Hititlerde bu durum biraz daha farklılaşmış yaşanan felaketler sonrasında özellikle başkent Hattuşa olmak üzere birçok noktada küçük göletler inşa edildiği, tahıl depolarının kurulduğu görülmüştür.

Anadolu’da M. Ö. 3500-1900 yıllarında yerleşik hayatın izlerini taşıyan Küllüoba’da da, Hititler gibi kuraklık için bazı tedbirlerin alındığına dair buluntular ortaya çıkarıldı.

M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü'nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA
M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü’nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA

Eskişehir ilinin Seyitgazi ilçesinde yer alan Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, 4.200 yıl önce kuraklık yaşandığı tespit edildi. Kazılarda elde edilen hayvan ve bitki buluntuları incelendiğinde Küllüoba Höyüğü sakinlerinin kuraklık için aldığı tedbirler ortaya çıktı.

Küllüoba Höyüğü kazı başkanlığını yapan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Türkteki, elde edilen veriler ile ilgili olarak AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Yaptığımız arkeozoolojik ve arkeobotanik çalışmalar, Milattan Önce 2200 yılından sonraki dönemde önemli bir kuraklığın yaşandığını gösterdi. Tıpkı günümüzde olduğu gibi önemli bir kuraklığın olduğunu gösteriyor. Öncelikle hayvan kemiklerinde bunu anlayabiliyoruz. Özellikle kuraklığa daha dayanaklı olan keçinin, koyun yerine tercih edildiğini bu dönemde görüyoruz. Kuraklık nedeniyle hayvanların boyutlarında da bazı küçülmeler olduğunu görüyoruz. Bununla ilgili bir diğer bulgu da bitkilerle ilgilidir. Kuraklığa daha dayanaklı bitkilerin ekilmeye başladığını belirledik. Özellikle karaburçak oranında bir artış gördük. Karaburçak kuraklığa dayanıklı bir bitki türüdür. Çeşitli baklagiller de ürünler içinde yer alıyor. Bu kuraklığın 200-300 yıl sürdüğü öngörülüyor.”

Türkteki, “o dönem tohumların özel olarak saklanıyordu”

Tohumların konulduğu çömleğin ağzının kille sıvanıp damga ile mühürlendiğini dile getiren Türkteki, “Tohumu koruyup, güvenliğini sağlamak için bunun yapıldığını görüyoruz. Burada yaşayanların iklimsel şartlara uyum sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını anladık. Tarım ve hayvancılıkta kuraklığa dayanaklı canlıları ve ürünleri tercih ettiklerini belirledik. Küllüoba insanı kuraklık şartlarına uyum sağlamış. Bu, günümüze de bir mesaj olabilir.” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Fethiye Kaymakamı Alper Balcı,”7 yıldan bu yana kapalı olan Telmessos Antik Tiyatrosu’nu açmakta kararlıyız”

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

Muğla’nın Fethiye ilçesinde Likya döneminde M.Ö. 2. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Telmessos Antik Kenti’nin Antik Tiyatrosu 7 yıl aradan sonra...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Augsburg’da nadir Roma gümüş hazinesi bulundu

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

Almanya’nın Augsburg kentindeki arkeologlar, Roma İmparatorluğu döneminden kalma 15 kg gümüş sikke içeren tarihi bir hazineyi ortaya çıkardılar. Augsburg’daki tarihi...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Hıdırlık Kulesi arkeolojik kazı çalışmalarında sona gelindi

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Antalya Kaleiçi bölgesinde M. S. Birinci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Hıdırlık Kulesi ve çevresinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan arkeolojik...

Tanis bronz heykelcikleri antik ticarete ışık tutuyor

19 Temmuz 2021

19 Temmuz 2021

Bir araştırma ekibi, Mısır’ın Tanis kentinde yakın zamanda ortaya çıkarılan 3.000 yıllık bronz heykelciklerin , eski Mısır’daki uluslararası ticaretle ilgili...

Doğu Çin’de 1500 kilo bronz sikke bulundu

19 Aralık 2022

19 Aralık 2022

Doğu Çin’in Jiangsu Eyaleti’nde Tang (618-907) ve Song (960-1279) hanedanlarına ait 1500 kilo bronz sikke keşfedildi. Sikkeler saman ipleriyle birbirine...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi. Altóir na Gréine (güneş sunağı)...

Hitler 1945’te İntihar Etmedi mi?

29 Kasım 2020

29 Kasım 2020

Arkeologlar Arjantin ormanındaki bir grup izole taş binayı incelemek için hızla ilerlerken, keşifleri İkinci Dünya Savaşı efsanesine yeni bir soluk...

Homo Sapiens İlk Ne Zaman Kıyafet Giymeye Başladı?

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Giyinmek insan ihtiyaçları içindeki büyük gereksinimlerden biridir. Peki Homo sapiens ilk ne zaman kıyafet giymeye başladı? Araştırmacılar, Homo sapiens’in ilk...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]