28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın dengesini bozmakta, yağış ve sıcaklıklarda görülen dengesizlikler beraberinde kuraklık felaketinin önünü açmaktadır.

Gerçi, kuraklık dünya tarihinde bu zaman dilimine has bir olay değil. Milyonlarca yıldan beri insanlık birçok kuraklık felaketini acımasızca yaşadı.

Mezopotamya, Anadolu, Avrupa ve daha birçok yerde yaşanan kuraklıklar medeniyetlerinin sonunu hazırladı. Aşırı sıcaklıklar, seller, tarım ve hayvancılığı etkilemiş besin kaynaklarında olumsuz tabloların oluşmasına neden olmuştur.

Hitit Devleti topraklarında yaşanan kuraklıklar, imparatorluğunun gelişimini aksatmanın yanında yıkılıp tarih sahnesinden çekilmesinde rol oynamıştır.

M. Ö. 4200 yıllında Mısır’ı vuran kuraklık, binlerce insanın açlıktan ölmesine neden olmuştur.

Küllüoba sakinleri kuraklık şartlarına uyum sağlamış

Kuraklıkla mücadele de insanlığın elinde fazla bir silahı yoktur. Hele ilk yerleşimlerinin görülmeye başladığı 12 binli yıllarda bu felaket karşısında insanların tamamen eli kolu bağlıydı. Ya kadere razı geliniyor Tanrılara dua etmekten başka bir şey yapılmıyordu ya da göç ediliyordu.

Hititlerde bu durum biraz daha farklılaşmış yaşanan felaketler sonrasında özellikle başkent Hattuşa olmak üzere birçok noktada küçük göletler inşa edildiği, tahıl depolarının kurulduğu görülmüştür.

Anadolu’da M. Ö. 3500-1900 yıllarında yerleşik hayatın izlerini taşıyan Küllüoba’da da, Hititler gibi kuraklık için bazı tedbirlerin alındığına dair buluntular ortaya çıkarıldı.

M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü'nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA
M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü’nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA

Eskişehir ilinin Seyitgazi ilçesinde yer alan Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, 4.200 yıl önce kuraklık yaşandığı tespit edildi. Kazılarda elde edilen hayvan ve bitki buluntuları incelendiğinde Küllüoba Höyüğü sakinlerinin kuraklık için aldığı tedbirler ortaya çıktı.

Küllüoba Höyüğü kazı başkanlığını yapan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Türkteki, elde edilen veriler ile ilgili olarak AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Yaptığımız arkeozoolojik ve arkeobotanik çalışmalar, Milattan Önce 2200 yılından sonraki dönemde önemli bir kuraklığın yaşandığını gösterdi. Tıpkı günümüzde olduğu gibi önemli bir kuraklığın olduğunu gösteriyor. Öncelikle hayvan kemiklerinde bunu anlayabiliyoruz. Özellikle kuraklığa daha dayanaklı olan keçinin, koyun yerine tercih edildiğini bu dönemde görüyoruz. Kuraklık nedeniyle hayvanların boyutlarında da bazı küçülmeler olduğunu görüyoruz. Bununla ilgili bir diğer bulgu da bitkilerle ilgilidir. Kuraklığa daha dayanaklı bitkilerin ekilmeye başladığını belirledik. Özellikle karaburçak oranında bir artış gördük. Karaburçak kuraklığa dayanıklı bir bitki türüdür. Çeşitli baklagiller de ürünler içinde yer alıyor. Bu kuraklığın 200-300 yıl sürdüğü öngörülüyor.”

Türkteki, “o dönem tohumların özel olarak saklanıyordu”

Tohumların konulduğu çömleğin ağzının kille sıvanıp damga ile mühürlendiğini dile getiren Türkteki, “Tohumu koruyup, güvenliğini sağlamak için bunun yapıldığını görüyoruz. Burada yaşayanların iklimsel şartlara uyum sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını anladık. Tarım ve hayvancılıkta kuraklığa dayanaklı canlıları ve ürünleri tercih ettiklerini belirledik. Küllüoba insanı kuraklık şartlarına uyum sağlamış. Bu, günümüze de bir mesaj olabilir.” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

İtalya’da Sırtlanların Kurbanı Neandertaller Bulundu

8 Mayıs 2021

8 Mayıs 2021

İtalyan arkeologlar, Roma’nın güneydoğusunda bulunan Guattari Mağarası içinde dokuz Neandertal insanına ait fosilleşmiş kalıntılar buldular. Neandertallerin sırtlanların kurbanı oldukları düşünülüyor....

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

4000 Yıllık Çivi Yazılı Tablet, Asurlu Bir Tüccarın Miras Planını Gün Yüzüne Çıkarıyor

19 Mayıs 2025

19 Mayıs 2025

Kayseri ili sınırlarında yer alan Kültepe-Kaniš yerleşimi, Anadolu’nun en erken yazılı belgelerinin bulunduğu bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Burada,...

Kral VIII. Henry’nin Talihsiz Eşleri Adına Basılmış Altın Sikkeler Bulundu

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

British Museum bu yılki, çoğunluğu ülkenin metal arama meraklıları tarafından yapılan Taşınabilir Eski Eserler Planına (PAS) kayıtlı keşiflerin ayrıntılarını açıkladı....

Tatarlı Höyük’te, Orta Tunç Çağı’na ait, tabanı sıvalı bir yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Arkeologlar, Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te Orta Çağ’dan kalma sıvalı zemine sahip bir yapı ortaya çıkardı. Tatarlı Höyük, Neolitik dönemden...

İtalya’da imparator Augustus’a ait olduğu düşünülen bir villanın kalıntılarına rastlandı

20 Nisan 2024

20 Nisan 2024

Güney İtalya’nın volkanik kül kaplı bir bölgesinde yapılan kazılar, 2.000 yıllık bir binanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Kazı ekibi, yapının imparator...

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

Meksika’da Çiftçiler Nadir Bulunan Bir Kadın Heykeli Buldu

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Meksikalı çiftçiler narenciye bahçesini kazarken nadir bulunan bir heykel keşfettiler. Meksika’nın Veracruz eyaletinde, Hidalgo Amajac’ta bulunan bu kadın figürü yetkililerde...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Selanik Metrosu inşası sırasında 2400 yıllık kente ait kalıntılara ulaşıldı

15 Ocak 2023

15 Ocak 2023

Ege Denizi’nin Termaik Körfezi’nde bir Yunan liman kenti ve aynı zamanda Yunanistan’ın 2. büyük şehri olan Selanik’te yerel metro tesislerinin...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]