12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın dengesini bozmakta, yağış ve sıcaklıklarda görülen dengesizlikler beraberinde kuraklık felaketinin önünü açmaktadır.

Gerçi, kuraklık dünya tarihinde bu zaman dilimine has bir olay değil. Milyonlarca yıldan beri insanlık birçok kuraklık felaketini acımasızca yaşadı.

Mezopotamya, Anadolu, Avrupa ve daha birçok yerde yaşanan kuraklıklar medeniyetlerinin sonunu hazırladı. Aşırı sıcaklıklar, seller, tarım ve hayvancılığı etkilemiş besin kaynaklarında olumsuz tabloların oluşmasına neden olmuştur.

Hitit Devleti topraklarında yaşanan kuraklıklar, imparatorluğunun gelişimini aksatmanın yanında yıkılıp tarih sahnesinden çekilmesinde rol oynamıştır.

M. Ö. 4200 yıllında Mısır’ı vuran kuraklık, binlerce insanın açlıktan ölmesine neden olmuştur.

Küllüoba sakinleri kuraklık şartlarına uyum sağlamış

Kuraklıkla mücadele de insanlığın elinde fazla bir silahı yoktur. Hele ilk yerleşimlerinin görülmeye başladığı 12 binli yıllarda bu felaket karşısında insanların tamamen eli kolu bağlıydı. Ya kadere razı geliniyor Tanrılara dua etmekten başka bir şey yapılmıyordu ya da göç ediliyordu.

Hititlerde bu durum biraz daha farklılaşmış yaşanan felaketler sonrasında özellikle başkent Hattuşa olmak üzere birçok noktada küçük göletler inşa edildiği, tahıl depolarının kurulduğu görülmüştür.

Anadolu’da M. Ö. 3500-1900 yıllarında yerleşik hayatın izlerini taşıyan Küllüoba’da da, Hititler gibi kuraklık için bazı tedbirlerin alındığına dair buluntular ortaya çıkarıldı.

M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü'nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA
M.Ö. 2200 yılında Küllüoba Höyüğü’nde kuraklık yaşandığına dair buluntulara rastlandı. Foto: AA

Eskişehir ilinin Seyitgazi ilçesinde yer alan Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, 4.200 yıl önce kuraklık yaşandığı tespit edildi. Kazılarda elde edilen hayvan ve bitki buluntuları incelendiğinde Küllüoba Höyüğü sakinlerinin kuraklık için aldığı tedbirler ortaya çıktı.

Küllüoba Höyüğü kazı başkanlığını yapan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Türkteki, elde edilen veriler ile ilgili olarak AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Yaptığımız arkeozoolojik ve arkeobotanik çalışmalar, Milattan Önce 2200 yılından sonraki dönemde önemli bir kuraklığın yaşandığını gösterdi. Tıpkı günümüzde olduğu gibi önemli bir kuraklığın olduğunu gösteriyor. Öncelikle hayvan kemiklerinde bunu anlayabiliyoruz. Özellikle kuraklığa daha dayanaklı olan keçinin, koyun yerine tercih edildiğini bu dönemde görüyoruz. Kuraklık nedeniyle hayvanların boyutlarında da bazı küçülmeler olduğunu görüyoruz. Bununla ilgili bir diğer bulgu da bitkilerle ilgilidir. Kuraklığa daha dayanaklı bitkilerin ekilmeye başladığını belirledik. Özellikle karaburçak oranında bir artış gördük. Karaburçak kuraklığa dayanıklı bir bitki türüdür. Çeşitli baklagiller de ürünler içinde yer alıyor. Bu kuraklığın 200-300 yıl sürdüğü öngörülüyor.”

Türkteki, “o dönem tohumların özel olarak saklanıyordu”

Tohumların konulduğu çömleğin ağzının kille sıvanıp damga ile mühürlendiğini dile getiren Türkteki, “Tohumu koruyup, güvenliğini sağlamak için bunun yapıldığını görüyoruz. Burada yaşayanların iklimsel şartlara uyum sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını anladık. Tarım ve hayvancılıkta kuraklığa dayanaklı canlıları ve ürünleri tercih ettiklerini belirledik. Küllüoba insanı kuraklık şartlarına uyum sağlamış. Bu, günümüze de bir mesaj olabilir.” dedi.

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

2100 yıl öncesinden gelen mesaj: “Yasalara son derece itaatkar ve saygılı olun”

15 Mart 2024

15 Mart 2024

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde bulunan 2100 yıllık yazıtın tercüme süreci devam ediyor. Yazıtta okunan “Yasalara sonuna kadar uyun ve...

Evrimin Kayıp Halkalarından Biri Daha Bulundu

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Evrim teorisinde kayıp halkalar fenomeni vardır. Evrim teorisyenleri bu kayıp halkaları bulmaya ve zinciri tamamlayacak fosil buluntuların peşinden koşmaya devam...

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Hititlerde Baharın Gelişi Purilli Bayramı İle Kutlanıyordu

21 Mart 2021

21 Mart 2021

İnsan doğa ile  iç içe yaşayan bir varlıktır. Bahar, insan için bolluğun bereketin, yeni hayatların başladığı üzerine birçok anlam yüklediği...

Tunç Çağı kalay bulmacasını kim çözecek? 

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Uzmanlar, Tunç Çağı’nda kılıç, miğfer, bilezik, tabak veya sürahilerin yapımında kullanılan kalayın hangi madenlerden geldiği sorusunu 150 yıldır tartışıyorlar. Kalayın...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Mısır’da Kölelerin Yaşamı Düşündüğümüz Kadar Zor Değildi!

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

Mısır Bilimci Dr. Andrzej Ćwiek Mısır’daki kölelerin hayatının düşündüğümüz kadar zor olmadığını anlatıyor. Popüler düşüncenin aksine Piramitlerin yapımında kölelerin çalışmadığını...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]