16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri buldular.

Burası, bu fosillerin bulunmasının beklendiği yerden en az 80 km uzakta. Bu dişlerin neden bir araya getirildiğine dair kesin bir kanıt yok, ancak 80 milyon yıllık dişlerin, Kral Süleyman’ın* ölümünden hemen sonraki bir koleksiyonun parçası olması olasılığı üzerinde duruluyor. Aynı ekip, antik Judea’nın diğer bölgelerinde de benzer şekilde açıklanamayan buluntular ortaya çıkardı.

Çalışmayı Goldschmidt Konferansı’nda sunan baş araştırmacı Dr. Thomas Tuetken (Mainz Üniversitesi, Yerbilimleri Enstitüsü) şunları söyledi: “Bu fosiller orijinal ortamlarında değiller! Muhtemelen birileri için değerliydiler; İsrail’de benzer eşyaların neden birden fazla yerde bulunduğunu bilmiyoruz”.

Dişler, bir bodrumu doldurmak için kullanılan malzemeye gömülü olarak bulundu. Evin kendisi, Kudüs’ün en eski bölgelerinden biri olan ve günümüzde büyük ölçüde Filistinli Silwan köyünde bulunan Davut Şehri’nde bulunuyordu. 2900 yıl önce yemek atığı olarak atılan balık kemikleri ve çanak çömlek gibi diğer dolgu malzemeleriyle birlikte bulundular.

Squalicoraks köpekbalığı
16 fit uzunluğa kadar büyüyebilen eski bir köpekbalığı türü olan Squalicorax’ın fosil dişleri Geç Kretase tabakalarında yaygındır ve bugün hala fosil toplayıcıları tarafından aranmaktadır. Squalicoraks köpekbalığı izlenimi. DIMITRI BOGDANOV

Şaşırtıcı bir şekilde, yüzlerce bulla (gizli mektupları ve paketleri mühürlemek için kullanılan öğeler) birlikte bulundular ve bu, bir noktada yönetici veya yönetici sınıfla olası bir bağlantıyı işaret ediyor. Normalde arkeolojik malzemeler bulunduğu koşullara göre tarihlendirilir ve bu nedenle ilk başta dişlerin buluntunun geri kalanıyla çağdaş olduğu varsayılmıştı. 

Dr. Tuetken dedi ki: “İlk başta köpekbalığı dişlerinin yaklaşık 3000 yıl önce atılan yiyeceklerin kalıntıları olduğunu varsaymıştık, ancak yayın için bir makale gönderdiğimizde, gözden geçirenlerden biri dişlerden birinin yalnızca Geç Kretase’den gelmiş olabileceğine dikkat çekti. En az 66 milyon yıldır soyu tükenmiş olan bir köpekbalığı. Bu bizi organik madde, element bileşimi ve dişlerin kristalliğini ölçmenin tüm köpekbalığı dişlerinin gerçekten fosil olduğunu doğruladığı örneklere geri götürdü.”

Stronsiyum izotop bileşimleri, yaklaşık 80 milyon yıllık bir yaşı gösteriyor. Bu, David Şehri’nde bulunan 29 köpekbalığı dişinin tamamının – dinozorlarla çağdaş – Geç Kretase fosilleri olduğunu doğruladı. Dahası, bunlar sadece sitenin altındaki ana kayadan dolayı yıpranmış değiller, muhtemelen uzaktan, benzer fosillerin bulunduğu en az 80 km uzaklıktaki Negev’den taşınmışlardı”.

İlk bulgulardan bu yana ekip, İsrail’in başka yerlerinde, Maresha ve Miqne bölgelerinde başka köpekbalığı dişi fosilleri buldu. Bu dişlerin de ortaya çıkarılmış ve orijinal yerlerinden taşınmış olması muhtemel.

Dr. Tuetken dedi ki: “Çalışma hipotezimiz, dişlerin koleksiyoncular tarafından bir araya getirildiğidir, ancak bunu doğrulayacak hiçbir şeyimiz yok. Alet olarak kullanıldıklarını gösterecek herhangi bir aşınma izi ve mücevher olabileceğini gösteren herhangi bir delik bulunmamaktadır. Bugün bile köpekbalığı dişleri için bir pazar olduğunu biliyoruz, bu yüzden bu tür eşyaları toplamak için bir Demir Çağı eğilimi olabilir. Bu, Judean Court’ta bir zenginlik dönemiydi. Buna rağmen muhtemelen nedeninden hiçbir zaman tam olarak emin olamayacağız”.

Tespit edilen köpekbalığı dişleri, soyu tükenmiş Geç Kretase grubundan Squalicoraks da dahil olmak üzere birçok türden gelmektedir. Boyları 2 ila 5 metre arasında değişen Squalicorax, yalnızca Geç Kretase döneminde (geç dinozorlarla aynı dönem) yaşadığı için bu fosillerin tarihlendirilmesinde bir referans noktası görevi görüyor.

Başlık fotografı: Omri Lernau, GOLDSCHMIDT CONFERENCE

Banner
Related Articles

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Münih’te 2.300 Yıllık İlk Antik Kelt Köyü ve Roma Yerleşimi Keşfedildi

22 Ekim 2023

22 Ekim 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Münih kentinde eski bir Kelt köyü ve daha küçük bir Roma yerleşiminin kanıtlarını keşfettiler. Münih’in kuzey banliyölerindeki bir...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Meksikalı Arkeologlar Kafatası Kulesinin Yeni Bölümlerini Ortaya Çıkardı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Meksikalı yetkililer yaptıkları açıklamada, arkeologların Mexico City merkezinin altında 1400’lerden kalma ünlü bir Aztek insan kafatası kulesinin yeni bölümlerini ortaya...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

İstanbul’un en eski antik limanına sahip Bathonea Antik Kenti’nde 1600 yıllık bir yazı takımı ortaya çıkarıldı.

22 Ağustos 2022

22 Ağustos 2022

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde bir tüccara ait olduğu düşünülen minyatür kap, kemik yazı kalemi ve hokkadan oluşan 1600 yıllık bir...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Şili’nin kuzeyinde bir İnka soylusuna ait tunik veya unku bulundu

15 Şubat 2023

15 Şubat 2023

Şili’nin kuzeyindeki Caleta Vítor Körfezi boyunca yer alan mezar alanını kazan araştırmacılar, Inka İmparatorluğu’nda saygı ve prestije sahip soyluya ait...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Mısırlı Arkeologlar Nil Deltası’nda 110 Antik Mezar Buldu

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Nil deltası üzerinde çalışan Mısırlı arkeologlar, Mısır’ın Firavun krallıklarının ortaya çıkmasından önceki dönemine ait düzinelerce nadir bulunan hanedanlık öncesi mezarı...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]