10 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kremasyon ölü gömme ritüeli ve Anadolu’da görüldüğü yerler

Duygusal evrim, yerleşik kültüre geçen toplumlarda öbür dünya bilincini oluşturmaya başladı. Bu bilinç, ölü gömme ritüellerinin oluşmasını ve çeşitlenmesini sağladı.

İnsanlar, sevdiklerini kaybedince onlarla arasında ki bağın kopmaması, anıların taze ve devamlı kalabilmesi ve en önemlisi de diğer dünya yolculuğuna hızlı ve sorunsuz başlayabilmesi için çeşitli uğurlama ritüelleri geliştirdiler.

Bu ritüellerin bilinen en eski uygulamalarından birisi Neolitik Çağ’da yaşamın devam ettiği evlerin altı ya da sekilerin içine ölüleri gömme şeklidir. (inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme)

Bu ölü gömme şekline çoğunlukla, Anadolu’da Neolitik Çağ yerleşimi Çatalhöyük’te karşılaşıyoruz.

Anadolu'da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük'te görülür.
Anadolu’da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük’te görülür.

Bu gömme şeklinden başka en çok görülen bir diğer uygulama kremasyon, ölülerin yakılarak gömülmesidir.

Kremasyon nedir?

Kremasyon, cesedin derisinin, kaslarının tamamen kemiklerin ise büyük ölçüde bozulmasını sağlayacak şekilde yakılarak uygulanan gömme ritüeline verilen isimdir.

Kremasyon işlemi, cesetten geriye kalan kemik parçacıkları ve küllerin toplanması ve urne olarak tabir edilen mezar kabı içine konulması ve toprağa gömülmesi işlemlerinden ibaret bir ölü gömme şeklidir.

Kül ve kemik parçaları her zaman urnelerin içine konulmamakta doğrudan toprağa da gömüldüğü görülmektedir.

Cesedin bazı durumlarda kısmen yakıldığı da bilinmektedir.

Urartu ölü gömme geleneği urne mezar tipi
Kremasyon işleminden sonra ölüye ait geriye kalan kemik ve küller urne adı verilen çömleklere konularak toprağa gömülüyordu.

İnsanlar ölülerini neden yakarak gömmeyi tercih ediyorlardı?

İnsanların ölülerini yakarak gömmeyi tercih etmelerinin sebepleri arasında şunlar sayılabilir.

Ölen kişinin ruhunun ve bedenin günahlardan temizlenmesi

Öteki dünya yolculuğuna başlayan bedenin ve ruhun eksiksiz olarak ulaşabilmesi

Ölünün ruhunun huzura erdirilmesi ve ruhun bedene geri dönmemesinin sağlanması

Ruhun bedenden çıkışı ve öteki dünyaya geçişinin hızlandırılması

Anadolu’da yakarak ölü gömme ritüeli nerelerde görülüyor

Yeryüzünde bilinen en eski yakarak ölü gömme (kremasyon) ritüeli, Avustralya’nın Mungo Gölü’nde bulunan 26 bin yıllık gömmü olarak kayıtlara geçmiştir.

Kremasyona Yakındoğu’da Levant bölgesinde Kebara Mağarası ve Wadi Hammeh’in Natufyan kültür evrelerinde(yakl. M.Ö. 11500-9500) karşılaşıyor. Ayrıca, Gezer, Jericho ve Ala Safat yerleşimlerinin Proto-Urban A Dönemi’ne ait yapı katlarında da kremasyon geleneğinin varlığı görülmüştür.

Anadolu’da kremasyon geleneğinin, Akeramik Neolitik Çağ’a kadar uzandığını gösteren sonuçlara ulaşılmıştır. Çayönü’nde yapılan kazılarda, Kafataslı Bina’nın kuzeyindeki bir çukur içinde depolanan çok sayıda kemiğin bazılarında belirgin yanma izleri tespit edilmiştir.

Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA
Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA

Yine Çayönü Akeramik Neolitik Dönem’e ait DE yapısının kuzeyindeki bir platformunda kremasyon izleri ile karşılaşılmıştır. Platformda bulunan İskeletin ayak ucuna çakmaktaşı ve obsiyenden gibi bazı aletlerin bırakıldığı belirtilmiştir. Gözlemlenen yanma izleri bilinçli bir uygulama sonucunda kalmış ise kremasyon geleneğinin Anadolu’daki en eski kanıtlarını oluşturmaktadır.

Demirköy, bir diğer kremasyon uygulamasının görüldüğü merkezdir. Burada ortaya çıkarılan iskeletin bir dereceye kadar yakılmış olduğu kaydedildi.

Neolitik Çağ yerleşimlerinden biri olan Aşıklı Höyük’te de kremasyon ile ilgili bulgulara varılmıştır. Yerleşimde ele geçen iskeletler üzerinde inceleme yapan Arkeometri uzmanı M. Özbek, Aşıklı Höyük’te inhumasyon geleneğinin yanında kremasyon geleneğinin de var olduğunu gösteren bulgular tespit ettiklerini söyledi. Özbek, yerleşim alanında cesetlerin 200 C’yi geçmeyen hafif bir ateşe maruz bırakıldığını Her yaştan ve her cinsiyetten bireylerin yakılabildiği hatta birkaçaylık bebeklerin bile yakıldıktan sonra gömüldüğünü raporladı.

İslâhiye Ovası’nda, Gedikli-Karahöyük’te, Erken Tunç Çağı’nın sonundan M.Ö. II. binin başına kadar uzanan süreçte kullanılan mezarlıkta, 270’e yakın yakarak gömme mezar bulunmuştur. Gedikli mezarların ölü yakma geleneğini gösteren birçok bulguyu içermesi, bu geleneğin Anadolu’ya geliş yönüne ışık tutması ve M.Ö. II. binde Anadolu’da yaygın hale gelen bu geleneğin öncüsü olması bakımından da büyük öneme sahiptir.

Erken Tunç Çağı’na ait yakarak gömme geleneği Girnavaz yerleşimde de tespit edilmiştir. Yerleşimin kuzeydoğu terasındaki mezarlıkta bulunan ve ikinci kezkullanıldığı görülen kerpiç sanduka mezarlardan birisinde kemikler üzerinde yer yer yanık izlerine rastlanmıştır. Özellikle iskeletlerden birinin kemik yapısı bozulmayacak şekilde tamamen yandığı ifade edilmiştir.

Kaynak Hamza Ekmen, Yeni Veriler Işığında Başlangıcından M.Ö. II. Binin Sonuna Kadar Anadolu’da Yakarak Gömme (Kremasyon) Geleneği, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (2012/1)

Banner
Benzer Yazılar

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

18 Ağustos 2022

18 Ağustos 2022

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

6 Haziran 2021

6 Haziran 2021

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

“Gladyatörler Kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Muğla’nın Yatağan ilçesinde “Gladyatörler kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı. Stratonikeia Antik Kenti kazı başkanlığını...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]