5 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kremasyon ölü gömme ritüeli ve Anadolu’da görüldüğü yerler

Duygusal evrim, yerleşik kültüre geçen toplumlarda öbür dünya bilincini oluşturmaya başladı. Bu bilinç, ölü gömme ritüellerinin oluşmasını ve çeşitlenmesini sağladı.

İnsanlar, sevdiklerini kaybedince onlarla arasında ki bağın kopmaması, anıların taze ve devamlı kalabilmesi ve en önemlisi de diğer dünya yolculuğuna hızlı ve sorunsuz başlayabilmesi için çeşitli uğurlama ritüelleri geliştirdiler.

Bu ritüellerin bilinen en eski uygulamalarından birisi Neolitik Çağ’da yaşamın devam ettiği evlerin altı ya da sekilerin içine ölüleri gömme şeklidir. (inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme)

Bu ölü gömme şekline çoğunlukla, Anadolu’da Neolitik Çağ yerleşimi Çatalhöyük’te karşılaşıyoruz.

Anadolu'da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük'te görülür.
Anadolu’da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük’te görülür.

Bu gömme şeklinden başka en çok görülen bir diğer uygulama kremasyon, ölülerin yakılarak gömülmesidir.

Kremasyon nedir?

Kremasyon, cesedin derisinin, kaslarının tamamen kemiklerin ise büyük ölçüde bozulmasını sağlayacak şekilde yakılarak uygulanan gömme ritüeline verilen isimdir.

Kremasyon işlemi, cesetten geriye kalan kemik parçacıkları ve küllerin toplanması ve urne olarak tabir edilen mezar kabı içine konulması ve toprağa gömülmesi işlemlerinden ibaret bir ölü gömme şeklidir.

Kül ve kemik parçaları her zaman urnelerin içine konulmamakta doğrudan toprağa da gömüldüğü görülmektedir.

Cesedin bazı durumlarda kısmen yakıldığı da bilinmektedir.

Urartu ölü gömme geleneği urne mezar tipi
Kremasyon işleminden sonra ölüye ait geriye kalan kemik ve küller urne adı verilen çömleklere konularak toprağa gömülüyordu.

İnsanlar ölülerini neden yakarak gömmeyi tercih ediyorlardı?

İnsanların ölülerini yakarak gömmeyi tercih etmelerinin sebepleri arasında şunlar sayılabilir.

Ölen kişinin ruhunun ve bedenin günahlardan temizlenmesi

Öteki dünya yolculuğuna başlayan bedenin ve ruhun eksiksiz olarak ulaşabilmesi

Ölünün ruhunun huzura erdirilmesi ve ruhun bedene geri dönmemesinin sağlanması

Ruhun bedenden çıkışı ve öteki dünyaya geçişinin hızlandırılması

Anadolu’da yakarak ölü gömme ritüeli nerelerde görülüyor

Yeryüzünde bilinen en eski yakarak ölü gömme (kremasyon) ritüeli, Avustralya’nın Mungo Gölü’nde bulunan 26 bin yıllık gömmü olarak kayıtlara geçmiştir.

Kremasyona Yakındoğu’da Levant bölgesinde Kebara Mağarası ve Wadi Hammeh’in Natufyan kültür evrelerinde(yakl. M.Ö. 11500-9500) karşılaşıyor. Ayrıca, Gezer, Jericho ve Ala Safat yerleşimlerinin Proto-Urban A Dönemi’ne ait yapı katlarında da kremasyon geleneğinin varlığı görülmüştür.

Anadolu’da kremasyon geleneğinin, Akeramik Neolitik Çağ’a kadar uzandığını gösteren sonuçlara ulaşılmıştır. Çayönü’nde yapılan kazılarda, Kafataslı Bina’nın kuzeyindeki bir çukur içinde depolanan çok sayıda kemiğin bazılarında belirgin yanma izleri tespit edilmiştir.

Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA
Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA

Yine Çayönü Akeramik Neolitik Dönem’e ait DE yapısının kuzeyindeki bir platformunda kremasyon izleri ile karşılaşılmıştır. Platformda bulunan İskeletin ayak ucuna çakmaktaşı ve obsiyenden gibi bazı aletlerin bırakıldığı belirtilmiştir. Gözlemlenen yanma izleri bilinçli bir uygulama sonucunda kalmış ise kremasyon geleneğinin Anadolu’daki en eski kanıtlarını oluşturmaktadır.

Demirköy, bir diğer kremasyon uygulamasının görüldüğü merkezdir. Burada ortaya çıkarılan iskeletin bir dereceye kadar yakılmış olduğu kaydedildi.

Neolitik Çağ yerleşimlerinden biri olan Aşıklı Höyük’te de kremasyon ile ilgili bulgulara varılmıştır. Yerleşimde ele geçen iskeletler üzerinde inceleme yapan Arkeometri uzmanı M. Özbek, Aşıklı Höyük’te inhumasyon geleneğinin yanında kremasyon geleneğinin de var olduğunu gösteren bulgular tespit ettiklerini söyledi. Özbek, yerleşim alanında cesetlerin 200 C’yi geçmeyen hafif bir ateşe maruz bırakıldığını Her yaştan ve her cinsiyetten bireylerin yakılabildiği hatta birkaçaylık bebeklerin bile yakıldıktan sonra gömüldüğünü raporladı.

İslâhiye Ovası’nda, Gedikli-Karahöyük’te, Erken Tunç Çağı’nın sonundan M.Ö. II. binin başına kadar uzanan süreçte kullanılan mezarlıkta, 270’e yakın yakarak gömme mezar bulunmuştur. Gedikli mezarların ölü yakma geleneğini gösteren birçok bulguyu içermesi, bu geleneğin Anadolu’ya geliş yönüne ışık tutması ve M.Ö. II. binde Anadolu’da yaygın hale gelen bu geleneğin öncüsü olması bakımından da büyük öneme sahiptir.

Erken Tunç Çağı’na ait yakarak gömme geleneği Girnavaz yerleşimde de tespit edilmiştir. Yerleşimin kuzeydoğu terasındaki mezarlıkta bulunan ve ikinci kezkullanıldığı görülen kerpiç sanduka mezarlardan birisinde kemikler üzerinde yer yer yanık izlerine rastlanmıştır. Özellikle iskeletlerden birinin kemik yapısı bozulmayacak şekilde tamamen yandığı ifade edilmiştir.

Kaynak Hamza Ekmen, Yeni Veriler Işığında Başlangıcından M.Ö. II. Binin Sonuna Kadar Anadolu’da Yakarak Gömme (Kremasyon) Geleneği, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (2012/1)

Banner
Benzer Yazılar

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Puduhepa’nın memleketi Lawazantiya’nın yeri Tatarlı Höyük ile aydınlanacak

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Hitit İmparatorluğu’nun güçlü krallarından III. Hattusili’nin karısı Puduhepa’nın doğup büyüdüğü yer olan Lawazantiya’nın yerinin belirlenmesini sağlayacak bulgulara Tatarlı Höyük kazıları...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Tunç Çağı Dönemine Ait En Büyük Tanrıça Heykeli Bulundu

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Anadolu toprakları, tunç çağı dönemine ait eşsiz eserlerle dolu… Bugüne kadar gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bu topraklarda insanlık tarihi açısından...

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor

12 Ekim 2023

12 Ekim 2023

Hititlerin başkenti Hattuşa’nın önemli yapılarından biri olan Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor. Geçtiğimiz yıl Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji...

Çiftçi Tarlasında Helenistik Döneme Ait Lahit Buldu

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bir çiftçi tarlasını sürerken Helenistik Döneme lahit buldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak Mahallesi Akçakoca mevkiinde E....

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]