6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kremasyon ölü gömme ritüeli ve Anadolu’da görüldüğü yerler

Duygusal evrim, yerleşik kültüre geçen toplumlarda öbür dünya bilincini oluşturmaya başladı. Bu bilinç, ölü gömme ritüellerinin oluşmasını ve çeşitlenmesini sağladı.

İnsanlar, sevdiklerini kaybedince onlarla arasında ki bağın kopmaması, anıların taze ve devamlı kalabilmesi ve en önemlisi de diğer dünya yolculuğuna hızlı ve sorunsuz başlayabilmesi için çeşitli uğurlama ritüelleri geliştirdiler.

Bu ritüellerin bilinen en eski uygulamalarından birisi Neolitik Çağ’da yaşamın devam ettiği evlerin altı ya da sekilerin içine ölüleri gömme şeklidir. (inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme)

Bu ölü gömme şekline çoğunlukla, Anadolu’da Neolitik Çağ yerleşimi Çatalhöyük’te karşılaşıyoruz.

Anadolu'da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük'te görülür.
Anadolu’da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük’te görülür.

Bu gömme şeklinden başka en çok görülen bir diğer uygulama kremasyon, ölülerin yakılarak gömülmesidir.

Kremasyon nedir?

Kremasyon, cesedin derisinin, kaslarının tamamen kemiklerin ise büyük ölçüde bozulmasını sağlayacak şekilde yakılarak uygulanan gömme ritüeline verilen isimdir.

Kremasyon işlemi, cesetten geriye kalan kemik parçacıkları ve küllerin toplanması ve urne olarak tabir edilen mezar kabı içine konulması ve toprağa gömülmesi işlemlerinden ibaret bir ölü gömme şeklidir.

Kül ve kemik parçaları her zaman urnelerin içine konulmamakta doğrudan toprağa da gömüldüğü görülmektedir.

Cesedin bazı durumlarda kısmen yakıldığı da bilinmektedir.

Urartu ölü gömme geleneği urne mezar tipi
Kremasyon işleminden sonra ölüye ait geriye kalan kemik ve küller urne adı verilen çömleklere konularak toprağa gömülüyordu.

İnsanlar ölülerini neden yakarak gömmeyi tercih ediyorlardı?

İnsanların ölülerini yakarak gömmeyi tercih etmelerinin sebepleri arasında şunlar sayılabilir.

Ölen kişinin ruhunun ve bedenin günahlardan temizlenmesi

Öteki dünya yolculuğuna başlayan bedenin ve ruhun eksiksiz olarak ulaşabilmesi

Ölünün ruhunun huzura erdirilmesi ve ruhun bedene geri dönmemesinin sağlanması

Ruhun bedenden çıkışı ve öteki dünyaya geçişinin hızlandırılması

Anadolu’da yakarak ölü gömme ritüeli nerelerde görülüyor

Yeryüzünde bilinen en eski yakarak ölü gömme (kremasyon) ritüeli, Avustralya’nın Mungo Gölü’nde bulunan 26 bin yıllık gömmü olarak kayıtlara geçmiştir.

Kremasyona Yakındoğu’da Levant bölgesinde Kebara Mağarası ve Wadi Hammeh’in Natufyan kültür evrelerinde(yakl. M.Ö. 11500-9500) karşılaşıyor. Ayrıca, Gezer, Jericho ve Ala Safat yerleşimlerinin Proto-Urban A Dönemi’ne ait yapı katlarında da kremasyon geleneğinin varlığı görülmüştür.

Anadolu’da kremasyon geleneğinin, Akeramik Neolitik Çağ’a kadar uzandığını gösteren sonuçlara ulaşılmıştır. Çayönü’nde yapılan kazılarda, Kafataslı Bina’nın kuzeyindeki bir çukur içinde depolanan çok sayıda kemiğin bazılarında belirgin yanma izleri tespit edilmiştir.

Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA
Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA

Yine Çayönü Akeramik Neolitik Dönem’e ait DE yapısının kuzeyindeki bir platformunda kremasyon izleri ile karşılaşılmıştır. Platformda bulunan İskeletin ayak ucuna çakmaktaşı ve obsiyenden gibi bazı aletlerin bırakıldığı belirtilmiştir. Gözlemlenen yanma izleri bilinçli bir uygulama sonucunda kalmış ise kremasyon geleneğinin Anadolu’daki en eski kanıtlarını oluşturmaktadır.

Demirköy, bir diğer kremasyon uygulamasının görüldüğü merkezdir. Burada ortaya çıkarılan iskeletin bir dereceye kadar yakılmış olduğu kaydedildi.

Neolitik Çağ yerleşimlerinden biri olan Aşıklı Höyük’te de kremasyon ile ilgili bulgulara varılmıştır. Yerleşimde ele geçen iskeletler üzerinde inceleme yapan Arkeometri uzmanı M. Özbek, Aşıklı Höyük’te inhumasyon geleneğinin yanında kremasyon geleneğinin de var olduğunu gösteren bulgular tespit ettiklerini söyledi. Özbek, yerleşim alanında cesetlerin 200 C’yi geçmeyen hafif bir ateşe maruz bırakıldığını Her yaştan ve her cinsiyetten bireylerin yakılabildiği hatta birkaçaylık bebeklerin bile yakıldıktan sonra gömüldüğünü raporladı.

İslâhiye Ovası’nda, Gedikli-Karahöyük’te, Erken Tunç Çağı’nın sonundan M.Ö. II. binin başına kadar uzanan süreçte kullanılan mezarlıkta, 270’e yakın yakarak gömme mezar bulunmuştur. Gedikli mezarların ölü yakma geleneğini gösteren birçok bulguyu içermesi, bu geleneğin Anadolu’ya geliş yönüne ışık tutması ve M.Ö. II. binde Anadolu’da yaygın hale gelen bu geleneğin öncüsü olması bakımından da büyük öneme sahiptir.

Erken Tunç Çağı’na ait yakarak gömme geleneği Girnavaz yerleşimde de tespit edilmiştir. Yerleşimin kuzeydoğu terasındaki mezarlıkta bulunan ve ikinci kezkullanıldığı görülen kerpiç sanduka mezarlardan birisinde kemikler üzerinde yer yer yanık izlerine rastlanmıştır. Özellikle iskeletlerden birinin kemik yapısı bozulmayacak şekilde tamamen yandığı ifade edilmiştir.

Kaynak Hamza Ekmen, Yeni Veriler Işığında Başlangıcından M.Ö. II. Binin Sonuna Kadar Anadolu’da Yakarak Gömme (Kremasyon) Geleneği, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (2012/1)

Banner
Benzer Yazılar

Erken Bizans Dönemi 1400 yıllık yapı restore ediliyor

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Bodrum’da yer alan en erken MS 6’ncı yüzyıla tarihlendirilen Erken Bizans Dönemi yapı Bodrum Belediyesi tarafından restore ediliyor. Bodrum’un, Çiftlik...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Satyros Kabartması ve Heykeller Ziyarete Açılıyor

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

İzmir’de bulunan Smyrna Antik Kenti’nin agora ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında bulunan Satyros kabartması ve çeşitli heykeller ziyarete açılıyor....

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler....

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Puduhepa’nın memleketi Lawazantiya’nın yeri Tatarlı Höyük ile aydınlanacak

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Hitit İmparatorluğu’nun güçlü krallarından III. Hattusili’nin karısı Puduhepa’nın doğup büyüdüğü yer olan Lawazantiya’nın yerinin belirlenmesini sağlayacak bulgulara Tatarlı Höyük kazıları...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]