8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kremasyon ölü gömme ritüeli ve Anadolu’da görüldüğü yerler

Duygusal evrim, yerleşik kültüre geçen toplumlarda öbür dünya bilincini oluşturmaya başladı. Bu bilinç, ölü gömme ritüellerinin oluşmasını ve çeşitlenmesini sağladı.

İnsanlar, sevdiklerini kaybedince onlarla arasında ki bağın kopmaması, anıların taze ve devamlı kalabilmesi ve en önemlisi de diğer dünya yolculuğuna hızlı ve sorunsuz başlayabilmesi için çeşitli uğurlama ritüelleri geliştirdiler.

Bu ritüellerin bilinen en eski uygulamalarından birisi Neolitik Çağ’da yaşamın devam ettiği evlerin altı ya da sekilerin içine ölüleri gömme şeklidir. (inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme)

Bu ölü gömme şekline çoğunlukla, Anadolu’da Neolitik Çağ yerleşimi Çatalhöyük’te karşılaşıyoruz.

Anadolu'da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük'te görülür.
Anadolu’da görülen ölü gömme geleneklerinden inhumasyon, ceset halinde toprak altına gömme Çatalhöyük’te görülür.

Bu gömme şeklinden başka en çok görülen bir diğer uygulama kremasyon, ölülerin yakılarak gömülmesidir.

Kremasyon nedir?

Kremasyon, cesedin derisinin, kaslarının tamamen kemiklerin ise büyük ölçüde bozulmasını sağlayacak şekilde yakılarak uygulanan gömme ritüeline verilen isimdir.

Kremasyon işlemi, cesetten geriye kalan kemik parçacıkları ve küllerin toplanması ve urne olarak tabir edilen mezar kabı içine konulması ve toprağa gömülmesi işlemlerinden ibaret bir ölü gömme şeklidir.

Kül ve kemik parçaları her zaman urnelerin içine konulmamakta doğrudan toprağa da gömüldüğü görülmektedir.

Cesedin bazı durumlarda kısmen yakıldığı da bilinmektedir.

Urartu ölü gömme geleneği urne mezar tipi
Kremasyon işleminden sonra ölüye ait geriye kalan kemik ve küller urne adı verilen çömleklere konularak toprağa gömülüyordu.

İnsanlar ölülerini neden yakarak gömmeyi tercih ediyorlardı?

İnsanların ölülerini yakarak gömmeyi tercih etmelerinin sebepleri arasında şunlar sayılabilir.

Ölen kişinin ruhunun ve bedenin günahlardan temizlenmesi

Öteki dünya yolculuğuna başlayan bedenin ve ruhun eksiksiz olarak ulaşabilmesi

Ölünün ruhunun huzura erdirilmesi ve ruhun bedene geri dönmemesinin sağlanması

Ruhun bedenden çıkışı ve öteki dünyaya geçişinin hızlandırılması

Anadolu’da yakarak ölü gömme ritüeli nerelerde görülüyor

Yeryüzünde bilinen en eski yakarak ölü gömme (kremasyon) ritüeli, Avustralya’nın Mungo Gölü’nde bulunan 26 bin yıllık gömmü olarak kayıtlara geçmiştir.

Kremasyona Yakındoğu’da Levant bölgesinde Kebara Mağarası ve Wadi Hammeh’in Natufyan kültür evrelerinde(yakl. M.Ö. 11500-9500) karşılaşıyor. Ayrıca, Gezer, Jericho ve Ala Safat yerleşimlerinin Proto-Urban A Dönemi’ne ait yapı katlarında da kremasyon geleneğinin varlığı görülmüştür.

Anadolu’da kremasyon geleneğinin, Akeramik Neolitik Çağ’a kadar uzandığını gösteren sonuçlara ulaşılmıştır. Çayönü’nde yapılan kazılarda, Kafataslı Bina’nın kuzeyindeki bir çukur içinde depolanan çok sayıda kemiğin bazılarında belirgin yanma izleri tespit edilmiştir.

Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA
Diyarbakır Çayönü yerleşimi kazılarında ortaya çıkarılan mezar Fotoğraf AA

Yine Çayönü Akeramik Neolitik Dönem’e ait DE yapısının kuzeyindeki bir platformunda kremasyon izleri ile karşılaşılmıştır. Platformda bulunan İskeletin ayak ucuna çakmaktaşı ve obsiyenden gibi bazı aletlerin bırakıldığı belirtilmiştir. Gözlemlenen yanma izleri bilinçli bir uygulama sonucunda kalmış ise kremasyon geleneğinin Anadolu’daki en eski kanıtlarını oluşturmaktadır.

Demirköy, bir diğer kremasyon uygulamasının görüldüğü merkezdir. Burada ortaya çıkarılan iskeletin bir dereceye kadar yakılmış olduğu kaydedildi.

Neolitik Çağ yerleşimlerinden biri olan Aşıklı Höyük’te de kremasyon ile ilgili bulgulara varılmıştır. Yerleşimde ele geçen iskeletler üzerinde inceleme yapan Arkeometri uzmanı M. Özbek, Aşıklı Höyük’te inhumasyon geleneğinin yanında kremasyon geleneğinin de var olduğunu gösteren bulgular tespit ettiklerini söyledi. Özbek, yerleşim alanında cesetlerin 200 C’yi geçmeyen hafif bir ateşe maruz bırakıldığını Her yaştan ve her cinsiyetten bireylerin yakılabildiği hatta birkaçaylık bebeklerin bile yakıldıktan sonra gömüldüğünü raporladı.

İslâhiye Ovası’nda, Gedikli-Karahöyük’te, Erken Tunç Çağı’nın sonundan M.Ö. II. binin başına kadar uzanan süreçte kullanılan mezarlıkta, 270’e yakın yakarak gömme mezar bulunmuştur. Gedikli mezarların ölü yakma geleneğini gösteren birçok bulguyu içermesi, bu geleneğin Anadolu’ya geliş yönüne ışık tutması ve M.Ö. II. binde Anadolu’da yaygın hale gelen bu geleneğin öncüsü olması bakımından da büyük öneme sahiptir.

Erken Tunç Çağı’na ait yakarak gömme geleneği Girnavaz yerleşimde de tespit edilmiştir. Yerleşimin kuzeydoğu terasındaki mezarlıkta bulunan ve ikinci kezkullanıldığı görülen kerpiç sanduka mezarlardan birisinde kemikler üzerinde yer yer yanık izlerine rastlanmıştır. Özellikle iskeletlerden birinin kemik yapısı bozulmayacak şekilde tamamen yandığı ifade edilmiştir.

Kaynak Hamza Ekmen, Yeni Veriler Işığında Başlangıcından M.Ö. II. Binin Sonuna Kadar Anadolu’da Yakarak Gömme (Kremasyon) Geleneği, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (2012/1)

Banner
Related Articles

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler...

Sular çekilince Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları ortaya çıktı

26 Kasım 2022

26 Kasım 2022

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Kurşunlu Tepesi’nde yer alan Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları Bayramiç barajının sularının çekilmesi ile tekrar...

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Düzce’de Roma dönemine ait olduğu düşünülen pişmiş topraktan yapılmış bir tiyatro bileti bulundu

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Düzce’de bulunan Prusias Ad Hypium Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen pişmiş topraktan yapılmış tiyatro bileti bulundu ....

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Puduhepa’nın memleketi Lawazantiya’nın yeri Tatarlı Höyük ile aydınlanacak

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Hitit İmparatorluğu’nun güçlü krallarından III. Hattusili’nin karısı Puduhepa’nın doğup büyüdüğü yer olan Lawazantiya’nın yerinin belirlenmesini sağlayacak bulgulara Tatarlı Höyük kazıları...

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Alexandria Troas Antik Kenti’nde 2.000 Yıllık Altar Bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

M. S. 1 ve 4’ncü yüzyıllarda döneminin en büyük ticari limanına sahip Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2.000 yıllık...

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

17 Nisan 2025

17 Nisan 2025

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]