6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisi olduğunu gösteriyor.

Hala Sultan Tekkesi kazıları Göteborg Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yönetiliyor.

Kazılar, 1927 yılında başlayan Kıbrıs arkeoloji tarihini haritalama projesinin bir parçası olarak yürütülüyor

Kazı sonuçları Journal of Archaeological Science dergisinde yayınlandı.

Kazı başkanı Prof. Peter Fischer, “Hala Sultan Tekkesi’nde büyük miktarlarda ithal çanak çömlek bulduk, aynı zamanda şehrin bakır üretiminin yüksek talep gören bir ticaret metası olduğunu gösteren altın, gümüş, fildişi ve yarı değerli taşlardan yapılmış lüks mallar bulduk” diye konuştu.

Hala Sultan Tekkesi kazı alanı drone fotoğrafı
Hala Sultan Tekkesi’nin drone çekimi (Fotoğraf P.M. Fischer’in T. Bürge’nin haritası)

Hala Sultan Tekkesi’nin daha önce düşünülenden daha büyük olduğunu, o dönemin standartlarına göre büyük bir şehir olan yaklaşık 25 ila 50 hektarlık bir alanı kapladığını gösterdiğini söyleyen Peter Fischer, “Şehirdeki kalıntılar, eritme fırınları, dökme kalıplar ve cüruf şeklinde geniş bakır üretimi göstermektedir”
Bakır cevheri, yakındaki Trodos Dağları’nda çıkarılıp şehre getiriliyordu. Bakırı işleyen atölyeler çok fazla kurum ürettiği için şehrin kuzeyine yerleştirilmiş, böylece çoğunlukla güneyden gelen rüzgarlar kurumu ve kokuyu şehirden uzaklaştırıyordu. Bugün, bu tür bir üretim imkansız olurdu, çünkü üretim süreci arsenik, kurşun ve kadmiyum gibi atık ürünler üretiyordu, ancak o zamanlar insanlar sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorlardı ” dedi.

Kent dönemin en canlı ticaret merkeziydi

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki merkezi konumu ve iyi korunan bir limanı, Hala Sultan Tekkesi’nde canlı ticaret için çok elverişli koşullar yarattı. Günümüz Yunanistan, Türkiye, Orta Doğu ve Mısır gibi komşu bölgelerden çömlekçilik, mücevher ve diğer lüks mallar şeklinde büyük miktarlarda ithal malların yanı sıra Sardunya, Baltık Denizi bölgesi, Afganistan ve Hindistan’dan daha uzun mesafeli ithalat bulunmuştur. Bu buluntular, kentin M.Ö. 1500-1150 döneminde en büyük ticaret merkezlerinden biri olduğunu ve bölgedeki uluslararası ticaretin ilk döneminde büyük önem taşıdığını göstermektedir.

Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf
Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf Fotoğraf T. Bürge

Bakıra ek olarak, çok aranan mor boyalı tekstiller de üretildi. Boya, mor boyayı üreten mukusun çıkarıldığı mor boya murex türlerinden geldi. Şehir ayrıca insanların, hayvanların ve bitkilerin karakteristik boyalı motifleri ile çanak çömlek üretti ve ihraç etti. Araştırmacılar, bu boyalı motiflerin arkasındaki sanatçıyı ‘Hala Sultan Tekkesi ressamı’ olarak adlandırıyorlar.

Hızla gelişen kent bir anda tarihten silindi

Tunç Çağı’nda Doğu Akdeniz’in önemli ticaret merkezi olan Hala Sultan Tekkesi kenti dönemin diğer Tunç Çağı kentlerinde olduğu gibi MÖ 1200 yıllarında bir anda tarihten silindi.

Miken çanak çömlekleri (1–3), Minos buluntuları (4–7) (fotoğraflar T. Bürge).

İlk zamanlar bilim insanları, bu çöküşü Deniz Kavimleri’ne bağlamıştı. Anadolu’da, Suriye’de ve Mısır’da görülen salgın hastalıklardan, kıtlıktan, devrimlerden bahsedilen yeni yazılı kaynaklara ulaşılması; kentin zengin günlerini kaybetmesinde sadece Deniz Kavimleri’nin işgal saldırılarının rol oynamadığı görülmüştür.

Bu olumsuzlar Tunç Çağı insanın Orta Akdeniz’den güneydoğuya doğru hareket etmesi, böylece günümüz Yunanistan’ındaki, Kıbrıs’taki ve Mısır’daki kültürlerle etkileşime sürüklemiştir.

Hala Sultan Tekkesi’nde Bölgelerarası Ticaret, Kıbrıs: İthalatın Analizi ve Kronolojisi başlıklı çalışmanın makalesi Journal of Archaeological Science

Banner
Benzer Yazılar

Peru’da 1200 yıllık Wari tapınak alanı keşfedildi

24 Şubat 2023

24 Şubat 2023

llinois Chicago Üniversitesi’nden arkeologlar, 1.200 yıl önce Wari İmparatorluğu tarafından güney Peru’daki Pakaytambo bölgesinde (MS 600-1000) inşa edilen bir tapınak...

İnsanlar ekmek yapmayı 14.400 yıl önce biliyorlardı

15 Mayıs 2022

15 Mayıs 2022

Ürdün’ün Kara Çölü’ndeki arkeolojik buluntular, insanların 14.400 yıl önce ekmek pişirmek için taş fırınları kullandığını gösteriyor. Araştırmacılar, 14.400 yıl önce...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

Çin’in Sanxingdui harabelerinde bir metre boyunda bronz heykel bulundu

17 Haziran 2022

17 Haziran 2022

Çinli arkeologlar, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki antik Sanxingdui harabeleri alanında bir metre boyunda bronz heykel keşfettiler. Sichuan Eyaleti Kültürel Kalıntıları...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Korku Mağarası’nda Yeni Ölü Deniz Parşömenleri Bulundu

16 Mart 2021

16 Mart 2021

İsrail’de Korku Mağarası’nda tarihlenen en eski ölü deniz parşömenleri bulundu. İsrailli arkeologların keşfettikleri ölü deniz parşömenler yaklaşık 2000 yılına tarihlendi....

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Hitit İmparatorluğu’nun Çivi Yazılı Tabletleri Dijital Dünyada Yeniden Doğuyor: TLHdig 0.2 Yayınlandı

26 Mart 2025

26 Mart 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Boğazköy-Hattuşa’da keşfedilen ve MÖ 1650-1200 yılları arasında hüküm süren Hitit İmparatorluğu’na ait binlerce çivi...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]