13 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisi olduğunu gösteriyor.

Hala Sultan Tekkesi kazıları Göteborg Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yönetiliyor.

Kazılar, 1927 yılında başlayan Kıbrıs arkeoloji tarihini haritalama projesinin bir parçası olarak yürütülüyor

Kazı sonuçları Journal of Archaeological Science dergisinde yayınlandı.

Kazı başkanı Prof. Peter Fischer, “Hala Sultan Tekkesi’nde büyük miktarlarda ithal çanak çömlek bulduk, aynı zamanda şehrin bakır üretiminin yüksek talep gören bir ticaret metası olduğunu gösteren altın, gümüş, fildişi ve yarı değerli taşlardan yapılmış lüks mallar bulduk” diye konuştu.

Hala Sultan Tekkesi kazı alanı drone fotoğrafı
Hala Sultan Tekkesi’nin drone çekimi (Fotoğraf P.M. Fischer’in T. Bürge’nin haritası)

Hala Sultan Tekkesi’nin daha önce düşünülenden daha büyük olduğunu, o dönemin standartlarına göre büyük bir şehir olan yaklaşık 25 ila 50 hektarlık bir alanı kapladığını gösterdiğini söyleyen Peter Fischer, “Şehirdeki kalıntılar, eritme fırınları, dökme kalıplar ve cüruf şeklinde geniş bakır üretimi göstermektedir”
Bakır cevheri, yakındaki Trodos Dağları’nda çıkarılıp şehre getiriliyordu. Bakırı işleyen atölyeler çok fazla kurum ürettiği için şehrin kuzeyine yerleştirilmiş, böylece çoğunlukla güneyden gelen rüzgarlar kurumu ve kokuyu şehirden uzaklaştırıyordu. Bugün, bu tür bir üretim imkansız olurdu, çünkü üretim süreci arsenik, kurşun ve kadmiyum gibi atık ürünler üretiyordu, ancak o zamanlar insanlar sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorlardı ” dedi.

Kent dönemin en canlı ticaret merkeziydi

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki merkezi konumu ve iyi korunan bir limanı, Hala Sultan Tekkesi’nde canlı ticaret için çok elverişli koşullar yarattı. Günümüz Yunanistan, Türkiye, Orta Doğu ve Mısır gibi komşu bölgelerden çömlekçilik, mücevher ve diğer lüks mallar şeklinde büyük miktarlarda ithal malların yanı sıra Sardunya, Baltık Denizi bölgesi, Afganistan ve Hindistan’dan daha uzun mesafeli ithalat bulunmuştur. Bu buluntular, kentin M.Ö. 1500-1150 döneminde en büyük ticaret merkezlerinden biri olduğunu ve bölgedeki uluslararası ticaretin ilk döneminde büyük önem taşıdığını göstermektedir.

Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf
Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf Fotoğraf T. Bürge

Bakıra ek olarak, çok aranan mor boyalı tekstiller de üretildi. Boya, mor boyayı üreten mukusun çıkarıldığı mor boya murex türlerinden geldi. Şehir ayrıca insanların, hayvanların ve bitkilerin karakteristik boyalı motifleri ile çanak çömlek üretti ve ihraç etti. Araştırmacılar, bu boyalı motiflerin arkasındaki sanatçıyı ‘Hala Sultan Tekkesi ressamı’ olarak adlandırıyorlar.

Hızla gelişen kent bir anda tarihten silindi

Tunç Çağı’nda Doğu Akdeniz’in önemli ticaret merkezi olan Hala Sultan Tekkesi kenti dönemin diğer Tunç Çağı kentlerinde olduğu gibi MÖ 1200 yıllarında bir anda tarihten silindi.

Miken çanak çömlekleri (1–3), Minos buluntuları (4–7) (fotoğraflar T. Bürge).

İlk zamanlar bilim insanları, bu çöküşü Deniz Kavimleri’ne bağlamıştı. Anadolu’da, Suriye’de ve Mısır’da görülen salgın hastalıklardan, kıtlıktan, devrimlerden bahsedilen yeni yazılı kaynaklara ulaşılması; kentin zengin günlerini kaybetmesinde sadece Deniz Kavimleri’nin işgal saldırılarının rol oynamadığı görülmüştür.

Bu olumsuzlar Tunç Çağı insanın Orta Akdeniz’den güneydoğuya doğru hareket etmesi, böylece günümüz Yunanistan’ındaki, Kıbrıs’taki ve Mısır’daki kültürlerle etkileşime sürüklemiştir.

Hala Sultan Tekkesi’nde Bölgelerarası Ticaret, Kıbrıs: İthalatın Analizi ve Kronolojisi başlıklı çalışmanın makalesi Journal of Archaeological Science

Banner
Benzer Yazılar

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Eski Mısır Bes kültü takipçileri uyuşturucu, insan kanı ve vücut sıvılarının üçlü bir karışımı içti

8 Haziran 2023

8 Haziran 2023

Araştırmacılar, Ptolemaik dönem Mısır’ına kadar uzanan eski bir Bes vazosunda bulunan bazı bileşenleri tanımladılar. Araştırmacılar, MÖ ikinci yüzyıl vazosu üzerinde...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı...

Leuven’de Roma Dönemine Ait Ahşap Su Borusu Gün Yüzüne Çıkarıldı

8 Mayıs 2025

8 Mayıs 2025

Belçika’nın Leuven kentinde sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında Roma dönemine ait ahşap bir su borusu ortaya çıkarıldı. Brusselsestraat bölgesinde, yeni bir...

Yunanistan’da 1.600 yıllık Roma döneminden kalma şarap dükkanı ortaya çıkarıldı

30 Ocak 2024

30 Ocak 2024

Wilfrid Laurier Üniversitesi’nden Scott Gallimore ve Austin Koleji’nden Martin Wells liderliğindeki bir ekip, Yunanistan’ın güneyindeki Sikyon antik kentinde, ani bir...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]