2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisi olduğunu gösteriyor.

Hala Sultan Tekkesi kazıları Göteborg Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yönetiliyor.

Kazılar, 1927 yılında başlayan Kıbrıs arkeoloji tarihini haritalama projesinin bir parçası olarak yürütülüyor

Kazı sonuçları Journal of Archaeological Science dergisinde yayınlandı.

Kazı başkanı Prof. Peter Fischer, “Hala Sultan Tekkesi’nde büyük miktarlarda ithal çanak çömlek bulduk, aynı zamanda şehrin bakır üretiminin yüksek talep gören bir ticaret metası olduğunu gösteren altın, gümüş, fildişi ve yarı değerli taşlardan yapılmış lüks mallar bulduk” diye konuştu.

Hala Sultan Tekkesi kazı alanı drone fotoğrafı
Hala Sultan Tekkesi’nin drone çekimi (Fotoğraf P.M. Fischer’in T. Bürge’nin haritası)

Hala Sultan Tekkesi’nin daha önce düşünülenden daha büyük olduğunu, o dönemin standartlarına göre büyük bir şehir olan yaklaşık 25 ila 50 hektarlık bir alanı kapladığını gösterdiğini söyleyen Peter Fischer, “Şehirdeki kalıntılar, eritme fırınları, dökme kalıplar ve cüruf şeklinde geniş bakır üretimi göstermektedir”
Bakır cevheri, yakındaki Trodos Dağları’nda çıkarılıp şehre getiriliyordu. Bakırı işleyen atölyeler çok fazla kurum ürettiği için şehrin kuzeyine yerleştirilmiş, böylece çoğunlukla güneyden gelen rüzgarlar kurumu ve kokuyu şehirden uzaklaştırıyordu. Bugün, bu tür bir üretim imkansız olurdu, çünkü üretim süreci arsenik, kurşun ve kadmiyum gibi atık ürünler üretiyordu, ancak o zamanlar insanlar sürecin ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorlardı ” dedi.

Kent dönemin en canlı ticaret merkeziydi

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki merkezi konumu ve iyi korunan bir limanı, Hala Sultan Tekkesi’nde canlı ticaret için çok elverişli koşullar yarattı. Günümüz Yunanistan, Türkiye, Orta Doğu ve Mısır gibi komşu bölgelerden çömlekçilik, mücevher ve diğer lüks mallar şeklinde büyük miktarlarda ithal malların yanı sıra Sardunya, Baltık Denizi bölgesi, Afganistan ve Hindistan’dan daha uzun mesafeli ithalat bulunmuştur. Bu buluntular, kentin M.Ö. 1500-1150 döneminde en büyük ticaret merkezlerinden biri olduğunu ve bölgedeki uluslararası ticaretin ilk döneminde büyük önem taşıdığını göstermektedir.

Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf
Hala Sultan Tekkesi kazılarında çıkarılan bakır cüruf Fotoğraf T. Bürge

Bakıra ek olarak, çok aranan mor boyalı tekstiller de üretildi. Boya, mor boyayı üreten mukusun çıkarıldığı mor boya murex türlerinden geldi. Şehir ayrıca insanların, hayvanların ve bitkilerin karakteristik boyalı motifleri ile çanak çömlek üretti ve ihraç etti. Araştırmacılar, bu boyalı motiflerin arkasındaki sanatçıyı ‘Hala Sultan Tekkesi ressamı’ olarak adlandırıyorlar.

Hızla gelişen kent bir anda tarihten silindi

Tunç Çağı’nda Doğu Akdeniz’in önemli ticaret merkezi olan Hala Sultan Tekkesi kenti dönemin diğer Tunç Çağı kentlerinde olduğu gibi MÖ 1200 yıllarında bir anda tarihten silindi.

Miken çanak çömlekleri (1–3), Minos buluntuları (4–7) (fotoğraflar T. Bürge).

İlk zamanlar bilim insanları, bu çöküşü Deniz Kavimleri’ne bağlamıştı. Anadolu’da, Suriye’de ve Mısır’da görülen salgın hastalıklardan, kıtlıktan, devrimlerden bahsedilen yeni yazılı kaynaklara ulaşılması; kentin zengin günlerini kaybetmesinde sadece Deniz Kavimleri’nin işgal saldırılarının rol oynamadığı görülmüştür.

Bu olumsuzlar Tunç Çağı insanın Orta Akdeniz’den güneydoğuya doğru hareket etmesi, böylece günümüz Yunanistan’ındaki, Kıbrıs’taki ve Mısır’daki kültürlerle etkileşime sürüklemiştir.

Hala Sultan Tekkesi’nde Bölgelerarası Ticaret, Kıbrıs: İthalatın Analizi ve Kronolojisi başlıklı çalışmanın makalesi Journal of Archaeological Science

Banner
Benzer Yazılar

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

DNA analizleri ile yüzün yeniden yapılandırılması mümkün

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Viyana Üniversitesi ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Kore Ulusal Müzesi ile işbirliği içinde yönetilen uluslararası bir ekip,...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]