15 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi.

Kehribarın 99 milyondan beri koruduğu hayvan kalıntısı üzerinde çalışan araştırma ekibi, son verilerden yola çıkarak aslında bunun bir dinozor kafatası olmadığı, kalıntının bir kertenkele olduğunu öne sürdüler.

Hindistan ve Myanmar’da yaşan Naga halkına ithafen Oculudentavis naga olarak adlandırılan bu yeni tür, koruma sırasında deforme olmuş tam bir kafatası içeren kısmi bir iskelet ile temsil edilmektedir.

Araştırma ekibini gizemli hayvanın bir dinozor yerine bir kertenkele olduğuna inandıran başlıca ipuçlarından bazıları; pulların varlığı, yuva yerine doğrudan çene kemiğine bağlı dişler, kertenkele benzeri göz yapıları ve ayrıca omuz kemikleri ve bir hokeyi andıran, sürüngenler arasında evrensel olarak bulunan çubuk şeklindeki kafatası kemiği içeriyor olmasıdır.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Teksas Sam Houston Eyalet Üniversitesi’nde herpetolog ve biyolojik bilimlerde yardımcı doçent olan Juan Diego Daza, “Gerçekten tuhaf bir hayvan. Bugün sahip olduğumuz diğer kertenkelelerden farklı. Birçok kertenkelenin bu dönemde ortaya çıktığını tahmin ediyoruz, ancak hala modern görünümlerini geliştirmemişlerdi. Bu yüzden bizi kandırabilirler” dedi.

Kehribar Nedir?

Kehribar, çamgiller familyasından bir çam türü olan Pinus succinifera adlı ağacın reçinesinin fosilleşmiş haline verilen isimdir.

Kehribar, yüksek koruma özelliği nedeniyle içine hapsolan tarihöncesi hayvanlar hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli araçtır.

Amorf bir özellik taşıyan kehribar, açık sarıdan kızıl renge doğru koyulaşan renk skalasına sahiptir. Saydam, yarı saydam ve opak olarak görülebilir.

Küçük böcekleri cezbedici özelliği ile böcekleri veya içine gömülmüş yaprak ve diğer kalıntıları hiç bozulmayacak derecede koruma özelliği taşır.

Ağacın türü, bulunduğu bölge ve yaşı kehribarın kalitesini belirleyen etkenlerdir.

Kehribar (amber) günümüzde olmasa da ilk çağlarda tıpta yararlanan bir madde idi. Antik Roma, Çin ve orta çağda solunum yolları rahatsızlığında, cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktaydı.

Kadınlarda süs eşyası, tesbih ve kolye gibi eşyaların yapımında ve koku elde etmede kullanılmaktadır.

Dünya’da en iyi kehribarlar yüzde 90 oranında kehribar yataklarına sahip Rusya’da bulunmaktadır.

.

Banner
Benzer Yazılar

İngiltere’de yol çalışması sırasında Demir Çağı yerleşimi bulundu

21 Aralık 2021

21 Aralık 2021

İngiltere’de Upton A 38 yol çalışması sırasında 2250 yıllık Demir Çağı yerleşimi bulundu. Keşif, Worcestershire County Council tarafından Upton A38...

Çin’in Hunan Eyaletinde Keşfedilen Antik Mezar Kompleksi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Çin’in Hunan eyaletindeki bir otobanda Han hanedanlığına ait (MÖ 202 – MS 220) tarihlenen bir grup antik mezar keşfedildi. Süregelen...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Alexandria Troas Antik Kenti’nde 2.000 Yıllık Altar Bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

M. S. 1 ve 4’ncü yüzyıllarda döneminin en büyük ticari limanına sahip Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2.000 yıllık...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Restorasyonu tamamlanan 2300 yıllık Kahta Kalesi ziyarete açıldı

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

M. Ö. 3’ncü yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yaptırılan Kahta Kalesi 17 yıl süren restorasyon çalışmaları sonrası ziyarete açıldı. Adıyaman’ın Kahta...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Kuzeybatı Çin’de bulunan 2700 yıllık Asur tarzı deri pullu zırh

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

MÖ ilk bin yılında Orta ve Doğu Avrasya arasında çevre ve insan toplulukları için çok önemli siyasi, kültürel, askeri ve...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Türkiye’nin En Büyük Depremleri

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Türkiye en etkin deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almaktadır. Sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]