22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi.

Kehribarın 99 milyondan beri koruduğu hayvan kalıntısı üzerinde çalışan araştırma ekibi, son verilerden yola çıkarak aslında bunun bir dinozor kafatası olmadığı, kalıntının bir kertenkele olduğunu öne sürdüler.

Hindistan ve Myanmar’da yaşan Naga halkına ithafen Oculudentavis naga olarak adlandırılan bu yeni tür, koruma sırasında deforme olmuş tam bir kafatası içeren kısmi bir iskelet ile temsil edilmektedir.

Araştırma ekibini gizemli hayvanın bir dinozor yerine bir kertenkele olduğuna inandıran başlıca ipuçlarından bazıları; pulların varlığı, yuva yerine doğrudan çene kemiğine bağlı dişler, kertenkele benzeri göz yapıları ve ayrıca omuz kemikleri ve bir hokeyi andıran, sürüngenler arasında evrensel olarak bulunan çubuk şeklindeki kafatası kemiği içeriyor olmasıdır.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Teksas Sam Houston Eyalet Üniversitesi’nde herpetolog ve biyolojik bilimlerde yardımcı doçent olan Juan Diego Daza, “Gerçekten tuhaf bir hayvan. Bugün sahip olduğumuz diğer kertenkelelerden farklı. Birçok kertenkelenin bu dönemde ortaya çıktığını tahmin ediyoruz, ancak hala modern görünümlerini geliştirmemişlerdi. Bu yüzden bizi kandırabilirler” dedi.

Kehribar Nedir?

Kehribar, çamgiller familyasından bir çam türü olan Pinus succinifera adlı ağacın reçinesinin fosilleşmiş haline verilen isimdir.

Kehribar, yüksek koruma özelliği nedeniyle içine hapsolan tarihöncesi hayvanlar hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli araçtır.

Amorf bir özellik taşıyan kehribar, açık sarıdan kızıl renge doğru koyulaşan renk skalasına sahiptir. Saydam, yarı saydam ve opak olarak görülebilir.

Küçük böcekleri cezbedici özelliği ile böcekleri veya içine gömülmüş yaprak ve diğer kalıntıları hiç bozulmayacak derecede koruma özelliği taşır.

Ağacın türü, bulunduğu bölge ve yaşı kehribarın kalitesini belirleyen etkenlerdir.

Kehribar (amber) günümüzde olmasa da ilk çağlarda tıpta yararlanan bir madde idi. Antik Roma, Çin ve orta çağda solunum yolları rahatsızlığında, cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktaydı.

Kadınlarda süs eşyası, tesbih ve kolye gibi eşyaların yapımında ve koku elde etmede kullanılmaktadır.

Dünya’da en iyi kehribarlar yüzde 90 oranında kehribar yataklarına sahip Rusya’da bulunmaktadır.

.

Banner
Benzer Yazılar

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Yeni araştırma; Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni bir bakış açısı getiriyor

31 Temmuz 2023

31 Temmuz 2023

Anadolu’nun kadim medeniyetleri Hitit, Luvi, Likya ve Friglerin kullandığı ve günümüzde dünyanın yarısının konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

134 yıllık bir fotoğraftan kayıp bir tapınak kabartmasının 3D modelini oluşturmak için yapay zeka kullanıldı

17 Kasım 2024

17 Kasım 2024

Araştırmacılar, üç boyutlu bir nesnenin tek bir 2D fotoğrafını çekip üç boyutlu bir dijital yeniden yapılandırma üretebilen bir sinir ağı...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]