3 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi.

Kehribarın 99 milyondan beri koruduğu hayvan kalıntısı üzerinde çalışan araştırma ekibi, son verilerden yola çıkarak aslında bunun bir dinozor kafatası olmadığı, kalıntının bir kertenkele olduğunu öne sürdüler.

Hindistan ve Myanmar’da yaşan Naga halkına ithafen Oculudentavis naga olarak adlandırılan bu yeni tür, koruma sırasında deforme olmuş tam bir kafatası içeren kısmi bir iskelet ile temsil edilmektedir.

Araştırma ekibini gizemli hayvanın bir dinozor yerine bir kertenkele olduğuna inandıran başlıca ipuçlarından bazıları; pulların varlığı, yuva yerine doğrudan çene kemiğine bağlı dişler, kertenkele benzeri göz yapıları ve ayrıca omuz kemikleri ve bir hokeyi andıran, sürüngenler arasında evrensel olarak bulunan çubuk şeklindeki kafatası kemiği içeriyor olmasıdır.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Teksas Sam Houston Eyalet Üniversitesi’nde herpetolog ve biyolojik bilimlerde yardımcı doçent olan Juan Diego Daza, “Gerçekten tuhaf bir hayvan. Bugün sahip olduğumuz diğer kertenkelelerden farklı. Birçok kertenkelenin bu dönemde ortaya çıktığını tahmin ediyoruz, ancak hala modern görünümlerini geliştirmemişlerdi. Bu yüzden bizi kandırabilirler” dedi.

Kehribar Nedir?

Kehribar, çamgiller familyasından bir çam türü olan Pinus succinifera adlı ağacın reçinesinin fosilleşmiş haline verilen isimdir.

Kehribar, yüksek koruma özelliği nedeniyle içine hapsolan tarihöncesi hayvanlar hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli araçtır.

Amorf bir özellik taşıyan kehribar, açık sarıdan kızıl renge doğru koyulaşan renk skalasına sahiptir. Saydam, yarı saydam ve opak olarak görülebilir.

Küçük böcekleri cezbedici özelliği ile böcekleri veya içine gömülmüş yaprak ve diğer kalıntıları hiç bozulmayacak derecede koruma özelliği taşır.

Ağacın türü, bulunduğu bölge ve yaşı kehribarın kalitesini belirleyen etkenlerdir.

Kehribar (amber) günümüzde olmasa da ilk çağlarda tıpta yararlanan bir madde idi. Antik Roma, Çin ve orta çağda solunum yolları rahatsızlığında, cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktaydı.

Kadınlarda süs eşyası, tesbih ve kolye gibi eşyaların yapımında ve koku elde etmede kullanılmaktadır.

Dünya’da en iyi kehribarlar yüzde 90 oranında kehribar yataklarına sahip Rusya’da bulunmaktadır.

.

Banner
Related Articles

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Peru’da 36 milyon yıllık balinaların ilk atasının kafatası bulundu

18 Mart 2022

18 Mart 2022

Paleontologlar, Peru’da günümüz balinaların ilk atası olduğunu düşündükleri 36 milyon yıllık deniz hayvanının kafatasını buldular. Peru Ulusal Üniversitesi paleontoloji şefi...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Antik Dünya’nın en büyük lahdi Sidamara yıllar sonra Eros’una kavuştu

1 Temmuz 2022

1 Temmuz 2022

Karaman’ın Ambar Köyü’nde 140 yıl önce ortaya çıkartılan Antik Dünya’nın en büyük lahdi olarak kabul edilen Sidamara lahdinin eksik parçası...

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Zernaki Tepe’de Altı Yeni Aramice Yazıt Bulundu: Doğu Anadolu’da Unutulmuş Part Sınırı Gün Yüzüne Çıkıyor

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Doğu Anadolu’nun taşları bir kez daha konuştu. Van’ın Erciş ilçesindeki Zernaki Tepe kazılarında, altı yeni Aramice yazıt ortaya çıkarıldı. Yaklaşık...

Kuzey Fransa’da 3.000 Yıllık Devasa Yerleşim Yeri Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

Arkeologlar Kuzey Fransa’nın Hauts-de-France bölgesinde yaklaşık 3000 yıl öncesine Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’na tarihlenen önemli bir yerleşim...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]