1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri de kuşkusuz erkek çalışanlarla aynı maaşları alamayışları. Kadın çalışanların devamlılığı konusunda kuşkuları olan iş verenlerin en büyük bahaneleri de kadınların evlenip çocuk sahibi olmaları ve kariyerlerini ikinci planda tutacaklarına olan yersiz inançlardır.

Kadınlar hem evlenip hem çocuk yaparak da iş hayatında olabileceklerini çoktan bütün dünyaya göstermiş olsa da günümüzde dahi bu tarz ayrımlara maruz kalan binlerce kadın çalışan bulunmakta. Biz de bu yazımızda günümüzden binlerce yıl öncesine gidip çalışan kadının yerini ve aldığı maaşlar hakkındaki bilgileri sizlere ilk kaynak olan tabletlerden aktarmaya çalıştık.

Hititli kadınlar yaşamları boyunca birçok işkolunda kendilerine yer bulmuşlardır. Tapınak görevlisi olmalarından başlayarak çiftçilik, dokumacılık, doktorluk, değirmencilik, terzilik gibi bir çok alanda varlıklarına rastlamak mümkündür.

Hititlerde kadın ile erkek arasındaki eşitlik kavramı bir çok ulusun anlayışından daha ileri düzeydedir. Kadınların iş ve aile hayatında sahip oldukları hakları da yasalarla korunmaktadır. Boşanma ve eşle anlaşmazlık hallerinde mal varlığından pay alma, çocuklardan birini alma gibi hakları da mevcuttur. Görüldüğü gibi Hitit kanunlarıyla şahsi mülkiyet, boşanma ve boşanmada mal varlığının eşit bölünmesi gibi kadın haklarının ve kadın özgürlüğünün tanınması ile kadın hak ettiği değere kavuşmuştur.

Hitit kadınının ekonomik hayata nasıl katkı sağladığı ve emeğinin karşılığının nasıl saptandığı kanun maddelerinde belirtilmiştir. Kadının iş gücüne karşı ödenen ücretin erkeğe ödenen ücretten daha düşük olduğu aşikârdır.İlgili kanun maddesi şöyledir. “Eğer bir adam hasatta işe girer, demetleri bağlar,yük arabasına yerleştirir onları samanlığa koşar, harman yeri hazırlarsa, 3 ay için 30 yarım ölçü tahıl onun ücretidir. Eğer hasat zamanı bir kadın işe girerse 2 ay için 12 yarım ölçü tahıl verilir.”

Genellikle aynı işi yapan erkeğe ödenen para aynı işi yapan bir kadına ödenen paranın iki katıdır.

Hititli kadınların mesleklerinden bahsedebiliriz. Kadınları dini görevlerde sıkça görmekteyiz. Ruhban sınıfının önemli görevlerine sahip rahibeler, büyük rahibeler, tanrı anaları, daha çok majik ritüellerde ve kehanet ve fal gibi uygulamalarda adı geçen MUNUS ŠU.GI yani yaşlı kadın ya da bilge kadınlar vardır. Ancak, “kâtiplik” gibi uzun bir eğitim hayatı gerektiren ve çivi yazısını ya da hiyeroglif yazsını yazmayı bilen, günümüze ulaşan tüm tablet ve mühürleri yapan meslek grubunda maalesef hiçbir kadın adı belgelenmemiştir. Buna karşın, MUNUSTÚG “Kadın Terzi(?)”, MUNUSUŠ.BAR “Kadın Dokumacı”, LÚ/MUNUS KÚRUN.NA “Bira imalatçısı, Meyhaneci (erkek ya da kadın)”, MUNUSARA “Kadın Değirmenci“ gibi farklı meslek gruplarına mensup kadın isimlerini bilmekteyiz.

Bütün bu mesleklere ek olarakta Kraliçelerin yönetimdeki söz hakkına değinmeden geçmeyelim. Hititlerde Kraliçeler “Egemen Kraliçe olarak” “Tawananna” ünvanını taşırlardı. Yönetim ve idare işlerinde aktif görev alan Kraliçelerin kendilerine ait mühürleride bulunmaktaydı. Diğer Krallıklarla mektuplaşma hakkınada sahiptiler.

Genel olarak kadın ve erkek arasında cinsiyet ayrımcılığına gidilmemesine rağmen kadınların mesleki hayatta daha az maaş almaları gerçekten ilginç bir durumdur.

 

 

Banner
Related Articles

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Tozkoparan Höyüğü 50 Yıl Aradan Sonra Tekrar Kazılıyor

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Tunceli’nde yer alan Tozkoparan Höyüğü’nde yapılacak arkeolojik kazıların , Tunceli kentini binlerce yıllık keşfedilmeyi bekleyen Doğu Anadolu’nun tarihi turizm merkezlerinden...

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Yeni bulgular, Klaros Antik Kenti’nin Hıristiyanlıktan sonra da bir kahin merkezi olarak hizmet vermeye devam ettiğini gösteriyor

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Milattan sonra beşinci ve yedinci yüzyıllara tarihlenen oyun tahtaları ve çatallı haç motifleri, İyonya’nın en önemli pagan kutsal alanlarından biri...

Kayseri’de Roma dönemine ait bir villanın kazısında 600 metrekarelik mozaik alan ortaya çıkarıldı

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Roma dönemine ait bir villanın devam eden kazısında 600 metrekarelik taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Roma villasının...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]