28 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri de kuşkusuz erkek çalışanlarla aynı maaşları alamayışları. Kadın çalışanların devamlılığı konusunda kuşkuları olan iş verenlerin en büyük bahaneleri de kadınların evlenip çocuk sahibi olmaları ve kariyerlerini ikinci planda tutacaklarına olan yersiz inançlardır.

Kadınlar hem evlenip hem çocuk yaparak da iş hayatında olabileceklerini çoktan bütün dünyaya göstermiş olsa da günümüzde dahi bu tarz ayrımlara maruz kalan binlerce kadın çalışan bulunmakta. Biz de bu yazımızda günümüzden binlerce yıl öncesine gidip çalışan kadının yerini ve aldığı maaşlar hakkındaki bilgileri sizlere ilk kaynak olan tabletlerden aktarmaya çalıştık.

Hititli kadınlar yaşamları boyunca birçok işkolunda kendilerine yer bulmuşlardır. Tapınak görevlisi olmalarından başlayarak çiftçilik, dokumacılık, doktorluk, değirmencilik, terzilik gibi bir çok alanda varlıklarına rastlamak mümkündür.

Hititlerde kadın ile erkek arasındaki eşitlik kavramı bir çok ulusun anlayışından daha ileri düzeydedir. Kadınların iş ve aile hayatında sahip oldukları hakları da yasalarla korunmaktadır. Boşanma ve eşle anlaşmazlık hallerinde mal varlığından pay alma, çocuklardan birini alma gibi hakları da mevcuttur. Görüldüğü gibi Hitit kanunlarıyla şahsi mülkiyet, boşanma ve boşanmada mal varlığının eşit bölünmesi gibi kadın haklarının ve kadın özgürlüğünün tanınması ile kadın hak ettiği değere kavuşmuştur.

Hitit kadınının ekonomik hayata nasıl katkı sağladığı ve emeğinin karşılığının nasıl saptandığı kanun maddelerinde belirtilmiştir. Kadının iş gücüne karşı ödenen ücretin erkeğe ödenen ücretten daha düşük olduğu aşikârdır.İlgili kanun maddesi şöyledir. “Eğer bir adam hasatta işe girer, demetleri bağlar,yük arabasına yerleştirir onları samanlığa koşar, harman yeri hazırlarsa, 3 ay için 30 yarım ölçü tahıl onun ücretidir. Eğer hasat zamanı bir kadın işe girerse 2 ay için 12 yarım ölçü tahıl verilir.”

Genellikle aynı işi yapan erkeğe ödenen para aynı işi yapan bir kadına ödenen paranın iki katıdır.

Hititli kadınların mesleklerinden bahsedebiliriz. Kadınları dini görevlerde sıkça görmekteyiz. Ruhban sınıfının önemli görevlerine sahip rahibeler, büyük rahibeler, tanrı anaları, daha çok majik ritüellerde ve kehanet ve fal gibi uygulamalarda adı geçen MUNUS ŠU.GI yani yaşlı kadın ya da bilge kadınlar vardır. Ancak, “kâtiplik” gibi uzun bir eğitim hayatı gerektiren ve çivi yazısını ya da hiyeroglif yazsını yazmayı bilen, günümüze ulaşan tüm tablet ve mühürleri yapan meslek grubunda maalesef hiçbir kadın adı belgelenmemiştir. Buna karşın, MUNUSTÚG “Kadın Terzi(?)”, MUNUSUŠ.BAR “Kadın Dokumacı”, LÚ/MUNUS KÚRUN.NA “Bira imalatçısı, Meyhaneci (erkek ya da kadın)”, MUNUSARA “Kadın Değirmenci“ gibi farklı meslek gruplarına mensup kadın isimlerini bilmekteyiz.

Bütün bu mesleklere ek olarakta Kraliçelerin yönetimdeki söz hakkına değinmeden geçmeyelim. Hititlerde Kraliçeler “Egemen Kraliçe olarak” “Tawananna” ünvanını taşırlardı. Yönetim ve idare işlerinde aktif görev alan Kraliçelerin kendilerine ait mühürleride bulunmaktaydı. Diğer Krallıklarla mektuplaşma hakkınada sahiptiler.

Genel olarak kadın ve erkek arasında cinsiyet ayrımcılığına gidilmemesine rağmen kadınların mesleki hayatta daha az maaş almaları gerçekten ilginç bir durumdur.

 

 

Banner
Benzer Yazılar

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Tunç Çağı Dönemine Ait En Büyük Tanrıça Heykeli Bulundu

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Anadolu toprakları, tunç çağı dönemine ait eşsiz eserlerle dolu… Bugüne kadar gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bu topraklarda insanlık tarihi açısından...

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Polieuktos kazılarında 1700 yıllık Pan heykeli ortaya çıkarıldı

1 Haziran 2023

1 Haziran 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından sürdürülen Polieuktos kazılarında 1700 yıllık olduğu düşünülen Pan heykeli ortaya çıkarıldı. Aziz Polieuktos Kilisesi’nin...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]