11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kadın firavunun tapınağı, Mısır’ın ‘eski ustalarının’ ekip çalışmasını ortaya koyuyor

Eski Mısır heykellerinin, oymalı kabartmaların ve resimlerin yaygın olarak kabul edilen anıtsallığına ve dayanıklılığına rağmen, bu eserlerin yapımcıları çoğunlukla bilinmiyor.

Akademisyenler, uzun bir süre, mezar ve tapınak süslemelerini başlı başına bir sanat eseri olmaktan çok, eski Mısır dini inançları hakkında bilgi kaynağı olarak gördüler. Bireysel Mısırlı sanatçılar ve yöntemleri hakkında çok az şey biliniyor.

Metinsel kanıtlar, heykeltıraşların ve ressamların varlığına işaret eder, ancak nadiren çalışmaları veya kim oldukları hakkında ayrıntılı bilgi verir.

Yeni bir yaklaşımla arkeologlar, Mısırlı heykeltıraşların solo zanaatkarlar yerine ekipler halinde çalıştığını ortaya çıkardı.

Anastasiia Stupko-Lubczynska ve Varşova Üniversitesi’nden meslektaşları, MÖ 1478’den 1458’e kadar hüküm süren Mısır’ın az sayıdaki kadın firavunlarından biri olan Hatshepsut tapınağını araştırdı.

Varşova Üniversitesi’nde arkeolog olan Anastasiia Stupko-Lubczynska ve meslektaşları, antik tapınakları dekore etme çalışmalarını daha iyi anlamak için Hatshepsut Tapınağı’nı inceledi.

Kraliçe Hatshepsut Tapınağı

Maat-Ka-Re Hatshepsut (XVIII. Hanedan, yaklaşık MÖ 1479-1457), Aa-kheper-ka-Re Thutmosis I’in kızı ve Aa-kheper-en-Re Thutmosis II’nin karısıydı. Mısır tarihinde Firavun’un tahtını ele geçiren üçüncü kadındı.

Kraliçe Hatshepsut, olağanüstü özgünlük kanıtları gösteren büyük bir inşaatçı hükümdardı. Deir el-Bahari tapınağı bunun en muhteşem örneğidir.

273 metreye 105 metre uzunluğundaki Hatshepsut tapınağı, yaklaşık 3500 yıl önce, günümüz Luksor’unun yakınlarındaki Deir el-Bahari’de inşa edilmiştir.

Stupko-Lubczynska, Varşova Üniversitesi’nin Polonya-Mısır keşif gezisinin, tapınağın hasarlı duvarlarını temizleme ve restore etme konusundaki özenli ve devam eden çabasının bir parçası olarak oradaydı.

Stupko-Lubczynska ve teknik ressamlardan oluşan bir ekip, 2006 ve 2013 yılları arasında, şapel duvarlarını elle belgeleyerek, plastik film tabakalarındaki oymaları birebir ölçekte kopyalayarak yüzlerce saat harcadı.

Hatshepsut-temple

Hatşepsut tapınağı

İşlem sırasında arkeolog, şapelin kırılgan kireçtaşında, garip keski darbeleri ve sonraki ayarlamalar gibi küçük özellikler keşfetti.

Stupko-Lubczynska, “Tekrarlanan ayrıntılara sahip çok sayıda figürümüz olduğundan, ayrıntıları ve işçiliği karşılaştırabiliriz. Onlara yeterince bakarsanız, birinin bunu ne zaman düzgün yaptığını görmek kolaydır” diyor.

O ve iş arkadaşlarının gördüğü bazı figürler gözle görülür şekilde daha kötüydü – özensizce yontulmuş kenarlara sahip bacaklar ve gövdeler veya başka yerlerde sadece iki veya üç hassas vuruş gerektiren peruk buklelerini şekillendirmek için birçok keski darbesi.

Stupko-Lubczynska bugün Antik Çağ’da yaptığı açıklamada, çalışmanın resmin farklı ressamlar tarafından aşamalar halinde yapılan ortak bir çaba olduğunu gösterdiğini söyledi.

“Belki usta zanaatkarlar figürü bitirmek için sonunda geldiler. Kavernöz, penceresiz salonda doğal ışık olmadığı için, iskelelere yığılan kandilleri tutan yardımcılar da olmalı” diye ekledi.

Araştırma sonucunda Eski Mısır kabartmalarının oluşturulma süreci iyi anlaşıldı.

Bir nesneyi üretmek için kullanılan prosedürlerin incelenmesi ve gerekli eylemlerin sıralanması, arkeolojide zincirleme operasyonlar (operasyonel sıralama) olarak bilinir. Tapınaktaki en büyük oda olan Hatshepsut Şapeli’ndeki duvar kabartmalarında zincirleme opératoire yaklaşımı uygulandı.

Çalışmayı okumak için tıklayınız

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

30 Mart 2022

30 Mart 2022

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da...

Mısır’daki Marea Antik Kenti’nde keşfedilen binlerce ‘Nummi Minimi’ sikkesi incelendi

20 Aralık 2023

20 Aralık 2023

Varşova Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nden nümismatistler, İskenderiye’nin 45 kilometre güneybatısında bulunan Marea Antik Kenti’nde keşfedilen; önce göz ardı edilen binlerce küçük...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür. Tell...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Ağlama Duvarı meydanı kazılarında Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı bulundu

1 Mart 2024

1 Mart 2024

Kudüs’teki Ağlama Duvarı meydanında devam eden kazılarda Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı (bulla) bulundu. Kazı ekibinde yer alan...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Polonyalı arkeologlar, eski Mısır soylularının mezarlarında dokuz timsah kafası ortaya çıkardılar

28 Aralık 2022

28 Aralık 2022

Mısır’daki Theban Nekropolü’nü kazan Polonyalı arkeologlar, üst düzey soylulara ait iki mezarın içine gizlenmiş dokuz timsah kafası keşfettiler. Theban Nekropolü,...

Suriye’de 4000 Yıllık Savaş Anıtı “Beyaz Anıt” Ortaya Çıkarıldı

28 Mayıs 2021

28 Mayıs 2021

Arkeologlar, Suriye‘de Mısır Sakkara’da bulunan Eski Mısır Basamaklı Piramidine benzeyen 4.000 yıllık bir savaş anıtı ortaya çıkardılar. Yapımında kullanılan malzemelerin...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]