27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. İstanbul Fethi törenlerine devlet ve sivil toplum örgütleri çeşitli platformlarda düzenledikleri etkinliklerle katkı sağlıyorlar.

Türk tarihi açısından oldukça önemli bir yeri olan İstanbul’un fethi törenleri acaba Osmanlı zamanında düzenleniyor muydu?

İstanbul’un Fethi, aslında Osmanlı İmparatorluğunda kutlanan bir vaka değildi. Ta ki, Balkan Savaşları’nın bitişine kadar.

Balkan Savaşları’nda Osmanlı büyük bir hezimet yaşamıştı. Osmanlı, birçok can kaybetmiş, Rumeli topraklarının büyük kısmını elinden çıkarmış hatta Bulgarlar Çatalca’ya kadar gelerek başkent İstanbul’u tehdit etmişti.

İşte bu askeri, sosyal ve ekonomik olarak çökmüş vaziyette olan Osmanlı Devleti’nin kurucu bağlarını güçlendirmek, halk arasında motivasyonu artırmak için dönemin iktidarında olan ittihat ve Terakki Partisi iki önemli günün kutlanmasını planlamıştır. Bu günlerden birisi Osmanlı Devleti’nin kuruluşu bir diğeri de İstanbul’un Fethi’dir.

İstanbul’un Fethi “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Adıyla Kutlanıyor

İttihat ve Terakki Partisi, zayıflamaya başlayan halkın devlete karşı güvenini yeniden bir güç ve birlik bilincine döndürmek için “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adı altında İstanbul Fetih günü törenleri düzenlemiştir. Bu törenlerin, halk arasında yeniden gurur, birlik ve cesareti canlandıracağını düşünen İttihatçılar’ın bu düşüncesini Tanin gazetesi şu cümleler ile aktarır.

“Yaşamak yani gelecek hakkında söz sahibi olmak isteyen milletler daima geçmiş ile geleceğin arasında durmalıdırlar. Geçmiş ile gelecek arasında durmak özellikle zor durumlardan çıkmak isteyen milletlere “ibret ve intibah” fırsatı sunar. Geleceği inşa yolunda geçmişe bakmak bize Fatih gibi hükümdarları yetiştiren bir milleti yakından tanımamızı sağlar. Sonrasında “o milletin kanını kendi damarlarımızda yaşatabilmek için” üzerimize düşen vazifeleri görürüz. Millî değerler ve başarılar, millî hisleri, millî hisler de “vazife hissini” canlandırır. Ancak bu şekilde “vatandaşlık” bilinciyle hareket eden bir toplum millet hâline gelerek istikbalinden emin olabilir. “İstikbalin kalın perdesi arkasında neler saklandığı malum olmamakla beraber, inkar olunamaz ki ihtiyatsız, hazırlıksız, itimadsız, azimsiz, ve mefkûresiz milletleri bekleyen tesadüfler pek elimdir. Bu felâketlerden bazılarını çok yakın bir geçmişte, Balkan Savaşı sırasında çok acı fedakârlıklarla atlatan Osmanlılar şu sıralarda “yaşatıcı, ümit ve itimad verici bir saike cidden muhtaç idiler. İstanbul’un Fethi’nin sene-i devriyesi bu itibarla bir uğur, “fâl-i hayr” sayılabilir. Gerçekten de bugün için Fatih Sultan Mehmed’in “pak ve mübarek ruhaniyetinden” daha büyük manevî saik yoktur. Ayrıca Osmanlı tarihinde hatırlanmaya ve kuvvet almaya değer, “en büyük vakfe-gâh-ı murâkabe” olmaya lâyık devir Fatih devridir.”

istanbulun-fethi
İstanbul’un Fethi Osmanlı Devleti’nde ilk defa “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adında kutlanmıştır.

 

“Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Nasıl Kutlandı

II. Meşrutiyet döneminde kutlanan İstanbul’un Fethi tarihi 29 Mayıs gününü vermiyordu. O günlerde törenler Osmanlı ordusunun İstanbul’a girdiği 29 Mayıs değil, Fatih’in fetihten hemen sonra Ayasofya’yı camiye çevirmesi ve ilk Cuma namazını kılması esas alınmış ve bu olay “sene-i devriye” kabul edilmiştir. Her ne kadar 29 Mayıs tarihli gazetelerde Fatih’in şehre girmesiyle ilgili yayınlar yapılmışsa da anma ve kutlama törenleri 29 Mayıs sonrasına gelen “ilk cuma” günü gerçekleştirilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli kutlamalarının programı dönemin gazetelerinde yayınlanmış ve töreni tertip eden komite herşeyin en muntazam şekilde olması için çaba sarfettiği dillendirilmiştir.

Tören komitesinin gazetelerde yayınlattığı programın içeriği şu şekilde;

1. Törene iştirak edecek talebe, mensup oldukları mekteplerde vasatî saat on buçukta [Cuma namazına bir buçuk saat kala] toplanarak İstanbul Sultanîsine gelecektir. Burada talebeye üzerinde Fatih Sultan Mehmed’in resmi bulunan rozetler dağıtılacaktır.

2. Tam saat on bir buçukta muntazam saflar teşkiliyle doğruca Ayasofya Cami-i şerifine gidilecektir.

3. Cuma namazının edasını müteakip duacı efendi tarafından Fatih hazretlerinin Ayasofya Cami-i şerifinde ilk Cuma namazını eda ve hutbe-i hamasetlerini kıraat ettirdikleri günün sene-i devriyesine müsadif olduğu cemaate ihtar edilerek bütün ervah-ı şühedâ ve mücahidîne Fatihalar ithaf edilecektir. Duadan sonra camiden çıkılarak avluda talebe cepheleri birbirine mukabil olmak üzere saflar teşkil ederek merasim hakkında kendilerine gerekli talimatlar verilecektir. Merasime Polis müdürlüğünden lüzumu kadar polis memuru refakat edecektir.
4. Alay, Divanyolu, Şehzadebaşı ve Saraçhane caddelerini takip ederek Fatih’e gidecektir. Zabıta memurları evvelce icap eden mevkileri işgal etmiş bulunacaklarından tören mahalline hariçten kimsenin girmesine müsaade edilmeyecektir.
5. Tören mahalli, Fatih cami-i şerifinin Karadeniz’e bakan merdivenlerinin bulunduğu yüksek sahadır. Alay bu sahanın önünde bir kare teşkil edecektir.

6. Merasime kara ve deniz kuvvetlerinden beşer yüz nefer katılacaktır. Padişahın askerleri bu karenin cephe kenarlarını teşkil edeceklerdir. Talebe yan ve cephe kısımlarında bulunacak ve diğer zevât da merdivenler üstündeki düzlükte bulunacaklardır.

7. Sancak karenin ortasında ve camiye karşı tutulacaktır.

8. Nutuk iradı ve şiirler okunması bittikten sonra bir dua kıraat ve bando mızıka tarafından selâm havası çalınarak asker tarafından saygı töreni gerçekleştirilecektir.

9. Merasimin sonunda tertip üzere türbe-i şerifin avlusunun bir kapısından girilip diğer kapısından çıkılmak suretiyle Hazret-i Fatih’in nam-ı bülendine arz-ıtazimat edilecektir.

10. Bu merasimin de bitmesinden sonra gelişte olduğu gibi önde bando mızıka bulunmak üzere Saraçhane, Şehzadebaşı, Divanyolu güzergâhı takip edilip İstanbul Mekteb-i Sultanîsi’ne gelinerek merasime burada son verilecektir.

 

Yazımızda Ali Şükrü Çoruk “Bir Gelenek İcadı Olarak II. Meşrutiyet Döneminde Gerçekleştirilen İstanbul’un Fethi Törenleri” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

 

Banner
Related Articles

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

Dünyanın En Eski Gülücük Emojili Su Matarası Sergilenecek

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Hitit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Anadolu ve Suriye topraklarında Geç Hitit Devletleri kurulmuştu. Bu devletlerden birisi de günümüz Gaziantep ilinin Karkamış...

Hırvatistan’daki Nadir Mithras Kutsal Alanı, Romalıların Açık Havada İbadet Etmiş Olabileceğini Gösteriyor

6 Haziran 2026

6 Haziran 2026

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısına yakın Močići bölgesindeki nadir bir Mithras kutsal alanı, Roma İmparatorluğu’nun en gizemli dini kültlerinden birine dair yerleşik...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Suudi Arabistan’daki Mağaralarda Mumyalanmış Çitalar Bulundu

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki kurak platoların altında, zamanın neredeyse dokunmadığı bir keşif gün yüzüne çıktı. Kireçtaşı mağaralarının derinliklerinde bulunan doğal olarak...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

24 Mart 2022

24 Mart 2022

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor....

146 Bin Yıllık Kafatası, Denisovanların Gizemini Aydınlatacak

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Bilim dünyası, insanlık tarihinin en gizemli akrabalarından biri olan Denisovanlar hakkında yıllardır süren büyük bir bilmecenin çözümüne yaklaştı. Çin’in kuzeydoğusunda...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]