5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. İstanbul Fethi törenlerine devlet ve sivil toplum örgütleri çeşitli platformlarda düzenledikleri etkinliklerle katkı sağlıyorlar.

Türk tarihi açısından oldukça önemli bir yeri olan İstanbul’un fethi törenleri acaba Osmanlı zamanında düzenleniyor muydu?

İstanbul’un Fethi, aslında Osmanlı İmparatorluğunda kutlanan bir vaka değildi. Ta ki, Balkan Savaşları’nın bitişine kadar.

Balkan Savaşları’nda Osmanlı büyük bir hezimet yaşamıştı. Osmanlı, birçok can kaybetmiş, Rumeli topraklarının büyük kısmını elinden çıkarmış hatta Bulgarlar Çatalca’ya kadar gelerek başkent İstanbul’u tehdit etmişti.

İşte bu askeri, sosyal ve ekonomik olarak çökmüş vaziyette olan Osmanlı Devleti’nin kurucu bağlarını güçlendirmek, halk arasında motivasyonu artırmak için dönemin iktidarında olan ittihat ve Terakki Partisi iki önemli günün kutlanmasını planlamıştır. Bu günlerden birisi Osmanlı Devleti’nin kuruluşu bir diğeri de İstanbul’un Fethi’dir.

İstanbul’un Fethi “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Adıyla Kutlanıyor

İttihat ve Terakki Partisi, zayıflamaya başlayan halkın devlete karşı güvenini yeniden bir güç ve birlik bilincine döndürmek için “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adı altında İstanbul Fetih günü törenleri düzenlemiştir. Bu törenlerin, halk arasında yeniden gurur, birlik ve cesareti canlandıracağını düşünen İttihatçılar’ın bu düşüncesini Tanin gazetesi şu cümleler ile aktarır.

“Yaşamak yani gelecek hakkında söz sahibi olmak isteyen milletler daima geçmiş ile geleceğin arasında durmalıdırlar. Geçmiş ile gelecek arasında durmak özellikle zor durumlardan çıkmak isteyen milletlere “ibret ve intibah” fırsatı sunar. Geleceği inşa yolunda geçmişe bakmak bize Fatih gibi hükümdarları yetiştiren bir milleti yakından tanımamızı sağlar. Sonrasında “o milletin kanını kendi damarlarımızda yaşatabilmek için” üzerimize düşen vazifeleri görürüz. Millî değerler ve başarılar, millî hisleri, millî hisler de “vazife hissini” canlandırır. Ancak bu şekilde “vatandaşlık” bilinciyle hareket eden bir toplum millet hâline gelerek istikbalinden emin olabilir. “İstikbalin kalın perdesi arkasında neler saklandığı malum olmamakla beraber, inkar olunamaz ki ihtiyatsız, hazırlıksız, itimadsız, azimsiz, ve mefkûresiz milletleri bekleyen tesadüfler pek elimdir. Bu felâketlerden bazılarını çok yakın bir geçmişte, Balkan Savaşı sırasında çok acı fedakârlıklarla atlatan Osmanlılar şu sıralarda “yaşatıcı, ümit ve itimad verici bir saike cidden muhtaç idiler. İstanbul’un Fethi’nin sene-i devriyesi bu itibarla bir uğur, “fâl-i hayr” sayılabilir. Gerçekten de bugün için Fatih Sultan Mehmed’in “pak ve mübarek ruhaniyetinden” daha büyük manevî saik yoktur. Ayrıca Osmanlı tarihinde hatırlanmaya ve kuvvet almaya değer, “en büyük vakfe-gâh-ı murâkabe” olmaya lâyık devir Fatih devridir.”

istanbulun-fethi
İstanbul’un Fethi Osmanlı Devleti’nde ilk defa “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adında kutlanmıştır.

 

“Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Nasıl Kutlandı

II. Meşrutiyet döneminde kutlanan İstanbul’un Fethi tarihi 29 Mayıs gününü vermiyordu. O günlerde törenler Osmanlı ordusunun İstanbul’a girdiği 29 Mayıs değil, Fatih’in fetihten hemen sonra Ayasofya’yı camiye çevirmesi ve ilk Cuma namazını kılması esas alınmış ve bu olay “sene-i devriye” kabul edilmiştir. Her ne kadar 29 Mayıs tarihli gazetelerde Fatih’in şehre girmesiyle ilgili yayınlar yapılmışsa da anma ve kutlama törenleri 29 Mayıs sonrasına gelen “ilk cuma” günü gerçekleştirilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli kutlamalarının programı dönemin gazetelerinde yayınlanmış ve töreni tertip eden komite herşeyin en muntazam şekilde olması için çaba sarfettiği dillendirilmiştir.

Tören komitesinin gazetelerde yayınlattığı programın içeriği şu şekilde;

1. Törene iştirak edecek talebe, mensup oldukları mekteplerde vasatî saat on buçukta [Cuma namazına bir buçuk saat kala] toplanarak İstanbul Sultanîsine gelecektir. Burada talebeye üzerinde Fatih Sultan Mehmed’in resmi bulunan rozetler dağıtılacaktır.

2. Tam saat on bir buçukta muntazam saflar teşkiliyle doğruca Ayasofya Cami-i şerifine gidilecektir.

3. Cuma namazının edasını müteakip duacı efendi tarafından Fatih hazretlerinin Ayasofya Cami-i şerifinde ilk Cuma namazını eda ve hutbe-i hamasetlerini kıraat ettirdikleri günün sene-i devriyesine müsadif olduğu cemaate ihtar edilerek bütün ervah-ı şühedâ ve mücahidîne Fatihalar ithaf edilecektir. Duadan sonra camiden çıkılarak avluda talebe cepheleri birbirine mukabil olmak üzere saflar teşkil ederek merasim hakkında kendilerine gerekli talimatlar verilecektir. Merasime Polis müdürlüğünden lüzumu kadar polis memuru refakat edecektir.
4. Alay, Divanyolu, Şehzadebaşı ve Saraçhane caddelerini takip ederek Fatih’e gidecektir. Zabıta memurları evvelce icap eden mevkileri işgal etmiş bulunacaklarından tören mahalline hariçten kimsenin girmesine müsaade edilmeyecektir.
5. Tören mahalli, Fatih cami-i şerifinin Karadeniz’e bakan merdivenlerinin bulunduğu yüksek sahadır. Alay bu sahanın önünde bir kare teşkil edecektir.

6. Merasime kara ve deniz kuvvetlerinden beşer yüz nefer katılacaktır. Padişahın askerleri bu karenin cephe kenarlarını teşkil edeceklerdir. Talebe yan ve cephe kısımlarında bulunacak ve diğer zevât da merdivenler üstündeki düzlükte bulunacaklardır.

7. Sancak karenin ortasında ve camiye karşı tutulacaktır.

8. Nutuk iradı ve şiirler okunması bittikten sonra bir dua kıraat ve bando mızıka tarafından selâm havası çalınarak asker tarafından saygı töreni gerçekleştirilecektir.

9. Merasimin sonunda tertip üzere türbe-i şerifin avlusunun bir kapısından girilip diğer kapısından çıkılmak suretiyle Hazret-i Fatih’in nam-ı bülendine arz-ıtazimat edilecektir.

10. Bu merasimin de bitmesinden sonra gelişte olduğu gibi önde bando mızıka bulunmak üzere Saraçhane, Şehzadebaşı, Divanyolu güzergâhı takip edilip İstanbul Mekteb-i Sultanîsi’ne gelinerek merasime burada son verilecektir.

 

Yazımızda Ali Şükrü Çoruk “Bir Gelenek İcadı Olarak II. Meşrutiyet Döneminde Gerçekleştirilen İstanbul’un Fethi Törenleri” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

 

Banner
Related Articles

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Avrupa Yılın Müzesi seçilen Troya Müzesi “Troy Museum Journal” dergisini yayın hayatına hazırlıyor

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Geçtiğimiz yıl Avrupa Yılın Müzesi seçilen sosyal medya çalışmaları ile popüler olan Troya Müzesi bir ilke daha imza atıyor. Troya...

Mısır Papirüsleri Korumak İçin Yenilikçi Bir Çözüm: Wasabi

29 Şubat 2024

29 Şubat 2024

Araştırmacılar, bakteri ve mantar tehlikesi altında olan paha biçilmez eski Mısır papirüslerini temizlemek ve korumak için yeni bir doğal teknik...

Arkeologlar, 5300 yıllık bir kafatasında bilinen ilk kulak ameliyatının kanıtlarını buldular.

20 Şubat 2022

20 Şubat 2022

İspanyol arkeologlar, insanların 5000 yıldan daha uzun bir süre önce kulak ameliyatı yapmaya başlamış olabileceğini söylüyor. İspanyol araştırmacılar, bir İspanyol...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

21 Aralık Kış Gündönümününde Gündoğumunu Stonehenge’de Canlı İzleyebilirsiniz

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Bu sene 21 Aralık kış gündönümünü Stonehenge’de izlemeye ne dersiniz? English Heritage’ten yapılan açıklamalar doğrultusunda bu sene 21 aralıkta gerçekleşecek...

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Yeni bir fosilin keşfi kertenkelelerin kökenini 35 milyon yıl öncesine tarihlendirdi

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden alınan bir örnek, günümüz kertenkelelerin daha önce düşünüldüğü gibi Orta Jurasik’te değil, Geç Triyasik’te ortaya çıktığını...

İzmir Arkeolojisi Müzesi’nde 2 bin yıllık Tanrı Hermes ve Herme heykelcikleri ilk kez sergileniyor

7 Aralık 2022

7 Aralık 2022

İzmir Arkeoloji Müzesi, “12 Ay 12 Sergi” projesi kapsamında müze envanterine kayıtlı olup şimdiye kadar sergilenmemiş 2 bin yıllık Tanrı...

İsveç’te bulunan 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Arkeologlar, Stockholm’un dışındaki Täby, Viggbyholm’da 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi hazinesi keşfettiler. Hazine, Täby’deki bir Viking Çağı yerleşiminin arkeolojik kazısı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]