11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. İstanbul Fethi törenlerine devlet ve sivil toplum örgütleri çeşitli platformlarda düzenledikleri etkinliklerle katkı sağlıyorlar.

Türk tarihi açısından oldukça önemli bir yeri olan İstanbul’un fethi törenleri acaba Osmanlı zamanında düzenleniyor muydu?

İstanbul’un Fethi, aslında Osmanlı İmparatorluğunda kutlanan bir vaka değildi. Ta ki, Balkan Savaşları’nın bitişine kadar.

Balkan Savaşları’nda Osmanlı büyük bir hezimet yaşamıştı. Osmanlı, birçok can kaybetmiş, Rumeli topraklarının büyük kısmını elinden çıkarmış hatta Bulgarlar Çatalca’ya kadar gelerek başkent İstanbul’u tehdit etmişti.

İşte bu askeri, sosyal ve ekonomik olarak çökmüş vaziyette olan Osmanlı Devleti’nin kurucu bağlarını güçlendirmek, halk arasında motivasyonu artırmak için dönemin iktidarında olan ittihat ve Terakki Partisi iki önemli günün kutlanmasını planlamıştır. Bu günlerden birisi Osmanlı Devleti’nin kuruluşu bir diğeri de İstanbul’un Fethi’dir.

İstanbul’un Fethi “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Adıyla Kutlanıyor

İttihat ve Terakki Partisi, zayıflamaya başlayan halkın devlete karşı güvenini yeniden bir güç ve birlik bilincine döndürmek için “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adı altında İstanbul Fetih günü törenleri düzenlemiştir. Bu törenlerin, halk arasında yeniden gurur, birlik ve cesareti canlandıracağını düşünen İttihatçılar’ın bu düşüncesini Tanin gazetesi şu cümleler ile aktarır.

“Yaşamak yani gelecek hakkında söz sahibi olmak isteyen milletler daima geçmiş ile geleceğin arasında durmalıdırlar. Geçmiş ile gelecek arasında durmak özellikle zor durumlardan çıkmak isteyen milletlere “ibret ve intibah” fırsatı sunar. Geleceği inşa yolunda geçmişe bakmak bize Fatih gibi hükümdarları yetiştiren bir milleti yakından tanımamızı sağlar. Sonrasında “o milletin kanını kendi damarlarımızda yaşatabilmek için” üzerimize düşen vazifeleri görürüz. Millî değerler ve başarılar, millî hisleri, millî hisler de “vazife hissini” canlandırır. Ancak bu şekilde “vatandaşlık” bilinciyle hareket eden bir toplum millet hâline gelerek istikbalinden emin olabilir. “İstikbalin kalın perdesi arkasında neler saklandığı malum olmamakla beraber, inkar olunamaz ki ihtiyatsız, hazırlıksız, itimadsız, azimsiz, ve mefkûresiz milletleri bekleyen tesadüfler pek elimdir. Bu felâketlerden bazılarını çok yakın bir geçmişte, Balkan Savaşı sırasında çok acı fedakârlıklarla atlatan Osmanlılar şu sıralarda “yaşatıcı, ümit ve itimad verici bir saike cidden muhtaç idiler. İstanbul’un Fethi’nin sene-i devriyesi bu itibarla bir uğur, “fâl-i hayr” sayılabilir. Gerçekten de bugün için Fatih Sultan Mehmed’in “pak ve mübarek ruhaniyetinden” daha büyük manevî saik yoktur. Ayrıca Osmanlı tarihinde hatırlanmaya ve kuvvet almaya değer, “en büyük vakfe-gâh-ı murâkabe” olmaya lâyık devir Fatih devridir.”

istanbulun-fethi
İstanbul’un Fethi Osmanlı Devleti’nde ilk defa “Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” adında kutlanmıştır.

 

“Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli” Nasıl Kutlandı

II. Meşrutiyet döneminde kutlanan İstanbul’un Fethi tarihi 29 Mayıs gününü vermiyordu. O günlerde törenler Osmanlı ordusunun İstanbul’a girdiği 29 Mayıs değil, Fatih’in fetihten hemen sonra Ayasofya’yı camiye çevirmesi ve ilk Cuma namazını kılması esas alınmış ve bu olay “sene-i devriye” kabul edilmiştir. Her ne kadar 29 Mayıs tarihli gazetelerde Fatih’in şehre girmesiyle ilgili yayınlar yapılmışsa da anma ve kutlama törenleri 29 Mayıs sonrasına gelen “ilk cuma” günü gerçekleştirilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli kutlamalarının programı dönemin gazetelerinde yayınlanmış ve töreni tertip eden komite herşeyin en muntazam şekilde olması için çaba sarfettiği dillendirilmiştir.

Tören komitesinin gazetelerde yayınlattığı programın içeriği şu şekilde;

1. Törene iştirak edecek talebe, mensup oldukları mekteplerde vasatî saat on buçukta [Cuma namazına bir buçuk saat kala] toplanarak İstanbul Sultanîsine gelecektir. Burada talebeye üzerinde Fatih Sultan Mehmed’in resmi bulunan rozetler dağıtılacaktır.

2. Tam saat on bir buçukta muntazam saflar teşkiliyle doğruca Ayasofya Cami-i şerifine gidilecektir.

3. Cuma namazının edasını müteakip duacı efendi tarafından Fatih hazretlerinin Ayasofya Cami-i şerifinde ilk Cuma namazını eda ve hutbe-i hamasetlerini kıraat ettirdikleri günün sene-i devriyesine müsadif olduğu cemaate ihtar edilerek bütün ervah-ı şühedâ ve mücahidîne Fatihalar ithaf edilecektir. Duadan sonra camiden çıkılarak avluda talebe cepheleri birbirine mukabil olmak üzere saflar teşkil ederek merasim hakkında kendilerine gerekli talimatlar verilecektir. Merasime Polis müdürlüğünden lüzumu kadar polis memuru refakat edecektir.
4. Alay, Divanyolu, Şehzadebaşı ve Saraçhane caddelerini takip ederek Fatih’e gidecektir. Zabıta memurları evvelce icap eden mevkileri işgal etmiş bulunacaklarından tören mahalline hariçten kimsenin girmesine müsaade edilmeyecektir.
5. Tören mahalli, Fatih cami-i şerifinin Karadeniz’e bakan merdivenlerinin bulunduğu yüksek sahadır. Alay bu sahanın önünde bir kare teşkil edecektir.

6. Merasime kara ve deniz kuvvetlerinden beşer yüz nefer katılacaktır. Padişahın askerleri bu karenin cephe kenarlarını teşkil edeceklerdir. Talebe yan ve cephe kısımlarında bulunacak ve diğer zevât da merdivenler üstündeki düzlükte bulunacaklardır.

7. Sancak karenin ortasında ve camiye karşı tutulacaktır.

8. Nutuk iradı ve şiirler okunması bittikten sonra bir dua kıraat ve bando mızıka tarafından selâm havası çalınarak asker tarafından saygı töreni gerçekleştirilecektir.

9. Merasimin sonunda tertip üzere türbe-i şerifin avlusunun bir kapısından girilip diğer kapısından çıkılmak suretiyle Hazret-i Fatih’in nam-ı bülendine arz-ıtazimat edilecektir.

10. Bu merasimin de bitmesinden sonra gelişte olduğu gibi önde bando mızıka bulunmak üzere Saraçhane, Şehzadebaşı, Divanyolu güzergâhı takip edilip İstanbul Mekteb-i Sultanîsi’ne gelinerek merasime burada son verilecektir.

 

Yazımızda Ali Şükrü Çoruk “Bir Gelenek İcadı Olarak II. Meşrutiyet Döneminde Gerçekleştirilen İstanbul’un Fethi Törenleri” adlı makalesinden yararlanılmıştır.

 

Banner
Related Articles

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Geçmişin Mutfak Sırları

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Arkeologlar, sırsız seramik tencerelerin şimdiki ve geçmiş yemeklerin kimyasal kalıntılarını emdiğini buldular. California Üniversitesi, Berkeley liderliğindeki bir araştırma ekibi, sırsız...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Norveçli çift bahçelerinde bir Viking Çağı mezarı ve kılıcı buldu

4 Temmuz 2023

4 Temmuz 2023

Evlerini genişletmeye çalışırken, Norveçli bir çift bahçelerinde bir Viking Çağı mezarı ve kılıcı buldu. Dikkate değer bir arkeolojik bulgu elde...

Amarna Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadına ait teratom bulundu

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Mısır’ın Amarna kentindeki Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadının mezarı açılır. Mezarda, 21 yaşındaki kadına ait kalsifiye bir yumurtalık teratom...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Gürcistan’daki Roma Apsaros Kalesi’nde Lejyon X Fretensis’in kanıtları bulundu

28 Mayıs 2023

28 Mayıs 2023

Polonyalı bilim insanları, Yahudi ayaklanmalarını acımasızca bastırmasıyla bilinen Lejyon X Fretensis’in, MS 2. yüzyılın başlarında, Karadeniz kıyısındaki Colchis’teki Apsaros Roma...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Bugünkü İklim Değişikliğiyle Orta Çağ’daki Büyük Kuraklık Paralellik Gösteriyor

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Ocak ayını yaşadığımız bu günlerde mevsim normallerinin üzerinde olan hava sıcaklıkları ve yağış azlığı önümüzdeki yaz için kuraklık sinyallerini vermeye...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]