1 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi varlığımızdır.

MS 408’de II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu’ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule’ye, Yedikule’den Topkapı’ya, Topkapı’dan Ayvansaray’a kadar 22 km uzunluğa ulaşmaktadır. 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmeye başlayan İstanbul Kara Surları, zaman içinde yaşanan yıkılmalar sonrası dört defa onarıldığı bilinmektedir.

Günümüzde İstanbul Surları, ilgisizlikten dolayı hoş bir görüntü vermiyor. Yıkılmış, hasar görmüş, çatlamış burçlar ve duvarlar, tarih kokan İstanbul fotoğrafında kötü bir görüntü olarak yer alıyor.

İBB İstanbul Surlarını Bakıma Alıyor

UNESCO Dünya Mirası ilan edilen İstanbul Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına alındı. 25 yıldan bu yana bakımı yapılmayan surların iki yıl içerisinde eski görkemli haline geleceği İstabul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından müjdelendi.

İstanbul Surları restorasyon çalışması Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmalarının 2 yılda biteceğini söyledi.

İBB’nin başlattığı İstanbul Kara Surları restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren İmamoğlu, ““Dünya mirası olan bu noktalarda uzun süre bir ihmal yaşanmış. Turistik açıdan ve kent mirası açısından bakıldığında ne yazık ki, bizlerin içini acıtıyor” dedi. Tarih boyunca surların pek çok şeye şahitlik yaptığını kaydeden İmamoğlu, “Fetih yaşanmış, fetih sonrası Osmanlı döneminin izleri var. Hemen yanı başında şekillenen yeni yaşamın izleri var. Ama ne acı ki, sonraki birtakım kullanımlar, burada yaşanan doğal afetler, depremler, hep şehrin üst üste binmesi yaşanmış; 25 yılı aşkın bir süredir hemen hemen hiçbir dokunuşta bulunulmamış” ifadelerini kullandı.

413 – 422 yılları arasında inşa edilen ve uzun yıllardır kaderine terk edilen İstanbul Kara Surları’nın restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, çıplak gözle bakıldığında, surlardaki bakımsızlığın görüldüğünü belirterek, “gerçekten bu işin uzmanı olan, insanların rehberliğinde ve öncülüğünde, bir restorasyon sürecine hep birlikte başladık. Tabi, ciddi yapılardan, ciddi yıkım ve tahribatlardan bahsediyoruz. Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz” dedi.

İstanbul Kara Surları
İmamoğlu “Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz”

22 Burcu 2 Yılda Bitireceğiz

Restorasyon çalışmalarının Yedikule Kara Surları’ndaki bölümünü dolaşan İmamoğlu, “Burada, Yedikule tarafında beş burçta birden restorasyonlarımız başladı. Sulukule tarafında girdiğimiz bir bölüm var. Günün sonunda biz toplamda 22 burcu iki yıl içerisinde tamamlayarak hem İstanbul’un hem de dünyanın, gezi alanı şeklinde kullanmasına müsait hale getirmek istiyoruz. Sadece burayla da kalmıyor; yakın çevresinde birtakım gelişmeleri de tetikleyecek. Bana göre dünyada çok özel gösterilen, gezilen, yürünülen, tarihi anlatılarıyla; Bizans döneminin, fetih döneminin ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi izleri burada.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “Daha önceki dönemde burada hiç restorasyon çalışması başlamamış mı? Çalışma olduğu söyleniyor…” şeklindeki sorusu üzerine İmamoğlu, “Yani açıkçası, 1989-94 döneminde girişimler yapıldı. Bu girişimler oldu; ama ondan sonra tümden durduruldu. İşte bizim gelişimizle tekrar buraları ele aldık. Yakın çevrede farklı yerleşimler de var. Bazı bostanlar var burada. Hepsini analiz ediyoruz. Hem bu dokuyu korurken hem de oradaki insani bir takım süreçleri ele alıyoruz. Yerleşimleri de ele alıyoruz. Yani tabiri caizse, kaba bir girişimle değil, tümüyle burayı hissederek, çevresini hissederek, bir takım oluşumları da hissederek insani bir çözüm bulacağız. Aynı zamanda esas işimiz olan buradaki tarihi mirası koruyacağız” yanıtını verdi.

Banner
Benzer Yazılar

Mersin’in “Gizemli Evi” Google Tarafından İşaretlendi

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Bir yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden hakkında onlarca komplo teorileri üretilen Mersin’in “Gizemli Evi” Google harita uygulamasına işaretlendi. MİT...

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Yuvarlak hendek içinde görkemli nesnelerle birlikte bulunan Orta Çağ’dan kalma çifte mezar

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Almanya’nın güneyindeki Kirchheim am Neckar Friedrichstrasse’de, Stuttgart’taki bölge konseyinde Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) tarafından denetlenen ve AAB şirketi tarafından...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]