24 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi varlığımızdır.

MS 408’de II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu’ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule’ye, Yedikule’den Topkapı’ya, Topkapı’dan Ayvansaray’a kadar 22 km uzunluğa ulaşmaktadır. 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmeye başlayan İstanbul Kara Surları, zaman içinde yaşanan yıkılmalar sonrası dört defa onarıldığı bilinmektedir.

Günümüzde İstanbul Surları, ilgisizlikten dolayı hoş bir görüntü vermiyor. Yıkılmış, hasar görmüş, çatlamış burçlar ve duvarlar, tarih kokan İstanbul fotoğrafında kötü bir görüntü olarak yer alıyor.

İBB İstanbul Surlarını Bakıma Alıyor

UNESCO Dünya Mirası ilan edilen İstanbul Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına alındı. 25 yıldan bu yana bakımı yapılmayan surların iki yıl içerisinde eski görkemli haline geleceği İstabul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından müjdelendi.

İstanbul Surları restorasyon çalışması Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmalarının 2 yılda biteceğini söyledi.

İBB’nin başlattığı İstanbul Kara Surları restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren İmamoğlu, ““Dünya mirası olan bu noktalarda uzun süre bir ihmal yaşanmış. Turistik açıdan ve kent mirası açısından bakıldığında ne yazık ki, bizlerin içini acıtıyor” dedi. Tarih boyunca surların pek çok şeye şahitlik yaptığını kaydeden İmamoğlu, “Fetih yaşanmış, fetih sonrası Osmanlı döneminin izleri var. Hemen yanı başında şekillenen yeni yaşamın izleri var. Ama ne acı ki, sonraki birtakım kullanımlar, burada yaşanan doğal afetler, depremler, hep şehrin üst üste binmesi yaşanmış; 25 yılı aşkın bir süredir hemen hemen hiçbir dokunuşta bulunulmamış” ifadelerini kullandı.

413 – 422 yılları arasında inşa edilen ve uzun yıllardır kaderine terk edilen İstanbul Kara Surları’nın restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, çıplak gözle bakıldığında, surlardaki bakımsızlığın görüldüğünü belirterek, “gerçekten bu işin uzmanı olan, insanların rehberliğinde ve öncülüğünde, bir restorasyon sürecine hep birlikte başladık. Tabi, ciddi yapılardan, ciddi yıkım ve tahribatlardan bahsediyoruz. Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz” dedi.

İstanbul Kara Surları
İmamoğlu “Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz”

22 Burcu 2 Yılda Bitireceğiz

Restorasyon çalışmalarının Yedikule Kara Surları’ndaki bölümünü dolaşan İmamoğlu, “Burada, Yedikule tarafında beş burçta birden restorasyonlarımız başladı. Sulukule tarafında girdiğimiz bir bölüm var. Günün sonunda biz toplamda 22 burcu iki yıl içerisinde tamamlayarak hem İstanbul’un hem de dünyanın, gezi alanı şeklinde kullanmasına müsait hale getirmek istiyoruz. Sadece burayla da kalmıyor; yakın çevresinde birtakım gelişmeleri de tetikleyecek. Bana göre dünyada çok özel gösterilen, gezilen, yürünülen, tarihi anlatılarıyla; Bizans döneminin, fetih döneminin ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi izleri burada.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “Daha önceki dönemde burada hiç restorasyon çalışması başlamamış mı? Çalışma olduğu söyleniyor…” şeklindeki sorusu üzerine İmamoğlu, “Yani açıkçası, 1989-94 döneminde girişimler yapıldı. Bu girişimler oldu; ama ondan sonra tümden durduruldu. İşte bizim gelişimizle tekrar buraları ele aldık. Yakın çevrede farklı yerleşimler de var. Bazı bostanlar var burada. Hepsini analiz ediyoruz. Hem bu dokuyu korurken hem de oradaki insani bir takım süreçleri ele alıyoruz. Yerleşimleri de ele alıyoruz. Yani tabiri caizse, kaba bir girişimle değil, tümüyle burayı hissederek, çevresini hissederek, bir takım oluşumları da hissederek insani bir çözüm bulacağız. Aynı zamanda esas işimiz olan buradaki tarihi mirası koruyacağız” yanıtını verdi.

Banner
Related Articles

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Kolomb’tan 500 Yıl Önce Atlantik’i Geçen Efsanevi Viking Kadınının Evi Bulundu

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Arkeologlar, yakın zamanda efsanevi Viking kadını Gudrid Torbjörnsdottir’e ait olduğuna inanılan bir çiftliği kazdılar. Gudrid Torbjörnsdottir’in, Atlantik’i geçen ilk Avrupalı ​​kadın...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

Darwin’in Ünlü Hayat Ağacı Taslağıda Dahil Olmak Üzere İki Defteri Kayıp

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, bir hırsız tarafından Charles Darwin’in ikonik 1837 “Hayat Ağacı” taslağını içeren iki not defterinin çalınmış olabileceğini...

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık İnsan Heykeli Ortaya Çıkarıldı

19 Eylül 2025

19 Eylül 2025

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yürütülen kazılarda, duvar içine yatay olarak yerleştirilmiş bir insan heykelinin gün...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Dünyanın en kuzeydeki Paleolitik yerleşimi, Kuzey Kutbu’ndaki Kotelny Adası’nda keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Paleolitik dönemde, homininler küçük gruplar halinde yaşadılar ve bitki toplayarak, balık tutarak ve vahşi hayvanları öldürerek ya da leş yiyerek...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

İspanya’da Dev Fenike Savunma Hendeği Keşfedildi

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İspanya’nın güneydoğusundaki Costa Blanca’daki Alicante eyaleti Guardamar del Segura kasabasında bulunan Cabezo Pequeño del Estaño’nun Fenike bölgesinde kazı yapan arkeologlar,...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

İsrailli araştırmacılar 780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da balık pişirmenin kanıtlarını buldular.

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da yaşayan homininler, balıkları pişirerek yemeyi seviyorlardı. İsrailli araştırmacılar Pazartesi günü, ateşin yemek pişirmek için...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Nebraska’daki Eski Volkanik Kül Yatağında Yüzlerce İyi Korunmuş Tarih Öncesi Fosil Bulundu

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Sulama delikleri, Nebraska’nın uzun otlakları arasındaki tarih öncesi hayvanları her zaman cezbetmiştir. Atlardan, develere, gergedanlara, yakınlarda bulunan vahşi köpekleri ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]