1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi varlığımızdır.

MS 408’de II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu’ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule’ye, Yedikule’den Topkapı’ya, Topkapı’dan Ayvansaray’a kadar 22 km uzunluğa ulaşmaktadır. 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmeye başlayan İstanbul Kara Surları, zaman içinde yaşanan yıkılmalar sonrası dört defa onarıldığı bilinmektedir.

Günümüzde İstanbul Surları, ilgisizlikten dolayı hoş bir görüntü vermiyor. Yıkılmış, hasar görmüş, çatlamış burçlar ve duvarlar, tarih kokan İstanbul fotoğrafında kötü bir görüntü olarak yer alıyor.

İBB İstanbul Surlarını Bakıma Alıyor

UNESCO Dünya Mirası ilan edilen İstanbul Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına alındı. 25 yıldan bu yana bakımı yapılmayan surların iki yıl içerisinde eski görkemli haline geleceği İstabul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından müjdelendi.

İstanbul Surları restorasyon çalışması Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmalarının 2 yılda biteceğini söyledi.

İBB’nin başlattığı İstanbul Kara Surları restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren İmamoğlu, ““Dünya mirası olan bu noktalarda uzun süre bir ihmal yaşanmış. Turistik açıdan ve kent mirası açısından bakıldığında ne yazık ki, bizlerin içini acıtıyor” dedi. Tarih boyunca surların pek çok şeye şahitlik yaptığını kaydeden İmamoğlu, “Fetih yaşanmış, fetih sonrası Osmanlı döneminin izleri var. Hemen yanı başında şekillenen yeni yaşamın izleri var. Ama ne acı ki, sonraki birtakım kullanımlar, burada yaşanan doğal afetler, depremler, hep şehrin üst üste binmesi yaşanmış; 25 yılı aşkın bir süredir hemen hemen hiçbir dokunuşta bulunulmamış” ifadelerini kullandı.

413 – 422 yılları arasında inşa edilen ve uzun yıllardır kaderine terk edilen İstanbul Kara Surları’nın restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, çıplak gözle bakıldığında, surlardaki bakımsızlığın görüldüğünü belirterek, “gerçekten bu işin uzmanı olan, insanların rehberliğinde ve öncülüğünde, bir restorasyon sürecine hep birlikte başladık. Tabi, ciddi yapılardan, ciddi yıkım ve tahribatlardan bahsediyoruz. Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz” dedi.

İstanbul Kara Surları
İmamoğlu “Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz”

22 Burcu 2 Yılda Bitireceğiz

Restorasyon çalışmalarının Yedikule Kara Surları’ndaki bölümünü dolaşan İmamoğlu, “Burada, Yedikule tarafında beş burçta birden restorasyonlarımız başladı. Sulukule tarafında girdiğimiz bir bölüm var. Günün sonunda biz toplamda 22 burcu iki yıl içerisinde tamamlayarak hem İstanbul’un hem de dünyanın, gezi alanı şeklinde kullanmasına müsait hale getirmek istiyoruz. Sadece burayla da kalmıyor; yakın çevresinde birtakım gelişmeleri de tetikleyecek. Bana göre dünyada çok özel gösterilen, gezilen, yürünülen, tarihi anlatılarıyla; Bizans döneminin, fetih döneminin ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi izleri burada.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “Daha önceki dönemde burada hiç restorasyon çalışması başlamamış mı? Çalışma olduğu söyleniyor…” şeklindeki sorusu üzerine İmamoğlu, “Yani açıkçası, 1989-94 döneminde girişimler yapıldı. Bu girişimler oldu; ama ondan sonra tümden durduruldu. İşte bizim gelişimizle tekrar buraları ele aldık. Yakın çevrede farklı yerleşimler de var. Bazı bostanlar var burada. Hepsini analiz ediyoruz. Hem bu dokuyu korurken hem de oradaki insani bir takım süreçleri ele alıyoruz. Yerleşimleri de ele alıyoruz. Yani tabiri caizse, kaba bir girişimle değil, tümüyle burayı hissederek, çevresini hissederek, bir takım oluşumları da hissederek insani bir çözüm bulacağız. Aynı zamanda esas işimiz olan buradaki tarihi mirası koruyacağız” yanıtını verdi.

Banner
Related Articles

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Dülük Antik Kenti’ndeki son kazılar farklı dinlerin tarihine ışık tutacak

11 Ekim 2021

11 Ekim 2021

Dünyanın en eski 25 yerleşim yerinden biri olan Dülük Antik Kenti, farklı dinlerin tarihine ışık tutacağı düşünülüyor. Gaziantep merkezden 10...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Şiva Tapınağının Altındaki Altın Sır: 103 Altın Sikke Yüzyıllar Sonra Gün Yüzüne Çıktı

7 Kasım 2025

7 Kasım 2025

Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu eyaletinde yürütülen bir restorasyon çalışması, bölge tarihine ışık tutan şaşırtıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Javvadu Tepeleri...

Mersin’in “Gizemli Evi” Google Tarafından İşaretlendi

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Bir yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden hakkında onlarca komplo teorileri üretilen Mersin’in “Gizemli Evi” Google harita uygulamasına işaretlendi. MİT...

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

3 Şubat 2026

3 Şubat 2026

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.Yeni bilimsel veriler,...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]