17 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi varlığımızdır.

MS 408’de II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu’ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule’ye, Yedikule’den Topkapı’ya, Topkapı’dan Ayvansaray’a kadar 22 km uzunluğa ulaşmaktadır. 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmeye başlayan İstanbul Kara Surları, zaman içinde yaşanan yıkılmalar sonrası dört defa onarıldığı bilinmektedir.

Günümüzde İstanbul Surları, ilgisizlikten dolayı hoş bir görüntü vermiyor. Yıkılmış, hasar görmüş, çatlamış burçlar ve duvarlar, tarih kokan İstanbul fotoğrafında kötü bir görüntü olarak yer alıyor.

İBB İstanbul Surlarını Bakıma Alıyor

UNESCO Dünya Mirası ilan edilen İstanbul Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına alındı. 25 yıldan bu yana bakımı yapılmayan surların iki yıl içerisinde eski görkemli haline geleceği İstabul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından müjdelendi.

İstanbul Surları restorasyon çalışması Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmalarının 2 yılda biteceğini söyledi.

İBB’nin başlattığı İstanbul Kara Surları restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren İmamoğlu, ““Dünya mirası olan bu noktalarda uzun süre bir ihmal yaşanmış. Turistik açıdan ve kent mirası açısından bakıldığında ne yazık ki, bizlerin içini acıtıyor” dedi. Tarih boyunca surların pek çok şeye şahitlik yaptığını kaydeden İmamoğlu, “Fetih yaşanmış, fetih sonrası Osmanlı döneminin izleri var. Hemen yanı başında şekillenen yeni yaşamın izleri var. Ama ne acı ki, sonraki birtakım kullanımlar, burada yaşanan doğal afetler, depremler, hep şehrin üst üste binmesi yaşanmış; 25 yılı aşkın bir süredir hemen hemen hiçbir dokunuşta bulunulmamış” ifadelerini kullandı.

413 – 422 yılları arasında inşa edilen ve uzun yıllardır kaderine terk edilen İstanbul Kara Surları’nın restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, çıplak gözle bakıldığında, surlardaki bakımsızlığın görüldüğünü belirterek, “gerçekten bu işin uzmanı olan, insanların rehberliğinde ve öncülüğünde, bir restorasyon sürecine hep birlikte başladık. Tabi, ciddi yapılardan, ciddi yıkım ve tahribatlardan bahsediyoruz. Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz” dedi.

İstanbul Kara Surları
İmamoğlu “Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz”

22 Burcu 2 Yılda Bitireceğiz

Restorasyon çalışmalarının Yedikule Kara Surları’ndaki bölümünü dolaşan İmamoğlu, “Burada, Yedikule tarafında beş burçta birden restorasyonlarımız başladı. Sulukule tarafında girdiğimiz bir bölüm var. Günün sonunda biz toplamda 22 burcu iki yıl içerisinde tamamlayarak hem İstanbul’un hem de dünyanın, gezi alanı şeklinde kullanmasına müsait hale getirmek istiyoruz. Sadece burayla da kalmıyor; yakın çevresinde birtakım gelişmeleri de tetikleyecek. Bana göre dünyada çok özel gösterilen, gezilen, yürünülen, tarihi anlatılarıyla; Bizans döneminin, fetih döneminin ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi izleri burada.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “Daha önceki dönemde burada hiç restorasyon çalışması başlamamış mı? Çalışma olduğu söyleniyor…” şeklindeki sorusu üzerine İmamoğlu, “Yani açıkçası, 1989-94 döneminde girişimler yapıldı. Bu girişimler oldu; ama ondan sonra tümden durduruldu. İşte bizim gelişimizle tekrar buraları ele aldık. Yakın çevrede farklı yerleşimler de var. Bazı bostanlar var burada. Hepsini analiz ediyoruz. Hem bu dokuyu korurken hem de oradaki insani bir takım süreçleri ele alıyoruz. Yerleşimleri de ele alıyoruz. Yani tabiri caizse, kaba bir girişimle değil, tümüyle burayı hissederek, çevresini hissederek, bir takım oluşumları da hissederek insani bir çözüm bulacağız. Aynı zamanda esas işimiz olan buradaki tarihi mirası koruyacağız” yanıtını verdi.

Banner
Benzer Yazılar

Münih’te 2.300 Yıllık İlk Antik Kelt Köyü ve Roma Yerleşimi Keşfedildi

22 Ekim 2023

22 Ekim 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Münih kentinde eski bir Kelt köyü ve daha küçük bir Roma yerleşiminin kanıtlarını keşfettiler. Münih’in kuzey banliyölerindeki bir...

890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar keşfedilen en eski hayvan olabilir.

1 Ağustos 2021

1 Ağustos 2021

Kanada’nın kuzeybatısındaki “Little Dal” kireçtaşlarında bulunan 890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar bulunan en eski hayvan olabilir. Nature dergisinde...

Athena Tapınağı’nın 2 bin 600 yıllık koruyucuları İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılıyor

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İzmir’in Foça ilçesindeki Phokaia Antik Kenti’nde yer alan 2 bin 600 yıllık Athena Tapınağı’nın 2 at ve 2 griffon büstünden...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Şili’nin kuzeyinde bir İnka soylusuna ait tunik veya unku bulundu

15 Şubat 2023

15 Şubat 2023

Şili’nin kuzeyindeki Caleta Vítor Körfezi boyunca yer alan mezar alanını kazan araştırmacılar, Inka İmparatorluğu’nda saygı ve prestije sahip soyluya ait...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

Suriye’de 4000 Yıllık Savaş Anıtı “Beyaz Anıt” Ortaya Çıkarıldı

28 Mayıs 2021

28 Mayıs 2021

Arkeologlar, Suriye‘de Mısır Sakkara’da bulunan Eski Mısır Basamaklı Piramidine benzeyen 4.000 yıllık bir savaş anıtı ortaya çıkardılar. Yapımında kullanılan malzemelerin...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Hatay’daki Aççana Höyük’te Akadça Yazılmış Mitanni Arşivi ve Bilinmeyen Bir Hitit Prensine Ait Mühürler Ortaya Çıkarıldı

19 Ekim 2025

19 Ekim 2025

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Aççana Höyük’te (antik Alalah) yürütülen kazılarda, Mitanni İmparatorluğu’na ait kayıp bir devlet arşivi ve Akadça yazılmış çivi...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Şiva Tapınağının Altındaki Altın Sır: 103 Altın Sikke Yüzyıllar Sonra Gün Yüzüne Çıktı

7 Kasım 2025

7 Kasım 2025

Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu eyaletinde yürütülen bir restorasyon çalışması, bölge tarihine ışık tutan şaşırtıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Javvadu Tepeleri...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

Ünlü Kumarhane İşletmecisi 1000 Yıllık Tapınağın Yanına Tatil Köyü Yapacak

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Nagacorp firması 2020’nin dev atılım planı açıklandı. Yapılan açıklamaya göre firma Kamboçya’nın ünlü Angkor Vat tapınaklarının yakınında bir tatil yeri...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]