14 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tarihi varlığımızdır.

MS 408’de II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu’ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule’ye, Yedikule’den Topkapı’ya, Topkapı’dan Ayvansaray’a kadar 22 km uzunluğa ulaşmaktadır. 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmeye başlayan İstanbul Kara Surları, zaman içinde yaşanan yıkılmalar sonrası dört defa onarıldığı bilinmektedir.

Günümüzde İstanbul Surları, ilgisizlikten dolayı hoş bir görüntü vermiyor. Yıkılmış, hasar görmüş, çatlamış burçlar ve duvarlar, tarih kokan İstanbul fotoğrafında kötü bir görüntü olarak yer alıyor.

İBB İstanbul Surlarını Bakıma Alıyor

UNESCO Dünya Mirası ilan edilen İstanbul Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına alındı. 25 yıldan bu yana bakımı yapılmayan surların iki yıl içerisinde eski görkemli haline geleceği İstabul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından müjdelendi.

İstanbul Surları restorasyon çalışması Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmalarının 2 yılda biteceğini söyledi.

İBB’nin başlattığı İstanbul Kara Surları restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren İmamoğlu, ““Dünya mirası olan bu noktalarda uzun süre bir ihmal yaşanmış. Turistik açıdan ve kent mirası açısından bakıldığında ne yazık ki, bizlerin içini acıtıyor” dedi. Tarih boyunca surların pek çok şeye şahitlik yaptığını kaydeden İmamoğlu, “Fetih yaşanmış, fetih sonrası Osmanlı döneminin izleri var. Hemen yanı başında şekillenen yeni yaşamın izleri var. Ama ne acı ki, sonraki birtakım kullanımlar, burada yaşanan doğal afetler, depremler, hep şehrin üst üste binmesi yaşanmış; 25 yılı aşkın bir süredir hemen hemen hiçbir dokunuşta bulunulmamış” ifadelerini kullandı.

413 – 422 yılları arasında inşa edilen ve uzun yıllardır kaderine terk edilen İstanbul Kara Surları’nın restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İmamoğlu, çıplak gözle bakıldığında, surlardaki bakımsızlığın görüldüğünü belirterek, “gerçekten bu işin uzmanı olan, insanların rehberliğinde ve öncülüğünde, bir restorasyon sürecine hep birlikte başladık. Tabi, ciddi yapılardan, ciddi yıkım ve tahribatlardan bahsediyoruz. Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz” dedi.

İstanbul Kara Surları
İmamoğlu “Bu manzarayı görmek, bu süreçlerin 2021 yılında yaşanmış olması bizleri elbette üzüyor. Ama en kısa zamanda bunu telafi edeceğiz”

22 Burcu 2 Yılda Bitireceğiz

Restorasyon çalışmalarının Yedikule Kara Surları’ndaki bölümünü dolaşan İmamoğlu, “Burada, Yedikule tarafında beş burçta birden restorasyonlarımız başladı. Sulukule tarafında girdiğimiz bir bölüm var. Günün sonunda biz toplamda 22 burcu iki yıl içerisinde tamamlayarak hem İstanbul’un hem de dünyanın, gezi alanı şeklinde kullanmasına müsait hale getirmek istiyoruz. Sadece burayla da kalmıyor; yakın çevresinde birtakım gelişmeleri de tetikleyecek. Bana göre dünyada çok özel gösterilen, gezilen, yürünülen, tarihi anlatılarıyla; Bizans döneminin, fetih döneminin ve sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi izleri burada.” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “Daha önceki dönemde burada hiç restorasyon çalışması başlamamış mı? Çalışma olduğu söyleniyor…” şeklindeki sorusu üzerine İmamoğlu, “Yani açıkçası, 1989-94 döneminde girişimler yapıldı. Bu girişimler oldu; ama ondan sonra tümden durduruldu. İşte bizim gelişimizle tekrar buraları ele aldık. Yakın çevrede farklı yerleşimler de var. Bazı bostanlar var burada. Hepsini analiz ediyoruz. Hem bu dokuyu korurken hem de oradaki insani bir takım süreçleri ele alıyoruz. Yerleşimleri de ele alıyoruz. Yani tabiri caizse, kaba bir girişimle değil, tümüyle burayı hissederek, çevresini hissederek, bir takım oluşumları da hissederek insani bir çözüm bulacağız. Aynı zamanda esas işimiz olan buradaki tarihi mirası koruyacağız” yanıtını verdi.

Banner
Benzer Yazılar

İngiltere’nin kutsal adasında bulunan somon omurlarından yapılmış en eski tespih

29 Haziran 2022

29 Haziran 2022

İngiltere’de “Kutsal Ada” (Holy Islands) olarak bilinen Northumberland kıyılarının hemen dışındaki Lindisfarne adasında, arkeologlar İngiltere’de somon omurlarından yapılmış şimdiye kadar...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

İskit savaşçıları oklarını mağlup ettikleri düşmanlarının derisinden yapılmış deri kılıflarda taşıyorlardı

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

İskitlerin korkunç savaşçılar olarak tarihi 2.000 yıldan daha eskiye dayanıyor ve şimdi çok kurumlu bir antropolog ekibinin araştırması, onların acımasız...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

2.500 yıllık Fenike gemi enkazı İspanyol arkeologlar tarafından kurtarılıyor

6 Temmuz 2023

6 Temmuz 2023

İspanya’nın güneydoğusundaki Murcia bölgesinde su altında 2.500 yıllık bir Fenike gemi enkazı bulundu. 2.500 yıl öncesine dayanan olağanüstü bir Fenike...

Verona yakınlarında Büyük Theodoric’e ait villanın taban mozaiği bulundu

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İtalya’nın kuzeyindeki Verona kenti yakınlarında, Ostrogoth kralı Büyük Theodoric’in villasındaki (MS 5) antik Roma mozaik döşemesinin bir bölümü keşfedildi. Mozaik,...

Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde ABD ulusal sembolünü taşıyan bir rozet bulundu

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Daha önce Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir yerleşim yeri olarak kullanılan Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde kazılara devam ediliyor. Kazılarda, ABD’nin Büyük...

Hitit Ekonomisinde Ticaret Para ve Faiz

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

MÖ. 1650 yılında kurulmuş olan Hitit devleti. Zaman için de güçlenmiş ve eski dünyanın büyük İmparatorluklarından biri olarak tarihteki yerini...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]