9 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek.

18 Ağustos 2015’te, Suriye’nin Palmira kentindeki eski eserler ve müzeler müdürü Halid Al-Es’ad, antik kentin kültürel mirasını korumaya çalıştığı için IŞİD tarafından öldürüldü. Seksen üç yaşındaydı ve hayatını dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birinin korunmasına adamıştı.

Saklanmasına yardım ettiği eserlerin yerini açıklamayı reddettiği için başı kesilen Halid el-Es’ad’ın infazı dünyayı şok etti ve dehşete düşürdü. Ölümünün ardından IŞİD, Bel Tapınağı ve Tetrapylon da dahil olmak üzere Palmira’nın birçok anıtsal kalıntılarını yok etmeye başladı. Bunu yaparken, insan ustalığının bir şaheserine ve antik dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birine onarılamaz hasarlar verildi.

Arkeolog Halid El Es’ad’ın oğlu ve Palmira’daki antika ve müzelerin emekli yöneticisi Waleed Khaled al-Es’ad, “Babam için Palmira, dünyanın merkezi ve Suriye medeniyetine açılan kapı oldu. Mirasın korunmasının önemi konusunda kesin bir inancı vardı. Her zaman geçmişi olmayan bir insanın bugünü ve geleceği olmayan bir insan olduğuna inandığı için, elinden gelenin en iyisini yaptı ve anıtların kazılması ve restore edilmesinde 50 yıldan fazla bir süredir aktifti” dedi.

Colonnade Caddesi’nin batı bölümü, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Şam’ın yaklaşık 218 kilometre kuzeydoğusundaki Palmira’nın tahribatı önemliydi. Bel Tapınağı ve Tetrapylon, Baal Shamin Tapınağı, Zafer Takı, Mezarlar Vadisi’ndeki sütunlar ve birkaç farklı kule mezarın yanı sıra, antik sitenin büyük bir bölümü kısmen veya tamamen yok edildi. UNESCO’ya göre ise hala yapılar bütünlüğünü ve özgünlüğünü koruyor.

Babası hakkında yaptığı bir röportajda Waleed Khaled al-Es’ad, “Bir palmiye ağacı gibi ölmeyi seçti, doğduğu, yaşadığı, öldürüldüğü ve uğruna çarmıha gerildiği topraklarda ayakta ve derinlere kök salmıştı. Bu şövalye, kalmakta ısrar ederse hayatının son bölümünü yazacağını biliyordu, ancak savaş alanını terk etmemeye karar verdi. Ayrılırsa kimsenin kalmayacağına inanıyordu ” diyerek duygularını anlattı.

Arka planda agora ile Tetrapylon’un hayali görüntüsü, Louis-François Cassas’tan anonim sanatçı, yak. 1799. Proof-plate gravürü. 17,3 x 27,9 inç (44 x 71 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 84001)

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin Al-Es’ad ile derinlemesine röportajı, Getty’nin 3 Şubat’ta başlatılan ve nadir bulunan 18. yüzyıl gravürlerini içeren bir sergi olacak. Getty’nin ilk Arapça çevrimiçi sergisi “Palmira’ya Dönüş’ün” olucak. Louis-François Cassas, Getty’nin 2017’de başlattığı “The Legacy of Ancient Palmira” nın yeni bir sunumu olan sergi için,  güncellenmiş teknoloji, yeni metinler, klasik bir Arapça çeviri ve Louis Vignes’in 19. yüzyıl fotoğrafçılığını içerecek.

Bel Tapınağı, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Getty Research Institute’un küratörü ve fotoğraf başkanı aynı zamanda serginin küratörü Frances Terpak, “Sergi, şehrin antik dünyadaki önemini, canlı kültürü ve  ticaretin merkezi olarak uzun tarihi hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor. İzleyicilere Palmira’nın neden önemli olduğunu hatırlatacak ve aynı zamanda şehrin bir gün halkı tarafından yeniden inşa edileceğine dair bir umut mesajı da paylaşıyor. Kısaca bu sergi “Palmira’ya dönüş” anlamına geliyor” dedi.

Sergi üç yıl sürecek ve Batılı olmayan bir merceğe ait yeni materyallerin yanı sıra Metropolitan Museum of Art Eski Yakın Doğu Sanatı küratörü Joan Aruz tarafından yazılan ayrıntılı bir de yerel tarih içerecek.

Palmira Antik Kenti’nin son hali. Kaynak: BBC news

Kavramsal Alman fotoğrafçı Ursula Schulz-Dornburg’un renkli fotoğrafları ve çeşitli siyah-beyaz baskılarını içeren Getty sergisinin en büyük amacı, sitenin kırılgan durumunu vurgulamak ve içinde bulunduğu kötü durumu dünyanın dikkatine sunmak.

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin, Waleed Khaled al-Es’ad ile yaptığı röportajın hepsini okumak isterseniz buradan OKUYABİLİRSİNİZ.

 

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Kuzey Makedonya’da 2500 Yıllık Yerleşim Ortaya Çıkardı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Kuzey Makedonya’daki Crnobuki köyü yakınlarındaki Gradishte’de yakın zamanda yapılan arkeolojik kazılarda sitenin tarihi önemi hakkındaki önceki varsayımları sorgulayan önemli bir...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

4 Şubat 2026

4 Şubat 2026

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri...

Halife Osman dönemi İslami kaya yazıtı keşfedildi

13 Haziran 2022

13 Haziran 2022

Suudi Arabistan’ın başkenti Mekke yakınlarında Halife Osman bin Affan dönemine tarihlenen İslami kaya yazıtı keşfedildi. Yazıt, İslam tarihinin başlangıcındaki önemli...

Düzce’de Roma dönemine ait olduğu düşünülen pişmiş topraktan yapılmış bir tiyatro bileti bulundu

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Düzce’de bulunan Prusias Ad Hypium Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen pişmiş topraktan yapılmış tiyatro bileti bulundu ....

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

El Salvador’da Dramatik İfadeler İçeren 2.400 Yıllık Kuklalar Keşfedildi

6 Mart 2025

6 Mart 2025

El Salvador’da yakın zamanda yapılan bir arkeolojik keşif, bölgenin yerli halkının ritüellerine dair büyüleyici bir bakış açısı ortaya koydu. Bulgular,...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]