4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek.

18 Ağustos 2015’te, Suriye’nin Palmira kentindeki eski eserler ve müzeler müdürü Halid Al-Es’ad, antik kentin kültürel mirasını korumaya çalıştığı için IŞİD tarafından öldürüldü. Seksen üç yaşındaydı ve hayatını dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birinin korunmasına adamıştı.

Saklanmasına yardım ettiği eserlerin yerini açıklamayı reddettiği için başı kesilen Halid el-Es’ad’ın infazı dünyayı şok etti ve dehşete düşürdü. Ölümünün ardından IŞİD, Bel Tapınağı ve Tetrapylon da dahil olmak üzere Palmira’nın birçok anıtsal kalıntılarını yok etmeye başladı. Bunu yaparken, insan ustalığının bir şaheserine ve antik dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birine onarılamaz hasarlar verildi.

Arkeolog Halid El Es’ad’ın oğlu ve Palmira’daki antika ve müzelerin emekli yöneticisi Waleed Khaled al-Es’ad, “Babam için Palmira, dünyanın merkezi ve Suriye medeniyetine açılan kapı oldu. Mirasın korunmasının önemi konusunda kesin bir inancı vardı. Her zaman geçmişi olmayan bir insanın bugünü ve geleceği olmayan bir insan olduğuna inandığı için, elinden gelenin en iyisini yaptı ve anıtların kazılması ve restore edilmesinde 50 yıldan fazla bir süredir aktifti” dedi.

Colonnade Caddesi’nin batı bölümü, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Şam’ın yaklaşık 218 kilometre kuzeydoğusundaki Palmira’nın tahribatı önemliydi. Bel Tapınağı ve Tetrapylon, Baal Shamin Tapınağı, Zafer Takı, Mezarlar Vadisi’ndeki sütunlar ve birkaç farklı kule mezarın yanı sıra, antik sitenin büyük bir bölümü kısmen veya tamamen yok edildi. UNESCO’ya göre ise hala yapılar bütünlüğünü ve özgünlüğünü koruyor.

Babası hakkında yaptığı bir röportajda Waleed Khaled al-Es’ad, “Bir palmiye ağacı gibi ölmeyi seçti, doğduğu, yaşadığı, öldürüldüğü ve uğruna çarmıha gerildiği topraklarda ayakta ve derinlere kök salmıştı. Bu şövalye, kalmakta ısrar ederse hayatının son bölümünü yazacağını biliyordu, ancak savaş alanını terk etmemeye karar verdi. Ayrılırsa kimsenin kalmayacağına inanıyordu ” diyerek duygularını anlattı.

Arka planda agora ile Tetrapylon’un hayali görüntüsü, Louis-François Cassas’tan anonim sanatçı, yak. 1799. Proof-plate gravürü. 17,3 x 27,9 inç (44 x 71 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 84001)

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin Al-Es’ad ile derinlemesine röportajı, Getty’nin 3 Şubat’ta başlatılan ve nadir bulunan 18. yüzyıl gravürlerini içeren bir sergi olacak. Getty’nin ilk Arapça çevrimiçi sergisi “Palmira’ya Dönüş’ün” olucak. Louis-François Cassas, Getty’nin 2017’de başlattığı “The Legacy of Ancient Palmira” nın yeni bir sunumu olan sergi için,  güncellenmiş teknoloji, yeni metinler, klasik bir Arapça çeviri ve Louis Vignes’in 19. yüzyıl fotoğrafçılığını içerecek.

Bel Tapınağı, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Getty Research Institute’un küratörü ve fotoğraf başkanı aynı zamanda serginin küratörü Frances Terpak, “Sergi, şehrin antik dünyadaki önemini, canlı kültürü ve  ticaretin merkezi olarak uzun tarihi hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor. İzleyicilere Palmira’nın neden önemli olduğunu hatırlatacak ve aynı zamanda şehrin bir gün halkı tarafından yeniden inşa edileceğine dair bir umut mesajı da paylaşıyor. Kısaca bu sergi “Palmira’ya dönüş” anlamına geliyor” dedi.

Sergi üç yıl sürecek ve Batılı olmayan bir merceğe ait yeni materyallerin yanı sıra Metropolitan Museum of Art Eski Yakın Doğu Sanatı küratörü Joan Aruz tarafından yazılan ayrıntılı bir de yerel tarih içerecek.

Palmira Antik Kenti’nin son hali. Kaynak: BBC news

Kavramsal Alman fotoğrafçı Ursula Schulz-Dornburg’un renkli fotoğrafları ve çeşitli siyah-beyaz baskılarını içeren Getty sergisinin en büyük amacı, sitenin kırılgan durumunu vurgulamak ve içinde bulunduğu kötü durumu dünyanın dikkatine sunmak.

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin, Waleed Khaled al-Es’ad ile yaptığı röportajın hepsini okumak isterseniz buradan OKUYABİLİRSİNİZ.

 

Banner
Related Articles

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Arkeologlar, Peru’da çoğunlukla çocuklar ve yeni doğanlar olmak üzere demetlere sarılmış 22 mumya keşfettiler

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Peru’nun Barranca kasabasında, Polonyalı-Perulu bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından, çoğu küçük çocuklar ve yeni doğan bebeklerden oluşan 22 kişinin...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Almanya’da “yerden ısıtmalı” 2.000 yıllık eşsiz lüks Roma villası bulundu

3 Kasım 2022

3 Kasım 2022

Almanya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Bavyera’nın Kempten kentinde termal banyolu ve yerden ısıtmalı lüks bir Roma villası ortaya...

Hırvat Kıyılarında 6 Bin Yıllık Ada Yerleşimi Bulundu

25 Haziran 2021

25 Haziran 2021

Uydu görüntüleri, Hırvat kıyılarında 6 bin yıllık bir ada yerleşimini ortaya çıkardı. Zadar Üniversitesi’nde profesör olan arkeolog Mate Parica ,...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Lüksemburg’da Dokuz Roma İmparatoruna Ait 141 Roma Altın Sikkesi Ortaya Çıkarıldı

14 Ocak 2025

14 Ocak 2025

Arkeologlar, Lüksemburg’un kuzeyinde yer alan Holzthum yakınlarında, MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen 141 Roma altın sikkesinden oluşan bir Roma...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]