6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek.

18 Ağustos 2015’te, Suriye’nin Palmira kentindeki eski eserler ve müzeler müdürü Halid Al-Es’ad, antik kentin kültürel mirasını korumaya çalıştığı için IŞİD tarafından öldürüldü. Seksen üç yaşındaydı ve hayatını dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birinin korunmasına adamıştı.

Saklanmasına yardım ettiği eserlerin yerini açıklamayı reddettiği için başı kesilen Halid el-Es’ad’ın infazı dünyayı şok etti ve dehşete düşürdü. Ölümünün ardından IŞİD, Bel Tapınağı ve Tetrapylon da dahil olmak üzere Palmira’nın birçok anıtsal kalıntılarını yok etmeye başladı. Bunu yaparken, insan ustalığının bir şaheserine ve antik dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birine onarılamaz hasarlar verildi.

Arkeolog Halid El Es’ad’ın oğlu ve Palmira’daki antika ve müzelerin emekli yöneticisi Waleed Khaled al-Es’ad, “Babam için Palmira, dünyanın merkezi ve Suriye medeniyetine açılan kapı oldu. Mirasın korunmasının önemi konusunda kesin bir inancı vardı. Her zaman geçmişi olmayan bir insanın bugünü ve geleceği olmayan bir insan olduğuna inandığı için, elinden gelenin en iyisini yaptı ve anıtların kazılması ve restore edilmesinde 50 yıldan fazla bir süredir aktifti” dedi.

Colonnade Caddesi’nin batı bölümü, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Şam’ın yaklaşık 218 kilometre kuzeydoğusundaki Palmira’nın tahribatı önemliydi. Bel Tapınağı ve Tetrapylon, Baal Shamin Tapınağı, Zafer Takı, Mezarlar Vadisi’ndeki sütunlar ve birkaç farklı kule mezarın yanı sıra, antik sitenin büyük bir bölümü kısmen veya tamamen yok edildi. UNESCO’ya göre ise hala yapılar bütünlüğünü ve özgünlüğünü koruyor.

Babası hakkında yaptığı bir röportajda Waleed Khaled al-Es’ad, “Bir palmiye ağacı gibi ölmeyi seçti, doğduğu, yaşadığı, öldürüldüğü ve uğruna çarmıha gerildiği topraklarda ayakta ve derinlere kök salmıştı. Bu şövalye, kalmakta ısrar ederse hayatının son bölümünü yazacağını biliyordu, ancak savaş alanını terk etmemeye karar verdi. Ayrılırsa kimsenin kalmayacağına inanıyordu ” diyerek duygularını anlattı.

Arka planda agora ile Tetrapylon’un hayali görüntüsü, Louis-François Cassas’tan anonim sanatçı, yak. 1799. Proof-plate gravürü. 17,3 x 27,9 inç (44 x 71 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 84001)

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin Al-Es’ad ile derinlemesine röportajı, Getty’nin 3 Şubat’ta başlatılan ve nadir bulunan 18. yüzyıl gravürlerini içeren bir sergi olacak. Getty’nin ilk Arapça çevrimiçi sergisi “Palmira’ya Dönüş’ün” olucak. Louis-François Cassas, Getty’nin 2017’de başlattığı “The Legacy of Ancient Palmira” nın yeni bir sunumu olan sergi için,  güncellenmiş teknoloji, yeni metinler, klasik bir Arapça çeviri ve Louis Vignes’in 19. yüzyıl fotoğrafçılığını içerecek.

Bel Tapınağı, Louis Vignes, 1864. Albümin baskı. 8,8 x 11,4 inç (22,5 x 29 cm). (Getty Araştırma Enstitüsü, 2015.R.15)

Getty Research Institute’un küratörü ve fotoğraf başkanı aynı zamanda serginin küratörü Frances Terpak, “Sergi, şehrin antik dünyadaki önemini, canlı kültürü ve  ticaretin merkezi olarak uzun tarihi hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor. İzleyicilere Palmira’nın neden önemli olduğunu hatırlatacak ve aynı zamanda şehrin bir gün halkı tarafından yeniden inşa edileceğine dair bir umut mesajı da paylaşıyor. Kısaca bu sergi “Palmira’ya dönüş” anlamına geliyor” dedi.

Sergi üç yıl sürecek ve Batılı olmayan bir merceğe ait yeni materyallerin yanı sıra Metropolitan Museum of Art Eski Yakın Doğu Sanatı küratörü Joan Aruz tarafından yazılan ayrıntılı bir de yerel tarih içerecek.

Palmira Antik Kenti’nin son hali. Kaynak: BBC news

Kavramsal Alman fotoğrafçı Ursula Schulz-Dornburg’un renkli fotoğrafları ve çeşitli siyah-beyaz baskılarını içeren Getty sergisinin en büyük amacı, sitenin kırılgan durumunu vurgulamak ve içinde bulunduğu kötü durumu dünyanın dikkatine sunmak.

Sanat ve arkeoloji tarihçisi Ridha Moumni’nin, Waleed Khaled al-Es’ad ile yaptığı röportajın hepsini okumak isterseniz buradan OKUYABİLİRSİNİZ.

 

Banner
Benzer Yazılar

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Tütün İçmenin 12 Bin Yıl Öncesine Uzandığına Dair Yeni Bulgular

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Günümüzde en büyük sağlık ve ekonomik sorunlara yol açan tütün kullanımının 12 bin yıl öncesine dayandığına dair yeni bulgular keşfedildi....

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Şiva Tapınağının Altındaki Altın Sır: 103 Altın Sikke Yüzyıllar Sonra Gün Yüzüne Çıktı

7 Kasım 2025

7 Kasım 2025

Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu eyaletinde yürütülen bir restorasyon çalışması, bölge tarihine ışık tutan şaşırtıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Javvadu Tepeleri...

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

Tunel Wielki mağarasında 500 milyon yıllık çakmaktaşı aletler bulundu

9 Ekim 2022

9 Ekim 2022

Yaklaşık 20 yıl önce Kraków-Częstochowa Jura’daki Tunel Wielki mağarasında yapılan kazılar sırasında keşfedilen kemik ve küçük çakmaktaşı aletlerin analiz sonuçları...

İsveç’te iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi

18 Kasım 2022

18 Kasım 2022

İsveç’te devam eden bir otoyol inşaatı sırasında iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi. Viking kılıçları, yaklaşık 1200 yıllık...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

İsrailli arkeologlar, Hz. İsa’nın sembolü “iyi çoban” yüzüğü buldular

24 Aralık 2021

24 Aralık 2021

İsrail Eski Eserler Kurumu (IAA) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrailli arkeologların Caesarea kıyılarında deniz tabanındaki iki geminin enkazları arasında antik...

Mısır’da kraliyet sfenks heykeli ortaya çıkarıldı

6 Mart 2023

6 Mart 2023

Bir Mısır arkeolojik misyonu, Mısır’ın güneyinde Roma dönemi kireçtaşı kabininin içinde bir kraliyet sfenks heykeli keşfetti. Eski Eserler Bakanlığı Pazartesi...

Japonya’da tavuk yetiştiriciliği 6.000 yıl öncesine dayanıyor

20 Nisan 2023

20 Nisan 2023

Tavuk, kümes hayvanları arasında en yaygın türdür. Eti ve yumurtası için beslenen tavuk, dünya genelinde büyük bir pazar payına sahiptir....

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]