3 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif, Demir Çağı’na ait kozmetik uygulamalar hakkında çığır açan bilgiler sunuyor.

Tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan bir güzellik sırrı, İran’ın Zagros Dağları’ndaki Kani Koter mezarlığında gün yüzüne çıktı. 7. ile 9. yüzyıllar arasına tarihlenen bu keşif, bilinen en eski göz kalemi formüllerinden biri olma özelliğini taşıyor. Arkeologlar, o dönemde yaygın olan kurşun bazlı göz boyalarının aksine, bu kozmetik ürünün grafit ve mangan oksit kullanılarak üretildiğini ortaya koydu.

Kurşunsuz ve Organik İçeriksiz: Antik Dönemin Yenilikçi Güzellik Ürünü

Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Silvia Amicone liderliğinde yürütülen uluslararası ekip, bu eşsiz formülün daha önce hiçbir antik uygarlıkta görülmediğini vurguluyor. Yapılan detaylı analizler, kozmetik tozun içerisinde ne kurşun ne de organik bileşen bulunduğunu ortaya çıkardı.

Heidelberg Üniversitesi’nden Dr. Shelir Amelirad, “Grafit ve mangan oksitin birlikte kullanılması, oldukça yenilikçi bir yaklaşım. Bu, yerel halkın kaynaklarını ne kadar yaratıcı biçimde kullandığını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Asur’un Eteklerinde Kozmetik İnovasyon

Kani Koter nekropolü, Asur İmparatorluğu’nun doğu sınırında, İran’ın iç bölgelerine yakın bir konumda yer alıyor. Burada bulunan mezarlarda genellikle elit sınıfa ait bireylerin gömüldüğü düşünülüyor. Aynalardan kişisel bakım araçlarına kadar birçok obje ile birlikte keşfedilen bu eyeliner, sadece makyaj değil, aynı zamanda statü ve kimlik göstergesi olarak da kullanılmış olabilir.

Kani Koter yerleşmesinden bir kozmetik şişe. Görsel: Tübingen Üniversitesi

Antik İran’da Güzelliğin ve Kimliğin Simgesi

Grafitin parlak yapısı ile mangan oksitin yoğun siyahlığı, bu karışımın hem estetik hem de işlevsel bir makyaj ürünü olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bu formülasyon, o dönemdeki toplulukların yalnızca büyük imparatorluklardan etkilenmediğini, kendi kozmetik kimyasını da geliştirdiğini kanıtlıyor.

Dr. Amicone, bu bulguların sadece güzellik algısını değil, Demir Çağı insanlarının yaşam tarzlarını da yansıttığını belirtiyor:
“Bu tür keşifler, antik insanların yalnızca nasıl göründüğünü değil, aynı zamanda kendilerini nasıl ifade ettiklerini de anlamamıza yardımcı oluyor.”

Kani Koter örneğinin FEG-SEM-SE mikrografları: (a) Mükemmel bölünmüş pirolusit kristali; (b) yüzey mineral fazlarını gösteren detay; (c) K-feldispat; (d) plajiyoklaz; (e) fillosilikat; (f) pirolusitli kil; (g) kuvars; (h) kalsit. Kredi: Amicone ve diğerleri, Archaeometry (2025)

Tarihin Derinliklerinden Modern Kozmetiğe İlham

Tübingen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Karla Pollmann ise bu keşfin, bilimsel araştırmalarla geçmişin nasıl aydınlatıldığını gözler önüne serdiğini belirtti:
“Modern teknoloji sayesinde, kaybolmuş dünyalara yeniden erişim sağlıyor; insanların nasıl yaşadığını, düşündüğünü ve kendini ifade ettiğini anlamaya yaklaşıyoruz.”


Sonuç: 3.000 Yıllık Göz Makyajı, Günümüz Güzellik Anlayışına Işık Tutuyor

İran’da ortaya çıkarılan bu antik göz kalemi, sadece tarihsel bir kalıntı değil, aynı zamanda antik kimya bilgisi ve güzellik anlayışının bir sembolü. Doğal minerallerle elde edilen bu yenilikçi formül, çağının çok ötesinde bir estetik anlayışı yansıtıyor.

University of Tübingen

Silvia Amicone, Baptiste Solard, Shelir Amelirad, Eghbal Azizi, Lara Maritan, Maxime Rageot, Christoph Berthold, Karen Radner: Eye makeup in Northwestern Iran at the time of the Assyrian Empire: a new kohl recipe based on manganese and graphite from Kani Koter (Iron Age III). Archaeometry.
DOI: https://doi.org/10.1111/arcm.13097

Banner
Benzer Yazılar

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Paris’teki Luksor Dikilitaşı’nda 3300 Yıllık Gizli Mesajlar Ortaya Çıktı

1 Mayıs 2025

1 Mayıs 2025

Fransa’nın başkenti Paris’te yer alan ve 1830’larda Mısır’dan getirilen 3.300 yıllık Luksor Dikilitaşı, son restorasyon çalışmaları sırasında yepyeni sırlarını, gizli...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Arkeologlar, Peru’da çoğunlukla çocuklar ve yeni doğanlar olmak üzere demetlere sarılmış 22 mumya keşfettiler

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Peru’nun Barranca kasabasında, Polonyalı-Perulu bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından, çoğu küçük çocuklar ve yeni doğan bebeklerden oluşan 22 kişinin...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]