29 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalıyor. İnsan eli ile oluşan iklim değişikliği bu afetlerin sıklığı ve şiddetini artırıyor.

Özellikle Irak’taki arkeolojik alanlar; medeniyetin başlangıç noktasının toprakları olarak kabul edilir, su kaynaklarının kuruması, çölleşme ve kum fırtınaları gibi sorunlarla daha fazla etkileniyor.

Geçtiğimiz yıl (2021) yılında yaşanan kum fırtınaları yoğun çabalar sonucu ortaya çıkarılan Sümer ve Babil alanlarını tekrar kapatıyor. Bu hazineler sadece kapanmakla kalmıyor aynı zamanda sıcak ve rüzgar ile daha çok tahribata maruz kalıyor.

Irak’ın güneyindeki Dhi Qar eyaletindeki Umm al-Aqarib “the Mother of Scorpions” Sümer kalıntıları da bu kum fırtınalarından nasibini alan bir arkeolojik alan olarak kayıtlara geçti.

Umm al-Aqarib, MÖ 3. binyılın ortalarından MÖ 1. binyılın sonlarına kadar var olan Sümer uygarlığı izleri taşıyan dönemin önemli ticari merkezi yeridir. Kazılarda çanak çömlek, heykelcikler, çivi yazılı tabletler ve mühürler gibi çeşitli objeler ele geçti. Bu kalıntılar aynı zamanda bölgede yaşayan insanların sosyal hayatı hakkında da bilgi vermektedir.

Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi, kum fırtınalarının tapınakların pişmiş toprak cephelerini ve birçok paha biçilmez eseri ortaya çıkarmak için yıllarca süren çalışmaları yavaş yavaş tersine çevirmeye başladığını söyledi.

Irak’taki arkeologların kumları kürekle temizleme zorunda kaldıklarını ancak şimdi hacim büyüyünce bu zorluğun daha çok arttığının altını çizen Mansrawi;

Umm al-Agarib, güney Irak, fotoğraf © Carabinieri T.P.C. Italia

“On yıl boyunca kötüleşen fırtınalardan sonra, Umm al-Agarib’deki kum şimdi “sitenin büyük bir bölümünü kaplıyor”, beş kilometrekareden daha fazla bir alana kaplıyor.

Geçmişte, en büyük tehdit, antik çivi yazısı yazısı taşıyan çanak çömlek parçaları ve kil tabletlerin keşfedildiği harabelerdeki antik eserlerin yağmalanmasıydı” dedi.

Mansrawi, şimdi değişen hava ve bunun toprak üzerindeki etkisi, özellikle de çölleşmenin, güney Irak’taki antik alanlar için ek bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Önümüzdeki 10 yıl içinde kumun arkeolojik alanların yüzde 80 ila 90’ını kaplamış olabileceği tahmin ediliyor.

Kapak fotoğrafı Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi iraqinews

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Van İremir Höyük’te Erken Tunç Çağına Ait Yaşam Alanı Buldu!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Van’ın Gürpınar ilçesindeki İremir Höyük’te (Höyük) Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kazılarda, muhtemelen erken Tunç Çağı’na ait bir dizi...

244 milyonluk kemikli balık fosili keşfedildi

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Bilim insanları, Çin’in doğusundaki Yunnan, Luoping bölgesinde 244 milyon yıllık kemikli balık fosili keşfettiler. Üç Peltoperleidus örneğinin donmuş kalıntıları şimdiye...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Türkiye’nin En Büyük Depremleri

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Türkiye en etkin deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almaktadır. Sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem...

Beş yıl boyunca uzmanlar Esna kentindeki tapınak tavanında çok sayıda kabartma ortaya çıkardılar

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı ve Tübingen Üniversitesi’nin ortak projesi olan Esna kentindeki tapınak tavanında astronomik temsillere sahip çok...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Diyarbakır Surları’nın iki burcunun restorasyonu tamamlandı

19 Ocak 2023

19 Ocak 2023

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Surlar’da Diriliş” mottosuyla başlatılan çalışmalarda Dağkapı 1 ve 2 nolu burçların restorasyonu tamamlandı. UNESCO Dünya Kültür...

Antik Mısır’ın Kutsal Kedileri

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Kediler bütün dünyada en çok beslenen evcil hayvanlardan biridir. Her mecrada sevildikleri gibi günümüzde de internet ortamının kahramanı durumundadırlar. Ne...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]