8 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalıyor. İnsan eli ile oluşan iklim değişikliği bu afetlerin sıklığı ve şiddetini artırıyor.

Özellikle Irak’taki arkeolojik alanlar; medeniyetin başlangıç noktasının toprakları olarak kabul edilir, su kaynaklarının kuruması, çölleşme ve kum fırtınaları gibi sorunlarla daha fazla etkileniyor.

Geçtiğimiz yıl (2021) yılında yaşanan kum fırtınaları yoğun çabalar sonucu ortaya çıkarılan Sümer ve Babil alanlarını tekrar kapatıyor. Bu hazineler sadece kapanmakla kalmıyor aynı zamanda sıcak ve rüzgar ile daha çok tahribata maruz kalıyor.

Irak’ın güneyindeki Dhi Qar eyaletindeki Umm al-Aqarib “the Mother of Scorpions” Sümer kalıntıları da bu kum fırtınalarından nasibini alan bir arkeolojik alan olarak kayıtlara geçti.

Umm al-Aqarib, MÖ 3. binyılın ortalarından MÖ 1. binyılın sonlarına kadar var olan Sümer uygarlığı izleri taşıyan dönemin önemli ticari merkezi yeridir. Kazılarda çanak çömlek, heykelcikler, çivi yazılı tabletler ve mühürler gibi çeşitli objeler ele geçti. Bu kalıntılar aynı zamanda bölgede yaşayan insanların sosyal hayatı hakkında da bilgi vermektedir.

Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi, kum fırtınalarının tapınakların pişmiş toprak cephelerini ve birçok paha biçilmez eseri ortaya çıkarmak için yıllarca süren çalışmaları yavaş yavaş tersine çevirmeye başladığını söyledi.

Irak’taki arkeologların kumları kürekle temizleme zorunda kaldıklarını ancak şimdi hacim büyüyünce bu zorluğun daha çok arttığının altını çizen Mansrawi;

Umm al-Agarib, güney Irak, fotoğraf © Carabinieri T.P.C. Italia

“On yıl boyunca kötüleşen fırtınalardan sonra, Umm al-Agarib’deki kum şimdi “sitenin büyük bir bölümünü kaplıyor”, beş kilometrekareden daha fazla bir alana kaplıyor.

Geçmişte, en büyük tehdit, antik çivi yazısı yazısı taşıyan çanak çömlek parçaları ve kil tabletlerin keşfedildiği harabelerdeki antik eserlerin yağmalanmasıydı” dedi.

Mansrawi, şimdi değişen hava ve bunun toprak üzerindeki etkisi, özellikle de çölleşmenin, güney Irak’taki antik alanlar için ek bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Önümüzdeki 10 yıl içinde kumun arkeolojik alanların yüzde 80 ila 90’ını kaplamış olabileceği tahmin ediliyor.

Kapak fotoğrafı Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi iraqinews

Banner
Benzer Yazılar

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Pagan Tanrıları ikonalarda gizlendi mi?

23 Şubat 2023

23 Şubat 2023

Hz. İsa, Hz. Meryem, melekler ve azizlerin yer aldığı ikonalar, Hristiyan dini yapılarının önemli ve ayrılmaz bir parçasıdır. İkona sanatı,...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Ipswich’te Roma döneminden kalma çok iyi korunmuş çapa bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

İngiltere’nin Ipswich kasabasında Roma veya muhtemelen geç Demir Çağı dönemi yaklaşık 2 bin yıllık çok iyi korunmuş nadir bir örnek...

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Kudüs de Erken İslam Dönemine Ait 4 altın sikke bulundu.

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Kudüs Golan Bölge Konseyi tarafından Hispin’de yeni bir mahalle inşası yapımı planı dahilinde İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yapılan arkeolojik...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Çin’de Han İmparatoru Wendi’nin mozolesi ortaya çıkarıldı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Çin’de MÖ 202-MS 25 yılları arasında hüküm süren Batı Han Hanedanı imparatoru Wendi’nin mozolesi bulundu. Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi Eyaletinin başkenti...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]