11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalıyor. İnsan eli ile oluşan iklim değişikliği bu afetlerin sıklığı ve şiddetini artırıyor.

Özellikle Irak’taki arkeolojik alanlar; medeniyetin başlangıç noktasının toprakları olarak kabul edilir, su kaynaklarının kuruması, çölleşme ve kum fırtınaları gibi sorunlarla daha fazla etkileniyor.

Geçtiğimiz yıl (2021) yılında yaşanan kum fırtınaları yoğun çabalar sonucu ortaya çıkarılan Sümer ve Babil alanlarını tekrar kapatıyor. Bu hazineler sadece kapanmakla kalmıyor aynı zamanda sıcak ve rüzgar ile daha çok tahribata maruz kalıyor.

Irak’ın güneyindeki Dhi Qar eyaletindeki Umm al-Aqarib “the Mother of Scorpions” Sümer kalıntıları da bu kum fırtınalarından nasibini alan bir arkeolojik alan olarak kayıtlara geçti.

Umm al-Aqarib, MÖ 3. binyılın ortalarından MÖ 1. binyılın sonlarına kadar var olan Sümer uygarlığı izleri taşıyan dönemin önemli ticari merkezi yeridir. Kazılarda çanak çömlek, heykelcikler, çivi yazılı tabletler ve mühürler gibi çeşitli objeler ele geçti. Bu kalıntılar aynı zamanda bölgede yaşayan insanların sosyal hayatı hakkında da bilgi vermektedir.

Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi, kum fırtınalarının tapınakların pişmiş toprak cephelerini ve birçok paha biçilmez eseri ortaya çıkarmak için yıllarca süren çalışmaları yavaş yavaş tersine çevirmeye başladığını söyledi.

Irak’taki arkeologların kumları kürekle temizleme zorunda kaldıklarını ancak şimdi hacim büyüyünce bu zorluğun daha çok arttığının altını çizen Mansrawi;

Umm al-Agarib, güney Irak, fotoğraf © Carabinieri T.P.C. Italia

“On yıl boyunca kötüleşen fırtınalardan sonra, Umm al-Agarib’deki kum şimdi “sitenin büyük bir bölümünü kaplıyor”, beş kilometrekareden daha fazla bir alana kaplıyor.

Geçmişte, en büyük tehdit, antik çivi yazısı yazısı taşıyan çanak çömlek parçaları ve kil tabletlerin keşfedildiği harabelerdeki antik eserlerin yağmalanmasıydı” dedi.

Mansrawi, şimdi değişen hava ve bunun toprak üzerindeki etkisi, özellikle de çölleşmenin, güney Irak’taki antik alanlar için ek bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Önümüzdeki 10 yıl içinde kumun arkeolojik alanların yüzde 80 ila 90’ını kaplamış olabileceği tahmin ediliyor.

Kapak fotoğrafı Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi iraqinews

Banner
Related Articles

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Arkeologlar, Orkney’de “şaşırtıcı” olarak tanımladıkları 5.000 yıllık bir tahta parçası buldular.

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Arkeologlar Orkney’de şaşırtıcı keşifler yapmaya devam ediyor. Organik materyalleri bulmak oldukça zor olsa da arkeologlar Orkney’de 5.000 yıllık bir tahta...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Louvre Müzesinden 38 Yıl Önce Çalınmış Olan Rönesans Zırhı Bulundu

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan Rönesans zırhı ve tören kaskı nihayet bulundu. Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan...

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü...

Dendera Tapınağının İkinci Restorasyon Aşaması Tamamlandı

10 Mart 2021

10 Mart 2021

Tanrıça Hathor’a adanmış olan Dendera Tapınağı kompleksi uzun bir süredir restorasyon görmekteydi. Yukarı Mısır’da bulunan Dendera tapınağı, tanrıça Hathor’a adanmış...

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]