11 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalıyor. İnsan eli ile oluşan iklim değişikliği bu afetlerin sıklığı ve şiddetini artırıyor.

Özellikle Irak’taki arkeolojik alanlar; medeniyetin başlangıç noktasının toprakları olarak kabul edilir, su kaynaklarının kuruması, çölleşme ve kum fırtınaları gibi sorunlarla daha fazla etkileniyor.

Geçtiğimiz yıl (2021) yılında yaşanan kum fırtınaları yoğun çabalar sonucu ortaya çıkarılan Sümer ve Babil alanlarını tekrar kapatıyor. Bu hazineler sadece kapanmakla kalmıyor aynı zamanda sıcak ve rüzgar ile daha çok tahribata maruz kalıyor.

Irak’ın güneyindeki Dhi Qar eyaletindeki Umm al-Aqarib “the Mother of Scorpions” Sümer kalıntıları da bu kum fırtınalarından nasibini alan bir arkeolojik alan olarak kayıtlara geçti.

Umm al-Aqarib, MÖ 3. binyılın ortalarından MÖ 1. binyılın sonlarına kadar var olan Sümer uygarlığı izleri taşıyan dönemin önemli ticari merkezi yeridir. Kazılarda çanak çömlek, heykelcikler, çivi yazılı tabletler ve mühürler gibi çeşitli objeler ele geçti. Bu kalıntılar aynı zamanda bölgede yaşayan insanların sosyal hayatı hakkında da bilgi vermektedir.

Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi, kum fırtınalarının tapınakların pişmiş toprak cephelerini ve birçok paha biçilmez eseri ortaya çıkarmak için yıllarca süren çalışmaları yavaş yavaş tersine çevirmeye başladığını söyledi.

Irak’taki arkeologların kumları kürekle temizleme zorunda kaldıklarını ancak şimdi hacim büyüyünce bu zorluğun daha çok arttığının altını çizen Mansrawi;

Umm al-Agarib, güney Irak, fotoğraf © Carabinieri T.P.C. Italia

“On yıl boyunca kötüleşen fırtınalardan sonra, Umm al-Agarib’deki kum şimdi “sitenin büyük bir bölümünü kaplıyor”, beş kilometrekareden daha fazla bir alana kaplıyor.

Geçmişte, en büyük tehdit, antik çivi yazısı yazısı taşıyan çanak çömlek parçaları ve kil tabletlerin keşfedildiği harabelerdeki antik eserlerin yağmalanmasıydı” dedi.

Mansrawi, şimdi değişen hava ve bunun toprak üzerindeki etkisi, özellikle de çölleşmenin, güney Irak’taki antik alanlar için ek bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Önümüzdeki 10 yıl içinde kumun arkeolojik alanların yüzde 80 ila 90’ını kaplamış olabileceği tahmin ediliyor.

Kapak fotoğrafı Iraklı arkeolog Aqeel al-Mansrawi iraqinews

Banner
Benzer Yazılar

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

17 Nisan 2025

17 Nisan 2025

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin...

İsveç’te bulunan 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Arkeologlar, Stockholm’un dışındaki Täby, Viggbyholm’da 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi hazinesi keşfettiler. Hazine, Täby’deki bir Viking Çağı yerleşiminin arkeolojik kazısı...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Lublin kırsalında şaşırtıcı bir keşif! Mısır ve Roma tanrılarının antik figürinleri bulundu

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Mısır tanrısı Osiris’i tasvir eden iki antik figürin ve Roma tanrısı Bacchus’un bir büstü, Polonya’nın Lublin kentinin Opole bölgesinde bulundu....

Louvre Müzesinden 38 Yıl Önce Çalınmış Olan Rönesans Zırhı Bulundu

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan Rönesans zırhı ve tören kaskı nihayet bulundu. Louvre Müzesinden 38 yıl önce çalınmış olan...

Vikinglerde Kan Kartalı İşkencesi

14 Haziran 2021

14 Haziran 2021

Vikingler hakkında anlatılan bir çok hikaye var ve bu hikayeleri gerçekte olanlarla aslında hiç olmamış olanları birbirinden ayırt etmek bazen...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Beckwith “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var mıydı?”

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Amerikalı sinolog ve dilbilimci olan Prof. Christopher I. Beckwith, Indiana Üniversitesi’nde “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]