6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların) ateş sıcaklığını kontrol edebildiklerini ve hayatta kalma becerilerinin düşünülenden çok daha gelişmiş olduğunu göstermekte.

Yapılan bu yeni araştırmaya göre taş aletler yapmak için kontrollü ateş kullanımın 300,000 yıl öncesine dayandığı düşünülmekte. Bu keşif insan türünün beyinsel ve kültürel olarak gelişmişliğini doğrulamakta.

İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü’nden arkeolog Filipe Natalio tarafından hazırlanan makale de çakmaktaşının düşük sıcaklıklarda ısıtılmasının yontulma işleminde kolaylık sağladığı ve aletlerin belirli kesme işlemleri için alet yapım ustalarının kontrollü olarak ateşi kullandıkları düşünülmekte.

Günümüzde bir çok araştırmacı ateşin insanlar tarafından kullanımın çok daha geç dönemlerde olduğunu düşünmekte. Bu konuya dair bir açıklamada düşüncelerini dile getiren Bergen Üniversitesi’nden antropolog Silje Evjenth “Şahsen, sıcak yiyecek ve sıcak ateş olmadan homininlerin Avrasya’nın soğuk ikliminde uzun süre hayatta kalamayacaklarını düşünüyorum, ancak bazı araştırmacılar hala kontrollü ve alışılmış ateş kullanımının oldukça geç geldiğini savunuyor” dedi.

Eğer Qesem Mağarası’ndaki homininler 300.000 yıl önce ateşi bir teknoloji olarak ve alet üretim stratejilerinin bir parçası olarak kullanıyorlarsa, bu ileri düzeyde ateş kullanımının bir işaretidir. Ve bu nedenle, homininlerin ateşi nasıl ve ne zaman kontrol ettiklerini ve günlük yaşamlarında onu rastgele kullandıklarını anlamamıza da yardımcı olabilir.

Qesem magarası İsrail

Yine makaleye bağlı olmadan görüşlerini bildiren başka bir antropolog olan Cenevre Üniversitesi’nde Katja Douze’ye göre , hem Homo sapiens hem de Neandertaller “şüphesiz yeni makalede açıklanan ısıl işlemi uygulamak için gerekli bilişsel yeteneklere sahiptiler” dedi.

Aslında bu alet yapım tekniği arkeologlar tarafından bilinmektedir. Önceki araştırmalar, uygulamanın 420.000 ila 200.000 yıl önce Doğu Akdeniz’de uygulandığını gösteriyor. Yanmış çakmaktaşı parçaları bu uygulamayı ima ediyordu, ancak bunun rastgele bir şey olup olmadığı ya da insanların taş aletler yapmak amacıyla yangınlarını gerçekten kontrol edip etmedikleri açık değildi.

Douze, tahta mızrak üretmek için ateş kullanma uygulamasının yaklaşık 400.000 yıl öncesine dayandığını, ancak çakmaktaşı için ısıl işleminin daha yüksek bir çaba ve bilgi gerektiği eğer ısıtma süresinin iyi yönetilmezse taşın hemen kırılacağını ve kullanılamayacağını söyledi. Yeni yapılan araştırmalara göre “bu ustalığın yalnızca çok eski değil, aynı zamanda karmaşık olduğunu” gösteriyor.

Yapılan Analizler

Bu ısıl işlemin kanıtı olarak Natalio ve meslektaşları, eski geçmişinde yangınlara ev sahipliği yaptığı bilinen Qesem Mağarası’nda bulunan iki tür çakmaktaşı aleti analiz ettiler. Çakmaktaşı parçaların ısıtıldığı sıcaklığı tahmin etmek için spektroskopik bir kimyasal analiz ve makine tekniği kullandılar. Sonuçlar, bıçakların 413 santigrat dereceye kadar ısınan pullardan daha düşük olan 259 santigrat dereceye ısıtıldığını gösterdi. Aynı yerde bulunan tencere kapakları, 447 dereceye ulaşan sıcaklıklarla daha da ısıtıldı.

Douze için, bıçaklar ve çakmaktaşı yontulması için farklı ısıtma sıcaklıklarının gösterilmesi çalışmanın en önemli noktasıydı.

Qesem mağarası buluntularından örnekler

Douze, “Bu fark aynı zamanda bu sitedeki taşın kasıtlı olarak ısıtılması konusunda kesinlikle hiçbir şüphenin olmamasını sağlıyor” dedi. “Şimdi, bu homininlerin sahadaki bloklarını nasıl ısıtmaya başladıkları ve farklı ısıtma sıcaklıklarını nasıl yönettikleri belirlenecek.”

Douze tarafından belirtilen olasılıklar, bloklarını yerleştirdikleri şöminelerin altında kum banyolarının veya gerekli sıcaklıkların her birini elde etmek için gerekli olan muhtemelen birden fazla ısıtma sisteminin kullanımını içeriyor.

Araştırmacılar bulgularını ispat için deneysel arkeoloji den yararlandılar. Çakmaktaşının ısıtıldığında pul pul ayrılmanın kolaylaşması ve daha iyi yüzeyler elde edilmeside araştırmanın ispatı olarak görüldü.

Bentsen’in açıklamalarına göre bu yapım aşamaları düşünülenden daha karmaşık aşamalar ve beceriler gerektiriyor.

.“Önceden planlama ve bir sürecin birçok farklı adımını anlama yeteneği hayati bir hayatta kalma becerisidir” dedi. “Bu süreç birçok adım ve dikkatli planlama gerektiriyor; hangi kayaların ısıtılacağını bilmeniz ve tüm kayaları ve yakıtı toplamanız gerekir. Yeterince ısı yaratmalısınız – çok sıcak değil, çok soğuk değil – ve yangının ne kadar süreceğini anlamalısınız. Ve ısıtıldıktan sonra, kullanılmadan veya üzerinde çalışılmadan önce kayaların dikkatlice soğumasına izin verilmelidir”.

Qesem ekibinin çalışması, erken homininlerin bu süreçte 300.000 yıl önce veya daha öncesinde ustalaştığını ve bunun da  bize düşünmek için çok fazla kanıt verdiğini gösteriyor.

Banner
Benzer Yazılar

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Dünyanın En Eski Yer Adı İşaretleri

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Dünya’nın tarihi boyunca eski kültürlere ve yaşamlara ilgimiz ve merakımız her geçen gün artarak devam etmekte. Araştırmacılar insanoğlunun merakından yola...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Kaçak Kazı Yapılan Evin Altında Yer Altı Şehri Ortaya Çıktı!

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde bir evin içinde kaçak kazı yapıldığı bilgisi üzerine eve baskın düzenleyen ekipler, kaçak kazı yapanların evin altında...

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

13 Kasım 2022

13 Kasım 2022

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]