5 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların) ateş sıcaklığını kontrol edebildiklerini ve hayatta kalma becerilerinin düşünülenden çok daha gelişmiş olduğunu göstermekte.

Yapılan bu yeni araştırmaya göre taş aletler yapmak için kontrollü ateş kullanımın 300,000 yıl öncesine dayandığı düşünülmekte. Bu keşif insan türünün beyinsel ve kültürel olarak gelişmişliğini doğrulamakta.

İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü’nden arkeolog Filipe Natalio tarafından hazırlanan makale de çakmaktaşının düşük sıcaklıklarda ısıtılmasının yontulma işleminde kolaylık sağladığı ve aletlerin belirli kesme işlemleri için alet yapım ustalarının kontrollü olarak ateşi kullandıkları düşünülmekte.

Günümüzde bir çok araştırmacı ateşin insanlar tarafından kullanımın çok daha geç dönemlerde olduğunu düşünmekte. Bu konuya dair bir açıklamada düşüncelerini dile getiren Bergen Üniversitesi’nden antropolog Silje Evjenth “Şahsen, sıcak yiyecek ve sıcak ateş olmadan homininlerin Avrasya’nın soğuk ikliminde uzun süre hayatta kalamayacaklarını düşünüyorum, ancak bazı araştırmacılar hala kontrollü ve alışılmış ateş kullanımının oldukça geç geldiğini savunuyor” dedi.

Eğer Qesem Mağarası’ndaki homininler 300.000 yıl önce ateşi bir teknoloji olarak ve alet üretim stratejilerinin bir parçası olarak kullanıyorlarsa, bu ileri düzeyde ateş kullanımının bir işaretidir. Ve bu nedenle, homininlerin ateşi nasıl ve ne zaman kontrol ettiklerini ve günlük yaşamlarında onu rastgele kullandıklarını anlamamıza da yardımcı olabilir.

Qesem magarası İsrail

Yine makaleye bağlı olmadan görüşlerini bildiren başka bir antropolog olan Cenevre Üniversitesi’nde Katja Douze’ye göre , hem Homo sapiens hem de Neandertaller “şüphesiz yeni makalede açıklanan ısıl işlemi uygulamak için gerekli bilişsel yeteneklere sahiptiler” dedi.

Aslında bu alet yapım tekniği arkeologlar tarafından bilinmektedir. Önceki araştırmalar, uygulamanın 420.000 ila 200.000 yıl önce Doğu Akdeniz’de uygulandığını gösteriyor. Yanmış çakmaktaşı parçaları bu uygulamayı ima ediyordu, ancak bunun rastgele bir şey olup olmadığı ya da insanların taş aletler yapmak amacıyla yangınlarını gerçekten kontrol edip etmedikleri açık değildi.

Douze, tahta mızrak üretmek için ateş kullanma uygulamasının yaklaşık 400.000 yıl öncesine dayandığını, ancak çakmaktaşı için ısıl işleminin daha yüksek bir çaba ve bilgi gerektiği eğer ısıtma süresinin iyi yönetilmezse taşın hemen kırılacağını ve kullanılamayacağını söyledi. Yeni yapılan araştırmalara göre “bu ustalığın yalnızca çok eski değil, aynı zamanda karmaşık olduğunu” gösteriyor.

Yapılan Analizler

Bu ısıl işlemin kanıtı olarak Natalio ve meslektaşları, eski geçmişinde yangınlara ev sahipliği yaptığı bilinen Qesem Mağarası’nda bulunan iki tür çakmaktaşı aleti analiz ettiler. Çakmaktaşı parçaların ısıtıldığı sıcaklığı tahmin etmek için spektroskopik bir kimyasal analiz ve makine tekniği kullandılar. Sonuçlar, bıçakların 413 santigrat dereceye kadar ısınan pullardan daha düşük olan 259 santigrat dereceye ısıtıldığını gösterdi. Aynı yerde bulunan tencere kapakları, 447 dereceye ulaşan sıcaklıklarla daha da ısıtıldı.

Douze için, bıçaklar ve çakmaktaşı yontulması için farklı ısıtma sıcaklıklarının gösterilmesi çalışmanın en önemli noktasıydı.

Qesem mağarası buluntularından örnekler

Douze, “Bu fark aynı zamanda bu sitedeki taşın kasıtlı olarak ısıtılması konusunda kesinlikle hiçbir şüphenin olmamasını sağlıyor” dedi. “Şimdi, bu homininlerin sahadaki bloklarını nasıl ısıtmaya başladıkları ve farklı ısıtma sıcaklıklarını nasıl yönettikleri belirlenecek.”

Douze tarafından belirtilen olasılıklar, bloklarını yerleştirdikleri şöminelerin altında kum banyolarının veya gerekli sıcaklıkların her birini elde etmek için gerekli olan muhtemelen birden fazla ısıtma sisteminin kullanımını içeriyor.

Araştırmacılar bulgularını ispat için deneysel arkeoloji den yararlandılar. Çakmaktaşının ısıtıldığında pul pul ayrılmanın kolaylaşması ve daha iyi yüzeyler elde edilmeside araştırmanın ispatı olarak görüldü.

Bentsen’in açıklamalarına göre bu yapım aşamaları düşünülenden daha karmaşık aşamalar ve beceriler gerektiriyor.

.“Önceden planlama ve bir sürecin birçok farklı adımını anlama yeteneği hayati bir hayatta kalma becerisidir” dedi. “Bu süreç birçok adım ve dikkatli planlama gerektiriyor; hangi kayaların ısıtılacağını bilmeniz ve tüm kayaları ve yakıtı toplamanız gerekir. Yeterince ısı yaratmalısınız – çok sıcak değil, çok soğuk değil – ve yangının ne kadar süreceğini anlamalısınız. Ve ısıtıldıktan sonra, kullanılmadan veya üzerinde çalışılmadan önce kayaların dikkatlice soğumasına izin verilmelidir”.

Qesem ekibinin çalışması, erken homininlerin bu süreçte 300.000 yıl önce veya daha öncesinde ustalaştığını ve bunun da  bize düşünmek için çok fazla kanıt verdiğini gösteriyor.

Banner
Benzer Yazılar

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

2 Nisan 2026

2 Nisan 2026

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]