15 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga vurmuştur.

Bölgenin ticari yollarını ele geçirerek, nüfuzu artırmak amacıyla karşı karşıya gelen Hititler ile Mısırlılar arasında cereyan eden Kadeş Savaşı’nda Mısır Firavunu II. Ramses‘in taktiksel hatası, bu savaşın kaderini tayin etmiştir.

I. Ramses’in ölümünden sonra tahta çıkan I. Sethi, Filistin ve Lübnan bölgesinde hakimiyet kurmak için sefere çıkmış ve Amurru Krallığı üzerine harekatlar düzenlemiştir. Bu seferler yerine geçecek II. Ramses tarafından da devam ettirilecek ve sonuçta Amurru toprakları Mısır egemenliğine alınmış olacaktır.

Amurru’nun Mısır egemenliğine geçmesini, IV. Tuthaliya ile Amurru Kralı Şauşgamuva arasında yapılan antlaşmanın giriş kısmını okuyarak öğrenmekteyiz. Metinde olay şu şekilde yazılmaktadır.

I 28 Güneşimin babasının kardeşi Muwatalli,
29 kral iken, Amurru insanları ona
30 karşı günah işlediler ve ona
31 bildirdiler: ‘Biz kendi isteğimizle
32 vasal olmuştuk. Şimdi ise sizin vasalınız değiliz’
33 ve onlar Mısır Kralı’nın tarafına
34 geçtiler. Güneşimin babasının kardeşi Muwatalli
35 ve Mısır Kralı, Amurru’nun insanları (yüzünden)
36 savaştılar ve onu Muwatalli
37 yendi. Amurru Ülkesi’ni silahla
38 mahvetti ve onu kölesi (=vasali) yaptı
39 ve Amurru Ülkesi’ne Šapili’yi kral yaptı. (CTH 105)

Ugarit’e kadar ulaşan Mısır ordusu böylece, Hititler ile yaşanacak bir savaşta arka bölgeleri kontrol altına almış oldu.

Bu yaşanan gelişmeler sırasında Hatti ülkesinde II. Mursili ölmüş yerine Hatti Ülkesinin Kahraman Büyük Kralı II. Muwatalli (MÖ 1295-1272) geçmiştir.

Kardeşi Hattuşili’yi ordu komutanı ve Yukarı Ülke Hakpiş’e kral yapan Muwatalli, nedeni tam olarak bilinmese de, yukarıda anlattığımız Mısır’ın Suriye üzerindeki emellerine yönelik girişimlerine karşı harekat alanı oluşturmak için başkenti Hattuşa’dan Tarhuntaşşa’ya taşıması radikal bir karar olmuştur. Bu durum Hattuşili’nin apolagyasında (CTH 81) da şu şekilde anlatılır.

75 Kardeşim Muwatalli, tanrısının sözüyle (=emriyle)
76 Aşağı Ülke’ye gittiğinde, Hattuša’yı terk ettiğinde,
_______________________________________________

II
1 Hatti’nin (tanrılarını) ve ölü ruhlarını aldı
2 ve onları [ ] Ülke’ye götürdü.
II (§ 8)
52 Daha sonra Hatti’nin tanrılarını ve ölü ruhlarını yerlerinden aldı
53 ve onları Tarhuntašša’ya götürdü ve Tarhuntašša’yı tuttu (=orada oturdu)

II. Ramses’in Suriye’de elde ettiği başarılı seferler II. Muwatalli’yi kızdırmıştı. Ayrıca, IV. Tuthaliya’nın yazdırdığı tablette, Amurru Ülkesi’nin Hitit kralına olan yeminini bozması ve oluşan Mısır tehdidi ve bölgede Hitit hakimiyetinin yeniden tesisi için muazzam büyüklükte bir ordu ile yürüyüşe geçildi. Oluşturulan orduya Hakpiş Kralı Hattuşili’de destek vermiş; apologyasında ” Kardeşim Mısır’a sefere çıktığında, benim yeniden iskan ettiğim bölgelerden aldığım askerleri ve arabalı savaşçıları Mısır ülkesine, kardeşimin seferine götürdüm. Komuta bendeydi” diyerek durumu anlatmıştır.

Mısır’da hemen karşı hazırlıklara başlamış II. Ramses, Amon (bizzat kendisi komuta ediyordu), Ra, Seth ve Ptah adlı taburlar hazırladı. Bu taburlara karşılık Muwattali’de 3500 savaş arabası ve 37.000 piyadeden (Sayılar Ramses’in Karnak tapınaklarına yazdırdığı kayıtlardan çıkarılmakta) oluşan bir ordu kurmuştu. Dönemin en büyük ve güçlü orduları Kadeş ovasına doğru harekete geçmişti.

Kadeş, Semitik yazılışta “ Q-D-Š ” kökünden gelen Qadesh, Hititçe Kinza, Akkadça da Qidshu, Mısırlılarca Kodeşu olarak adlandırılan, Amurru Ülkesinde Orontes (Asi) nehri kıyısında bir kenti… Bölge, her daim Suriye üzerinde emelleri olan Mısır ve Hitit arasında vazgeçilmez topraklardı.

II. Ramses'in taburlarının yayılımı
Mısır Firavunu II. Ramses, Amon, Ptah, Seth, Ra adında 4 taburla Kadeş Ovası’nda Hititlerin karşısına geçmiştir.

Ramses’in taktiksel hatası savaşın kaderi oluyor

Kendisinin de başında olduğu taburla birlikte harekete geçen Ramses, Kadeş’e doğru ilerleyişinde taburların iletişimini koparacak kadar açılmalarını engelleyemedi. 4 taburda aralarında ki mesafe arttığı halde yürüyüşe devam ettiler.

Muwatalli, akıllıca bir plan kurarak, iki bedevi casusunu Mısır ordusunun yakalaması için gönderdi. Bu bedeviler, Ramses’e Hitit ordusu hakkında yanlış bilgiler verdiler. Bu bilgilere güvenen Ramses, taburların toplanmasını beklemeye başlarken Hitit ordusu ani saldırıya geçti. Amon tümeni dağıldı. Ra taburuda bozguna uğratılması ve diğer iki taburun yetişme olanağının zayıf kalması Ramses’i zor durumda bıraktı.

Ancak, bir an oldu ki rüzgar tersine esmeye başladı. Hitit ordusu içinde bulunan paralı askerlerin başı çektiği ganimetten pay alma telaşı ve yarattığı kaosu değerlendiren Ramses, karşı atağa geçerek Hitit ordusunun dengesini bozdu. İki gün süren acımasız savaş Kadeş’i kanla suladı. Savaşın sonunda, kazanını belirlemek zordur. Mısır kaynaklarına göre ki; II. Ramses’in Karnak tapınaklarına yazdırdığı hikayelere bakılırsa savaşın galibi Mısır olmuştu. Ancak, savaş sonrasında Kadeş ve Amurru’nun tekrar Hititlerin egemenliğine geçmesi, Mısır kontrolünde olan Şam ve çevresinin işgal edilmesi aslında galibin Hititler olduğunu göstermektedir.

Kadeş Savaşı sonrasında yaşanan küçük ve orta çaplı çatışmalar sonrasında artık Hitit-Mısır ilişkileri çatışmalardan uzak ılımlı bir diplomasinin var olduğu döneme evrilmiştir.

Kaynakça:

Ali M. Dinçol, “Hititler Öncesinde Anadolu”, Anadolu Uygarlıkları Görsel Anadolu Tarihi
Ansiklopedisi, Görsel Yayınlar, İstanbul, 1982

Doç. Dr. Meltem Doğan Alparslan “II. Muwattali Dönemi” Yayınlanmamış Doktara Tezi. İstanbul Üniversitesi. 2007.

Banner
Benzer Yazılar

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Kaçak kazı ihbarına giden görevlilerin başlattığı kurtarma kazılarında Roma dönemi taban mozaikleri bulundu

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Mardin ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Uzunkaya Mahallesi kırsalında, halk arasında Kela Hanma (Hanım Kalesi) olarak bilinen alanda kaçak kazı...

Eski Asur başkenti Khorsabad’da yapılan yeni bir manyetik araştırma, ABD Beyaz Sarayı’nın iki katı büyüklüğünde 127 odalı bir villayı ortaya çıkardı

27 Aralık 2024

27 Aralık 2024

Kuzey Irak’taki arkeologlar, bir zamanlar Asur’un eski başkenti olan Khorsabad’da kapsamlı bir manyetik araştırma gerçekleştirdiler ve bu teknolojinin yardımıyla 127...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Kibyra Antik Kenti’nde kış aylarında üzeri kapatılan Medusa Mozaiği yeniden ziyarete açıldı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti, kış aylarında koruma altına alınan Medusa mozaiğiyle yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Yaklaşık 2000 yıllık...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Zonguldak İnönü Mağarası’nda 5 Bin Yıllık Kömürle Tedavi ve Antibiyotik Direncine Dair Kanıtlar Bulundu

12 Eylül 2025

12 Eylül 2025

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) öncülüğünde yürütülen disiplinlerarası bir proje, Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki tarih öncesi topluluklara dair çarpıcı bulgular ortaya...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]