3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga vurmuştur.

Bölgenin ticari yollarını ele geçirerek, nüfuzu artırmak amacıyla karşı karşıya gelen Hititler ile Mısırlılar arasında cereyan eden Kadeş Savaşı’nda Mısır Firavunu II. Ramses‘in taktiksel hatası, bu savaşın kaderini tayin etmiştir.

I. Ramses’in ölümünden sonra tahta çıkan I. Sethi, Filistin ve Lübnan bölgesinde hakimiyet kurmak için sefere çıkmış ve Amurru Krallığı üzerine harekatlar düzenlemiştir. Bu seferler yerine geçecek II. Ramses tarafından da devam ettirilecek ve sonuçta Amurru toprakları Mısır egemenliğine alınmış olacaktır.

Amurru’nun Mısır egemenliğine geçmesini, IV. Tuthaliya ile Amurru Kralı Şauşgamuva arasında yapılan antlaşmanın giriş kısmını okuyarak öğrenmekteyiz. Metinde olay şu şekilde yazılmaktadır.

I 28 Güneşimin babasının kardeşi Muwatalli,
29 kral iken, Amurru insanları ona
30 karşı günah işlediler ve ona
31 bildirdiler: ‘Biz kendi isteğimizle
32 vasal olmuştuk. Şimdi ise sizin vasalınız değiliz’
33 ve onlar Mısır Kralı’nın tarafına
34 geçtiler. Güneşimin babasının kardeşi Muwatalli
35 ve Mısır Kralı, Amurru’nun insanları (yüzünden)
36 savaştılar ve onu Muwatalli
37 yendi. Amurru Ülkesi’ni silahla
38 mahvetti ve onu kölesi (=vasali) yaptı
39 ve Amurru Ülkesi’ne Šapili’yi kral yaptı. (CTH 105)

Ugarit’e kadar ulaşan Mısır ordusu böylece, Hititler ile yaşanacak bir savaşta arka bölgeleri kontrol altına almış oldu.

Bu yaşanan gelişmeler sırasında Hatti ülkesinde II. Mursili ölmüş yerine Hatti Ülkesinin Kahraman Büyük Kralı II. Muwatalli (MÖ 1295-1272) geçmiştir.

Kardeşi Hattuşili’yi ordu komutanı ve Yukarı Ülke Hakpiş’e kral yapan Muwatalli, nedeni tam olarak bilinmese de, yukarıda anlattığımız Mısır’ın Suriye üzerindeki emellerine yönelik girişimlerine karşı harekat alanı oluşturmak için başkenti Hattuşa’dan Tarhuntaşşa’ya taşıması radikal bir karar olmuştur. Bu durum Hattuşili’nin apolagyasında (CTH 81) da şu şekilde anlatılır.

75 Kardeşim Muwatalli, tanrısının sözüyle (=emriyle)
76 Aşağı Ülke’ye gittiğinde, Hattuša’yı terk ettiğinde,
_______________________________________________

II
1 Hatti’nin (tanrılarını) ve ölü ruhlarını aldı
2 ve onları [ ] Ülke’ye götürdü.
II (§ 8)
52 Daha sonra Hatti’nin tanrılarını ve ölü ruhlarını yerlerinden aldı
53 ve onları Tarhuntašša’ya götürdü ve Tarhuntašša’yı tuttu (=orada oturdu)

II. Ramses’in Suriye’de elde ettiği başarılı seferler II. Muwatalli’yi kızdırmıştı. Ayrıca, IV. Tuthaliya’nın yazdırdığı tablette, Amurru Ülkesi’nin Hitit kralına olan yeminini bozması ve oluşan Mısır tehdidi ve bölgede Hitit hakimiyetinin yeniden tesisi için muazzam büyüklükte bir ordu ile yürüyüşe geçildi. Oluşturulan orduya Hakpiş Kralı Hattuşili’de destek vermiş; apologyasında ” Kardeşim Mısır’a sefere çıktığında, benim yeniden iskan ettiğim bölgelerden aldığım askerleri ve arabalı savaşçıları Mısır ülkesine, kardeşimin seferine götürdüm. Komuta bendeydi” diyerek durumu anlatmıştır.

Mısır’da hemen karşı hazırlıklara başlamış II. Ramses, Amon (bizzat kendisi komuta ediyordu), Ra, Seth ve Ptah adlı taburlar hazırladı. Bu taburlara karşılık Muwattali’de 3500 savaş arabası ve 37.000 piyadeden (Sayılar Ramses’in Karnak tapınaklarına yazdırdığı kayıtlardan çıkarılmakta) oluşan bir ordu kurmuştu. Dönemin en büyük ve güçlü orduları Kadeş ovasına doğru harekete geçmişti.

Kadeş, Semitik yazılışta “ Q-D-Š ” kökünden gelen Qadesh, Hititçe Kinza, Akkadça da Qidshu, Mısırlılarca Kodeşu olarak adlandırılan, Amurru Ülkesinde Orontes (Asi) nehri kıyısında bir kenti… Bölge, her daim Suriye üzerinde emelleri olan Mısır ve Hitit arasında vazgeçilmez topraklardı.

II. Ramses'in taburlarının yayılımı
Mısır Firavunu II. Ramses, Amon, Ptah, Seth, Ra adında 4 taburla Kadeş Ovası’nda Hititlerin karşısına geçmiştir.

Ramses’in taktiksel hatası savaşın kaderi oluyor

Kendisinin de başında olduğu taburla birlikte harekete geçen Ramses, Kadeş’e doğru ilerleyişinde taburların iletişimini koparacak kadar açılmalarını engelleyemedi. 4 taburda aralarında ki mesafe arttığı halde yürüyüşe devam ettiler.

Muwatalli, akıllıca bir plan kurarak, iki bedevi casusunu Mısır ordusunun yakalaması için gönderdi. Bu bedeviler, Ramses’e Hitit ordusu hakkında yanlış bilgiler verdiler. Bu bilgilere güvenen Ramses, taburların toplanmasını beklemeye başlarken Hitit ordusu ani saldırıya geçti. Amon tümeni dağıldı. Ra taburuda bozguna uğratılması ve diğer iki taburun yetişme olanağının zayıf kalması Ramses’i zor durumda bıraktı.

Ancak, bir an oldu ki rüzgar tersine esmeye başladı. Hitit ordusu içinde bulunan paralı askerlerin başı çektiği ganimetten pay alma telaşı ve yarattığı kaosu değerlendiren Ramses, karşı atağa geçerek Hitit ordusunun dengesini bozdu. İki gün süren acımasız savaş Kadeş’i kanla suladı. Savaşın sonunda, kazanını belirlemek zordur. Mısır kaynaklarına göre ki; II. Ramses’in Karnak tapınaklarına yazdırdığı hikayelere bakılırsa savaşın galibi Mısır olmuştu. Ancak, savaş sonrasında Kadeş ve Amurru’nun tekrar Hititlerin egemenliğine geçmesi, Mısır kontrolünde olan Şam ve çevresinin işgal edilmesi aslında galibin Hititler olduğunu göstermektedir.

Kadeş Savaşı sonrasında yaşanan küçük ve orta çaplı çatışmalar sonrasında artık Hitit-Mısır ilişkileri çatışmalardan uzak ılımlı bir diplomasinin var olduğu döneme evrilmiştir.

Kaynakça:

Ali M. Dinçol, “Hititler Öncesinde Anadolu”, Anadolu Uygarlıkları Görsel Anadolu Tarihi
Ansiklopedisi, Görsel Yayınlar, İstanbul, 1982

Doç. Dr. Meltem Doğan Alparslan “II. Muwattali Dönemi” Yayınlanmamış Doktara Tezi. İstanbul Üniversitesi. 2007.

Banner
Benzer Yazılar

Dünyada bir örneği olmayan Truva Savaşı kahramanı “Aeneas”ın mozaği bulundu

11 Mayıs 2023

11 Mayıs 2023

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bir inşaatın temel kazısı sırasında Truva Savaşı kahramanı aynı zamanda Roma halkının atası olarak bilinen “Aeneas”ın mozaiği...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

Erken Bizans Dönemi 1400 yıllık yapı restore ediliyor

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Bodrum’da yer alan en erken MS 6’ncı yüzyıla tarihlendirilen Erken Bizans Dönemi yapı Bodrum Belediyesi tarafından restore ediliyor. Bodrum’un, Çiftlik...

Van Gölü’nün suyu çekilince Çarpanak Adası’na giden Urartu yolu ortaya çıktı

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Yağışların azalması ve artan buharlaşma ile birlikte Van Gölü’nün su seviyesi düşünce Çarpanak Adası’nı kıyıya bağlayan bir kilometrelik Urartu yolu...

Moğol Tehdidine Karşı İnşa Edilen 12 Kapıdan Biri: Konya’da Larende Kapısı’nın Temeli Ortaya Çıktı

1 Kasım 2025

1 Kasım 2025

Konya’nın tarihi dokusunu yeniden şekillendiren arkeolojik kazılarda, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat döneminde inşa edilen kalenin 12 kapısından biri olan...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

15 Haziran 2022

15 Haziran 2022

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir....

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]