8 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

II. Murşili’nin Veba Duası “Konuşan Tabletler Sergisinde” Sergilenecek

Milyonlarca insanın etkilendiği ve binlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, dünya tarihinde bilinen etkili salgınlar içinde yer aldı.

Hala etkisini devam ettiren Covid-19 sosyal, iktisadi, kültürel birçok alanda hayatı sekteye uğrattı.

Bu salgın ne Dünya’da ne de Anadolu’da ilk ve tek değildi. Anadolu’da yaşanan salgınlar, özellikle veba salgınları, başta Hititler olmak üzere birçok krallığı can ve mal yönünden perişan etmişti.

Hitit Büyük Kralı II. Murşili’nin yazdırmış olduğu veba duaları metninde Hatti Ülkesi’nde yaşanan sıkıntıları ve çaresizlikleri okuyabiliyoruz.

II. Murşili, o kadar çaresiz kalmış ki salgın karşısında Tanrılar ile pazarlığa oturmayı bile göze aldığını okuyoruz çivi yazılı metinlerde…

Salgın konulu çivi yazılı tabletler sergilenecek

Anadolu’da salgınların konu edildiği çivi yazılı tabletler Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenecek.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Konuşan tabletler sergisi” düzenleniyor.

Anadolu Medeniyetler Müzesi’nin 100. yıldönümü etkinlikleri dolaysıyla oluşturulan sergide, M.Ö. 2000 ile 1400 yıllarında salgın hastalıkların konu edindiği Hitit ve Kültepe tabletleri yer alacak. Anadolu’daki en eski salgın hastalıklardan bahseden Asur Ticaret Kolonileri dönemine ait 3 adet Kültepe tableti, yine Hitit dönemine ait II. Murşili’nin Veba Duası tableti ve aynı konuya ait 2 adet fragman, 14 adet de salgın hastalıktan kurtulmak için yapılan değişik ritüelleri anlatan tabletler, önümüzdeki hafta ziyarete açılacak.

II. Murşili’nin Veba Duası

Hitit Büyük Kralı I. Suppiluliuma’nın (M. Ö. 1350-1320) gerçekleştirdiği Mısır seferinde getirdikleri köleler beraberinde vebayı da  Hatti Ülkesi topraklarına getirmişlerdi. Veba o kadar büyük bir salgına yol açmıştı ki Hatti ülkesi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış hatta I. Suppuliluma ve tahta çıkan oğlu 2. Arnuwanda salgında ölmüştür.

Hitit inancında Tanrılar gazablarını salgın, kıtlık ve savaşta yenilgi ile gösterirlerdi. Dolaysıyla II. Murşili’de (M. Ö. 1318-1290), yaşanan bu acı tabloyu Tanrıların cezası olarak görmekteydi.

Murşili, Tanrıların gazabını çeken olayın sorumlusunu babası I. Suppiluliuma’yı görmekteydi. Çünkü, Suppiluliuma tahtı ele geçirmek için kan dökmüştü. Ayrıca, uzun zaman dini sorumluluklar yerine getirilmemişti.

Hatti ülkesine yeniden sağlık, huzur ve bereket gelmesi için II. Murşili, adaklar adamakta, tanrıların gazabını dindirmek için dualar etmekteydi.

Bu duaların birisini, Hattuşa kazılarında bulunan, o dönemi bizlere en iyi bir şekilde aktaran çivi yazılı tabletlerde okuyoruz.

II. Murşili'nin Veba Duası_
II. Murşili’nin veba duası Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Konuşan Tabletler Sergisi”nde sergilenecek.

Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergilenecek tablette yer alan ve büyük bir bölümü kırık olan Murşili’nin veba duasında şu cümleler yer alıyor. (CTH 378/2)

“…Ama babamın günahı bana bulaştığı için, yalnızca  bunun için. Bakın sizlere, ey tanrılar, ey benim efendilerim, sizlere ülkem için, ülkemi vebadan kurtarmanız için, kefaret kurbanları sunuyorum. Bu acıları çekip çıkarın yüreğimden benim, ruhumdan bu korkuları alın benim.”

“Ey Tanrılar, ne yaptınız siz? Hastalığın Hatti’ye gelmesine izin verdiniz ve tüm Hatti ölüyor. Artık kimse sizin için ekmek sunamıyor, toprağa şarap dökemiyoruz. Tanrıların ekilmemiş tarlalarını sürenler öldüler, bu nedenle artık çalışamayacak ve Tanrıların tarlalarındaki ekinleri biçemeyecekler…

Bilgeliğimizi yitirdik ve neyi doğru yapsak bir şeye yaramıyor. Ey Tanrılar, neyi günah olarak algılarsanız algılayın, bilge kadınların veya bilicilerin (?) karar vermesine izin verin veya sıradan insanların bunu düşlerinde görmesini sağlayın!…

Ey Tanrılar, Hatti ülkesine merhamet edin. Ülkemiz bir yanda veba, diğer yanda düşmanlarımızın baskısı altında… Şimdi çevredeki tüm ülkeler Hatti’ye saldırıya geçtiler.”

Banner
Benzer Yazılar

Ege’de Küçük Bir Kayalıkta Bulunan Antik Kent Şaşırtmaya Devam Ediyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Tesalya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden arkeologlar, bir zamanlar erken Bizans döneminde önemli bir şehre ev sahipliği yapan Yunan adası Kythnos yakınlarındaki...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Bitlis’te 5000 yıllık Karaz kültürünün izlerine ulaşıldı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki İç Kale’de yapılan kazılarda 5000 yıllık Karaz Kültürü’nün izlerine rastlandı. Karaz Kültürü, Sovyet arkeolog Boris Kuftin’in araştırmalarında...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Hititlerin Kayıp Başkenti Tarhuntašša’nın Olduğu Düşünülen Türkmen Karahöyük’te 2 Bin Yıllık Kemik Kalem Keşfedildi

20 Ağustos 2025

20 Ağustos 2025

Hitit Kralı II. Muvattali, Kadeş Savaşı öncesinde aldığı radikal bir kararla başkenti Hattuşa’dan Tarhuntašša’ya taşımıştı. Tarhuntašša’nın yeri hâlâ kesin olarak...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

İsrail’de 6000 yıllık Kalkolitik fildişi çömlek keşfedildi

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

İsrail’in güneyindeki Beersheba yakınlarındaki bir kazıda, Kalkolitik döneme (MÖ 4.000 civarında) tarihlenen fildişi dişlerinden yapılmış bir çömlek ortaya çıkarıldı. Buluntu,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]