30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerden Selçukluya Ev Sahipliği Yapan Beyşehir Müze İstiyor

Tarihi M.Ö. 7 bine dayanan Hitit, Selçuklu, Bizans ve Osmanlıya ev sahipliği yapmış birçok tarihi kültürel mekana sahip Konya’nın ilçesi Beyşehir, konumuna ve içerdiği tarihi zenginliğine uygun bir müze istiyor. Müze kurulması için internette bir imza kampanyası düzenlendi.

Beyşehir ve Yöresi Tarih Kültür ve Turizm Mirasını Koruma-Tanıtma Platformu Başkanı Tarihçi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Beyşehir’e müze kazandırılması için başlatılan imza kampanyasının yoğun ilgi gördüğünü belirterek “Beyşehir merkezinde yer alan park ve bahçelerde ve Eşrefoğlu Külliyesi içerisindeki çeşitli alanlarda Roma-Bizans, Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda taş eser bulunuyor. Bu taş eserlerin önemli bir kısmının açık alanlarda, parklarda ya da bahçelerde korumadan uzak olduğu için Beyşehir’e yakışır bir müzenin kurulması gerekiyor” dedi.

“Eserlerin önemli bir kısmı Türkçe kitabelere sahip olmasına rağmen, içlerindeki bazı sanduka ve mezar taşlarında Arapça-Farsça şiirler, Kur’an-ı Kerim’den ayet ve sureler bulunmaktadır. Bu eserler sadece üzerindeki yazıların mukaddesatı nedeniyle değil, aynı zamanda süsleme ve biçim özellikleri, ait oldukları döneme dair tarihsel şahitlikleri ve değerleri ile bugünkü vaziyetlerinde gelişigüzel bir şekilde korunmasız ve güvenliksiz bırakılmayacak kadar önemlidir” diyen Hüseyin Muşmal, “Beyşehir ilçesi dahilindeki kültür varlıklarının korunması ve ilçede özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması veya uygun koruma şartlarının oluşturulması gerekmektedir” dedi.

Yaklaşık 7 yıldır, gerek basın yoluyla ve gerekse çeşitli konferans, söyleşi ve imza günlerimde Beyşehir’de bir müze kurulmasının gereğini ısrarla dile getirmekte olduğunu belirten Muşmal, konu ile ilgili açıklamasına şöyle devam etti.

Prof. Dr. Hüseyin Muşmal
Muşmal, “Beyşehir ilçesine özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması gerekmektedir.”

“Tarihî süreçten günümüze kadar ulaşmış olan Beyşehir’deki eserlerin korunması, bizim en başta gelen görevimizdir. Zira bu, ülkemizi Türk-İslam yurdu yapan, şehrimizi inşa ve imar eden ecdadımıza olduğu gibi, aynı oranda gelecek nesillere bırakmak adına ödemek zorunda olduğumuz borcumuzdur. Beyşehir’de kurulacak bir müze, çok sayıda eserin kurtulmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına imkan tanıyacaktır. Sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda çok sayıda etki uyandıracak olan bu girişim, ayrıca Beyşehir kültür ve turizmine de hizmet edecektir. Beyşehir’e gelen yerli ve yabancı turistler müzeyi gezerek, bölgede daha fazla vakit geçirecek, bu durum Beyşehir hakkında ilgiyi artıracak, belki de insanların konaklama ihtiyacını da doğuracaktır. Müzenin kurulmasına kadar geçecek olan sürede Beyşehir’in tarihsel ve kültürel yapısına uygun nitelikte olmak üzere, mevcut eserlerin sergi ve teşhir şartlarına uygun, yani müze olmaya elverişli, daha korunaklı üstü kapalı, emniyeti alınmış tarihî yapılara taşınması da mümkündür. İçerişehir Mahallesi içinde bulunan İsmail Ağa Medresesi veya Eşrefoğlu Bedesteni düzenlenerek Taş Eserleri Müzesi’ne dönüştürülebilir. Bunların gerçekleşmesi de bürokratik açıdan sıkıntılı oluyorsa, Hamidiye Mahallesi’nde yer alan Süleyman Efendi Konağı restore edilerek Beyşehir’e en azından bir ’Kent Müzesi’ veya ’Bey Konağı’ kazandırılabilir. Bu girişimler tek başına yeterli değilse de ecdadımızın emaneti olan eserlerin yok olmaktan kurtarılmasına hizmet edecektir”

Kaynak: basakgazetesi.com

Beyşehir Tarihi ve Konumu

Beyşehir, Konya iline bağlı 75 bin nüfuslu doğa ve tarihi zenginliği ile göz dolduran bir ilçedir. Beyşehir yine adını verdiği Beyşehir Gölü ile tanınmaktadır.

Beyşehir, Göller Yöresi’nde bulunmaktadır. Doğusunda Konya, kuzeyinde Doğanhisar, Hüyük ve Ilgın, kuzeydoğusundan Derbent, kuzeybatısından Şarkiaraağaç ve Eğirdir, batısında Yenişarbademli, güneybatısından Sütçüler, güneyinden Derebucak ve güneydoğusundan Seydişehir ile çevrilidir.

Beyşehir eskiden Pisidya adıyla anilırdı. Karallia olarak bilinen bir şehir adıydı Pisidya… Daha sonra harap olan Karallia, adı Viranşehir olarak değiştirilmiştir. Onüçüncü yüzyılın ilk yarısında, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad devrinde, muhtemelen 1240’tan biraz önce çoğunluğunu Üçoklar’ın oluşturduğu Türkmenler tarafından yeniden kurulmuştur. Eşrefoğulları’nın hakim olduğu dönemde Beyşehir’in ismi bu sefer Süleymanşehir olarak kabul edilmiştir.
Beyşehir
Beyşehir, kültürel varlıkları ve doğal güzellikleri ile görülmeye değer bir yerdir.
Eşrefoğlu Beyliği’nin başşehri olmasından dolayı da bu topraklara beyşehri yani şimdiki adıyla BEYŞEHİR denilmiştir.
M.Ö. 7000 yıllarına inen tarihi ile Beyşehir birçok medeniyete yurtluk olmuştur. Erbaba Höyüğü ile başlayan yerleşim tunç çağı dönemi Hitit medeniyeti ile şekillenmiştir. Hititlerden kalan başta Eflatunpınar Su Anıtı olmak üzere birçok kültürel varlık bulunmaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde baştacı edilen Beyşehir Selçuklu sultanlarının sıkça ziyaret edip kaldığı bir yer olmuştur. Özellikle, Sultan Alaeddin Keykubat döneminde, kültür ve imar faaliyetleri iyice canlanır.Buna paralel olarak Beyşehir’ de de Kubadabad Sarayı yapılır. Kubadabat, Türkiye Selçukluları’nın ikinci derecede başkenti işlevini üstlenmiştir.
Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğulları’na son verdiği sefer sonrası Beyşehir ve çevresi Osmanlı toprağı olmuştur.

 

Banner
Benzer Yazılar

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

İranlı arkeolog Hamidreza Karami, “toprak barajlar 2500 yıllık Ahameniş tekniğine göre inşa ediliyor”

3 Mart 2022

3 Mart 2022

MÖ 550 yıllarında Büyük Kiros’un liderliğinde kurulan Ahameniş, dönemin en önemli Pers imparatorluğudur. Büyük Kiros ile başlayan askeri fetihlerle Fenike,...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Almanya’da Batavi savaşçılarına ait nadir bir süvari maskesi keşfedildi

23 Temmuz 2022

23 Temmuz 2022

4 yıl önce Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentindeki bir savaş alanında bulunan paslı aşınmış bir plakanın, 1. yüzyıla kadar...

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları...

Norveç’te Bir Viking Pazar Yeri Bulunmuş Olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Stavanger Üniversitesi’nden arkeologlar, Norveç’teki bir çiftlikte Viking Çağı’ndan kalma bir Viking pazar yeri kalıntılarını tespit ettiler. Çiftlik, Norveç’in güneybatı kıyısında...

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Thebes’in Eşcinsel Kutsal Askeri Birliği, M.Ö. 4. yüzyılda klasik dünyada efsanevi cesaretleri ve savaştaki askeri güçleri ile ünlü 150 çift...

2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi

27 Ocak 2023

27 Ocak 2023

İngiltere Sulfolk nükleer santral bölgesinin ağaçlandırma çalışması öncesi gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi. Muhtemelen...

3000 yıllık çömlek üzerinde nadir Kenan yazıt bulundu

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Geçtiğimiz yıllarda İsrail’de ortaya çıkarılan birçok parçaya ayrılmış çömlek uzmanlar tarafından birleştirildi. 3000 yıl sonra tekrar tümlenen çömlek üzerinde şimdiye...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]