9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerden Selçukluya Ev Sahipliği Yapan Beyşehir Müze İstiyor

Tarihi M.Ö. 7 bine dayanan Hitit, Selçuklu, Bizans ve Osmanlıya ev sahipliği yapmış birçok tarihi kültürel mekana sahip Konya’nın ilçesi Beyşehir, konumuna ve içerdiği tarihi zenginliğine uygun bir müze istiyor. Müze kurulması için internette bir imza kampanyası düzenlendi.

Beyşehir ve Yöresi Tarih Kültür ve Turizm Mirasını Koruma-Tanıtma Platformu Başkanı Tarihçi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Beyşehir’e müze kazandırılması için başlatılan imza kampanyasının yoğun ilgi gördüğünü belirterek “Beyşehir merkezinde yer alan park ve bahçelerde ve Eşrefoğlu Külliyesi içerisindeki çeşitli alanlarda Roma-Bizans, Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda taş eser bulunuyor. Bu taş eserlerin önemli bir kısmının açık alanlarda, parklarda ya da bahçelerde korumadan uzak olduğu için Beyşehir’e yakışır bir müzenin kurulması gerekiyor” dedi.

“Eserlerin önemli bir kısmı Türkçe kitabelere sahip olmasına rağmen, içlerindeki bazı sanduka ve mezar taşlarında Arapça-Farsça şiirler, Kur’an-ı Kerim’den ayet ve sureler bulunmaktadır. Bu eserler sadece üzerindeki yazıların mukaddesatı nedeniyle değil, aynı zamanda süsleme ve biçim özellikleri, ait oldukları döneme dair tarihsel şahitlikleri ve değerleri ile bugünkü vaziyetlerinde gelişigüzel bir şekilde korunmasız ve güvenliksiz bırakılmayacak kadar önemlidir” diyen Hüseyin Muşmal, “Beyşehir ilçesi dahilindeki kültür varlıklarının korunması ve ilçede özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması veya uygun koruma şartlarının oluşturulması gerekmektedir” dedi.

Yaklaşık 7 yıldır, gerek basın yoluyla ve gerekse çeşitli konferans, söyleşi ve imza günlerimde Beyşehir’de bir müze kurulmasının gereğini ısrarla dile getirmekte olduğunu belirten Muşmal, konu ile ilgili açıklamasına şöyle devam etti.

Prof. Dr. Hüseyin Muşmal
Muşmal, “Beyşehir ilçesine özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması gerekmektedir.”

“Tarihî süreçten günümüze kadar ulaşmış olan Beyşehir’deki eserlerin korunması, bizim en başta gelen görevimizdir. Zira bu, ülkemizi Türk-İslam yurdu yapan, şehrimizi inşa ve imar eden ecdadımıza olduğu gibi, aynı oranda gelecek nesillere bırakmak adına ödemek zorunda olduğumuz borcumuzdur. Beyşehir’de kurulacak bir müze, çok sayıda eserin kurtulmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına imkan tanıyacaktır. Sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda çok sayıda etki uyandıracak olan bu girişim, ayrıca Beyşehir kültür ve turizmine de hizmet edecektir. Beyşehir’e gelen yerli ve yabancı turistler müzeyi gezerek, bölgede daha fazla vakit geçirecek, bu durum Beyşehir hakkında ilgiyi artıracak, belki de insanların konaklama ihtiyacını da doğuracaktır. Müzenin kurulmasına kadar geçecek olan sürede Beyşehir’in tarihsel ve kültürel yapısına uygun nitelikte olmak üzere, mevcut eserlerin sergi ve teşhir şartlarına uygun, yani müze olmaya elverişli, daha korunaklı üstü kapalı, emniyeti alınmış tarihî yapılara taşınması da mümkündür. İçerişehir Mahallesi içinde bulunan İsmail Ağa Medresesi veya Eşrefoğlu Bedesteni düzenlenerek Taş Eserleri Müzesi’ne dönüştürülebilir. Bunların gerçekleşmesi de bürokratik açıdan sıkıntılı oluyorsa, Hamidiye Mahallesi’nde yer alan Süleyman Efendi Konağı restore edilerek Beyşehir’e en azından bir ’Kent Müzesi’ veya ’Bey Konağı’ kazandırılabilir. Bu girişimler tek başına yeterli değilse de ecdadımızın emaneti olan eserlerin yok olmaktan kurtarılmasına hizmet edecektir”

Kaynak: basakgazetesi.com

Beyşehir Tarihi ve Konumu

Beyşehir, Konya iline bağlı 75 bin nüfuslu doğa ve tarihi zenginliği ile göz dolduran bir ilçedir. Beyşehir yine adını verdiği Beyşehir Gölü ile tanınmaktadır.

Beyşehir, Göller Yöresi’nde bulunmaktadır. Doğusunda Konya, kuzeyinde Doğanhisar, Hüyük ve Ilgın, kuzeydoğusundan Derbent, kuzeybatısından Şarkiaraağaç ve Eğirdir, batısında Yenişarbademli, güneybatısından Sütçüler, güneyinden Derebucak ve güneydoğusundan Seydişehir ile çevrilidir.

Beyşehir eskiden Pisidya adıyla anilırdı. Karallia olarak bilinen bir şehir adıydı Pisidya… Daha sonra harap olan Karallia, adı Viranşehir olarak değiştirilmiştir. Onüçüncü yüzyılın ilk yarısında, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad devrinde, muhtemelen 1240’tan biraz önce çoğunluğunu Üçoklar’ın oluşturduğu Türkmenler tarafından yeniden kurulmuştur. Eşrefoğulları’nın hakim olduğu dönemde Beyşehir’in ismi bu sefer Süleymanşehir olarak kabul edilmiştir.
Beyşehir
Beyşehir, kültürel varlıkları ve doğal güzellikleri ile görülmeye değer bir yerdir.
Eşrefoğlu Beyliği’nin başşehri olmasından dolayı da bu topraklara beyşehri yani şimdiki adıyla BEYŞEHİR denilmiştir.
M.Ö. 7000 yıllarına inen tarihi ile Beyşehir birçok medeniyete yurtluk olmuştur. Erbaba Höyüğü ile başlayan yerleşim tunç çağı dönemi Hitit medeniyeti ile şekillenmiştir. Hititlerden kalan başta Eflatunpınar Su Anıtı olmak üzere birçok kültürel varlık bulunmaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde baştacı edilen Beyşehir Selçuklu sultanlarının sıkça ziyaret edip kaldığı bir yer olmuştur. Özellikle, Sultan Alaeddin Keykubat döneminde, kültür ve imar faaliyetleri iyice canlanır.Buna paralel olarak Beyşehir’ de de Kubadabad Sarayı yapılır. Kubadabat, Türkiye Selçukluları’nın ikinci derecede başkenti işlevini üstlenmiştir.
Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğulları’na son verdiği sefer sonrası Beyşehir ve çevresi Osmanlı toprağı olmuştur.

 

Banner
Related Articles

Çin’de 80 milyon yıl öncesine ait ‘dinozor dans pisti’ bulundu

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Çin’de araştırmacılar, literatürde “dinozor dans pisti” olarak tanımlanan 1.600 metrekarelik bir alanda birçok dinozor ayak izi buldular. Dinozor dans pistinde...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun öldüğü yer keşfedilmiş olabilir

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Arkeologlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun (936-973) öldüğü yeri bulduklarına inanıyorlar. Büyük Otto, tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2000 yıllık vomitoryum bulundu

28 Ocak 2022

28 Ocak 2022

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2021 yılı kazı çalışmalarında “sanatçı tuvaleti” olarak nitelendirilen latrina bulunmuştu. Arkeologlar şimdi de 2000 yıllık antik geçit,...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

“Türk-Kağan” Yazılı Antik Para, Türk Adının Bilinen En Eski Belgesi Olabilir

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Özbekistan’da arkeologlar, Türk tarihine ışık tutacak olağanüstü bir bulguya ulaştı. Üzerinde “Türk-Kağan” ifadesi yer alan, 6. yüzyıla ait bronz bir...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Lublin kırsalında şaşırtıcı bir keşif! Mısır ve Roma tanrılarının antik figürinleri bulundu

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Mısır tanrısı Osiris’i tasvir eden iki antik figürin ve Roma tanrısı Bacchus’un bir büstü, Polonya’nın Lublin kentinin Opole bölgesinde bulundu....

Ücretsiz 3D Sanal Tur ile Baalbek’in Ünlü Tapınaklarını Ziyaret Edin

14 Nisan 2021

14 Nisan 2021

MÖ 9000’den beri yerleşim izlerine sahip olan Baalbek, eski uygarlıkların temel taşlarından biriydi. Lübnan Heliopolis’teki ünlü Baalbek tapınak kompleksi, dünyanın en...

İznik Gölü’ndeki batık bazilikada Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye ucu ortaya çıkarıldı

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

İznik Gölü’nde 1.5 metre derinlikte kalıntıları bulunan bazilikada başlatılan su altı arkeolojik kazı çalışmalarında Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]