15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerden Selçukluya Ev Sahipliği Yapan Beyşehir Müze İstiyor

Tarihi M.Ö. 7 bine dayanan Hitit, Selçuklu, Bizans ve Osmanlıya ev sahipliği yapmış birçok tarihi kültürel mekana sahip Konya’nın ilçesi Beyşehir, konumuna ve içerdiği tarihi zenginliğine uygun bir müze istiyor. Müze kurulması için internette bir imza kampanyası düzenlendi.

Beyşehir ve Yöresi Tarih Kültür ve Turizm Mirasını Koruma-Tanıtma Platformu Başkanı Tarihçi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Beyşehir’e müze kazandırılması için başlatılan imza kampanyasının yoğun ilgi gördüğünü belirterek “Beyşehir merkezinde yer alan park ve bahçelerde ve Eşrefoğlu Külliyesi içerisindeki çeşitli alanlarda Roma-Bizans, Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda taş eser bulunuyor. Bu taş eserlerin önemli bir kısmının açık alanlarda, parklarda ya da bahçelerde korumadan uzak olduğu için Beyşehir’e yakışır bir müzenin kurulması gerekiyor” dedi.

“Eserlerin önemli bir kısmı Türkçe kitabelere sahip olmasına rağmen, içlerindeki bazı sanduka ve mezar taşlarında Arapça-Farsça şiirler, Kur’an-ı Kerim’den ayet ve sureler bulunmaktadır. Bu eserler sadece üzerindeki yazıların mukaddesatı nedeniyle değil, aynı zamanda süsleme ve biçim özellikleri, ait oldukları döneme dair tarihsel şahitlikleri ve değerleri ile bugünkü vaziyetlerinde gelişigüzel bir şekilde korunmasız ve güvenliksiz bırakılmayacak kadar önemlidir” diyen Hüseyin Muşmal, “Beyşehir ilçesi dahilindeki kültür varlıklarının korunması ve ilçede özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması veya uygun koruma şartlarının oluşturulması gerekmektedir” dedi.

Yaklaşık 7 yıldır, gerek basın yoluyla ve gerekse çeşitli konferans, söyleşi ve imza günlerimde Beyşehir’de bir müze kurulmasının gereğini ısrarla dile getirmekte olduğunu belirten Muşmal, konu ile ilgili açıklamasına şöyle devam etti.

Prof. Dr. Hüseyin Muşmal
Muşmal, “Beyşehir ilçesine özgün kentsel ve kırsal kültürün muhafaza edilmesi için en kısa zamanda bir müzenin kurulması gerekmektedir.”

“Tarihî süreçten günümüze kadar ulaşmış olan Beyşehir’deki eserlerin korunması, bizim en başta gelen görevimizdir. Zira bu, ülkemizi Türk-İslam yurdu yapan, şehrimizi inşa ve imar eden ecdadımıza olduğu gibi, aynı oranda gelecek nesillere bırakmak adına ödemek zorunda olduğumuz borcumuzdur. Beyşehir’de kurulacak bir müze, çok sayıda eserin kurtulmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına imkan tanıyacaktır. Sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda çok sayıda etki uyandıracak olan bu girişim, ayrıca Beyşehir kültür ve turizmine de hizmet edecektir. Beyşehir’e gelen yerli ve yabancı turistler müzeyi gezerek, bölgede daha fazla vakit geçirecek, bu durum Beyşehir hakkında ilgiyi artıracak, belki de insanların konaklama ihtiyacını da doğuracaktır. Müzenin kurulmasına kadar geçecek olan sürede Beyşehir’in tarihsel ve kültürel yapısına uygun nitelikte olmak üzere, mevcut eserlerin sergi ve teşhir şartlarına uygun, yani müze olmaya elverişli, daha korunaklı üstü kapalı, emniyeti alınmış tarihî yapılara taşınması da mümkündür. İçerişehir Mahallesi içinde bulunan İsmail Ağa Medresesi veya Eşrefoğlu Bedesteni düzenlenerek Taş Eserleri Müzesi’ne dönüştürülebilir. Bunların gerçekleşmesi de bürokratik açıdan sıkıntılı oluyorsa, Hamidiye Mahallesi’nde yer alan Süleyman Efendi Konağı restore edilerek Beyşehir’e en azından bir ’Kent Müzesi’ veya ’Bey Konağı’ kazandırılabilir. Bu girişimler tek başına yeterli değilse de ecdadımızın emaneti olan eserlerin yok olmaktan kurtarılmasına hizmet edecektir”

Kaynak: basakgazetesi.com

Beyşehir Tarihi ve Konumu

Beyşehir, Konya iline bağlı 75 bin nüfuslu doğa ve tarihi zenginliği ile göz dolduran bir ilçedir. Beyşehir yine adını verdiği Beyşehir Gölü ile tanınmaktadır.

Beyşehir, Göller Yöresi’nde bulunmaktadır. Doğusunda Konya, kuzeyinde Doğanhisar, Hüyük ve Ilgın, kuzeydoğusundan Derbent, kuzeybatısından Şarkiaraağaç ve Eğirdir, batısında Yenişarbademli, güneybatısından Sütçüler, güneyinden Derebucak ve güneydoğusundan Seydişehir ile çevrilidir.

Beyşehir eskiden Pisidya adıyla anilırdı. Karallia olarak bilinen bir şehir adıydı Pisidya… Daha sonra harap olan Karallia, adı Viranşehir olarak değiştirilmiştir. Onüçüncü yüzyılın ilk yarısında, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad devrinde, muhtemelen 1240’tan biraz önce çoğunluğunu Üçoklar’ın oluşturduğu Türkmenler tarafından yeniden kurulmuştur. Eşrefoğulları’nın hakim olduğu dönemde Beyşehir’in ismi bu sefer Süleymanşehir olarak kabul edilmiştir.
Beyşehir
Beyşehir, kültürel varlıkları ve doğal güzellikleri ile görülmeye değer bir yerdir.
Eşrefoğlu Beyliği’nin başşehri olmasından dolayı da bu topraklara beyşehri yani şimdiki adıyla BEYŞEHİR denilmiştir.
M.Ö. 7000 yıllarına inen tarihi ile Beyşehir birçok medeniyete yurtluk olmuştur. Erbaba Höyüğü ile başlayan yerleşim tunç çağı dönemi Hitit medeniyeti ile şekillenmiştir. Hititlerden kalan başta Eflatunpınar Su Anıtı olmak üzere birçok kültürel varlık bulunmaktadır.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde baştacı edilen Beyşehir Selçuklu sultanlarının sıkça ziyaret edip kaldığı bir yer olmuştur. Özellikle, Sultan Alaeddin Keykubat döneminde, kültür ve imar faaliyetleri iyice canlanır.Buna paralel olarak Beyşehir’ de de Kubadabad Sarayı yapılır. Kubadabat, Türkiye Selçukluları’nın ikinci derecede başkenti işlevini üstlenmiştir.
Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğulları’na son verdiği sefer sonrası Beyşehir ve çevresi Osmanlı toprağı olmuştur.

 

Banner
Related Articles

İskoçya’da Binlerce Yıllık Hayvan Oymaları Bulundu

31 Mayıs 2021

31 Mayıs 2021

İskoçya’da 5.000 yıllık olduğu düşünülen tarih öncesi hayvan oymaları bulundu. Tarihi Çevre İskoçya (HES), 4.000 ila 5.000 yıllık olduğu düşünülen...

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

İstanbul Modern’den “Sizin Perşembeniz” Günleri

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

İstanbul Modern her Perşembe günü, ücretsiz olarak* kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.(*”Sizin Perşembeniz” uygulaması Türkiye’de ikamet eden ziyaretçiler için geçerlidir.) Yetişkinler...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Darwin’in Ünlü Hayat Ağacı Taslağıda Dahil Olmak Üzere İki Defteri Kayıp

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, bir hırsız tarafından Charles Darwin’in ikonik 1837 “Hayat Ağacı” taslağını içeren iki not defterinin çalınmış olabileceğini...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2000 yıllık vomitoryum bulundu

28 Ocak 2022

28 Ocak 2022

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 2021 yılı kazı çalışmalarında “sanatçı tuvaleti” olarak nitelendirilen latrina bulunmuştu. Arkeologlar şimdi de 2000 yıllık antik geçit,...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]