6 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak hayatımızın genel akışı içine yerleşmişlerdir. Çoğu zaman hepimizin dikkatinden kaçarlar. Bazen de bizi şaşırtırlar. Eski inanışlara göre iyi yada kötü şans getiren bir çok şey vardır. Bilinçli yada bilinçsiz olarak bunların akışına hepimiz bir şekilde bir yerde kapılmış olabiliriz.

Garip inanışların nesilden nesile aktarıla gelmiş olması gibi insanlığın başlangıcından itibaren insanları, doğayı, aşkı çekmek ve kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek insanlığın ruhunda vardır.

Sözlüksel anlamda ise: Büyü veya sihir, insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistemdir.

Hititler bu konuyu oldukça ciddiye almış bir halktır. Büyüyü iyi (ak) ve kötü (kara) olarak ikiye ayırmışlardır. İyi büyüler arınma ve genel refah için gerekli iken kötü büyülere kanunlarla yasaklar getirilmiştir.

Büyü kavramı Hititlere, Anadolu’nun güneyinde ve güneydoğusunda Hurrice ve Luwice konuşulan bölgelerden, özellikle Kizzuwatna’dan girmiştir. Yazılı metinlerden anlaşıldığına göre bu bölge karışık bir nufüstan oluşmaktaydı.

Kizzuwatna’dan bulunan metinlerden anlaşıldığına göre bir çok ritüel Luvice ve Hurrice etkisi altındadır. Luwice ve Hurrice konuşulan Kizzuwatna’dan çok sayıda görevli Hattusa’ya gelmiş ve Hitit sosyal yaşantısında büyük ilgi gören büyü faaliyetlerini icra etmişlerdir. Hitit halkı üstesinden gelemediği her konuda bu insanların kapısını çalmıştır. Bu sayede bu insanlarda farklı konularda uzmanlaşmışlardır. Muhtemelen sorunlarına çözüm bulanlarda aynı sorunu yaşayanlara aynı kişiyi önermektelerdi.

I. Hattusili döneminde büyücülere karşı duyulan tepki, Telepinu Fermanı ile yasal bir nitelik kazanmıştır. Ancak, bütün gayretler, yaşanan olayların da gösterdiği gibi, bu suçun işlenmesini önleyememiştir.

Telepinu Fermanı’nda belirtilen “Hattusa’da büyü sorununu temizleyin” ifadesi, Hitit kraliyet ailesinin bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Hitit tarihinde görülen pek çok olay bu kaygıları doğrular niteliktedir. I. Hattusili, karısının büyücülerle olan ilişkisinden şikayet etmektedir. II. Tuthaliia, karısı Nikalmati ve oğlu ile birlikte ablası Ziplantawiia tarafından büyülenmişlerdir. II.Mursili, kendisinin açtığı bir davada, Tawananna’yı karısı Gasulav/iia’yı büyü ile öldürdüğü gerekçesiyle suçlamıştır ve Tawananna’yı cezalandırmıştır.

II. Murşili tahta çıktığı sırasında, babası Şuppiluliuma’nın üçüncü karısı kraliçelik görevine devam etmekteydi. Yazılı metinlere göre Metne göre, Şuppiluliuma öldüğünde ne tahta çıkan II. Arnuvanda, ne de daha sonra kral unvanını alan II. Murşili, Tavananna’ya hiç bir şekilde kötülük yapmadılar. Bu metinler de Tawananna’nın, Şuppiluliuma hayattayken bile hatalar yaptığı anlatılmaktadır. II. Murşili’nin karısını lanetlediği ve ona büyü yaptığından bahsedilir. Kuşkusuz bu metinde ki en önemli bilgi II. Murşili’nin karısının büyü sonucunda ölmesidir.

Hititlerde esas ilgiyi gören ak/iyi büyü olmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş olan kişiyi, nesneyi temizlemek/arındırmak için yapılan büyülerdi bunlar. Bu kirlilik sadece kurban sahibini değil onun sahip olduğu her şeyi, ailesi de dahil olmak üzere kirlenmesi demekti. Kirlenmenin bir çok sebebi olabilirdi. Kişisel temizliğe dikkat etmemek, kirli bir şey yemek, yalan yere yemin etmek, kötü söz konuşmak hepsi kirlenme sebebi olabilirdi.

Hitit başkenti Hattuşa’da Tanrılara kurban vermeyi gösteren kabartma

Kirlenme yüzünden ortaya çıkan bu olumsuzluklardan kurtulmak, ancak ona karşı “ak (iyi) büyü” yapmakla mümkün olabilirdi.
Her büyücünün kendine göre yöntemleri olsa da genel olarak izlenen yöntem belirliydi. Metinler de bu durumlar açıkça belirtilmişti.
Örnek verecek olursak bir metinde: Metnin giriş kısmında ve de kolofonunda, ritüeli gerçekleştiren kişinin adı, unvanı, hangi ülkeden olduğu ve ritüelin ne amaçla yapıldığı belirtilmektedir.

munusSU.GI “yaşlı kadın, büyücü” unvanlı Kizzuvvatna’lı Mastigga’nm yaptığı ritüelde amaç, kavgalı aile bireylerini barıştırmaktır;

KBo 39.8 IV (1)
32 Kizzuwatnalı kadın MaStigga’nm sözü I.Tablet bitti
33 eğer, baba oğlu ile koca karısı ile
34 ya da erkek kardeş kız kardeşi ile kavga ederlerse, onları
35 birlikte iken barıştıracağım…

Görüldüğü üzere burada amaç küs olan aile bireylerini barıştırmaktır.

Büyü için kullanılan malzemelerde çok çeşitlidir; kaplar, yünler, hayvanlar, heykeller, yiyecekler, madenden yapılmış nesneler gibi liste uzayıp gitmektedir. Liste bu kadar uzun olunca da genel olarak büyüden faydalanacak kişilerde zenginler olmaktadır. Alt tabakadan insanlarında büyü yaptırdıkları görülse de onların aldıkları malzemeler daha uygun malzemeler olmaktadır.

Bu kirlilikten arındırmanın da bir çok yöntemi vardır. Benzetme, özdeşleştirme, yerine geçme vb. Kullanılan bütün eşya, araç, kap kacak ne varsa bir daha kullanılmamak üzere yok edilirler. Hayvanlar da çoğu zaman öldürülürler çünkü onlar artık kirlidir.
Ritüelleri gerçekleştiren kişiler ritüel olarak kullanılacak malzemeleri yaptığı iş karşılığında almaktadır.

Ritüelin en önemli kısmı kirlenmiş olan malzemenin yok edilmesidir. Bu da kanunlarda belirtilmiştir.

( 44 /b )-2
55 eğer bir kişiyi biri arındırırsa, arta kalan şeyleri de yakma yerine götürsün
56 eğer birinin ekin alanına ya da evine götürürse büyü(dür) (ve) kral yargı(lar)

Hitit kültür dünyasından kaydedilmiş ritüellerin çoğu, belli durumlarda bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tasarlanmıştır. Uygulamaların neden sonuç ilişkileri göze alındığında nasıl toplumsallaştığı açıkça görülmektedir. Doğaüstü korkunun ve korunma içi güdüsünün iyilikle olabileceği bir çeşit döngüye sahiptir. Mitolojiler de yer alan kötünün iyiliğe karşı kazanmasının farklı bir şekilde yorumlanması gibi de bakabiliriz konuya.

Ak/iyi büyüler Hititli insanların dünyasına bir nebze de olsa onların korkuların dan ve yaşadıkları zaman aralığından bakabilmemizi sağlar.

Kaynak: 1-Transkripsiyon ve Tercüme için bk. A. Ünal, The Hittite Ritual of Hantitassu from the City o f Hurma Against Troublesome Years, Ankara 1996, s. 26, 32.
2-J. Friedrich, Hethitischen Gesetze (1959) s. 30-31.
A.M.Dinçol, Ashella Ritüeli (CTH 394) ve Hititlerde Salgın Hastalıklara Karşı Yapılan Majik İşlemlere Toplu Bakış, Belleten XLI, Ankara 1985, s.30.

 

Banner
Benzer Yazılar

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]