12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak hayatımızın genel akışı içine yerleşmişlerdir. Çoğu zaman hepimizin dikkatinden kaçarlar. Bazen de bizi şaşırtırlar. Eski inanışlara göre iyi yada kötü şans getiren bir çok şey vardır. Bilinçli yada bilinçsiz olarak bunların akışına hepimiz bir şekilde bir yerde kapılmış olabiliriz.

Garip inanışların nesilden nesile aktarıla gelmiş olması gibi insanlığın başlangıcından itibaren insanları, doğayı, aşkı çekmek ve kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek insanlığın ruhunda vardır.

Sözlüksel anlamda ise: Büyü veya sihir, insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistemdir.

Hititler bu konuyu oldukça ciddiye almış bir halktır. Büyüyü iyi (ak) ve kötü (kara) olarak ikiye ayırmışlardır. İyi büyüler arınma ve genel refah için gerekli iken kötü büyülere kanunlarla yasaklar getirilmiştir.

Büyü kavramı Hititlere, Anadolu’nun güneyinde ve güneydoğusunda Hurrice ve Luwice konuşulan bölgelerden, özellikle Kizzuwatna’dan girmiştir. Yazılı metinlerden anlaşıldığına göre bu bölge karışık bir nufüstan oluşmaktaydı.

Kizzuwatna’dan bulunan metinlerden anlaşıldığına göre bir çok ritüel Luvice ve Hurrice etkisi altındadır. Luwice ve Hurrice konuşulan Kizzuwatna’dan çok sayıda görevli Hattusa’ya gelmiş ve Hitit sosyal yaşantısında büyük ilgi gören büyü faaliyetlerini icra etmişlerdir. Hitit halkı üstesinden gelemediği her konuda bu insanların kapısını çalmıştır. Bu sayede bu insanlarda farklı konularda uzmanlaşmışlardır. Muhtemelen sorunlarına çözüm bulanlarda aynı sorunu yaşayanlara aynı kişiyi önermektelerdi.

I. Hattusili döneminde büyücülere karşı duyulan tepki, Telepinu Fermanı ile yasal bir nitelik kazanmıştır. Ancak, bütün gayretler, yaşanan olayların da gösterdiği gibi, bu suçun işlenmesini önleyememiştir.

Telepinu Fermanı’nda belirtilen “Hattusa’da büyü sorununu temizleyin” ifadesi, Hitit kraliyet ailesinin bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Hitit tarihinde görülen pek çok olay bu kaygıları doğrular niteliktedir. I. Hattusili, karısının büyücülerle olan ilişkisinden şikayet etmektedir. II. Tuthaliia, karısı Nikalmati ve oğlu ile birlikte ablası Ziplantawiia tarafından büyülenmişlerdir. II.Mursili, kendisinin açtığı bir davada, Tawananna’yı karısı Gasulav/iia’yı büyü ile öldürdüğü gerekçesiyle suçlamıştır ve Tawananna’yı cezalandırmıştır.

II. Murşili tahta çıktığı sırasında, babası Şuppiluliuma’nın üçüncü karısı kraliçelik görevine devam etmekteydi. Yazılı metinlere göre Metne göre, Şuppiluliuma öldüğünde ne tahta çıkan II. Arnuvanda, ne de daha sonra kral unvanını alan II. Murşili, Tavananna’ya hiç bir şekilde kötülük yapmadılar. Bu metinler de Tawananna’nın, Şuppiluliuma hayattayken bile hatalar yaptığı anlatılmaktadır. II. Murşili’nin karısını lanetlediği ve ona büyü yaptığından bahsedilir. Kuşkusuz bu metinde ki en önemli bilgi II. Murşili’nin karısının büyü sonucunda ölmesidir.

Hititlerde esas ilgiyi gören ak/iyi büyü olmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş olan kişiyi, nesneyi temizlemek/arındırmak için yapılan büyülerdi bunlar. Bu kirlilik sadece kurban sahibini değil onun sahip olduğu her şeyi, ailesi de dahil olmak üzere kirlenmesi demekti. Kirlenmenin bir çok sebebi olabilirdi. Kişisel temizliğe dikkat etmemek, kirli bir şey yemek, yalan yere yemin etmek, kötü söz konuşmak hepsi kirlenme sebebi olabilirdi.

Hitit başkenti Hattuşa’da Tanrılara kurban vermeyi gösteren kabartma

Kirlenme yüzünden ortaya çıkan bu olumsuzluklardan kurtulmak, ancak ona karşı “ak (iyi) büyü” yapmakla mümkün olabilirdi.
Her büyücünün kendine göre yöntemleri olsa da genel olarak izlenen yöntem belirliydi. Metinler de bu durumlar açıkça belirtilmişti.
Örnek verecek olursak bir metinde: Metnin giriş kısmında ve de kolofonunda, ritüeli gerçekleştiren kişinin adı, unvanı, hangi ülkeden olduğu ve ritüelin ne amaçla yapıldığı belirtilmektedir.

munusSU.GI “yaşlı kadın, büyücü” unvanlı Kizzuvvatna’lı Mastigga’nm yaptığı ritüelde amaç, kavgalı aile bireylerini barıştırmaktır;

KBo 39.8 IV (1)
32 Kizzuwatnalı kadın MaStigga’nm sözü I.Tablet bitti
33 eğer, baba oğlu ile koca karısı ile
34 ya da erkek kardeş kız kardeşi ile kavga ederlerse, onları
35 birlikte iken barıştıracağım…

Görüldüğü üzere burada amaç küs olan aile bireylerini barıştırmaktır.

Büyü için kullanılan malzemelerde çok çeşitlidir; kaplar, yünler, hayvanlar, heykeller, yiyecekler, madenden yapılmış nesneler gibi liste uzayıp gitmektedir. Liste bu kadar uzun olunca da genel olarak büyüden faydalanacak kişilerde zenginler olmaktadır. Alt tabakadan insanlarında büyü yaptırdıkları görülse de onların aldıkları malzemeler daha uygun malzemeler olmaktadır.

Bu kirlilikten arındırmanın da bir çok yöntemi vardır. Benzetme, özdeşleştirme, yerine geçme vb. Kullanılan bütün eşya, araç, kap kacak ne varsa bir daha kullanılmamak üzere yok edilirler. Hayvanlar da çoğu zaman öldürülürler çünkü onlar artık kirlidir.
Ritüelleri gerçekleştiren kişiler ritüel olarak kullanılacak malzemeleri yaptığı iş karşılığında almaktadır.

Ritüelin en önemli kısmı kirlenmiş olan malzemenin yok edilmesidir. Bu da kanunlarda belirtilmiştir.

( 44 /b )-2
55 eğer bir kişiyi biri arındırırsa, arta kalan şeyleri de yakma yerine götürsün
56 eğer birinin ekin alanına ya da evine götürürse büyü(dür) (ve) kral yargı(lar)

Hitit kültür dünyasından kaydedilmiş ritüellerin çoğu, belli durumlarda bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tasarlanmıştır. Uygulamaların neden sonuç ilişkileri göze alındığında nasıl toplumsallaştığı açıkça görülmektedir. Doğaüstü korkunun ve korunma içi güdüsünün iyilikle olabileceği bir çeşit döngüye sahiptir. Mitolojiler de yer alan kötünün iyiliğe karşı kazanmasının farklı bir şekilde yorumlanması gibi de bakabiliriz konuya.

Ak/iyi büyüler Hititli insanların dünyasına bir nebze de olsa onların korkuların dan ve yaşadıkları zaman aralığından bakabilmemizi sağlar.

Kaynak: 1-Transkripsiyon ve Tercüme için bk. A. Ünal, The Hittite Ritual of Hantitassu from the City o f Hurma Against Troublesome Years, Ankara 1996, s. 26, 32.
2-J. Friedrich, Hethitischen Gesetze (1959) s. 30-31.
A.M.Dinçol, Ashella Ritüeli (CTH 394) ve Hititlerde Salgın Hastalıklara Karşı Yapılan Majik İşlemlere Toplu Bakış, Belleten XLI, Ankara 1985, s.30.

 

Banner
Related Articles

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Karkamış Mühür Evi Buluntuları Geç Hitit Dönemine Işık Tutacak

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Anadolu Geç Hitit krallıklarından Karkamış Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan mühür evi Geç Hitit dönemine ait yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayacak. Geçtiğimiz...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

17 Mayıs 2021

17 Mayıs 2021

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı...

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

28 Haziran 2026

28 Haziran 2026

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr....

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Dülük Antik Kenti’ndeki son kazılar farklı dinlerin tarihine ışık tutacak

11 Ekim 2021

11 Ekim 2021

Dünyanın en eski 25 yerleşim yerinden biri olan Dülük Antik Kenti, farklı dinlerin tarihine ışık tutacağı düşünülüyor. Gaziantep merkezden 10...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün Hazırlıkları Tamamlandı

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Birliği desteği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği çerçevesinde “Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]