8 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak hayatımızın genel akışı içine yerleşmişlerdir. Çoğu zaman hepimizin dikkatinden kaçarlar. Bazen de bizi şaşırtırlar. Eski inanışlara göre iyi yada kötü şans getiren bir çok şey vardır. Bilinçli yada bilinçsiz olarak bunların akışına hepimiz bir şekilde bir yerde kapılmış olabiliriz.

Garip inanışların nesilden nesile aktarıla gelmiş olması gibi insanlığın başlangıcından itibaren insanları, doğayı, aşkı çekmek ve kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek insanlığın ruhunda vardır.

Sözlüksel anlamda ise: Büyü veya sihir, insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistemdir.

Hititler bu konuyu oldukça ciddiye almış bir halktır. Büyüyü iyi (ak) ve kötü (kara) olarak ikiye ayırmışlardır. İyi büyüler arınma ve genel refah için gerekli iken kötü büyülere kanunlarla yasaklar getirilmiştir.

Büyü kavramı Hititlere, Anadolu’nun güneyinde ve güneydoğusunda Hurrice ve Luwice konuşulan bölgelerden, özellikle Kizzuwatna’dan girmiştir. Yazılı metinlerden anlaşıldığına göre bu bölge karışık bir nufüstan oluşmaktaydı.

Kizzuwatna’dan bulunan metinlerden anlaşıldığına göre bir çok ritüel Luvice ve Hurrice etkisi altındadır. Luwice ve Hurrice konuşulan Kizzuwatna’dan çok sayıda görevli Hattusa’ya gelmiş ve Hitit sosyal yaşantısında büyük ilgi gören büyü faaliyetlerini icra etmişlerdir. Hitit halkı üstesinden gelemediği her konuda bu insanların kapısını çalmıştır. Bu sayede bu insanlarda farklı konularda uzmanlaşmışlardır. Muhtemelen sorunlarına çözüm bulanlarda aynı sorunu yaşayanlara aynı kişiyi önermektelerdi.

I. Hattusili döneminde büyücülere karşı duyulan tepki, Telepinu Fermanı ile yasal bir nitelik kazanmıştır. Ancak, bütün gayretler, yaşanan olayların da gösterdiği gibi, bu suçun işlenmesini önleyememiştir.

Telepinu Fermanı’nda belirtilen “Hattusa’da büyü sorununu temizleyin” ifadesi, Hitit kraliyet ailesinin bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Hitit tarihinde görülen pek çok olay bu kaygıları doğrular niteliktedir. I. Hattusili, karısının büyücülerle olan ilişkisinden şikayet etmektedir. II. Tuthaliia, karısı Nikalmati ve oğlu ile birlikte ablası Ziplantawiia tarafından büyülenmişlerdir. II.Mursili, kendisinin açtığı bir davada, Tawananna’yı karısı Gasulav/iia’yı büyü ile öldürdüğü gerekçesiyle suçlamıştır ve Tawananna’yı cezalandırmıştır.

II. Murşili tahta çıktığı sırasında, babası Şuppiluliuma’nın üçüncü karısı kraliçelik görevine devam etmekteydi. Yazılı metinlere göre Metne göre, Şuppiluliuma öldüğünde ne tahta çıkan II. Arnuvanda, ne de daha sonra kral unvanını alan II. Murşili, Tavananna’ya hiç bir şekilde kötülük yapmadılar. Bu metinler de Tawananna’nın, Şuppiluliuma hayattayken bile hatalar yaptığı anlatılmaktadır. II. Murşili’nin karısını lanetlediği ve ona büyü yaptığından bahsedilir. Kuşkusuz bu metinde ki en önemli bilgi II. Murşili’nin karısının büyü sonucunda ölmesidir.

Hititlerde esas ilgiyi gören ak/iyi büyü olmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş olan kişiyi, nesneyi temizlemek/arındırmak için yapılan büyülerdi bunlar. Bu kirlilik sadece kurban sahibini değil onun sahip olduğu her şeyi, ailesi de dahil olmak üzere kirlenmesi demekti. Kirlenmenin bir çok sebebi olabilirdi. Kişisel temizliğe dikkat etmemek, kirli bir şey yemek, yalan yere yemin etmek, kötü söz konuşmak hepsi kirlenme sebebi olabilirdi.

Hitit başkenti Hattuşa’da Tanrılara kurban vermeyi gösteren kabartma

Kirlenme yüzünden ortaya çıkan bu olumsuzluklardan kurtulmak, ancak ona karşı “ak (iyi) büyü” yapmakla mümkün olabilirdi.
Her büyücünün kendine göre yöntemleri olsa da genel olarak izlenen yöntem belirliydi. Metinler de bu durumlar açıkça belirtilmişti.
Örnek verecek olursak bir metinde: Metnin giriş kısmında ve de kolofonunda, ritüeli gerçekleştiren kişinin adı, unvanı, hangi ülkeden olduğu ve ritüelin ne amaçla yapıldığı belirtilmektedir.

munusSU.GI “yaşlı kadın, büyücü” unvanlı Kizzuvvatna’lı Mastigga’nm yaptığı ritüelde amaç, kavgalı aile bireylerini barıştırmaktır;

KBo 39.8 IV (1)
32 Kizzuwatnalı kadın MaStigga’nm sözü I.Tablet bitti
33 eğer, baba oğlu ile koca karısı ile
34 ya da erkek kardeş kız kardeşi ile kavga ederlerse, onları
35 birlikte iken barıştıracağım…

Görüldüğü üzere burada amaç küs olan aile bireylerini barıştırmaktır.

Büyü için kullanılan malzemelerde çok çeşitlidir; kaplar, yünler, hayvanlar, heykeller, yiyecekler, madenden yapılmış nesneler gibi liste uzayıp gitmektedir. Liste bu kadar uzun olunca da genel olarak büyüden faydalanacak kişilerde zenginler olmaktadır. Alt tabakadan insanlarında büyü yaptırdıkları görülse de onların aldıkları malzemeler daha uygun malzemeler olmaktadır.

Bu kirlilikten arındırmanın da bir çok yöntemi vardır. Benzetme, özdeşleştirme, yerine geçme vb. Kullanılan bütün eşya, araç, kap kacak ne varsa bir daha kullanılmamak üzere yok edilirler. Hayvanlar da çoğu zaman öldürülürler çünkü onlar artık kirlidir.
Ritüelleri gerçekleştiren kişiler ritüel olarak kullanılacak malzemeleri yaptığı iş karşılığında almaktadır.

Ritüelin en önemli kısmı kirlenmiş olan malzemenin yok edilmesidir. Bu da kanunlarda belirtilmiştir.

( 44 /b )-2
55 eğer bir kişiyi biri arındırırsa, arta kalan şeyleri de yakma yerine götürsün
56 eğer birinin ekin alanına ya da evine götürürse büyü(dür) (ve) kral yargı(lar)

Hitit kültür dünyasından kaydedilmiş ritüellerin çoğu, belli durumlarda bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tasarlanmıştır. Uygulamaların neden sonuç ilişkileri göze alındığında nasıl toplumsallaştığı açıkça görülmektedir. Doğaüstü korkunun ve korunma içi güdüsünün iyilikle olabileceği bir çeşit döngüye sahiptir. Mitolojiler de yer alan kötünün iyiliğe karşı kazanmasının farklı bir şekilde yorumlanması gibi de bakabiliriz konuya.

Ak/iyi büyüler Hititli insanların dünyasına bir nebze de olsa onların korkuların dan ve yaşadıkları zaman aralığından bakabilmemizi sağlar.

Kaynak: 1-Transkripsiyon ve Tercüme için bk. A. Ünal, The Hittite Ritual of Hantitassu from the City o f Hurma Against Troublesome Years, Ankara 1996, s. 26, 32.
2-J. Friedrich, Hethitischen Gesetze (1959) s. 30-31.
A.M.Dinçol, Ashella Ritüeli (CTH 394) ve Hititlerde Salgın Hastalıklara Karşı Yapılan Majik İşlemlere Toplu Bakış, Belleten XLI, Ankara 1985, s.30.

 

Banner
Benzer Yazılar

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Anaia Höyüğü’nde 13’üncü Yüzyıl Mezarlar Ortaya Çıkarıldı

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Aydın Kuşadası ilçesinde kazı çalışmalarının devam ettiği Anaia Höyüğü’nde 13’üncü yüzyıldan kaldığı tahmin edilen ikisi çocuk 5 insana ait iskeletlerin ...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Zonguldak İnönü Mağarası’nda 5 Bin Yıllık Kömürle Tedavi ve Antibiyotik Direncine Dair Kanıtlar Bulundu

12 Eylül 2025

12 Eylül 2025

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) öncülüğünde yürütülen disiplinlerarası bir proje, Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki tarih öncesi topluluklara dair çarpıcı bulgular ortaya...

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]