9 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak hayatımızın genel akışı içine yerleşmişlerdir. Çoğu zaman hepimizin dikkatinden kaçarlar. Bazen de bizi şaşırtırlar. Eski inanışlara göre iyi yada kötü şans getiren bir çok şey vardır. Bilinçli yada bilinçsiz olarak bunların akışına hepimiz bir şekilde bir yerde kapılmış olabiliriz.

Garip inanışların nesilden nesile aktarıla gelmiş olması gibi insanlığın başlangıcından itibaren insanları, doğayı, aşkı çekmek ve kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek insanlığın ruhunda vardır.

Sözlüksel anlamda ise: Büyü veya sihir, insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistemdir.

Hititler bu konuyu oldukça ciddiye almış bir halktır. Büyüyü iyi (ak) ve kötü (kara) olarak ikiye ayırmışlardır. İyi büyüler arınma ve genel refah için gerekli iken kötü büyülere kanunlarla yasaklar getirilmiştir.

Büyü kavramı Hititlere, Anadolu’nun güneyinde ve güneydoğusunda Hurrice ve Luwice konuşulan bölgelerden, özellikle Kizzuwatna’dan girmiştir. Yazılı metinlerden anlaşıldığına göre bu bölge karışık bir nufüstan oluşmaktaydı.

Kizzuwatna’dan bulunan metinlerden anlaşıldığına göre bir çok ritüel Luvice ve Hurrice etkisi altındadır. Luwice ve Hurrice konuşulan Kizzuwatna’dan çok sayıda görevli Hattusa’ya gelmiş ve Hitit sosyal yaşantısında büyük ilgi gören büyü faaliyetlerini icra etmişlerdir. Hitit halkı üstesinden gelemediği her konuda bu insanların kapısını çalmıştır. Bu sayede bu insanlarda farklı konularda uzmanlaşmışlardır. Muhtemelen sorunlarına çözüm bulanlarda aynı sorunu yaşayanlara aynı kişiyi önermektelerdi.

I. Hattusili döneminde büyücülere karşı duyulan tepki, Telepinu Fermanı ile yasal bir nitelik kazanmıştır. Ancak, bütün gayretler, yaşanan olayların da gösterdiği gibi, bu suçun işlenmesini önleyememiştir.

Telepinu Fermanı’nda belirtilen “Hattusa’da büyü sorununu temizleyin” ifadesi, Hitit kraliyet ailesinin bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Hitit tarihinde görülen pek çok olay bu kaygıları doğrular niteliktedir. I. Hattusili, karısının büyücülerle olan ilişkisinden şikayet etmektedir. II. Tuthaliia, karısı Nikalmati ve oğlu ile birlikte ablası Ziplantawiia tarafından büyülenmişlerdir. II.Mursili, kendisinin açtığı bir davada, Tawananna’yı karısı Gasulav/iia’yı büyü ile öldürdüğü gerekçesiyle suçlamıştır ve Tawananna’yı cezalandırmıştır.

II. Murşili tahta çıktığı sırasında, babası Şuppiluliuma’nın üçüncü karısı kraliçelik görevine devam etmekteydi. Yazılı metinlere göre Metne göre, Şuppiluliuma öldüğünde ne tahta çıkan II. Arnuvanda, ne de daha sonra kral unvanını alan II. Murşili, Tavananna’ya hiç bir şekilde kötülük yapmadılar. Bu metinler de Tawananna’nın, Şuppiluliuma hayattayken bile hatalar yaptığı anlatılmaktadır. II. Murşili’nin karısını lanetlediği ve ona büyü yaptığından bahsedilir. Kuşkusuz bu metinde ki en önemli bilgi II. Murşili’nin karısının büyü sonucunda ölmesidir.

Hititlerde esas ilgiyi gören ak/iyi büyü olmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş olan kişiyi, nesneyi temizlemek/arındırmak için yapılan büyülerdi bunlar. Bu kirlilik sadece kurban sahibini değil onun sahip olduğu her şeyi, ailesi de dahil olmak üzere kirlenmesi demekti. Kirlenmenin bir çok sebebi olabilirdi. Kişisel temizliğe dikkat etmemek, kirli bir şey yemek, yalan yere yemin etmek, kötü söz konuşmak hepsi kirlenme sebebi olabilirdi.

Hitit başkenti Hattuşa’da Tanrılara kurban vermeyi gösteren kabartma

Kirlenme yüzünden ortaya çıkan bu olumsuzluklardan kurtulmak, ancak ona karşı “ak (iyi) büyü” yapmakla mümkün olabilirdi.
Her büyücünün kendine göre yöntemleri olsa da genel olarak izlenen yöntem belirliydi. Metinler de bu durumlar açıkça belirtilmişti.
Örnek verecek olursak bir metinde: Metnin giriş kısmında ve de kolofonunda, ritüeli gerçekleştiren kişinin adı, unvanı, hangi ülkeden olduğu ve ritüelin ne amaçla yapıldığı belirtilmektedir.

munusSU.GI “yaşlı kadın, büyücü” unvanlı Kizzuvvatna’lı Mastigga’nm yaptığı ritüelde amaç, kavgalı aile bireylerini barıştırmaktır;

KBo 39.8 IV (1)
32 Kizzuwatnalı kadın MaStigga’nm sözü I.Tablet bitti
33 eğer, baba oğlu ile koca karısı ile
34 ya da erkek kardeş kız kardeşi ile kavga ederlerse, onları
35 birlikte iken barıştıracağım…

Görüldüğü üzere burada amaç küs olan aile bireylerini barıştırmaktır.

Büyü için kullanılan malzemelerde çok çeşitlidir; kaplar, yünler, hayvanlar, heykeller, yiyecekler, madenden yapılmış nesneler gibi liste uzayıp gitmektedir. Liste bu kadar uzun olunca da genel olarak büyüden faydalanacak kişilerde zenginler olmaktadır. Alt tabakadan insanlarında büyü yaptırdıkları görülse de onların aldıkları malzemeler daha uygun malzemeler olmaktadır.

Bu kirlilikten arındırmanın da bir çok yöntemi vardır. Benzetme, özdeşleştirme, yerine geçme vb. Kullanılan bütün eşya, araç, kap kacak ne varsa bir daha kullanılmamak üzere yok edilirler. Hayvanlar da çoğu zaman öldürülürler çünkü onlar artık kirlidir.
Ritüelleri gerçekleştiren kişiler ritüel olarak kullanılacak malzemeleri yaptığı iş karşılığında almaktadır.

Ritüelin en önemli kısmı kirlenmiş olan malzemenin yok edilmesidir. Bu da kanunlarda belirtilmiştir.

( 44 /b )-2
55 eğer bir kişiyi biri arındırırsa, arta kalan şeyleri de yakma yerine götürsün
56 eğer birinin ekin alanına ya da evine götürürse büyü(dür) (ve) kral yargı(lar)

Hitit kültür dünyasından kaydedilmiş ritüellerin çoğu, belli durumlarda bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tasarlanmıştır. Uygulamaların neden sonuç ilişkileri göze alındığında nasıl toplumsallaştığı açıkça görülmektedir. Doğaüstü korkunun ve korunma içi güdüsünün iyilikle olabileceği bir çeşit döngüye sahiptir. Mitolojiler de yer alan kötünün iyiliğe karşı kazanmasının farklı bir şekilde yorumlanması gibi de bakabiliriz konuya.

Ak/iyi büyüler Hititli insanların dünyasına bir nebze de olsa onların korkuların dan ve yaşadıkları zaman aralığından bakabilmemizi sağlar.

Kaynak: 1-Transkripsiyon ve Tercüme için bk. A. Ünal, The Hittite Ritual of Hantitassu from the City o f Hurma Against Troublesome Years, Ankara 1996, s. 26, 32.
2-J. Friedrich, Hethitischen Gesetze (1959) s. 30-31.
A.M.Dinçol, Ashella Ritüeli (CTH 394) ve Hititlerde Salgın Hastalıklara Karşı Yapılan Majik İşlemlere Toplu Bakış, Belleten XLI, Ankara 1985, s.30.

 

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

19 Aralık 2025

19 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın...

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Mersin’de 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Bulundu

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Son günlerde birçok kaya resmi bulundu haberleri ile karşılaştık. Bu haberlerden Avustralya’da bulunan 17 bin 500 yıllık gerçek boyutlu kanguru...

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]