6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak hayatımızın genel akışı içine yerleşmişlerdir. Çoğu zaman hepimizin dikkatinden kaçarlar. Bazen de bizi şaşırtırlar. Eski inanışlara göre iyi yada kötü şans getiren bir çok şey vardır. Bilinçli yada bilinçsiz olarak bunların akışına hepimiz bir şekilde bir yerde kapılmış olabiliriz.

Garip inanışların nesilden nesile aktarıla gelmiş olması gibi insanlığın başlangıcından itibaren insanları, doğayı, aşkı çekmek ve kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek insanlığın ruhunda vardır.

Sözlüksel anlamda ise: Büyü veya sihir, insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistemdir.

Hititler bu konuyu oldukça ciddiye almış bir halktır. Büyüyü iyi (ak) ve kötü (kara) olarak ikiye ayırmışlardır. İyi büyüler arınma ve genel refah için gerekli iken kötü büyülere kanunlarla yasaklar getirilmiştir.

Büyü kavramı Hititlere, Anadolu’nun güneyinde ve güneydoğusunda Hurrice ve Luwice konuşulan bölgelerden, özellikle Kizzuwatna’dan girmiştir. Yazılı metinlerden anlaşıldığına göre bu bölge karışık bir nufüstan oluşmaktaydı.

Kizzuwatna’dan bulunan metinlerden anlaşıldığına göre bir çok ritüel Luvice ve Hurrice etkisi altındadır. Luwice ve Hurrice konuşulan Kizzuwatna’dan çok sayıda görevli Hattusa’ya gelmiş ve Hitit sosyal yaşantısında büyük ilgi gören büyü faaliyetlerini icra etmişlerdir. Hitit halkı üstesinden gelemediği her konuda bu insanların kapısını çalmıştır. Bu sayede bu insanlarda farklı konularda uzmanlaşmışlardır. Muhtemelen sorunlarına çözüm bulanlarda aynı sorunu yaşayanlara aynı kişiyi önermektelerdi.

I. Hattusili döneminde büyücülere karşı duyulan tepki, Telepinu Fermanı ile yasal bir nitelik kazanmıştır. Ancak, bütün gayretler, yaşanan olayların da gösterdiği gibi, bu suçun işlenmesini önleyememiştir.

Telepinu Fermanı’nda belirtilen “Hattusa’da büyü sorununu temizleyin” ifadesi, Hitit kraliyet ailesinin bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Hitit tarihinde görülen pek çok olay bu kaygıları doğrular niteliktedir. I. Hattusili, karısının büyücülerle olan ilişkisinden şikayet etmektedir. II. Tuthaliia, karısı Nikalmati ve oğlu ile birlikte ablası Ziplantawiia tarafından büyülenmişlerdir. II.Mursili, kendisinin açtığı bir davada, Tawananna’yı karısı Gasulav/iia’yı büyü ile öldürdüğü gerekçesiyle suçlamıştır ve Tawananna’yı cezalandırmıştır.

II. Murşili tahta çıktığı sırasında, babası Şuppiluliuma’nın üçüncü karısı kraliçelik görevine devam etmekteydi. Yazılı metinlere göre Metne göre, Şuppiluliuma öldüğünde ne tahta çıkan II. Arnuvanda, ne de daha sonra kral unvanını alan II. Murşili, Tavananna’ya hiç bir şekilde kötülük yapmadılar. Bu metinler de Tawananna’nın, Şuppiluliuma hayattayken bile hatalar yaptığı anlatılmaktadır. II. Murşili’nin karısını lanetlediği ve ona büyü yaptığından bahsedilir. Kuşkusuz bu metinde ki en önemli bilgi II. Murşili’nin karısının büyü sonucunda ölmesidir.

Hititlerde esas ilgiyi gören ak/iyi büyü olmuştur. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş olan kişiyi, nesneyi temizlemek/arındırmak için yapılan büyülerdi bunlar. Bu kirlilik sadece kurban sahibini değil onun sahip olduğu her şeyi, ailesi de dahil olmak üzere kirlenmesi demekti. Kirlenmenin bir çok sebebi olabilirdi. Kişisel temizliğe dikkat etmemek, kirli bir şey yemek, yalan yere yemin etmek, kötü söz konuşmak hepsi kirlenme sebebi olabilirdi.

Hitit başkenti Hattuşa’da Tanrılara kurban vermeyi gösteren kabartma

Kirlenme yüzünden ortaya çıkan bu olumsuzluklardan kurtulmak, ancak ona karşı “ak (iyi) büyü” yapmakla mümkün olabilirdi.
Her büyücünün kendine göre yöntemleri olsa da genel olarak izlenen yöntem belirliydi. Metinler de bu durumlar açıkça belirtilmişti.
Örnek verecek olursak bir metinde: Metnin giriş kısmında ve de kolofonunda, ritüeli gerçekleştiren kişinin adı, unvanı, hangi ülkeden olduğu ve ritüelin ne amaçla yapıldığı belirtilmektedir.

munusSU.GI “yaşlı kadın, büyücü” unvanlı Kizzuvvatna’lı Mastigga’nm yaptığı ritüelde amaç, kavgalı aile bireylerini barıştırmaktır;

KBo 39.8 IV (1)
32 Kizzuwatnalı kadın MaStigga’nm sözü I.Tablet bitti
33 eğer, baba oğlu ile koca karısı ile
34 ya da erkek kardeş kız kardeşi ile kavga ederlerse, onları
35 birlikte iken barıştıracağım…

Görüldüğü üzere burada amaç küs olan aile bireylerini barıştırmaktır.

Büyü için kullanılan malzemelerde çok çeşitlidir; kaplar, yünler, hayvanlar, heykeller, yiyecekler, madenden yapılmış nesneler gibi liste uzayıp gitmektedir. Liste bu kadar uzun olunca da genel olarak büyüden faydalanacak kişilerde zenginler olmaktadır. Alt tabakadan insanlarında büyü yaptırdıkları görülse de onların aldıkları malzemeler daha uygun malzemeler olmaktadır.

Bu kirlilikten arındırmanın da bir çok yöntemi vardır. Benzetme, özdeşleştirme, yerine geçme vb. Kullanılan bütün eşya, araç, kap kacak ne varsa bir daha kullanılmamak üzere yok edilirler. Hayvanlar da çoğu zaman öldürülürler çünkü onlar artık kirlidir.
Ritüelleri gerçekleştiren kişiler ritüel olarak kullanılacak malzemeleri yaptığı iş karşılığında almaktadır.

Ritüelin en önemli kısmı kirlenmiş olan malzemenin yok edilmesidir. Bu da kanunlarda belirtilmiştir.

( 44 /b )-2
55 eğer bir kişiyi biri arındırırsa, arta kalan şeyleri de yakma yerine götürsün
56 eğer birinin ekin alanına ya da evine götürürse büyü(dür) (ve) kral yargı(lar)

Hitit kültür dünyasından kaydedilmiş ritüellerin çoğu, belli durumlarda bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak tasarlanmıştır. Uygulamaların neden sonuç ilişkileri göze alındığında nasıl toplumsallaştığı açıkça görülmektedir. Doğaüstü korkunun ve korunma içi güdüsünün iyilikle olabileceği bir çeşit döngüye sahiptir. Mitolojiler de yer alan kötünün iyiliğe karşı kazanmasının farklı bir şekilde yorumlanması gibi de bakabiliriz konuya.

Ak/iyi büyüler Hititli insanların dünyasına bir nebze de olsa onların korkuların dan ve yaşadıkları zaman aralığından bakabilmemizi sağlar.

Kaynak: 1-Transkripsiyon ve Tercüme için bk. A. Ünal, The Hittite Ritual of Hantitassu from the City o f Hurma Against Troublesome Years, Ankara 1996, s. 26, 32.
2-J. Friedrich, Hethitischen Gesetze (1959) s. 30-31.
A.M.Dinçol, Ashella Ritüeli (CTH 394) ve Hititlerde Salgın Hastalıklara Karşı Yapılan Majik İşlemlere Toplu Bakış, Belleten XLI, Ankara 1985, s.30.

 

Banner
Benzer Yazılar

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

17 Mayıs 2021

17 Mayıs 2021

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Kayıp Çocuk Çemberi: Uşaklı Höyük’teki Gizemli Hitit Ritüel Yapısında Yedi Bebek Kalıntısı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2025

8 Ağustos 2025

Arkeologlar, Uşaklı Höyük’ün kalbinde, yedi bebeğin kalıntılarının üç bin yıldan uzun süredir saklı kaldığı gizemli bir Hitit dönemi ritüel yapısı olan “Kayıp...

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Pulur Höyük kazılarında 3 bin yıllık insan yüzlü seramik parçası ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

Erzurum’un Aziziye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Pulur Höyük’e devam eden ikinci dönem kazı çalışmalarında kabartma tekniği ile yapılmış 3 bin...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]