4 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Mutfağı ve Kültürü

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür.

Hitit çivi yazılı metinlerde ekmek yapımı ve detayları hakkında bilgi verilmektedir. Hititler’in 180’den fazla çeşitli ekmek yaptıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak: yufka yada lavaş olarak da adlandırılabilecek ince ekmek, acı ekmek, yağlı ekmek, narlı ekmek, ballı ekmek, biralı ekmek gibi ekmek çeşitleri mevcuttu. NINDA.imza (sade), Mulati (arpa ezmeli), NINDA.GUR.RA (peynirli ve incirli), NINDA purpura (küçük ekmek), NINDA.KU (tatlı) demekti.

Hititlerin en çok tükettikleri tahılların başında buğday ve arpa gelse de nohut, mercimek, bakla ve bezelyede bilinen ürünlerdi. Tahıl taneleri kızartılarak yeniyor veya suda pişirilerek bir tür çorba yapılıyordu. Nohut çorbası, bezelye çorbası, mercimek çorbası, fasulye yemekleri ve başka türlülere Hitit çivi yazılı metinlerinde rastlanmaktadır.
Etin şarap içinde marine edilmesi Hititler tarafından biliniyordu, ayrıca ballı şarabı da sirke olarak kullanıyorlardı. Mezopotamya ve Mısır’dan tanıdığımız soğan, pırasa, sarımsak üçlüsüne Anadolu’da lahana da eklenmiş. Elma, alıç, kayısı, üzüm, kiraz, muşmula ve nar Hititlerin tükettiği meyvelerdir.

Hitit yemeklerinden biride günümüzde de çok yaygın olarak bir aperatif şeklinde görülen sandviçlerdir. Pişmiş et ile birlikte soğanın konularak sandviç hazırlanması da hem doyurucu hem de çabuk bir seçenek olarak görülmüştür. Et dışında ekmeğin içine keçinin sağ kulağının da tütsülenerek konulduğu tariflerde geçmektedir. Bu usulün dinsel bir ritüelden geldiği de düşünülebilir. Çünkü başka uzuvlar için böyle bir uygulama görülmüyor.

Hitit mutfağın da ekmeğin özel bir yeri vardır.

Beruwa adını verdikleri ezmelerde Hitit mutfağının vazgeçilmezlerinden. Beruwa’nın nohutta salatalığa kadar bir çok çeşidi mevcuttu.

Hitit metinlerinden bilinen ayrıntılı bir tarif ise şu şekildedir: Kurban edilen koyun küçük parçalara ayrılır, ciğer ve yürek şişe takılarak açık ateşte pişirilir. uyluk (?) yağlı kuşbaşı etlerle ve nar taneleriyle birlikte pişirilir. Tanrının huzuruna getirilir.

Etin ciğer ve diğer sakatatlarla pişirilmesi başka tariflerde de görülen bir uygulamadır. Belki de Hititler sakatat ve et arasında ayrım yapmıyorlardı. Kesilen hayvanın tüm uzuvlarını birlikte pişirerek tüketiyorlardı.

Baharat kullanımı Eski doğu toplumlarının hepsinde yemek yapımında kullanılmıştır. Yemekleri bu şekilde tatlandırmak sevilen bir durum olmakla birlikte Mezopotamyalılar bağlayıcı bir sos arayışında olmuşlardır. Hititlerde ise bu sos arayışı daha çok bal ve zeytinyağı, nar suyu ve nar tanelerinin yemeğe ilavesiyle olmuştur.

Yemeklerde kullanılan tereyağ ve iç yağı kullanımı ise çok eskilerden beri bilinmekteydi. Bununla birlikte susam yağı gibi bitkisel kökenli yağlarda saklama açısından tercih edilmekteydi. Eski Anadolu halklarının fındık, fıstık, keten tohumu ve ceviz gibi diğer yağlı tohumlardan ve zeytinden de yağ elde ettikleri biliniyor.

Kaynak : Güveloğlu A. “Eski Doğu Toplumlarında Beslenme ve Damak Tadı”. “Cahit Günbattı’ya Armağan”.Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2015

Banner
Benzer Yazılar

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Prof. Dr. Gül Işın ‘Höyük Kazıp Otopark Yapan Tek Millet Biziz’

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Türkiye’nin zengin tarihi mirası, definecilerin yağmasıyla sınırlı kalmıyor. İmar faaliyetleri, yol projeleri, maden ocakları ve “restorasyon” kisvesi altında yapılan yanlış...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Antik Yunan Gökbilimcisi Aratus’un Anıt Mezarı Antik Şehir Soli Pompeipolis’te bulundu!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Mersin ilinde bulunan antik kent Soli Pompeipolis’te çalışan arkeologlar, MÖ 315 doğumlu Yunan şair ve astronom Aratus’un anıt mezarının açılışını...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

İnsanlar ekmek yapmayı 14.400 yıl önce biliyorlardı

15 Mayıs 2022

15 Mayıs 2022

Ürdün’ün Kara Çölü’ndeki arkeolojik buluntular, insanların 14.400 yıl önce ekmek pişirmek için taş fırınları kullandığını gösteriyor. Araştırmacılar, 14.400 yıl önce...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]