5 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Mutfağı ve Kültürü

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür.

Hitit çivi yazılı metinlerde ekmek yapımı ve detayları hakkında bilgi verilmektedir. Hititler’in 180’den fazla çeşitli ekmek yaptıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak: yufka yada lavaş olarak da adlandırılabilecek ince ekmek, acı ekmek, yağlı ekmek, narlı ekmek, ballı ekmek, biralı ekmek gibi ekmek çeşitleri mevcuttu. NINDA.imza (sade), Mulati (arpa ezmeli), NINDA.GUR.RA (peynirli ve incirli), NINDA purpura (küçük ekmek), NINDA.KU (tatlı) demekti.

Hititlerin en çok tükettikleri tahılların başında buğday ve arpa gelse de nohut, mercimek, bakla ve bezelyede bilinen ürünlerdi. Tahıl taneleri kızartılarak yeniyor veya suda pişirilerek bir tür çorba yapılıyordu. Nohut çorbası, bezelye çorbası, mercimek çorbası, fasulye yemekleri ve başka türlülere Hitit çivi yazılı metinlerinde rastlanmaktadır.
Etin şarap içinde marine edilmesi Hititler tarafından biliniyordu, ayrıca ballı şarabı da sirke olarak kullanıyorlardı. Mezopotamya ve Mısır’dan tanıdığımız soğan, pırasa, sarımsak üçlüsüne Anadolu’da lahana da eklenmiş. Elma, alıç, kayısı, üzüm, kiraz, muşmula ve nar Hititlerin tükettiği meyvelerdir.

Hitit yemeklerinden biride günümüzde de çok yaygın olarak bir aperatif şeklinde görülen sandviçlerdir. Pişmiş et ile birlikte soğanın konularak sandviç hazırlanması da hem doyurucu hem de çabuk bir seçenek olarak görülmüştür. Et dışında ekmeğin içine keçinin sağ kulağının da tütsülenerek konulduğu tariflerde geçmektedir. Bu usulün dinsel bir ritüelden geldiği de düşünülebilir. Çünkü başka uzuvlar için böyle bir uygulama görülmüyor.

Hitit mutfağın da ekmeğin özel bir yeri vardır.

Beruwa adını verdikleri ezmelerde Hitit mutfağının vazgeçilmezlerinden. Beruwa’nın nohutta salatalığa kadar bir çok çeşidi mevcuttu.

Hitit metinlerinden bilinen ayrıntılı bir tarif ise şu şekildedir: Kurban edilen koyun küçük parçalara ayrılır, ciğer ve yürek şişe takılarak açık ateşte pişirilir. uyluk (?) yağlı kuşbaşı etlerle ve nar taneleriyle birlikte pişirilir. Tanrının huzuruna getirilir.

Etin ciğer ve diğer sakatatlarla pişirilmesi başka tariflerde de görülen bir uygulamadır. Belki de Hititler sakatat ve et arasında ayrım yapmıyorlardı. Kesilen hayvanın tüm uzuvlarını birlikte pişirerek tüketiyorlardı.

Baharat kullanımı Eski doğu toplumlarının hepsinde yemek yapımında kullanılmıştır. Yemekleri bu şekilde tatlandırmak sevilen bir durum olmakla birlikte Mezopotamyalılar bağlayıcı bir sos arayışında olmuşlardır. Hititlerde ise bu sos arayışı daha çok bal ve zeytinyağı, nar suyu ve nar tanelerinin yemeğe ilavesiyle olmuştur.

Yemeklerde kullanılan tereyağ ve iç yağı kullanımı ise çok eskilerden beri bilinmekteydi. Bununla birlikte susam yağı gibi bitkisel kökenli yağlarda saklama açısından tercih edilmekteydi. Eski Anadolu halklarının fındık, fıstık, keten tohumu ve ceviz gibi diğer yağlı tohumlardan ve zeytinden de yağ elde ettikleri biliniyor.

Kaynak : Güveloğlu A. “Eski Doğu Toplumlarında Beslenme ve Damak Tadı”. “Cahit Günbattı’ya Armağan”.Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2015

Banner
Related Articles

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Hristiyanlık Öncesi İskandinav Dinine Yeni Yorum

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Hristiyanlıktan önceki İskandinav dini hakkında yapılan araştırmalar İskandinav dininde düşünülenden çok fazla çeşitlilik olduğunu gösterdi. Stockholm Üniversitesinin yaptığı 10 yıllık...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Büklükale’de bulunan 3.300 yıllık bir tablet, Hitit İmparatorluğu’nun bir yabancı istilası ile karşı karşıya kaldığını gösteriyor

11 Mart 2024

11 Mart 2024

Anadolu’nun ilk merkezi devleti olarak kabul edilen Hitit İmparatorluğu, MÖ 1600 yıllarında yükselmeye başlamış; güçlü bir siyasi ve askeri birlik...

Irak’ın Batı Çölü’nde 1,5 Milyon Yıllık El Baltaları ve Yedi Paleolitik Alan Keşfedildi

30 Ocak 2025

30 Ocak 2025

Free University of Brussels (Brüksel Özgür Üniversitesi) arkeologları, Irak’ın Batı Çölü’nde 10×20 kilometrelik bir alanda 1,5 milyon yıl öncesine tarihlenen...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]