18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Mutfağı ve Kültürü

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür.

Hitit çivi yazılı metinlerde ekmek yapımı ve detayları hakkında bilgi verilmektedir. Hititler’in 180’den fazla çeşitli ekmek yaptıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak: yufka yada lavaş olarak da adlandırılabilecek ince ekmek, acı ekmek, yağlı ekmek, narlı ekmek, ballı ekmek, biralı ekmek gibi ekmek çeşitleri mevcuttu. NINDA.imza (sade), Mulati (arpa ezmeli), NINDA.GUR.RA (peynirli ve incirli), NINDA purpura (küçük ekmek), NINDA.KU (tatlı) demekti.

Hititlerin en çok tükettikleri tahılların başında buğday ve arpa gelse de nohut, mercimek, bakla ve bezelyede bilinen ürünlerdi. Tahıl taneleri kızartılarak yeniyor veya suda pişirilerek bir tür çorba yapılıyordu. Nohut çorbası, bezelye çorbası, mercimek çorbası, fasulye yemekleri ve başka türlülere Hitit çivi yazılı metinlerinde rastlanmaktadır.
Etin şarap içinde marine edilmesi Hititler tarafından biliniyordu, ayrıca ballı şarabı da sirke olarak kullanıyorlardı. Mezopotamya ve Mısır’dan tanıdığımız soğan, pırasa, sarımsak üçlüsüne Anadolu’da lahana da eklenmiş. Elma, alıç, kayısı, üzüm, kiraz, muşmula ve nar Hititlerin tükettiği meyvelerdir.

Hitit yemeklerinden biride günümüzde de çok yaygın olarak bir aperatif şeklinde görülen sandviçlerdir. Pişmiş et ile birlikte soğanın konularak sandviç hazırlanması da hem doyurucu hem de çabuk bir seçenek olarak görülmüştür. Et dışında ekmeğin içine keçinin sağ kulağının da tütsülenerek konulduğu tariflerde geçmektedir. Bu usulün dinsel bir ritüelden geldiği de düşünülebilir. Çünkü başka uzuvlar için böyle bir uygulama görülmüyor.

Hitit mutfağın da ekmeğin özel bir yeri vardır.

Beruwa adını verdikleri ezmelerde Hitit mutfağının vazgeçilmezlerinden. Beruwa’nın nohutta salatalığa kadar bir çok çeşidi mevcuttu.

Hitit metinlerinden bilinen ayrıntılı bir tarif ise şu şekildedir: Kurban edilen koyun küçük parçalara ayrılır, ciğer ve yürek şişe takılarak açık ateşte pişirilir. uyluk (?) yağlı kuşbaşı etlerle ve nar taneleriyle birlikte pişirilir. Tanrının huzuruna getirilir.

Etin ciğer ve diğer sakatatlarla pişirilmesi başka tariflerde de görülen bir uygulamadır. Belki de Hititler sakatat ve et arasında ayrım yapmıyorlardı. Kesilen hayvanın tüm uzuvlarını birlikte pişirerek tüketiyorlardı.

Baharat kullanımı Eski doğu toplumlarının hepsinde yemek yapımında kullanılmıştır. Yemekleri bu şekilde tatlandırmak sevilen bir durum olmakla birlikte Mezopotamyalılar bağlayıcı bir sos arayışında olmuşlardır. Hititlerde ise bu sos arayışı daha çok bal ve zeytinyağı, nar suyu ve nar tanelerinin yemeğe ilavesiyle olmuştur.

Yemeklerde kullanılan tereyağ ve iç yağı kullanımı ise çok eskilerden beri bilinmekteydi. Bununla birlikte susam yağı gibi bitkisel kökenli yağlarda saklama açısından tercih edilmekteydi. Eski Anadolu halklarının fındık, fıstık, keten tohumu ve ceviz gibi diğer yağlı tohumlardan ve zeytinden de yağ elde ettikleri biliniyor.

Kaynak : Güveloğlu A. “Eski Doğu Toplumlarında Beslenme ve Damak Tadı”. “Cahit Günbattı’ya Armağan”.Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2015

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Antik Şehir Pompei’nin Laneti

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Kanadalı bir kadın, Pompeii’den çaldığı eserleri 15 yıl sonra ait oldukları yere geri gönderdi. Direktör Prof. Massimo Osanna Pompeii Arkeoloji...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Tarihi Bağlantılara Işık Tutan Keşif: III. Ramses’in Kraliyet Yazıtı Güney Ürdün’de Bulundu

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Arkeoloji dünyası, Ürdün’ün güneyindeki büyüleyici Wadi Rum Koruma Alanı’nda yapılan dikkat çekici bir keşifle heyecanlandı. Mısır Firavunu III. Ramses’in (MÖ...

Arkeologlar Uşaklı Höyük’teki Kazılarda Hititlerin Yemek Kültürünün İzini Sürüyor

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük kazılarında, arkeologlar Hitit mutfağına dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Antik tohum kalıntıları...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Amastris Antik Kenti’nde 1800 yıllık bir su perisi heykeli bulundu

8 Eylül 2023

8 Eylül 2023

Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, yapılan kazılarda 1800 yıllık olduğuna inanılan bir su perisi heykeli ortaya çıkarıldı. 1800 yıllık...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

Vitruvius’un Efsanevi Bazilikası Bulundu: Roma Mimarlık Tarihi Fano’da Yeniden Yazılıyor

20 Ocak 2026

20 Ocak 2026

İtalya’nın Fano kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Antik Roma’nın en etkili mimarlarından Marcus Vitruvius Pollio tarafından tasarlandığı bilinen efsanevi bazilikanın kalıntıları...

Akadca yazılı tuğla, batı İran’daki Elam su temini sistemini ortaya çıkarabilir

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

İranlı arkeologlar, Dehloran Vadisi’nde Akadca yazılı bir tuğla ortaya çıkardılar. Akadca yazılı tuğla, Elamlıların su tedarik sistemini ortaya çıkarabilir. Keşfi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]