17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Mutfağı ve Kültürü

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür.

Hitit çivi yazılı metinlerde ekmek yapımı ve detayları hakkında bilgi verilmektedir. Hititler’in 180’den fazla çeşitli ekmek yaptıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak: yufka yada lavaş olarak da adlandırılabilecek ince ekmek, acı ekmek, yağlı ekmek, narlı ekmek, ballı ekmek, biralı ekmek gibi ekmek çeşitleri mevcuttu. NINDA.imza (sade), Mulati (arpa ezmeli), NINDA.GUR.RA (peynirli ve incirli), NINDA purpura (küçük ekmek), NINDA.KU (tatlı) demekti.

Hititlerin en çok tükettikleri tahılların başında buğday ve arpa gelse de nohut, mercimek, bakla ve bezelyede bilinen ürünlerdi. Tahıl taneleri kızartılarak yeniyor veya suda pişirilerek bir tür çorba yapılıyordu. Nohut çorbası, bezelye çorbası, mercimek çorbası, fasulye yemekleri ve başka türlülere Hitit çivi yazılı metinlerinde rastlanmaktadır.
Etin şarap içinde marine edilmesi Hititler tarafından biliniyordu, ayrıca ballı şarabı da sirke olarak kullanıyorlardı. Mezopotamya ve Mısır’dan tanıdığımız soğan, pırasa, sarımsak üçlüsüne Anadolu’da lahana da eklenmiş. Elma, alıç, kayısı, üzüm, kiraz, muşmula ve nar Hititlerin tükettiği meyvelerdir.

Hitit yemeklerinden biride günümüzde de çok yaygın olarak bir aperatif şeklinde görülen sandviçlerdir. Pişmiş et ile birlikte soğanın konularak sandviç hazırlanması da hem doyurucu hem de çabuk bir seçenek olarak görülmüştür. Et dışında ekmeğin içine keçinin sağ kulağının da tütsülenerek konulduğu tariflerde geçmektedir. Bu usulün dinsel bir ritüelden geldiği de düşünülebilir. Çünkü başka uzuvlar için böyle bir uygulama görülmüyor.

Hitit mutfağın da ekmeğin özel bir yeri vardır.

Beruwa adını verdikleri ezmelerde Hitit mutfağının vazgeçilmezlerinden. Beruwa’nın nohutta salatalığa kadar bir çok çeşidi mevcuttu.

Hitit metinlerinden bilinen ayrıntılı bir tarif ise şu şekildedir: Kurban edilen koyun küçük parçalara ayrılır, ciğer ve yürek şişe takılarak açık ateşte pişirilir. uyluk (?) yağlı kuşbaşı etlerle ve nar taneleriyle birlikte pişirilir. Tanrının huzuruna getirilir.

Etin ciğer ve diğer sakatatlarla pişirilmesi başka tariflerde de görülen bir uygulamadır. Belki de Hititler sakatat ve et arasında ayrım yapmıyorlardı. Kesilen hayvanın tüm uzuvlarını birlikte pişirerek tüketiyorlardı.

Baharat kullanımı Eski doğu toplumlarının hepsinde yemek yapımında kullanılmıştır. Yemekleri bu şekilde tatlandırmak sevilen bir durum olmakla birlikte Mezopotamyalılar bağlayıcı bir sos arayışında olmuşlardır. Hititlerde ise bu sos arayışı daha çok bal ve zeytinyağı, nar suyu ve nar tanelerinin yemeğe ilavesiyle olmuştur.

Yemeklerde kullanılan tereyağ ve iç yağı kullanımı ise çok eskilerden beri bilinmekteydi. Bununla birlikte susam yağı gibi bitkisel kökenli yağlarda saklama açısından tercih edilmekteydi. Eski Anadolu halklarının fındık, fıstık, keten tohumu ve ceviz gibi diğer yağlı tohumlardan ve zeytinden de yağ elde ettikleri biliniyor.

Kaynak : Güveloğlu A. “Eski Doğu Toplumlarında Beslenme ve Damak Tadı”. “Cahit Günbattı’ya Armağan”.Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2015

Banner
Related Articles

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Güney Hindistan’daki Antik Mezar Yatağında Katlanmış Altın Diadem Keşfedildi

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Hindistan Arkeolojik Yüzey Araştırması Başkan Yardımcısı Yathees Kumar liderliğindeki arkeologlar, güney Hindistan’daki Adichanallur arkeolojik alanındaki bir mezar yatağında katlanmış altın...

Miletos’un “Kutsal Mağarası” Ziyarete Açıldı

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Antik Çağ’da felsefe, sanat ve bilimin ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan Miletos Antik Kenti’nde sağlık tanrısı Asklepios kültüne ait...

DNA Çalışması, Antik Mısırlı Adamın Mezopotamya Köklerine Sahip Olduğunu Ortaya Koydu

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Bilim insanları, Antik Mısır’a dair ilk bütün genom dizilimini gerçekleştirdi. Liverpool John Moores Üniversitesi ve Francis Crick Enstitüsü’nden araştırmacılar, 4.500...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Arkeologlar, bazıları 100.000 yıldan daha eski olan 2.000’den fazla antik sikke ortaya çıkardılar

9 Kasım 2023

9 Kasım 2023

Arkeologlar, Japonya’nın Maebashi Şehrindeki Sosha Village East 03 arkeolojik alanında yapılan bir kazıda, dikkate değer bir keşfe imza attılar. Keşif,...

Almanya’da 500 yıllık kurşun lanet tableti bulundu

16 Aralık 2023

16 Aralık 2023

Arkeologlar, Almanya’nın kuzey kıyısındaki Rostock şehrinde, 15. yüzyıldan kalma bir tuvalette Şeytan ve diğer iki şeytanı çağıran bir kurşun lanet...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]