7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Mutfağı ve Kültürü

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür.

Hitit çivi yazılı metinlerde ekmek yapımı ve detayları hakkında bilgi verilmektedir. Hititler’in 180’den fazla çeşitli ekmek yaptıkları bilinmektedir. Örnek verecek olursak: yufka yada lavaş olarak da adlandırılabilecek ince ekmek, acı ekmek, yağlı ekmek, narlı ekmek, ballı ekmek, biralı ekmek gibi ekmek çeşitleri mevcuttu. NINDA.imza (sade), Mulati (arpa ezmeli), NINDA.GUR.RA (peynirli ve incirli), NINDA purpura (küçük ekmek), NINDA.KU (tatlı) demekti.

Hititlerin en çok tükettikleri tahılların başında buğday ve arpa gelse de nohut, mercimek, bakla ve bezelyede bilinen ürünlerdi. Tahıl taneleri kızartılarak yeniyor veya suda pişirilerek bir tür çorba yapılıyordu. Nohut çorbası, bezelye çorbası, mercimek çorbası, fasulye yemekleri ve başka türlülere Hitit çivi yazılı metinlerinde rastlanmaktadır.
Etin şarap içinde marine edilmesi Hititler tarafından biliniyordu, ayrıca ballı şarabı da sirke olarak kullanıyorlardı. Mezopotamya ve Mısır’dan tanıdığımız soğan, pırasa, sarımsak üçlüsüne Anadolu’da lahana da eklenmiş. Elma, alıç, kayısı, üzüm, kiraz, muşmula ve nar Hititlerin tükettiği meyvelerdir.

Hitit yemeklerinden biride günümüzde de çok yaygın olarak bir aperatif şeklinde görülen sandviçlerdir. Pişmiş et ile birlikte soğanın konularak sandviç hazırlanması da hem doyurucu hem de çabuk bir seçenek olarak görülmüştür. Et dışında ekmeğin içine keçinin sağ kulağının da tütsülenerek konulduğu tariflerde geçmektedir. Bu usulün dinsel bir ritüelden geldiği de düşünülebilir. Çünkü başka uzuvlar için böyle bir uygulama görülmüyor.

Hitit mutfağın da ekmeğin özel bir yeri vardır.

Beruwa adını verdikleri ezmelerde Hitit mutfağının vazgeçilmezlerinden. Beruwa’nın nohutta salatalığa kadar bir çok çeşidi mevcuttu.

Hitit metinlerinden bilinen ayrıntılı bir tarif ise şu şekildedir: Kurban edilen koyun küçük parçalara ayrılır, ciğer ve yürek şişe takılarak açık ateşte pişirilir. uyluk (?) yağlı kuşbaşı etlerle ve nar taneleriyle birlikte pişirilir. Tanrının huzuruna getirilir.

Etin ciğer ve diğer sakatatlarla pişirilmesi başka tariflerde de görülen bir uygulamadır. Belki de Hititler sakatat ve et arasında ayrım yapmıyorlardı. Kesilen hayvanın tüm uzuvlarını birlikte pişirerek tüketiyorlardı.

Baharat kullanımı Eski doğu toplumlarının hepsinde yemek yapımında kullanılmıştır. Yemekleri bu şekilde tatlandırmak sevilen bir durum olmakla birlikte Mezopotamyalılar bağlayıcı bir sos arayışında olmuşlardır. Hititlerde ise bu sos arayışı daha çok bal ve zeytinyağı, nar suyu ve nar tanelerinin yemeğe ilavesiyle olmuştur.

Yemeklerde kullanılan tereyağ ve iç yağı kullanımı ise çok eskilerden beri bilinmekteydi. Bununla birlikte susam yağı gibi bitkisel kökenli yağlarda saklama açısından tercih edilmekteydi. Eski Anadolu halklarının fındık, fıstık, keten tohumu ve ceviz gibi diğer yağlı tohumlardan ve zeytinden de yağ elde ettikleri biliniyor.

Kaynak : Güveloğlu A. “Eski Doğu Toplumlarında Beslenme ve Damak Tadı”. “Cahit Günbattı’ya Armağan”.Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2015

Banner
Related Articles

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık İnsan Heykeli Ortaya Çıkarıldı

19 Eylül 2025

19 Eylül 2025

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yürütülen kazılarda, duvar içine yatay olarak yerleştirilmiş bir insan heykelinin gün...

17.500 Yıl Önce Çizilmiş Gerçek Boyutlu Kanguru Resmi

22 Şubat 2021

22 Şubat 2021

Avustralya Melbourne Üniversitesi’nden uzmanlar, Batı Avustralya’nın Kimberly Bölgesi’ndeki bir mağarada 17.000 yıldan daha eski bir kangurunun gerçek boyutlu çizimini buldular....

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

Kaçakçılar Roma Antik Kentini Tarumar Ettiler

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Anadolu’nun eşsiz kültürel değerlerini heba eden kaçakçılar bu seferde Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Hisarcıklı Kalesi bölgesinde bulunan Roma döneminden kalma antik...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Arkeologlar, Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkum Edildiği Yerin Keşfedildiğini Söylüyorlar

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Arkeologlar, Hz. İsa’nın gelişini önceden haber veren bir vaiz olan Vaftizci Yahya’nın (Hz. Yahya) MS 29 civarında ölüm cezasına çarptırıldığı yeri belirlediklerini iddia...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]