31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Krallığını İmparatorluğa Dönüştüren Adam I.Suppiluliuma

I.Suppiluliuma (MÖ 1344-1322), Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ve etkileyici kralı olarak kabul edilir.

II. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya geçmişti. Şuppiluliuma hırslıydı kardeşinden daha iyi bir kral olacağını düşünüyordu. Artık daha silik bir rol oynamaya razı olmadığından ve kardeşini ülkeyi kurtaracak kadar yeterli görmediğinden onu öldürüp tahta geçti.

Yeni Hitit Krallığı’nı (Hitit İmparatorluğu’nu) kurmasıyla tanınır. I. Şuppiluliuma Eski Hitit Krallığı’nın yavaş yavaş parçalanmasıyla birlikte, gerilemeye neden olan hükümet politikasındaki kusurları görüp, yeniden düzenledi. İlk zaferi Tuvanuva’ı geri kazanmak oldu. Böylelikle Arzawa’nın genişlemesine mani oldu ve Kaşkaları da geri çekilmeye zorladı. Hattuşaş yeniden yönetim merkezi oldu.

Kaybedilen bölgeleri yeniden fethetti ve hükümdarlığını Anadolu’da genişletmiştir. Ayrıca güneyde Mezopotamya’ya doğru genişleme sağlamış, Mısır sınırına kadar gitmiştir.

I. Şuppiluliuma askeri dehası yanında politik ve siyasi dehasıyla da ülke yönetimi için doğru kral olduğunu kanıtlamıştır. Çevre komşularıyla ilişkilerini evliliklerle güçlendirip bu akraba bağlarından yararlanmak ona bir çok kolaylık sağlamıştır. Azzi-Hayaşa’nın prenslerinden Hukkana’yı kız kardeşlerinden biriyle evlendirdi. Azzi Hayaşa’yı akrabalık bağlarıyla kendine bağlayarak dize getirdi. Bu evlilikler Azza Hayaşa ile de sınırlı kalmayacaktır. Mitanni devleti içinde aynı taktik izlenecektir.

Şuppiluliuma askeri kariyerinin tamamını neredeyse doğudaki Mitanni krallığı ile mücadeleye ve Suriye’de sağlam bir söz hakkına sahip olunmasına adamıştı.

Başkent Wassukkani’yide (Mitanni devletinin başkenti) ele geçirmiştir. Oğlu Telipinus’u orda ki işlerden sorumlu olarak bırakmıştır. Ama bir süre sonra Asur krallığı bölgede ayaklanmalara başlamış ve  Mitannı devletinin içine sızıp bölgede önemli bir güç haline almıştır. Suppiluliuma Asur ayaklanmalarından sonra derhal Suriye’ye döndü ve şehri kuşattı. Böylece Hitit gücü, Suriye’nin tamamında pekiştirildi. Buna ek olarak, Suppiluliuma, Mitanni krallığı ile karşılıklı yardım anlaşması imzaladı ve Suriye’deki büyüyen Asur tehdidine karşı korumak adına Hitit devleti bir tampon olarak  Mitanni devletini kullandı.

Ugarit’lerin kralı II. Nikmadu’yla bir anlaşma imzalayan I.Suppiluliuma, Ugarit şehrini vasal devlet ilan ederek Mısır’a ayak bile basmadan Ugarit’leri egemenliği altına aldı.

Mitanni devletinin ve Ugarit şehrini emri altına alırken kuşkusuz en güvendiği şey eşşiz zekasıydı. Mitanni kralının yerine geçen Tuşratta’nın rakibi Artatama’yı destekleyecek ve krallık bir istikrarsızlığa sürüklenecekti.  Bu da tarihe I.Suppiluliuma eşşiz siyasi manevrası olarak yazılacaktı.

Suppiluliuma ve Mısır 

I.Suppiluliuma’in en büyük özelliklerinden bir tanesi de rakibinin zayıflığından en iyi şekilde yararlanmasıydı. Mısır’da Akhenaten geleneksel dini törenleri kaldırdı ve tek tanrıcılığı kurdu. Dış politikayı tamamen göz ardı etti. Suppiluliuma bu durumlardan yararlanıp Mısır’ın küçük bölgelerini işgal etti. Mısır kralı Akhenaton ayağa kalktığında ve generalini Hititlerle ilgilenmesi için gönderdiğinde artık çok geçti. I. Şuppiluliuma komutasındaki Hitit ordusu çok güçlenirken, Akhenaton’un yönetimi altında büyük ölçüde ihmal edilen Mısır ordusu zayıf hale gelmişti bile.

Suppiluliuma’nin gücü, imparatorluğunu  genişlettikçe büyüdü. Akhenaton’un halefi Tutankamon zamanında Mısır’a rakip oldu ve Hitit ordusu bölgedeki en güçlü ordu halini aldı. Tutankamon MÖ 1327’de öldüğünde, genç eşi Anksenamon yardım için 1. Şuppiluliuma’ya bir mektup yazdı: ‘‘Kocam öldü ve benim oğlum yok. Senin birçok oğlun olduğunu söylediler. Bana oğullarından birini kocam olması için verebilir misin? Hizmetçimi seçip onu kocam yapmak istemiyorum.’’

Bu ilginç mektup, Suppiluliuma’yı şüphelendirdi. Mısır’a bir elçi gönderdi. Elçi başka bir mektupla döndü: ‘‘Oğlum olsaydı böyle utanç verici bir mektup yazar mıydım? Böyle bir mektubu bir tek sana yazıyorum oğullarından birini bana ver.’’

Karar vermekte geç kalmıştı. Oğlu Zannanda’yı yeni firavundan kurtaramayacaktı. I.Suppiluliuma oğlunu gönderdi fakat oğlu Mısıra gidemeden öldürüldü. Bunun bir pusu olduğunu fark etti ve Mısır tahtının bu kadar kolay alınamayacağının farkına varmış oldu. Bu olaydan sonra askerlerini Mısıra gönderdi ve daha çok yer işgal etti ama askerleriyle beraber veba ülkesine de gelmiş oldu. I. Suppiluliuma da vebadan öldü.

www.ancient.eu/Suppiluliuma sitesinden alıntı yapılmıştır.

Banner
Related Articles

Satala Antik Kenti’nde Urartu İzleri

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarında yer alan Satala Antik Kenti’nde Geç Tunç Çağı medeniyetlerinden Urartulara dair izler ortaya çıkarıldı....

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Zernaki Tepe’de Altı Yeni Aramice Yazıt Bulundu: Doğu Anadolu’da Unutulmuş Part Sınırı Gün Yüzüne Çıkıyor

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Doğu Anadolu’nun taşları bir kez daha konuştu. Van’ın Erciş ilçesindeki Zernaki Tepe kazılarında, altı yeni Aramice yazıt ortaya çıkarıldı. Yaklaşık...

Haydarpaşa Kazılarında Helenistik Dönem Mezar Ortaya Çıkarıldı

10 Nisan 2022

10 Nisan 2022

Haydarpaşa tren garı peronlarının kaldırılması ile başlayan arkeolojik kazılarda Helenistik ((MÖ 330-MÖ 30) döneme ait kiremit mezar bulundu. Haydarpaşa tren...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Kanlıtaş Höyük’te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

9 Haziran 2026

9 Haziran 2026

Kanlıtaş Höyüğü’nde keşfedilen yaklaşık 8 bin yıllık dört başsız kadın figürini, İç Batı Anadolu’daki Neolitik toplulukların yapı kapatma ritüellerine dair...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]