20 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Krallığını İmparatorluğa Dönüştüren Adam I.Suppiluliuma

I.Suppiluliuma (MÖ 1344-1322), Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ve etkileyici kralı olarak kabul edilir.

II. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya geçmişti. Şuppiluliuma hırslıydı kardeşinden daha iyi bir kral olacağını düşünüyordu. Artık daha silik bir rol oynamaya razı olmadığından ve kardeşini ülkeyi kurtaracak kadar yeterli görmediğinden onu öldürüp tahta geçti.

Yeni Hitit Krallığı’nı (Hitit İmparatorluğu’nu) kurmasıyla tanınır. I. Şuppiluliuma Eski Hitit Krallığı’nın yavaş yavaş parçalanmasıyla birlikte, gerilemeye neden olan hükümet politikasındaki kusurları görüp, yeniden düzenledi. İlk zaferi Tuvanuva’ı geri kazanmak oldu. Böylelikle Arzawa’nın genişlemesine mani oldu ve Kaşkaları da geri çekilmeye zorladı. Hattuşaş yeniden yönetim merkezi oldu.

Kaybedilen bölgeleri yeniden fethetti ve hükümdarlığını Anadolu’da genişletmiştir. Ayrıca güneyde Mezopotamya’ya doğru genişleme sağlamış, Mısır sınırına kadar gitmiştir.

I. Şuppiluliuma askeri dehası yanında politik ve siyasi dehasıyla da ülke yönetimi için doğru kral olduğunu kanıtlamıştır. Çevre komşularıyla ilişkilerini evliliklerle güçlendirip bu akraba bağlarından yararlanmak ona bir çok kolaylık sağlamıştır. Azzi-Hayaşa’nın prenslerinden Hukkana’yı kız kardeşlerinden biriyle evlendirdi. Azzi Hayaşa’yı akrabalık bağlarıyla kendine bağlayarak dize getirdi. Bu evlilikler Azza Hayaşa ile de sınırlı kalmayacaktır. Mitanni devleti içinde aynı taktik izlenecektir.

Şuppiluliuma askeri kariyerinin tamamını neredeyse doğudaki Mitanni krallığı ile mücadeleye ve Suriye’de sağlam bir söz hakkına sahip olunmasına adamıştı.

Başkent Wassukkani’yide (Mitanni devletinin başkenti) ele geçirmiştir. Oğlu Telipinus’u orda ki işlerden sorumlu olarak bırakmıştır. Ama bir süre sonra Asur krallığı bölgede ayaklanmalara başlamış ve  Mitannı devletinin içine sızıp bölgede önemli bir güç haline almıştır. Suppiluliuma Asur ayaklanmalarından sonra derhal Suriye’ye döndü ve şehri kuşattı. Böylece Hitit gücü, Suriye’nin tamamında pekiştirildi. Buna ek olarak, Suppiluliuma, Mitanni krallığı ile karşılıklı yardım anlaşması imzaladı ve Suriye’deki büyüyen Asur tehdidine karşı korumak adına Hitit devleti bir tampon olarak  Mitanni devletini kullandı.

Ugarit’lerin kralı II. Nikmadu’yla bir anlaşma imzalayan I.Suppiluliuma, Ugarit şehrini vasal devlet ilan ederek Mısır’a ayak bile basmadan Ugarit’leri egemenliği altına aldı.

Mitanni devletinin ve Ugarit şehrini emri altına alırken kuşkusuz en güvendiği şey eşşiz zekasıydı. Mitanni kralının yerine geçen Tuşratta’nın rakibi Artatama’yı destekleyecek ve krallık bir istikrarsızlığa sürüklenecekti.  Bu da tarihe I.Suppiluliuma eşşiz siyasi manevrası olarak yazılacaktı.

Suppiluliuma ve Mısır 

I.Suppiluliuma’in en büyük özelliklerinden bir tanesi de rakibinin zayıflığından en iyi şekilde yararlanmasıydı. Mısır’da Akhenaten geleneksel dini törenleri kaldırdı ve tek tanrıcılığı kurdu. Dış politikayı tamamen göz ardı etti. Suppiluliuma bu durumlardan yararlanıp Mısır’ın küçük bölgelerini işgal etti. Mısır kralı Akhenaton ayağa kalktığında ve generalini Hititlerle ilgilenmesi için gönderdiğinde artık çok geçti. I. Şuppiluliuma komutasındaki Hitit ordusu çok güçlenirken, Akhenaton’un yönetimi altında büyük ölçüde ihmal edilen Mısır ordusu zayıf hale gelmişti bile.

Suppiluliuma’nin gücü, imparatorluğunu  genişlettikçe büyüdü. Akhenaton’un halefi Tutankamon zamanında Mısır’a rakip oldu ve Hitit ordusu bölgedeki en güçlü ordu halini aldı. Tutankamon MÖ 1327’de öldüğünde, genç eşi Anksenamon yardım için 1. Şuppiluliuma’ya bir mektup yazdı: ‘‘Kocam öldü ve benim oğlum yok. Senin birçok oğlun olduğunu söylediler. Bana oğullarından birini kocam olması için verebilir misin? Hizmetçimi seçip onu kocam yapmak istemiyorum.’’

Bu ilginç mektup, Suppiluliuma’yı şüphelendirdi. Mısır’a bir elçi gönderdi. Elçi başka bir mektupla döndü: ‘‘Oğlum olsaydı böyle utanç verici bir mektup yazar mıydım? Böyle bir mektubu bir tek sana yazıyorum oğullarından birini bana ver.’’

Karar vermekte geç kalmıştı. Oğlu Zannanda’yı yeni firavundan kurtaramayacaktı. I.Suppiluliuma oğlunu gönderdi fakat oğlu Mısıra gidemeden öldürüldü. Bunun bir pusu olduğunu fark etti ve Mısır tahtının bu kadar kolay alınamayacağının farkına varmış oldu. Bu olaydan sonra askerlerini Mısıra gönderdi ve daha çok yer işgal etti ama askerleriyle beraber veba ülkesine de gelmiş oldu. I. Suppiluliuma da vebadan öldü.

www.ancient.eu/Suppiluliuma sitesinden alıntı yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Dünyanın En Eski Gülücük Emojili Su Matarası Sergilenecek

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Hitit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Anadolu ve Suriye topraklarında Geç Hitit Devletleri kurulmuştu. Bu devletlerden birisi de günümüz Gaziantep ilinin Karkamış...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Türkiye’nin En Büyük Depremleri

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Türkiye en etkin deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almaktadır. Sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Oluz Höyük’te 2 Bin 600 Yıllık Tandır Ortaya Çıkarıldı

19 Aralık 2025

19 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir tandır, Anadolu’nun binlerce yıldır süren mutfak geleneğine ışık tutacak. Toprağın...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Her Devrin Fenomeni, Paranın Enteresan Tarihi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

“Paraya dair yazmak onu elde etmekten daha kolaydır; ve onu kazananlar, para hakkında sadece yazmayı başarabilenlere büyük destek verirler. “Voltaire,...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]