11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit Krallığını İmparatorluğa Dönüştüren Adam I.Suppiluliuma

I.Suppiluliuma (MÖ 1344-1322), Hitit İmparatorluğu’nun en güçlü ve etkileyici kralı olarak kabul edilir.

II. Tuthaliya’nın ölümünden sonra tahta Genç Tuthaliya geçmişti. Şuppiluliuma hırslıydı kardeşinden daha iyi bir kral olacağını düşünüyordu. Artık daha silik bir rol oynamaya razı olmadığından ve kardeşini ülkeyi kurtaracak kadar yeterli görmediğinden onu öldürüp tahta geçti.

Yeni Hitit Krallığı’nı (Hitit İmparatorluğu’nu) kurmasıyla tanınır. I. Şuppiluliuma Eski Hitit Krallığı’nın yavaş yavaş parçalanmasıyla birlikte, gerilemeye neden olan hükümet politikasındaki kusurları görüp, yeniden düzenledi. İlk zaferi Tuvanuva’ı geri kazanmak oldu. Böylelikle Arzawa’nın genişlemesine mani oldu ve Kaşkaları da geri çekilmeye zorladı. Hattuşaş yeniden yönetim merkezi oldu.

Kaybedilen bölgeleri yeniden fethetti ve hükümdarlığını Anadolu’da genişletmiştir. Ayrıca güneyde Mezopotamya’ya doğru genişleme sağlamış, Mısır sınırına kadar gitmiştir.

I. Şuppiluliuma askeri dehası yanında politik ve siyasi dehasıyla da ülke yönetimi için doğru kral olduğunu kanıtlamıştır. Çevre komşularıyla ilişkilerini evliliklerle güçlendirip bu akraba bağlarından yararlanmak ona bir çok kolaylık sağlamıştır. Azzi-Hayaşa’nın prenslerinden Hukkana’yı kız kardeşlerinden biriyle evlendirdi. Azzi Hayaşa’yı akrabalık bağlarıyla kendine bağlayarak dize getirdi. Bu evlilikler Azza Hayaşa ile de sınırlı kalmayacaktır. Mitanni devleti içinde aynı taktik izlenecektir.

Şuppiluliuma askeri kariyerinin tamamını neredeyse doğudaki Mitanni krallığı ile mücadeleye ve Suriye’de sağlam bir söz hakkına sahip olunmasına adamıştı.

Başkent Wassukkani’yide (Mitanni devletinin başkenti) ele geçirmiştir. Oğlu Telipinus’u orda ki işlerden sorumlu olarak bırakmıştır. Ama bir süre sonra Asur krallığı bölgede ayaklanmalara başlamış ve  Mitannı devletinin içine sızıp bölgede önemli bir güç haline almıştır. Suppiluliuma Asur ayaklanmalarından sonra derhal Suriye’ye döndü ve şehri kuşattı. Böylece Hitit gücü, Suriye’nin tamamında pekiştirildi. Buna ek olarak, Suppiluliuma, Mitanni krallığı ile karşılıklı yardım anlaşması imzaladı ve Suriye’deki büyüyen Asur tehdidine karşı korumak adına Hitit devleti bir tampon olarak  Mitanni devletini kullandı.

Ugarit’lerin kralı II. Nikmadu’yla bir anlaşma imzalayan I.Suppiluliuma, Ugarit şehrini vasal devlet ilan ederek Mısır’a ayak bile basmadan Ugarit’leri egemenliği altına aldı.

Mitanni devletinin ve Ugarit şehrini emri altına alırken kuşkusuz en güvendiği şey eşşiz zekasıydı. Mitanni kralının yerine geçen Tuşratta’nın rakibi Artatama’yı destekleyecek ve krallık bir istikrarsızlığa sürüklenecekti.  Bu da tarihe I.Suppiluliuma eşşiz siyasi manevrası olarak yazılacaktı.

Suppiluliuma ve Mısır 

I.Suppiluliuma’in en büyük özelliklerinden bir tanesi de rakibinin zayıflığından en iyi şekilde yararlanmasıydı. Mısır’da Akhenaten geleneksel dini törenleri kaldırdı ve tek tanrıcılığı kurdu. Dış politikayı tamamen göz ardı etti. Suppiluliuma bu durumlardan yararlanıp Mısır’ın küçük bölgelerini işgal etti. Mısır kralı Akhenaton ayağa kalktığında ve generalini Hititlerle ilgilenmesi için gönderdiğinde artık çok geçti. I. Şuppiluliuma komutasındaki Hitit ordusu çok güçlenirken, Akhenaton’un yönetimi altında büyük ölçüde ihmal edilen Mısır ordusu zayıf hale gelmişti bile.

Suppiluliuma’nin gücü, imparatorluğunu  genişlettikçe büyüdü. Akhenaton’un halefi Tutankamon zamanında Mısır’a rakip oldu ve Hitit ordusu bölgedeki en güçlü ordu halini aldı. Tutankamon MÖ 1327’de öldüğünde, genç eşi Anksenamon yardım için 1. Şuppiluliuma’ya bir mektup yazdı: ‘‘Kocam öldü ve benim oğlum yok. Senin birçok oğlun olduğunu söylediler. Bana oğullarından birini kocam olması için verebilir misin? Hizmetçimi seçip onu kocam yapmak istemiyorum.’’

Bu ilginç mektup, Suppiluliuma’yı şüphelendirdi. Mısır’a bir elçi gönderdi. Elçi başka bir mektupla döndü: ‘‘Oğlum olsaydı böyle utanç verici bir mektup yazar mıydım? Böyle bir mektubu bir tek sana yazıyorum oğullarından birini bana ver.’’

Karar vermekte geç kalmıştı. Oğlu Zannanda’yı yeni firavundan kurtaramayacaktı. I.Suppiluliuma oğlunu gönderdi fakat oğlu Mısıra gidemeden öldürüldü. Bunun bir pusu olduğunu fark etti ve Mısır tahtının bu kadar kolay alınamayacağının farkına varmış oldu. Bu olaydan sonra askerlerini Mısıra gönderdi ve daha çok yer işgal etti ama askerleriyle beraber veba ülkesine de gelmiş oldu. I. Suppiluliuma da vebadan öldü.

www.ancient.eu/Suppiluliuma sitesinden alıntı yapılmıştır.

Banner
Related Articles

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Tunç Çağı Dönemine Ait En Büyük Tanrıça Heykeli Bulundu

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Anadolu toprakları, tunç çağı dönemine ait eşsiz eserlerle dolu… Bugüne kadar gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bu topraklarda insanlık tarihi açısından...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Hititlerde Su Kültü ve Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Anadolu’da tunç çağı dönemine damgasını vuran Hititler, su kaynaklarına verdikleri önem ile de dikkat çeken bir toplumdur. Bir tarım toplumu...

Levent Vadisi’nde bulunan 2800 yıllık Hitit tanrıçası heykelciği

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

65 milyon yıllık bir jeolojik oluşum sonucu meydana gelen Levent Vadisi’nde MÖ 8. yüzyıla tarihlenen Hitit tanrıçası figürü dikkat çekiyor....

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]