25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir.

Anadolu’da her ne kadar bir krallık kurduklarına dair kesin bulgulara sahip olunmasa da kültürel varlıkları ile Anadolu topraklarında iz bırakan Luviler, Hititler gibi Hint-Avrupa dilini konuşan topluluktu.

Hititlerin, Anadolu’da tarih sahnesine çıkmadan önce nereden nasıl geldikleri hala çözülebilmiş değildir. Hatti topraklarında varlıkları tabiri caiz ise bir anda görülen ve merkezi bir devlet kuracak kadar büyüyüp gelişen Hint Avrupalı insanların kullandıkları dil de aynı çıkmaz bir sokak durumunu korumakta…

Hint-Avrupa dil ailesine mensup Anadolu'nun güçlü medeniyetini kuran Hititler
Hint-Avrupa dil ailesine mensup Hititler

Arkeologlar ve filologlar yıllarca, Hititlerin nereden ne zaman geldikleri konusunda kesin bir bilgiye sahip olmak için çalışmalara devam ettiği gibi Hint-Avrupa dilinin, Avrupa’ya hangi yönlerden, hangi şartlar dahilinde ulaştığı üzerinde de çalışmalara devam etmekteler.

Bu sorunsalın çözümü konusunda bilim insanları birçok teori ürettiler. Bu teorilerden birisi de Hint Avrupa insanın atı evcilleştirmesinin, dilinin yayılmasında etkili olduğu yönünde temellendirilen düşüncedir.

Nature dergisinde yazan uluslararası bir araştırma ekibi, atın ilk defa Güney-Batı Rusya’da evcilleştirildiği yönünde bir sonuca vardılar. 273 antik at iskeleti üzerinde yapılan DNA araştırmasından yola çıkarak vardıkları bu sonuç ile atların ilk evcilleştirildiği yeri tam olarak belirlemeyi başardılar. Böylece arkeoloji de devam eden tartışma da sona erdirilmiş oldu.

Atın günümüzden 5 bin yıl önce Rusya’nın batısındaki iki nehir olan Volga ile Don arasındaki bölgede evcilleştirilmesi Hint-Avrupa dilinin yayılmasında etkili olmuştur sorununa ise tam yanıt kazandırmadı.

Leiden Üniversitesi’nde yürütülen bir alt araştırmaya göre, bu evcilleştirme Hint-Avrupa dillerinin Avrupa’da hızla yayılmasına katkıda bulunmadı.

Araştırma ile ilgili olarak Leiden Üniversitesi internet sayfasında Merijn van Nuland imzalı makale de şu bilgi notları paylaşıldı.

Bu dil ailesi beş bin yıl önce Rus göçmenler tarafından Avrupa’ya getirilmiş ve burada hakim dil olmuştur. Hint-Avrupa, Hollandaca da dahil olmak üzere neredeyse tüm Avrupa dillerinin öncülüdür. Ancak son zamanlarda atların evcilleştirilmesi bunda anlamlı bir rol oynamadı.

Hipotez kısmen reddedildi

Kroonen, bu bulgunun en azından kısmen önemli bir arkeolojik ve dilsel hipotezi reddettiğini açıklıyor. Dilbilimciler uzun zamandır Hint-Avrupa dil ailesinin nasıl bu kadar hızlı ve başarılı bir şekilde yayıldığını çözmeye çalışıyorlar. Popüler teoriye göre atların evcilleştirilmesi bunda rol oynamış olabilir, çünkü atlar insanların daha hızlı seyahat etmesine izin verdi. Ancak bu araştırma, teorinin Avrupa için geçerli olmadığını gösteriyor.

Dilbilimci Guus Kroonen
Dilbilimci Guus Kroonen

Kroonen bu sonuca, kendisi ve diğer birkaç arkeolog, Hint-Avrupa’nın Avrupa’ya yayıldığı dönemden kalma at kalıntıları üzerinde incelemeler yaptıktan sonra ulaştı. İnceleme, bu Avrupa atlarının hiçbirinin, ilk evcilleştirilen hayvanlar olan Rus bozkırlarının atlarından gelmediğini gösterdi. Sonuç olarak, Rus göçmenlerin yanlarında Hint-Avrupa dilini getirerek, ancak atları Rusya’da geride bırakarak Avrupa’ya yürüyerek gelmiş olmaları gerekir.

Atlar Hindistan’da bir rol oynadı

Şaşırtıcı bir şekilde, atlar, dil ailesinin Hindistan’da, dolayısıyla Rusya’dan doğuya doğru yayılmasında rol oynamış gibi görünüyor. Hint-Avrupa dili, savaş arabalarıyla birlikte yaklaşık on bin yıl sonra orada tanıtıldı. Kroonen, “Belki de bu kadar uzun yolculuklar yapabilmeleri için atları yetiştirmek ve evcilleştirmek o bin yılı aldı,” diyor. “Yarı vahşi bir atın bir binici taşımasının veya bir savaş arabası çekmesinin pek olası olmadığını hayal edebilirsiniz. Atlar muhtemelen erken dönemde esas olarak et ve süt sağlamak için beslenmiştir.’

Nature’da yayınlanan araştırma, çok disiplinli bir arkeolog, genetikçi ve dilbilimci ekibi tarafından gerçekleştirildi. Alt çalışması için Kroonen, antik at kalıntılarını aramak için Kroonen ile birlikte giden Leiden arkeolog Quentin Bourgeois ile çalıştı. Kroonen, “Farklı disiplinler arasındaki işbirliğinin gerçekten harika olduğunu düşünüyorum” diyor. ‘Artık genetik ve arkeolojiden elde edilen kanıtları kullanarak asırlık soruları test edebiliyoruz. Birdenbire, önemli soruların yanıtlarını ulaşılabilir hale getiriyor.’

Başka nedenler aramak

Buna rağmen, kendi araştırmasının sonuçlarının sürpriz olduğunu söylüyor Kroonen. “Gizlice, atların evcilleştirilmesinin bir tür rol oynayacağından şüpheleniyordum. Durumun böyle olmadığı kanıtlandığında, bir anticlimax gibi hissettim. Ancak öte yandan, şimdi gerçek nedenleri daha fazla arayabiliriz. Hint-Avrupa dilinin aniden ortaya çıktığını kesin olarak biliyoruz, ancak bu değişiklik muhtemelen bir ulaşım devrimiyle değil, pastoralizmin ortaya çıkışı gibi yaşam tarzındaki değişikliklerle ilgiliydi.’

Banner
Related Articles

17. Yüzyılda İngiltere erkekleri kelliği önlemek için ayı yağı kullanıyordu

18 Ocak 2022

18 Ocak 2022

Erkekler için en büyük fiziksel görünüş problemleri göbek ve kelliktir. Kel kalmak çoğu erkek için üzücü bir durum ve hoş...

İtalya Alpleri’nde Avrupa’nın en yüksek Tarih Öncesi Petroglifleri keşfedildi

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Avrupa’nın en yüksek kaya resimleri, Kuzey İtalya Alpleri’ndeki Stelvio Milli Parkı’ndaki Pizzo Tresero’da (Valfurva) 3.000 metrenin üzerinde bulundu. Lombardiya’daki Valtellina...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Hırvatistan’da 1500 Yıl Boyunca Mühürlü Kalan Beş Tonluk Roma Lahdi Bulundu

24 Haziran 2026

24 Haziran 2026

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısındaki Cavtat kasabasında, kapağı hâlâ kireç harcıyla mühürlü halde duran beş tonluk bir Roma lahdi bulundu. M.S. 4....

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

İngiltere’de Orta Çağ dönemi bir tabula oyun parçası keşfedildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

İngiltere’nin Bedfordshire, Bidwell West’teki arkeolojik kazılarda bir Orta Çağ dönemi savunma hendekli ahşap bina ortaya çıkarıldı. Saha ekibi hendek içinde...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Sırbistan’da büyülü Roma fallus rüzgar çanı ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2023

15 Kasım 2023

Arkeologlar, Sırbistan’ın doğusundaki Kostolac bölgesindeki Viminacium antik kentinde yapılan kazılar sırasında tintinnabulum olarak bilinen bir Roma fallus rüzgar çanı ortaya...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

14 Aralık 2024

14 Aralık 2024

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey...

Anglosakson manastırları Viking saldırılarına karşı düşünülenden daha dirençliydi

1 Şubat 2023

1 Şubat 2023

Reading Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden araştırmacılar, Anglosakson manastır topluluklarının Viking baskınlarına karşı düşünülenden daha dirençli olduğuna dair yeni kanıtlar buldular. Kent’teki...

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]