1 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir.

Anadolu’da her ne kadar bir krallık kurduklarına dair kesin bulgulara sahip olunmasa da kültürel varlıkları ile Anadolu topraklarında iz bırakan Luviler, Hititler gibi Hint-Avrupa dilini konuşan topluluktu.

Hititlerin, Anadolu’da tarih sahnesine çıkmadan önce nereden nasıl geldikleri hala çözülebilmiş değildir. Hatti topraklarında varlıkları tabiri caiz ise bir anda görülen ve merkezi bir devlet kuracak kadar büyüyüp gelişen Hint Avrupalı insanların kullandıkları dil de aynı çıkmaz bir sokak durumunu korumakta…

Hint-Avrupa dil ailesine mensup Anadolu'nun güçlü medeniyetini kuran Hititler
Hint-Avrupa dil ailesine mensup Hititler

Arkeologlar ve filologlar yıllarca, Hititlerin nereden ne zaman geldikleri konusunda kesin bir bilgiye sahip olmak için çalışmalara devam ettiği gibi Hint-Avrupa dilinin, Avrupa’ya hangi yönlerden, hangi şartlar dahilinde ulaştığı üzerinde de çalışmalara devam etmekteler.

Bu sorunsalın çözümü konusunda bilim insanları birçok teori ürettiler. Bu teorilerden birisi de Hint Avrupa insanın atı evcilleştirmesinin, dilinin yayılmasında etkili olduğu yönünde temellendirilen düşüncedir.

Nature dergisinde yazan uluslararası bir araştırma ekibi, atın ilk defa Güney-Batı Rusya’da evcilleştirildiği yönünde bir sonuca vardılar. 273 antik at iskeleti üzerinde yapılan DNA araştırmasından yola çıkarak vardıkları bu sonuç ile atların ilk evcilleştirildiği yeri tam olarak belirlemeyi başardılar. Böylece arkeoloji de devam eden tartışma da sona erdirilmiş oldu.

Atın günümüzden 5 bin yıl önce Rusya’nın batısındaki iki nehir olan Volga ile Don arasındaki bölgede evcilleştirilmesi Hint-Avrupa dilinin yayılmasında etkili olmuştur sorununa ise tam yanıt kazandırmadı.

Leiden Üniversitesi’nde yürütülen bir alt araştırmaya göre, bu evcilleştirme Hint-Avrupa dillerinin Avrupa’da hızla yayılmasına katkıda bulunmadı.

Araştırma ile ilgili olarak Leiden Üniversitesi internet sayfasında Merijn van Nuland imzalı makale de şu bilgi notları paylaşıldı.

Bu dil ailesi beş bin yıl önce Rus göçmenler tarafından Avrupa’ya getirilmiş ve burada hakim dil olmuştur. Hint-Avrupa, Hollandaca da dahil olmak üzere neredeyse tüm Avrupa dillerinin öncülüdür. Ancak son zamanlarda atların evcilleştirilmesi bunda anlamlı bir rol oynamadı.

Hipotez kısmen reddedildi

Kroonen, bu bulgunun en azından kısmen önemli bir arkeolojik ve dilsel hipotezi reddettiğini açıklıyor. Dilbilimciler uzun zamandır Hint-Avrupa dil ailesinin nasıl bu kadar hızlı ve başarılı bir şekilde yayıldığını çözmeye çalışıyorlar. Popüler teoriye göre atların evcilleştirilmesi bunda rol oynamış olabilir, çünkü atlar insanların daha hızlı seyahat etmesine izin verdi. Ancak bu araştırma, teorinin Avrupa için geçerli olmadığını gösteriyor.

Dilbilimci Guus Kroonen
Dilbilimci Guus Kroonen

Kroonen bu sonuca, kendisi ve diğer birkaç arkeolog, Hint-Avrupa’nın Avrupa’ya yayıldığı dönemden kalma at kalıntıları üzerinde incelemeler yaptıktan sonra ulaştı. İnceleme, bu Avrupa atlarının hiçbirinin, ilk evcilleştirilen hayvanlar olan Rus bozkırlarının atlarından gelmediğini gösterdi. Sonuç olarak, Rus göçmenlerin yanlarında Hint-Avrupa dilini getirerek, ancak atları Rusya’da geride bırakarak Avrupa’ya yürüyerek gelmiş olmaları gerekir.

Atlar Hindistan’da bir rol oynadı

Şaşırtıcı bir şekilde, atlar, dil ailesinin Hindistan’da, dolayısıyla Rusya’dan doğuya doğru yayılmasında rol oynamış gibi görünüyor. Hint-Avrupa dili, savaş arabalarıyla birlikte yaklaşık on bin yıl sonra orada tanıtıldı. Kroonen, “Belki de bu kadar uzun yolculuklar yapabilmeleri için atları yetiştirmek ve evcilleştirmek o bin yılı aldı,” diyor. “Yarı vahşi bir atın bir binici taşımasının veya bir savaş arabası çekmesinin pek olası olmadığını hayal edebilirsiniz. Atlar muhtemelen erken dönemde esas olarak et ve süt sağlamak için beslenmiştir.’

Nature’da yayınlanan araştırma, çok disiplinli bir arkeolog, genetikçi ve dilbilimci ekibi tarafından gerçekleştirildi. Alt çalışması için Kroonen, antik at kalıntılarını aramak için Kroonen ile birlikte giden Leiden arkeolog Quentin Bourgeois ile çalıştı. Kroonen, “Farklı disiplinler arasındaki işbirliğinin gerçekten harika olduğunu düşünüyorum” diyor. ‘Artık genetik ve arkeolojiden elde edilen kanıtları kullanarak asırlık soruları test edebiliyoruz. Birdenbire, önemli soruların yanıtlarını ulaşılabilir hale getiriyor.’

Başka nedenler aramak

Buna rağmen, kendi araştırmasının sonuçlarının sürpriz olduğunu söylüyor Kroonen. “Gizlice, atların evcilleştirilmesinin bir tür rol oynayacağından şüpheleniyordum. Durumun böyle olmadığı kanıtlandığında, bir anticlimax gibi hissettim. Ancak öte yandan, şimdi gerçek nedenleri daha fazla arayabiliriz. Hint-Avrupa dilinin aniden ortaya çıktığını kesin olarak biliyoruz, ancak bu değişiklik muhtemelen bir ulaşım devrimiyle değil, pastoralizmin ortaya çıkışı gibi yaşam tarzındaki değişikliklerle ilgiliydi.’

Banner
Related Articles

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Almanya’da 3000 yıllık ahşap dilek kuyusu bulundu

8 Ocak 2023

8 Ocak 2023

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Germering kasabasında, arkeologlar ritüel birikintilerle dolu iyi korunmuş bir Tunç Çağı ahşap kuyusunun kalıntılarını ortaya çıkardılar. Arkeologlara...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Norveç’te Bir Viking Pazar Yeri Bulunmuş Olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Stavanger Üniversitesi’nden arkeologlar, Norveç’teki bir çiftlikte Viking Çağı’ndan kalma bir Viking pazar yeri kalıntılarını tespit ettiler. Çiftlik, Norveç’in güneybatı kıyısında...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Kazılar, Samikon’daki Poseidon Tapınağı’nın daha önce tahmin edilenden daha anıtsal olduğunu gösteriyor – Yeni Keşifler

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Avusturya Bilimler Akademisi ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’ndan arkeologların Batı Mora’daki Kleidi-Samikon’da yürüttüğü yeni kazılar, 2022 yılında keşfedilen tapınağın daha önce...

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Dünyanın çatısında en eski insan izleri bulundu

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Dünyanın çatısı olarak kabul edilen Tibet’te Çinli bilim insanları tarih öncesi çağlara ait bilinen en eski insan izlerini keşfettiler. 2018...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]