23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir.

Anadolu’da her ne kadar bir krallık kurduklarına dair kesin bulgulara sahip olunmasa da kültürel varlıkları ile Anadolu topraklarında iz bırakan Luviler, Hititler gibi Hint-Avrupa dilini konuşan topluluktu.

Hititlerin, Anadolu’da tarih sahnesine çıkmadan önce nereden nasıl geldikleri hala çözülebilmiş değildir. Hatti topraklarında varlıkları tabiri caiz ise bir anda görülen ve merkezi bir devlet kuracak kadar büyüyüp gelişen Hint Avrupalı insanların kullandıkları dil de aynı çıkmaz bir sokak durumunu korumakta…

Hint-Avrupa dil ailesine mensup Anadolu'nun güçlü medeniyetini kuran Hititler
Hint-Avrupa dil ailesine mensup Hititler

Arkeologlar ve filologlar yıllarca, Hititlerin nereden ne zaman geldikleri konusunda kesin bir bilgiye sahip olmak için çalışmalara devam ettiği gibi Hint-Avrupa dilinin, Avrupa’ya hangi yönlerden, hangi şartlar dahilinde ulaştığı üzerinde de çalışmalara devam etmekteler.

Bu sorunsalın çözümü konusunda bilim insanları birçok teori ürettiler. Bu teorilerden birisi de Hint Avrupa insanın atı evcilleştirmesinin, dilinin yayılmasında etkili olduğu yönünde temellendirilen düşüncedir.

Nature dergisinde yazan uluslararası bir araştırma ekibi, atın ilk defa Güney-Batı Rusya’da evcilleştirildiği yönünde bir sonuca vardılar. 273 antik at iskeleti üzerinde yapılan DNA araştırmasından yola çıkarak vardıkları bu sonuç ile atların ilk evcilleştirildiği yeri tam olarak belirlemeyi başardılar. Böylece arkeoloji de devam eden tartışma da sona erdirilmiş oldu.

Atın günümüzden 5 bin yıl önce Rusya’nın batısındaki iki nehir olan Volga ile Don arasındaki bölgede evcilleştirilmesi Hint-Avrupa dilinin yayılmasında etkili olmuştur sorununa ise tam yanıt kazandırmadı.

Leiden Üniversitesi’nde yürütülen bir alt araştırmaya göre, bu evcilleştirme Hint-Avrupa dillerinin Avrupa’da hızla yayılmasına katkıda bulunmadı.

Araştırma ile ilgili olarak Leiden Üniversitesi internet sayfasında Merijn van Nuland imzalı makale de şu bilgi notları paylaşıldı.

Bu dil ailesi beş bin yıl önce Rus göçmenler tarafından Avrupa’ya getirilmiş ve burada hakim dil olmuştur. Hint-Avrupa, Hollandaca da dahil olmak üzere neredeyse tüm Avrupa dillerinin öncülüdür. Ancak son zamanlarda atların evcilleştirilmesi bunda anlamlı bir rol oynamadı.

Hipotez kısmen reddedildi

Kroonen, bu bulgunun en azından kısmen önemli bir arkeolojik ve dilsel hipotezi reddettiğini açıklıyor. Dilbilimciler uzun zamandır Hint-Avrupa dil ailesinin nasıl bu kadar hızlı ve başarılı bir şekilde yayıldığını çözmeye çalışıyorlar. Popüler teoriye göre atların evcilleştirilmesi bunda rol oynamış olabilir, çünkü atlar insanların daha hızlı seyahat etmesine izin verdi. Ancak bu araştırma, teorinin Avrupa için geçerli olmadığını gösteriyor.

Dilbilimci Guus Kroonen
Dilbilimci Guus Kroonen

Kroonen bu sonuca, kendisi ve diğer birkaç arkeolog, Hint-Avrupa’nın Avrupa’ya yayıldığı dönemden kalma at kalıntıları üzerinde incelemeler yaptıktan sonra ulaştı. İnceleme, bu Avrupa atlarının hiçbirinin, ilk evcilleştirilen hayvanlar olan Rus bozkırlarının atlarından gelmediğini gösterdi. Sonuç olarak, Rus göçmenlerin yanlarında Hint-Avrupa dilini getirerek, ancak atları Rusya’da geride bırakarak Avrupa’ya yürüyerek gelmiş olmaları gerekir.

Atlar Hindistan’da bir rol oynadı

Şaşırtıcı bir şekilde, atlar, dil ailesinin Hindistan’da, dolayısıyla Rusya’dan doğuya doğru yayılmasında rol oynamış gibi görünüyor. Hint-Avrupa dili, savaş arabalarıyla birlikte yaklaşık on bin yıl sonra orada tanıtıldı. Kroonen, “Belki de bu kadar uzun yolculuklar yapabilmeleri için atları yetiştirmek ve evcilleştirmek o bin yılı aldı,” diyor. “Yarı vahşi bir atın bir binici taşımasının veya bir savaş arabası çekmesinin pek olası olmadığını hayal edebilirsiniz. Atlar muhtemelen erken dönemde esas olarak et ve süt sağlamak için beslenmiştir.’

Nature’da yayınlanan araştırma, çok disiplinli bir arkeolog, genetikçi ve dilbilimci ekibi tarafından gerçekleştirildi. Alt çalışması için Kroonen, antik at kalıntılarını aramak için Kroonen ile birlikte giden Leiden arkeolog Quentin Bourgeois ile çalıştı. Kroonen, “Farklı disiplinler arasındaki işbirliğinin gerçekten harika olduğunu düşünüyorum” diyor. ‘Artık genetik ve arkeolojiden elde edilen kanıtları kullanarak asırlık soruları test edebiliyoruz. Birdenbire, önemli soruların yanıtlarını ulaşılabilir hale getiriyor.’

Başka nedenler aramak

Buna rağmen, kendi araştırmasının sonuçlarının sürpriz olduğunu söylüyor Kroonen. “Gizlice, atların evcilleştirilmesinin bir tür rol oynayacağından şüpheleniyordum. Durumun böyle olmadığı kanıtlandığında, bir anticlimax gibi hissettim. Ancak öte yandan, şimdi gerçek nedenleri daha fazla arayabiliriz. Hint-Avrupa dilinin aniden ortaya çıktığını kesin olarak biliyoruz, ancak bu değişiklik muhtemelen bir ulaşım devrimiyle değil, pastoralizmin ortaya çıkışı gibi yaşam tarzındaki değişikliklerle ilgiliydi.’

Banner
Related Articles

Lublin kırsalında şaşırtıcı bir keşif! Mısır ve Roma tanrılarının antik figürinleri bulundu

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Mısır tanrısı Osiris’i tasvir eden iki antik figürin ve Roma tanrısı Bacchus’un bir büstü, Polonya’nın Lublin kentinin Opole bölgesinde bulundu....

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

İsveç’te Bronz Çağ Mezarında Benzersiz Sayılabilecek İki Boyun Halkası Bulundu

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

İsveç’in doğusunda, Norrköping yakınlarındaki Marby’de kazı yapan arkeologlar, Geç Bronz Çağı’na ait bir mezar anıtının içinde iki nadir bronz boyun...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Büklükale’de bulunan 3.300 yıllık bir tablet, Hitit İmparatorluğu’nun bir yabancı istilası ile karşı karşıya kaldığını gösteriyor

11 Mart 2024

11 Mart 2024

Anadolu’nun ilk merkezi devleti olarak kabul edilen Hitit İmparatorluğu, MÖ 1600 yıllarında yükselmeye başlamış; güçlü bir siyasi ve askeri birlik...

İtalya’nın Pavia Kentinde 7. Yüzyıla Ait Lombard Kral Mezarları Bulundu

30 Aralık 2024

30 Aralık 2024

Katolik Üniversitesi tarafından eylül-ekim ayları arasında yürütülen kazılarda, bir yandan Lombard Hanedanı üyelerine, diğer yandan Geç Orta Çağ döneminde yaşayan...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Işık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı

13 Nisan 2023

13 Nisan 2023

Almanya’nın en eski kenti kabul edilen Trier’de ışık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı. Rheinland-Pfalz Kültürel Miras Genel...

Almanya’da 4.000 Yıllık Sıra Dışı Mezar: Genç Erkek Fırın Çukuruna Gömülmüş

17 Haziran 2026

17 Haziran 2026

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde, 4.000 yıldan daha eski bir genç erkek iskeleti tarih öncesi bir fırın çukurunda bulundu. Kafatasındaki yaralanma izleri...

Amerika’da Az Bilinen Bir Uygarlık, Eski Mısır Kadar Piramitler İnşa Etti

26 Haziran 2022

26 Haziran 2022

Hepimiz en eski piramitlerin Mısır’da yapıldığını düşünüyoruz. Yeryüzünde Mısır ile aynı zamanda yapılmış başka piramitler de bulunuyor. Ancak, bu piramitler...

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Katalonya’da bir mağarada 7 bin yıllık gravürler bulundu

23 Mart 2023

23 Mart 2023

MÖ 5000 yıllarında avcı toplayıcı bir grup barındıkları mağaranın duvarına parmaklarını kullanarak gravürler yaptılar. 7 bin yıllık bu gravürler bazı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]