13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir.

Anadolu’da her ne kadar bir krallık kurduklarına dair kesin bulgulara sahip olunmasa da kültürel varlıkları ile Anadolu topraklarında iz bırakan Luviler, Hititler gibi Hint-Avrupa dilini konuşan topluluktu.

Hititlerin, Anadolu’da tarih sahnesine çıkmadan önce nereden nasıl geldikleri hala çözülebilmiş değildir. Hatti topraklarında varlıkları tabiri caiz ise bir anda görülen ve merkezi bir devlet kuracak kadar büyüyüp gelişen Hint Avrupalı insanların kullandıkları dil de aynı çıkmaz bir sokak durumunu korumakta…

Hint-Avrupa dil ailesine mensup Anadolu'nun güçlü medeniyetini kuran Hititler
Hint-Avrupa dil ailesine mensup Hititler

Arkeologlar ve filologlar yıllarca, Hititlerin nereden ne zaman geldikleri konusunda kesin bir bilgiye sahip olmak için çalışmalara devam ettiği gibi Hint-Avrupa dilinin, Avrupa’ya hangi yönlerden, hangi şartlar dahilinde ulaştığı üzerinde de çalışmalara devam etmekteler.

Bu sorunsalın çözümü konusunda bilim insanları birçok teori ürettiler. Bu teorilerden birisi de Hint Avrupa insanın atı evcilleştirmesinin, dilinin yayılmasında etkili olduğu yönünde temellendirilen düşüncedir.

Nature dergisinde yazan uluslararası bir araştırma ekibi, atın ilk defa Güney-Batı Rusya’da evcilleştirildiği yönünde bir sonuca vardılar. 273 antik at iskeleti üzerinde yapılan DNA araştırmasından yola çıkarak vardıkları bu sonuç ile atların ilk evcilleştirildiği yeri tam olarak belirlemeyi başardılar. Böylece arkeoloji de devam eden tartışma da sona erdirilmiş oldu.

Atın günümüzden 5 bin yıl önce Rusya’nın batısındaki iki nehir olan Volga ile Don arasındaki bölgede evcilleştirilmesi Hint-Avrupa dilinin yayılmasında etkili olmuştur sorununa ise tam yanıt kazandırmadı.

Leiden Üniversitesi’nde yürütülen bir alt araştırmaya göre, bu evcilleştirme Hint-Avrupa dillerinin Avrupa’da hızla yayılmasına katkıda bulunmadı.

Araştırma ile ilgili olarak Leiden Üniversitesi internet sayfasında Merijn van Nuland imzalı makale de şu bilgi notları paylaşıldı.

Bu dil ailesi beş bin yıl önce Rus göçmenler tarafından Avrupa’ya getirilmiş ve burada hakim dil olmuştur. Hint-Avrupa, Hollandaca da dahil olmak üzere neredeyse tüm Avrupa dillerinin öncülüdür. Ancak son zamanlarda atların evcilleştirilmesi bunda anlamlı bir rol oynamadı.

Hipotez kısmen reddedildi

Kroonen, bu bulgunun en azından kısmen önemli bir arkeolojik ve dilsel hipotezi reddettiğini açıklıyor. Dilbilimciler uzun zamandır Hint-Avrupa dil ailesinin nasıl bu kadar hızlı ve başarılı bir şekilde yayıldığını çözmeye çalışıyorlar. Popüler teoriye göre atların evcilleştirilmesi bunda rol oynamış olabilir, çünkü atlar insanların daha hızlı seyahat etmesine izin verdi. Ancak bu araştırma, teorinin Avrupa için geçerli olmadığını gösteriyor.

Dilbilimci Guus Kroonen
Dilbilimci Guus Kroonen

Kroonen bu sonuca, kendisi ve diğer birkaç arkeolog, Hint-Avrupa’nın Avrupa’ya yayıldığı dönemden kalma at kalıntıları üzerinde incelemeler yaptıktan sonra ulaştı. İnceleme, bu Avrupa atlarının hiçbirinin, ilk evcilleştirilen hayvanlar olan Rus bozkırlarının atlarından gelmediğini gösterdi. Sonuç olarak, Rus göçmenlerin yanlarında Hint-Avrupa dilini getirerek, ancak atları Rusya’da geride bırakarak Avrupa’ya yürüyerek gelmiş olmaları gerekir.

Atlar Hindistan’da bir rol oynadı

Şaşırtıcı bir şekilde, atlar, dil ailesinin Hindistan’da, dolayısıyla Rusya’dan doğuya doğru yayılmasında rol oynamış gibi görünüyor. Hint-Avrupa dili, savaş arabalarıyla birlikte yaklaşık on bin yıl sonra orada tanıtıldı. Kroonen, “Belki de bu kadar uzun yolculuklar yapabilmeleri için atları yetiştirmek ve evcilleştirmek o bin yılı aldı,” diyor. “Yarı vahşi bir atın bir binici taşımasının veya bir savaş arabası çekmesinin pek olası olmadığını hayal edebilirsiniz. Atlar muhtemelen erken dönemde esas olarak et ve süt sağlamak için beslenmiştir.’

Nature’da yayınlanan araştırma, çok disiplinli bir arkeolog, genetikçi ve dilbilimci ekibi tarafından gerçekleştirildi. Alt çalışması için Kroonen, antik at kalıntılarını aramak için Kroonen ile birlikte giden Leiden arkeolog Quentin Bourgeois ile çalıştı. Kroonen, “Farklı disiplinler arasındaki işbirliğinin gerçekten harika olduğunu düşünüyorum” diyor. ‘Artık genetik ve arkeolojiden elde edilen kanıtları kullanarak asırlık soruları test edebiliyoruz. Birdenbire, önemli soruların yanıtlarını ulaşılabilir hale getiriyor.’

Başka nedenler aramak

Buna rağmen, kendi araştırmasının sonuçlarının sürpriz olduğunu söylüyor Kroonen. “Gizlice, atların evcilleştirilmesinin bir tür rol oynayacağından şüpheleniyordum. Durumun böyle olmadığı kanıtlandığında, bir anticlimax gibi hissettim. Ancak öte yandan, şimdi gerçek nedenleri daha fazla arayabiliriz. Hint-Avrupa dilinin aniden ortaya çıktığını kesin olarak biliyoruz, ancak bu değişiklik muhtemelen bir ulaşım devrimiyle değil, pastoralizmin ortaya çıkışı gibi yaşam tarzındaki değişikliklerle ilgiliydi.’

Banner
Related Articles

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Almanya’da 3000 yıllık ahşap dilek kuyusu bulundu

8 Ocak 2023

8 Ocak 2023

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Germering kasabasında, arkeologlar ritüel birikintilerle dolu iyi korunmuş bir Tunç Çağı ahşap kuyusunun kalıntılarını ortaya çıkardılar. Arkeologlara...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

İngiliz arkeologlar ‘Britanya’nın Pompeii’sinde İran cam boncukları buldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

İngiliz arkeologlar, ‘Britanya’nın Pompeii’si’ olarak adlandırılan bir Tunç Çağı yerleşiminde İran cam boncukları keşfettiler. Britanya’nın Pompeii’si, İngiltere’nin Cambridgeshire kentinde Must...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

Nadir Bronz Kılıç, Sardinya’nın 3.200 Yıllık Kulelerinin Nasıl Kutsal Alanlara Dönüştüğünü Ortaya Koydu

12 Mayıs 2026

12 Mayıs 2026

Sardinya’da 3.200 yıllık taş bir kulenin içinde arkeologlar mühürlenmiş bir kuyu, parçalanmış törensel kaplar ve savaş için üretilmemiş bir bronz...

Arkeologlar Kuzey Makedonya’da 2500 Yıllık Yerleşim Ortaya Çıkardı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Kuzey Makedonya’daki Crnobuki köyü yakınlarındaki Gradishte’de yakın zamanda yapılan arkeolojik kazılarda sitenin tarihi önemi hakkındaki önceki varsayımları sorgulayan önemli bir...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

Falaj al Misfah: Binlerce Yıldır Çalışıyor

27 Eylül 2021

27 Eylül 2021

Al Misfah Abriyeen köyü, yemyeşil vahası, muhteşem meyve bahçeleri ve yıl boyunca devam eden su kaynağı olan ‘aflaj’ ile tanınır....

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

380 milyon yıllık bir kalbin keşfi, vücudumuzun evrimine yeni bir ışık tutuyor.

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Curtin Üniversitesi’nden araştırmacılar, dünyanın en eski kalbini, 380 milyon yıllık ‘güzel korunmuş’ eski çeneli balık fosilinde keşfettiler. Kalp, ayrı bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]