19 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor.

Antik Çağ’da İonya ile Karya sınırında kalan Herakleia Antik Kenti, karakter ve tarihi geçmişiyle tipik bir Karya şehri olarak kabul görür. Antik Çağ‘da, Herakleia, Ege Denizi’nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi’ne sahiptir. Ancak, günümüzde Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu körfez bu günkü Bafa Gölü’ne dönüşmüştür.

Bir Karia kenti olan Herakleia Latmos Antik Kenti, 10 bin yıllık kaya resimlerine sahip üzerinde birçok medeniyetin izlerini taşıyan bir yerdir. Bu zenginlikleri kenti her dönem gözde kılmıştır. Muğla Valiliği’de bu gözde güzelliklerin Türk turizmine kazandırılması amacıyla bugün bir değerlendirme toplantısı yaptı.

Muğla Valisi Orhan Tavlı Başkanlığında Herakleia Latmos (Latmos Herakleia’sı) Antik Kenti’nde yapılacak çalışmaların konuşulduğu toplantıda sunum yapan Prof. Dr. Bilal Söğüt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Zekeriya Bingöl ile birlikte kalıntıları yerinde incelediklerini, Latmos dağı eteklerinde ve limanda iki ayrı yerleşimden yapılar bulunduğunu, 10 bin yıllık tarihi kalıntılar ve doğal güzellikleri ile bu bölgenin binlerce yıl sonra tekrar dünyaya açılmasının mümkün olduğunu belirtti.

Muğla Valiliği’nin resmi internet sayfasında toplantı hakkında şu bilgilere yer verildi.

Hititlerden Roma’ya, Bizans Dönemi’nden Osmanlıya Sahne Olan Kent

Günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesine ait başka yerde benzeri olmayan kaya resimleri, Hitit İmparatorluğunun batı sınırını oluşturan yazı, Hellenistik ve Roma Dönemi yapıları, Herakleia’lı çoban Endymion ile Artemis’in geceleri ay ışığında görüştükleri mağara, Bizans Dönemi’nin sağlam yapı ve en zengin freskler, Menteşe Beyliği yapısı, Osmanlı Dönemi eserleri ve mezar taşları ile günümüz özgün evlerinin de örneklerinin verildiği sunumun sonunda Vali Orhan Tavlı tarafından çalışmaların hemen başlanmasının talimatı verildi.
Herakleia Latmos Antik Kenti
Herakleia Latmos Antik Kenti M.Ö. 10 binli yıllara dayanan eşsiz güzellikte kalıntılara sahip Karia kentidir. Onlarca kaya resimleri ile dikkat çekmektedir.
Bu bağlamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı yönergelerine uygun olarak yönlendirme ve bilgilendirme tabelalarının yapılmasına, antik yolların temizlenmesine, belirli alanlarda kurtarma kazılarının yapılmasına, burada bulunan yapıların ve kalıntıların temizlikleri sonrasında gezi yollarının düzenlenmesine, yapıların kolay bir şekilde görülebilir ve gezilebilir olmasının sağlanmasına, tüm bunların dışında çözüm bekleyen diğer sorunların da aşamalı olarak belirli bir plan dahilinde tamamlanmasına karar verildi.

Herakleia Latmos Antik Kenti 

Herakleia Antik Kenti, Muğla Milas’a 39 kilometre uzaklıktadır. Herakleia Latmos, Kapıkırı Köyü içerisinde yer alıyor. Bir Karia kenti olan Herakleia Latmos’un adı ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ten gelmektedir. M. Ö. 8’nci yüzyılda kentin adı Latmos’dur. Kent, Persler zamanında Karia Satrabı Mausolos’un eline geçmiştir. İskender’in Asya seferi sonucu İskender İmparatorluğu’nun, daha sonra Seleukoslar’ın egemenliğine bağlanmıştır.
M. Ö. 1’nci yüzyılda denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybeden Herakleia, ulaşımdaki güçlük nedeniyle Hrıstiyan keşişlerin gizlenme yeri olmuştur. Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan antik kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6.5 kilometre uzunluğunda sur ile çevrilmiştir. Düzgün dikdörtgen ve kare taş işçiliği gösteren sur duvarları Hellenistik Dönem’de yapılmıştır. Hippodamos şehir planına göre iskan edilen Herakleia, birbirini dik kesen ızgara biçimli parsel ve sokak planının iyi uygulandığı örneklerinden biridir. Limanın arkasında uzanan kayalık arazi üzerinde yer alan Athena Tapınağı kentin en iyi korunmuş yapılarından biridir. Templum in Antis tarzında, iki sütunlu Hellenistik Çağ yapısıdır. Athena Tapınağı’nın doğusunda yer alan agora iki katlı olup, günümüzde birinci katı ayakta kalmıştır.
Herakleia Latmos Antik Kenti
Herakleia Latmos Antik Kenti M.Ö. 10 binli yıllara dayanan eşsiz güzellikte kalıntılara sahip Karia kentidir. Bulunan170 adet kaya resimleri ile dikkat çekmektedir.
Athena Tapınağı’nın hemen doğusundaki şehrin merkezinde Agora  yer alır. Helenistik dönemde inşa edilen Agora’nın, güney tarafı iki katlı olup, birinci kat duvarları ve dükkanları sağlam olarak günümüze ulaşabilmiştir. Tiyatro kentin kuzey doğusunda yer alır. Kentin sahiline ve adalara giden yolun kenarında yer alan Endymion Kutsal Alanı’nın apsidal cellası ve pronaosu görülebilir.
Mitolojiye göre Ay Tanrıçası Selene, Latmos dağlarında çobanlık yapan güzel delikanlı Endymion’a aşık olur ve onu ebedi uykuya mahkum eder. Bu çilehanelerin tavanlarını ve duvarlarını süsleyen freskler İsa’nın hayatını, Meryem’i ve Azizler’i tasvir eder. Herakleia Antik Kenti’nde Alman Anneliese PESCHLOW tarafından yapılmakta olan yüzey araştırmasına her yıl devam edilmektedir. 1991’den itibaren, dağın, Herakleia antik kentinin sınırları içinde kalan bölümündeki yerleşmelerin incelenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, zirvede çok eski bir yağmur ve kaya kültünün varlığı da göz önünde bulundurularak, belirli bir hedef doğrultusunda tarihöncesi dönemlere ait kalıntılar araştırılmıştır. İlk kaya resimlerinin 1994 yılında bulunduğu Latmos’ta bugün 170 kaya resminin olduğu bilinmektedir.
Kaynak: Kulturportalı.gov.tr
Banner
Benzer Yazılar

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Orta Asya’da ilk defa bir Boğa Jeoglifi Keşfedildi

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Rusya Bilimler Akademisi Maddi Kültür Tarihi Enstitüsü (IIMK RAS) ve LLC Krasnoyarsk Geoarchaeology’den arkeologlar, Rusya’nın Moğolistan sınırına yakın, Tuva Cumhuriyeti’ndeki...

Bergama’da basılan İmparator Caracalla Madalyonu Bulgaristan’daki Roma mezarında bulundu

15 Şubat 2024

15 Şubat 2024

2023’ün sonlarında Bulgaristan’ın Veliko Tırnovo bölgesindeki Strazhitsa belediyesine bağlı Nova Varbovka köyü yakınlarında keşfedilen Roma mezarların birinde, Roma imparatoru Caracalla’nın...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Myra Antik Kenti’nin Tiyatrosu Orijinal Taşlarıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor

13 Eylül 2025

13 Eylül 2025

Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan ve Likya Birliği’nin en önemli altı kentinden biri olan Myra Antik Kenti, Roma dönemine ait...

Abydos’da M.Ö 3000’lere Tarihlenen Bira Üretim Tesisi Bulundu

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

Bira, eski çağlardan bu yana tarihin en çok sevilen ve tüketilen içkisi olmuştur. Bira, eski çağlarda sadece insanların tükettiği  bir...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Seramik kap üretme yeteneği Avrupa’ya Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden geldi.

7 Ocak 2023

7 Ocak 2023

Yeni bir çalışma, seramik kap yapma bilgisinin Orta Doğu ve Uzak Doğu’dan değil Sibirya ve Hazar Denizi bölgesi üzerinden Avrupa’ya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]