25 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür.

Tell Brak yukarı Habur ovasında ve diğer Uruk kolonilerinden farklı olarak çok daha öncelerden faaliyet gösteren önemli bir yerleşim yeridir. Yaklaşık olarak M.Ö. 4000 yıllara dayanan bir geçmişe sahiptir.
1930’lu yıllarda bölgede kazı yapan Max Mallowan Uruk Döneminin en önemli yapılarından biri olan Göz tapınağını ortaya çıkaran kişidir.

Tapınak tipik bir Uruk yapısında olduğu gibi 3 parçalı bir yapıya sahiptir. Bir merkezi oda, çevresinde iki küçük odanın yer aldığı (-ki bu odalardan biri depo amaçlı kullanılmaktadır), nişlerin ve payandaların bu mekanda yaygın olarak kullanıldığı süslemeleri içinde kilden yapılmış külahlar ve kireçtaşından hazırlanan göz biçimli idollerin kullanıldığı yapılardır.

Max Mallowan’ın bulduğu bu tapınak altında 3 evre daha ortaya çıkarılmıştır. Her yenilenmeden önce Tapınak tamamen yıkılmış ve düzlenmiştir. Düzlenmiş olan bu alan yapılacak olan yeni tapınak için platform oluşturmaktadır. Bir Tapınağı yıkarak yerine aynı planla yeni bir Tapınak inşa etmek Güney Mezopotamya’da yaygın bir gelenek olarak karşımıza çıkması Tell Brak yerleşimin bu bölgeden etkilenişini de bize göstermektedir.

Bu tapınaktaki 3 evre yapımındaki kerpiç renklerine göre isimlendirilmiştir.
İlk evre Red Eye Temple olarak bilinmektedir ve yapımında kırmızı kerpiçler kullanılmıştır.
İkinci evre ise Grey Eye Temple olarak bilinmekte ve ismindende anlaşılacağı üzere yapımında gri kerpiçler kullanılmıştır.
Üçüncü evreye gelindiğinde ise White Eye Temple adını tabanın beyaz kireç ile sıvanmasından almıştır.

Bu tapınakta binlerce diyebileceğimiz kadar çok göz idolü bulunmuştur. Kuşkusuz bu idoller hangi Tanrı yada Tanrıçaya adanmış olursa olsun bu Tanrı yada Tanrıçanın bu bölgede inanılan en güçlü Tanrı/Tanrıça olduğu kesindir. Birçok önerilen görüş olsa da bu idollerin Ana Tanrıça’nın kendisi değilse bile bu Tanrıça ile benzer güçlere sahip başka bir kimliğin olabileceğine ilişkindir.

Ana Tanrıça kültünün yaygın olduğu yerlerde Göz Tanrısı kültünün saptanması ikiz Tanrı fikrini oluşturmuştur.
Erken dönemlerde Göz Tanrısı kültünün yaygın olduğu, Göz İdolleri’nin her şeyi görebilen ve kentin geleceğini gözleyebilen Tanrı sembolü oldukları şeklinde de yorum yapılmıştır. Göz İdolleri’nin Ana Tanrıça’yı veya Göz Tanrısı’nı simgeledikleri düşünülebildiği gibi Güneş Tanrısı’nı simgelemiş olabilecekleri de düşünülmüştür.
Hangi Tanrı yada Tanrıça olduğu henüz gizemini korusa da bu dönem için güçlü olan baş Tanrı yada baş Tanrıça olduğu kesindir. Bu inanç Mezopotamya ve Anadolu’da güçlü bir şekilde kabul görmesi etkileşim alanının saptanması bakımından da önemlidir.

Göz İdollerinin Biçimleri

Tell Brak (Eye Temple) Tapınağı kazılarında bulunan göz idolleri

Tell Brak tapınağında bulunan göz idollerinin genel olarak yapılarına baktığımızda basit ve soyut görünümlü oldukları görülmektedir.

Bacakları ve kolları işlenmemiş baş olarak algılanan üst yarı ile alt yarıdan oluşmaktadır. Bazı idollerde göz ile birlikte kaşlarda belirtilmiştir. İdoller derin kazıma yöntemi ile yapılmıştır. Betimlere bakılarak iki farklı şekilde yapıldıklarını söylemek mümkündür.

İlk grup örneklerinde gözler, birbirine bitişik yada ayrık badem biçimli iki yüzey üzerinde abartılı büyüklüktedir. Göz kenarları bazen tek bazende çift çizgilidir.

İkinci grup örneklerinde ise yüz çercevesi ve gözlerin işlenişi bakımından ilk grupla benzerdir. Farkı baş ve gövdeyi ayıran boynun iki yandan çentik yapılarak belirlenmesidir. Alt yarı bazen dörtgen bazen de şişkin kubbemsidir.
Tell Brak’ta ele geçen bu idollerin Andolu’da bir çok benzerine rastlanmıştır. Habur Ovasında yer alan bu yerleşmenin Mezopotamya ve Anadoluya olan yakınlığı sebebiyle her iki bölgeden de etkileşim gösterdiği görülmektedir.

Geç Kalkolitik dönemin en önemli tapınaklardan biridir.

Yazımızda Prof. Dr. Serap YAYLALI’nın Cedrus dergisinde yayınlanan ” Göz idolleri ve Pirot Höyük örneği” makalesinden bilgiler kullanılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

Memlükler’in kale kuşatmasında attıkları taşın üzerindeki ilginç Arapça yazıt

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Günümüzde, topçu birlikleri düşman mevzilerine atacakları bombaların üzerine bir iki kelimeden oluşan mesajlar yazarlar. Hava saldırılarında da bu tip mesajlar...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

İsrail Tabor Doğa Koruma Alanı’nda nadir görülen 2.800 yıllık Assur bok böceği mühür bulundu

14 Şubat 2024

14 Şubat 2024

Bir doğa gezgini, Kuzey İsrail’deki Aşağı Celile’de yer alan Tabor Doğa Koruma Alanı’nda Birinci Tapınak döneminden kalma nadir görülen bir...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

III. Amenhotep’in mezar tapınağında iki büyük sfenks bulundu

22 Ocak 2022

22 Ocak 2022

Mısır’ı MÖ 1386 ila 1349 yılları arasında yöneten, Muhteşem Amenhotep olarak da bilinen Firavun Kral III. Amenhotep’in mezar tapınağında iki...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]