16 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür.

Tell Brak yukarı Habur ovasında ve diğer Uruk kolonilerinden farklı olarak çok daha öncelerden faaliyet gösteren önemli bir yerleşim yeridir. Yaklaşık olarak M.Ö. 4000 yıllara dayanan bir geçmişe sahiptir.
1930’lu yıllarda bölgede kazı yapan Max Mallowan Uruk Döneminin en önemli yapılarından biri olan Göz tapınağını ortaya çıkaran kişidir.

Tapınak tipik bir Uruk yapısında olduğu gibi 3 parçalı bir yapıya sahiptir. Bir merkezi oda, çevresinde iki küçük odanın yer aldığı (-ki bu odalardan biri depo amaçlı kullanılmaktadır), nişlerin ve payandaların bu mekanda yaygın olarak kullanıldığı süslemeleri içinde kilden yapılmış külahlar ve kireçtaşından hazırlanan göz biçimli idollerin kullanıldığı yapılardır.

Max Mallowan’ın bulduğu bu tapınak altında 3 evre daha ortaya çıkarılmıştır. Her yenilenmeden önce Tapınak tamamen yıkılmış ve düzlenmiştir. Düzlenmiş olan bu alan yapılacak olan yeni tapınak için platform oluşturmaktadır. Bir Tapınağı yıkarak yerine aynı planla yeni bir Tapınak inşa etmek Güney Mezopotamya’da yaygın bir gelenek olarak karşımıza çıkması Tell Brak yerleşimin bu bölgeden etkilenişini de bize göstermektedir.

Bu tapınaktaki 3 evre yapımındaki kerpiç renklerine göre isimlendirilmiştir.
İlk evre Red Eye Temple olarak bilinmektedir ve yapımında kırmızı kerpiçler kullanılmıştır.
İkinci evre ise Grey Eye Temple olarak bilinmekte ve ismindende anlaşılacağı üzere yapımında gri kerpiçler kullanılmıştır.
Üçüncü evreye gelindiğinde ise White Eye Temple adını tabanın beyaz kireç ile sıvanmasından almıştır.

Bu tapınakta binlerce diyebileceğimiz kadar çok göz idolü bulunmuştur. Kuşkusuz bu idoller hangi Tanrı yada Tanrıçaya adanmış olursa olsun bu Tanrı yada Tanrıçanın bu bölgede inanılan en güçlü Tanrı/Tanrıça olduğu kesindir. Birçok önerilen görüş olsa da bu idollerin Ana Tanrıça’nın kendisi değilse bile bu Tanrıça ile benzer güçlere sahip başka bir kimliğin olabileceğine ilişkindir.

Ana Tanrıça kültünün yaygın olduğu yerlerde Göz Tanrısı kültünün saptanması ikiz Tanrı fikrini oluşturmuştur.
Erken dönemlerde Göz Tanrısı kültünün yaygın olduğu, Göz İdolleri’nin her şeyi görebilen ve kentin geleceğini gözleyebilen Tanrı sembolü oldukları şeklinde de yorum yapılmıştır. Göz İdolleri’nin Ana Tanrıça’yı veya Göz Tanrısı’nı simgeledikleri düşünülebildiği gibi Güneş Tanrısı’nı simgelemiş olabilecekleri de düşünülmüştür.
Hangi Tanrı yada Tanrıça olduğu henüz gizemini korusa da bu dönem için güçlü olan baş Tanrı yada baş Tanrıça olduğu kesindir. Bu inanç Mezopotamya ve Anadolu’da güçlü bir şekilde kabul görmesi etkileşim alanının saptanması bakımından da önemlidir.

Göz İdollerinin Biçimleri

Tell Brak (Eye Temple) Tapınağı kazılarında bulunan göz idolleri

Tell Brak tapınağında bulunan göz idollerinin genel olarak yapılarına baktığımızda basit ve soyut görünümlü oldukları görülmektedir.

Bacakları ve kolları işlenmemiş baş olarak algılanan üst yarı ile alt yarıdan oluşmaktadır. Bazı idollerde göz ile birlikte kaşlarda belirtilmiştir. İdoller derin kazıma yöntemi ile yapılmıştır. Betimlere bakılarak iki farklı şekilde yapıldıklarını söylemek mümkündür.

İlk grup örneklerinde gözler, birbirine bitişik yada ayrık badem biçimli iki yüzey üzerinde abartılı büyüklüktedir. Göz kenarları bazen tek bazende çift çizgilidir.

İkinci grup örneklerinde ise yüz çercevesi ve gözlerin işlenişi bakımından ilk grupla benzerdir. Farkı baş ve gövdeyi ayıran boynun iki yandan çentik yapılarak belirlenmesidir. Alt yarı bazen dörtgen bazen de şişkin kubbemsidir.
Tell Brak’ta ele geçen bu idollerin Andolu’da bir çok benzerine rastlanmıştır. Habur Ovasında yer alan bu yerleşmenin Mezopotamya ve Anadoluya olan yakınlığı sebebiyle her iki bölgeden de etkileşim gösterdiği görülmektedir.

Geç Kalkolitik dönemin en önemli tapınaklardan biridir.

Yazımızda Prof. Dr. Serap YAYLALI’nın Cedrus dergisinde yayınlanan ” Göz idolleri ve Pirot Höyük örneği” makalesinden bilgiler kullanılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

Romalı askerin 1.900 yıllık maaş bordrosu

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

İsrail Eski Eserler’den (IAA) arkeologlar, Masada Dağı kazılarında bir Roma askerine ait MÖ 72 yılına tarihlenen bir papirüs maaş bordrosu...

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

Halife Osman dönemi İslami kaya yazıtı keşfedildi

13 Haziran 2022

13 Haziran 2022

Suudi Arabistan’ın başkenti Mekke yakınlarında Halife Osman bin Affan dönemine tarihlenen İslami kaya yazıtı keşfedildi. Yazıt, İslam tarihinin başlangıcındaki önemli...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

Suudi Arabistan’ın kuzey kesiminde 200.000 yıllık el baltası keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Suudi Arabistan AlUla Kraliyet Komisyonu (RCU), AlUla Valiliği’ndeki Qurh alanındaki arkeolojik kazı ekiplerinin 200.000 yıldan daha eski olduğu tahmin edilen...

Asur ordusu antik Yahudi şehri Lachish’i nasıl fethetti

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Arkeologlar, Kral Sanherib’in askerlerinin 2.700 yıl önce Yahudi Lachish şehrini yenmelerini sağlayan devasa kuşatma rampasını nasıl inşa ettiklerini keşfettiler. Antik...

Zahi Hawass, “Antik Mısır’ın gizemli kraliçesi Nefertiti’nin mumyasını buldum”

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Mısırbilimci Zahi Hawass, Antik Mısır’ın gizemli kraliçesi olarak bilinen Nefertiti’nin mumyasını bulduğunu ve en geç Ekim ayında bu heyecanlı keşfi...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]