27 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür.

Tell Brak yukarı Habur ovasında ve diğer Uruk kolonilerinden farklı olarak çok daha öncelerden faaliyet gösteren önemli bir yerleşim yeridir. Yaklaşık olarak M.Ö. 4000 yıllara dayanan bir geçmişe sahiptir.
1930’lu yıllarda bölgede kazı yapan Max Mallowan Uruk Döneminin en önemli yapılarından biri olan Göz tapınağını ortaya çıkaran kişidir.

Tapınak tipik bir Uruk yapısında olduğu gibi 3 parçalı bir yapıya sahiptir. Bir merkezi oda, çevresinde iki küçük odanın yer aldığı (-ki bu odalardan biri depo amaçlı kullanılmaktadır), nişlerin ve payandaların bu mekanda yaygın olarak kullanıldığı süslemeleri içinde kilden yapılmış külahlar ve kireçtaşından hazırlanan göz biçimli idollerin kullanıldığı yapılardır.

Max Mallowan’ın bulduğu bu tapınak altında 3 evre daha ortaya çıkarılmıştır. Her yenilenmeden önce Tapınak tamamen yıkılmış ve düzlenmiştir. Düzlenmiş olan bu alan yapılacak olan yeni tapınak için platform oluşturmaktadır. Bir Tapınağı yıkarak yerine aynı planla yeni bir Tapınak inşa etmek Güney Mezopotamya’da yaygın bir gelenek olarak karşımıza çıkması Tell Brak yerleşimin bu bölgeden etkilenişini de bize göstermektedir.

Bu tapınaktaki 3 evre yapımındaki kerpiç renklerine göre isimlendirilmiştir.
İlk evre Red Eye Temple olarak bilinmektedir ve yapımında kırmızı kerpiçler kullanılmıştır.
İkinci evre ise Grey Eye Temple olarak bilinmekte ve ismindende anlaşılacağı üzere yapımında gri kerpiçler kullanılmıştır.
Üçüncü evreye gelindiğinde ise White Eye Temple adını tabanın beyaz kireç ile sıvanmasından almıştır.

Bu tapınakta binlerce diyebileceğimiz kadar çok göz idolü bulunmuştur. Kuşkusuz bu idoller hangi Tanrı yada Tanrıçaya adanmış olursa olsun bu Tanrı yada Tanrıçanın bu bölgede inanılan en güçlü Tanrı/Tanrıça olduğu kesindir. Birçok önerilen görüş olsa da bu idollerin Ana Tanrıça’nın kendisi değilse bile bu Tanrıça ile benzer güçlere sahip başka bir kimliğin olabileceğine ilişkindir.

Ana Tanrıça kültünün yaygın olduğu yerlerde Göz Tanrısı kültünün saptanması ikiz Tanrı fikrini oluşturmuştur.
Erken dönemlerde Göz Tanrısı kültünün yaygın olduğu, Göz İdolleri’nin her şeyi görebilen ve kentin geleceğini gözleyebilen Tanrı sembolü oldukları şeklinde de yorum yapılmıştır. Göz İdolleri’nin Ana Tanrıça’yı veya Göz Tanrısı’nı simgeledikleri düşünülebildiği gibi Güneş Tanrısı’nı simgelemiş olabilecekleri de düşünülmüştür.
Hangi Tanrı yada Tanrıça olduğu henüz gizemini korusa da bu dönem için güçlü olan baş Tanrı yada baş Tanrıça olduğu kesindir. Bu inanç Mezopotamya ve Anadolu’da güçlü bir şekilde kabul görmesi etkileşim alanının saptanması bakımından da önemlidir.

Göz İdollerinin Biçimleri

Tell Brak (Eye Temple) Tapınağı kazılarında bulunan göz idolleri

Tell Brak tapınağında bulunan göz idollerinin genel olarak yapılarına baktığımızda basit ve soyut görünümlü oldukları görülmektedir.

Bacakları ve kolları işlenmemiş baş olarak algılanan üst yarı ile alt yarıdan oluşmaktadır. Bazı idollerde göz ile birlikte kaşlarda belirtilmiştir. İdoller derin kazıma yöntemi ile yapılmıştır. Betimlere bakılarak iki farklı şekilde yapıldıklarını söylemek mümkündür.

İlk grup örneklerinde gözler, birbirine bitişik yada ayrık badem biçimli iki yüzey üzerinde abartılı büyüklüktedir. Göz kenarları bazen tek bazende çift çizgilidir.

İkinci grup örneklerinde ise yüz çercevesi ve gözlerin işlenişi bakımından ilk grupla benzerdir. Farkı baş ve gövdeyi ayıran boynun iki yandan çentik yapılarak belirlenmesidir. Alt yarı bazen dörtgen bazen de şişkin kubbemsidir.
Tell Brak’ta ele geçen bu idollerin Andolu’da bir çok benzerine rastlanmıştır. Habur Ovasında yer alan bu yerleşmenin Mezopotamya ve Anadoluya olan yakınlığı sebebiyle her iki bölgeden de etkileşim gösterdiği görülmektedir.

Geç Kalkolitik dönemin en önemli tapınaklardan biridir.

Yazımızda Prof. Dr. Serap YAYLALI’nın Cedrus dergisinde yayınlanan ” Göz idolleri ve Pirot Höyük örneği” makalesinden bilgiler kullanılmıştır.
Banner
Benzer Yazılar

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Halawa Yerleşmesi

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Erken Tunç Çağı’nın geç yerleşimlerinden biri olan Halawa ilk olarak M. Van Loon tarafından 1967’de III. binyıl kalıntılarını bulmasıyla keşfedilmiştir....

İslam Öncesi Arabistan’da Tapınılan Tanrıçalar

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

İslam öncesi Arabistan’da, Al-lat, Manat (Manah olarak da adlandırılır) ve Al-Uzza, Hubal ile birlikte Mekke panteonunun başlıca tanrıları olan üç...

Babil Kralı Nabonidus adına Suudi Arabistan’da yazıt bulundu.

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Suudi Turizm ve Ulusal Miras Komisyonu, Babil Kralı Nabonidus adına Suudi Arabistan’ın kuzeyinde bazalt taş üzerine oyulmuş 2.550 yıllık bir...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

30 Mart 2022

30 Mart 2022

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Suriye’de Maarat el-Numan’da 1500 Yıllık Bizans Mezar Kompleksi Ortaya Çıktı

11 Haziran 2025

11 Haziran 2025

Suriye’nin iç savaşla yerle bir olan kuzey kenti Maarat el-Numan’da, moloz kaldırma çalışmaları sırasında 1500 yıllık Bizans dönemine ait bir...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Firavun Apries Dönemine Ait 2.600 Yıllık Stel Ortaya Çıkarıldı

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

M. Ö. 589’dan M. Ö. 570’e kadar hüküm süren firavun Apries dönemine ait 2.600 yıllık stel bulundu. Mısır Eski Eserler...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

İsrail Tabor Doğa Koruma Alanı’nda nadir görülen 2.800 yıllık Assur bok böceği mühür bulundu

14 Şubat 2024

14 Şubat 2024

Bir doğa gezgini, Kuzey İsrail’deki Aşağı Celile’de yer alan Tabor Doğa Koruma Alanı’nda Birinci Tapınak döneminden kalma nadir görülen bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]