26 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı oldu. Yakın bir zamanda keşfedilen bu papirüs mumyalama tekniklerini anlatan en eski kitapçıktır.

Eski Mısır’da mumyalama kutsal bir sanat olarak görülüyordu ve sürecin bilgisi çok az kişinin bildiği bir şeydi. Mısırbilimciler, teknik detayların muhtemelen bir mumyacıdan diğerine sözlü olarak aktarıldığına inanıyor. Bu sebeple yazılı kanıtlar azdır ve yakın zamana kadar mumyalama ile ilgili sadece iki metin tespit edilmişti.

Bu nedenle Mısırbilimciler, bitkisel ilaçlar ve cildin şişlikleriyle ilgili tıbbi bir metinde mumyalama üzerine kısa bir kılavuz bulduklarında şaşırdılar. Kılavuz yakın zamanda Kopenhag Üniversitesi Mısırbilimci Sofie Schiødt tarafından düzenlendi.

Sofie Schiødt, “ Bu papirüste bulduğumuz mumyalama tekniklerinin birçok tanımı, sonraki iki kılavuzda yer almıyor ve açıklamalar son derece ayrıntılı. Ama metinden bazı detaylar çıkarılmış durumda ve bunları okuyan kişinin o detayları bilmesi gerekir. Örneğin; vücudun natron ile kurutulması, metinden çıkarıldı” dedi.

Sofie Schiødt ayrıca, “Metnin bize sağladığı heyecan verici yeni bilgilerden biri, ölen kişinin yüzünü mumyalama prosedürü ile ilgilidir. Büyük ölçüde bitki bazlı aromatik maddelerden ve mumyacıların bir parça kırmızı keteni kapladığı bir sıvı halinde pişirilen bağlayıcılardan oluşan bir çare için bileşenlerin bir listesini alıyoruz. Kırmızı keten daha sonra, kokulu ve antibakteriyel maddeden oluşan koruyucu bir kozaya sarmak için ölü kişinin yüzüne uygulanır. Bu süreç dört günlük aralıklarla tekrarlandı” dedi.

Papirüs Carlsberg Koleksiyonu
Papirüs Carlsberg Koleksiyonu, Kopenhag Üniversitesi.

Bu prosedür daha önce tanımlanmamış olsada, Mısırbilimciler daha önce bu kılavuzla aynı döneme ait yüzleri bez ve reçine ile kaplı birkaç mumyayı incelemişlerdi.

Sofie Schiødt’un doktora tezi için üzerinde çalıştığı el yazması Papirüs Louvre-Carlsberg’dir. Söz edilen papirüsün yarısı Paris’teki Louvre Müzesi’nde, diğer yarısı ise Kopenhag Üniversitesi Papirüs Carlsberg’e aittir. Papirüsün iki parçası orijinal olarak iki özel koleksiyoncuya aitti ve birkaç bölümü hala kayıp. Araştırmacı bu papirüsleri birleştirerek çalıştı.

Altı metre uzunluğundaki papirüs, yaklaşık olarak MÖ 1450 yılına tarihlenmektedir, bu da mumyalama metinlerinin diğer iki örneğinden bin yıldan daha uzun bir süre önce yazıldığı anlamına gelir.

Mumyalama süreci

Mezarın yanına kurulan amaca yönelik bir atölyede gerçekleştirilen mumyalama, 35 günlük kuruma süresi ve 35 günlük sarma dönemi olmak üzere iki ana döneme bölünmüş ve 70 gün sürmüştür.

Kuruma süresi boyunca vücuda hem içi hem de dışı kuru natron uygulanmıştır. Natron tedavisi, vücudun arınması, organların ve beynin çıkarılması ve gözlerin çökmesinden sonra mumyalama işleminin dördüncü gününde başladı.

İkinci 35 günlük süre, ölen kişinin bandaj ve aromatik maddelerle kılıflanmasına ayrıldı. Papirüs Louvre-Carlsberg’de anlatılan yüzün mumyalanması bu döneme aitti.

70 günlük mumyalama sürecinin tamamı 4 günlük aralara bölündü, mumyalama işlemi 68. günde bitirildi ve ardından tabutun içine yerleştirildi, ardından son günler ölen kişinin öbür dünyada yaşamasına izin veren ritüel faaliyetlere harcandı.

KOPENHAG ÜNİVERSİTESİ

Banner
Benzer Yazılar

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Maya Treni çalışması sırasında ortaya çıkarılan Maya mısır tanrısı tasvirli vazo

10 Ocak 2024

10 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Maya Treni projesi kurtarma çalışmaları yürütüyorlar. Çalışmalarda bir mısır tanrısının oyulmuş görüntüsüne sahip...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Berlin’de Bilim İnsanları 3D Teknolojiyle Antik Budist Dua Parşömenini Sanal Olarak Açtı

16 Ağustos 2025

16 Ağustos 2025

Almanya’nın başkenti Berlin’de araştırmacılar, neredeyse bin yıl boyunca kapalı kalmış bir Budist dua parşömenini modern teknoloji sayesinde ilk kez “sanal”...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Kaçak Kazı Yapılan Evin Altında Yer Altı Şehri Ortaya Çıktı!

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde bir evin içinde kaçak kazı yapıldığı bilgisi üzerine eve baskın düzenleyen ekipler, kaçak kazı yapanların evin altında...

Saqqara nekropolünde 4.000 yıllık beş mezar keşfedildi

19 Mart 2022

19 Mart 2022

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Kahire’nin güneybatısındaki Saqqara nekropolünde 4 bin yıllık beş antik mezarın keşfedildiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında...

Milli Mücadelenin Ateşlendiği Ev “Atatürk Müzesi”

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün Milli Mücadeleyi başlattığı İstanbul Şişli’deki ev “Atatürk Müzesi” olarak hizmet veriyor. Vatanın kurtulması için başlatılan mücadelenin...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]