26 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı oldu. Yakın bir zamanda keşfedilen bu papirüs mumyalama tekniklerini anlatan en eski kitapçıktır.

Eski Mısır’da mumyalama kutsal bir sanat olarak görülüyordu ve sürecin bilgisi çok az kişinin bildiği bir şeydi. Mısırbilimciler, teknik detayların muhtemelen bir mumyacıdan diğerine sözlü olarak aktarıldığına inanıyor. Bu sebeple yazılı kanıtlar azdır ve yakın zamana kadar mumyalama ile ilgili sadece iki metin tespit edilmişti.

Bu nedenle Mısırbilimciler, bitkisel ilaçlar ve cildin şişlikleriyle ilgili tıbbi bir metinde mumyalama üzerine kısa bir kılavuz bulduklarında şaşırdılar. Kılavuz yakın zamanda Kopenhag Üniversitesi Mısırbilimci Sofie Schiødt tarafından düzenlendi.

Sofie Schiødt, “ Bu papirüste bulduğumuz mumyalama tekniklerinin birçok tanımı, sonraki iki kılavuzda yer almıyor ve açıklamalar son derece ayrıntılı. Ama metinden bazı detaylar çıkarılmış durumda ve bunları okuyan kişinin o detayları bilmesi gerekir. Örneğin; vücudun natron ile kurutulması, metinden çıkarıldı” dedi.

Sofie Schiødt ayrıca, “Metnin bize sağladığı heyecan verici yeni bilgilerden biri, ölen kişinin yüzünü mumyalama prosedürü ile ilgilidir. Büyük ölçüde bitki bazlı aromatik maddelerden ve mumyacıların bir parça kırmızı keteni kapladığı bir sıvı halinde pişirilen bağlayıcılardan oluşan bir çare için bileşenlerin bir listesini alıyoruz. Kırmızı keten daha sonra, kokulu ve antibakteriyel maddeden oluşan koruyucu bir kozaya sarmak için ölü kişinin yüzüne uygulanır. Bu süreç dört günlük aralıklarla tekrarlandı” dedi.

Papirüs Carlsberg Koleksiyonu
Papirüs Carlsberg Koleksiyonu, Kopenhag Üniversitesi.

Bu prosedür daha önce tanımlanmamış olsada, Mısırbilimciler daha önce bu kılavuzla aynı döneme ait yüzleri bez ve reçine ile kaplı birkaç mumyayı incelemişlerdi.

Sofie Schiødt’un doktora tezi için üzerinde çalıştığı el yazması Papirüs Louvre-Carlsberg’dir. Söz edilen papirüsün yarısı Paris’teki Louvre Müzesi’nde, diğer yarısı ise Kopenhag Üniversitesi Papirüs Carlsberg’e aittir. Papirüsün iki parçası orijinal olarak iki özel koleksiyoncuya aitti ve birkaç bölümü hala kayıp. Araştırmacı bu papirüsleri birleştirerek çalıştı.

Altı metre uzunluğundaki papirüs, yaklaşık olarak MÖ 1450 yılına tarihlenmektedir, bu da mumyalama metinlerinin diğer iki örneğinden bin yıldan daha uzun bir süre önce yazıldığı anlamına gelir.

Mumyalama süreci

Mezarın yanına kurulan amaca yönelik bir atölyede gerçekleştirilen mumyalama, 35 günlük kuruma süresi ve 35 günlük sarma dönemi olmak üzere iki ana döneme bölünmüş ve 70 gün sürmüştür.

Kuruma süresi boyunca vücuda hem içi hem de dışı kuru natron uygulanmıştır. Natron tedavisi, vücudun arınması, organların ve beynin çıkarılması ve gözlerin çökmesinden sonra mumyalama işleminin dördüncü gününde başladı.

İkinci 35 günlük süre, ölen kişinin bandaj ve aromatik maddelerle kılıflanmasına ayrıldı. Papirüs Louvre-Carlsberg’de anlatılan yüzün mumyalanması bu döneme aitti.

70 günlük mumyalama sürecinin tamamı 4 günlük aralara bölündü, mumyalama işlemi 68. günde bitirildi ve ardından tabutun içine yerleştirildi, ardından son günler ölen kişinin öbür dünyada yaşamasına izin veren ritüel faaliyetlere harcandı.

KOPENHAG ÜNİVERSİTESİ

Banner
Benzer Yazılar

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]