25 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı oldu. Yakın bir zamanda keşfedilen bu papirüs mumyalama tekniklerini anlatan en eski kitapçıktır.

Eski Mısır’da mumyalama kutsal bir sanat olarak görülüyordu ve sürecin bilgisi çok az kişinin bildiği bir şeydi. Mısırbilimciler, teknik detayların muhtemelen bir mumyacıdan diğerine sözlü olarak aktarıldığına inanıyor. Bu sebeple yazılı kanıtlar azdır ve yakın zamana kadar mumyalama ile ilgili sadece iki metin tespit edilmişti.

Bu nedenle Mısırbilimciler, bitkisel ilaçlar ve cildin şişlikleriyle ilgili tıbbi bir metinde mumyalama üzerine kısa bir kılavuz bulduklarında şaşırdılar. Kılavuz yakın zamanda Kopenhag Üniversitesi Mısırbilimci Sofie Schiødt tarafından düzenlendi.

Sofie Schiødt, “ Bu papirüste bulduğumuz mumyalama tekniklerinin birçok tanımı, sonraki iki kılavuzda yer almıyor ve açıklamalar son derece ayrıntılı. Ama metinden bazı detaylar çıkarılmış durumda ve bunları okuyan kişinin o detayları bilmesi gerekir. Örneğin; vücudun natron ile kurutulması, metinden çıkarıldı” dedi.

Sofie Schiødt ayrıca, “Metnin bize sağladığı heyecan verici yeni bilgilerden biri, ölen kişinin yüzünü mumyalama prosedürü ile ilgilidir. Büyük ölçüde bitki bazlı aromatik maddelerden ve mumyacıların bir parça kırmızı keteni kapladığı bir sıvı halinde pişirilen bağlayıcılardan oluşan bir çare için bileşenlerin bir listesini alıyoruz. Kırmızı keten daha sonra, kokulu ve antibakteriyel maddeden oluşan koruyucu bir kozaya sarmak için ölü kişinin yüzüne uygulanır. Bu süreç dört günlük aralıklarla tekrarlandı” dedi.

Papirüs Carlsberg Koleksiyonu
Papirüs Carlsberg Koleksiyonu, Kopenhag Üniversitesi.

Bu prosedür daha önce tanımlanmamış olsada, Mısırbilimciler daha önce bu kılavuzla aynı döneme ait yüzleri bez ve reçine ile kaplı birkaç mumyayı incelemişlerdi.

Sofie Schiødt’un doktora tezi için üzerinde çalıştığı el yazması Papirüs Louvre-Carlsberg’dir. Söz edilen papirüsün yarısı Paris’teki Louvre Müzesi’nde, diğer yarısı ise Kopenhag Üniversitesi Papirüs Carlsberg’e aittir. Papirüsün iki parçası orijinal olarak iki özel koleksiyoncuya aitti ve birkaç bölümü hala kayıp. Araştırmacı bu papirüsleri birleştirerek çalıştı.

Altı metre uzunluğundaki papirüs, yaklaşık olarak MÖ 1450 yılına tarihlenmektedir, bu da mumyalama metinlerinin diğer iki örneğinden bin yıldan daha uzun bir süre önce yazıldığı anlamına gelir.

Mumyalama süreci

Mezarın yanına kurulan amaca yönelik bir atölyede gerçekleştirilen mumyalama, 35 günlük kuruma süresi ve 35 günlük sarma dönemi olmak üzere iki ana döneme bölünmüş ve 70 gün sürmüştür.

Kuruma süresi boyunca vücuda hem içi hem de dışı kuru natron uygulanmıştır. Natron tedavisi, vücudun arınması, organların ve beynin çıkarılması ve gözlerin çökmesinden sonra mumyalama işleminin dördüncü gününde başladı.

İkinci 35 günlük süre, ölen kişinin bandaj ve aromatik maddelerle kılıflanmasına ayrıldı. Papirüs Louvre-Carlsberg’de anlatılan yüzün mumyalanması bu döneme aitti.

70 günlük mumyalama sürecinin tamamı 4 günlük aralara bölündü, mumyalama işlemi 68. günde bitirildi ve ardından tabutun içine yerleştirildi, ardından son günler ölen kişinin öbür dünyada yaşamasına izin veren ritüel faaliyetlere harcandı.

KOPENHAG ÜNİVERSİTESİ

Banner
Benzer Yazılar

Hristiyanlık Öncesi İskandinav Dinine Yeni Yorum

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Hristiyanlıktan önceki İskandinav dini hakkında yapılan araştırmalar İskandinav dininde düşünülenden çok fazla çeşitlilik olduğunu gösterdi. Stockholm Üniversitesinin yaptığı 10 yıllık...

Dünyanın en kuzeydeki Paleolitik yerleşimi, Kuzey Kutbu’ndaki Kotelny Adası’nda keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Paleolitik dönemde, homininler küçük gruplar halinde yaşadılar ve bitki toplayarak, balık tutarak ve vahşi hayvanları öldürerek ya da leş yiyerek...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

İsrail’de 6000 yıllık Kalkolitik fildişi çömlek keşfedildi

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

İsrail’in güneyindeki Beersheba yakınlarındaki bir kazıda, Kalkolitik döneme (MÖ 4.000 civarında) tarihlenen fildişi dişlerinden yapılmış bir çömlek ortaya çıkarıldı. Buluntu,...

İskoçya’nın 17. Yüzyılda Kumla Kaplı Adası Broo’da Yerleşim Keşfedildi

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Bates Koleji’nden Gerry Bigelow ve meslektaşları, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru yaklaşık olarak 2 m. kumulla kaplanmış olan Broo’nun Shetland...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]