12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır.

Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur ve Hitit medeniyetinin siyasi, sosyal, ekonomik ve dini yaşamları hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli referans kaynaklarıdır.

Kil tabletler özellikle gizli bilgiler içerdiği durumlarda yine kilden yapılmış zarf içerisine koyuluyordu.

Kil zarfların üzerine tableti yazdıranın ismi, kime yazıldığı ve içeriğin özet bilgileri yazılır ve muhatabına ulaşıncaya kadar mühürlenirdi.

Tablet sağ salim muhatabına ulaşırsa mühür kırılarak okunurdu.

Arkeologlar, Mezopotamya ve Anadolu’da yüzlerce mühürlenmiş zarflı kil tablet ele geçirdiler.

Uzmanlar, zarfların kırılmadan tabletlerin nasıl okunacağı üzerinde çalıştılar.

Hamburg Üniversitesi’ndeki “Yazılı Eserleri Anlamak” Mükemmeliyet Kümesi’nden bilim insanları ve Alman Elektron Sinkrotronu, dünyada benzersiz bir mobil bilgisayarlı tomografi tarayıcısı geliştirdiler.

Cihaz yardımıyla, Mezopotamya’dan gelen 4.000 yıllık mühürlü çivi yazılı tabletleri ilk kez okuyabildiler.

Kültepe kazılarında ele geçen zarflı mühürlü kil tablet. MÖ 19. yüzyıl. Fotoğraf: Hülya Atakan

Projenin liderlerinden Paris’teki Centre national de la recherche scientifique ve UWA Mükemmeliyet Kümesi’nin üyesi Asurolog Prof. Dr. Cécile Michel, “Benim gibi Mezopotamya tarihiyle ilgilenen araştırmacılar, binlerce yıldır korunmuş çok sayıda çivi yazılı tablet olduğu ve hala okuyamadığımız gerçeğinden her zaman hayal kırıklığına uğradılar” diyor.

“Kişisel mektuplar aracılığıyla, insanların o dönemdeki günlük yaşamları ve yaşam koşulları hakkında yeni bilgiler ediniyoruz. Sözleşmeler söz konusu olduğunda, en önemli içerikler genellikle kapağın dışında özetlenirdi, bu nedenle içindeki metinler hakkında zaten bir şeyler biliyoruz. Ancak burada bile, hala birçok soru ortaya çıkıyor: Hangi bilgiler zarfa aktarıldı, hangi bilgiler ihmal edildi? Dış metin iç metinden nerede farklıdır ve neden?”

ENCI, X-ışınları yardımıyla çivi yazılı tableti ve kapağını birçok ayrı katmanda görüntüler. Bilgisayarda, tablet ile zarf arasındaki boş alan her bir görüntüde gösterilir. Görüntüler bir araya getirildiğinde, zarfın içindeki çivi yazılı tabletin yüzeyi, üzerindeki karakterlerle birlikte görünür hale gelir.

ENCI’nin geliştirilmesinde öncü bir rol oynayan Hamburg Üniversitesi Nanoyapı ve Katı Hal Fiziği Enstitüsü’nde araştırma grubu lideri olan Prof. Dr. Christian Schroer, “Gerekli radyasyon yoğunluğuna sahip tomografiler genellikle birkaç ton ağırlığındadır” diye açıklıyor. “Ancak bizim için cihazımızın mobil olması çok önemliydi, çünkü neredeyse hiçbir müze koleksiyonunu bir yolculuğa göndermiyor. ENCI, 400 kilogramın biraz üzerindedir. En büyük zorluk, bu hafif yapıyı gerekli radyasyon korumasıyla birleştirmekti.”

ENCI, dünyanın en büyük müzesinde ilk kez kullanılıyor

1-9 Şubat 2024 tarihleri arasında UWA ve DESY bilim adamları, Paris’teki Louvre’daki çivi yazılı tabletleri incelemek için kullanacaklar. Yaklaşık 12.000 levha ile müze, dünyanın en önemli çivi yazılı tablet koleksiyonlarından birine sahiptir. Başlangıçta, araştırmalar seçilen on iki panelde gerçekleştirilecektir. Bunların çoğu günümüz Irak’ındaki antik Ur kentinden geliyor.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

78.000 Yıllık Mtoto Çocuğu Cenazesi Afrika’da Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

İnsan, tarih sahnesine çıktığı andan itibaren yeryüzüne izler bırakmaya başlamıştır. Diğer yaşam formlarından insanı ayıran en önemli özellik ürettiği maddi...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Arkeologları şaşırtan keşif; Kırım’da Romalı zenginlerin sofrasını süsleyen yılan süslemeli kadeh

27 Mart 2022

27 Mart 2022

Romalı zenginlerin sofrasını süsleyen nadir yılan süslemeli cam kadehin Kırım’da bir mezarda bulunması arkeologlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Alexei Sviridov liderliğindeki...

Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum’un haritası yeniden çizildi

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Cengiz Han’ın, Orta Asya’da göçebe bozkır kabilelerini Moğol çatısı altında birleştirerek kurduğu, Pasifik Okyanusu’ndan Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyine kadar...

Arkeologlar Mısır’ın Luksor kentinde mücevherlerle dolu 11 mühürlü Orta Krallık mezarı buldu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı himayesinde çalışan Mısır-Amerikan misyonu olan Güney Asasif Koruma Projesi (The South Asasif Conservation Project) Mısır’ın...

Nüfus Dinamikleri ve İç Asya’da İmparatorlukların Yükselişi

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Geç Bronz Çağı’ndan Orta Çağ’a kadar, doğu Avrasya Bozkırları bir dizi organize ve son derece etkili göçebe imparatorluklara ev sahipliği...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

Saqqara nekropolünde 4.000 yıllık beş mezar keşfedildi

19 Mart 2022

19 Mart 2022

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Kahire’nin güneybatısındaki Saqqara nekropolünde 4 bin yıllık beş antik mezarın keşfedildiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında...

Güney Afrika’da yaklaşık 250.000 yıl önce ölen bir hominid çocuğun fosili bulundu

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Uluslararası ve Güney Afrikalı araştırmacılardan oluşan bir ekip, yaklaşık 250.000 yıl önce Güney Afrika‘daki bir mağarada ölen erken dönem insansı...

Sanxingdui Harabeleri’ndeki yeni keşifler, antik Çin’in yaratıcı yeteneğini gösteriyor.

9 Eylül 2021

9 Eylül 2021

Çinli arkeologlar Perşembe günü Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki Sanxingdui Harabeleri bölgesinde 3, 4, 7 ve 8 numaralı çukurlardan yeni önemli...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]