6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır.

Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur ve Hitit medeniyetinin siyasi, sosyal, ekonomik ve dini yaşamları hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli referans kaynaklarıdır.

Kil tabletler özellikle gizli bilgiler içerdiği durumlarda yine kilden yapılmış zarf içerisine koyuluyordu.

Kil zarfların üzerine tableti yazdıranın ismi, kime yazıldığı ve içeriğin özet bilgileri yazılır ve muhatabına ulaşıncaya kadar mühürlenirdi.

Tablet sağ salim muhatabına ulaşırsa mühür kırılarak okunurdu.

Arkeologlar, Mezopotamya ve Anadolu’da yüzlerce mühürlenmiş zarflı kil tablet ele geçirdiler.

Uzmanlar, zarfların kırılmadan tabletlerin nasıl okunacağı üzerinde çalıştılar.

Hamburg Üniversitesi’ndeki “Yazılı Eserleri Anlamak” Mükemmeliyet Kümesi’nden bilim insanları ve Alman Elektron Sinkrotronu, dünyada benzersiz bir mobil bilgisayarlı tomografi tarayıcısı geliştirdiler.

Cihaz yardımıyla, Mezopotamya’dan gelen 4.000 yıllık mühürlü çivi yazılı tabletleri ilk kez okuyabildiler.

Kültepe kazılarında ele geçen zarflı mühürlü kil tablet. MÖ 19. yüzyıl. Fotoğraf: Hülya Atakan

Projenin liderlerinden Paris’teki Centre national de la recherche scientifique ve UWA Mükemmeliyet Kümesi’nin üyesi Asurolog Prof. Dr. Cécile Michel, “Benim gibi Mezopotamya tarihiyle ilgilenen araştırmacılar, binlerce yıldır korunmuş çok sayıda çivi yazılı tablet olduğu ve hala okuyamadığımız gerçeğinden her zaman hayal kırıklığına uğradılar” diyor.

“Kişisel mektuplar aracılığıyla, insanların o dönemdeki günlük yaşamları ve yaşam koşulları hakkında yeni bilgiler ediniyoruz. Sözleşmeler söz konusu olduğunda, en önemli içerikler genellikle kapağın dışında özetlenirdi, bu nedenle içindeki metinler hakkında zaten bir şeyler biliyoruz. Ancak burada bile, hala birçok soru ortaya çıkıyor: Hangi bilgiler zarfa aktarıldı, hangi bilgiler ihmal edildi? Dış metin iç metinden nerede farklıdır ve neden?”

ENCI, X-ışınları yardımıyla çivi yazılı tableti ve kapağını birçok ayrı katmanda görüntüler. Bilgisayarda, tablet ile zarf arasındaki boş alan her bir görüntüde gösterilir. Görüntüler bir araya getirildiğinde, zarfın içindeki çivi yazılı tabletin yüzeyi, üzerindeki karakterlerle birlikte görünür hale gelir.

ENCI’nin geliştirilmesinde öncü bir rol oynayan Hamburg Üniversitesi Nanoyapı ve Katı Hal Fiziği Enstitüsü’nde araştırma grubu lideri olan Prof. Dr. Christian Schroer, “Gerekli radyasyon yoğunluğuna sahip tomografiler genellikle birkaç ton ağırlığındadır” diye açıklıyor. “Ancak bizim için cihazımızın mobil olması çok önemliydi, çünkü neredeyse hiçbir müze koleksiyonunu bir yolculuğa göndermiyor. ENCI, 400 kilogramın biraz üzerindedir. En büyük zorluk, bu hafif yapıyı gerekli radyasyon korumasıyla birleştirmekti.”

ENCI, dünyanın en büyük müzesinde ilk kez kullanılıyor

1-9 Şubat 2024 tarihleri arasında UWA ve DESY bilim adamları, Paris’teki Louvre’daki çivi yazılı tabletleri incelemek için kullanacaklar. Yaklaşık 12.000 levha ile müze, dünyanın en önemli çivi yazılı tablet koleksiyonlarından birine sahiptir. Başlangıçta, araştırmalar seçilen on iki panelde gerçekleştirilecektir. Bunların çoğu günümüz Irak’ındaki antik Ur kentinden geliyor.

Banner
Related Articles

Denisovalı İnsanının Kafatası Bulunmuş Olabilir

25 Haziran 2021

25 Haziran 2021

Araştırmacılar, Çin’de 90 yıl önce bulunan kafatasının Denisovalı insanının uzun zamandır aranan kafatası olabileceği üzerinde düşünüyorlar. Bir rivayete göre; Kuzey...

Taşa oyulmuş 2000 yıllık Antik Yunan ‘okul yıllığı’ bulundu

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Tarihçiler , İskoçya Ulusal Müzeleri koleksiyonundaki bir mermer levha üzerindeki eski bir Yunanca yazıtın nadir bulunan bir “Antik Yunan okul yıllığı”...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Ordu’da Roma Dönemi 2.000 Yıllık Lahitler Bulundu

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Ordu’da yol genişletme çalışmaları sırasında kepçe operatörünün dikkati sayesinde 2.000 yıllık lahitler bulundu. Lahitlerin içerisinde ziynet eşyaları da çıktı. Ordu’nun...

Petra’da 116 Metrelik Kurşun Su Hattı Bulundu: Nabataean Mühendisliği Yeniden Değerlendiriliyor

7 Şubat 2026

7 Şubat 2026

Petra’nın su sistemi yıllardır “yerçekimiyle işleyen kanallar ağı” olarak anlatıldı. Pratik, düzenli, kontrollü. Yeni bulgular bu tabloyu karmaşıklaştırdı. Jabal al-Madhbah...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Korsika adasında bulunan 6.000 yıllık yerleşim yeri

5 Mayıs 2023

5 Mayıs 2023

Fransa’nın Sotta kasabasında sosyal konut yapılacak alanda çalışan arkeologlar Punta Campana’nın (Korsika adası) yamaçlarını kazdılar ve geniş bir Neolitik alan...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Mısır’da 59 Antik Tabut Bulundu

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Mısır‘daki arkeologlar, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce gömülmüş 59 adet iyi korunmuş ve mühürlenmiş ahşap tabutun keşfini duyurdu....

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]