5 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır.

Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur ve Hitit medeniyetinin siyasi, sosyal, ekonomik ve dini yaşamları hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli referans kaynaklarıdır.

Kil tabletler özellikle gizli bilgiler içerdiği durumlarda yine kilden yapılmış zarf içerisine koyuluyordu.

Kil zarfların üzerine tableti yazdıranın ismi, kime yazıldığı ve içeriğin özet bilgileri yazılır ve muhatabına ulaşıncaya kadar mühürlenirdi.

Tablet sağ salim muhatabına ulaşırsa mühür kırılarak okunurdu.

Arkeologlar, Mezopotamya ve Anadolu’da yüzlerce mühürlenmiş zarflı kil tablet ele geçirdiler.

Uzmanlar, zarfların kırılmadan tabletlerin nasıl okunacağı üzerinde çalıştılar.

Hamburg Üniversitesi’ndeki “Yazılı Eserleri Anlamak” Mükemmeliyet Kümesi’nden bilim insanları ve Alman Elektron Sinkrotronu, dünyada benzersiz bir mobil bilgisayarlı tomografi tarayıcısı geliştirdiler.

Cihaz yardımıyla, Mezopotamya’dan gelen 4.000 yıllık mühürlü çivi yazılı tabletleri ilk kez okuyabildiler.

Kültepe kazılarında ele geçen zarflı mühürlü kil tablet. MÖ 19. yüzyıl. Fotoğraf: Hülya Atakan

Projenin liderlerinden Paris’teki Centre national de la recherche scientifique ve UWA Mükemmeliyet Kümesi’nin üyesi Asurolog Prof. Dr. Cécile Michel, “Benim gibi Mezopotamya tarihiyle ilgilenen araştırmacılar, binlerce yıldır korunmuş çok sayıda çivi yazılı tablet olduğu ve hala okuyamadığımız gerçeğinden her zaman hayal kırıklığına uğradılar” diyor.

“Kişisel mektuplar aracılığıyla, insanların o dönemdeki günlük yaşamları ve yaşam koşulları hakkında yeni bilgiler ediniyoruz. Sözleşmeler söz konusu olduğunda, en önemli içerikler genellikle kapağın dışında özetlenirdi, bu nedenle içindeki metinler hakkında zaten bir şeyler biliyoruz. Ancak burada bile, hala birçok soru ortaya çıkıyor: Hangi bilgiler zarfa aktarıldı, hangi bilgiler ihmal edildi? Dış metin iç metinden nerede farklıdır ve neden?”

ENCI, X-ışınları yardımıyla çivi yazılı tableti ve kapağını birçok ayrı katmanda görüntüler. Bilgisayarda, tablet ile zarf arasındaki boş alan her bir görüntüde gösterilir. Görüntüler bir araya getirildiğinde, zarfın içindeki çivi yazılı tabletin yüzeyi, üzerindeki karakterlerle birlikte görünür hale gelir.

ENCI’nin geliştirilmesinde öncü bir rol oynayan Hamburg Üniversitesi Nanoyapı ve Katı Hal Fiziği Enstitüsü’nde araştırma grubu lideri olan Prof. Dr. Christian Schroer, “Gerekli radyasyon yoğunluğuna sahip tomografiler genellikle birkaç ton ağırlığındadır” diye açıklıyor. “Ancak bizim için cihazımızın mobil olması çok önemliydi, çünkü neredeyse hiçbir müze koleksiyonunu bir yolculuğa göndermiyor. ENCI, 400 kilogramın biraz üzerindedir. En büyük zorluk, bu hafif yapıyı gerekli radyasyon korumasıyla birleştirmekti.”

ENCI, dünyanın en büyük müzesinde ilk kez kullanılıyor

1-9 Şubat 2024 tarihleri arasında UWA ve DESY bilim adamları, Paris’teki Louvre’daki çivi yazılı tabletleri incelemek için kullanacaklar. Yaklaşık 12.000 levha ile müze, dünyanın en önemli çivi yazılı tablet koleksiyonlarından birine sahiptir. Başlangıçta, araştırmalar seçilen on iki panelde gerçekleştirilecektir. Bunların çoğu günümüz Irak’ındaki antik Ur kentinden geliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

İsveç’te iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi

18 Kasım 2022

18 Kasım 2022

İsveç’te devam eden bir otoyol inşaatı sırasında iki adet çok iyi korunmuş Viking kılıcı keşfedildi. Viking kılıçları, yaklaşık 1200 yıllık...

İskoç arkeologlar, ünlü Antonine Duvarı’nın kayıp savunma kalesini keşfettiler

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Tarihi Çevre İskoçya (HES) arkeologları ünlü Antonine Duvarı yakınlarında inşa edilmiş kayıp savunma kalesini keşfettiler. UNESCO Dünya Miras Alanı’nda yer...

Afrika Timsahları Altı Milyon Yıl Önce İspanya’da Yaşadı mı?

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

Milyonlarca yıl önce, farklı cins ve özelliklere sahip birkaç timsah türü Avrupa’da yaşadı ve hatta bazen bir arada yaşadı. Ancak...

Teotihuacan Güneş Piramidi

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Meksika’nın en ünlü piramidi kuşkusuz Teotihucan’daki Güneş Piramididir. Bu piramitler Mısır’da bulunan emsallerine göre biraz gölgede kalmış gibi görünseler de...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Tayvanlı arkeologlar Pasifik Bölgesi’nin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine ulaştılar

28 Temmuz 2022

28 Temmuz 2022

Ulusal Tsing Hua Üniversitesi (NTHU) Antropoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Pasifik bölgesinin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]