9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır.

Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur ve Hitit medeniyetinin siyasi, sosyal, ekonomik ve dini yaşamları hakkında bilgi sahibi olmamızda en önemli referans kaynaklarıdır.

Kil tabletler özellikle gizli bilgiler içerdiği durumlarda yine kilden yapılmış zarf içerisine koyuluyordu.

Kil zarfların üzerine tableti yazdıranın ismi, kime yazıldığı ve içeriğin özet bilgileri yazılır ve muhatabına ulaşıncaya kadar mühürlenirdi.

Tablet sağ salim muhatabına ulaşırsa mühür kırılarak okunurdu.

Arkeologlar, Mezopotamya ve Anadolu’da yüzlerce mühürlenmiş zarflı kil tablet ele geçirdiler.

Uzmanlar, zarfların kırılmadan tabletlerin nasıl okunacağı üzerinde çalıştılar.

Hamburg Üniversitesi’ndeki “Yazılı Eserleri Anlamak” Mükemmeliyet Kümesi’nden bilim insanları ve Alman Elektron Sinkrotronu, dünyada benzersiz bir mobil bilgisayarlı tomografi tarayıcısı geliştirdiler.

Cihaz yardımıyla, Mezopotamya’dan gelen 4.000 yıllık mühürlü çivi yazılı tabletleri ilk kez okuyabildiler.

Kültepe kazılarında ele geçen zarflı mühürlü kil tablet. MÖ 19. yüzyıl. Fotoğraf: Hülya Atakan

Projenin liderlerinden Paris’teki Centre national de la recherche scientifique ve UWA Mükemmeliyet Kümesi’nin üyesi Asurolog Prof. Dr. Cécile Michel, “Benim gibi Mezopotamya tarihiyle ilgilenen araştırmacılar, binlerce yıldır korunmuş çok sayıda çivi yazılı tablet olduğu ve hala okuyamadığımız gerçeğinden her zaman hayal kırıklığına uğradılar” diyor.

“Kişisel mektuplar aracılığıyla, insanların o dönemdeki günlük yaşamları ve yaşam koşulları hakkında yeni bilgiler ediniyoruz. Sözleşmeler söz konusu olduğunda, en önemli içerikler genellikle kapağın dışında özetlenirdi, bu nedenle içindeki metinler hakkında zaten bir şeyler biliyoruz. Ancak burada bile, hala birçok soru ortaya çıkıyor: Hangi bilgiler zarfa aktarıldı, hangi bilgiler ihmal edildi? Dış metin iç metinden nerede farklıdır ve neden?”

ENCI, X-ışınları yardımıyla çivi yazılı tableti ve kapağını birçok ayrı katmanda görüntüler. Bilgisayarda, tablet ile zarf arasındaki boş alan her bir görüntüde gösterilir. Görüntüler bir araya getirildiğinde, zarfın içindeki çivi yazılı tabletin yüzeyi, üzerindeki karakterlerle birlikte görünür hale gelir.

ENCI’nin geliştirilmesinde öncü bir rol oynayan Hamburg Üniversitesi Nanoyapı ve Katı Hal Fiziği Enstitüsü’nde araştırma grubu lideri olan Prof. Dr. Christian Schroer, “Gerekli radyasyon yoğunluğuna sahip tomografiler genellikle birkaç ton ağırlığındadır” diye açıklıyor. “Ancak bizim için cihazımızın mobil olması çok önemliydi, çünkü neredeyse hiçbir müze koleksiyonunu bir yolculuğa göndermiyor. ENCI, 400 kilogramın biraz üzerindedir. En büyük zorluk, bu hafif yapıyı gerekli radyasyon korumasıyla birleştirmekti.”

ENCI, dünyanın en büyük müzesinde ilk kez kullanılıyor

1-9 Şubat 2024 tarihleri arasında UWA ve DESY bilim adamları, Paris’teki Louvre’daki çivi yazılı tabletleri incelemek için kullanacaklar. Yaklaşık 12.000 levha ile müze, dünyanın en önemli çivi yazılı tablet koleksiyonlarından birine sahiptir. Başlangıçta, araştırmalar seçilen on iki panelde gerçekleştirilecektir. Bunların çoğu günümüz Irak’ındaki antik Ur kentinden geliyor.

Banner
Related Articles

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul...

Arkeologlar Uşaklı Höyük’teki Kazılarda Hititlerin Yemek Kültürünün İzini Sürüyor

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük kazılarında, arkeologlar Hitit mutfağına dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Antik tohum kalıntıları...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Antikythera mekanizmasının bulunduğu yerde devasa mermer kafa ortaya çıktı

20 Haziran 2022

20 Haziran 2022

Yunanistan Kültür Bakanlığı, dünyanın ilk analog bilgisayarı olarak kabul edilen Antikythera mekanizmasının çıkarıldığı yerde devasa mermer kafanın bulunduğunu bildirdi. 1900’lü...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Lüleburgazlılar Sıbyan Mektebi’nin Müze Olmasını İstiyor

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Mimar Sinan‘ın ustalık eserlerinden Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi içinde yer alan Sıbyan Mektebi‘nin tarihi müze olmasını isteyen Lüleburgazlılar imza kampanyası...

Paris’teki Luksor Dikilitaşı’nda 3300 Yıllık Gizli Mesajlar Ortaya Çıktı

1 Mayıs 2025

1 Mayıs 2025

Fransa’nın başkenti Paris’te yer alan ve 1830’larda Mısır’dan getirilen 3.300 yıllık Luksor Dikilitaşı, son restorasyon çalışmaları sırasında yepyeni sırlarını, gizli...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

8 bin yıllık benzersiz “balık figürlü” ev aleti bulundu

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

İzmir tarihini 8 bin 500 yıl geriye taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmalarında, şimdiye kadar rastlanılmamış benzersiz “balık figürlü”...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Mecdelli Meryem’in doğduğu yer Migdal’da ikinci sinagog keşfedildi

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

İsrailli arkeologlar, Mecdelli Meryem’in (Magdalalı Meryem olarak da bilinir) doğum yeri olduğu tahmin edilen Migdal’da (Magdala) İkinci Tapınaklar Dönemi’nden kalma...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]