12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın ilk kilisesi Aya Elena olabilir. Dünyanın ilk kilisesi olarak Aya Elena niçin görülmeli… Bu soruya Ali Canip Olgunlu yazdığı “Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında cevap veriyor.

Aziz Hristiyanlık Hz. İsa’nın ölümünden sonra havarileri aracılığı ile yayılmaya başlamıştır. 12 havariler olarak bilinen Hz. İsa’nın yol arkadaşlarından Petrus, Roma’ya, kardeşi Andreas ve Mattiya, batı Yunanistan’da Patras’a, Yuhanna Patnos Adası’na gitmiştir. Asya bölgesinin misyoneri ve sonrasında Mısır’ın bir şehri olan Heliopolis’te Hristiyanlığı yaymaya çalışan Filipus, Hindistan’da ise bu görevi Bartalmay ile birlikte Tomas yerine getirmiştir. Etiyopya topraklarında ise, Matta öldürülünceye kadar varlık göstermiştir. Edessa’da (ya Türkiye’deki Urfa ya da Yunanistan’da Orta Makedonya’da bir şehir) Yahuda ve son olarak, Moritanya’ya giden Yurtsever Simun Kudüs dışında Hristiyanlığa davet için çalışmışlardır.

İlk Hristiyanlar, Roma İmparatorluğu yönetiminin zulüm ve işkence dehşeti ve pagan kültürünü devam ettiren insanların baskıları altında gizli ibadet etmekteydi. Zorlu hayat koşulları altında yaşamaya çalışan ilk Hristiyanlar kaçak küçük gruplar halinde teşkilatlanmaktaydılar.

Anadolu toprakları da ilk hristiyanların uğrak yeri olmuştur. Hristiyanlar, Roma askerlerinden ve paganlardan gizlenebilecek yerlerde köy benzeri yerleşimler ve ibadet alanları kurmuşlardır. İlk kiliseler Anadolu’da Antakya’da, Kapadokya’da ve Konya’da görülmektedir. Mağaralarda yapılmış kiliseler olduğu gibi müstakil ilk kilise binalarda yapılmıştır. Kapadokya ve Konya’da Kilistra, Sille yöresinde mağara kiliseler görülmeye değer tarihi alanlardır.

Hz. İsa’ya iman edenlere ilk defa Hristiyan adının verildiği, Dünya’nın ilk kilisesinin kurulduğu Antakya, Hristiyan tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Antakya ayrıca,  M. Ö. 300 yıllarında nüfusu 500 bine dayanan ve dönemin Roma ve İskenderiye kentlerinden sonra üçüncü büyük kent olmasıyla da stratejik bir noktadır. Antakya, Hristiyanlığın ilk izlerini her alanda yansıtmaktadır.

Aziz Petrus Kilisesi-Antakya
ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir.

Hristiyanlar’ın ilk kilisesi Aziz Petrus Kilisesi

Antakya, ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus tarafından kurulan kilise, Antakya- Reyhanlı yolu üzerinde kente iki kilometre uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınında yer almaktadır. Kapadokya ve Konya’da görülen ilk kiliseler gibi Aziz Petrus Kilisesi’de doğal bir mağara olup eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. Kilisenin hangi tarih de yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Aziz Petrus Kilisesi, Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez “Hristiyan” adını aldığına inanıldığı için Hristiyan aleminde önemli bir kilisedir.

Ali Canip Olgunlu: Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da değil Konya’da

Birçok tarihi kaynakta dünyanın ilk kilisesi Antakya’da kurulan Aziz Petrus Kilisesi ( St. Pierre Kilisesi) olarak kabul edilmektedir. Ancak, Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre bu bilgi doğru değil. Dünyanın ilk kilisesi Konya’da yer alıyor.

Independent Türkçe’de yer alan haberde; Dünyanın ilk kilisesinin Antakya’da olduğuna dair yerleşik kanıya karşın Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu, yeni bir tartışma başlattı.

“Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında St. Pierre’nin dünyanın ilk kilisesi olmadığına yer veren Olgunlu, ilk kilisenin bulunduğu yerin de Antakya değil Konya olduğunu iddia etti.

Aya Elenia Kilisesi-Konya
Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir.”

“St. Pierre bir kilise değil ‘kenise'”

Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Olgunlu, bu konudaki iddialarına farklı argümanlarla destekledi.

Olgunlu’ya göre Antakya’daki St. Pierre bir kilise değil kenise.

“Kenise” ise bir bina ismi değil, gizli gizli ibadet edilen yer anlamına geliyor.

“Anadolu’da birçok yerde gizli gizli mağaralar var” diyen Olgunlu, “İsa’dan sonra havarileri cemaat oluşturmak için her yerde özellikle de saklanabilecekleri mağarada hem ibadet ediyorlardı hem de bu dini yaymaya çalışıyorlardı. Mağaraların tercih edilmesinin ana sebebi barınmak olmakla birlikte İsa’nın bir mağarada dünyaya gelmesiyle de öne çıkan tarihsel bir yöneliştir. İnançsal sebeplerle gizli gizli ibadet edilen bu yerlere ‘kenise’ denir. Dolayısıyla St. Pierre ilk keniselerden bir tanesidir. Oralar günümüzde anlaşıldığı anlamda kilise değil kenisedir. Ayrıca o tarihte Hristiyanlık meşru değildi. Roma Hristiyan değildi. Roma bu yüzden Hristiyanlara karşı hoşgörülü değildi. Yani bir kilisede açıkça ibadet etmeleri mümkün değildi” diye konuştu.

İlk 7 kilise arasında yok

Antakya’daki St. Pierre’nin, dünyanın ilk yedi kilisesi arasında yer almadığını savunan Olgunlu, “Yalnızca kenise olmakla birlikte ilk kilise olarak sayılan kiliseler; Efes, İzmir (Smyrna), Bergama, Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Denizli). Görüldüğü gibi Antakya St. Pierre, ilklere dâhil edilmemekle birlikte dünyanın ilk kilisesi olarak işaret edilmesi anlaşılır gibi değildir” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın ilk kilisesini Helena Konya’da yaptırdı”

Yıllardır Anadolu’yu karış karış gezerek tarihi eserleri hakkında bilgi veren ve kitaplar yazan Olgunlu, dünyanın ilk kilisesinin, Konya yakınlarındaki Sille yerleşkesinde olduğunu söyledi.

Bu kilisenin “Hristiyanların annesi” olarak bilinen Constantin’in Annesi Helena tarafından sağlanan serbestlik ile 327 yılında inşa edildiğini savunan Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir. Bu kilise, Roma’nın Hristiyanlığı serbest bırakmasından üç yıl önce inşa ediliyor” dedi.

Olgunlu’nun verdiği bilgiye göre Helena, Kudüs’e yaptığı hac yolculuğu sırasında Sille’ye uğrar ve orada bulunan inananlar için ibadethane yapma imkanı sağlar. Olgunlu, bu savı içinde “Bunu sadece Helena gibi güçlü ve inançlı bir imparatoriçe yapabilirdi” yorumu yaptı.

‘Hristiyanların annesi’ olarak kabul edilen Helena kimdir?

Peki açıklamalarıyla zihinlerde yer edinmiş bir konuyu tartışma konusu eden Türkolog Ali Cenip Olgunlu’nun bahsettiği Helena kim?

Tarihi kaynaklara göre Helena, M.S. 250 yılında Drapene’de dünyaya geldi.

Kocasının kendisini asil bir aileden olmadığı gerekçesiyle boşamasına rağmen oğlu Constantin imparator olunca Helana İmparatoriçe unvanına kavuştu.

Seksenli yaşlarında Kudüs’e hac yolculuğuna çıktı. Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaları bularak beraberinde Constantinapolis’e getirdi.

Bu kutsal emanetlerden bir tanesi, Hristiyan dünyası için ilk şehit sayılan Aziz Stefanos’un kemikleri olarak biliniyor.

Azize Helena

Aziz Stefanos, Hristiyanlığa inandığı için Kudüs’ten kovulup taşlanarak öldürülen ilk kişi.

Zamanı belli olmamasına rağmen 26 Aralık bu olayın gerçekleştiğine inanan Hristiyanlar için azizin yortu günü 26 Aralık olarak anılır.

Dindar, hayırsever, bağışlayıcı bir hayat süren Helena’ya, İznik konsil babaları ‘Hristiyanların annesi’ unvanını verdi.

M.Ö. 31 yılından sonra Roma imparatorları “Caesar Augustus” unvanını alırken imparator eşlerine de “Augusta” unvanı verilmesi bir gelenek olarak kabul edildi.

İlk kez Helena, imparator eşi olmamasına rağmen oğlu vasıtasıyla bu unvanı alan kişi olarak biliniyor.

 

Banner
Related Articles

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Kayıp Olduğu Bilinmeyen Da Vinci Kopyası Bulundu

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Leonardo da Vinci’nin ünlü “Salvator Mundi” tablosunun önemli bir kopyasının, geçen yıl kaybolduğu ve bugüne kadar da kimsenin haberinin olmadığı...

Hitit Ekonomisinde Ticaret Para ve Faiz

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

MÖ. 1650 yılında kurulmuş olan Hitit devleti. Zaman için de güçlenmiş ve eski dünyanın büyük İmparatorluklarından biri olarak tarihteki yerini...

Kuzey Fransa’da 3.000 Yıllık Devasa Yerleşim Yeri Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

Arkeologlar Kuzey Fransa’nın Hauts-de-France bölgesinde yaklaşık 3000 yıl öncesine Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’na tarihlenen önemli bir yerleşim...

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

Batlamyus’un Haritasındaki Gizemli Göl Yemen’in Antik Su Geçmişine mi İşaret Ediyor?

8 Haziran 2026

8 Haziran 2026

Batlamyus’un antik Arabia haritalarında görülen gizemli göl, yeni bir arkeolojik keşif olarak değil, eski haritaların bıraktığı ilginç bir soru olarak...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Kuzey Çin’de keşfedilen 5 bin 200 yıllık taş oyma ipekböceği krizaliti

20 Temmuz 2022

20 Temmuz 2022

Eyalet Arkeolojik Araştırma Enstitüsüne göre, arkeologlar geçen ay Kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde en az 5 bin 200 yıl öncesine dayanan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]