11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın ilk kilisesi Aya Elena olabilir. Dünyanın ilk kilisesi olarak Aya Elena niçin görülmeli… Bu soruya Ali Canip Olgunlu yazdığı “Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında cevap veriyor.

Aziz Hristiyanlık Hz. İsa’nın ölümünden sonra havarileri aracılığı ile yayılmaya başlamıştır. 12 havariler olarak bilinen Hz. İsa’nın yol arkadaşlarından Petrus, Roma’ya, kardeşi Andreas ve Mattiya, batı Yunanistan’da Patras’a, Yuhanna Patnos Adası’na gitmiştir. Asya bölgesinin misyoneri ve sonrasında Mısır’ın bir şehri olan Heliopolis’te Hristiyanlığı yaymaya çalışan Filipus, Hindistan’da ise bu görevi Bartalmay ile birlikte Tomas yerine getirmiştir. Etiyopya topraklarında ise, Matta öldürülünceye kadar varlık göstermiştir. Edessa’da (ya Türkiye’deki Urfa ya da Yunanistan’da Orta Makedonya’da bir şehir) Yahuda ve son olarak, Moritanya’ya giden Yurtsever Simun Kudüs dışında Hristiyanlığa davet için çalışmışlardır.

İlk Hristiyanlar, Roma İmparatorluğu yönetiminin zulüm ve işkence dehşeti ve pagan kültürünü devam ettiren insanların baskıları altında gizli ibadet etmekteydi. Zorlu hayat koşulları altında yaşamaya çalışan ilk Hristiyanlar kaçak küçük gruplar halinde teşkilatlanmaktaydılar.

Anadolu toprakları da ilk hristiyanların uğrak yeri olmuştur. Hristiyanlar, Roma askerlerinden ve paganlardan gizlenebilecek yerlerde köy benzeri yerleşimler ve ibadet alanları kurmuşlardır. İlk kiliseler Anadolu’da Antakya’da, Kapadokya’da ve Konya’da görülmektedir. Mağaralarda yapılmış kiliseler olduğu gibi müstakil ilk kilise binalarda yapılmıştır. Kapadokya ve Konya’da Kilistra, Sille yöresinde mağara kiliseler görülmeye değer tarihi alanlardır.

Hz. İsa’ya iman edenlere ilk defa Hristiyan adının verildiği, Dünya’nın ilk kilisesinin kurulduğu Antakya, Hristiyan tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Antakya ayrıca,  M. Ö. 300 yıllarında nüfusu 500 bine dayanan ve dönemin Roma ve İskenderiye kentlerinden sonra üçüncü büyük kent olmasıyla da stratejik bir noktadır. Antakya, Hristiyanlığın ilk izlerini her alanda yansıtmaktadır.

Aziz Petrus Kilisesi-Antakya
ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir.

Hristiyanlar’ın ilk kilisesi Aziz Petrus Kilisesi

Antakya, ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus tarafından kurulan kilise, Antakya- Reyhanlı yolu üzerinde kente iki kilometre uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınında yer almaktadır. Kapadokya ve Konya’da görülen ilk kiliseler gibi Aziz Petrus Kilisesi’de doğal bir mağara olup eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. Kilisenin hangi tarih de yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Aziz Petrus Kilisesi, Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez “Hristiyan” adını aldığına inanıldığı için Hristiyan aleminde önemli bir kilisedir.

Ali Canip Olgunlu: Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da değil Konya’da

Birçok tarihi kaynakta dünyanın ilk kilisesi Antakya’da kurulan Aziz Petrus Kilisesi ( St. Pierre Kilisesi) olarak kabul edilmektedir. Ancak, Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre bu bilgi doğru değil. Dünyanın ilk kilisesi Konya’da yer alıyor.

Independent Türkçe’de yer alan haberde; Dünyanın ilk kilisesinin Antakya’da olduğuna dair yerleşik kanıya karşın Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu, yeni bir tartışma başlattı.

“Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında St. Pierre’nin dünyanın ilk kilisesi olmadığına yer veren Olgunlu, ilk kilisenin bulunduğu yerin de Antakya değil Konya olduğunu iddia etti.

Aya Elenia Kilisesi-Konya
Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir.”

“St. Pierre bir kilise değil ‘kenise'”

Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Olgunlu, bu konudaki iddialarına farklı argümanlarla destekledi.

Olgunlu’ya göre Antakya’daki St. Pierre bir kilise değil kenise.

“Kenise” ise bir bina ismi değil, gizli gizli ibadet edilen yer anlamına geliyor.

“Anadolu’da birçok yerde gizli gizli mağaralar var” diyen Olgunlu, “İsa’dan sonra havarileri cemaat oluşturmak için her yerde özellikle de saklanabilecekleri mağarada hem ibadet ediyorlardı hem de bu dini yaymaya çalışıyorlardı. Mağaraların tercih edilmesinin ana sebebi barınmak olmakla birlikte İsa’nın bir mağarada dünyaya gelmesiyle de öne çıkan tarihsel bir yöneliştir. İnançsal sebeplerle gizli gizli ibadet edilen bu yerlere ‘kenise’ denir. Dolayısıyla St. Pierre ilk keniselerden bir tanesidir. Oralar günümüzde anlaşıldığı anlamda kilise değil kenisedir. Ayrıca o tarihte Hristiyanlık meşru değildi. Roma Hristiyan değildi. Roma bu yüzden Hristiyanlara karşı hoşgörülü değildi. Yani bir kilisede açıkça ibadet etmeleri mümkün değildi” diye konuştu.

İlk 7 kilise arasında yok

Antakya’daki St. Pierre’nin, dünyanın ilk yedi kilisesi arasında yer almadığını savunan Olgunlu, “Yalnızca kenise olmakla birlikte ilk kilise olarak sayılan kiliseler; Efes, İzmir (Smyrna), Bergama, Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Denizli). Görüldüğü gibi Antakya St. Pierre, ilklere dâhil edilmemekle birlikte dünyanın ilk kilisesi olarak işaret edilmesi anlaşılır gibi değildir” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın ilk kilisesini Helena Konya’da yaptırdı”

Yıllardır Anadolu’yu karış karış gezerek tarihi eserleri hakkında bilgi veren ve kitaplar yazan Olgunlu, dünyanın ilk kilisesinin, Konya yakınlarındaki Sille yerleşkesinde olduğunu söyledi.

Bu kilisenin “Hristiyanların annesi” olarak bilinen Constantin’in Annesi Helena tarafından sağlanan serbestlik ile 327 yılında inşa edildiğini savunan Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir. Bu kilise, Roma’nın Hristiyanlığı serbest bırakmasından üç yıl önce inşa ediliyor” dedi.

Olgunlu’nun verdiği bilgiye göre Helena, Kudüs’e yaptığı hac yolculuğu sırasında Sille’ye uğrar ve orada bulunan inananlar için ibadethane yapma imkanı sağlar. Olgunlu, bu savı içinde “Bunu sadece Helena gibi güçlü ve inançlı bir imparatoriçe yapabilirdi” yorumu yaptı.

‘Hristiyanların annesi’ olarak kabul edilen Helena kimdir?

Peki açıklamalarıyla zihinlerde yer edinmiş bir konuyu tartışma konusu eden Türkolog Ali Cenip Olgunlu’nun bahsettiği Helena kim?

Tarihi kaynaklara göre Helena, M.S. 250 yılında Drapene’de dünyaya geldi.

Kocasının kendisini asil bir aileden olmadığı gerekçesiyle boşamasına rağmen oğlu Constantin imparator olunca Helana İmparatoriçe unvanına kavuştu.

Seksenli yaşlarında Kudüs’e hac yolculuğuna çıktı. Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaları bularak beraberinde Constantinapolis’e getirdi.

Bu kutsal emanetlerden bir tanesi, Hristiyan dünyası için ilk şehit sayılan Aziz Stefanos’un kemikleri olarak biliniyor.

Azize Helena

Aziz Stefanos, Hristiyanlığa inandığı için Kudüs’ten kovulup taşlanarak öldürülen ilk kişi.

Zamanı belli olmamasına rağmen 26 Aralık bu olayın gerçekleştiğine inanan Hristiyanlar için azizin yortu günü 26 Aralık olarak anılır.

Dindar, hayırsever, bağışlayıcı bir hayat süren Helena’ya, İznik konsil babaları ‘Hristiyanların annesi’ unvanını verdi.

M.Ö. 31 yılından sonra Roma imparatorları “Caesar Augustus” unvanını alırken imparator eşlerine de “Augusta” unvanı verilmesi bir gelenek olarak kabul edildi.

İlk kez Helena, imparator eşi olmamasına rağmen oğlu vasıtasıyla bu unvanı alan kişi olarak biliniyor.

 

Banner
Related Articles

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Etrüsk Resimlerinde Gizli Sahneler Bulundu

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

Yeni bir teknikle Etrüks resimlerini inceleyen bilim insanları bir zamanlar renkli olan resimlerdeki görülmeyen gizli ayrıntıları keşfettiler. Roma’nın tüm İtalya...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

9.000 Yıllık Kadın Avcı Cenazesi Tarih Öncesi Kadın Erkek Rollerini Yeniden Sorgulatıyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Antropolojideki geleneksel düşünce, tarih öncesi avcılığın erkeklerin yiyecek toplama işinin de kadınların görevi olduğunu söyler. Yeni yapılan bir araştırma bunun...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Çorakyerler, Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Çankırı’nın Fatih Mahallesi Yapraklı kara yolu çevresindeki Çorakyerler kazı alanı Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor. Ankara...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir....

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Evesham yakınlarında ortaya çıkarılan Arnavut kaldırımlı yol, İngiltere’deki türünün en iyi Roma örneği olabilir.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

İngiltere’nin Worcestershire kentindeki Evesham yakınlarında Roma yapımına ait olduğuna inanılan Arnavut kaldırımlı yol keşfedildi. Yolun Romalı olduğu doğrulanırsa, İngiltere’de türünün...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]