4 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın ilk kilisesi Aya Elena olabilir. Dünyanın ilk kilisesi olarak Aya Elena niçin görülmeli… Bu soruya Ali Canip Olgunlu yazdığı “Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında cevap veriyor.

Aziz Hristiyanlık Hz. İsa’nın ölümünden sonra havarileri aracılığı ile yayılmaya başlamıştır. 12 havariler olarak bilinen Hz. İsa’nın yol arkadaşlarından Petrus, Roma’ya, kardeşi Andreas ve Mattiya, batı Yunanistan’da Patras’a, Yuhanna Patnos Adası’na gitmiştir. Asya bölgesinin misyoneri ve sonrasında Mısır’ın bir şehri olan Heliopolis’te Hristiyanlığı yaymaya çalışan Filipus, Hindistan’da ise bu görevi Bartalmay ile birlikte Tomas yerine getirmiştir. Etiyopya topraklarında ise, Matta öldürülünceye kadar varlık göstermiştir. Edessa’da (ya Türkiye’deki Urfa ya da Yunanistan’da Orta Makedonya’da bir şehir) Yahuda ve son olarak, Moritanya’ya giden Yurtsever Simun Kudüs dışında Hristiyanlığa davet için çalışmışlardır.

İlk Hristiyanlar, Roma İmparatorluğu yönetiminin zulüm ve işkence dehşeti ve pagan kültürünü devam ettiren insanların baskıları altında gizli ibadet etmekteydi. Zorlu hayat koşulları altında yaşamaya çalışan ilk Hristiyanlar kaçak küçük gruplar halinde teşkilatlanmaktaydılar.

Anadolu toprakları da ilk hristiyanların uğrak yeri olmuştur. Hristiyanlar, Roma askerlerinden ve paganlardan gizlenebilecek yerlerde köy benzeri yerleşimler ve ibadet alanları kurmuşlardır. İlk kiliseler Anadolu’da Antakya’da, Kapadokya’da ve Konya’da görülmektedir. Mağaralarda yapılmış kiliseler olduğu gibi müstakil ilk kilise binalarda yapılmıştır. Kapadokya ve Konya’da Kilistra, Sille yöresinde mağara kiliseler görülmeye değer tarihi alanlardır.

Hz. İsa’ya iman edenlere ilk defa Hristiyan adının verildiği, Dünya’nın ilk kilisesinin kurulduğu Antakya, Hristiyan tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Antakya ayrıca,  M. Ö. 300 yıllarında nüfusu 500 bine dayanan ve dönemin Roma ve İskenderiye kentlerinden sonra üçüncü büyük kent olmasıyla da stratejik bir noktadır. Antakya, Hristiyanlığın ilk izlerini her alanda yansıtmaktadır.

Aziz Petrus Kilisesi-Antakya
ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir.

Hristiyanlar’ın ilk kilisesi Aziz Petrus Kilisesi

Antakya, ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus tarafından kurulan kilise, Antakya- Reyhanlı yolu üzerinde kente iki kilometre uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınında yer almaktadır. Kapadokya ve Konya’da görülen ilk kiliseler gibi Aziz Petrus Kilisesi’de doğal bir mağara olup eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. Kilisenin hangi tarih de yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Aziz Petrus Kilisesi, Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez “Hristiyan” adını aldığına inanıldığı için Hristiyan aleminde önemli bir kilisedir.

Ali Canip Olgunlu: Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da değil Konya’da

Birçok tarihi kaynakta dünyanın ilk kilisesi Antakya’da kurulan Aziz Petrus Kilisesi ( St. Pierre Kilisesi) olarak kabul edilmektedir. Ancak, Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre bu bilgi doğru değil. Dünyanın ilk kilisesi Konya’da yer alıyor.

Independent Türkçe’de yer alan haberde; Dünyanın ilk kilisesinin Antakya’da olduğuna dair yerleşik kanıya karşın Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu, yeni bir tartışma başlattı.

“Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında St. Pierre’nin dünyanın ilk kilisesi olmadığına yer veren Olgunlu, ilk kilisenin bulunduğu yerin de Antakya değil Konya olduğunu iddia etti.

Aya Elenia Kilisesi-Konya
Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir.”

“St. Pierre bir kilise değil ‘kenise'”

Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Olgunlu, bu konudaki iddialarına farklı argümanlarla destekledi.

Olgunlu’ya göre Antakya’daki St. Pierre bir kilise değil kenise.

“Kenise” ise bir bina ismi değil, gizli gizli ibadet edilen yer anlamına geliyor.

“Anadolu’da birçok yerde gizli gizli mağaralar var” diyen Olgunlu, “İsa’dan sonra havarileri cemaat oluşturmak için her yerde özellikle de saklanabilecekleri mağarada hem ibadet ediyorlardı hem de bu dini yaymaya çalışıyorlardı. Mağaraların tercih edilmesinin ana sebebi barınmak olmakla birlikte İsa’nın bir mağarada dünyaya gelmesiyle de öne çıkan tarihsel bir yöneliştir. İnançsal sebeplerle gizli gizli ibadet edilen bu yerlere ‘kenise’ denir. Dolayısıyla St. Pierre ilk keniselerden bir tanesidir. Oralar günümüzde anlaşıldığı anlamda kilise değil kenisedir. Ayrıca o tarihte Hristiyanlık meşru değildi. Roma Hristiyan değildi. Roma bu yüzden Hristiyanlara karşı hoşgörülü değildi. Yani bir kilisede açıkça ibadet etmeleri mümkün değildi” diye konuştu.

İlk 7 kilise arasında yok

Antakya’daki St. Pierre’nin, dünyanın ilk yedi kilisesi arasında yer almadığını savunan Olgunlu, “Yalnızca kenise olmakla birlikte ilk kilise olarak sayılan kiliseler; Efes, İzmir (Smyrna), Bergama, Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Denizli). Görüldüğü gibi Antakya St. Pierre, ilklere dâhil edilmemekle birlikte dünyanın ilk kilisesi olarak işaret edilmesi anlaşılır gibi değildir” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın ilk kilisesini Helena Konya’da yaptırdı”

Yıllardır Anadolu’yu karış karış gezerek tarihi eserleri hakkında bilgi veren ve kitaplar yazan Olgunlu, dünyanın ilk kilisesinin, Konya yakınlarındaki Sille yerleşkesinde olduğunu söyledi.

Bu kilisenin “Hristiyanların annesi” olarak bilinen Constantin’in Annesi Helena tarafından sağlanan serbestlik ile 327 yılında inşa edildiğini savunan Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir. Bu kilise, Roma’nın Hristiyanlığı serbest bırakmasından üç yıl önce inşa ediliyor” dedi.

Olgunlu’nun verdiği bilgiye göre Helena, Kudüs’e yaptığı hac yolculuğu sırasında Sille’ye uğrar ve orada bulunan inananlar için ibadethane yapma imkanı sağlar. Olgunlu, bu savı içinde “Bunu sadece Helena gibi güçlü ve inançlı bir imparatoriçe yapabilirdi” yorumu yaptı.

‘Hristiyanların annesi’ olarak kabul edilen Helena kimdir?

Peki açıklamalarıyla zihinlerde yer edinmiş bir konuyu tartışma konusu eden Türkolog Ali Cenip Olgunlu’nun bahsettiği Helena kim?

Tarihi kaynaklara göre Helena, M.S. 250 yılında Drapene’de dünyaya geldi.

Kocasının kendisini asil bir aileden olmadığı gerekçesiyle boşamasına rağmen oğlu Constantin imparator olunca Helana İmparatoriçe unvanına kavuştu.

Seksenli yaşlarında Kudüs’e hac yolculuğuna çıktı. Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaları bularak beraberinde Constantinapolis’e getirdi.

Bu kutsal emanetlerden bir tanesi, Hristiyan dünyası için ilk şehit sayılan Aziz Stefanos’un kemikleri olarak biliniyor.

Azize Helena

Aziz Stefanos, Hristiyanlığa inandığı için Kudüs’ten kovulup taşlanarak öldürülen ilk kişi.

Zamanı belli olmamasına rağmen 26 Aralık bu olayın gerçekleştiğine inanan Hristiyanlar için azizin yortu günü 26 Aralık olarak anılır.

Dindar, hayırsever, bağışlayıcı bir hayat süren Helena’ya, İznik konsil babaları ‘Hristiyanların annesi’ unvanını verdi.

M.Ö. 31 yılından sonra Roma imparatorları “Caesar Augustus” unvanını alırken imparator eşlerine de “Augusta” unvanı verilmesi bir gelenek olarak kabul edildi.

İlk kez Helena, imparator eşi olmamasına rağmen oğlu vasıtasıyla bu unvanı alan kişi olarak biliniyor.

 

Banner
Benzer Yazılar

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

Almanya’da Demir Çağı dönemi 2800 yıllık iki kılıç bulundu

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Almanya’nın güneyindeki Andechs’in Frieding bölgesindeki itfaiye istasyonunun inşasına yönelik arkeolojik kazılar sırasında, arkeologlar son derece nadir ve kısmen iyi korunmuş...

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Denisovalı İnsanının Kafatası Bulunmuş Olabilir

25 Haziran 2021

25 Haziran 2021

Araştırmacılar, Çin’de 90 yıl önce bulunan kafatasının Denisovalı insanının uzun zamandır aranan kafatası olabileceği üzerinde düşünüyorlar. Bir rivayete göre; Kuzey...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]