2 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın ilk kilisesi Aya Elena olabilir. Dünyanın ilk kilisesi olarak Aya Elena niçin görülmeli… Bu soruya Ali Canip Olgunlu yazdığı “Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında cevap veriyor.

Aziz Hristiyanlık Hz. İsa’nın ölümünden sonra havarileri aracılığı ile yayılmaya başlamıştır. 12 havariler olarak bilinen Hz. İsa’nın yol arkadaşlarından Petrus, Roma’ya, kardeşi Andreas ve Mattiya, batı Yunanistan’da Patras’a, Yuhanna Patnos Adası’na gitmiştir. Asya bölgesinin misyoneri ve sonrasında Mısır’ın bir şehri olan Heliopolis’te Hristiyanlığı yaymaya çalışan Filipus, Hindistan’da ise bu görevi Bartalmay ile birlikte Tomas yerine getirmiştir. Etiyopya topraklarında ise, Matta öldürülünceye kadar varlık göstermiştir. Edessa’da (ya Türkiye’deki Urfa ya da Yunanistan’da Orta Makedonya’da bir şehir) Yahuda ve son olarak, Moritanya’ya giden Yurtsever Simun Kudüs dışında Hristiyanlığa davet için çalışmışlardır.

İlk Hristiyanlar, Roma İmparatorluğu yönetiminin zulüm ve işkence dehşeti ve pagan kültürünü devam ettiren insanların baskıları altında gizli ibadet etmekteydi. Zorlu hayat koşulları altında yaşamaya çalışan ilk Hristiyanlar kaçak küçük gruplar halinde teşkilatlanmaktaydılar.

Anadolu toprakları da ilk hristiyanların uğrak yeri olmuştur. Hristiyanlar, Roma askerlerinden ve paganlardan gizlenebilecek yerlerde köy benzeri yerleşimler ve ibadet alanları kurmuşlardır. İlk kiliseler Anadolu’da Antakya’da, Kapadokya’da ve Konya’da görülmektedir. Mağaralarda yapılmış kiliseler olduğu gibi müstakil ilk kilise binalarda yapılmıştır. Kapadokya ve Konya’da Kilistra, Sille yöresinde mağara kiliseler görülmeye değer tarihi alanlardır.

Hz. İsa’ya iman edenlere ilk defa Hristiyan adının verildiği, Dünya’nın ilk kilisesinin kurulduğu Antakya, Hristiyan tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Antakya ayrıca,  M. Ö. 300 yıllarında nüfusu 500 bine dayanan ve dönemin Roma ve İskenderiye kentlerinden sonra üçüncü büyük kent olmasıyla da stratejik bir noktadır. Antakya, Hristiyanlığın ilk izlerini her alanda yansıtmaktadır.

Aziz Petrus Kilisesi-Antakya
ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir.

Hristiyanlar’ın ilk kilisesi Aziz Petrus Kilisesi

Antakya, ilk Hristiyanlar tarafından kurulan Aziz Petrus Kilisesi bir diğer adı ile St. Pierre Kilisesi ile Hristiyan dünyasının önemli kutsal yeridir. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Petrus tarafından kurulan kilise, Antakya- Reyhanlı yolu üzerinde kente iki kilometre uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınında yer almaktadır. Kapadokya ve Konya’da görülen ilk kiliseler gibi Aziz Petrus Kilisesi’de doğal bir mağara olup eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. Kilisenin hangi tarih de yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Aziz Petrus Kilisesi, Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez “Hristiyan” adını aldığına inanıldığı için Hristiyan aleminde önemli bir kilisedir.

Ali Canip Olgunlu: Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da değil Konya’da

Birçok tarihi kaynakta dünyanın ilk kilisesi Antakya’da kurulan Aziz Petrus Kilisesi ( St. Pierre Kilisesi) olarak kabul edilmektedir. Ancak, Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre bu bilgi doğru değil. Dünyanın ilk kilisesi Konya’da yer alıyor.

Independent Türkçe’de yer alan haberde; Dünyanın ilk kilisesinin Antakya’da olduğuna dair yerleşik kanıya karşın Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu, yeni bir tartışma başlattı.

“Ayasofya / Karadaki En Büyük Yelkenli” isimli kitabında St. Pierre’nin dünyanın ilk kilisesi olmadığına yer veren Olgunlu, ilk kilisenin bulunduğu yerin de Antakya değil Konya olduğunu iddia etti.

Aya Elenia Kilisesi-Konya
Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir.”

“St. Pierre bir kilise değil ‘kenise'”

Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Olgunlu, bu konudaki iddialarına farklı argümanlarla destekledi.

Olgunlu’ya göre Antakya’daki St. Pierre bir kilise değil kenise.

“Kenise” ise bir bina ismi değil, gizli gizli ibadet edilen yer anlamına geliyor.

“Anadolu’da birçok yerde gizli gizli mağaralar var” diyen Olgunlu, “İsa’dan sonra havarileri cemaat oluşturmak için her yerde özellikle de saklanabilecekleri mağarada hem ibadet ediyorlardı hem de bu dini yaymaya çalışıyorlardı. Mağaraların tercih edilmesinin ana sebebi barınmak olmakla birlikte İsa’nın bir mağarada dünyaya gelmesiyle de öne çıkan tarihsel bir yöneliştir. İnançsal sebeplerle gizli gizli ibadet edilen bu yerlere ‘kenise’ denir. Dolayısıyla St. Pierre ilk keniselerden bir tanesidir. Oralar günümüzde anlaşıldığı anlamda kilise değil kenisedir. Ayrıca o tarihte Hristiyanlık meşru değildi. Roma Hristiyan değildi. Roma bu yüzden Hristiyanlara karşı hoşgörülü değildi. Yani bir kilisede açıkça ibadet etmeleri mümkün değildi” diye konuştu.

İlk 7 kilise arasında yok

Antakya’daki St. Pierre’nin, dünyanın ilk yedi kilisesi arasında yer almadığını savunan Olgunlu, “Yalnızca kenise olmakla birlikte ilk kilise olarak sayılan kiliseler; Efes, İzmir (Smyrna), Bergama, Thyateira (Akhisar), Sardes (Salihli), Philadelphia (Alaşehir) ve Laodikeia (Denizli). Görüldüğü gibi Antakya St. Pierre, ilklere dâhil edilmemekle birlikte dünyanın ilk kilisesi olarak işaret edilmesi anlaşılır gibi değildir” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın ilk kilisesini Helena Konya’da yaptırdı”

Yıllardır Anadolu’yu karış karış gezerek tarihi eserleri hakkında bilgi veren ve kitaplar yazan Olgunlu, dünyanın ilk kilisesinin, Konya yakınlarındaki Sille yerleşkesinde olduğunu söyledi.

Bu kilisenin “Hristiyanların annesi” olarak bilinen Constantin’in Annesi Helena tarafından sağlanan serbestlik ile 327 yılında inşa edildiğini savunan Olgunlu, “Dünyanın ilk kilisesi günümüzde de Azize Helena adıyla bilinen kilisedir. Bu kilise, Roma’nın Hristiyanlığı serbest bırakmasından üç yıl önce inşa ediliyor” dedi.

Olgunlu’nun verdiği bilgiye göre Helena, Kudüs’e yaptığı hac yolculuğu sırasında Sille’ye uğrar ve orada bulunan inananlar için ibadethane yapma imkanı sağlar. Olgunlu, bu savı içinde “Bunu sadece Helena gibi güçlü ve inançlı bir imparatoriçe yapabilirdi” yorumu yaptı.

‘Hristiyanların annesi’ olarak kabul edilen Helena kimdir?

Peki açıklamalarıyla zihinlerde yer edinmiş bir konuyu tartışma konusu eden Türkolog Ali Cenip Olgunlu’nun bahsettiği Helena kim?

Tarihi kaynaklara göre Helena, M.S. 250 yılında Drapene’de dünyaya geldi.

Kocasının kendisini asil bir aileden olmadığı gerekçesiyle boşamasına rağmen oğlu Constantin imparator olunca Helana İmparatoriçe unvanına kavuştu.

Seksenli yaşlarında Kudüs’e hac yolculuğuna çıktı. Hz. İsa’ya ait kutsal eşyaları bularak beraberinde Constantinapolis’e getirdi.

Bu kutsal emanetlerden bir tanesi, Hristiyan dünyası için ilk şehit sayılan Aziz Stefanos’un kemikleri olarak biliniyor.

Azize Helena

Aziz Stefanos, Hristiyanlığa inandığı için Kudüs’ten kovulup taşlanarak öldürülen ilk kişi.

Zamanı belli olmamasına rağmen 26 Aralık bu olayın gerçekleştiğine inanan Hristiyanlar için azizin yortu günü 26 Aralık olarak anılır.

Dindar, hayırsever, bağışlayıcı bir hayat süren Helena’ya, İznik konsil babaları ‘Hristiyanların annesi’ unvanını verdi.

M.Ö. 31 yılından sonra Roma imparatorları “Caesar Augustus” unvanını alırken imparator eşlerine de “Augusta” unvanı verilmesi bir gelenek olarak kabul edildi.

İlk kez Helena, imparator eşi olmamasına rağmen oğlu vasıtasıyla bu unvanı alan kişi olarak biliniyor.

 

Banner
Related Articles

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Irak’ta 1300 yıllık Emevi Camisi bulundu

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ölümünden sonra İslam devletini 4 halife (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali)...

Abhazya’da bulunan Kolhis kültürü kutsal alanında Mısır Yunan tanrı figürinleri keşfedildi

25 Eylül 2022

25 Eylül 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Oçamçira (Abhazya Cumhuriyeti) kenti yakınlarındaki kazılar sırasında Kolhis kültürü M. Ö. 6-4. yüzyıllarına ait...

Maltaş Tapınağı Adım Adım Ortaya Çıkıyor

26 Haziran 2021

26 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Frig Vadisi destinasyon çalışmaları sırasında bulunan Maltaş Tapınağı adım adım ortaya çıkarılıyor. Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesi Kayıhan...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

Nahçıvan’da 2.800 Yıllık Urartu Kaya Yazıtının Yeri Yeniden Belirlendi

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde, Urartu krallarına ait 2.800 yıllık Urartu kaya yazıtının yeri yeniden belirlendi. İlandağ bölgesindeki kaya yüzeyine işlenen çivi...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]