5 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi? Soru biraz ironik gelse de bilim insanlarının soruya cevabı “evet” oldu.

Fransa’daki Le Centre National de la Recherche Scientifique’den bir ekibin yanı sıra Kudüs İbrani Üniversitesi ve Hayfa Üniversitesi’nden araştırmacılar, Ramle yakınlarındaki bir açık hava Orta Paleolitik bölgede ortaya çıkarılan bir kemik parçası üzerinde altı paralel kesik belirlediler. 120.000 yıl öncesine dayanan bu parça, sembollerin kullanımının en eski kanıtlarından birini temsil ediyor.

Arkeologlar kemiğin bir auroch’a (yaban öküzü, inek ve öküz’ün ataları olarak kabul edilir.) ait olduğunu söylüyorlar.Bilinen son yaban öküzü günümüzden yaklaşık 500 yıl önce yaşadı. Kazı alanı, yaban öküzü ve kaplumbağalar da dahil olmak üzere diğer hayvanların yoğun şekilde kullanıldığını gösteriyor.Kazınmış kemiğin yanında çok sayıda çakmaktaşı alet ortaya çıkarıldı.

İbrani Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Yossi Zaidner’e göre, Paleolitik avcılar yakaladıkları avları işlemek için sahada toplanıyorlardı.

Gelişmiş analiz yöntemlerini kullanan bilim adamları, kesiklerin 38 mm ve 42 mm uzunluğunda, U şeklinde altı farklı gravür olduğu sonucuna vardılar.  Kazara yapılmış kasap işlemleri, aşınma, yıpranma veya doğal unsurlara maruz kalma sonucu olamazdı, aksine kasıtlı olarak oyulmuştu.

Hayfa Üniversitesi’nden Dr. Iris Groman-Yaroslavski basın bülteni açıklamalarında, “Laboratuvar analizimize ve mikroskobik elementlerin keşfine dayanarak, tarih öncesi çağlardaki insanların gravürleri yapmak için çakmaktaşı kayadan yapılmış keskin bir alet kullandıklarını tahmin edebildik” dedi.

Ayrıca bilim adamları, kesilerin tek seansta sağ elini kullanan bir kişi tarafından yapıldığını tespit etti.

Arkeologlar, gravürlerin belirli bir mesaj içerdiğine inanıyorlar.

İbrani Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü’nden Marion Prévost,“Bu olukların bir çeşit kasıtsız karalama olduğu varsayımın reddediyoruz. Bu tür bir sanat eseri detayları bu kadar dikkat çekmezdi” dedi.

Dr. Yossi Zaidner, “Kesin bir sonuca varmak imkansız olsa da, uzmanlar kemiğin topluluk içindeki hayvanın durumuna göre seçildiğine inanıyor ve avcıların öldürdükleri hayvanlarla olan manevi bağını vurguluyor. Dünya üzerinde şimdiye kadar bulunan en eski sembolik gravürlerden birini ve kesinlikle Levant’ın en eski gravürünü keşfettiğimizi söylemek doğru olur” dedi.

Zaidner, “Bu keşif, insanlarda sembolik ifadenin nasıl geliştiğini anlamak için çok önemli çıkarımlara sahip. Aynı zamanda, bu sembollerin tam anlamını belirlemek hala mümkün olmasa da, devam eden araştırmaların bu önemli ayrıntıları ortaya çıkaracağını umuyoruz” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Aswan’daki Isis Tapınağı Keşfinden 150 Yıl Sonra Ziyarete Açıldı

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Aswan’daki Isis Tapınağı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ve turizm hizmetlerinin geliştirilmesinin ardından halka yeniden açıldı. Aswan’ın merkezindeki bir yerleşim bölgesinde bulunan...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde Apollon heykeli bulundu

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Düzce’de bulunan Prusias ad Hypium Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Apollon heykeli bulundu. Konularp Antik Tiyatro’nun önünde kazı çalışmalarına devam...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]