30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi? Soru biraz ironik gelse de bilim insanlarının soruya cevabı “evet” oldu.

Fransa’daki Le Centre National de la Recherche Scientifique’den bir ekibin yanı sıra Kudüs İbrani Üniversitesi ve Hayfa Üniversitesi’nden araştırmacılar, Ramle yakınlarındaki bir açık hava Orta Paleolitik bölgede ortaya çıkarılan bir kemik parçası üzerinde altı paralel kesik belirlediler. 120.000 yıl öncesine dayanan bu parça, sembollerin kullanımının en eski kanıtlarından birini temsil ediyor.

Arkeologlar kemiğin bir auroch’a (yaban öküzü, inek ve öküz’ün ataları olarak kabul edilir.) ait olduğunu söylüyorlar.Bilinen son yaban öküzü günümüzden yaklaşık 500 yıl önce yaşadı. Kazı alanı, yaban öküzü ve kaplumbağalar da dahil olmak üzere diğer hayvanların yoğun şekilde kullanıldığını gösteriyor.Kazınmış kemiğin yanında çok sayıda çakmaktaşı alet ortaya çıkarıldı.

İbrani Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Yossi Zaidner’e göre, Paleolitik avcılar yakaladıkları avları işlemek için sahada toplanıyorlardı.

Gelişmiş analiz yöntemlerini kullanan bilim adamları, kesiklerin 38 mm ve 42 mm uzunluğunda, U şeklinde altı farklı gravür olduğu sonucuna vardılar.  Kazara yapılmış kasap işlemleri, aşınma, yıpranma veya doğal unsurlara maruz kalma sonucu olamazdı, aksine kasıtlı olarak oyulmuştu.

Hayfa Üniversitesi’nden Dr. Iris Groman-Yaroslavski basın bülteni açıklamalarında, “Laboratuvar analizimize ve mikroskobik elementlerin keşfine dayanarak, tarih öncesi çağlardaki insanların gravürleri yapmak için çakmaktaşı kayadan yapılmış keskin bir alet kullandıklarını tahmin edebildik” dedi.

Ayrıca bilim adamları, kesilerin tek seansta sağ elini kullanan bir kişi tarafından yapıldığını tespit etti.

Arkeologlar, gravürlerin belirli bir mesaj içerdiğine inanıyorlar.

İbrani Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü’nden Marion Prévost,“Bu olukların bir çeşit kasıtsız karalama olduğu varsayımın reddediyoruz. Bu tür bir sanat eseri detayları bu kadar dikkat çekmezdi” dedi.

Dr. Yossi Zaidner, “Kesin bir sonuca varmak imkansız olsa da, uzmanlar kemiğin topluluk içindeki hayvanın durumuna göre seçildiğine inanıyor ve avcıların öldürdükleri hayvanlarla olan manevi bağını vurguluyor. Dünya üzerinde şimdiye kadar bulunan en eski sembolik gravürlerden birini ve kesinlikle Levant’ın en eski gravürünü keşfettiğimizi söylemek doğru olur” dedi.

Zaidner, “Bu keşif, insanlarda sembolik ifadenin nasıl geliştiğini anlamak için çok önemli çıkarımlara sahip. Aynı zamanda, bu sembollerin tam anlamını belirlemek hala mümkün olmasa da, devam eden araştırmaların bu önemli ayrıntıları ortaya çıkaracağını umuyoruz” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Göbeklitepe Bölgesinde 11 Tepe Keşfedildi

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin 100 kilometrelik bölgesi içinde 11 tepe daha keşfedildiğini açıkladı. “Mezopotamya” markasının tanıtımı...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Cadılar Bayramı ilk defa Roscommon mağarasında mı kutlandı

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Ekim ayının son günü dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Cadılar Bayramı ilk defa nerede kutlandı. Kutlamaların ilk yapıldığı yer hakkında birçok...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]