10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çekya’da Yürüyüşçüler 3,7 Kilogram Ağırlığında Sırp/Boşnak Altın Sikke Keşfetti

Çekya Cumhuriyeti’nin huzurlu Zvičina Tepesi yamaçlarında doğa yürüyüşü yapan iki talihli gezgin, şans eseri olağanüstü bir keşfe imza attılar. Şubat ayının başlarında gerçekleşen ve yakın zamanda duyurulan bu çarpıcı olayda, değeri yaklaşık 7,5 milyon Çek kronu (300.000 avro) olarak tahmin edilen, özenle saklanmış bir Sırp/Boşnak altın sikkeden oluşan hazine gün yüzüne çıktı.

Polonya sınırına yakın bir noktada, siyah bir kumaşa sarılı on bir deste halinde düzenlenmiş yaklaşık 600 altın sikkeyi barındıran alüminyum bir teneke kutu bulan maceraperestler adeta büyülenmişlerdi. Bu ilk şaşkınlığın ardından, kısa bir mesafede demir bir kutu içinde göz kamaştırıcı altın eşyalar ortaya çıktı: On adet zarif bilezik, ince işçilikli bir tel kese, bir tarak, narin bir zincir ve şık bir pudra kutusu. Altın sikkelerin tek başına ağırlığı yaklaşık 3,7 kilogramı buluyordu. Toplamda ise bulunan eserlerin ağırlığı 7 kilogramı aşıyordu.

Doğu Bohemya Müzesi’ndeki uzmanlar şu anda bu değerli koleksiyonun Zvičina Tepesi’ne nasıl ulaştığına dair karmaşık bilmeceyi çözmeye çalışıyorlar. Nümizmat Vojtěch Brádle, bu inanılmaz bulguyu gördüğünde “ağzının açık kaldığını” ifade ederek hayretini dile getirdi. Sikkelerin üzerindeki işaretlerin, 1920’ler ve 1930’larda Sırbistan’a ait olduğunu gösterdiğini belirten Brádle, bu değerli madeni paraların Doğu Bohemya’ya kadar uzanan yolculuğunun büyüleyici bir sır perdesiyle örtülü olduğunu vurguladı.

Şubat ayı başlarında meydana gelen ancak kısa bir süre önce duyurulan dikkat çekici buluntu 598 altın sikke. Fotoğraf: Muzeum východních Čech Hradec Králové

Hazinenin gömülme nedenlerine dair çeşitli teoriler ortaya atılıyor. Bir olasılık, 1938’den sonra Nazi işgalinden kaçan Çekya vatandaşlarının bu değerli eşyaları saklamış olabileceği yönünde. Bir diğer teori ise, 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte sınır dışı edilmeyi bekleyen Almanların bu değerli metalleri toprağa gömmüş olabileceğini öne sürüyor. Üçüncü bir olasılık ise, 1953’teki komünist para reformlarının, insanların birikimlerini gizlemek için bir neden teşkil etmiş olabileceği yönünde.

Müze Müdürü Petr Grulich, definenin ardındaki tarihi belirsizliğe dikkat çekerek, “Bunun Çekya, Alman veya Yahudi altını olup olmadığını kesin olarak söylemek şu an için zor” şeklinde bir yorumda bulundu.

İlginç bir şekilde, yapılan nümizmatik analizler, altın sikkelerin Çekya kökenli olmadığını ortaya koydu. Bunun yerine, koleksiyonda Fransa, Türkiye, Belçika, Avusturya-Macaristan’ın yanı sıra Romanya, İtalya ve Rusya’ya ait madeni paralar da bulunuyor. Ancak, Avusturya-Macaristan sikkeleri üzerindeki detaylı incelemeler, bu paraların büyük olasılıkla eski Yugoslavya toprakları, özellikle Sırbistan veya Bosna-Hersek için basıldığını ve daha sonra bilinmeyen bir yolla Çekya Cumhuriyeti’ne ulaştığını gösteriyor.

Fotoğraf: Muzeum východních Čech Hradec Králové

Mevcut piyasa değeri büyük ölçüde altının ham değerine dayanırken, bu keşfin tarihsel öneminin çok daha büyük olduğu düşünülüyor. Çekya yasalarına göre, bu beklenmedik hazineyi bulan şanslı yürüyüşçüler, hazinenin değerinin %10’una kadar bir ödül almaya hak kazanabilirler.

Hradec Králové’deki Doğu Bohemya Müzesi şu anda bu dikkat çekici eserleri titizlikle koruma görevini üstlenmiş durumda. Müze yetkilileri, gelecekte bu eşsiz koleksiyonu halka sergileyerek, bölgenin geçmişine dair büyüleyici ve henüz tam olarak anlatılmamış bir hikayeye somut bir bağlantı sunmayı umuyorlar.

Devam eden arkeolojik araştırmalar ve arşiv incelemeleri, bu değerli hazineyi gömen kişinin kimliği ve yüzyıllar sonra bu değerli eşyaların gizlenmesine ve yeniden keşfedilmesine yol açan koşullar hakkında daha fazla bilgi edinilmesini sağlayabilir. Bu şaşırtıcı bulgu, tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan bir sır perdesini aralamaya devam ediyor.

Muzeum východních Čech Hradec Králové (The Museum of Eastern Bohemia )

Banner
Related Articles

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

Büyük İskender’in Doğduğu Saray 2021’de Ziyaretçi Kabul Edecek!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Yunanistan’ın Orta Makedonya bölgesindeki Pella’da Büyük İskender’in doğduğu saray 1957 yılında keşfedilmişti. 1957 yılında bir kısmı kazılmış olan sarayın 2021...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

İznik Gölü sahilinde dolaşan bir aile 2 bin yıllık sikke buldu

2 Mayıs 2023

2 Mayıs 2023

İznik Gölü tarihin en büyük su çekilmesini yaşıyor. Göl sularının çekilmesi sonucu gölün dibinde yer alan tarihi bazilikanın kalıntıları ortaya...

Galaktik Arkeoloji: Gökbilimciler Yıldızları Fosil Olarak Kullanarak Samanyolunu İnceliyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Galaksimizin yıldız popülasyonunu anlamak, sadece kendi dünyamız hakkında değil, aynı zamanda bir bütün olarak evren hakkında da çok şey ortaya...

Mısır’daki Ptolemaios Dönemi’ne ait mumyalarda keşfedilen altın diller ve tırnaklar

19 Aralık 2024

19 Aralık 2024

Arkeologlar, Mısır’ın Minye vilayetindeki El-Bahnasa arkeolojik alanında, renkli yazıtlar ve ritüel sahneleriyle süslenmiş mezarların yanı sıra sıra dışı mumyalar ve...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Lüksemburg’da Dokuz Roma İmparatoruna Ait 141 Roma Altın Sikkesi Ortaya Çıkarıldı

14 Ocak 2025

14 Ocak 2025

Arkeologlar, Lüksemburg’un kuzeyinde yer alan Holzthum yakınlarında, MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen 141 Roma altın sikkesinden oluşan bir Roma...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]