30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi.

Çatalca Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan Anastasios Surları’nda Çatalca Belediyesi tarafından bir süre önce restorasyon çalışması başlatılmış ancak çalışmalar devam ederken restorasyonun uygun şekilde yapılmadığı ve ‘ytong’ diye tabir edilen inşaat malzemelerinin kullanıldığına dair iddialar gündeme gelmişti.

Bu iddialar üzerine çalışmalara ara verilerek uzman ekiplerin incelemesi sonrası, 15 Eylül’de yayınlanan İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün kararının ardından tekrar başlamıştı.

Yapılan uygulama da yanlış, müdahale şekli de mantalitesi de yanlış

M. S. 6’ncı yüzyıldan kaldığı değerlendirilen Anastasios Surları restorasyonunda uygun malzeme kullanılmadığını belirten Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Mimar Serhat Şahin, “Yapılan uygulama onaylanmayacak durumda. Yanlış uygulamalar var. İşin kötü tarafı, 1 Nolu Anıtlar Koruma Bölge Kurulu’nun da bu restorasyon projesine onay vermesi çok düşündürücü. Yaklaşık 1500 yıllık 1. derece bir tarihi eserden, belge niteliğindeki bir eserden bahsediyoruz. Ama gelin görün ki, 21. yüzyılda bir neslin buna yaptığı uygulamada pek restorasyon ve koruma ilkeleri uygulamaları anlamında çok sıradan ve bilimsel temellerin çok aşağısında kalıyor” dedi.

Anastasios Surları restorasyonunda ytong kullanılıyor tartışması

DHA ajansına konu ile ilgili bilgi veren Şahin, yapıların 1. derece tarihi eser ve belge niteliğinde olduğuna dikkat çekerek, “Eğer siz bunun tarihi eser niteliğini, göz ardı edip bir yerel yönetim ölçeğinde hizmet ediyoruz diye sıradan bir bahçe duvarı, sıradan bir inşaat faaliyeti alanı gibi düşünürseniz elinizdeki belge niteliğinin tüm özelliklerini kaybetmiş olursunuz. Yapılan uygulama da yanlış. Koruma ilkelerini anlamından müdahale şekli de mantalitesi de yanlış. Burası bir yerel yönetimin bir yatırım faaliyeti olarak düşünülecekse başka konular üzerinde düşünülmesini dernek olarak biz tercih ederiz” dedi.

Çatalca Belediyesi, “restorasyon sürecinde ytong değil yonu taşı kullanılmaktadır.”

Anastasios Surları’nın restorasyonunda uygun olmayan malzeme ytong kullanıldığına dair tartışmalar üzerine bir basın açıklaması yayınlayan Çatalca Belediyesi, “Çatalca’mızdaki tarihi surların restorasyonu çalışmalarını sürekli yerinde denetleyen aynı zamanda mesleği mimar olan Başkanımız Mesut Üner, geçtiğimiz günlerde surların restorasyonunda ytong kullanılıyor iddialarına resmi belgelerle yanıt vererek, restorasyon sürecinde ytong kullanılmadığını resmi belgelerle ispatlayarak, restorasyon süreci ile ilgili iftira içeren iddiaları çürüttü” denildi.

Çalışmalar sırasında, Ytong kullanılmadığı, yonu taşı kullanıldığı, restorasyon çalışmalarının onaylı projesine uygun olarak devam edildiği ifade edilen yazılı açıklamada “restorasyon çalışmalarının onaylı projesine uygun olarak devam ettiği KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından belirtilerek gerekli bilgi, belge, fotoğraflar, fatura, rapor ve yapı tespit tutanakları Çatalca Belediye’mize ulaştı” denildi.

YTONG nedir? Nerelerde Kullanılır?

YTONG yapı malzemesi, “gazbeton” olarak da bilinmektedir. Milyonlarca gözenekten oluşmasından dolayı ısı yalıtımı için ek bir malzeme kullanılmasının önüne geçmektedir.

YTONG malzemesinin ana maddesi toprak değildir. Kuvarsit ya da kum ile çimento, kireç ve suyun karışmasından elde edilmektedir.

Banner
Related Articles

Almanya’da Batavi savaşçılarına ait nadir bir süvari maskesi keşfedildi

23 Temmuz 2022

23 Temmuz 2022

4 yıl önce Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentindeki bir savaş alanında bulunan paslı aşınmış bir plakanın, 1. yüzyıla kadar...

Batı Kazakistan’da Erken Demir Çağı’na Ait 150 Gizemli Kurgan Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Kazakistan’ın Batı Kazakistan Bölgesi’nde (WKO) çalışan arkeologlar, alışılmadık biçimlere sahip yaklaşık yüz elli kurgan keşfetti. Bu keşif, erken bozkır medeniyetlerine...

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

Afrika dışında en eski ikinci insan iskeleti keşfedildi

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

İsrailli ve Amerikalı araştırmacılardan oluşan uluslararası bir grup, İsrail’in Ürdün Vadisi’nde 1,5 milyon yıl öncesine dayanan bir insan omurunu ortaya...

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Meksika’da Çiftçiler Nadir Bulunan Bir Kadın Heykeli Buldu

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Meksikalı çiftçiler narenciye bahçesini kazarken nadir bulunan bir heykel keşfettiler. Meksika’nın Veracruz eyaletinde, Hidalgo Amajac’ta bulunan bu kadın figürü yetkililerde...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

USF’deki bir araştırmacı, Swahili uygarlığından ilk antik DNA’yı keşfetti

29 Mart 2023

29 Mart 2023

Güney Florida Üniversitesi’nden bir antropolog, 7. yüzyıla kadar uzanan Doğu Afrika kıyıları boyunca müreffeh ticaret devletleri olan Swahili Uygarlığı’ndan ilk...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]