24 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bulgaristan’da Keşfedilen Garip Maskenin Uzaylı Kafası Tartışmaların Göbeğinde

Bulgaristan’ın Provadiya kasabasının Solnitsata höyüğünde oldukça ilginç özellikleri olan bir kil maske bulundu. Maskenin uzaylıya benzetilen üçgen yüzü farklı yorumlara sebep oldu.

Geç kalkolitik çağa ait olduğu söylenen ağızsız kil maske MÖ. 4000-MÖ.5000 dolaylarına tarihlendiriliyor. Solnithasa höyüğünde bu kil maske yada küçük heykelcik ile birlikte başka eserlerde bulundu.
Tarih öncesi maskenin değişik ve farklı özellikleri dikkat çekiyor. Gözlerin badem şeklinde olması daha önce Anadolu da bulunan idollere benzeyen maskenin kulakları stilize bir şekilde yapılmış. Yüz hatlarının betimlenmesinde çizgilerden yararlanılmış. Kalkolitik dönem idolleri için oldukça karakteristik bir durumdur.

Üçgen yüz şeklinden dolayı bu küçük heykelciğe uzaylıya benzetilmiştir. Stilize olan kulakların üst kısmındaki deliklerden bu nesnenin asılarak kullanılmış olabileceğine dair öngörülerde bulunulmuştur.

Eserin kolye gibi boyna asılarak kullanılmış olabileceğini söyleyen arkeologlar bunun bir statü sembolü olabileceği kanısındalar.
Arkeologlar eserin gözlerine bakıldığında güç. üstünlük ve bilgelik gibi izlerin bir arada bulunduğunu ve bunların hemen hissedildiğini söylemişlerdir. Tabii bu durumu oldukça ilginç olarak nitelendirmişler.

Bulgaristan da bulunan kil maske
Bulgaristan’ın Solnitsata da bulunan kil maske. Fotoğraf: Provadiya – Solnitsata

Mö. 5000 yıllarına ait olan aynı özelliklere sahip olan başka bir heykelcik yine Bulgaristan’ın Türkiye sınırına yakın bir bölgede Kapitan Andreevo yakınında bulunan heykel “topuz saçlı tanrıça” olarak isimlendirilmiştir ve bu adla tanınmaktadır. Bu heykelcikte de en belirgin özellik yüz şeklinin üçgen biçimde olmasıdır.

Keşfedilen eserler de komşu kültür ve medeniyetlerin etkileri de hemen hissedilmektedir. Vinca kültüründe bu üçgen yüz şeklinin çokça görüldüğü bilinmektedir.

6000 yıllık kil maske yada heykelciğin tam olarak işlevini bilmek imkansız. Ama stilize kulak üstü deliklerinden asılarak kullanıldığı kesin belki de sadece duvar süsü hatta bir çömlek tencere kapağı bile olabilir. Bizlere bugün çok farklı gelen bir çok tarih öncesi eserin kullanıldığı yıllarda oldukça sıradan olduğunu da unutmamak gerekir.

Neolitik bir bölge olan Provadiya – Solnitsata’da buranın ilk yerleşim yeri sakinleri burada bulunan tuz yataklarını kullandılar. 1250 yıl sonra iklimin değişmesi sonucu tuz yatakları kurudu. Yaşayanların zor şartlar altında yaşamları da parçalandı ve karışıklıklar yaşandı.

Burada tuzdan kaynaklı zenginliği korumak için bir kale inşa ettiler. Zamanına göre oldukça gelişmiş olan bu kalenin genişliği 3-4 metreyi bulmaktaydı.

20155 ve 2016 yıllında bölgede 6300 yıllık bir su kuyusu ile birlikte 6500 yıllık altın eserler bulundu.

Ağızsız olan bu kil maskenin uzaylı spekülasyonlarını sevenler için yeni bir kaynak teşkil edeceği apaçık ortada. Tarihin derinliklerinden gelen yeni uzaylımız hayırlı olsun mu demeliydik acaba?

Bu haberimizde https://www.ancientpages.com/2020/11/20/6000-year-old-bizarre-mouthless-alien-mask-unearthed-in-the-salt-pit-settlement-in-northeast-bulgaria/ sitesinden yararlanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Güney Amerikalı Jivaro kabilesine ait 4 kafatası İzmir’de ele geçirildi

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri gelen bir ihbar üzerine düzenledikleri operasyonda Güney Amerikalı Jivaro kabilesine...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Amida Höyük’te Halaf Dönemi Ev Planı Görüldü

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Diyarbakır merkez Sur ilçesinde bulunan Amida Höyük’te Halaf dönemi ev planı görüldü. Höyük’te ayrıca, 3 tabakada yanık izleri ile karşılaşıldı....

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Arkeologlar, Peru’da çoğunlukla çocuklar ve yeni doğanlar olmak üzere demetlere sarılmış 22 mumya keşfettiler

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Peru’nun Barranca kasabasında, Polonyalı-Perulu bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından, çoğu küçük çocuklar ve yeni doğan bebeklerden oluşan 22 kişinin...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Ayanis Kalesi’nde ilk kez Urartulara ait çöplük alanı ortaya çıkarıldı

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Van Tuşpa sınırlarında Urartu Krallığı’nın görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam eden kazılarda ilk kez Urartulara ait çöplük alanı...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]