27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından son yıllarda geniş bir alanda başlatılan restorasyon ve kazı çalışmalarının bir kolunu oluşturan Bukoleon Sarayı restorasyonu devam ediyor.

Bukoleon Sarayı restorasyonu çalışmalarında dağınık bir vaziyette ele geçen 7 iskelet büyük bir muamma oluşturdu.

İskeletler hangi olayın kurbanları olabilir

Ele geçen iskeletlerin, bir deprem felaketinin mi? Siyasi bir cinayetin kurbanları mı? Ya da Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamın kurbanları mı? Bu sorulara yanıt aranıyor.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, twitter hesabından Bukoleon Sarayı kazılarında ele geçen iskeletlerin 1204 yılında Konstantinopolis ‘e saldıran ve burada büyük bir katliam yapan Haçlıların öldürdüğü insanlar olabileceği bilgisini verdi.

“Çok önemli bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum” diye başladığı tweet dizisinde Mahir Polat şu bilgileri aktardı.

“1204 yılında İstanbul’a saldıran Haçlı ordusunu, İstanbul’da muhtemelen Bukoleon Sarayı önünde gösteren 800 yıllık el yazması minyatürü görüyorsunuz.

Konstantinopolis_i-talan-eden-haçlı-ordusu

Restorasyonda ortaya çıkardığımız toplu ceset buluntusu tarihsel olarak çok büyük bir önem taşıyor.

Eğer 4. Haçlı Seferi sırasında kuşatılmış sarayda bir çatışma ve sonrasında yaşanmış bir katliam ile ilgiliyse bu minyatür tam olarak bunun tarihsel kanıtlayıcısı.

Ortodoks doğu – Katolik batı arasındaki ayrışmanın en önemli tarihi vakıası bu olaydı. Bukoleon Sarayı restorasyonunda yüzyıllar sonra ortaya çıkardığımız bu toplu katliam alanı henüz kamuoyunun ve medyanın yeterince ilgi göstermemesine rağmen böylesine büyük bir tarihi vakıanın günümüze ulaşmış en büyük kalıntısı olabilir.

Konstantinopolis-Haçlı-Ordusu-saldırısı-minyatür

1453 fethinde Bizans saflarında yer alan Lukas Notaras’ın söylediği ünlü “Konstantinopolis’te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi yeğlerim” sözünün arka planı 200 yıl önceki bu katliamdır.

Bukoleon-Sarayı

İstanbul tarihi için 4. Haçlı Seferi etkileri bakımından çok önemlidir.

İstanbul tarihi için bu çok önemli arkeolojik buluntu üzerinde çalışmalara devam edeceğiz.

Özellikle arkeometrik çalışmalar ve C14 incelemesi ile cesetlerin yaş tespitini yapacağız.

Bizim için çok değerli bu minyatür The Granger Collection’da bulunuyor.

Marmara Denizi tarafından saldırıya uğrayan ve geniş kemerli bir açıklığı ile Bukoleon Sarayı olduğunu düşündüğümüz bu bina minyatüründe askerlerin içinde bulunduğu noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bu nokta bizim kazıda cesetleri bulduğumuz bölüme denk geliyor.

Şimdi en önemli noktaya geleyim.

Bu cesetler resimde gördüğümüz askerlerin cesetleri olabilir.

İşte heyecan duymaya değer müthiş bir arkeolojik buluntunun hikayesi. İBB Miras Bukoleon Şartı restorasyonunda nefesimizi tuttuk.

Çalışmaya devam ediyoruz.”

Banner
Benzer Yazılar

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Hollanda’da arkeologlar asker Flaccus’a ait 2 bin yıllık Roma mezarı ortaya çıkardı

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Arkeologlar, Hollanda’nın Heerlen kentindeki Roma yerleşiminden 2,000 yıllık bir mezar ortaya çıkardı. Yapılan son analizler, bu mezarın ‘Flaccus’ adında bir...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Çin’in Hunan Eyaletinde Keşfedilen Antik Mezar Kompleksi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Çin’in Hunan eyaletindeki bir otobanda Han hanedanlığına ait (MÖ 202 – MS 220) tarihlenen bir grup antik mezar keşfedildi. Süregelen...

4.400 Yıllık Şaman Yılan Asası Bulundu

29 Haziran 2021

29 Haziran 2021

Finlandiya’da ahşaptan yapılmış çok iyi korunmuş 4.400 yıllık Şaman Yılan Asası bulundu. Bulunan “Yılan Asası”nın şamanik ritüellerde kullanılmış olduğu düşünülüyor....

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen Claterna’da eşsiz mücevherler bulundu

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

İtalyan arkeologlar, ‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen antik Roma bölgesi Claterna’da devam eden kazılarda eşsiz 50 mücevher ortaya çıkardılar. Mücevherler ile...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]