22 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından son yıllarda geniş bir alanda başlatılan restorasyon ve kazı çalışmalarının bir kolunu oluşturan Bukoleon Sarayı restorasyonu devam ediyor.

Bukoleon Sarayı restorasyonu çalışmalarında dağınık bir vaziyette ele geçen 7 iskelet büyük bir muamma oluşturdu.

İskeletler hangi olayın kurbanları olabilir

Ele geçen iskeletlerin, bir deprem felaketinin mi? Siyasi bir cinayetin kurbanları mı? Ya da Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamın kurbanları mı? Bu sorulara yanıt aranıyor.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, twitter hesabından Bukoleon Sarayı kazılarında ele geçen iskeletlerin 1204 yılında Konstantinopolis ‘e saldıran ve burada büyük bir katliam yapan Haçlıların öldürdüğü insanlar olabileceği bilgisini verdi.

“Çok önemli bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum” diye başladığı tweet dizisinde Mahir Polat şu bilgileri aktardı.

“1204 yılında İstanbul’a saldıran Haçlı ordusunu, İstanbul’da muhtemelen Bukoleon Sarayı önünde gösteren 800 yıllık el yazması minyatürü görüyorsunuz.

Konstantinopolis_i-talan-eden-haçlı-ordusu

Restorasyonda ortaya çıkardığımız toplu ceset buluntusu tarihsel olarak çok büyük bir önem taşıyor.

Eğer 4. Haçlı Seferi sırasında kuşatılmış sarayda bir çatışma ve sonrasında yaşanmış bir katliam ile ilgiliyse bu minyatür tam olarak bunun tarihsel kanıtlayıcısı.

Ortodoks doğu – Katolik batı arasındaki ayrışmanın en önemli tarihi vakıası bu olaydı. Bukoleon Sarayı restorasyonunda yüzyıllar sonra ortaya çıkardığımız bu toplu katliam alanı henüz kamuoyunun ve medyanın yeterince ilgi göstermemesine rağmen böylesine büyük bir tarihi vakıanın günümüze ulaşmış en büyük kalıntısı olabilir.

Konstantinopolis-Haçlı-Ordusu-saldırısı-minyatür

1453 fethinde Bizans saflarında yer alan Lukas Notaras’ın söylediği ünlü “Konstantinopolis’te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi yeğlerim” sözünün arka planı 200 yıl önceki bu katliamdır.

Bukoleon-Sarayı

İstanbul tarihi için 4. Haçlı Seferi etkileri bakımından çok önemlidir.

İstanbul tarihi için bu çok önemli arkeolojik buluntu üzerinde çalışmalara devam edeceğiz.

Özellikle arkeometrik çalışmalar ve C14 incelemesi ile cesetlerin yaş tespitini yapacağız.

Bizim için çok değerli bu minyatür The Granger Collection’da bulunuyor.

Marmara Denizi tarafından saldırıya uğrayan ve geniş kemerli bir açıklığı ile Bukoleon Sarayı olduğunu düşündüğümüz bu bina minyatüründe askerlerin içinde bulunduğu noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bu nokta bizim kazıda cesetleri bulduğumuz bölüme denk geliyor.

Şimdi en önemli noktaya geleyim.

Bu cesetler resimde gördüğümüz askerlerin cesetleri olabilir.

İşte heyecan duymaya değer müthiş bir arkeolojik buluntunun hikayesi. İBB Miras Bukoleon Şartı restorasyonunda nefesimizi tuttuk.

Çalışmaya devam ediyoruz.”

Banner
Related Articles

3 Bin Yıllık Antik Kent Tehlike Altında

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

İzmir’in Aliağa ilçesi’nde yapılması planlanan liman için 3 bin yıllık antik kentin bir kısmı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

Sobibor Ölüm Kampında Öldürülen Çocukların Kimlik Etiketleri Ortaya Çıkarıldı

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Sobibor ölüm kampının trajik tarihi ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, Naziler tarafından doğu Polonya’daki Sobibor ölüm kampında öldürülen dört çocuğun kimlik etiketlerini...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Slavların İlk Yazı Sistemi Glakolitik Değil Alman Runeleri Çıktı

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Şimdiye kadar, Orta Avrupa’da yaşayan Slav halkının kullandıkları en eski yazı, 9. yüzyılda Bizanslı misyonerler Constantine ve Methodius tarafından Moravya’ya...

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif,...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Antik Heykeller Harika Koksaydı Ne Olurdu? Greko-Romen Heykellerinin Şaşırtıcı Sırları

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Oxford Arkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırma, antik Yunan ve Roma sanatının sıklıkla göz ardı edilen bir yönüne ışık tuttu:...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]