25 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından son yıllarda geniş bir alanda başlatılan restorasyon ve kazı çalışmalarının bir kolunu oluşturan Bukoleon Sarayı restorasyonu devam ediyor.

Bukoleon Sarayı restorasyonu çalışmalarında dağınık bir vaziyette ele geçen 7 iskelet büyük bir muamma oluşturdu.

İskeletler hangi olayın kurbanları olabilir

Ele geçen iskeletlerin, bir deprem felaketinin mi? Siyasi bir cinayetin kurbanları mı? Ya da Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamın kurbanları mı? Bu sorulara yanıt aranıyor.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, twitter hesabından Bukoleon Sarayı kazılarında ele geçen iskeletlerin 1204 yılında Konstantinopolis ‘e saldıran ve burada büyük bir katliam yapan Haçlıların öldürdüğü insanlar olabileceği bilgisini verdi.

“Çok önemli bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum” diye başladığı tweet dizisinde Mahir Polat şu bilgileri aktardı.

“1204 yılında İstanbul’a saldıran Haçlı ordusunu, İstanbul’da muhtemelen Bukoleon Sarayı önünde gösteren 800 yıllık el yazması minyatürü görüyorsunuz.

Konstantinopolis_i-talan-eden-haçlı-ordusu

Restorasyonda ortaya çıkardığımız toplu ceset buluntusu tarihsel olarak çok büyük bir önem taşıyor.

Eğer 4. Haçlı Seferi sırasında kuşatılmış sarayda bir çatışma ve sonrasında yaşanmış bir katliam ile ilgiliyse bu minyatür tam olarak bunun tarihsel kanıtlayıcısı.

Ortodoks doğu – Katolik batı arasındaki ayrışmanın en önemli tarihi vakıası bu olaydı. Bukoleon Sarayı restorasyonunda yüzyıllar sonra ortaya çıkardığımız bu toplu katliam alanı henüz kamuoyunun ve medyanın yeterince ilgi göstermemesine rağmen böylesine büyük bir tarihi vakıanın günümüze ulaşmış en büyük kalıntısı olabilir.

Konstantinopolis-Haçlı-Ordusu-saldırısı-minyatür

1453 fethinde Bizans saflarında yer alan Lukas Notaras’ın söylediği ünlü “Konstantinopolis’te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi yeğlerim” sözünün arka planı 200 yıl önceki bu katliamdır.

Bukoleon-Sarayı

İstanbul tarihi için 4. Haçlı Seferi etkileri bakımından çok önemlidir.

İstanbul tarihi için bu çok önemli arkeolojik buluntu üzerinde çalışmalara devam edeceğiz.

Özellikle arkeometrik çalışmalar ve C14 incelemesi ile cesetlerin yaş tespitini yapacağız.

Bizim için çok değerli bu minyatür The Granger Collection’da bulunuyor.

Marmara Denizi tarafından saldırıya uğrayan ve geniş kemerli bir açıklığı ile Bukoleon Sarayı olduğunu düşündüğümüz bu bina minyatüründe askerlerin içinde bulunduğu noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bu nokta bizim kazıda cesetleri bulduğumuz bölüme denk geliyor.

Şimdi en önemli noktaya geleyim.

Bu cesetler resimde gördüğümüz askerlerin cesetleri olabilir.

İşte heyecan duymaya değer müthiş bir arkeolojik buluntunun hikayesi. İBB Miras Bukoleon Şartı restorasyonunda nefesimizi tuttuk.

Çalışmaya devam ediyoruz.”

Banner
Benzer Yazılar

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Maraş “Kahraman” Unvanını Nasıl Aldı?

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021 Maraş’a “Kahraman” unvanı verilmesinin 48. yıldönümü… Maraş‘a, işgalci Fransız birliklerine karşı gösterdiği üstün başarılı savunmalarından dolayı Türkiye...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

Assos Antik Kenti 500 Gün Boyunca Ziyarete Kapalı

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Assos Antik Kenti, 500 gün boyunca ziyaretçilere kapalı olacak. Assos’un uzun bir süre kapalı olmasına antik...

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

3 Bin Yıllık Antik Kent Tehlike Altında

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

İzmir’in Aliağa ilçesi’nde yapılması planlanan liman için 3 bin yıllık antik kentin bir kısmı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]