27 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından son yıllarda geniş bir alanda başlatılan restorasyon ve kazı çalışmalarının bir kolunu oluşturan Bukoleon Sarayı restorasyonu devam ediyor.

Bukoleon Sarayı restorasyonu çalışmalarında dağınık bir vaziyette ele geçen 7 iskelet büyük bir muamma oluşturdu.

İskeletler hangi olayın kurbanları olabilir

Ele geçen iskeletlerin, bir deprem felaketinin mi? Siyasi bir cinayetin kurbanları mı? Ya da Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamın kurbanları mı? Bu sorulara yanıt aranıyor.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, twitter hesabından Bukoleon Sarayı kazılarında ele geçen iskeletlerin 1204 yılında Konstantinopolis ‘e saldıran ve burada büyük bir katliam yapan Haçlıların öldürdüğü insanlar olabileceği bilgisini verdi.

“Çok önemli bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum” diye başladığı tweet dizisinde Mahir Polat şu bilgileri aktardı.

“1204 yılında İstanbul’a saldıran Haçlı ordusunu, İstanbul’da muhtemelen Bukoleon Sarayı önünde gösteren 800 yıllık el yazması minyatürü görüyorsunuz.

Konstantinopolis_i-talan-eden-haçlı-ordusu

Restorasyonda ortaya çıkardığımız toplu ceset buluntusu tarihsel olarak çok büyük bir önem taşıyor.

Eğer 4. Haçlı Seferi sırasında kuşatılmış sarayda bir çatışma ve sonrasında yaşanmış bir katliam ile ilgiliyse bu minyatür tam olarak bunun tarihsel kanıtlayıcısı.

Ortodoks doğu – Katolik batı arasındaki ayrışmanın en önemli tarihi vakıası bu olaydı. Bukoleon Sarayı restorasyonunda yüzyıllar sonra ortaya çıkardığımız bu toplu katliam alanı henüz kamuoyunun ve medyanın yeterince ilgi göstermemesine rağmen böylesine büyük bir tarihi vakıanın günümüze ulaşmış en büyük kalıntısı olabilir.

Konstantinopolis-Haçlı-Ordusu-saldırısı-minyatür

1453 fethinde Bizans saflarında yer alan Lukas Notaras’ın söylediği ünlü “Konstantinopolis’te Latin serpuşu görmektense Türk sarığı görmeyi yeğlerim” sözünün arka planı 200 yıl önceki bu katliamdır.

Bukoleon-Sarayı

İstanbul tarihi için 4. Haçlı Seferi etkileri bakımından çok önemlidir.

İstanbul tarihi için bu çok önemli arkeolojik buluntu üzerinde çalışmalara devam edeceğiz.

Özellikle arkeometrik çalışmalar ve C14 incelemesi ile cesetlerin yaş tespitini yapacağız.

Bizim için çok değerli bu minyatür The Granger Collection’da bulunuyor.

Marmara Denizi tarafından saldırıya uğrayan ve geniş kemerli bir açıklığı ile Bukoleon Sarayı olduğunu düşündüğümüz bu bina minyatüründe askerlerin içinde bulunduğu noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bu nokta bizim kazıda cesetleri bulduğumuz bölüme denk geliyor.

Şimdi en önemli noktaya geleyim.

Bu cesetler resimde gördüğümüz askerlerin cesetleri olabilir.

İşte heyecan duymaya değer müthiş bir arkeolojik buluntunun hikayesi. İBB Miras Bukoleon Şartı restorasyonunda nefesimizi tuttuk.

Çalışmaya devam ediyoruz.”

Banner
Benzer Yazılar

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

1100 yıl önce Konstantinopolis’i kuşatan Bulgar askerlerine ait amulet bulundu

1 Nisan 2023

1 Nisan 2023

Bulgaristan’da Büyük Çar Simeon zamanından kalma Kiril dilinde bir yazıt taşıyan kurşun plakalı bir amulet keşfedildi. Amulet, Bulgaristan’ın güneyindeki Ivaylovgrad...

Türkiye İş Bankası Müzesi’nde 250 İstiklal Madalyası “Bir Asrın Ardından” sergisinde ziyarete açılacak

27 Ekim 2021

27 Ekim 2021

29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 98’nci yıl dönümünü kutlayacağız. İstiklal Savaşı’nda canını bu toprakların bağımsızlığı için bir an dahi tereddüte...

Caesarea’da Şaşırtıcı Bir Keşif: Dionysos ve Herkül’ün Şarap Yarışı İlk Kez Bir Lahitte Ortaya Çıktı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

İsrail’in antik liman kenti Caesarea’da yürütülen kazılarda, bugüne kadar bölgede eşi benzeri görülmemiş bir Roma dönemi mermer lahit keşfedildi. İsrail...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Vitruvius’un Efsanevi Bazilikası Bulundu: Roma Mimarlık Tarihi Fano’da Yeniden Yazılıyor

20 Ocak 2026

20 Ocak 2026

İtalya’nın Fano kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Antik Roma’nın en etkili mimarlarından Marcus Vitruvius Pollio tarafından tasarlandığı bilinen efsanevi bazilikanın kalıntıları...

Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor

12 Ekim 2023

12 Ekim 2023

Hititlerin başkenti Hattuşa’nın önemli yapılarından biri olan Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor. Geçtiğimiz yıl Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Çorakyerler, Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Çankırı’nın Fatih Mahallesi Yapraklı kara yolu çevresindeki Çorakyerler kazı alanı Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor. Ankara...

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]