Hititler denildiğinde akla genellikle savaşlar, krallar, çivi yazılı tabletler ve tanrılar gelir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu güçlü Anadolu uygarlığının gündelik yaşamına dair daha az bilinen bir yönü gün yüzüne çıkarıyor: temizlik ve hijyen.
Anatolian Studies dergisinde yayımlanan ve Madrid Complutense Üniversitesi’nden araştırmacı Ana Arroyo tarafından hazırlanan çalışma, Hitit toplumunda temizlik anlayışının sanılandan çok daha gelişmiş, sistemli ve kurallı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, çivi yazılı metinler ile arkeolojik bulguları birlikte değerlendirerek Hititlerin temizlikle kurduğu ilişkiyi yeniden ele alıyor.

Temizlik, Gündelik Hayatın Bir Parçasıydı
Çalışmaya göre Hititlerde “temiz olmak” yalnızca yıkanmak anlamına gelmiyordu. Temizlik; bireyin toplum içinde, sarayda ve tapınakta uygun durumda bulunması ile doğrudan bağlantılıydı. Kirli olmak, sadece rahatsız edici değil; aynı zamanda sosyal ve dinsel açıdan sorunlu kabul ediliyordu.
Bu nedenle yıkanma, durulanma ve arınma eylemleri hem günlük yaşamda hem de ritüeller öncesinde büyük önem taşıyordu. Hitit metinlerinde su, sadece bir araç değil; bizzat temizleyici ve düzen sağlayıcı bir unsur olarak tanımlanıyor.
Sabun Yoktu Ama Temizlik Maddeleri Vardı
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, Hititlerin yalnızca suyla yetinmemesiydi. Çivi yazılı belgelerde kül, natron ve sabun otu benzeri bitkisel maddelerin temizlik amacıyla kullanıldığı açıkça görülüyor.
Bu maddeler suya karıştırılarak giysilerin, ev eşyalarının ve kutsal nesnelerin temizlenmesinde kullanılıyordu. Bazı metinlerde kirli keten kumaşların yıkandıktan sonra “bembeyaz” olduğu özellikle belirtiliyor. Bu ifadeler, temizlik uygulamalarının sembolik değil, gerçek ve gözle görülür sonuçlar verdiğini gösteriyor.
Küvetler ve Yıkanma Alanları Kazılarda Ortaya Çıktı

Fotoğraf: Hitit TV
Metinlerde anlatılanlar arkeolojik bulgularla da destekleniyor. Hitit başkenti Ḫattuša başta olmak üzere Šarišša, Oymaağaç ve Tarsus’ta yapılan kazılarda seramik küvetler bulundu.
Bu küvetler rastgele yerleştirilmiş kaplar değil. Çoğu, su geçirmez tabanlara sahip özel odalarda yer alıyor. Bazılarında oturma alanları, kulplar ve su boşaltmaya yarayan izler tespit edildi. Yakın çevrede bulunan kaplar ise yıkanma sırasında yağ ve su dökmek için kullanılmış olabileceklerini düşündürüyor.
Araştırmacılara göre bazı Hitit kentlerinde neredeyse her evde bir küvet bulunması mümkün. Bu durum, Tunç Çağı Anadolu’su için oldukça dikkat çekici.
Temizlik, Statüyle de İlgiliydi
Elbette temizlik herkes için aynı imkânlarla sağlanmıyordu. Sosyal statü belirleyici bir unsurdu. Saray ve elit çevrelerde bakır, bronz ve hatta gümüşten yapılmış yıkama kapları kullanılıyordu. Bunlar sembolik değil, günlük kullanım için üretilmiş ağır ve işlevsel nesnelerdi.
Metinlerde saray yaşamına dair çarpıcı ayrıntılar da yer alıyor. Bir anlatıda, yıkama suyunda tek bir saç kılı gören Hitit kralının büyük bir öfke yaşadığı ve suyun daha dikkatli süzülmesini emrettiği aktarılıyor. Bu tür örnekler, temizliğin kraliyet onuru ve otoritesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Tanrılara Yaklaşmadan Önce Temizlik Şarttı
Dini yaşamda temizlik kuralları çok daha katıydı. Rahipler, tapınak görevlileri ve tanrılar için yiyecek hazırlayan kişiler yıkanmak, saç ve tırnaklarını düzenlemek ve temiz giysiler giymek zorundaydı.
Ritüeller öncesinde kral ve kraliçenin ellerini yıkaması ve belirli bir sırayı takip etmesi metinlerde ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Fiziksel olarak kirli olmak, tanrıların huzuruna çıkmayı engelleyebiliyordu.
Ancak araştırma önemli bir noktaya da dikkat çekiyor: Temiz olmak her zaman ritüel açıdan tamamen arınmış olmak anlamına gelmiyordu. Bazı durumlarda ek arındırma törenleri gerekiyordu.
Hitit Günlük Yaşamına Yeni Bir Bakış
Tüm bu veriler, Hititlerin temizlik konusunda kayıtsız ya da ilkel bir toplum olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Su kullanımı, temizlik maddeleri, yıkanma alanları ve katı kurallar; Hititlerde hijyenin bilinçli ve sistemli bir şekilde ele alındığını gösteriyor.
Bu çalışma, Hititleri yalnızca savaşçı bir imparatorluk olarak değil; gündelik yaşamı düzenleyen, temizliğe önem veren ve bunu kurallarla şekillendiren bir Anadolu uygarlığı olarak yeniden düşünmemizi sağlıyor.
Arroyo A. Hittite cultural conventions on hygiene. Anatolian Studies. 2025;75:29-45. doi:10.1017/S0066154625000055
Kapak Görseli: Bu görsel, makaleyi desteklemek amacıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulmuş bir dijital rekonstrüksiyondur. Hitit Anadolu’suna ait arkeolojik ve yazılı verilerden esinlenen yorumlayıcı bir illüstrasyon niteliğindedir; belirli bir tarihsel sahneyi ya da gerçek bir kazı bağlamını temsil etmez.
