31 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilimsel Çalışma Ortaya Koydu: Hititler 3 Bin Yıl Önce Gelişmiş Bir Hijyen Kültürüne Sahipti

Hititler denildiğinde akla genellikle savaşlar, krallar, çivi yazılı tabletler ve tanrılar gelir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu güçlü Anadolu uygarlığının gündelik yaşamına dair daha az bilinen bir yönü gün yüzüne çıkarıyor: temizlik ve hijyen.

Anatolian Studies dergisinde yayımlanan ve Madrid Complutense Üniversitesi’nden araştırmacı Ana Arroyo tarafından hazırlanan çalışma, Hitit toplumunda temizlik anlayışının sanılandan çok daha gelişmiş, sistemli ve kurallı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, çivi yazılı metinler ile arkeolojik bulguları birlikte değerlendirerek Hititlerin temizlikle kurduğu ilişkiyi yeniden ele alıyor.

Eflatunpınar Hitit Su Kutsal Alanı, Konya-Beyşehir — Anıtsal taş kabartmalar ve kutsal su havuzu, Geç Tunç Çağı’nda Hitit kültüründe suyun, arınma ritüellerinin ve kutsal düzen anlayışının taşıdığı merkezi önemi yansıtır.

Temizlik, Gündelik Hayatın Bir Parçasıydı

Çalışmaya göre Hititlerde “temiz olmak” yalnızca yıkanmak anlamına gelmiyordu. Temizlik; bireyin toplum içinde, sarayda ve tapınakta uygun durumda bulunması ile doğrudan bağlantılıydı. Kirli olmak, sadece rahatsız edici değil; aynı zamanda sosyal ve dinsel açıdan sorunlu kabul ediliyordu.

Bu nedenle yıkanma, durulanma ve arınma eylemleri hem günlük yaşamda hem de ritüeller öncesinde büyük önem taşıyordu. Hitit metinlerinde su, sadece bir araç değil; bizzat temizleyici ve düzen sağlayıcı bir unsur olarak tanımlanıyor.

Sabun Yoktu Ama Temizlik Maddeleri Vardı

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, Hititlerin yalnızca suyla yetinmemesiydi. Çivi yazılı belgelerde kül, natron ve sabun otu benzeri bitkisel maddelerin temizlik amacıyla kullanıldığı açıkça görülüyor.

Bu maddeler suya karıştırılarak giysilerin, ev eşyalarının ve kutsal nesnelerin temizlenmesinde kullanılıyordu. Bazı metinlerde kirli keten kumaşların yıkandıktan sonra “bembeyaz” olduğu özellikle belirtiliyor. Bu ifadeler, temizlik uygulamalarının sembolik değil, gerçek ve gözle görülür sonuçlar verdiğini gösteriyor.

Küvetler ve Yıkanma Alanları Kazılarda Ortaya Çıktı

Sivas’taki Hitit kenti Šarišša’da yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan 3 bin yıllık özgün küvet, günümüzde Sivas Müzesinde sergileniyor.
Fotoğraf: Hitit TV

Metinlerde anlatılanlar arkeolojik bulgularla da destekleniyor. Hitit başkenti Ḫattuša başta olmak üzere Šarišša, Oymaağaç ve Tarsus’ta yapılan kazılarda seramik küvetler bulundu.

Bu küvetler rastgele yerleştirilmiş kaplar değil. Çoğu, su geçirmez tabanlara sahip özel odalarda yer alıyor. Bazılarında oturma alanları, kulplar ve su boşaltmaya yarayan izler tespit edildi. Yakın çevrede bulunan kaplar ise yıkanma sırasında yağ ve su dökmek için kullanılmış olabileceklerini düşündürüyor.

Araştırmacılara göre bazı Hitit kentlerinde neredeyse her evde bir küvet bulunması mümkün. Bu durum, Tunç Çağı Anadolu’su için oldukça dikkat çekici.

Temizlik, Statüyle de İlgiliydi

Elbette temizlik herkes için aynı imkânlarla sağlanmıyordu. Sosyal statü belirleyici bir unsurdu. Saray ve elit çevrelerde bakır, bronz ve hatta gümüşten yapılmış yıkama kapları kullanılıyordu. Bunlar sembolik değil, günlük kullanım için üretilmiş ağır ve işlevsel nesnelerdi.

Metinlerde saray yaşamına dair çarpıcı ayrıntılar da yer alıyor. Bir anlatıda, yıkama suyunda tek bir saç kılı gören Hitit kralının büyük bir öfke yaşadığı ve suyun daha dikkatli süzülmesini emrettiği aktarılıyor. Bu tür örnekler, temizliğin kraliyet onuru ve otoritesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Tanrılara Yaklaşmadan Önce Temizlik Şarttı

Dini yaşamda temizlik kuralları çok daha katıydı. Rahipler, tapınak görevlileri ve tanrılar için yiyecek hazırlayan kişiler yıkanmak, saç ve tırnaklarını düzenlemek ve temiz giysiler giymek zorundaydı.

Ritüeller öncesinde kral ve kraliçenin ellerini yıkaması ve belirli bir sırayı takip etmesi metinlerde ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Fiziksel olarak kirli olmak, tanrıların huzuruna çıkmayı engelleyebiliyordu.

Ancak araştırma önemli bir noktaya da dikkat çekiyor: Temiz olmak her zaman ritüel açıdan tamamen arınmış olmak anlamına gelmiyordu. Bazı durumlarda ek arındırma törenleri gerekiyordu.

Hitit Günlük Yaşamına Yeni Bir Bakış

Tüm bu veriler, Hititlerin temizlik konusunda kayıtsız ya da ilkel bir toplum olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Su kullanımı, temizlik maddeleri, yıkanma alanları ve katı kurallar; Hititlerde hijyenin bilinçli ve sistemli bir şekilde ele alındığını gösteriyor.

Bu çalışma, Hititleri yalnızca savaşçı bir imparatorluk olarak değil; gündelik yaşamı düzenleyen, temizliğe önem veren ve bunu kurallarla şekillendiren bir Anadolu uygarlığı olarak yeniden düşünmemizi sağlıyor.

Arroyo A. Hittite cultural conventions on hygiene. Anatolian Studies. 2025;75:29-45. doi:10.1017/S0066154625000055

Kapak Görseli: Bu görsel, makaleyi desteklemek amacıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulmuş bir dijital rekonstrüksiyondur. Hitit Anadolu’suna ait arkeolojik ve yazılı verilerden esinlenen yorumlayıcı bir illüstrasyon niteliğindedir; belirli bir tarihsel sahneyi ya da gerçek bir kazı bağlamını temsil etmez.

Banner
Benzer Yazılar

Hititçe kelimeleri sesli dinlemek ister misiniz?

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Bir Hint-Avrupa halkı olan Hititler, Anadolu’da Hattilerden sonra yüzyıllar sürecek güçlü bir medeniyet kurmuşlardır. Nereden geldikleri konusunda hala net bir...

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

Google Arts & Culture ile Mısır’ın En Önemli Arkeolojik Alanlarını Sanal Olarak Gezin

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

“Firavun mezarlarından Memluk camilerine ve Kıpti manastırlarından Roma villalarına” artık Mısır’ın en önemli arkeolojik alanlarına çevrimiçi turlar yapabilirsiniz. Google Arts &...

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]