3 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek olduğu inancı, bilimsel bir araştırma ile kökten değişti. Tübingen, Bonn ve Jena Üniversiteleri’nden arkeologların yürüttüğü ortak çalışma, Bronz Çağı’nda şarabın, sıradan Truvalılar tarafından da yaygın olarak tüketildiğini kanıtladı. Bu çarpıcı bulgular, American Journal of Archaeology’nin Nisan sayısında yayımlanarak, antik Truva’nın sosyal yaşamına dair yeni bir pencere açıyor.

İlyada’dan Arkeoloji Laboratuvarına: Şarabın İzinde

Homeros’un İlyada’sında tanrıların nektar içerken tasvir edildiği sahneler, antik çağlarda şarabın ne kadar değerli bir içecek olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “depas amphikypellon” olarak adlandırılan, iki kulplu, sivri tabanlı kil içki kapları, Truva’da ve çevresinde sıkça bulunuyordu. Arkeolog Heinrich Schliemann’ın bu kapların törenlerde elden ele dolaştırıldığı yönündeki tahmini, şimdi bilimsel kanıtlarla destekleniyor.

Depas kadehi, Heinrich Schliemann tarafından kazılmıştır, 15 cm yüksekliğinde, klasik arkeoloji koleksiyonu, Tübingen Üniversitesi. Fotoğraf: Valentin Marquardt, Tübingen Üniversitesi

Kimyasal Analizlerle Tarihe Işık Tutmak:

Bonn Üniversitesi’nden Maxime Rageot’un yaptığı kimyasal analizler, bu kaplarda şarap kalıntılarını kesin olarak ortaya koydu. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometrisi yöntemleriyle incelenen örneklerde, üzüm suyunun fermantasyonu sonucu oluşan süksinik ve pirüvik asitlerin varlığı tespit edildi. Bu bulgu, depas kaplarının sadece süs eşyası olmadığını, aynı zamanda şarap içmek için kullanıldığını kanıtlıyor.

Depas
Depas kadehinin çıkarıldığı alan. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi

Seçkinler ve Halk: Şarabın Sosyal Boyutu

Bronz Çağı’nda şarap, lüks ve pahalı bir içecekti. Depas kaplarının tapınak ve saray komplekslerinde bulunması, şarabın seçkin çevrelerde tüketildiği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Stephan Blum’un belirttiği gibi, “Truva’nın dış yerleşiminde ve dolayısıyla kalenin dışında bulunan sıradan kapları da kimyasal olarak inceledik. Bu kaplar da şarap içeriyordu.” Bu keşif, şarabın sadece elitlerin değil, sıradan insanların da günlük hayatında yer aldığını gösteriyor.

Truva Araştırmalarında Yeni Bir Sayfa

Tübingen Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Karla Pollmann’ın vurguladığı gibi, “Truva araştırmaları Tübingen Üniversitesi’nde uzun bir geleneğe sahiptir ve Truva resmini ortaya çıkaran bulmacaya bir parça daha ekleyebildiğimiz için çok mutluyuz.” 1987-2012 yılları arasında Tübingen Üniversitesi başkanlığında yürütülen Truva kazıları, antik kentin sırlarını aydınlatmaya devam ediyor. Bu son keşif, Truva’nın sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bir bilgi sunuyor.

The Problem of Wine Consumption in Early Bronze Age Troy: Organic Residue Analysis and the Depas Amphekypellon’. Stephan W.E. Blum, Maxime Rageot, Tobias Mühlenbruch. American Journal of Archaeology, Volume 129, Number 2, April 2025. https://doi.org/10.1086/734061

Banner
Related Articles

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

Yeni araştırmanın sonucu Neolitik Avrupa’da kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet kanıtı bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Yeni bir araştırma, Neolitik Avrupa’da 2.000 yıllık bir dönem boyunca kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet tespit...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

Kuzey Çin’de 5500 yıllık beşgen yapı bulundu

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Arkeologlar, kuzey Çin’in Shanxi Eyaleti, Taiyuan’da 5500 yıl öncesine dayanan beşgen bir yapının kalıntılarını keşfettiler. Taiyuan Arkeoloji Enstitüsüne göre, kalıntılar,...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]