29 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek olduğu inancı, bilimsel bir araştırma ile kökten değişti. Tübingen, Bonn ve Jena Üniversiteleri’nden arkeologların yürüttüğü ortak çalışma, Bronz Çağı’nda şarabın, sıradan Truvalılar tarafından da yaygın olarak tüketildiğini kanıtladı. Bu çarpıcı bulgular, American Journal of Archaeology’nin Nisan sayısında yayımlanarak, antik Truva’nın sosyal yaşamına dair yeni bir pencere açıyor.

İlyada’dan Arkeoloji Laboratuvarına: Şarabın İzinde

Homeros’un İlyada’sında tanrıların nektar içerken tasvir edildiği sahneler, antik çağlarda şarabın ne kadar değerli bir içecek olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “depas amphikypellon” olarak adlandırılan, iki kulplu, sivri tabanlı kil içki kapları, Truva’da ve çevresinde sıkça bulunuyordu. Arkeolog Heinrich Schliemann’ın bu kapların törenlerde elden ele dolaştırıldığı yönündeki tahmini, şimdi bilimsel kanıtlarla destekleniyor.

Depas kadehi, Heinrich Schliemann tarafından kazılmıştır, 15 cm yüksekliğinde, klasik arkeoloji koleksiyonu, Tübingen Üniversitesi. Fotoğraf: Valentin Marquardt, Tübingen Üniversitesi

Kimyasal Analizlerle Tarihe Işık Tutmak:

Bonn Üniversitesi’nden Maxime Rageot’un yaptığı kimyasal analizler, bu kaplarda şarap kalıntılarını kesin olarak ortaya koydu. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometrisi yöntemleriyle incelenen örneklerde, üzüm suyunun fermantasyonu sonucu oluşan süksinik ve pirüvik asitlerin varlığı tespit edildi. Bu bulgu, depas kaplarının sadece süs eşyası olmadığını, aynı zamanda şarap içmek için kullanıldığını kanıtlıyor.

Depas
Depas kadehinin çıkarıldığı alan. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi

Seçkinler ve Halk: Şarabın Sosyal Boyutu

Bronz Çağı’nda şarap, lüks ve pahalı bir içecekti. Depas kaplarının tapınak ve saray komplekslerinde bulunması, şarabın seçkin çevrelerde tüketildiği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Stephan Blum’un belirttiği gibi, “Truva’nın dış yerleşiminde ve dolayısıyla kalenin dışında bulunan sıradan kapları da kimyasal olarak inceledik. Bu kaplar da şarap içeriyordu.” Bu keşif, şarabın sadece elitlerin değil, sıradan insanların da günlük hayatında yer aldığını gösteriyor.

Truva Araştırmalarında Yeni Bir Sayfa

Tübingen Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Karla Pollmann’ın vurguladığı gibi, “Truva araştırmaları Tübingen Üniversitesi’nde uzun bir geleneğe sahiptir ve Truva resmini ortaya çıkaran bulmacaya bir parça daha ekleyebildiğimiz için çok mutluyuz.” 1987-2012 yılları arasında Tübingen Üniversitesi başkanlığında yürütülen Truva kazıları, antik kentin sırlarını aydınlatmaya devam ediyor. Bu son keşif, Truva’nın sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bir bilgi sunuyor.

The Problem of Wine Consumption in Early Bronze Age Troy: Organic Residue Analysis and the Depas Amphekypellon’. Stephan W.E. Blum, Maxime Rageot, Tobias Mühlenbruch. American Journal of Archaeology, Volume 129, Number 2, April 2025. https://doi.org/10.1086/734061

Banner
Benzer Yazılar

Polonya’daki Soldau toplama kampının yakınındaki iki toplu mezarda 8.000 kurbanın külleri bulundu.

15 Temmuz 2022

15 Temmuz 2022

Polonyalı yetkililer, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen en az 8.000 Polonyalının küllerini içeren eski Nazi toplama kampı Soldau...

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

British Museum, Bavulla İngiltere’ye Kaçırılan Antik Çinileri Özbekistan’a İade Edecek

16 Ekim 2020

16 Ekim 2020

İngiltere’nin Heathrow Havaalanı’nda bir yolcunun valizinden çıkan altı sırlı fayansın Birleşik Krallık Sınır Gücü tarafından ele geçirildiği ve Özbekistan’a geri...

Hititlerin Önemli Kült Merkezi Samuha’da Nadir Çivi Yazılı “Kuş Alâmeti Tableti” Keşfedildi

24 Temmuz 2025

24 Temmuz 2025

Sivas ‘da yer alan Hititlerin önemli bir kült merkezi olan Samuha’da (günümüzde Kayalıpınar) önemli bir keşif yapıldı. Arkeologlar, Hititlerin manevi...

2000 Yıllık Bir İmza: Tacikistan’da Kadının Adı Testiye Kazınmış

4 Temmuz 2025

4 Temmuz 2025

Tacikistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2.000 yıl öncesine ait bir su testisinin üzerinde yazılı bir kadın ismi bulundu: Sagkina. Bu sıradan...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Assos Antik Kenti 500 Gün Boyunca Ziyarete Kapalı

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Assos Antik Kenti, 500 gün boyunca ziyaretçilere kapalı olacak. Assos’un uzun bir süre kapalı olmasına antik...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]