9 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek olduğu inancı, bilimsel bir araştırma ile kökten değişti. Tübingen, Bonn ve Jena Üniversiteleri’nden arkeologların yürüttüğü ortak çalışma, Bronz Çağı’nda şarabın, sıradan Truvalılar tarafından da yaygın olarak tüketildiğini kanıtladı. Bu çarpıcı bulgular, American Journal of Archaeology’nin Nisan sayısında yayımlanarak, antik Truva’nın sosyal yaşamına dair yeni bir pencere açıyor.

İlyada’dan Arkeoloji Laboratuvarına: Şarabın İzinde

Homeros’un İlyada’sında tanrıların nektar içerken tasvir edildiği sahneler, antik çağlarda şarabın ne kadar değerli bir içecek olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “depas amphikypellon” olarak adlandırılan, iki kulplu, sivri tabanlı kil içki kapları, Truva’da ve çevresinde sıkça bulunuyordu. Arkeolog Heinrich Schliemann’ın bu kapların törenlerde elden ele dolaştırıldığı yönündeki tahmini, şimdi bilimsel kanıtlarla destekleniyor.

Depas kadehi, Heinrich Schliemann tarafından kazılmıştır, 15 cm yüksekliğinde, klasik arkeoloji koleksiyonu, Tübingen Üniversitesi. Fotoğraf: Valentin Marquardt, Tübingen Üniversitesi

Kimyasal Analizlerle Tarihe Işık Tutmak:

Bonn Üniversitesi’nden Maxime Rageot’un yaptığı kimyasal analizler, bu kaplarda şarap kalıntılarını kesin olarak ortaya koydu. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometrisi yöntemleriyle incelenen örneklerde, üzüm suyunun fermantasyonu sonucu oluşan süksinik ve pirüvik asitlerin varlığı tespit edildi. Bu bulgu, depas kaplarının sadece süs eşyası olmadığını, aynı zamanda şarap içmek için kullanıldığını kanıtlıyor.

Depas
Depas kadehinin çıkarıldığı alan. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi

Seçkinler ve Halk: Şarabın Sosyal Boyutu

Bronz Çağı’nda şarap, lüks ve pahalı bir içecekti. Depas kaplarının tapınak ve saray komplekslerinde bulunması, şarabın seçkin çevrelerde tüketildiği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Stephan Blum’un belirttiği gibi, “Truva’nın dış yerleşiminde ve dolayısıyla kalenin dışında bulunan sıradan kapları da kimyasal olarak inceledik. Bu kaplar da şarap içeriyordu.” Bu keşif, şarabın sadece elitlerin değil, sıradan insanların da günlük hayatında yer aldığını gösteriyor.

Truva Araştırmalarında Yeni Bir Sayfa

Tübingen Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Karla Pollmann’ın vurguladığı gibi, “Truva araştırmaları Tübingen Üniversitesi’nde uzun bir geleneğe sahiptir ve Truva resmini ortaya çıkaran bulmacaya bir parça daha ekleyebildiğimiz için çok mutluyuz.” 1987-2012 yılları arasında Tübingen Üniversitesi başkanlığında yürütülen Truva kazıları, antik kentin sırlarını aydınlatmaya devam ediyor. Bu son keşif, Truva’nın sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bir bilgi sunuyor.

The Problem of Wine Consumption in Early Bronze Age Troy: Organic Residue Analysis and the Depas Amphekypellon’. Stephan W.E. Blum, Maxime Rageot, Tobias Mühlenbruch. American Journal of Archaeology, Volume 129, Number 2, April 2025. https://doi.org/10.1086/734061

Banner
Benzer Yazılar

Dünya’nın En Eski Müzelerinden Biri Olan Egmore Kasım’dan İtibaren Çevrimiçi Gezilebilecek!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Hindistan’ın Chinnai şehrinde (Tamil Nadu eyaletinin başkenti. – Madras olarak da bilinir.)bulunan 169 yıllık Egmore Devlet Müzesi’ndeki zengin koleksiyonların bir...

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

Satyros Kabartması ve Heykeller Ziyarete Açılıyor

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

İzmir’de bulunan Smyrna Antik Kenti’nin agora ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında bulunan Satyros kabartması ve çeşitli heykeller ziyarete açılıyor....

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

Hitler 1945’te İntihar Etmedi mi?

29 Kasım 2020

29 Kasım 2020

Arkeologlar Arjantin ormanındaki bir grup izole taş binayı incelemek için hızla ilerlerken, keşifleri İkinci Dünya Savaşı efsanesine yeni bir soluk...

Karnataka’da Bir Kuyuda Vishnumurthy’nin İdolü Bulundu

1 Mart 2021

1 Mart 2021

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde yıkılmış bir Udupi tapınağı yakınlarında bir kuyu içerisine atılmış tanrı Vishnumurthy’ a ait bir heykel bulundu. Tanrı...

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]