17 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek olduğu inancı, bilimsel bir araştırma ile kökten değişti. Tübingen, Bonn ve Jena Üniversiteleri’nden arkeologların yürüttüğü ortak çalışma, Bronz Çağı’nda şarabın, sıradan Truvalılar tarafından da yaygın olarak tüketildiğini kanıtladı. Bu çarpıcı bulgular, American Journal of Archaeology’nin Nisan sayısında yayımlanarak, antik Truva’nın sosyal yaşamına dair yeni bir pencere açıyor.

İlyada’dan Arkeoloji Laboratuvarına: Şarabın İzinde

Homeros’un İlyada’sında tanrıların nektar içerken tasvir edildiği sahneler, antik çağlarda şarabın ne kadar değerli bir içecek olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “depas amphikypellon” olarak adlandırılan, iki kulplu, sivri tabanlı kil içki kapları, Truva’da ve çevresinde sıkça bulunuyordu. Arkeolog Heinrich Schliemann’ın bu kapların törenlerde elden ele dolaştırıldığı yönündeki tahmini, şimdi bilimsel kanıtlarla destekleniyor.

Depas kadehi, Heinrich Schliemann tarafından kazılmıştır, 15 cm yüksekliğinde, klasik arkeoloji koleksiyonu, Tübingen Üniversitesi. Fotoğraf: Valentin Marquardt, Tübingen Üniversitesi

Kimyasal Analizlerle Tarihe Işık Tutmak:

Bonn Üniversitesi’nden Maxime Rageot’un yaptığı kimyasal analizler, bu kaplarda şarap kalıntılarını kesin olarak ortaya koydu. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometrisi yöntemleriyle incelenen örneklerde, üzüm suyunun fermantasyonu sonucu oluşan süksinik ve pirüvik asitlerin varlığı tespit edildi. Bu bulgu, depas kaplarının sadece süs eşyası olmadığını, aynı zamanda şarap içmek için kullanıldığını kanıtlıyor.

Depas
Depas kadehinin çıkarıldığı alan. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi

Seçkinler ve Halk: Şarabın Sosyal Boyutu

Bronz Çağı’nda şarap, lüks ve pahalı bir içecekti. Depas kaplarının tapınak ve saray komplekslerinde bulunması, şarabın seçkin çevrelerde tüketildiği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Stephan Blum’un belirttiği gibi, “Truva’nın dış yerleşiminde ve dolayısıyla kalenin dışında bulunan sıradan kapları da kimyasal olarak inceledik. Bu kaplar da şarap içeriyordu.” Bu keşif, şarabın sadece elitlerin değil, sıradan insanların da günlük hayatında yer aldığını gösteriyor.

Truva Araştırmalarında Yeni Bir Sayfa

Tübingen Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Karla Pollmann’ın vurguladığı gibi, “Truva araştırmaları Tübingen Üniversitesi’nde uzun bir geleneğe sahiptir ve Truva resmini ortaya çıkaran bulmacaya bir parça daha ekleyebildiğimiz için çok mutluyuz.” 1987-2012 yılları arasında Tübingen Üniversitesi başkanlığında yürütülen Truva kazıları, antik kentin sırlarını aydınlatmaya devam ediyor. Bu son keşif, Truva’nın sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bir bilgi sunuyor.

The Problem of Wine Consumption in Early Bronze Age Troy: Organic Residue Analysis and the Depas Amphekypellon’. Stephan W.E. Blum, Maxime Rageot, Tobias Mühlenbruch. American Journal of Archaeology, Volume 129, Number 2, April 2025. https://doi.org/10.1086/734061

Banner
Benzer Yazılar

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Suudi Arabistan’da İslam öncesine ait yazıt ve boğa başı keşfedildi

18 Şubat 2023

18 Şubat 2023

Suudi arkeologlar, Necran bölgesindeki Al Ukhdud kazı alanında İslam öncesine ait yazıt ve bronz boğa başı keşfettiler. Keşfi, Suudi Arabistan...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Norfolk Mührü Twitter Kullancısı Tarafından Çözüldü

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Orta Çağ döneminden kalmış Norfolk mührü twitter kullanıcısı Alex Cortez’in araştırmaları sonucunda çözüldü. Yangın ile büyük hasar görmüş olan 13....

Van’da Demir Çağı’na ait insan kemikleri bulundu

17 Kasım 2021

17 Kasım 2021

Van Gölü kıyısında insan kemikleri, çanak çömlek ve seramik parçaları bulundu. İlk izlenim buluntuların Demir Çağı dönemine ait olduğu yönünde…...

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli

26 Ocak 2022

26 Ocak 2022

Bir MezoAmerikan uygarlığı olan Tarascan (Purépecha) kültürüne ait ((MS 1400-1521) Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli, Instituto Nacional de Antropología e Historia...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Karaköy Sen Piyer Han Bakıma Alınıyor

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

İstanbul’un güzide mimari yapılarından Karaköy Sen Piyer Han İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bakıma alınıyor. Karaköy semtinde yer alan İstanbul’un ünlü...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

DNA analizleri ile yüzün yeniden yapılandırılması mümkün

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Viyana Üniversitesi ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Kore Ulusal Müzesi ile işbirliği içinde yönetilen uluslararası bir ekip,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]