5 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek olduğu inancı, bilimsel bir araştırma ile kökten değişti. Tübingen, Bonn ve Jena Üniversiteleri’nden arkeologların yürüttüğü ortak çalışma, Bronz Çağı’nda şarabın, sıradan Truvalılar tarafından da yaygın olarak tüketildiğini kanıtladı. Bu çarpıcı bulgular, American Journal of Archaeology’nin Nisan sayısında yayımlanarak, antik Truva’nın sosyal yaşamına dair yeni bir pencere açıyor.

İlyada’dan Arkeoloji Laboratuvarına: Şarabın İzinde

Homeros’un İlyada’sında tanrıların nektar içerken tasvir edildiği sahneler, antik çağlarda şarabın ne kadar değerli bir içecek olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “depas amphikypellon” olarak adlandırılan, iki kulplu, sivri tabanlı kil içki kapları, Truva’da ve çevresinde sıkça bulunuyordu. Arkeolog Heinrich Schliemann’ın bu kapların törenlerde elden ele dolaştırıldığı yönündeki tahmini, şimdi bilimsel kanıtlarla destekleniyor.

Depas kadehi, Heinrich Schliemann tarafından kazılmıştır, 15 cm yüksekliğinde, klasik arkeoloji koleksiyonu, Tübingen Üniversitesi. Fotoğraf: Valentin Marquardt, Tübingen Üniversitesi

Kimyasal Analizlerle Tarihe Işık Tutmak:

Bonn Üniversitesi’nden Maxime Rageot’un yaptığı kimyasal analizler, bu kaplarda şarap kalıntılarını kesin olarak ortaya koydu. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometrisi yöntemleriyle incelenen örneklerde, üzüm suyunun fermantasyonu sonucu oluşan süksinik ve pirüvik asitlerin varlığı tespit edildi. Bu bulgu, depas kaplarının sadece süs eşyası olmadığını, aynı zamanda şarap içmek için kullanıldığını kanıtlıyor.

Depas
Depas kadehinin çıkarıldığı alan. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi

Seçkinler ve Halk: Şarabın Sosyal Boyutu

Bronz Çağı’nda şarap, lüks ve pahalı bir içecekti. Depas kaplarının tapınak ve saray komplekslerinde bulunması, şarabın seçkin çevrelerde tüketildiği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Stephan Blum’un belirttiği gibi, “Truva’nın dış yerleşiminde ve dolayısıyla kalenin dışında bulunan sıradan kapları da kimyasal olarak inceledik. Bu kaplar da şarap içeriyordu.” Bu keşif, şarabın sadece elitlerin değil, sıradan insanların da günlük hayatında yer aldığını gösteriyor.

Truva Araştırmalarında Yeni Bir Sayfa

Tübingen Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Karla Pollmann’ın vurguladığı gibi, “Truva araştırmaları Tübingen Üniversitesi’nde uzun bir geleneğe sahiptir ve Truva resmini ortaya çıkaran bulmacaya bir parça daha ekleyebildiğimiz için çok mutluyuz.” 1987-2012 yılları arasında Tübingen Üniversitesi başkanlığında yürütülen Truva kazıları, antik kentin sırlarını aydınlatmaya devam ediyor. Bu son keşif, Truva’nın sosyal ve ekonomik yapısına dair önemli bir bilgi sunuyor.

The Problem of Wine Consumption in Early Bronze Age Troy: Organic Residue Analysis and the Depas Amphekypellon’. Stephan W.E. Blum, Maxime Rageot, Tobias Mühlenbruch. American Journal of Archaeology, Volume 129, Number 2, April 2025. https://doi.org/10.1086/734061

Banner
Benzer Yazılar

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

13-14. Yüzyıllara tarihlenen Kurşun Tablet Eski Bir Litvanya Yazısı İle Yazılmış Olabilir mi?

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Büyük Dükler Sarayı Müzesi’nde, 20 yıl önce keşfedilmesine rağmen hala deşifre edilmemiş bir yazıya sahip, 13-14 yüzyıllara...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Yahudiye Çölü’nde keşfedilen ‘Horoscope’ parşömeni, gizli bir tarikatın inanç şifrelerini ortaya koyuyor

13 Mart 2024

13 Mart 2024

Kudüs’ün doğusundaki Yahudiye Çölü’nde ortaya çıkarılan bir parşömen, eski bir düzenin ezoterik astroloji ve mistisizm uygulamalarının izlerini taşıyor. Binlerce yıl...

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

12 Haziran 2025

12 Haziran 2025

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Batı Anadolu’da Bulunan 3.500 Yıllık Hitit Mührü Tunç Çağı’nın Siyasi Haritasını Yeniden Çizebilir

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Denizli’deki Aşağıseyit Höyük’te ortaya çıkarılan küçük bir Hitit mührü, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir tartışmayı...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]