8 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının bulgularını geçtiğimiz Pazartesi günü yayınladı.

Yeni araştırmalar, İspanyolların Aztek müttefiki bir kasabada en az bir düzine kadını ve çocuklarını katlettiğini ve burada yaşayanların aylar önce ele geçirdikleri İspanyol müfrezesini öldürdükleri ve yediklerini gösteriyor.

Zultepec olarak da bilinen Tecoaque sakinleri, 1520’de yaklaşık İspanyol 15 erkek, 50 kadın ve 10 çocuk, Afrikalı ve Yerel kökenli Kübalıları içeren 45 piyade ve Yerli gruplardan yaklaşık 350 kişiden oluşan bir konvoyu ele geçirdi. Aylar içinde bu ele geçirilen grupların hepsi çeşitli şekillerde öldürüldü.

Bunu duyan Hernán Cortes, Gonzalo de Sandoval’ın intikamını almak için 1521’in başlarında askerlerine kasabayı yok etme emri verdi.

Arkeolog Enrique Martínez Vargas, kazıların Tecoaque sakinlerinin bir misilleme saldırısının geldiğini bildiklerini ve İspanyolların kemiklerini  (bazıları kupa içine oyulmuştu) ve diğer kanıtların sığ kuyulara atıldığını söyledi.

Kasaba halkı ayrıca kasabanın ana caddesi boyunca bazı ilkel savunma duvarları inşa etmeye çalıştı, bunların hiçbiri De Sandoval ve intikam birliği geldiğinde işe yaramayacaktı.

Sultepec arkeolojik sit alanındaki Tecoaque.

Enstitüden yapılan açıklamada, “Kasabada kalan savaşçılardan bazıları kaçmayı başardılar, ancak kadınlar ve çocuklar kaldı, asıl kurbanlar onlardı. Bunu, beş ile altı yaşları arasındaki on çocuğun kemiklerini ‘koruyor’ gibi görünen bir düzine kadının iskeletlerinin bulunduğu ana cadde de gösterebildik. ”

Kazıların fotoğrafları, yetişkin dişilerin yanında çocukların kemiklerini de gösterirken, kadınların kafataslarının veya kol kemiklerinin bir kısmı çocuklara dönük şekilde bulundu.

Enstitü, “Mezarların yerleştirilmesi, bu insanların kaçtığını, katledildiğini ve aceleyle gömüldüğünü gösteriyor. Odaların içine sığınan kadın ve çocuklar, katlarda kesilmiş kemiklerin bulunmasından da anlaşılacağı üzere önce sakatlandılar sonra da öldürüldüler. Tapınaklar yakıldı ve heykellerin başları kesildi.

1519-21 İspanyol Fethi’ndeki en kötü yenilgilerden biri olan Tecoaque’da her iki tarafta da oldukça zalimdi.

Esir alınan İspanyol kadınların başları, erkeklerin yanına asılmıştı. Kemiklerin analizi, kadınların hamile olduklarını ve İspanyol öncesi uygulamalarda onları “savaşçı” olarak nitelendirmiş olabileceklerini ortaya çıkardı. Bir başka kurban sunusu, 3 veya 4 yaşında, parçalanmış bir çocuğun kalıntılarının yakınında ikiye bölünmüş bir kadının vücudunu içeriyordu.

“El Quinto Sol” veya Beşinci Güneş olarak bilinen bir efsaneye göre, bir İspanyol erkek, Aztek dönemi tanrılarının efsanevi kaderlerini kopyalamak için parçalandı ve yakıldı.

Konvoy, Cortes’in 1519’da gelişinden bir yıl sonra Küba’dan gönderilen insanlardan oluşuyordu ve Aztek başkentine erzak ve kolonistlerin mallarıyla gidiyorlardı.

Cortes, birliklerini şu anda Mexico City olan yerde bir ayaklanmadan kurtarmaya çalışırken konvoyu tek başına terk etmek zorunda kalmıştı.

Uzmanlar, ele geçirilen konvoyun mensuplarının, altı ay boyunca beslendikleri kapısız hücrelerde tutuklu olduğunu söyledi. Kasaba yavaş yavaş onları öldürdü ve görünüşe göre atları, kadınları ve erkekleri yedi. Ancak İspanyollar tarafından yemek için getirilen domuzlar, görünüşe göre, öldürüldüler fakat yenilmeden bırakılmış oldukları şüphesi taşıyorlar.

Buna karşılık, yakalanan Avrupalıların iskeletleri parçalandı ve etin kemiklerden çıkarıldığını gösteren kesi izleri vardı.

Cortes, 1521’de Aztek başkentini fethetmeye devam etti.

Meksika, bu yıl fethin 500. yıldönümünü özel bir araştırma turu ve bilimsel konferanslarla kutluyor.

Banner
Related Articles

Notre Dame Katedrali’de bulunan iki lahit sırlarını ortaya çıkarmaya başladı

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bu yılın başlarında Notre Dame Katedrali’nin nef ve transeptinin kesiştiği noktada yapılan bir kazıda bulunan iki lahitten birinin sahibi tespit...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Yeni bir çalışma, Homo sapiens ile Neandertal insanının binlerce yıldır aynı bölgede bir arada yaşadığına dair kanıtlar sunuyor

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

Almanya’nın Ranis kentindeki bir arkeolojik alandan çıkarılan kemik parçalarının genetik analizi, modern insanların – Homo sapiens – yaklaşık 45.000 yıl...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler. Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup,...

Sicilya’nın Syracuse açıklarında bulunan arkaik taş çapalar

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Sicilya Bölgesi Deniz Müfettişliği ve Messina’daki Guardia di Finanza Dalış Birimi tarafından yapılan ortak bir operasyon sırasında, Sicilya’nın Syracuse kıyılarındaki...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Munigua’da Bulunan 2 Bin Yıllık Roma Makyaj Kutusu, Güzellik ve Ölüm Sonrası Hafızayı Birleştiriyor

11 Haziran 2026

11 Haziran 2026

Sevilla yakınlarındaki antik Munigua kentinde ortaya çıkarılan küçük bir bronz makyaj kutusu, Roma döneminde kişisel bakımın mezar gelenekleriyle nasıl iç...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Bilimsel Çalışma Ortaya Koydu: Hititler 3 Bin Yıl Önce Gelişmiş Bir Hijyen Kültürüne Sahipti

31 Ocak 2026

31 Ocak 2026

Hititler denildiğinde akla genellikle savaşlar, krallar, çivi yazılı tabletler ve tanrılar gelir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu güçlü Anadolu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]