10 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının bulgularını geçtiğimiz Pazartesi günü yayınladı.

Yeni araştırmalar, İspanyolların Aztek müttefiki bir kasabada en az bir düzine kadını ve çocuklarını katlettiğini ve burada yaşayanların aylar önce ele geçirdikleri İspanyol müfrezesini öldürdükleri ve yediklerini gösteriyor.

Zultepec olarak da bilinen Tecoaque sakinleri, 1520’de yaklaşık İspanyol 15 erkek, 50 kadın ve 10 çocuk, Afrikalı ve Yerel kökenli Kübalıları içeren 45 piyade ve Yerli gruplardan yaklaşık 350 kişiden oluşan bir konvoyu ele geçirdi. Aylar içinde bu ele geçirilen grupların hepsi çeşitli şekillerde öldürüldü.

Bunu duyan Hernán Cortes, Gonzalo de Sandoval’ın intikamını almak için 1521’in başlarında askerlerine kasabayı yok etme emri verdi.

Arkeolog Enrique Martínez Vargas, kazıların Tecoaque sakinlerinin bir misilleme saldırısının geldiğini bildiklerini ve İspanyolların kemiklerini  (bazıları kupa içine oyulmuştu) ve diğer kanıtların sığ kuyulara atıldığını söyledi.

Kasaba halkı ayrıca kasabanın ana caddesi boyunca bazı ilkel savunma duvarları inşa etmeye çalıştı, bunların hiçbiri De Sandoval ve intikam birliği geldiğinde işe yaramayacaktı.

Sultepec arkeolojik sit alanındaki Tecoaque.

Enstitüden yapılan açıklamada, “Kasabada kalan savaşçılardan bazıları kaçmayı başardılar, ancak kadınlar ve çocuklar kaldı, asıl kurbanlar onlardı. Bunu, beş ile altı yaşları arasındaki on çocuğun kemiklerini ‘koruyor’ gibi görünen bir düzine kadının iskeletlerinin bulunduğu ana cadde de gösterebildik. ”

Kazıların fotoğrafları, yetişkin dişilerin yanında çocukların kemiklerini de gösterirken, kadınların kafataslarının veya kol kemiklerinin bir kısmı çocuklara dönük şekilde bulundu.

Enstitü, “Mezarların yerleştirilmesi, bu insanların kaçtığını, katledildiğini ve aceleyle gömüldüğünü gösteriyor. Odaların içine sığınan kadın ve çocuklar, katlarda kesilmiş kemiklerin bulunmasından da anlaşılacağı üzere önce sakatlandılar sonra da öldürüldüler. Tapınaklar yakıldı ve heykellerin başları kesildi.

1519-21 İspanyol Fethi’ndeki en kötü yenilgilerden biri olan Tecoaque’da her iki tarafta da oldukça zalimdi.

Esir alınan İspanyol kadınların başları, erkeklerin yanına asılmıştı. Kemiklerin analizi, kadınların hamile olduklarını ve İspanyol öncesi uygulamalarda onları “savaşçı” olarak nitelendirmiş olabileceklerini ortaya çıkardı. Bir başka kurban sunusu, 3 veya 4 yaşında, parçalanmış bir çocuğun kalıntılarının yakınında ikiye bölünmüş bir kadının vücudunu içeriyordu.

“El Quinto Sol” veya Beşinci Güneş olarak bilinen bir efsaneye göre, bir İspanyol erkek, Aztek dönemi tanrılarının efsanevi kaderlerini kopyalamak için parçalandı ve yakıldı.

Konvoy, Cortes’in 1519’da gelişinden bir yıl sonra Küba’dan gönderilen insanlardan oluşuyordu ve Aztek başkentine erzak ve kolonistlerin mallarıyla gidiyorlardı.

Cortes, birliklerini şu anda Mexico City olan yerde bir ayaklanmadan kurtarmaya çalışırken konvoyu tek başına terk etmek zorunda kalmıştı.

Uzmanlar, ele geçirilen konvoyun mensuplarının, altı ay boyunca beslendikleri kapısız hücrelerde tutuklu olduğunu söyledi. Kasaba yavaş yavaş onları öldürdü ve görünüşe göre atları, kadınları ve erkekleri yedi. Ancak İspanyollar tarafından yemek için getirilen domuzlar, görünüşe göre, öldürüldüler fakat yenilmeden bırakılmış oldukları şüphesi taşıyorlar.

Buna karşılık, yakalanan Avrupalıların iskeletleri parçalandı ve etin kemiklerden çıkarıldığını gösteren kesi izleri vardı.

Cortes, 1521’de Aztek başkentini fethetmeye devam etti.

Meksika, bu yıl fethin 500. yıldönümünü özel bir araştırma turu ve bilimsel konferanslarla kutluyor.

Banner
Benzer Yazılar

Sibirya’nın Son Şamanı: Donmuş Topraklardan Gelen DNA, Direnişin Sessiz Hikâyesini Anlatıyor

26 Ocak 2026

26 Ocak 2026

Sibirya’nın kuzeydoğusunda, kışın –50 dereceye inen sert coğrafyada zaman farklı işler. Burada toprak, geçmişi yok etmez; saklar. Şimdi ise bilim...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Sanxingdui Harabeleri’nde Yeni Keşifler

27 Mart 2021

27 Mart 2021

Kelimenin tam anlamıyla “Üç Yıldız Yığınları” anlamına gelen Sanxingdui, antik Çin’de Shu Krallığı’na ait kültürel bir kalıntıdır. Bu isim, sitedeki 3...

Osmanlı Mezar Taşları Mezarlık Duvarında Kullanılmış

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Osmanlı mezar taşları mezarlık duvarı yapımında kullanılmış. İstanbul’un Şile ilçesi’nde Osmanlı dönemi 16 ve 17. yüzyıllarına ait kitabeli mezar taşları...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]