23 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının bulgularını geçtiğimiz Pazartesi günü yayınladı.

Yeni araştırmalar, İspanyolların Aztek müttefiki bir kasabada en az bir düzine kadını ve çocuklarını katlettiğini ve burada yaşayanların aylar önce ele geçirdikleri İspanyol müfrezesini öldürdükleri ve yediklerini gösteriyor.

Zultepec olarak da bilinen Tecoaque sakinleri, 1520’de yaklaşık İspanyol 15 erkek, 50 kadın ve 10 çocuk, Afrikalı ve Yerel kökenli Kübalıları içeren 45 piyade ve Yerli gruplardan yaklaşık 350 kişiden oluşan bir konvoyu ele geçirdi. Aylar içinde bu ele geçirilen grupların hepsi çeşitli şekillerde öldürüldü.

Bunu duyan Hernán Cortes, Gonzalo de Sandoval’ın intikamını almak için 1521’in başlarında askerlerine kasabayı yok etme emri verdi.

Arkeolog Enrique Martínez Vargas, kazıların Tecoaque sakinlerinin bir misilleme saldırısının geldiğini bildiklerini ve İspanyolların kemiklerini  (bazıları kupa içine oyulmuştu) ve diğer kanıtların sığ kuyulara atıldığını söyledi.

Kasaba halkı ayrıca kasabanın ana caddesi boyunca bazı ilkel savunma duvarları inşa etmeye çalıştı, bunların hiçbiri De Sandoval ve intikam birliği geldiğinde işe yaramayacaktı.

Sultepec arkeolojik sit alanındaki Tecoaque.

Enstitüden yapılan açıklamada, “Kasabada kalan savaşçılardan bazıları kaçmayı başardılar, ancak kadınlar ve çocuklar kaldı, asıl kurbanlar onlardı. Bunu, beş ile altı yaşları arasındaki on çocuğun kemiklerini ‘koruyor’ gibi görünen bir düzine kadının iskeletlerinin bulunduğu ana cadde de gösterebildik. ”

Kazıların fotoğrafları, yetişkin dişilerin yanında çocukların kemiklerini de gösterirken, kadınların kafataslarının veya kol kemiklerinin bir kısmı çocuklara dönük şekilde bulundu.

Enstitü, “Mezarların yerleştirilmesi, bu insanların kaçtığını, katledildiğini ve aceleyle gömüldüğünü gösteriyor. Odaların içine sığınan kadın ve çocuklar, katlarda kesilmiş kemiklerin bulunmasından da anlaşılacağı üzere önce sakatlandılar sonra da öldürüldüler. Tapınaklar yakıldı ve heykellerin başları kesildi.

1519-21 İspanyol Fethi’ndeki en kötü yenilgilerden biri olan Tecoaque’da her iki tarafta da oldukça zalimdi.

Esir alınan İspanyol kadınların başları, erkeklerin yanına asılmıştı. Kemiklerin analizi, kadınların hamile olduklarını ve İspanyol öncesi uygulamalarda onları “savaşçı” olarak nitelendirmiş olabileceklerini ortaya çıkardı. Bir başka kurban sunusu, 3 veya 4 yaşında, parçalanmış bir çocuğun kalıntılarının yakınında ikiye bölünmüş bir kadının vücudunu içeriyordu.

“El Quinto Sol” veya Beşinci Güneş olarak bilinen bir efsaneye göre, bir İspanyol erkek, Aztek dönemi tanrılarının efsanevi kaderlerini kopyalamak için parçalandı ve yakıldı.

Konvoy, Cortes’in 1519’da gelişinden bir yıl sonra Küba’dan gönderilen insanlardan oluşuyordu ve Aztek başkentine erzak ve kolonistlerin mallarıyla gidiyorlardı.

Cortes, birliklerini şu anda Mexico City olan yerde bir ayaklanmadan kurtarmaya çalışırken konvoyu tek başına terk etmek zorunda kalmıştı.

Uzmanlar, ele geçirilen konvoyun mensuplarının, altı ay boyunca beslendikleri kapısız hücrelerde tutuklu olduğunu söyledi. Kasaba yavaş yavaş onları öldürdü ve görünüşe göre atları, kadınları ve erkekleri yedi. Ancak İspanyollar tarafından yemek için getirilen domuzlar, görünüşe göre, öldürüldüler fakat yenilmeden bırakılmış oldukları şüphesi taşıyorlar.

Buna karşılık, yakalanan Avrupalıların iskeletleri parçalandı ve etin kemiklerden çıkarıldığını gösteren kesi izleri vardı.

Cortes, 1521’de Aztek başkentini fethetmeye devam etti.

Meksika, bu yıl fethin 500. yıldönümünü özel bir araştırma turu ve bilimsel konferanslarla kutluyor.

Banner
Benzer Yazılar

Kuzey İngiltere’de keşfedilen 11.000 yıllık insan kalıntıları

26 Ocak 2023

26 Ocak 2023

Central Lancashire Üniversitesi’ndeki (UCLan) uluslararası bir arkeolog ekibi, İngiltere’nin Cumbria kentindeki Heaning Wood Bone mağarasında 11.000 yıllık insan kalıntıları keşfetti....

İngiltere’de en büyük Anglo-Sakson mezarlığı keşfedildi

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

İngiltere’de yapımı devam eden hızlı tren ray döşeme çalışmalarından önce arkeolojik kazı çalışmalarına devam HS2 arkeologları İngiltere’de şimdiye kadar görülen...

Çeşme Kalesi’nin görüntüsünü bozan büfeler tepki topluyor

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Osmanlı padişahı II. Bayezid döneminde 1508 yılında inşa edilen Çeşme Kalesi’nin önünde inşası devam eden betonarme 4 büfe ilçe halkının...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

“Trumpington Haçı” ile gömülmüş 7. yüzyıl Anglo-Sakson genç bir kızın yüzü yeniden canlandırdı

21 Haziran 2023

21 Haziran 2023

İngiltere yakınlarındaki dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, “Trumpington Haçı” olarak bilinen nadir bir altın garnet haçı ile gömülmüş 7. yüzyıldan...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

Orkney Çömleği Üzerinde 5.000 Yıllık Parmak İzi

23 Nisan 2021

23 Nisan 2021

Avrupa kıtasının en eski tarihi yerleşimlerine sahip İskoçya’nın kuzey bölgesinde yer alan Orkney takımadalarında  5.000 yıl öncesine dayanan bir çömlek...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Prag yakınlarında 7.000 yıllık bir yerleşim yeri ortaya çıkarıldı

24 Aralık 2024

24 Aralık 2024

Arkeologlar, Nupak yakınlarındaki Prag çevre yolunun planlanan tamamlanma güzergahında, yaklaşık 7.000 yıl öncesine ait yerleşim yeri keşfetti. Keşif, Prag Çek...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]