12 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim toplumumuz tarafından da çok kullanılan sarı, kara gibi lakaplar oldukları düşünülebilir. Ama Avrupalılar lakap konusunda oldukça yaratıcı kelimeler kullanmışlar.

Bir çok hükümdar yaptığı güzel ve önemli işlerden dolayı isimlerinin başlarına “büyük” lakabını almışlardır. Hemen aklımıza ilk gelen Büyük İskender’dir. Ordusuyla bir kıtadan diğer kıtaya hiç durmadan at koşturan Büyük İskender isminin başına gelen bu lakapla başarılarının önemini vurgulamaktadır. Bunun dışında alınan güzel, güçlü, yakışıklı, iyi kral gibi ünvanlarıda oldukça sık görmekteyiz.

Ama bütün lakaplar ne yazık ki bu kadar iyi ve saygın anlamlar içermiyordu. Bununla birlikte, tüm kraliyet takma adları gurur verici değildir. Çok sayıda hükümdar, muhtemelen fark edilmemiş veya en azından gözden kaçmış olmayı tercih edecekleri dikkate değer fiziksel özellikleriyle hatırlanır.

Karolenj İmparatorlarının sonuncusu Charles III, sürekli hasta ve diğer Karolenj İmparatorlarına göre daha az hırslı olan bir kraldı. Bu yüzden bu özelliklerini daha da vurgulamak için ona “şişman Charles” dediler. Selefi olan “Kel Charles” olarak biliniyor. Bu durum muhtemelen bir ironiden kaynaklanıyor olmalı çünkü Charles II. Bütün resimlerinde fazlasıyla saç ve sakala sahip biri gibi görünmektedir.

Saç yüzünden enteresan bir lakap alanlardan biri hiç kuşkusuz Avusturya Dükü III. Albrecht’dir. Saçını uzatıp uzun bir örgü ile toplayan Avusturya dükü ” Domuz Kuyruğu ile Albert ” olarak tanınmaktadır. Kıllı Bernard, cüce, çilli, benekli gibi lakaplar soylular arasında oldukça rağbet gördüğü kesin.

Bazı hükümdarlar, hem fiziksel hem de zihinsel rahatsızlıklara, hastalıklara ve sahip oldukları koşullara bağlı olarak takma adlar aldı.

Kastilyalı Joanna
Kastilyalı Joanna

İspanya Kraliçesi Kastilyalı Joanna, tarih boyunca “deli” ve “talihsiz” lakaplarıyla anıldı. Bir çok efsanevi olayın merkezinde görünen kraliçe en çok eşi yakışıklı Philippe öldüğünde gömülmesine izin vermediği ve günlerce ölü eşiyle birlikte uyuduğu söylentileriyle günümüze kadar geldi.

Fransa Kralı Childeric III, Merovingian hanedanına ait olan Francia’nın son kralıydı. Daha sonra Carolingian hanedanının ilk Frank kralı olan Pepin the Short’un emriyle Papa Zachary tarafından tahttan indirildi. Ama onu anarlarken en çok kullanılan kelime isminin önüne getirilen “budala” lakabı oldu.

Leon ve Galiçya Kralı Alfonso IX – on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda İberya’nın kuzey kesiminin oldukça başarılı bir hükümdarıydı ve 42 yıl tahtta kalmayı başardı. Ancak Kuzey Afrikalı bilim adamı İbn Haldun, kendisine “Salyalı” denildiğini çünkü ne zaman üzülse ağzından köpürdüğünü belirtti. Başarılı bir hükümdar olması onun “salyalı Alfonso” olarak tarihe geçmesinin önüne geçemedi.

Constantine V, 741’den 775’e kadar Bizans imparatoruydu, ancak Hıristiyan kilisesinde ikonların kullanımına karşı sert tavrı ona birçok eleştirmen kazandırdı. İddiaya göre Konstantin bir bebekken vaftiz yazı tipinde dışkılama yapılacağı için ona ‘Bokun Adı’ anlamına gelen “Kopronymos” takma adını verdiler.

Kemiksiz İvar
Kemiksiz İvar

Dokuzuncu yüzyılın en büyük Viking liderlerinden biri olan Ivar ve kardeşleri, 865’te İngiltere’yi işgal eden ve ülkenin büyük bir bölümünde Viking egemenliği kuran büyük bir orduyu komuta ettiler. Onun hakkındaki efsaneler ve kronikler, Kemiksiz adını nasıl aldığına dair çok farklı nedenler veriyor: Hatta bir şiir, hiç kemiği olmadığını söylüyor! Diğer kayıtlarda, adamlarının Ivar’ı bir kalkan üzerinde taşıdıkları, bazı tarihçilerin, kırılgan kemiklere sahip olduğu bir genetik hastalıktan muzdarip olduğunu veya bacaklarını kullanmayı kaybettiğini tahmin etmelerine yol açtığı söylendi.

Yarık Justinianus 685’ten 695’e Bizans İmparatoru idi ve fetihleri ​​ve imparatorluğunu genişletmeyi hayal ediyordu. Ancak acımasız yönetimi, Justinian’ın yakalanıp tahttan indirildiği bir ayaklanmaya yol açtı. Onu yakalayanlar, bu sakatlanmanın sonucu olarak, bir daha asla İmparator olamayacağına inanarak burnunu da kesti.

Ancak Justinianus 705’te İmparatorluk tahtını yeniden ele geçirecekti. Bulgar ve Slavlardan oluşan bir ordunun kendisini sürpriz bir şekilde Konstantinopolis’e gizlice sokması için para ödedi. İkinci saltanatı (705-711), şimdi altın protez burun takan ve daha da kötü bir tiran olan Justinianus tarafından işaretlendi. Sonunda Bizanslılar ona karşı yeniden ayaklandılar ve Justinianus’un kendi askerleri onu yakalayıp kafasını kesti.

Fransa Kralı III.Henry
Fransa Kralı III.Henry

Fransa Kralı III.Henry, genç erkek saray mensupları için kadınlığa ve erkeklere olan eğilimi nedeniyle “Sodom Prensi” olarak biliniyordu.

Karolenj İmparatorluğu Neresidir?

Frank kökenli Karolenj hanedanlığına mensup yöneticiler tarafından yönetilen başkenti Metz olan bir krallıktır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğunun kökeni olarak görülmektedir. Batı ve orta Avrupa’nın büyük bir bölümünü kapsayan bir imparatorluktur.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Antik Yunan Gökbilimcisi Aratus’un Anıt Mezarı Antik Şehir Soli Pompeipolis’te bulundu!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Mersin ilinde bulunan antik kent Soli Pompeipolis’te çalışan arkeologlar, MÖ 315 doğumlu Yunan şair ve astronom Aratus’un anıt mezarının açılışını...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]