26 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim toplumumuz tarafından da çok kullanılan sarı, kara gibi lakaplar oldukları düşünülebilir. Ama Avrupalılar lakap konusunda oldukça yaratıcı kelimeler kullanmışlar.

Bir çok hükümdar yaptığı güzel ve önemli işlerden dolayı isimlerinin başlarına “büyük” lakabını almışlardır. Hemen aklımıza ilk gelen Büyük İskender’dir. Ordusuyla bir kıtadan diğer kıtaya hiç durmadan at koşturan Büyük İskender isminin başına gelen bu lakapla başarılarının önemini vurgulamaktadır. Bunun dışında alınan güzel, güçlü, yakışıklı, iyi kral gibi ünvanlarıda oldukça sık görmekteyiz.

Ama bütün lakaplar ne yazık ki bu kadar iyi ve saygın anlamlar içermiyordu. Bununla birlikte, tüm kraliyet takma adları gurur verici değildir. Çok sayıda hükümdar, muhtemelen fark edilmemiş veya en azından gözden kaçmış olmayı tercih edecekleri dikkate değer fiziksel özellikleriyle hatırlanır.

Karolenj İmparatorlarının sonuncusu Charles III, sürekli hasta ve diğer Karolenj İmparatorlarına göre daha az hırslı olan bir kraldı. Bu yüzden bu özelliklerini daha da vurgulamak için ona “şişman Charles” dediler. Selefi olan “Kel Charles” olarak biliniyor. Bu durum muhtemelen bir ironiden kaynaklanıyor olmalı çünkü Charles II. Bütün resimlerinde fazlasıyla saç ve sakala sahip biri gibi görünmektedir.

Saç yüzünden enteresan bir lakap alanlardan biri hiç kuşkusuz Avusturya Dükü III. Albrecht’dir. Saçını uzatıp uzun bir örgü ile toplayan Avusturya dükü ” Domuz Kuyruğu ile Albert ” olarak tanınmaktadır. Kıllı Bernard, cüce, çilli, benekli gibi lakaplar soylular arasında oldukça rağbet gördüğü kesin.

Bazı hükümdarlar, hem fiziksel hem de zihinsel rahatsızlıklara, hastalıklara ve sahip oldukları koşullara bağlı olarak takma adlar aldı.

Kastilyalı Joanna
Kastilyalı Joanna

İspanya Kraliçesi Kastilyalı Joanna, tarih boyunca “deli” ve “talihsiz” lakaplarıyla anıldı. Bir çok efsanevi olayın merkezinde görünen kraliçe en çok eşi yakışıklı Philippe öldüğünde gömülmesine izin vermediği ve günlerce ölü eşiyle birlikte uyuduğu söylentileriyle günümüze kadar geldi.

Fransa Kralı Childeric III, Merovingian hanedanına ait olan Francia’nın son kralıydı. Daha sonra Carolingian hanedanının ilk Frank kralı olan Pepin the Short’un emriyle Papa Zachary tarafından tahttan indirildi. Ama onu anarlarken en çok kullanılan kelime isminin önüne getirilen “budala” lakabı oldu.

Leon ve Galiçya Kralı Alfonso IX – on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda İberya’nın kuzey kesiminin oldukça başarılı bir hükümdarıydı ve 42 yıl tahtta kalmayı başardı. Ancak Kuzey Afrikalı bilim adamı İbn Haldun, kendisine “Salyalı” denildiğini çünkü ne zaman üzülse ağzından köpürdüğünü belirtti. Başarılı bir hükümdar olması onun “salyalı Alfonso” olarak tarihe geçmesinin önüne geçemedi.

Constantine V, 741’den 775’e kadar Bizans imparatoruydu, ancak Hıristiyan kilisesinde ikonların kullanımına karşı sert tavrı ona birçok eleştirmen kazandırdı. İddiaya göre Konstantin bir bebekken vaftiz yazı tipinde dışkılama yapılacağı için ona ‘Bokun Adı’ anlamına gelen “Kopronymos” takma adını verdiler.

Kemiksiz İvar
Kemiksiz İvar

Dokuzuncu yüzyılın en büyük Viking liderlerinden biri olan Ivar ve kardeşleri, 865’te İngiltere’yi işgal eden ve ülkenin büyük bir bölümünde Viking egemenliği kuran büyük bir orduyu komuta ettiler. Onun hakkındaki efsaneler ve kronikler, Kemiksiz adını nasıl aldığına dair çok farklı nedenler veriyor: Hatta bir şiir, hiç kemiği olmadığını söylüyor! Diğer kayıtlarda, adamlarının Ivar’ı bir kalkan üzerinde taşıdıkları, bazı tarihçilerin, kırılgan kemiklere sahip olduğu bir genetik hastalıktan muzdarip olduğunu veya bacaklarını kullanmayı kaybettiğini tahmin etmelerine yol açtığı söylendi.

Yarık Justinianus 685’ten 695’e Bizans İmparatoru idi ve fetihleri ​​ve imparatorluğunu genişletmeyi hayal ediyordu. Ancak acımasız yönetimi, Justinian’ın yakalanıp tahttan indirildiği bir ayaklanmaya yol açtı. Onu yakalayanlar, bu sakatlanmanın sonucu olarak, bir daha asla İmparator olamayacağına inanarak burnunu da kesti.

Ancak Justinianus 705’te İmparatorluk tahtını yeniden ele geçirecekti. Bulgar ve Slavlardan oluşan bir ordunun kendisini sürpriz bir şekilde Konstantinopolis’e gizlice sokması için para ödedi. İkinci saltanatı (705-711), şimdi altın protez burun takan ve daha da kötü bir tiran olan Justinianus tarafından işaretlendi. Sonunda Bizanslılar ona karşı yeniden ayaklandılar ve Justinianus’un kendi askerleri onu yakalayıp kafasını kesti.

Fransa Kralı III.Henry
Fransa Kralı III.Henry

Fransa Kralı III.Henry, genç erkek saray mensupları için kadınlığa ve erkeklere olan eğilimi nedeniyle “Sodom Prensi” olarak biliniyordu.

Karolenj İmparatorluğu Neresidir?

Frank kökenli Karolenj hanedanlığına mensup yöneticiler tarafından yönetilen başkenti Metz olan bir krallıktır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğunun kökeni olarak görülmektedir. Batı ve orta Avrupa’nın büyük bir bölümünü kapsayan bir imparatorluktur.

Banner
Benzer Yazılar

2 Bin 700 Yıllık Dikilitaş Assur Kralı Sanherip’in Zafer Anıtı mı?

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 2 bin 700 yıllık dikilitaş hakkında belirsizlik hala sürüyor. Portakal bahçesi içerisinde kalan 9 metre yüksekliğindeki anıtın...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Rusya’da 2.100 yıllık Afrodit madalyonu ortaya çıkarıldı

29 Ekim 2022

29 Ekim 2022

Karadeniz ile Azak Denizi arasında kalan Taman yarımadasında devam eden kazılarda Tanrıça Afrodit rahibesi olduğu düşünülen bir genç kıza ait...

Afrika dışında en eski ikinci insan iskeleti keşfedildi

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

İsrailli ve Amerikalı araştırmacılardan oluşan uluslararası bir grup, İsrail’in Ürdün Vadisi’nde 1,5 milyon yıl öncesine dayanan bir insan omurunu ortaya...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Prusias ve Hypium Antik Kentinde Heyecanlı Gelişmeler

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Prusias ve Hypium Antik Kentinde beklenmeyen buluntulara ulaşılması heyecanlı gelişmelerin kazı boyunca devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Düzce’nin Konuralp mahallesinde yer...

Bulunan İskelet Vezüv’den Kaçanları Kurtarmaya Çalışan Subaya Ait Olabilir

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

2.000 yıl önce patlayan Vezüv Yanardağı birçok insanın ölümüne yol açmıştı. Patlamanın şiddeti ve Vezüv’ün çıkardığı lav ve küf bulutu...

Umman’da Yeni Bir Arkeolojik Sit Alanı Keşfedildi

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Umman Miras ve Turizm Bakanlığı yakın zamanda Al Dakhiliyah Valiliği, Sumail (Samail) Eyaleti, Al Khobar kasabasında antik bir alan keşfetti. Oman...

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Yeni kanıtlar Endonezya’daki Gunung Padang’ın Göbeklitepe’den bile daha eski olduğunu öne sürüyor

25 Kasım 2023

25 Kasım 2023

Endonezya’nın Batı Java kentinin yemyeşil manzaralarında yer alan devasa bir megalitik yapı olan Gunung Padang, dünyanın en eski piramidi olabilir....

Güney Afrika’da 130.000 yıllık vatoz kum heykeli dünyanın en eski hayvan sanatı olabilir

4 Nisan 2024

4 Nisan 2024

Araştırmacılar, Cape Town’dan yaklaşık 205 mil (330 kilometre) uzaklıkta, Still Bay’in doğusunda ilk bakışta simetrik bir kaya gibi görünen bir...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]