27 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim toplumumuz tarafından da çok kullanılan sarı, kara gibi lakaplar oldukları düşünülebilir. Ama Avrupalılar lakap konusunda oldukça yaratıcı kelimeler kullanmışlar.

Bir çok hükümdar yaptığı güzel ve önemli işlerden dolayı isimlerinin başlarına “büyük” lakabını almışlardır. Hemen aklımıza ilk gelen Büyük İskender’dir. Ordusuyla bir kıtadan diğer kıtaya hiç durmadan at koşturan Büyük İskender isminin başına gelen bu lakapla başarılarının önemini vurgulamaktadır. Bunun dışında alınan güzel, güçlü, yakışıklı, iyi kral gibi ünvanlarıda oldukça sık görmekteyiz.

Ama bütün lakaplar ne yazık ki bu kadar iyi ve saygın anlamlar içermiyordu. Bununla birlikte, tüm kraliyet takma adları gurur verici değildir. Çok sayıda hükümdar, muhtemelen fark edilmemiş veya en azından gözden kaçmış olmayı tercih edecekleri dikkate değer fiziksel özellikleriyle hatırlanır.

Karolenj İmparatorlarının sonuncusu Charles III, sürekli hasta ve diğer Karolenj İmparatorlarına göre daha az hırslı olan bir kraldı. Bu yüzden bu özelliklerini daha da vurgulamak için ona “şişman Charles” dediler. Selefi olan “Kel Charles” olarak biliniyor. Bu durum muhtemelen bir ironiden kaynaklanıyor olmalı çünkü Charles II. Bütün resimlerinde fazlasıyla saç ve sakala sahip biri gibi görünmektedir.

Saç yüzünden enteresan bir lakap alanlardan biri hiç kuşkusuz Avusturya Dükü III. Albrecht’dir. Saçını uzatıp uzun bir örgü ile toplayan Avusturya dükü ” Domuz Kuyruğu ile Albert ” olarak tanınmaktadır. Kıllı Bernard, cüce, çilli, benekli gibi lakaplar soylular arasında oldukça rağbet gördüğü kesin.

Bazı hükümdarlar, hem fiziksel hem de zihinsel rahatsızlıklara, hastalıklara ve sahip oldukları koşullara bağlı olarak takma adlar aldı.

Kastilyalı Joanna
Kastilyalı Joanna

İspanya Kraliçesi Kastilyalı Joanna, tarih boyunca “deli” ve “talihsiz” lakaplarıyla anıldı. Bir çok efsanevi olayın merkezinde görünen kraliçe en çok eşi yakışıklı Philippe öldüğünde gömülmesine izin vermediği ve günlerce ölü eşiyle birlikte uyuduğu söylentileriyle günümüze kadar geldi.

Fransa Kralı Childeric III, Merovingian hanedanına ait olan Francia’nın son kralıydı. Daha sonra Carolingian hanedanının ilk Frank kralı olan Pepin the Short’un emriyle Papa Zachary tarafından tahttan indirildi. Ama onu anarlarken en çok kullanılan kelime isminin önüne getirilen “budala” lakabı oldu.

Leon ve Galiçya Kralı Alfonso IX – on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda İberya’nın kuzey kesiminin oldukça başarılı bir hükümdarıydı ve 42 yıl tahtta kalmayı başardı. Ancak Kuzey Afrikalı bilim adamı İbn Haldun, kendisine “Salyalı” denildiğini çünkü ne zaman üzülse ağzından köpürdüğünü belirtti. Başarılı bir hükümdar olması onun “salyalı Alfonso” olarak tarihe geçmesinin önüne geçemedi.

Constantine V, 741’den 775’e kadar Bizans imparatoruydu, ancak Hıristiyan kilisesinde ikonların kullanımına karşı sert tavrı ona birçok eleştirmen kazandırdı. İddiaya göre Konstantin bir bebekken vaftiz yazı tipinde dışkılama yapılacağı için ona ‘Bokun Adı’ anlamına gelen “Kopronymos” takma adını verdiler.

Kemiksiz İvar
Kemiksiz İvar

Dokuzuncu yüzyılın en büyük Viking liderlerinden biri olan Ivar ve kardeşleri, 865’te İngiltere’yi işgal eden ve ülkenin büyük bir bölümünde Viking egemenliği kuran büyük bir orduyu komuta ettiler. Onun hakkındaki efsaneler ve kronikler, Kemiksiz adını nasıl aldığına dair çok farklı nedenler veriyor: Hatta bir şiir, hiç kemiği olmadığını söylüyor! Diğer kayıtlarda, adamlarının Ivar’ı bir kalkan üzerinde taşıdıkları, bazı tarihçilerin, kırılgan kemiklere sahip olduğu bir genetik hastalıktan muzdarip olduğunu veya bacaklarını kullanmayı kaybettiğini tahmin etmelerine yol açtığı söylendi.

Yarık Justinianus 685’ten 695’e Bizans İmparatoru idi ve fetihleri ​​ve imparatorluğunu genişletmeyi hayal ediyordu. Ancak acımasız yönetimi, Justinian’ın yakalanıp tahttan indirildiği bir ayaklanmaya yol açtı. Onu yakalayanlar, bu sakatlanmanın sonucu olarak, bir daha asla İmparator olamayacağına inanarak burnunu da kesti.

Ancak Justinianus 705’te İmparatorluk tahtını yeniden ele geçirecekti. Bulgar ve Slavlardan oluşan bir ordunun kendisini sürpriz bir şekilde Konstantinopolis’e gizlice sokması için para ödedi. İkinci saltanatı (705-711), şimdi altın protez burun takan ve daha da kötü bir tiran olan Justinianus tarafından işaretlendi. Sonunda Bizanslılar ona karşı yeniden ayaklandılar ve Justinianus’un kendi askerleri onu yakalayıp kafasını kesti.

Fransa Kralı III.Henry
Fransa Kralı III.Henry

Fransa Kralı III.Henry, genç erkek saray mensupları için kadınlığa ve erkeklere olan eğilimi nedeniyle “Sodom Prensi” olarak biliniyordu.

Karolenj İmparatorluğu Neresidir?

Frank kökenli Karolenj hanedanlığına mensup yöneticiler tarafından yönetilen başkenti Metz olan bir krallıktır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğunun kökeni olarak görülmektedir. Batı ve orta Avrupa’nın büyük bir bölümünü kapsayan bir imparatorluktur.

Banner
Benzer Yazılar

Homo Sapiens İlk Ne Zaman Kıyafet Giymeye Başladı?

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Giyinmek insan ihtiyaçları içindeki büyük gereksinimlerden biridir. Peki Homo sapiens ilk ne zaman kıyafet giymeye başladı? Araştırmacılar, Homo sapiens’in ilk...

Glasgow’lu Sanatçı Plastik Poşet Müzesi Açtı!

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

İskoçyada ki Glasgow Üniversitesi mezunu Katrina Cobain plastik poşetlerden oluşan farklı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Plastik poşetlerin dünyamıza ne...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Vietnam’da ortaya çıkarılan 10.000 yıl öncesine ait insan kalıntıları

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Vietnam’ın kuzeyindeki Ha Nam Eyaletinde, 10.000 yıl öncesine ait iskelet kalıntıları keşfedildi. Bu, Vietnam’da şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski...

Stonehenge Tüneline Tepkiler Büyüyor

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Tarihin en güzel ve ünlü tanıklarından olan Stonehenge dün tünel karşıtı protestestolara ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz aylarda İngiliz Hükümetinin anıtın...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Romalı askerleri korkudan titreten Kelt savaş trompeti carnyx

9 Temmuz 2023

9 Temmuz 2023

Roma İmparatorluğu’nun doğusunda ve batısında yaşayan Keltler, M.Ö. 4. yüzyılda, İtalya’nın kuzeyine akınlar düzenleyerek Roma’nın güvenliğini tehdit eden kabile topluluğu...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Vindolanda, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümünü bir sunak keşfiyle kutluyor

9 Şubat 2022

9 Şubat 2022

Vindolanda Roma Kalesi kazı ekibi, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümü şaşırtıcı bir arkeolojik keşif sonucunda elde edilen bir taş sunakla kutlanmaya...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]