6 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim toplumumuz tarafından da çok kullanılan sarı, kara gibi lakaplar oldukları düşünülebilir. Ama Avrupalılar lakap konusunda oldukça yaratıcı kelimeler kullanmışlar.

Bir çok hükümdar yaptığı güzel ve önemli işlerden dolayı isimlerinin başlarına “büyük” lakabını almışlardır. Hemen aklımıza ilk gelen Büyük İskender’dir. Ordusuyla bir kıtadan diğer kıtaya hiç durmadan at koşturan Büyük İskender isminin başına gelen bu lakapla başarılarının önemini vurgulamaktadır. Bunun dışında alınan güzel, güçlü, yakışıklı, iyi kral gibi ünvanlarıda oldukça sık görmekteyiz.

Ama bütün lakaplar ne yazık ki bu kadar iyi ve saygın anlamlar içermiyordu. Bununla birlikte, tüm kraliyet takma adları gurur verici değildir. Çok sayıda hükümdar, muhtemelen fark edilmemiş veya en azından gözden kaçmış olmayı tercih edecekleri dikkate değer fiziksel özellikleriyle hatırlanır.

Karolenj İmparatorlarının sonuncusu Charles III, sürekli hasta ve diğer Karolenj İmparatorlarına göre daha az hırslı olan bir kraldı. Bu yüzden bu özelliklerini daha da vurgulamak için ona “şişman Charles” dediler. Selefi olan “Kel Charles” olarak biliniyor. Bu durum muhtemelen bir ironiden kaynaklanıyor olmalı çünkü Charles II. Bütün resimlerinde fazlasıyla saç ve sakala sahip biri gibi görünmektedir.

Saç yüzünden enteresan bir lakap alanlardan biri hiç kuşkusuz Avusturya Dükü III. Albrecht’dir. Saçını uzatıp uzun bir örgü ile toplayan Avusturya dükü ” Domuz Kuyruğu ile Albert ” olarak tanınmaktadır. Kıllı Bernard, cüce, çilli, benekli gibi lakaplar soylular arasında oldukça rağbet gördüğü kesin.

Bazı hükümdarlar, hem fiziksel hem de zihinsel rahatsızlıklara, hastalıklara ve sahip oldukları koşullara bağlı olarak takma adlar aldı.

Kastilyalı Joanna
Kastilyalı Joanna

İspanya Kraliçesi Kastilyalı Joanna, tarih boyunca “deli” ve “talihsiz” lakaplarıyla anıldı. Bir çok efsanevi olayın merkezinde görünen kraliçe en çok eşi yakışıklı Philippe öldüğünde gömülmesine izin vermediği ve günlerce ölü eşiyle birlikte uyuduğu söylentileriyle günümüze kadar geldi.

Fransa Kralı Childeric III, Merovingian hanedanına ait olan Francia’nın son kralıydı. Daha sonra Carolingian hanedanının ilk Frank kralı olan Pepin the Short’un emriyle Papa Zachary tarafından tahttan indirildi. Ama onu anarlarken en çok kullanılan kelime isminin önüne getirilen “budala” lakabı oldu.

Leon ve Galiçya Kralı Alfonso IX – on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda İberya’nın kuzey kesiminin oldukça başarılı bir hükümdarıydı ve 42 yıl tahtta kalmayı başardı. Ancak Kuzey Afrikalı bilim adamı İbn Haldun, kendisine “Salyalı” denildiğini çünkü ne zaman üzülse ağzından köpürdüğünü belirtti. Başarılı bir hükümdar olması onun “salyalı Alfonso” olarak tarihe geçmesinin önüne geçemedi.

Constantine V, 741’den 775’e kadar Bizans imparatoruydu, ancak Hıristiyan kilisesinde ikonların kullanımına karşı sert tavrı ona birçok eleştirmen kazandırdı. İddiaya göre Konstantin bir bebekken vaftiz yazı tipinde dışkılama yapılacağı için ona ‘Bokun Adı’ anlamına gelen “Kopronymos” takma adını verdiler.

Kemiksiz İvar
Kemiksiz İvar

Dokuzuncu yüzyılın en büyük Viking liderlerinden biri olan Ivar ve kardeşleri, 865’te İngiltere’yi işgal eden ve ülkenin büyük bir bölümünde Viking egemenliği kuran büyük bir orduyu komuta ettiler. Onun hakkındaki efsaneler ve kronikler, Kemiksiz adını nasıl aldığına dair çok farklı nedenler veriyor: Hatta bir şiir, hiç kemiği olmadığını söylüyor! Diğer kayıtlarda, adamlarının Ivar’ı bir kalkan üzerinde taşıdıkları, bazı tarihçilerin, kırılgan kemiklere sahip olduğu bir genetik hastalıktan muzdarip olduğunu veya bacaklarını kullanmayı kaybettiğini tahmin etmelerine yol açtığı söylendi.

Yarık Justinianus 685’ten 695’e Bizans İmparatoru idi ve fetihleri ​​ve imparatorluğunu genişletmeyi hayal ediyordu. Ancak acımasız yönetimi, Justinian’ın yakalanıp tahttan indirildiği bir ayaklanmaya yol açtı. Onu yakalayanlar, bu sakatlanmanın sonucu olarak, bir daha asla İmparator olamayacağına inanarak burnunu da kesti.

Ancak Justinianus 705’te İmparatorluk tahtını yeniden ele geçirecekti. Bulgar ve Slavlardan oluşan bir ordunun kendisini sürpriz bir şekilde Konstantinopolis’e gizlice sokması için para ödedi. İkinci saltanatı (705-711), şimdi altın protez burun takan ve daha da kötü bir tiran olan Justinianus tarafından işaretlendi. Sonunda Bizanslılar ona karşı yeniden ayaklandılar ve Justinianus’un kendi askerleri onu yakalayıp kafasını kesti.

Fransa Kralı III.Henry
Fransa Kralı III.Henry

Fransa Kralı III.Henry, genç erkek saray mensupları için kadınlığa ve erkeklere olan eğilimi nedeniyle “Sodom Prensi” olarak biliniyordu.

Karolenj İmparatorluğu Neresidir?

Frank kökenli Karolenj hanedanlığına mensup yöneticiler tarafından yönetilen başkenti Metz olan bir krallıktır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğunun kökeni olarak görülmektedir. Batı ve orta Avrupa’nın büyük bir bölümünü kapsayan bir imparatorluktur.

Banner
Benzer Yazılar

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Ölü Deniz Mağarasında Bulunan 1.900 Yıllık Aramice Yazıt, Bar Kochba İsyanı’nın Kaderini Ortaya Çıkarabilir

12 Ağustos 2025

12 Ağustos 2025

İsrail’in Ein Gedi Milli Parkı yakınlarındaki uzak bir mağaranın derinliklerinde, arkeologlar yaklaşık 1.900 yıl önce oyulmuş nadir bir Aramice yazıt...

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Arkeologlar, Hadrian Su Kemeri’nin bir kısmını ve son derece nadir bulunan Yunan sikkelerini ortaya çıkardılar

13 Ocak 2024

13 Ocak 2024

Arkeologlar, MS 2. yüzyılın en büyük hidrolik eserlerinden biri olan Hadrian su kemerinin bir kısmını ve Korint yakınlarındaki antik bir...

Gwalior’un Tarihi Kale Şehirleri UNESCO Listesinde

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Hindistanın Madhya Pradesh eyaletine bağlı olan Gwalior tarihiyle tanınan bir şehirdir. Bu tarihi güzellikleri UNESCO’nun listesine girmesi ile taçlandırılacak. Eyalet...

Malta konut projesi çalışmaları sırasında keşfedilen nadir Arapça yazıt

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

Malta’nın güneydoğu bölgesi’ndeki Fgura kasabasında bir sosyal konut projesinin bulunduğu yerde, muhtemelen Orta Çağa kadar uzanan nadir bir Arapça yazıt...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]