7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır.

Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da var olan ticari, sosyal, dini ve siyasi yaşam hakkında bilgilere sahip olmaktayız.

Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları karum olarak bilinen ticaret istasyonlarında-ki bunların başında Kayseri’de bulunan Kültepe/Kaniş karumu gelmektedir- yapılan kazılarda elde edilen çivi yazılı tabletler 4.000 yıl önceki yaşamla ilgili bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır.

Kültepe kazılarında çoğunlukla ticari sözleşmeler, antlaşmalar, mektuplaşmaların yer aldığı tabletlere ulaşılmıştır. Bu belgelerin yanında az da olsa evlilik ve boşanma sözleşmeleri de ele geçmiştir.

Anadolu’da ticaretle uğraşan Asurlu tüccarlar, her ne kadar ülkelerinde eş ve çocuklara sahip olsa da Anadolu’da da evlenmiş ve çocuk sahibi olmuşlardır.

Bulunduğu toprakarın kültürü ve kanunların gölgesi altında yaşamlarını sürdüren Asurlu tüccarlar, yerli eşleri ile ileride sorun çıkmasını engellemek için evlilik ve boşanmalarda sözleşmeler düzenlemişlerdir.

Kadına Boşanma Hakkı Veriliyor

Kültepe’de ele geçirilen çivi yazılı tabletlerde Asurlu bir tüccar olan Lakibum (metinlerde yazılış şekli Lāqīpum) ile Anadolulu kadın Hatala arasında yapılan bir evlenme sözleşme metnini örnek verebiliriz. (Metnin yayınlandığı yer Hrozný, 1952: No:3; Lewy, 1956: 8-10; Albayrak, 1995: 55vd.).

Çivi yazılı tablet evlilik sözleşmesi

Metnin çevirisi şöyledir:
Lakibum, Enišru’nun kızı Hatala (ile) evlendi. Lakibum memlekette (yani: Anadolu’da) ikinci bir eş almayacak, Şehirde (yani: Asur’da) kötü bir kadın alacak, eğer iki yıla kadar Hatala, Lakibu(m) için çocuklar doğurmazsa, Hatala bir esire (yani:köle bir kadın) satın alacak ve kendisi için bir çocuk elde ettikten sonra esireyi gönlünün istediği yere ücret kar satacaktır. Eğer Lakibum Hatala’yı boşayacak olursa, 5 Mana (Yaklaşık: 2 Kg. 400 Gr.) gümüş tartacak (yani: verecektir) ve eğer Hatala Lakibum’u boşayacak olursa, (o da) 5 Mana gümüş verecek(tir).Tanıklar: (Asurlu) Masa (ve gene Asurlu) Ašur-istikal, (Anadolulu) Talia (ve Anadolulu kadın tanık) Šubi-anika’nın huzurunda (yazıldı).

Metinde dikkat çeken ayrıntılar…

Kadın ve erkek arasında eşitlik. Evlilik müessesini kuran iki ana kurucu olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır. Kadın ve erkek evlilik ve boşanma durumlarında eşit tazminat haklarına sahiptir. Çok eşlilik, Anadolu özelinde (poligami) engellenmektedir. Sözleşmede, kadının tanıklığı kabul edilmektedir.

Aile Konutu İbaresi Dikkatlerden Kaçmıyor

Bir diğer evlilik sözleşmesini ihtiva eden metin ise kilden yapılmış bir zarfın içinde olmasından dolayı açılıp okunamamış sadece zarf üzerinde yazan bilgiler çevrilmiştir.

Zarf üzerinde şu bilgilere yer verilmektedir.

Sözleşme (damat) Saparašnaile (gelin) Kulsia arasında yapılan evlilik sözleşmesidir. (Metnin yayınlandığı yer: Bilgiç-Sever, vd.1990: 40 No: 21.).

Hanu’nun mührü, Inar’ın mührü, (Asurlu) Aššur-mālik’in mührü, (damat) Saparašna’nın mührü, (kendine ait özel mührü olan Anadolulu gelin) Kulsia’nın mührü: Saparašna Kulsia ile evlendi. Ev her ikisinin olup yoksullaşırlar ya da zenginleşirlerse her ikisine aittir. Ve eğer Saparašna (eşi) Kulsia’yı boşarsa, evi her ikisi bölüşecekler(dir). Öldükleri zaman evi (varisleri, “ancak, akrabalıkları ya da yakınlıkları metinde belirtilmemiştir”) Hištahšušar ve Peruwa alacaklar(dır).

Metinde dikkat çeken aile konutu kurumunun o dönemde var olduğudur. Aile konutu kurumu Türkiye’ye 1 Ocak 2002 de Medeni Hukuk’a girdiğini düşünürsek oldukça önemli bir hukuksal gelişimin varlığını görüyoruz bu metinle…

Boşanma sözleşmesi Anadolulu kadın Šakriušwaile AsurlutüccarAššur-taklaku arasında yapılmıştır. (Metnin yayınlandığı yer: Sever, 1992: 484vd.). Metnin çeviris şöyledir: Šakriušwa, Aššur-taklaku’nun karısıdır. Koca ve karısı boşandılar, biri diğerine her hangi bir konuda hiçbir şekilde itirazda bulunamayacak(tır). O kadının(yani: Šakriušwa’nın) fiyatı (yani: nafakası/tazminatı ) konusunda hiçbir (şekilde) itirazedilmeyecektir. Šakriušwa ister bir yerliye (yani: Anadolulu bir erkeğe) isterse Asurlu tüccara, gönlünün istediği bir yere gidecek ve Aššur-taklaku ise gönlünün istediği bir hanımla evlenecek(tir). Biri diğerine onun tazminatı konusunda itiraz edemeyecek(tir).Tanıklar: Wahanašna’nın oğlu Alulu’nun huzurunda, Dalaš’ın oğlu Šatahšu’nun huzurunda, Anina’nın huzurunda, (Asurlu) İdi-Aššur’un huzurunda,Ušman-ahšu’nun huzurunda (yazdı).

Makalede yer alan tablet çevirileri Prof. Dr. Cem Karasu, “Çivi yazılı Belgelere Göre Eski Anadolu Kadını Hakkında Bazı Gözlemler” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.45-66 alınmıştır.

Banner
Related Articles

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Beçin Antik Kentinde Bulunan Tarihi Bey Hamamı, Restorasyonun Ardından Misafir Kabulüne Başlayacak

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Beçin kalesi Türk İslam dönemi yerleşmelerinin önemli merkezlerinden biridir. Antik şehrin tarihi M.Ö 2000’lere kadar gitmesine rağmen, burayı kendilerine başkent...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Batı Anadolu’da Bulunan 3.500 Yıllık Hitit Mührü Tunç Çağı’nın Siyasi Haritasını Yeniden Çizebilir

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Denizli’deki Aşağıseyit Höyük’te ortaya çıkarılan küçük bir Hitit mührü, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir tartışmayı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]