16 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır.

Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da var olan ticari, sosyal, dini ve siyasi yaşam hakkında bilgilere sahip olmaktayız.

Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları karum olarak bilinen ticaret istasyonlarında-ki bunların başında Kayseri’de bulunan Kültepe/Kaniş karumu gelmektedir- yapılan kazılarda elde edilen çivi yazılı tabletler 4.000 yıl önceki yaşamla ilgili bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır.

Kültepe kazılarında çoğunlukla ticari sözleşmeler, antlaşmalar, mektuplaşmaların yer aldığı tabletlere ulaşılmıştır. Bu belgelerin yanında az da olsa evlilik ve boşanma sözleşmeleri de ele geçmiştir.

Anadolu’da ticaretle uğraşan Asurlu tüccarlar, her ne kadar ülkelerinde eş ve çocuklara sahip olsa da Anadolu’da da evlenmiş ve çocuk sahibi olmuşlardır.

Bulunduğu toprakarın kültürü ve kanunların gölgesi altında yaşamlarını sürdüren Asurlu tüccarlar, yerli eşleri ile ileride sorun çıkmasını engellemek için evlilik ve boşanmalarda sözleşmeler düzenlemişlerdir.

Kadına Boşanma Hakkı Veriliyor

Kültepe’de ele geçirilen çivi yazılı tabletlerde Asurlu bir tüccar olan Lakibum (metinlerde yazılış şekli Lāqīpum) ile Anadolulu kadın Hatala arasında yapılan bir evlenme sözleşme metnini örnek verebiliriz. (Metnin yayınlandığı yer Hrozný, 1952: No:3; Lewy, 1956: 8-10; Albayrak, 1995: 55vd.).

Çivi yazılı tablet evlilik sözleşmesi

Metnin çevirisi şöyledir:
Lakibum, Enišru’nun kızı Hatala (ile) evlendi. Lakibum memlekette (yani: Anadolu’da) ikinci bir eş almayacak, Şehirde (yani: Asur’da) kötü bir kadın alacak, eğer iki yıla kadar Hatala, Lakibu(m) için çocuklar doğurmazsa, Hatala bir esire (yani:köle bir kadın) satın alacak ve kendisi için bir çocuk elde ettikten sonra esireyi gönlünün istediği yere ücret kar satacaktır. Eğer Lakibum Hatala’yı boşayacak olursa, 5 Mana (Yaklaşık: 2 Kg. 400 Gr.) gümüş tartacak (yani: verecektir) ve eğer Hatala Lakibum’u boşayacak olursa, (o da) 5 Mana gümüş verecek(tir).Tanıklar: (Asurlu) Masa (ve gene Asurlu) Ašur-istikal, (Anadolulu) Talia (ve Anadolulu kadın tanık) Šubi-anika’nın huzurunda (yazıldı).

Metinde dikkat çeken ayrıntılar…

Kadın ve erkek arasında eşitlik. Evlilik müessesini kuran iki ana kurucu olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır. Kadın ve erkek evlilik ve boşanma durumlarında eşit tazminat haklarına sahiptir. Çok eşlilik, Anadolu özelinde (poligami) engellenmektedir. Sözleşmede, kadının tanıklığı kabul edilmektedir.

Aile Konutu İbaresi Dikkatlerden Kaçmıyor

Bir diğer evlilik sözleşmesini ihtiva eden metin ise kilden yapılmış bir zarfın içinde olmasından dolayı açılıp okunamamış sadece zarf üzerinde yazan bilgiler çevrilmiştir.

Zarf üzerinde şu bilgilere yer verilmektedir.

Sözleşme (damat) Saparašnaile (gelin) Kulsia arasında yapılan evlilik sözleşmesidir. (Metnin yayınlandığı yer: Bilgiç-Sever, vd.1990: 40 No: 21.).

Hanu’nun mührü, Inar’ın mührü, (Asurlu) Aššur-mālik’in mührü, (damat) Saparašna’nın mührü, (kendine ait özel mührü olan Anadolulu gelin) Kulsia’nın mührü: Saparašna Kulsia ile evlendi. Ev her ikisinin olup yoksullaşırlar ya da zenginleşirlerse her ikisine aittir. Ve eğer Saparašna (eşi) Kulsia’yı boşarsa, evi her ikisi bölüşecekler(dir). Öldükleri zaman evi (varisleri, “ancak, akrabalıkları ya da yakınlıkları metinde belirtilmemiştir”) Hištahšušar ve Peruwa alacaklar(dır).

Metinde dikkat çeken aile konutu kurumunun o dönemde var olduğudur. Aile konutu kurumu Türkiye’ye 1 Ocak 2002 de Medeni Hukuk’a girdiğini düşünürsek oldukça önemli bir hukuksal gelişimin varlığını görüyoruz bu metinle…

Boşanma sözleşmesi Anadolulu kadın Šakriušwaile AsurlutüccarAššur-taklaku arasında yapılmıştır. (Metnin yayınlandığı yer: Sever, 1992: 484vd.). Metnin çeviris şöyledir: Šakriušwa, Aššur-taklaku’nun karısıdır. Koca ve karısı boşandılar, biri diğerine her hangi bir konuda hiçbir şekilde itirazda bulunamayacak(tır). O kadının(yani: Šakriušwa’nın) fiyatı (yani: nafakası/tazminatı ) konusunda hiçbir (şekilde) itirazedilmeyecektir. Šakriušwa ister bir yerliye (yani: Anadolulu bir erkeğe) isterse Asurlu tüccara, gönlünün istediği bir yere gidecek ve Aššur-taklaku ise gönlünün istediği bir hanımla evlenecek(tir). Biri diğerine onun tazminatı konusunda itiraz edemeyecek(tir).Tanıklar: Wahanašna’nın oğlu Alulu’nun huzurunda, Dalaš’ın oğlu Šatahšu’nun huzurunda, Anina’nın huzurunda, (Asurlu) İdi-Aššur’un huzurunda,Ušman-ahšu’nun huzurunda (yazdı).

Makalede yer alan tablet çevirileri Prof. Dr. Cem Karasu, “Çivi yazılı Belgelere Göre Eski Anadolu Kadını Hakkında Bazı Gözlemler” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.45-66 alınmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Tozkoparan Höyüğü 50 Yıl Aradan Sonra Tekrar Kazılıyor

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Tunceli’nde yer alan Tozkoparan Höyüğü’nde yapılacak arkeolojik kazıların , Tunceli kentini binlerce yıllık keşfedilmeyi bekleyen Doğu Anadolu’nun tarihi turizm merkezlerinden...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Assos’ta mezar hediyesi 2 bin yıllık düdük keşfedildi

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Çanakkale Ayvacık ilçesinde yer alan Assos Ören Yeri’nde Roma döneminde çocuk mezarlarına konulan pişmiş topraktan yapılmış düdük keşfedildi. 2 bin...

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni keşifler: Karahantepe’de gerçekçi yüz ifadesine sahip insan heykeli bulundu

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni buluntular keşfedildi. Göbekli Tepe, yaklaşık 12.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski megalitik alanıdır ve Karahantepe adında bir...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

2 Bin 700 Yıllık Dikilitaş Assur Kralı Sanherip’in Zafer Anıtı mı?

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 2 bin 700 yıllık dikilitaş hakkında belirsizlik hala sürüyor. Portakal bahçesi içerisinde kalan 9 metre yüksekliğindeki anıtın...

Bitlis’te 5000 yıllık Karaz kültürünün izlerine ulaşıldı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki İç Kale’de yapılan kazılarda 5000 yıllık Karaz Kültürü’nün izlerine rastlandı. Karaz Kültürü, Sovyet arkeolog Boris Kuftin’in araştırmalarında...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]