20 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır.

Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da var olan ticari, sosyal, dini ve siyasi yaşam hakkında bilgilere sahip olmaktayız.

Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları karum olarak bilinen ticaret istasyonlarında-ki bunların başında Kayseri’de bulunan Kültepe/Kaniş karumu gelmektedir- yapılan kazılarda elde edilen çivi yazılı tabletler 4.000 yıl önceki yaşamla ilgili bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır.

Kültepe kazılarında çoğunlukla ticari sözleşmeler, antlaşmalar, mektuplaşmaların yer aldığı tabletlere ulaşılmıştır. Bu belgelerin yanında az da olsa evlilik ve boşanma sözleşmeleri de ele geçmiştir.

Anadolu’da ticaretle uğraşan Asurlu tüccarlar, her ne kadar ülkelerinde eş ve çocuklara sahip olsa da Anadolu’da da evlenmiş ve çocuk sahibi olmuşlardır.

Bulunduğu toprakarın kültürü ve kanunların gölgesi altında yaşamlarını sürdüren Asurlu tüccarlar, yerli eşleri ile ileride sorun çıkmasını engellemek için evlilik ve boşanmalarda sözleşmeler düzenlemişlerdir.

Kadına Boşanma Hakkı Veriliyor

Kültepe’de ele geçirilen çivi yazılı tabletlerde Asurlu bir tüccar olan Lakibum (metinlerde yazılış şekli Lāqīpum) ile Anadolulu kadın Hatala arasında yapılan bir evlenme sözleşme metnini örnek verebiliriz. (Metnin yayınlandığı yer Hrozný, 1952: No:3; Lewy, 1956: 8-10; Albayrak, 1995: 55vd.).

Çivi yazılı tablet evlilik sözleşmesi

Metnin çevirisi şöyledir:
Lakibum, Enišru’nun kızı Hatala (ile) evlendi. Lakibum memlekette (yani: Anadolu’da) ikinci bir eş almayacak, Şehirde (yani: Asur’da) kötü bir kadın alacak, eğer iki yıla kadar Hatala, Lakibu(m) için çocuklar doğurmazsa, Hatala bir esire (yani:köle bir kadın) satın alacak ve kendisi için bir çocuk elde ettikten sonra esireyi gönlünün istediği yere ücret kar satacaktır. Eğer Lakibum Hatala’yı boşayacak olursa, 5 Mana (Yaklaşık: 2 Kg. 400 Gr.) gümüş tartacak (yani: verecektir) ve eğer Hatala Lakibum’u boşayacak olursa, (o da) 5 Mana gümüş verecek(tir).Tanıklar: (Asurlu) Masa (ve gene Asurlu) Ašur-istikal, (Anadolulu) Talia (ve Anadolulu kadın tanık) Šubi-anika’nın huzurunda (yazıldı).

Metinde dikkat çeken ayrıntılar…

Kadın ve erkek arasında eşitlik. Evlilik müessesini kuran iki ana kurucu olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır. Kadın ve erkek evlilik ve boşanma durumlarında eşit tazminat haklarına sahiptir. Çok eşlilik, Anadolu özelinde (poligami) engellenmektedir. Sözleşmede, kadının tanıklığı kabul edilmektedir.

Aile Konutu İbaresi Dikkatlerden Kaçmıyor

Bir diğer evlilik sözleşmesini ihtiva eden metin ise kilden yapılmış bir zarfın içinde olmasından dolayı açılıp okunamamış sadece zarf üzerinde yazan bilgiler çevrilmiştir.

Zarf üzerinde şu bilgilere yer verilmektedir.

Sözleşme (damat) Saparašnaile (gelin) Kulsia arasında yapılan evlilik sözleşmesidir. (Metnin yayınlandığı yer: Bilgiç-Sever, vd.1990: 40 No: 21.).

Hanu’nun mührü, Inar’ın mührü, (Asurlu) Aššur-mālik’in mührü, (damat) Saparašna’nın mührü, (kendine ait özel mührü olan Anadolulu gelin) Kulsia’nın mührü: Saparašna Kulsia ile evlendi. Ev her ikisinin olup yoksullaşırlar ya da zenginleşirlerse her ikisine aittir. Ve eğer Saparašna (eşi) Kulsia’yı boşarsa, evi her ikisi bölüşecekler(dir). Öldükleri zaman evi (varisleri, “ancak, akrabalıkları ya da yakınlıkları metinde belirtilmemiştir”) Hištahšušar ve Peruwa alacaklar(dır).

Metinde dikkat çeken aile konutu kurumunun o dönemde var olduğudur. Aile konutu kurumu Türkiye’ye 1 Ocak 2002 de Medeni Hukuk’a girdiğini düşünürsek oldukça önemli bir hukuksal gelişimin varlığını görüyoruz bu metinle…

Boşanma sözleşmesi Anadolulu kadın Šakriušwaile AsurlutüccarAššur-taklaku arasında yapılmıştır. (Metnin yayınlandığı yer: Sever, 1992: 484vd.). Metnin çeviris şöyledir: Šakriušwa, Aššur-taklaku’nun karısıdır. Koca ve karısı boşandılar, biri diğerine her hangi bir konuda hiçbir şekilde itirazda bulunamayacak(tır). O kadının(yani: Šakriušwa’nın) fiyatı (yani: nafakası/tazminatı ) konusunda hiçbir (şekilde) itirazedilmeyecektir. Šakriušwa ister bir yerliye (yani: Anadolulu bir erkeğe) isterse Asurlu tüccara, gönlünün istediği bir yere gidecek ve Aššur-taklaku ise gönlünün istediği bir hanımla evlenecek(tir). Biri diğerine onun tazminatı konusunda itiraz edemeyecek(tir).Tanıklar: Wahanašna’nın oğlu Alulu’nun huzurunda, Dalaš’ın oğlu Šatahšu’nun huzurunda, Anina’nın huzurunda, (Asurlu) İdi-Aššur’un huzurunda,Ušman-ahšu’nun huzurunda (yazdı).

Makalede yer alan tablet çevirileri Prof. Dr. Cem Karasu, “Çivi yazılı Belgelere Göre Eski Anadolu Kadını Hakkında Bazı Gözlemler” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.45-66 alınmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

18 Ağustos 2022

18 Ağustos 2022

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

Kayıp Çocuk Çemberi: Uşaklı Höyük’teki Gizemli Hitit Ritüel Yapısında Yedi Bebek Kalıntısı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2025

8 Ağustos 2025

Arkeologlar, Uşaklı Höyük’ün kalbinde, yedi bebeğin kalıntılarının üç bin yıldan uzun süredir saklı kaldığı gizemli bir Hitit dönemi ritüel yapısı olan “Kayıp...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]