12 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak bu isimle anılmasa da maddi manevi tazminat bu uygulamanın yerini almaktadır. Toplum içinde yerleşik bir uygulama olan kan parası Anadolu ve Mezopotamya kültüründe Aššur medeniyeti ile görülmektedir.

Mezopotamya hukukunun temelini teşkil eden kısasa kısas uygulamasının yanında pragmatik özellik taşıyan kan parasını benimseyen Aššur hukuku ile ilgili belgelere yalnızca Orta Asur Döneminde (MÖ 1500–1000) ulaşabiliyoruz.

Kan parası kararının verildiğine dair mahkeme kayıtlarına Aššur Ticaret Koloni Çağı karumlarından Kültepe’de karşılaşmaktayız. Kültepe’de çıkarılan tabletler de kan parası için dāmu kelimesinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

Dāmu kelimesi Eski Aššur Döneminde fonetik olarak yazılmışken, Yeni Aššur Dönemi belgelerinde ÚŠ/MÚD logogramıyla da ifade edilmiştir.

Kültepe tabletlerinde Aššurlu’nun öldürüldüğünde yakınlarına kan parası (dāmu) verileceği Aššur ile yerel krallar arasında varılan anlaşmalarla sağlanmıştır. Bu anlaşma metinlerinde dāmam šaqālum/tadānum/kašādum (kan parası ödemek/vermek/almak) ifadeleri görülmektedir.

Kültepe’de yaşanan cinayete kurban giden Aššur için kan parası verilme kararı dışında birde öldüren kişinin kendilerine teslim edileceğine dair karar dikkati çekmektedir. Yani kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kaniš şehri ile Aššur arasında yapılan antlaşmada (Kt. 00/k 6) kan parası hususunda şu bilgiler yer almaktadır:

“Senin şehrinde veya ülkende bir Aššurlu’nun kanı döküldüğünde (öldürüldüğünde) ve malı kaybolduğunda (yakınlarına) belirlenmiş miktarlardaki kan parası ödenecek; katil Aššurlulara teslim edilecek ve o bizzat onlar tarafından öldürülecektir. (Katilin) yerine başka birisi verilmeyecektir. Kayıp mal (yakınlarına) iade edilecektir.”

Hahhum ile Aššur arasındaki anlaşmanın kaydedildiği (Kt. 00/k 10) belgenin kan parasıyla ilgili kısmı şöyledir:

“Hahhum’da, şehir dışında veya ülkenin herhangi bir yerinde bir Aššur soyulur ve öldürülürse, kan parası ödenecek; katiller öldürülmeleri için Aššurlulara teslim edilecek; kayıp mal tam olarak ödenecektir.

Anadolu’da cinayete kurban giden Aššurlunun yakınlarına belirlenmiş miktarda kan parası ödenmesi; katilin Aššurlulara teslim edilerek bizzat onlar tarafından öldürülerek cezalandırılması gibi Aššurlulara verilen önemli tavizler, yerli yönetimlerin yapılan ticaretten sağladıkları kazanç ve onların getirdikleri mallara duydukları ihtiyaçla açıklanabilir. Bir antlaşmanın devamı olduğu zannedilen Kt. n/k
794 env. numaralı bir metinde de “Eğer senin ülkende kanlı (cinayet) meydana gelirse, sen, katilleri öldürmemiz için bize teslim edeceksin” denilmektedir.

Antlaşma metinlerinde kan parasının ödenmesine rağmen kısasa kısas uygulanarak katilin bizzat maktulün yakınları tarafından öldürülmesi başka Aššur belgelerinde görülmemektedir.

Konumuza Aššur–nada’nın öldürülmesi ile ilgili yazılan mektuba yer vererek bitirmek isteriz.

Aššur–nādā’nın Oğlunun Kan Parası başlıklı tablete konu olan Aššur–nada muhtemelen Purušhattum’da meydana gelen isyanda öldürülmüştür.

1950 yılında kazılardan ele geçirilen iki belge konu hakkında detaylı bilgiler sağlamaktadır. Aşağıdaki belge Buzutaya tarafından Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye hitaben yazılmıştır. Mektupta şu ifadeler yer almaktadır:

“Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye söyle. Buzutaya şöyle (söyler): Uşağımın ve Aššur–nādā’nın oğlunun cinayeti ile ilgili olarak Purušhattum kārum’unun tabletini ve şahitlerimin tabletlerini aldım ve tutuyorum. Cinayeti araştırdığım zaman […] cinayet (olduğunu) ortaya çıkardım. […] kārum’un […] benim işittiğim onların […] benim için alın ve onların tabletini buraya yolla(yın). Şehrin tabletleri ile birlikte kaydedin ve tableti alın (ve) bana gönderin! Tabletimi bana gönderip, adamlara söz verin! İşitmiyor musunuz? Saray tahrip edilirken Şu–su’en’in oğlu Su’en–nādā, Kutubatani’nin oğlu Šumī–abiya, Kukubaza; 5 veya 6 (kişilik) bir grup öldürülmüşlerdir ve kime […] verdiler […].”

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Belgeden, ismi verilmeyen bir yerde, muhtemelen bir isyan neticesinde, sarayın tahrip edildiği ve bu sırada beş veya altı kişinin öldüğü anlaşılmaktadır. Ölenlerden üçünün ismi Buzutaya tarafından bilinmektedir.

Ölenlerden biri Buzutaya’nın uşağı diğeri ise Aššur–nada’nın oğlu olmalıdır. İkinci belgede ise Aššur–nada’nın
oğlunun kan parasıyla ilgili, onun bir diğer oğlunun Asur şehir meclisine başvurduğu görülür. Bu hususta şehir meclisi aşağıda tercümesi verilen karara varmıştır:

“Buzutaya’ya söyle! Aššur–emūqī şöyle (söyler): Burada Aššur–nādā’ın oğlu şehir (meclisine) başvurdu. Şehir meclisinin önünde, hamrum’da konuştuk. Şehir (meclisi) kararı şöyle verdi: Buzutaya Kaniš’te Aššur’un hançeri önünde Aššur–nādā’nın oğlunun kan parası için gümüş almadığına ve kan (parasını) tutmadığına (dair) yemin edecek ve Aššur–nādā’nın oğulları ve kızı (da) kan parası için Buzutaya’ya (hukuken) itiraz etmeyecekler. Bu tablet şehrin kararının kopyasıdır.”

Tablet, meselenin öncesi hakkında detay vermez fakat belgenin içeriğinden Buzutaya’nın Aššur–nādā’nın oğlunun kan parasını almakla itham edildiği anlaşılır.

Buna istinaden Buzutaya Aššur’un hançeri önünde yemin edecek ve bu suretle Aššur–nādā’nın evlatları Buzutaya’ya hukuki itirazda bulunmayacaklardır. Asıl mesele Aššur–nādā’nın kan parasının temininden ziyade Buzutaya’nın kan parasını haksız biçimde alıp almadığıdır. Belki de Aššur–nādā’nın katili veya katilin yakınları kan parasını Buzutaya’ya ödediklerini iddia etmişlerdi. Bu sebeple önce
Buzutaya ile ilgili meselenin çözümü ele alınmış ve Asur şehri yukarıda bahsedilen kararı almıştır. Kaniš’te Tanrı Aššur’un hançeri önünde yapılacak yemin sonrasında Aššur–nādā’nın yakınlarının kan parasının temizlenmesi için girişimde bulunacaklarını söyleyebiliriz. Meselenin ne şekilde sonuçlandığını bilinmemektedir.

Yazımızda Faruk Akyüz’ün Belleten Dergisi, Aralık 2020, Cilt: 84/Sayı: 301; 887-906 da yayımlanan  “Asur Belgelerinde Kan Parası” makalesinden yararlanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nden çıkartılan eserler şekerle korunacak

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

II. Abdülhamid, Japon Prens Komatsu Akihito’nun İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından iade-i ziyaret için 1887 yılında Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya gönderme kararı...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

Norfolk Mührü Twitter Kullancısı Tarafından Çözüldü

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Orta Çağ döneminden kalmış Norfolk mührü twitter kullanıcısı Alex Cortez’in araştırmaları sonucunda çözüldü. Yangın ile büyük hasar görmüş olan 13....

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa figürlü kırlent ortaya çıktı

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Sinop’ta Kent Meydanı Millet Bahçesi projesi için tarihi surların önünde bulunan yapıların yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa...

Lüleburgazlılar Sıbyan Mektebi’nin Müze Olmasını İstiyor

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Mimar Sinan‘ın ustalık eserlerinden Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi içinde yer alan Sıbyan Mektebi‘nin tarihi müze olmasını isteyen Lüleburgazlılar imza kampanyası...

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

Suriye Sahili Açıklarında Antik Roma Limanı Keşfedildi.

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Rus ve Suriyeli arkeologlar, Suriye sahili açıklarında Antik Roma döneminden kalma liman keşfetti. Suriye, yaşadığı iç savaş ile boğuşmaya devam...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]