18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak bu isimle anılmasa da maddi manevi tazminat bu uygulamanın yerini almaktadır. Toplum içinde yerleşik bir uygulama olan kan parası Anadolu ve Mezopotamya kültüründe Aššur medeniyeti ile görülmektedir.

Mezopotamya hukukunun temelini teşkil eden kısasa kısas uygulamasının yanında pragmatik özellik taşıyan kan parasını benimseyen Aššur hukuku ile ilgili belgelere yalnızca Orta Asur Döneminde (MÖ 1500–1000) ulaşabiliyoruz.

Kan parası kararının verildiğine dair mahkeme kayıtlarına Aššur Ticaret Koloni Çağı karumlarından Kültepe’de karşılaşmaktayız. Kültepe’de çıkarılan tabletler de kan parası için dāmu kelimesinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

Dāmu kelimesi Eski Aššur Döneminde fonetik olarak yazılmışken, Yeni Aššur Dönemi belgelerinde ÚŠ/MÚD logogramıyla da ifade edilmiştir.

Kültepe tabletlerinde Aššurlu’nun öldürüldüğünde yakınlarına kan parası (dāmu) verileceği Aššur ile yerel krallar arasında varılan anlaşmalarla sağlanmıştır. Bu anlaşma metinlerinde dāmam šaqālum/tadānum/kašādum (kan parası ödemek/vermek/almak) ifadeleri görülmektedir.

Kültepe’de yaşanan cinayete kurban giden Aššur için kan parası verilme kararı dışında birde öldüren kişinin kendilerine teslim edileceğine dair karar dikkati çekmektedir. Yani kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kaniš şehri ile Aššur arasında yapılan antlaşmada (Kt. 00/k 6) kan parası hususunda şu bilgiler yer almaktadır:

“Senin şehrinde veya ülkende bir Aššurlu’nun kanı döküldüğünde (öldürüldüğünde) ve malı kaybolduğunda (yakınlarına) belirlenmiş miktarlardaki kan parası ödenecek; katil Aššurlulara teslim edilecek ve o bizzat onlar tarafından öldürülecektir. (Katilin) yerine başka birisi verilmeyecektir. Kayıp mal (yakınlarına) iade edilecektir.”

Hahhum ile Aššur arasındaki anlaşmanın kaydedildiği (Kt. 00/k 10) belgenin kan parasıyla ilgili kısmı şöyledir:

“Hahhum’da, şehir dışında veya ülkenin herhangi bir yerinde bir Aššur soyulur ve öldürülürse, kan parası ödenecek; katiller öldürülmeleri için Aššurlulara teslim edilecek; kayıp mal tam olarak ödenecektir.

Anadolu’da cinayete kurban giden Aššurlunun yakınlarına belirlenmiş miktarda kan parası ödenmesi; katilin Aššurlulara teslim edilerek bizzat onlar tarafından öldürülerek cezalandırılması gibi Aššurlulara verilen önemli tavizler, yerli yönetimlerin yapılan ticaretten sağladıkları kazanç ve onların getirdikleri mallara duydukları ihtiyaçla açıklanabilir. Bir antlaşmanın devamı olduğu zannedilen Kt. n/k
794 env. numaralı bir metinde de “Eğer senin ülkende kanlı (cinayet) meydana gelirse, sen, katilleri öldürmemiz için bize teslim edeceksin” denilmektedir.

Antlaşma metinlerinde kan parasının ödenmesine rağmen kısasa kısas uygulanarak katilin bizzat maktulün yakınları tarafından öldürülmesi başka Aššur belgelerinde görülmemektedir.

Konumuza Aššur–nada’nın öldürülmesi ile ilgili yazılan mektuba yer vererek bitirmek isteriz.

Aššur–nādā’nın Oğlunun Kan Parası başlıklı tablete konu olan Aššur–nada muhtemelen Purušhattum’da meydana gelen isyanda öldürülmüştür.

1950 yılında kazılardan ele geçirilen iki belge konu hakkında detaylı bilgiler sağlamaktadır. Aşağıdaki belge Buzutaya tarafından Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye hitaben yazılmıştır. Mektupta şu ifadeler yer almaktadır:

“Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye söyle. Buzutaya şöyle (söyler): Uşağımın ve Aššur–nādā’nın oğlunun cinayeti ile ilgili olarak Purušhattum kārum’unun tabletini ve şahitlerimin tabletlerini aldım ve tutuyorum. Cinayeti araştırdığım zaman […] cinayet (olduğunu) ortaya çıkardım. […] kārum’un […] benim işittiğim onların […] benim için alın ve onların tabletini buraya yolla(yın). Şehrin tabletleri ile birlikte kaydedin ve tableti alın (ve) bana gönderin! Tabletimi bana gönderip, adamlara söz verin! İşitmiyor musunuz? Saray tahrip edilirken Şu–su’en’in oğlu Su’en–nādā, Kutubatani’nin oğlu Šumī–abiya, Kukubaza; 5 veya 6 (kişilik) bir grup öldürülmüşlerdir ve kime […] verdiler […].”

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Belgeden, ismi verilmeyen bir yerde, muhtemelen bir isyan neticesinde, sarayın tahrip edildiği ve bu sırada beş veya altı kişinin öldüğü anlaşılmaktadır. Ölenlerden üçünün ismi Buzutaya tarafından bilinmektedir.

Ölenlerden biri Buzutaya’nın uşağı diğeri ise Aššur–nada’nın oğlu olmalıdır. İkinci belgede ise Aššur–nada’nın
oğlunun kan parasıyla ilgili, onun bir diğer oğlunun Asur şehir meclisine başvurduğu görülür. Bu hususta şehir meclisi aşağıda tercümesi verilen karara varmıştır:

“Buzutaya’ya söyle! Aššur–emūqī şöyle (söyler): Burada Aššur–nādā’ın oğlu şehir (meclisine) başvurdu. Şehir meclisinin önünde, hamrum’da konuştuk. Şehir (meclisi) kararı şöyle verdi: Buzutaya Kaniš’te Aššur’un hançeri önünde Aššur–nādā’nın oğlunun kan parası için gümüş almadığına ve kan (parasını) tutmadığına (dair) yemin edecek ve Aššur–nādā’nın oğulları ve kızı (da) kan parası için Buzutaya’ya (hukuken) itiraz etmeyecekler. Bu tablet şehrin kararının kopyasıdır.”

Tablet, meselenin öncesi hakkında detay vermez fakat belgenin içeriğinden Buzutaya’nın Aššur–nādā’nın oğlunun kan parasını almakla itham edildiği anlaşılır.

Buna istinaden Buzutaya Aššur’un hançeri önünde yemin edecek ve bu suretle Aššur–nādā’nın evlatları Buzutaya’ya hukuki itirazda bulunmayacaklardır. Asıl mesele Aššur–nādā’nın kan parasının temininden ziyade Buzutaya’nın kan parasını haksız biçimde alıp almadığıdır. Belki de Aššur–nādā’nın katili veya katilin yakınları kan parasını Buzutaya’ya ödediklerini iddia etmişlerdi. Bu sebeple önce
Buzutaya ile ilgili meselenin çözümü ele alınmış ve Asur şehri yukarıda bahsedilen kararı almıştır. Kaniš’te Tanrı Aššur’un hançeri önünde yapılacak yemin sonrasında Aššur–nādā’nın yakınlarının kan parasının temizlenmesi için girişimde bulunacaklarını söyleyebiliriz. Meselenin ne şekilde sonuçlandığını bilinmemektedir.

Yazımızda Faruk Akyüz’ün Belleten Dergisi, Aralık 2020, Cilt: 84/Sayı: 301; 887-906 da yayımlanan  “Asur Belgelerinde Kan Parası” makalesinden yararlanılmıştır.

Banner
Related Articles

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

İnsan Ne Zaman Dik Yürümeye Başladı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Darwin’in, insanların şempanzeler ve goriller arasında yakın bir evrimsel ilişki olduğu teorisi bilim dünyasında hararetli tartışmaların devam ettiği bir alandır....

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

North Yorkshire’da bir evin mutfak zemininin altında bir fincan içerisinde bulunan altın sikkeler açık artırma ile satılıyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Kuzey Yorkshire’daki bir çift, mutfaklarının döşeme tahtalarının altına gömülü 18. yüzyılın başlarından kalma altın sikkeler buldu. Sikkeler, nesiller boyunca Kuzey...

Vietnam’da ortaya çıkarılan 10.000 yıl öncesine ait insan kalıntıları

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Vietnam’ın kuzeyindeki Ha Nam Eyaletinde, 10.000 yıl öncesine ait iskelet kalıntıları keşfedildi. Bu, Vietnam’da şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski...

İskoçya’da Bir Gölün Altında 5.000 Yıllık Ahşap Ada Platformu Keşfedildi

8 Mayıs 2026

8 Mayıs 2026

İskoçya’nın Outer Hebrides takımadalarında yer alan Loch Bhorgastail crannogu, taş yüzeyinin altında saklı 5.000 yıldan eski bir ahşap ada platformu...

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Kraliçe Kubaba: Yaklaşık 4.500 yıl önce, bir kadın iktidara geldi ve eski Mezopotamya’daki en büyük uygarlıklardan birinde hüküm sürdü

5 Ocak 2024

5 Ocak 2024

Tarihteki ilk kraliçenin kim olduğunu söylemek mümkün mü? İnsan uygarlığının büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, belki de bunun cevabı...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Mısır’daki Ptolemaios Dönemi’ne ait mumyalarda keşfedilen altın diller ve tırnaklar

19 Aralık 2024

19 Aralık 2024

Arkeologlar, Mısır’ın Minye vilayetindeki El-Bahnasa arkeolojik alanında, renkli yazıtlar ve ritüel sahneleriyle süslenmiş mezarların yanı sıra sıra dışı mumyalar ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]