30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak bu isimle anılmasa da maddi manevi tazminat bu uygulamanın yerini almaktadır. Toplum içinde yerleşik bir uygulama olan kan parası Anadolu ve Mezopotamya kültüründe Aššur medeniyeti ile görülmektedir.

Mezopotamya hukukunun temelini teşkil eden kısasa kısas uygulamasının yanında pragmatik özellik taşıyan kan parasını benimseyen Aššur hukuku ile ilgili belgelere yalnızca Orta Asur Döneminde (MÖ 1500–1000) ulaşabiliyoruz.

Kan parası kararının verildiğine dair mahkeme kayıtlarına Aššur Ticaret Koloni Çağı karumlarından Kültepe’de karşılaşmaktayız. Kültepe’de çıkarılan tabletler de kan parası için dāmu kelimesinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

Dāmu kelimesi Eski Aššur Döneminde fonetik olarak yazılmışken, Yeni Aššur Dönemi belgelerinde ÚŠ/MÚD logogramıyla da ifade edilmiştir.

Kültepe tabletlerinde Aššurlu’nun öldürüldüğünde yakınlarına kan parası (dāmu) verileceği Aššur ile yerel krallar arasında varılan anlaşmalarla sağlanmıştır. Bu anlaşma metinlerinde dāmam šaqālum/tadānum/kašādum (kan parası ödemek/vermek/almak) ifadeleri görülmektedir.

Kültepe’de yaşanan cinayete kurban giden Aššur için kan parası verilme kararı dışında birde öldüren kişinin kendilerine teslim edileceğine dair karar dikkati çekmektedir. Yani kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kendi ülke topraklarında olmasalar bile Aššurlular hem kan parası alıyorlar hem de kendi ceza sistemlerini (kısasa kısası) uygulatma kararı çıkartıyorlardı.

Kaniš şehri ile Aššur arasında yapılan antlaşmada (Kt. 00/k 6) kan parası hususunda şu bilgiler yer almaktadır:

“Senin şehrinde veya ülkende bir Aššurlu’nun kanı döküldüğünde (öldürüldüğünde) ve malı kaybolduğunda (yakınlarına) belirlenmiş miktarlardaki kan parası ödenecek; katil Aššurlulara teslim edilecek ve o bizzat onlar tarafından öldürülecektir. (Katilin) yerine başka birisi verilmeyecektir. Kayıp mal (yakınlarına) iade edilecektir.”

Hahhum ile Aššur arasındaki anlaşmanın kaydedildiği (Kt. 00/k 10) belgenin kan parasıyla ilgili kısmı şöyledir:

“Hahhum’da, şehir dışında veya ülkenin herhangi bir yerinde bir Aššur soyulur ve öldürülürse, kan parası ödenecek; katiller öldürülmeleri için Aššurlulara teslim edilecek; kayıp mal tam olarak ödenecektir.

Anadolu’da cinayete kurban giden Aššurlunun yakınlarına belirlenmiş miktarda kan parası ödenmesi; katilin Aššurlulara teslim edilerek bizzat onlar tarafından öldürülerek cezalandırılması gibi Aššurlulara verilen önemli tavizler, yerli yönetimlerin yapılan ticaretten sağladıkları kazanç ve onların getirdikleri mallara duydukları ihtiyaçla açıklanabilir. Bir antlaşmanın devamı olduğu zannedilen Kt. n/k
794 env. numaralı bir metinde de “Eğer senin ülkende kanlı (cinayet) meydana gelirse, sen, katilleri öldürmemiz için bize teslim edeceksin” denilmektedir.

Antlaşma metinlerinde kan parasının ödenmesine rağmen kısasa kısas uygulanarak katilin bizzat maktulün yakınları tarafından öldürülmesi başka Aššur belgelerinde görülmemektedir.

Konumuza Aššur–nada’nın öldürülmesi ile ilgili yazılan mektuba yer vererek bitirmek isteriz.

Aššur–nādā’nın Oğlunun Kan Parası başlıklı tablete konu olan Aššur–nada muhtemelen Purušhattum’da meydana gelen isyanda öldürülmüştür.

1950 yılında kazılardan ele geçirilen iki belge konu hakkında detaylı bilgiler sağlamaktadır. Aşağıdaki belge Buzutaya tarafından Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye hitaben yazılmıştır. Mektupta şu ifadeler yer almaktadır:

“Šu–Hubur, Aššur–bāni, İlī–alum, İšme–Aššur ve Aššur–emūqī’ye söyle. Buzutaya şöyle (söyler): Uşağımın ve Aššur–nādā’nın oğlunun cinayeti ile ilgili olarak Purušhattum kārum’unun tabletini ve şahitlerimin tabletlerini aldım ve tutuyorum. Cinayeti araştırdığım zaman […] cinayet (olduğunu) ortaya çıkardım. […] kārum’un […] benim işittiğim onların […] benim için alın ve onların tabletini buraya yolla(yın). Şehrin tabletleri ile birlikte kaydedin ve tableti alın (ve) bana gönderin! Tabletimi bana gönderip, adamlara söz verin! İşitmiyor musunuz? Saray tahrip edilirken Şu–su’en’in oğlu Su’en–nādā, Kutubatani’nin oğlu Šumī–abiya, Kukubaza; 5 veya 6 (kişilik) bir grup öldürülmüşlerdir ve kime […] verdiler […].”

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

Belgeden, ismi verilmeyen bir yerde, muhtemelen bir isyan neticesinde, sarayın tahrip edildiği ve bu sırada beş veya altı kişinin öldüğü anlaşılmaktadır. Ölenlerden üçünün ismi Buzutaya tarafından bilinmektedir.

Ölenlerden biri Buzutaya’nın uşağı diğeri ise Aššur–nada’nın oğlu olmalıdır. İkinci belgede ise Aššur–nada’nın
oğlunun kan parasıyla ilgili, onun bir diğer oğlunun Asur şehir meclisine başvurduğu görülür. Bu hususta şehir meclisi aşağıda tercümesi verilen karara varmıştır:

“Buzutaya’ya söyle! Aššur–emūqī şöyle (söyler): Burada Aššur–nādā’ın oğlu şehir (meclisine) başvurdu. Şehir meclisinin önünde, hamrum’da konuştuk. Şehir (meclisi) kararı şöyle verdi: Buzutaya Kaniš’te Aššur’un hançeri önünde Aššur–nādā’nın oğlunun kan parası için gümüş almadığına ve kan (parasını) tutmadığına (dair) yemin edecek ve Aššur–nādā’nın oğulları ve kızı (da) kan parası için Buzutaya’ya (hukuken) itiraz etmeyecekler. Bu tablet şehrin kararının kopyasıdır.”

Tablet, meselenin öncesi hakkında detay vermez fakat belgenin içeriğinden Buzutaya’nın Aššur–nādā’nın oğlunun kan parasını almakla itham edildiği anlaşılır.

Buna istinaden Buzutaya Aššur’un hançeri önünde yemin edecek ve bu suretle Aššur–nādā’nın evlatları Buzutaya’ya hukuki itirazda bulunmayacaklardır. Asıl mesele Aššur–nādā’nın kan parasının temininden ziyade Buzutaya’nın kan parasını haksız biçimde alıp almadığıdır. Belki de Aššur–nādā’nın katili veya katilin yakınları kan parasını Buzutaya’ya ödediklerini iddia etmişlerdi. Bu sebeple önce
Buzutaya ile ilgili meselenin çözümü ele alınmış ve Asur şehri yukarıda bahsedilen kararı almıştır. Kaniš’te Tanrı Aššur’un hançeri önünde yapılacak yemin sonrasında Aššur–nādā’nın yakınlarının kan parasının temizlenmesi için girişimde bulunacaklarını söyleyebiliriz. Meselenin ne şekilde sonuçlandığını bilinmemektedir.

Yazımızda Faruk Akyüz’ün Belleten Dergisi, Aralık 2020, Cilt: 84/Sayı: 301; 887-906 da yayımlanan  “Asur Belgelerinde Kan Parası” makalesinden yararlanılmıştır.

Banner
Related Articles

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

Saqqara’da Bilinmeyen Bir Mısır Kraliçesinin Mezarı Keşfedildi “Kraliçe Neit”

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Giza Piramitinin yakınlarında Saqqara nekropolünde çalışan Mısırlı arkeologlar, 4300 yıl önce Mısır’ı yöneten altıncı hanedanlığın ilk firavunu olan Kral Teti’nin...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Assos’ta mezar hediyesi 2 bin yıllık düdük keşfedildi

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Çanakkale Ayvacık ilçesinde yer alan Assos Ören Yeri’nde Roma döneminde çocuk mezarlarına konulan pişmiş topraktan yapılmış düdük keşfedildi. 2 bin...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]