21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Kazılarında 1650 Yıllık Toprak Izgara Ortaya Çıkarıldı

Çanakkale Ayvacık ilçesi’nin Behramkale Köyü sınırları içerisinde yer alan antik çağın ünlü düşünürlerine ev sahipliği yapan dönemin zengin yerleşim yeri Assos Antik Kenti’nde kazılar devam ediyor.

Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma medeniyetlerinin hakim olduğu Assos Antik Kenti kazılarında Roma dönemine ait toprak ızgara ve mutfak malzemeleri ortaya çıkarıldı. Buluntular 1650 yıl öncesine tarihlendiriliyor.

1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı mimar Francis H. Bacon tarafından bulunan Assos’ta bu yıl kazıları Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında 15 kişilik ekip yürütüyor.

7 bin yıllık geçmişe sahip Assos Ören Yeri‘nde bu yıl kazı çalışmaları Gymnasium, Agora ve Batı Kapısı gerisindeki Bizans konutları alanında devam ediyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, kazılarda Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait yaklaşık 300 bin yıllık olduğu tahmin edilen kesici, sıyırıcı ve vurma gibi farklı taş aletler bulunduğunu söyleyerek “Bu taş aletler ile bölgede binlerce yıl öncesinde yaşamın izlerine rastlandı” dedi.

Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA
Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA

Belirlenen kazı noktaları hakkında Prof. Dr. Arslan, DHA muhabirine şu bilgileri verdi. “Bunlardan bir tanesi antik çağlardaki Gymnasium, başka bir ifadeyle lise diyebileceğimiz bir yapı. Yapı oldukça büyük bir alanı kaplamakta. Bu yapının sarnıç dediğimiz suların depolandığı küçük bir alanında kazı çalışmalarına devam ediyor. Burada şunu görüyoruz; bu yapı Helenistik dönemde yapılmış olmakla beraber, Roma ve Bizans döneminde kullanılmaya devam ediliyor. Bizans döneminde işlevini yitirip bir kiliseye dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Şu anda içinde bulunduğumuz alanda Roma, ama arka tarafta ise Bizans kilisesi ve kalıntıları yer alıyor. Bunun dışında 2’nci bir çalışma alanı olarak da kentin batısında yer alan, batı kapısı olarak adlandırdığımız kapının hemen gerisindeki han olarak isimlendirdiğimiz Bizans dönemine ait bir yapı kompleksinde çalışmaktayız. Bu yapının çok fazla mekanları var. Her yıl mümkün oldukça bu yapının bir mekanını açığa kavuşturup, işlevlerinin neler olduğunu aydınlatmaya çalışıyoruz. Buradaki yapı Helenistik olmasına rağmen Bizans döneminde kiliseye dönüştürülmüş ve bu yukarıda görülen mermer parçaları da Bizans dönemine ait parçalar. Bu parçalardan bir tanesi de masa olarak kullanılan bir masanın mermer ayağı. Şimdi onu çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Buluntular, dönemin yaşam tarzı ve mutfak kültürü hakkında bilgi veriyor.

“Agora’da yaptığımız kazılar sırasında bir eve ait bir çöplük alanına rastladık. O dönemde kullanılan ve kırılan her türlü kap kacaklar da bu alana atılıyor. Çöplükte elde edilen seramik parçaları laboratuvarda istatistikleri yapılıp, bunların parçaları bulunup, restore ediliyor. Restorasyon sonrasında bir evin mutfağında kullanılan pişirme kapları, yemek kültürüne ait kapkaçalar bulduk. Bunlardan en ilginç olanlardan bir tanesi ızgara olarak kullanılan, pişmiş topraktan yapılan bir objeydi. Onun dışında yine pişmiş topraktan yapılmış tavalar, tencereler, karıştırma, ezme kapları gibi çok sayıda kaplar bulundu. O dönemki yaşantısında insanlar yemekleri haşlama ya da ızgara olarak yediği için bu örnekler de bize o dönem insanların gündelik yaşam tarzı ve mutfaktaki ne tür yemek pişirdiklerini ve hangi araç gereçleri kullandığını göstermesi açısından önemli bir buluntu grubu.”

Assos'ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA
Assos’ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA

Assos Ören Yeri’nin güneyinde Biber deresi mevkisinde yapılan araştırmada taş aletler bulunduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Arslan, “Assos’un güneyinde Biber deresi denilen bir bölge var. Orada bir su kaynağı ve su kaynağının hemen kenarında verimli küçük bir vadi var. Bu vadide bu yıl yaptığımız kısa bir araştırmada çok erken çağlarda bu bölgedeki yaşama ait bazı izler elde edildi. Tahminen ilk, ön araştırmalara göre taş aletler Paleolitik döneme ait 300 bin yıllık gibi bir tarihe denk geliyor. Bu da erken çağlarda da bu bölgedeki yaşamın varlığına ilişkin önemli bir buluntular olduğunu söyleyebiliriz. Bu konudaki uzmanlar tarafından daha ayrıntılı olarak araştırılacak” dedi.

Kaynak : DHA

Banner
Related Articles

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

İran’da dokuz çocuğa ait 3.000 yıllık iskeletler keşfedildi

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Tahran Üniversitesi’nden arkeologlar, İran’ın orta batısındaki Qazvin eyaletinin Segzabad bölgesinde bulunan eski bir mezarlıkta yaptığı kazılarda 3.000 yıl öncesine ait...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Mersin’de 60 Milyon Yaşında Salyangoz Fosili Bulundu

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Mersin’in Toroslar ilçesinde 60 milyon yaşına tarihlenen salyangoz fosili bulundu. Süleyman Uygun tarafından bulunan salyangoz fosili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri...

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]