21 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Kazılarında 1650 Yıllık Toprak Izgara Ortaya Çıkarıldı

Çanakkale Ayvacık ilçesi’nin Behramkale Köyü sınırları içerisinde yer alan antik çağın ünlü düşünürlerine ev sahipliği yapan dönemin zengin yerleşim yeri Assos Antik Kenti’nde kazılar devam ediyor.

Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma medeniyetlerinin hakim olduğu Assos Antik Kenti kazılarında Roma dönemine ait toprak ızgara ve mutfak malzemeleri ortaya çıkarıldı. Buluntular 1650 yıl öncesine tarihlendiriliyor.

1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı mimar Francis H. Bacon tarafından bulunan Assos’ta bu yıl kazıları Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında 15 kişilik ekip yürütüyor.

7 bin yıllık geçmişe sahip Assos Ören Yeri‘nde bu yıl kazı çalışmaları Gymnasium, Agora ve Batı Kapısı gerisindeki Bizans konutları alanında devam ediyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, kazılarda Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait yaklaşık 300 bin yıllık olduğu tahmin edilen kesici, sıyırıcı ve vurma gibi farklı taş aletler bulunduğunu söyleyerek “Bu taş aletler ile bölgede binlerce yıl öncesinde yaşamın izlerine rastlandı” dedi.

Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA
Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA

Belirlenen kazı noktaları hakkında Prof. Dr. Arslan, DHA muhabirine şu bilgileri verdi. “Bunlardan bir tanesi antik çağlardaki Gymnasium, başka bir ifadeyle lise diyebileceğimiz bir yapı. Yapı oldukça büyük bir alanı kaplamakta. Bu yapının sarnıç dediğimiz suların depolandığı küçük bir alanında kazı çalışmalarına devam ediyor. Burada şunu görüyoruz; bu yapı Helenistik dönemde yapılmış olmakla beraber, Roma ve Bizans döneminde kullanılmaya devam ediliyor. Bizans döneminde işlevini yitirip bir kiliseye dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Şu anda içinde bulunduğumuz alanda Roma, ama arka tarafta ise Bizans kilisesi ve kalıntıları yer alıyor. Bunun dışında 2’nci bir çalışma alanı olarak da kentin batısında yer alan, batı kapısı olarak adlandırdığımız kapının hemen gerisindeki han olarak isimlendirdiğimiz Bizans dönemine ait bir yapı kompleksinde çalışmaktayız. Bu yapının çok fazla mekanları var. Her yıl mümkün oldukça bu yapının bir mekanını açığa kavuşturup, işlevlerinin neler olduğunu aydınlatmaya çalışıyoruz. Buradaki yapı Helenistik olmasına rağmen Bizans döneminde kiliseye dönüştürülmüş ve bu yukarıda görülen mermer parçaları da Bizans dönemine ait parçalar. Bu parçalardan bir tanesi de masa olarak kullanılan bir masanın mermer ayağı. Şimdi onu çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Buluntular, dönemin yaşam tarzı ve mutfak kültürü hakkında bilgi veriyor.

“Agora’da yaptığımız kazılar sırasında bir eve ait bir çöplük alanına rastladık. O dönemde kullanılan ve kırılan her türlü kap kacaklar da bu alana atılıyor. Çöplükte elde edilen seramik parçaları laboratuvarda istatistikleri yapılıp, bunların parçaları bulunup, restore ediliyor. Restorasyon sonrasında bir evin mutfağında kullanılan pişirme kapları, yemek kültürüne ait kapkaçalar bulduk. Bunlardan en ilginç olanlardan bir tanesi ızgara olarak kullanılan, pişmiş topraktan yapılan bir objeydi. Onun dışında yine pişmiş topraktan yapılmış tavalar, tencereler, karıştırma, ezme kapları gibi çok sayıda kaplar bulundu. O dönemki yaşantısında insanlar yemekleri haşlama ya da ızgara olarak yediği için bu örnekler de bize o dönem insanların gündelik yaşam tarzı ve mutfaktaki ne tür yemek pişirdiklerini ve hangi araç gereçleri kullandığını göstermesi açısından önemli bir buluntu grubu.”

Assos'ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA
Assos’ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA

Assos Ören Yeri’nin güneyinde Biber deresi mevkisinde yapılan araştırmada taş aletler bulunduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Arslan, “Assos’un güneyinde Biber deresi denilen bir bölge var. Orada bir su kaynağı ve su kaynağının hemen kenarında verimli küçük bir vadi var. Bu vadide bu yıl yaptığımız kısa bir araştırmada çok erken çağlarda bu bölgedeki yaşama ait bazı izler elde edildi. Tahminen ilk, ön araştırmalara göre taş aletler Paleolitik döneme ait 300 bin yıllık gibi bir tarihe denk geliyor. Bu da erken çağlarda da bu bölgedeki yaşamın varlığına ilişkin önemli bir buluntular olduğunu söyleyebiliriz. Bu konudaki uzmanlar tarafından daha ayrıntılı olarak araştırılacak” dedi.

Kaynak : DHA

Banner
Benzer Yazılar

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Michelangelo’nun Gizli Odası halka açılıyor

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Michelangelo’nun 1530’da siyasi düşmanlarından saklandığı söylenen oda halka açılıyor. Michelangelo’nun Gizli Odası kırk sekiz yıl önce keşfedilmişti. San Lorenzo Bazilikası’nın...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

Hititçe kelimeleri sesli dinlemek ister misiniz?

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Bir Hint-Avrupa halkı olan Hititler, Anadolu’da Hattilerden sonra yüzyıllar sürecek güçlü bir medeniyet kurmuşlardır. Nereden geldikleri konusunda hala net bir...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Amazon nehrindeki kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı

24 Ekim 2023

24 Ekim 2023

Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon nehrinde yaşanan kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı. Brezilya...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Vikingler, Kıyameti Önlemek İçin Volkanik Mağaraya Devasa Bir Tekne Oydular

26 Nisan 2021

26 Nisan 2021

Arkeologlar, Vikinglerin Ragnarök ile yani tanrıların öldürüldüğü ve dünyanın alevler içinde kaldığı hikaye ile ilişkilendirilen İzlanda da bir mağarada da...

Almanya’da Demir Çağı dönemi 2800 yıllık iki kılıç bulundu

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Almanya’nın güneyindeki Andechs’in Frieding bölgesindeki itfaiye istasyonunun inşasına yönelik arkeolojik kazılar sırasında, arkeologlar son derece nadir ve kısmen iyi korunmuş...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]