7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Kazılarında 1650 Yıllık Toprak Izgara Ortaya Çıkarıldı

Çanakkale Ayvacık ilçesi’nin Behramkale Köyü sınırları içerisinde yer alan antik çağın ünlü düşünürlerine ev sahipliği yapan dönemin zengin yerleşim yeri Assos Antik Kenti’nde kazılar devam ediyor.

Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma medeniyetlerinin hakim olduğu Assos Antik Kenti kazılarında Roma dönemine ait toprak ızgara ve mutfak malzemeleri ortaya çıkarıldı. Buluntular 1650 yıl öncesine tarihlendiriliyor.

1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı mimar Francis H. Bacon tarafından bulunan Assos’ta bu yıl kazıları Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında 15 kişilik ekip yürütüyor.

7 bin yıllık geçmişe sahip Assos Ören Yeri‘nde bu yıl kazı çalışmaları Gymnasium, Agora ve Batı Kapısı gerisindeki Bizans konutları alanında devam ediyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, kazılarda Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait yaklaşık 300 bin yıllık olduğu tahmin edilen kesici, sıyırıcı ve vurma gibi farklı taş aletler bulunduğunu söyleyerek “Bu taş aletler ile bölgede binlerce yıl öncesinde yaşamın izlerine rastlandı” dedi.

Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA
Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA

Belirlenen kazı noktaları hakkında Prof. Dr. Arslan, DHA muhabirine şu bilgileri verdi. “Bunlardan bir tanesi antik çağlardaki Gymnasium, başka bir ifadeyle lise diyebileceğimiz bir yapı. Yapı oldukça büyük bir alanı kaplamakta. Bu yapının sarnıç dediğimiz suların depolandığı küçük bir alanında kazı çalışmalarına devam ediyor. Burada şunu görüyoruz; bu yapı Helenistik dönemde yapılmış olmakla beraber, Roma ve Bizans döneminde kullanılmaya devam ediliyor. Bizans döneminde işlevini yitirip bir kiliseye dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Şu anda içinde bulunduğumuz alanda Roma, ama arka tarafta ise Bizans kilisesi ve kalıntıları yer alıyor. Bunun dışında 2’nci bir çalışma alanı olarak da kentin batısında yer alan, batı kapısı olarak adlandırdığımız kapının hemen gerisindeki han olarak isimlendirdiğimiz Bizans dönemine ait bir yapı kompleksinde çalışmaktayız. Bu yapının çok fazla mekanları var. Her yıl mümkün oldukça bu yapının bir mekanını açığa kavuşturup, işlevlerinin neler olduğunu aydınlatmaya çalışıyoruz. Buradaki yapı Helenistik olmasına rağmen Bizans döneminde kiliseye dönüştürülmüş ve bu yukarıda görülen mermer parçaları da Bizans dönemine ait parçalar. Bu parçalardan bir tanesi de masa olarak kullanılan bir masanın mermer ayağı. Şimdi onu çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Buluntular, dönemin yaşam tarzı ve mutfak kültürü hakkında bilgi veriyor.

“Agora’da yaptığımız kazılar sırasında bir eve ait bir çöplük alanına rastladık. O dönemde kullanılan ve kırılan her türlü kap kacaklar da bu alana atılıyor. Çöplükte elde edilen seramik parçaları laboratuvarda istatistikleri yapılıp, bunların parçaları bulunup, restore ediliyor. Restorasyon sonrasında bir evin mutfağında kullanılan pişirme kapları, yemek kültürüne ait kapkaçalar bulduk. Bunlardan en ilginç olanlardan bir tanesi ızgara olarak kullanılan, pişmiş topraktan yapılan bir objeydi. Onun dışında yine pişmiş topraktan yapılmış tavalar, tencereler, karıştırma, ezme kapları gibi çok sayıda kaplar bulundu. O dönemki yaşantısında insanlar yemekleri haşlama ya da ızgara olarak yediği için bu örnekler de bize o dönem insanların gündelik yaşam tarzı ve mutfaktaki ne tür yemek pişirdiklerini ve hangi araç gereçleri kullandığını göstermesi açısından önemli bir buluntu grubu.”

Assos'ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA
Assos’ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA

Assos Ören Yeri’nin güneyinde Biber deresi mevkisinde yapılan araştırmada taş aletler bulunduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Arslan, “Assos’un güneyinde Biber deresi denilen bir bölge var. Orada bir su kaynağı ve su kaynağının hemen kenarında verimli küçük bir vadi var. Bu vadide bu yıl yaptığımız kısa bir araştırmada çok erken çağlarda bu bölgedeki yaşama ait bazı izler elde edildi. Tahminen ilk, ön araştırmalara göre taş aletler Paleolitik döneme ait 300 bin yıllık gibi bir tarihe denk geliyor. Bu da erken çağlarda da bu bölgedeki yaşamın varlığına ilişkin önemli bir buluntular olduğunu söyleyebiliriz. Bu konudaki uzmanlar tarafından daha ayrıntılı olarak araştırılacak” dedi.

Kaynak : DHA

Banner
Related Articles

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Arkeologlar Mısır kraliçesinin mezarında 5000 yıllık şarap buldular

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Uluslararası arkeoloji ekibi Yukarı Mısır’da Kraliçe Merneith’e ait olan mezarda açılmamış mühürlü çömleklerin içinde 5000 yıllık şarap buldu. Kraliçe Merneith’in...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Güney Amerikalı Jivaro kabilesine ait 4 kafatası İzmir’de ele geçirildi

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri gelen bir ihbar üzerine düzenledikleri operasyonda Güney Amerikalı Jivaro kabilesine...

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Sahra Çölü’nün Kaybolan Cenneti

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Bugünkü Sahra Çölü’nün büyük kısımları binlerce yıl önce yeşildi. Zürafaların ve timsahların tarih öncesi gravürleri, çölde yüzen insanları bile gösteren bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]