14 June 2024 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Kazılarında 1650 Yıllık Toprak Izgara Ortaya Çıkarıldı

Çanakkale Ayvacık ilçesi’nin Behramkale Köyü sınırları içerisinde yer alan antik çağın ünlü düşünürlerine ev sahipliği yapan dönemin zengin yerleşim yeri Assos Antik Kenti’nde kazılar devam ediyor.

Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma medeniyetlerinin hakim olduğu Assos Antik Kenti kazılarında Roma dönemine ait toprak ızgara ve mutfak malzemeleri ortaya çıkarıldı. Buluntular 1650 yıl öncesine tarihlendiriliyor.

1880-1883 yıllarında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yaptığı kazılar sırasında Amerikalı mimar Francis H. Bacon tarafından bulunan Assos’ta bu yıl kazıları Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığında 15 kişilik ekip yürütüyor.

7 bin yıllık geçmişe sahip Assos Ören Yeri‘nde bu yıl kazı çalışmaları Gymnasium, Agora ve Batı Kapısı gerisindeki Bizans konutları alanında devam ediyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, kazılarda Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait yaklaşık 300 bin yıllık olduğu tahmin edilen kesici, sıyırıcı ve vurma gibi farklı taş aletler bulunduğunu söyleyerek “Bu taş aletler ile bölgede binlerce yıl öncesinde yaşamın izlerine rastlandı” dedi.

Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA
Assos kazılarında ortaya çıkarılan mutfak malzemeleri Fotoğraf DHA

Belirlenen kazı noktaları hakkında Prof. Dr. Arslan, DHA muhabirine şu bilgileri verdi. “Bunlardan bir tanesi antik çağlardaki Gymnasium, başka bir ifadeyle lise diyebileceğimiz bir yapı. Yapı oldukça büyük bir alanı kaplamakta. Bu yapının sarnıç dediğimiz suların depolandığı küçük bir alanında kazı çalışmalarına devam ediyor. Burada şunu görüyoruz; bu yapı Helenistik dönemde yapılmış olmakla beraber, Roma ve Bizans döneminde kullanılmaya devam ediliyor. Bizans döneminde işlevini yitirip bir kiliseye dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Şu anda içinde bulunduğumuz alanda Roma, ama arka tarafta ise Bizans kilisesi ve kalıntıları yer alıyor. Bunun dışında 2’nci bir çalışma alanı olarak da kentin batısında yer alan, batı kapısı olarak adlandırdığımız kapının hemen gerisindeki han olarak isimlendirdiğimiz Bizans dönemine ait bir yapı kompleksinde çalışmaktayız. Bu yapının çok fazla mekanları var. Her yıl mümkün oldukça bu yapının bir mekanını açığa kavuşturup, işlevlerinin neler olduğunu aydınlatmaya çalışıyoruz. Buradaki yapı Helenistik olmasına rağmen Bizans döneminde kiliseye dönüştürülmüş ve bu yukarıda görülen mermer parçaları da Bizans dönemine ait parçalar. Bu parçalardan bir tanesi de masa olarak kullanılan bir masanın mermer ayağı. Şimdi onu çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Buluntular, dönemin yaşam tarzı ve mutfak kültürü hakkında bilgi veriyor.

“Agora’da yaptığımız kazılar sırasında bir eve ait bir çöplük alanına rastladık. O dönemde kullanılan ve kırılan her türlü kap kacaklar da bu alana atılıyor. Çöplükte elde edilen seramik parçaları laboratuvarda istatistikleri yapılıp, bunların parçaları bulunup, restore ediliyor. Restorasyon sonrasında bir evin mutfağında kullanılan pişirme kapları, yemek kültürüne ait kapkaçalar bulduk. Bunlardan en ilginç olanlardan bir tanesi ızgara olarak kullanılan, pişmiş topraktan yapılan bir objeydi. Onun dışında yine pişmiş topraktan yapılmış tavalar, tencereler, karıştırma, ezme kapları gibi çok sayıda kaplar bulundu. O dönemki yaşantısında insanlar yemekleri haşlama ya da ızgara olarak yediği için bu örnekler de bize o dönem insanların gündelik yaşam tarzı ve mutfaktaki ne tür yemek pişirdiklerini ve hangi araç gereçleri kullandığını göstermesi açısından önemli bir buluntu grubu.”

Assos'ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA
Assos’ta bulunan toprak ızgara Fotoğraf DHA

Assos Ören Yeri’nin güneyinde Biber deresi mevkisinde yapılan araştırmada taş aletler bulunduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Arslan, “Assos’un güneyinde Biber deresi denilen bir bölge var. Orada bir su kaynağı ve su kaynağının hemen kenarında verimli küçük bir vadi var. Bu vadide bu yıl yaptığımız kısa bir araştırmada çok erken çağlarda bu bölgedeki yaşama ait bazı izler elde edildi. Tahminen ilk, ön araştırmalara göre taş aletler Paleolitik döneme ait 300 bin yıllık gibi bir tarihe denk geliyor. Bu da erken çağlarda da bu bölgedeki yaşamın varlığına ilişkin önemli bir buluntular olduğunu söyleyebiliriz. Bu konudaki uzmanlar tarafından daha ayrıntılı olarak araştırılacak” dedi.

Kaynak : DHA

Banner
Benzer Yazılar

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Aspendos Antik Kentinde 2000 Yıllık Zeus ve Afrodit Heykelleri Bulundu

27 Mayıs 2024

27 Mayıs 2024

Aspendos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma dönemine ait 2000 yıllık Zeus ve Afrodit heykelleri bulundu. Aspendos, Antalya’nın Serik ilçesinde yer...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Cami Avlusunda Roma Dönemi Mozaiği Bulundu

20 Mayıs 2021

20 Mayıs 2021

Osmanlı dönemine ait Tekeli Mehmet Paşa Camii avlusunda Roma dönemine ait geometrik motiflerden oluşan mozaik ortaya çıkarıldı. Avluda yapılan kazılarda...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Dev Kertenkeleler Milyonlarca Yıl Boyunca Yavaş Yavaş Uçmayı Öğrendi!

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Dinozorların yanında yaşayan Pterodactyl’ler ve diğer ilgili kanatlı sürüngenler, milyonlarca yıl boyunca gökyüzünün ölümcül efendileri olmak için uçma yeteneklerini istikrarlı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]