7 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini belirterek bölgede yapılması düşünülen Turnasuyu Irmağı üzerindeki hidroelektrik santralinin (HES) kayalıkları olumsuz etkileyeceğini dile getirdiler.

Ordu’da bulunan ve geçtiğimiz kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 2.200 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli ile dikkatleri üzerine çeken Kurul Kalesi‘nin yakınında yer alan Asar Kayası’nında Kurul Kalesi gibi arkeolojik kalıntıları barındırdığını düşünen Ordulu doğa savunucuları bölgede arkeolojik çalışmaların başlatılmasını ve bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istediler.

Kurulacak HES, Asar Kayası’nı Olumsuz Etkileyecek

ANKA haber ajansından Berkay Varol’un haberine göre; Altınordu ilçesine bağlı Saraycık Mahallesi’nde bölge halkı tarafından Asar Kayası olarak adlandırılan alanda Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Coşkun Özbucak ve Saraycık Mahallesi Muhtarı Nazım Kurnaz, inceleme yaptılar. Asar Kayası’na yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Kurul Kalesi’nde 2016 yılında yapılan arkeolojik kazılarda, kalenin kapısında Helenistik döneme ait mermerden tanrıça Kibele heykeli, 2018 yılında ise Kibele’nin partneri olan 3 farklı heykel çıkardığını anımsatan doğa savunucuları, benzer özellikler taşıyan Asar Kayası’nda da tarihsel kalıntılar olabileceğini, bu nedenle arkeolojik çalışmaların yapılmasını istediler. Kayaların altından geçen ve Karadeniz’e dökülen Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılmak istenen HES’in, Asar Kayası’nı olumsuz etkileyeceğini vurguladılar.

“Turizme Kazandırılmalı”

Asar Kayası’nın bulunduğu Saraycık Mahallesi’nin muhtarı Kurnaz, “Burası önemli bir yer. Büyüklerimiz dilden dile dolaşan efsane anlatıyor. Buraya kadar deniz gelirmiş. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne arkeolojik inceleme yapılması için dilekçe verdim. Dilekçem Samsun’a gönderildi. Takip ediyorum. Buradaki tarihi miras gün yüzüne çıkarılmalı, turizme kazandırılmalı” diyerek çağrı yaptı.

“Bulgular Yaşam Alanı Olduğunu Gösteriyor”

Bölgede ilk olarak 2013 yılında inceleme yaptıklarını belirten ORÇEV Başkanı Gönül, “O zaman Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu olarak çalışıyorduk. Arkeolog arkadaşımızla birlikte inceleme yaptık. Bulgular, buranın bir yaşam alanı olduğunu gösteriyordu. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne bildirdik, yeterince incelemediler, bugüne geldik. Artık takipçisiyiz” dedi.

Ordu Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir
Ordulu doğa savunucuları, Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılması düşünülen HES barajının Asar Kaya’sına zarar vereceğini bu nedenle acilen bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istiyorlar.

“Arkeolojik Sit Alanı İlan Edilmeli”

Asar Kayası’nın Turnasuyu Irmağı havzasında yer aldığının altını çizen Gönül, “Burada HES projesi var. İki kez mahkeme kararı ile durduruldu. Yeniden ÇED süreci başlatıldı. HES buraya zarar verecek. Ayrıca taş ocağı var. Kurul Kalesi’nin altındaki gibi burası da taş ocağı nedeniyle zarar görme tehlikesi bulunuyor. Bu nedenle incelemeler tamamlanmalı ve Asar Kayaları bir an önce arkeolojik SİT alanı ilan edilmelidir” diye konuştu.

“Asar Kayası’nın Tarihsel Bir Geçmişi Olduğunu Bölgede Yaşayanlar Biliyor”

Bölgede arkeolojik incelemelerin bir an önce başlatılması gerektiğini belirten Ekoloji Birliği Sözcüsü ve ORÇEV Yönetim Kurulu üyesi Özbucak, “Ordu-Altınordu ilçesi Saraycık Mahallesi sınırları içinde bulunan Asar Kayası’nın tarihsel bir geçmişi olduğunu bölgede yaşayanlar biliyor. Artık incelemeler yapılarak tarihi gerçeklikler gün yüzüne çıkarılmalıdır. Burayla ilgili en önemli tanıtım çalışması yapan üyemiz dağcı öğretmen Mehmet Şenocak’ın da katkıları büyük” dedi.

“İnsan Yapımı Olabilecek ‘Oyma-Mağaraların’ Olduğu Belirtildi”

Özbucak, 2013 yılında arkeolog Ayşe Önal ve Mehmet Şenocak’ın katkılarıyla inceleme yaptıklarının altını çizerek şöyle konuştu:

“Arkeolog Ayşe Önal buranın Ordu Bayadı Mahallesi’ndeki Kurul Kalesi’nin yapıldığı dönemle veya sonrasıyla ilgili olabileceğini ve Hıristiyanlık öncesi döneme dayandığını, yüzeyde ot ve yosunların altında insan yapımı olabilecek ‘oyma-mağara’ların olduğunu belirtmiştir. Şimdi yeni bir süreç başlıyor, burası arkeolojik SİT alanı olarak kabul görecek. 2200 yıl öncesine ait Kibele tanrıçası buluna kazının devam ettiği Kurul Kalesi ile Asar Kayalıkları ve Zafer Mahallesi’ndeki kayalıkların bir bütünlük oluşturuyor. Bu durum göz önünde tutulmalıdır. Buranın tam anlamıyla tarihsel geçmişi yapılacak bir arkeolojik çalışmayla ortaya çıkacaktır. Turnasuyu Irmağı’nda yapılmak istenen HES’e hem dernek hem de yöre halkı olarak engel olmaya devam edeceğiz.”

Banner
Benzer Yazılar

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Bilim insanları 45.000 yıl önce gelişmiş bir maddi kültürün kanıtlarını buldular

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Çok uluslu bir araştırma ekibi, Nature Ecology & Evolution dergisinde, yaklaşık 45.000 yıl önce Çin’de gelişmiş bir maddi kültürün varlığına...

Bergama’da basılan İmparator Caracalla Madalyonu Bulgaristan’daki Roma mezarında bulundu

15 Şubat 2024

15 Şubat 2024

2023’ün sonlarında Bulgaristan’ın Veliko Tırnovo bölgesindeki Strazhitsa belediyesine bağlı Nova Varbovka köyü yakınlarında keşfedilen Roma mezarların birinde, Roma imparatoru Caracalla’nın...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Mısır’da Zues Kasios Tapınağı’nın kalıntıları ortaya çıkarıldı

27 Nisan 2022

27 Nisan 2022

Mısır’da Olympus Dağı tanrılarının başı Zues’a adanmış bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı. Keşif, Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından duyuruldu....

Güney Arabistan’da Taş Bıçak Üretiminin En Eski Kanıtı: 80.000 Yıllık Taş Bıçaklar Keşfedildi

21 Şubat 2025

21 Şubat 2025

Friedrich Schiller Üniversitesi Jena’dan Knut Bretzke liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, Şarika Emirliği’ndeki Jebel Faya kaya sığınağında 80.000 yıllık taş...

Assos’ta mezar hediyesi 2 bin yıllık düdük keşfedildi

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Çanakkale Ayvacık ilçesinde yer alan Assos Ören Yeri’nde Roma döneminde çocuk mezarlarına konulan pişmiş topraktan yapılmış düdük keşfedildi. 2 bin...

Lublin kırsalında şaşırtıcı bir keşif! Mısır ve Roma tanrılarının antik figürinleri bulundu

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Mısır tanrısı Osiris’i tasvir eden iki antik figürin ve Roma tanrısı Bacchus’un bir büstü, Polonya’nın Lublin kentinin Opole bölgesinde bulundu....

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]