2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini belirterek bölgede yapılması düşünülen Turnasuyu Irmağı üzerindeki hidroelektrik santralinin (HES) kayalıkları olumsuz etkileyeceğini dile getirdiler.

Ordu’da bulunan ve geçtiğimiz kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 2.200 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli ile dikkatleri üzerine çeken Kurul Kalesi‘nin yakınında yer alan Asar Kayası’nında Kurul Kalesi gibi arkeolojik kalıntıları barındırdığını düşünen Ordulu doğa savunucuları bölgede arkeolojik çalışmaların başlatılmasını ve bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istediler.

Kurulacak HES, Asar Kayası’nı Olumsuz Etkileyecek

ANKA haber ajansından Berkay Varol’un haberine göre; Altınordu ilçesine bağlı Saraycık Mahallesi’nde bölge halkı tarafından Asar Kayası olarak adlandırılan alanda Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Coşkun Özbucak ve Saraycık Mahallesi Muhtarı Nazım Kurnaz, inceleme yaptılar. Asar Kayası’na yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Kurul Kalesi’nde 2016 yılında yapılan arkeolojik kazılarda, kalenin kapısında Helenistik döneme ait mermerden tanrıça Kibele heykeli, 2018 yılında ise Kibele’nin partneri olan 3 farklı heykel çıkardığını anımsatan doğa savunucuları, benzer özellikler taşıyan Asar Kayası’nda da tarihsel kalıntılar olabileceğini, bu nedenle arkeolojik çalışmaların yapılmasını istediler. Kayaların altından geçen ve Karadeniz’e dökülen Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılmak istenen HES’in, Asar Kayası’nı olumsuz etkileyeceğini vurguladılar.

“Turizme Kazandırılmalı”

Asar Kayası’nın bulunduğu Saraycık Mahallesi’nin muhtarı Kurnaz, “Burası önemli bir yer. Büyüklerimiz dilden dile dolaşan efsane anlatıyor. Buraya kadar deniz gelirmiş. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne arkeolojik inceleme yapılması için dilekçe verdim. Dilekçem Samsun’a gönderildi. Takip ediyorum. Buradaki tarihi miras gün yüzüne çıkarılmalı, turizme kazandırılmalı” diyerek çağrı yaptı.

“Bulgular Yaşam Alanı Olduğunu Gösteriyor”

Bölgede ilk olarak 2013 yılında inceleme yaptıklarını belirten ORÇEV Başkanı Gönül, “O zaman Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu olarak çalışıyorduk. Arkeolog arkadaşımızla birlikte inceleme yaptık. Bulgular, buranın bir yaşam alanı olduğunu gösteriyordu. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne bildirdik, yeterince incelemediler, bugüne geldik. Artık takipçisiyiz” dedi.

Ordu Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir
Ordulu doğa savunucuları, Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılması düşünülen HES barajının Asar Kaya’sına zarar vereceğini bu nedenle acilen bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istiyorlar.

“Arkeolojik Sit Alanı İlan Edilmeli”

Asar Kayası’nın Turnasuyu Irmağı havzasında yer aldığının altını çizen Gönül, “Burada HES projesi var. İki kez mahkeme kararı ile durduruldu. Yeniden ÇED süreci başlatıldı. HES buraya zarar verecek. Ayrıca taş ocağı var. Kurul Kalesi’nin altındaki gibi burası da taş ocağı nedeniyle zarar görme tehlikesi bulunuyor. Bu nedenle incelemeler tamamlanmalı ve Asar Kayaları bir an önce arkeolojik SİT alanı ilan edilmelidir” diye konuştu.

“Asar Kayası’nın Tarihsel Bir Geçmişi Olduğunu Bölgede Yaşayanlar Biliyor”

Bölgede arkeolojik incelemelerin bir an önce başlatılması gerektiğini belirten Ekoloji Birliği Sözcüsü ve ORÇEV Yönetim Kurulu üyesi Özbucak, “Ordu-Altınordu ilçesi Saraycık Mahallesi sınırları içinde bulunan Asar Kayası’nın tarihsel bir geçmişi olduğunu bölgede yaşayanlar biliyor. Artık incelemeler yapılarak tarihi gerçeklikler gün yüzüne çıkarılmalıdır. Burayla ilgili en önemli tanıtım çalışması yapan üyemiz dağcı öğretmen Mehmet Şenocak’ın da katkıları büyük” dedi.

“İnsan Yapımı Olabilecek ‘Oyma-Mağaraların’ Olduğu Belirtildi”

Özbucak, 2013 yılında arkeolog Ayşe Önal ve Mehmet Şenocak’ın katkılarıyla inceleme yaptıklarının altını çizerek şöyle konuştu:

“Arkeolog Ayşe Önal buranın Ordu Bayadı Mahallesi’ndeki Kurul Kalesi’nin yapıldığı dönemle veya sonrasıyla ilgili olabileceğini ve Hıristiyanlık öncesi döneme dayandığını, yüzeyde ot ve yosunların altında insan yapımı olabilecek ‘oyma-mağara’ların olduğunu belirtmiştir. Şimdi yeni bir süreç başlıyor, burası arkeolojik SİT alanı olarak kabul görecek. 2200 yıl öncesine ait Kibele tanrıçası buluna kazının devam ettiği Kurul Kalesi ile Asar Kayalıkları ve Zafer Mahallesi’ndeki kayalıkların bir bütünlük oluşturuyor. Bu durum göz önünde tutulmalıdır. Buranın tam anlamıyla tarihsel geçmişi yapılacak bir arkeolojik çalışmayla ortaya çıkacaktır. Turnasuyu Irmağı’nda yapılmak istenen HES’e hem dernek hem de yöre halkı olarak engel olmaya devam edeceğiz.”

Banner
Benzer Yazılar

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler. Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup,...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar keşfedilen en eski hayvan olabilir.

1 Ağustos 2021

1 Ağustos 2021

Kanada’nın kuzeybatısındaki “Little Dal” kireçtaşlarında bulunan 890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar bulunan en eski hayvan olabilir. Nature dergisinde...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

Murat Çavga,”Sümela’da diskovari eğlencenin kime ne faydası var”

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Türkiye’nin önemli kültür varlıklarından Trabzon’un Maçka ilçesi Karadağ eteklerinde bulunan Sümela Manastırı’na özel izin alarak giren DJ Ahmet Şenterzi, Volkan...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Galloway Viking Hazinesinin Orta Asya İşçiliği Herkesi Şaşırttı

27 Mayıs 2021

27 Mayıs 2021

Uzmanlar bir metal detektörü tarafından keşfedilen Viking Çağı hazinesinin büyüleyici sırlarını ortaya çıkardı. Altın, gümüş, mücevher, nadir bir Anglo-Sakson haçı...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]