30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini belirterek bölgede yapılması düşünülen Turnasuyu Irmağı üzerindeki hidroelektrik santralinin (HES) kayalıkları olumsuz etkileyeceğini dile getirdiler.

Ordu’da bulunan ve geçtiğimiz kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 2.200 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli ile dikkatleri üzerine çeken Kurul Kalesi‘nin yakınında yer alan Asar Kayası’nında Kurul Kalesi gibi arkeolojik kalıntıları barındırdığını düşünen Ordulu doğa savunucuları bölgede arkeolojik çalışmaların başlatılmasını ve bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istediler.

Kurulacak HES, Asar Kayası’nı Olumsuz Etkileyecek

ANKA haber ajansından Berkay Varol’un haberine göre; Altınordu ilçesine bağlı Saraycık Mahallesi’nde bölge halkı tarafından Asar Kayası olarak adlandırılan alanda Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Coşkun Özbucak ve Saraycık Mahallesi Muhtarı Nazım Kurnaz, inceleme yaptılar. Asar Kayası’na yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Kurul Kalesi’nde 2016 yılında yapılan arkeolojik kazılarda, kalenin kapısında Helenistik döneme ait mermerden tanrıça Kibele heykeli, 2018 yılında ise Kibele’nin partneri olan 3 farklı heykel çıkardığını anımsatan doğa savunucuları, benzer özellikler taşıyan Asar Kayası’nda da tarihsel kalıntılar olabileceğini, bu nedenle arkeolojik çalışmaların yapılmasını istediler. Kayaların altından geçen ve Karadeniz’e dökülen Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılmak istenen HES’in, Asar Kayası’nı olumsuz etkileyeceğini vurguladılar.

“Turizme Kazandırılmalı”

Asar Kayası’nın bulunduğu Saraycık Mahallesi’nin muhtarı Kurnaz, “Burası önemli bir yer. Büyüklerimiz dilden dile dolaşan efsane anlatıyor. Buraya kadar deniz gelirmiş. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne arkeolojik inceleme yapılması için dilekçe verdim. Dilekçem Samsun’a gönderildi. Takip ediyorum. Buradaki tarihi miras gün yüzüne çıkarılmalı, turizme kazandırılmalı” diyerek çağrı yaptı.

“Bulgular Yaşam Alanı Olduğunu Gösteriyor”

Bölgede ilk olarak 2013 yılında inceleme yaptıklarını belirten ORÇEV Başkanı Gönül, “O zaman Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu olarak çalışıyorduk. Arkeolog arkadaşımızla birlikte inceleme yaptık. Bulgular, buranın bir yaşam alanı olduğunu gösteriyordu. Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne bildirdik, yeterince incelemediler, bugüne geldik. Artık takipçisiyiz” dedi.

Ordu Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir
Ordulu doğa savunucuları, Turnasuyu Irmağı üzerinde yapılması düşünülen HES barajının Asar Kaya’sına zarar vereceğini bu nedenle acilen bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesini istiyorlar.

“Arkeolojik Sit Alanı İlan Edilmeli”

Asar Kayası’nın Turnasuyu Irmağı havzasında yer aldığının altını çizen Gönül, “Burada HES projesi var. İki kez mahkeme kararı ile durduruldu. Yeniden ÇED süreci başlatıldı. HES buraya zarar verecek. Ayrıca taş ocağı var. Kurul Kalesi’nin altındaki gibi burası da taş ocağı nedeniyle zarar görme tehlikesi bulunuyor. Bu nedenle incelemeler tamamlanmalı ve Asar Kayaları bir an önce arkeolojik SİT alanı ilan edilmelidir” diye konuştu.

“Asar Kayası’nın Tarihsel Bir Geçmişi Olduğunu Bölgede Yaşayanlar Biliyor”

Bölgede arkeolojik incelemelerin bir an önce başlatılması gerektiğini belirten Ekoloji Birliği Sözcüsü ve ORÇEV Yönetim Kurulu üyesi Özbucak, “Ordu-Altınordu ilçesi Saraycık Mahallesi sınırları içinde bulunan Asar Kayası’nın tarihsel bir geçmişi olduğunu bölgede yaşayanlar biliyor. Artık incelemeler yapılarak tarihi gerçeklikler gün yüzüne çıkarılmalıdır. Burayla ilgili en önemli tanıtım çalışması yapan üyemiz dağcı öğretmen Mehmet Şenocak’ın da katkıları büyük” dedi.

“İnsan Yapımı Olabilecek ‘Oyma-Mağaraların’ Olduğu Belirtildi”

Özbucak, 2013 yılında arkeolog Ayşe Önal ve Mehmet Şenocak’ın katkılarıyla inceleme yaptıklarının altını çizerek şöyle konuştu:

“Arkeolog Ayşe Önal buranın Ordu Bayadı Mahallesi’ndeki Kurul Kalesi’nin yapıldığı dönemle veya sonrasıyla ilgili olabileceğini ve Hıristiyanlık öncesi döneme dayandığını, yüzeyde ot ve yosunların altında insan yapımı olabilecek ‘oyma-mağara’ların olduğunu belirtmiştir. Şimdi yeni bir süreç başlıyor, burası arkeolojik SİT alanı olarak kabul görecek. 2200 yıl öncesine ait Kibele tanrıçası buluna kazının devam ettiği Kurul Kalesi ile Asar Kayalıkları ve Zafer Mahallesi’ndeki kayalıkların bir bütünlük oluşturuyor. Bu durum göz önünde tutulmalıdır. Buranın tam anlamıyla tarihsel geçmişi yapılacak bir arkeolojik çalışmayla ortaya çıkacaktır. Turnasuyu Irmağı’nda yapılmak istenen HES’e hem dernek hem de yöre halkı olarak engel olmaya devam edeceğiz.”

Banner
Related Articles

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

Kayseri’de Roma dönemine ait bir villanın kazısında 600 metrekarelik mozaik alan ortaya çıkarıldı

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Roma dönemine ait bir villanın devam eden kazısında 600 metrekarelik taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Roma villasının...

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

8200 yıllık mezar insan kemiklerinden yapılmış ölü hediyesini barındırıyor

4 Temmuz 2022

4 Temmuz 2022

Taş Devri’nde insanlar, kaybettikleri yakınlarını çeşitli hayvan kemiklerinden yaptıkları kolye, yüzük ve buna benzer eşyalar ile gömüyorlardı. 8200 yıllık mezar...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

İzmir Kazılarında 8.500 Yıllık Küçük El Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Haziran 2021

4 Haziran 2021

2021 arkeoloji kazı faaliyetleri başladı. İlk buluntu haberi 8.500 yıllık küçük bir el aletinin ortaya çıkarıldığı İzmir Bornova ilçesindeki Yeşilova...

Altay Dağları’nda 2.500 Yıllık Çene Rekonstrüksiyonu: Demir Çağı Tıbbı Sanılandan Çok Daha Gelişmiş

17 Şubat 2026

17 Şubat 2026

Altay Dağları’nın sert rüzgârları altında yaşayan bir kadın… Ağır bir kafa travması geçiriyor. Normal şartlarda ölümcül sayılabilecek bir yaralanma. Fakat...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]