11 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan Amerikalı arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık arşivi, dijital olarak araştırmacıların erişimine açıldı.

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında Hisarlık Tepesi’nde yer alan ve 1871 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdürüldüğü Troya Antik Kenti’nin ilk yüksek çözünürlüklü fotoğraflama ve görüntüleme arşivi Carl Blegen tarafından oluşturuldu.

Troya kazılarının 90. yılı dolayısıyla, Blegen, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gerçekleştirilen Troya Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde özel bir sergiyle anıldı.

“Ben Blegen, Troya’yı Kazmaktan Geliyorum” adlı sergide, orijinalleri ABD’deki Cincinnati Üniversitesinde bulunan fotoğraf ve görüntülerin dijital kopyaları, “Blegen Evi” olarak kullanılan kazı evinde sergilendi.

Arkeolog Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

90 yıllık Blegen arşivin erişime açılması başta araştırmacılar olmak üzere tüm Troya kazıları meraklıları için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Carl Blegen’in Troya Antik Kenti için çok önemli bir bilim insanı olduğunu söyledi.

Özellikle Schliemann’ın yaptığı tahribattan sonra son derece bilimsel çalışan, dönemin en iyi tekniklerini ve en iyi arşivlemeyi kullanan Blegen’in tüm Ege arkeolojisi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Gölcük, “Blegen’in 7 sezonluk kazısı süresince ortaya çıkan eserler 1938 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülüyor. Troya Müzesi açılırken ise eserlerin çok küçük bir bölümü tekrar dönüyor. Fakat sadece eserleri değil Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine” dedi.

Gölcük, çok iyi bir arşive sahibiz

Gölcük, Blegen’in sadece sur içi olarak bilinen Tunç Çağı Troya’sını kazmadığını, surun yani akropolün dışında “Aşağı Kent” olarak bilinen alanda da kazı yaptığını dile getirdi.

Bu kazılarda Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıların bulunduğunu aktaran Gölcük, “Tabii burada özellikle Bizans dönemine ait mozaik son derece çarpıcı ve mozaiğin her bir karesini fotoğraflıyor. Bu fotoğrafların üzerinde bir su kuşunu görebiliyorsunuz. Bir başka sahnesinde ise bir gladyatör sahnesi yer alıyor. Bunlar çok iyi arşivlenmiş durumda. Bu mozaikler, Blegen’in yaptığı bu çekimler sayesinde bizim arşivlerimizdeki yerini alıyor.” ifadesini kullandı.

Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, "Blegen'in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine"
Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, “Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine”

Rıdvan Gölcük, Blegen’in 1932’de kazılara başladığında bu çalışmayı Cincinnati Üniversitesi adına yürüttüğünü bildirdi.

Carl Blegen’in Troya’da başarılı bir bilimsel ekibinin bulunduğunu belirten Gölcük, şöyle devam etti:

“Burada çok iyi fotoğraflama yapıyorlar. 1932 çok erken bir tarih olmasına rağmen çok başarılı videolar çekiliyor. Son derece iyi belgelemeler yapılıyor Troya’da. Bunun yanı sıra kazı ekibinde bulunan tüm bilimsel ekibin mutlaka bir not defteri var. Bunun içine Türk bakanlık temsilcisi de dahil. Buradaki kazılarda günlük not tutuyorlar. Her gün ne kadar kazdıklarını, kazdıkları noktalarda nelerin çıktığını bu not defterlerinde kayıt altına alıyorlar. Hatta kazının yöneticisi konumunda olan Blegen’in kendi not defterine baktığımızda, hangi işçiye ne kadar ücret ödediğinden o gün antik kente gelen ziyaretçiye kadar hepsini kayıt altına almış. Örneğin ziyarete Vali Kazım Paşa geliyor, o günkü not defterine Vali Kazım Paşa’nın kendilerini ziyaret ettiğini yazıyor. Bu nedenle Blegen arşivi Troya için çok önemli. Troya’yı anlamak konusunda son derece önemli.”

Carl Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

“Troya Müzesi, bölgenin hafızası olma iddiasında”

Blegen’in 24 Ağustos 1971’de 84 yaşında vefat etmesinin ardından tüm bilgi ve belgelerin Cincinnati Üniversitesinde kaldığını ifade eden Gölcük, geçen sene bu üniversiteden dijital ortamda arşivin kopyalarını aldıklarını belirtti.

Kendilerinin talebinden sonra üniversite tarafından bu arşivin açık kaynak haline de getirildiğini anlatan Gölcük, “Blegen arşivinde daha çok günlük yaşama ait özel bilgilerin yer aldığı arşiv ise Atina’da bulunuyor. Oradaki arşivin bir kısmı da Troya Müzesindeki yerini aldı. Çünkü Troya Müzesi sadece eserlerin sergilendiği bir müze değil, bölgenin hafızası olma iddiasında bir müze. Dolayısıyla bu hafızayı kuvvetlendirmek adına Osmanlı arşivlerinden Blegen arşivlerine kadar burada tutmaya ve arşivlemeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Çin Seddi Yakınlarında Antik Kale Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2021

16 Haziran 2021

Çin Seddi, Dünya’nın bilinen en uzun savunma amaçlı yapılan bir mimari yapıdır. Uzunluğu tam olarak bilinmeyen yapı, Çin’in doğusunda Pekin...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Pandora V Operasyonu

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Tarihi eser kaçakçılarına yönelik Dünya genelinde İnterpol, Europol ve Dünya Gümrük Örgütü ortaklaşa Pandora V adı altında bir operasyon düzenledi....

1900 yıl öncesine ait av aletleri Meksika, Querétaro’da bir mağarada bulundu

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Querétaro eyaletindeki bir mağarada yaklaşık 1.900 yıl öncesine ait av aletleri buldular. Federal...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]