11 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan Amerikalı arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık arşivi, dijital olarak araştırmacıların erişimine açıldı.

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında Hisarlık Tepesi’nde yer alan ve 1871 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdürüldüğü Troya Antik Kenti’nin ilk yüksek çözünürlüklü fotoğraflama ve görüntüleme arşivi Carl Blegen tarafından oluşturuldu.

Troya kazılarının 90. yılı dolayısıyla, Blegen, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gerçekleştirilen Troya Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde özel bir sergiyle anıldı.

“Ben Blegen, Troya’yı Kazmaktan Geliyorum” adlı sergide, orijinalleri ABD’deki Cincinnati Üniversitesinde bulunan fotoğraf ve görüntülerin dijital kopyaları, “Blegen Evi” olarak kullanılan kazı evinde sergilendi.

Arkeolog Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

90 yıllık Blegen arşivin erişime açılması başta araştırmacılar olmak üzere tüm Troya kazıları meraklıları için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Carl Blegen’in Troya Antik Kenti için çok önemli bir bilim insanı olduğunu söyledi.

Özellikle Schliemann’ın yaptığı tahribattan sonra son derece bilimsel çalışan, dönemin en iyi tekniklerini ve en iyi arşivlemeyi kullanan Blegen’in tüm Ege arkeolojisi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Gölcük, “Blegen’in 7 sezonluk kazısı süresince ortaya çıkan eserler 1938 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülüyor. Troya Müzesi açılırken ise eserlerin çok küçük bir bölümü tekrar dönüyor. Fakat sadece eserleri değil Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine” dedi.

Gölcük, çok iyi bir arşive sahibiz

Gölcük, Blegen’in sadece sur içi olarak bilinen Tunç Çağı Troya’sını kazmadığını, surun yani akropolün dışında “Aşağı Kent” olarak bilinen alanda da kazı yaptığını dile getirdi.

Bu kazılarda Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıların bulunduğunu aktaran Gölcük, “Tabii burada özellikle Bizans dönemine ait mozaik son derece çarpıcı ve mozaiğin her bir karesini fotoğraflıyor. Bu fotoğrafların üzerinde bir su kuşunu görebiliyorsunuz. Bir başka sahnesinde ise bir gladyatör sahnesi yer alıyor. Bunlar çok iyi arşivlenmiş durumda. Bu mozaikler, Blegen’in yaptığı bu çekimler sayesinde bizim arşivlerimizdeki yerini alıyor.” ifadesini kullandı.

Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, "Blegen'in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine"
Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, “Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine”

Rıdvan Gölcük, Blegen’in 1932’de kazılara başladığında bu çalışmayı Cincinnati Üniversitesi adına yürüttüğünü bildirdi.

Carl Blegen’in Troya’da başarılı bir bilimsel ekibinin bulunduğunu belirten Gölcük, şöyle devam etti:

“Burada çok iyi fotoğraflama yapıyorlar. 1932 çok erken bir tarih olmasına rağmen çok başarılı videolar çekiliyor. Son derece iyi belgelemeler yapılıyor Troya’da. Bunun yanı sıra kazı ekibinde bulunan tüm bilimsel ekibin mutlaka bir not defteri var. Bunun içine Türk bakanlık temsilcisi de dahil. Buradaki kazılarda günlük not tutuyorlar. Her gün ne kadar kazdıklarını, kazdıkları noktalarda nelerin çıktığını bu not defterlerinde kayıt altına alıyorlar. Hatta kazının yöneticisi konumunda olan Blegen’in kendi not defterine baktığımızda, hangi işçiye ne kadar ücret ödediğinden o gün antik kente gelen ziyaretçiye kadar hepsini kayıt altına almış. Örneğin ziyarete Vali Kazım Paşa geliyor, o günkü not defterine Vali Kazım Paşa’nın kendilerini ziyaret ettiğini yazıyor. Bu nedenle Blegen arşivi Troya için çok önemli. Troya’yı anlamak konusunda son derece önemli.”

Carl Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

“Troya Müzesi, bölgenin hafızası olma iddiasında”

Blegen’in 24 Ağustos 1971’de 84 yaşında vefat etmesinin ardından tüm bilgi ve belgelerin Cincinnati Üniversitesinde kaldığını ifade eden Gölcük, geçen sene bu üniversiteden dijital ortamda arşivin kopyalarını aldıklarını belirtti.

Kendilerinin talebinden sonra üniversite tarafından bu arşivin açık kaynak haline de getirildiğini anlatan Gölcük, “Blegen arşivinde daha çok günlük yaşama ait özel bilgilerin yer aldığı arşiv ise Atina’da bulunuyor. Oradaki arşivin bir kısmı da Troya Müzesindeki yerini aldı. Çünkü Troya Müzesi sadece eserlerin sergilendiği bir müze değil, bölgenin hafızası olma iddiasında bir müze. Dolayısıyla bu hafızayı kuvvetlendirmek adına Osmanlı arşivlerinden Blegen arşivlerine kadar burada tutmaya ve arşivlemeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Galaktik Arkeoloji: Gökbilimciler Yıldızları Fosil Olarak Kullanarak Samanyolunu İnceliyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Galaksimizin yıldız popülasyonunu anlamak, sadece kendi dünyamız hakkında değil, aynı zamanda bir bütün olarak evren hakkında da çok şey ortaya...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]