24 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan Amerikalı arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık arşivi, dijital olarak araştırmacıların erişimine açıldı.

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında Hisarlık Tepesi’nde yer alan ve 1871 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdürüldüğü Troya Antik Kenti’nin ilk yüksek çözünürlüklü fotoğraflama ve görüntüleme arşivi Carl Blegen tarafından oluşturuldu.

Troya kazılarının 90. yılı dolayısıyla, Blegen, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gerçekleştirilen Troya Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde özel bir sergiyle anıldı.

“Ben Blegen, Troya’yı Kazmaktan Geliyorum” adlı sergide, orijinalleri ABD’deki Cincinnati Üniversitesinde bulunan fotoğraf ve görüntülerin dijital kopyaları, “Blegen Evi” olarak kullanılan kazı evinde sergilendi.

Arkeolog Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

90 yıllık Blegen arşivin erişime açılması başta araştırmacılar olmak üzere tüm Troya kazıları meraklıları için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Carl Blegen’in Troya Antik Kenti için çok önemli bir bilim insanı olduğunu söyledi.

Özellikle Schliemann’ın yaptığı tahribattan sonra son derece bilimsel çalışan, dönemin en iyi tekniklerini ve en iyi arşivlemeyi kullanan Blegen’in tüm Ege arkeolojisi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Gölcük, “Blegen’in 7 sezonluk kazısı süresince ortaya çıkan eserler 1938 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülüyor. Troya Müzesi açılırken ise eserlerin çok küçük bir bölümü tekrar dönüyor. Fakat sadece eserleri değil Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine” dedi.

Gölcük, çok iyi bir arşive sahibiz

Gölcük, Blegen’in sadece sur içi olarak bilinen Tunç Çağı Troya’sını kazmadığını, surun yani akropolün dışında “Aşağı Kent” olarak bilinen alanda da kazı yaptığını dile getirdi.

Bu kazılarda Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıların bulunduğunu aktaran Gölcük, “Tabii burada özellikle Bizans dönemine ait mozaik son derece çarpıcı ve mozaiğin her bir karesini fotoğraflıyor. Bu fotoğrafların üzerinde bir su kuşunu görebiliyorsunuz. Bir başka sahnesinde ise bir gladyatör sahnesi yer alıyor. Bunlar çok iyi arşivlenmiş durumda. Bu mozaikler, Blegen’in yaptığı bu çekimler sayesinde bizim arşivlerimizdeki yerini alıyor.” ifadesini kullandı.

Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, "Blegen'in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine"
Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, “Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine”

Rıdvan Gölcük, Blegen’in 1932’de kazılara başladığında bu çalışmayı Cincinnati Üniversitesi adına yürüttüğünü bildirdi.

Carl Blegen’in Troya’da başarılı bir bilimsel ekibinin bulunduğunu belirten Gölcük, şöyle devam etti:

“Burada çok iyi fotoğraflama yapıyorlar. 1932 çok erken bir tarih olmasına rağmen çok başarılı videolar çekiliyor. Son derece iyi belgelemeler yapılıyor Troya’da. Bunun yanı sıra kazı ekibinde bulunan tüm bilimsel ekibin mutlaka bir not defteri var. Bunun içine Türk bakanlık temsilcisi de dahil. Buradaki kazılarda günlük not tutuyorlar. Her gün ne kadar kazdıklarını, kazdıkları noktalarda nelerin çıktığını bu not defterlerinde kayıt altına alıyorlar. Hatta kazının yöneticisi konumunda olan Blegen’in kendi not defterine baktığımızda, hangi işçiye ne kadar ücret ödediğinden o gün antik kente gelen ziyaretçiye kadar hepsini kayıt altına almış. Örneğin ziyarete Vali Kazım Paşa geliyor, o günkü not defterine Vali Kazım Paşa’nın kendilerini ziyaret ettiğini yazıyor. Bu nedenle Blegen arşivi Troya için çok önemli. Troya’yı anlamak konusunda son derece önemli.”

Carl Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

“Troya Müzesi, bölgenin hafızası olma iddiasında”

Blegen’in 24 Ağustos 1971’de 84 yaşında vefat etmesinin ardından tüm bilgi ve belgelerin Cincinnati Üniversitesinde kaldığını ifade eden Gölcük, geçen sene bu üniversiteden dijital ortamda arşivin kopyalarını aldıklarını belirtti.

Kendilerinin talebinden sonra üniversite tarafından bu arşivin açık kaynak haline de getirildiğini anlatan Gölcük, “Blegen arşivinde daha çok günlük yaşama ait özel bilgilerin yer aldığı arşiv ise Atina’da bulunuyor. Oradaki arşivin bir kısmı da Troya Müzesindeki yerini aldı. Çünkü Troya Müzesi sadece eserlerin sergilendiği bir müze değil, bölgenin hafızası olma iddiasında bir müze. Dolayısıyla bu hafızayı kuvvetlendirmek adına Osmanlı arşivlerinden Blegen arşivlerine kadar burada tutmaya ve arşivlemeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 500 yıllık ahşap merdiven parçası bulundu

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Neolitik dönem ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük’te sürdürülen kazılarda 8 bin 500 yıllık ahşap merdivene ait parça bulundu. Çatalhöyük yerleşiminde...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Suudi Arabistan’daki Mağaralarda Mumyalanmış Çitalar Bulundu

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki kurak platoların altında, zamanın neredeyse dokunmadığı bir keşif gün yüzüne çıktı. Kireçtaşı mağaralarının derinliklerinde bulunan doğal olarak...

Van’daki Kevenli Kalesi’nde 76 Çivi Yazılı Pithos Ortaya Çıkarıldı: Urartuların En Büyük Depo Merkezi

7 Eylül 2025

7 Eylül 2025

Van’ın İpekyolu ilçesindeki Kevenli Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Urartu Krallığı dönemine ait 76 adet dev pithos (depo küpü) bulundu. Üzerlerinde...

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]