5 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan Amerikalı arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık arşivi, dijital olarak araştırmacıların erişimine açıldı.

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında Hisarlık Tepesi’nde yer alan ve 1871 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdürüldüğü Troya Antik Kenti’nin ilk yüksek çözünürlüklü fotoğraflama ve görüntüleme arşivi Carl Blegen tarafından oluşturuldu.

Troya kazılarının 90. yılı dolayısıyla, Blegen, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gerçekleştirilen Troya Kültür Yolu Festivali etkinliklerinde özel bir sergiyle anıldı.

“Ben Blegen, Troya’yı Kazmaktan Geliyorum” adlı sergide, orijinalleri ABD’deki Cincinnati Üniversitesinde bulunan fotoğraf ve görüntülerin dijital kopyaları, “Blegen Evi” olarak kullanılan kazı evinde sergilendi.

Arkeolog Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

90 yıllık Blegen arşivin erişime açılması başta araştırmacılar olmak üzere tüm Troya kazıları meraklıları için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Carl Blegen’in Troya Antik Kenti için çok önemli bir bilim insanı olduğunu söyledi.

Özellikle Schliemann’ın yaptığı tahribattan sonra son derece bilimsel çalışan, dönemin en iyi tekniklerini ve en iyi arşivlemeyi kullanan Blegen’in tüm Ege arkeolojisi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Gölcük, “Blegen’in 7 sezonluk kazısı süresince ortaya çıkan eserler 1938 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülüyor. Troya Müzesi açılırken ise eserlerin çok küçük bir bölümü tekrar dönüyor. Fakat sadece eserleri değil Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine” dedi.

Gölcük, çok iyi bir arşive sahibiz

Gölcük, Blegen’in sadece sur içi olarak bilinen Tunç Çağı Troya’sını kazmadığını, surun yani akropolün dışında “Aşağı Kent” olarak bilinen alanda da kazı yaptığını dile getirdi.

Bu kazılarda Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıların bulunduğunu aktaran Gölcük, “Tabii burada özellikle Bizans dönemine ait mozaik son derece çarpıcı ve mozaiğin her bir karesini fotoğraflıyor. Bu fotoğrafların üzerinde bir su kuşunu görebiliyorsunuz. Bir başka sahnesinde ise bir gladyatör sahnesi yer alıyor. Bunlar çok iyi arşivlenmiş durumda. Bu mozaikler, Blegen’in yaptığı bu çekimler sayesinde bizim arşivlerimizdeki yerini alıyor.” ifadesini kullandı.

Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, "Blegen'in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine"
Troya Müzesi müdürü Rıdvan Gölcük, “Blegen’in geriye bıraktığı arşiv bizim için oldukça önemli bir hazine”

Rıdvan Gölcük, Blegen’in 1932’de kazılara başladığında bu çalışmayı Cincinnati Üniversitesi adına yürüttüğünü bildirdi.

Carl Blegen’in Troya’da başarılı bir bilimsel ekibinin bulunduğunu belirten Gölcük, şöyle devam etti:

“Burada çok iyi fotoğraflama yapıyorlar. 1932 çok erken bir tarih olmasına rağmen çok başarılı videolar çekiliyor. Son derece iyi belgelemeler yapılıyor Troya’da. Bunun yanı sıra kazı ekibinde bulunan tüm bilimsel ekibin mutlaka bir not defteri var. Bunun içine Türk bakanlık temsilcisi de dahil. Buradaki kazılarda günlük not tutuyorlar. Her gün ne kadar kazdıklarını, kazdıkları noktalarda nelerin çıktığını bu not defterlerinde kayıt altına alıyorlar. Hatta kazının yöneticisi konumunda olan Blegen’in kendi not defterine baktığımızda, hangi işçiye ne kadar ücret ödediğinden o gün antik kente gelen ziyaretçiye kadar hepsini kayıt altına almış. Örneğin ziyarete Vali Kazım Paşa geliyor, o günkü not defterine Vali Kazım Paşa’nın kendilerini ziyaret ettiğini yazıyor. Bu nedenle Blegen arşivi Troya için çok önemli. Troya’yı anlamak konusunda son derece önemli.”

Carl Blegen'in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı
Fotoğraf Burak Akay/AA

“Troya Müzesi, bölgenin hafızası olma iddiasında”

Blegen’in 24 Ağustos 1971’de 84 yaşında vefat etmesinin ardından tüm bilgi ve belgelerin Cincinnati Üniversitesinde kaldığını ifade eden Gölcük, geçen sene bu üniversiteden dijital ortamda arşivin kopyalarını aldıklarını belirtti.

Kendilerinin talebinden sonra üniversite tarafından bu arşivin açık kaynak haline de getirildiğini anlatan Gölcük, “Blegen arşivinde daha çok günlük yaşama ait özel bilgilerin yer aldığı arşiv ise Atina’da bulunuyor. Oradaki arşivin bir kısmı da Troya Müzesindeki yerini aldı. Çünkü Troya Müzesi sadece eserlerin sergilendiği bir müze değil, bölgenin hafızası olma iddiasında bir müze. Dolayısıyla bu hafızayı kuvvetlendirmek adına Osmanlı arşivlerinden Blegen arşivlerine kadar burada tutmaya ve arşivlemeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

Leonardo da Vinci’nin kayıp eskizleri, Newton’dan çok önce yerçekimini anladığını gösteriyor

21 Şubat 2023

21 Şubat 2023

Leonardo da Vinci’nin yüzlerce yıllık eskizleri, yerçekiminin kilit yönlerini Galileo, Newton ve Einstein’dan çok önce anlamış olabileceğini gösteriyor. Caltech’ten mühendisler,...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

Hintli Arkeologlar Bilinen En Eski Kadın Lider Eğitim Manastırını Keşfetti

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

Hindistan’ın Bihar eyaletindeki arkeologlar, 11. ve 12 yy. kadınlar için yapılmış olduklarına inandıkları bir manastır keşfettiler. Antik manastır yerleşim yerlerinden...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki...

İspanya’da Faşist İdam Mangaları Tarafından Öldürülen Kadınlara Ait Toplu Mezar Bulundu

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Kuzeydoğu İspanya’daki arkeologlar, İspanya İç Savaşı’nın ilk günlerinde faşist bir idam mangası tarafından öldürülen 10 kadının toplu mezarını ortaya çıkardı...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Peru’daki anıtsal tapınakta zoomorfik tasvirli boyalı kumaşlara sarılmış mezarlar keşfedildi

11 Mart 2023

11 Mart 2023

Peru’nun Barranca şehri yakınlarındaki Cerro Colorado tepesinde yer alan anıtsal tapınak içinde üzerinde zoomorfik tasvirlerin yer aldığı boyalı kumaşlara sarılmış...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Polonyalı arkeologlar, eski Mısır soylularının mezarlarında dokuz timsah kafası ortaya çıkardılar

28 Aralık 2022

28 Aralık 2022

Mısır’daki Theban Nekropolü’nü kazan Polonyalı arkeologlar, üst düzey soylulara ait iki mezarın içine gizlenmiş dokuz timsah kafası keşfettiler. Theban Nekropolü,...

Çin’de ilk kez Petalodus köpekbalığı dişleri bulundu

29 Ağustos 2021

29 Ağustos 2021

Çin’de 290 milyon yıllık, taç yaprağı şeklinde dişleri olan bir köpekbalığı fosili keşfedildi. Kuzey Çin, Shanxi Eyaleti, Yangquan Şehrindeki Qianshi...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]