25 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor.

Yaşanan bu meteorolojik değişime, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2020’li yıllardan itibaren güneşteki patlamaların azalmasının etkisinin olduğunu söyledi.

Yaşanılan bu soğuk hava en son 2008 yılında kayda geçmişti.

Dünya, ne bugün ne de 2008 yılında bu sıcaklık değişimini yaşadı. Gezegenimiz, geniş ve dar alanda yaşanan birçok soğumaya tanıklık etti.

Son buzul çağı yeryüzünün ve üzerinde yaşayan birçok canlının üzerinde olumsuz etki gösteren iklim değişikliği olmuştu. Büyük kıtlıkların yaşandığı görülmüştür.

Bu ani meteorolojik değişimlerin en büyük sebebi bilim insanları tarafından güneşte yaşanan jeomanyetik fırtınaların varlığına bağlandırılıyor.

Güneş’te yaşanan patlamaların azlığı ya da fazlalığı Dünya’da hava olayların farklılaşmasına yol açıyor. Patlamalar aynı zamanda, elektrik hatlarının, finans, iletişim araçların bozulmasına neden oluyor.

Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler
Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler

Buzul içinde 9200 yıllık güneş patlamasının izleri bulundu

İsveç’teki Lund Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, Antarktika ve Grönland adasından getirilen buz çekirdeklerinin yaklaşık 9200 yıl önce meydana gelen aşırı bir güneş fırtınasının kanıtlarını barındırdığını ortaya çıkardı.

Lund Üniversitesi’nde jeoloji araştırmacısı olan Raimund Muscheler, “Grönland ve Antarktika’dan sondaj karotları üzerinde çalıştık ve yaklaşık 9200 yıl önce güneşin pasif evrelerinden biri sırasında Dünya’yı vuran devasa bir güneş fırtınasının izlerini keşfettik” dedi.

Raimund Muscheler, çalışma hakkında şu bilgileri verdi. “Araştırmacılar, radyoaktif izotoplar berilyum-10 ve klor-36’nın zirveleri için matkap çekirdeklerini taradılar. Bunlar, Dünya’ya ulaşan yüksek enerjili kozmik parçacıklar tarafından üretilir ve buz ve tortuda korunabilir.”

“Bu, zaman alıcı ve pahalı bir analitik çalışmadır. Bu nedenle, düşük güneş aktivitesi ile bağlantılı olarak şimdiye kadar bilinmeyen dev bir güneş fırtınasına işaret eden böyle bir zirve bulduğumuzda hoş bir şekilde şaşırdık”

“Benzer bir güneş fırtınası bugün gerçekleşirse, yıkıcı sonuçları olabilir. Elektrik kesintileri ve uydulara verilen radyasyon hasarının yanı sıra hava trafiği ve astronotlar için tehlike oluşturabilir ve çeşitli iletişim sistemlerinin çökmesine neden olabilir.”

“Bu muazzam fırtınalar şu anda risk değerlendirmelerine yeterince dahil edilmiyor. Bu olayların günümüz teknolojisi için ne anlama gelebileceğini ve kendimizi nasıl koruyabileceğimizi analiz etmek son derece önemlidir”

Makale Nature Communications‘da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]