5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor.

Yaşanan bu meteorolojik değişime, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2020’li yıllardan itibaren güneşteki patlamaların azalmasının etkisinin olduğunu söyledi.

Yaşanılan bu soğuk hava en son 2008 yılında kayda geçmişti.

Dünya, ne bugün ne de 2008 yılında bu sıcaklık değişimini yaşadı. Gezegenimiz, geniş ve dar alanda yaşanan birçok soğumaya tanıklık etti.

Son buzul çağı yeryüzünün ve üzerinde yaşayan birçok canlının üzerinde olumsuz etki gösteren iklim değişikliği olmuştu. Büyük kıtlıkların yaşandığı görülmüştür.

Bu ani meteorolojik değişimlerin en büyük sebebi bilim insanları tarafından güneşte yaşanan jeomanyetik fırtınaların varlığına bağlandırılıyor.

Güneş’te yaşanan patlamaların azlığı ya da fazlalığı Dünya’da hava olayların farklılaşmasına yol açıyor. Patlamalar aynı zamanda, elektrik hatlarının, finans, iletişim araçların bozulmasına neden oluyor.

Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler
Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler

Buzul içinde 9200 yıllık güneş patlamasının izleri bulundu

İsveç’teki Lund Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, Antarktika ve Grönland adasından getirilen buz çekirdeklerinin yaklaşık 9200 yıl önce meydana gelen aşırı bir güneş fırtınasının kanıtlarını barındırdığını ortaya çıkardı.

Lund Üniversitesi’nde jeoloji araştırmacısı olan Raimund Muscheler, “Grönland ve Antarktika’dan sondaj karotları üzerinde çalıştık ve yaklaşık 9200 yıl önce güneşin pasif evrelerinden biri sırasında Dünya’yı vuran devasa bir güneş fırtınasının izlerini keşfettik” dedi.

Raimund Muscheler, çalışma hakkında şu bilgileri verdi. “Araştırmacılar, radyoaktif izotoplar berilyum-10 ve klor-36’nın zirveleri için matkap çekirdeklerini taradılar. Bunlar, Dünya’ya ulaşan yüksek enerjili kozmik parçacıklar tarafından üretilir ve buz ve tortuda korunabilir.”

“Bu, zaman alıcı ve pahalı bir analitik çalışmadır. Bu nedenle, düşük güneş aktivitesi ile bağlantılı olarak şimdiye kadar bilinmeyen dev bir güneş fırtınasına işaret eden böyle bir zirve bulduğumuzda hoş bir şekilde şaşırdık”

“Benzer bir güneş fırtınası bugün gerçekleşirse, yıkıcı sonuçları olabilir. Elektrik kesintileri ve uydulara verilen radyasyon hasarının yanı sıra hava trafiği ve astronotlar için tehlike oluşturabilir ve çeşitli iletişim sistemlerinin çökmesine neden olabilir.”

“Bu muazzam fırtınalar şu anda risk değerlendirmelerine yeterince dahil edilmiyor. Bu olayların günümüz teknolojisi için ne anlama gelebileceğini ve kendimizi nasıl koruyabileceğimizi analiz etmek son derece önemlidir”

Makale Nature Communications‘da yayınlandı.

Banner
Related Articles

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Pompeii’de bulunan en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Pompeii antik kenti 2020 yılı kazılarında ortaya çıkarılan dünyanın en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor. Telegraph, 2 bin yıllık olduğu...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

Notre Dame Katedrali’de bulunan iki lahit sırlarını ortaya çıkarmaya başladı

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bu yılın başlarında Notre Dame Katedrali’nin nef ve transeptinin kesiştiği noktada yapılan bir kazıda bulunan iki lahitten birinin sahibi tespit...

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

13 Kasım 2022

13 Kasım 2022

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Mısırlı arkeologlar, Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren papirüs keşfetti

20 Ocak 2023

20 Ocak 2023

Mısır’ın Sakkara bölgesinde çalışan arkeologlar, bir yüzyıldan beri ilk kez Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren 16 metre uzunluğunda bir papirüs ortaya...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Danimarka’da Neolitik Döneme Işık Tutan “Woodhenge” Keşfedildi

1 Mart 2025

1 Mart 2025

Danimarka’nın Aars kasabasında yapılan son arkeolojik keşif, Avrupa’nın Neolitik dönemine dair bildiklerimizi kökten değiştirecek nitelikte. Vesthimmerland Müzesi arkeologları, MÖ 2600-1600...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]