27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor.

Yaşanan bu meteorolojik değişime, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2020’li yıllardan itibaren güneşteki patlamaların azalmasının etkisinin olduğunu söyledi.

Yaşanılan bu soğuk hava en son 2008 yılında kayda geçmişti.

Dünya, ne bugün ne de 2008 yılında bu sıcaklık değişimini yaşadı. Gezegenimiz, geniş ve dar alanda yaşanan birçok soğumaya tanıklık etti.

Son buzul çağı yeryüzünün ve üzerinde yaşayan birçok canlının üzerinde olumsuz etki gösteren iklim değişikliği olmuştu. Büyük kıtlıkların yaşandığı görülmüştür.

Bu ani meteorolojik değişimlerin en büyük sebebi bilim insanları tarafından güneşte yaşanan jeomanyetik fırtınaların varlığına bağlandırılıyor.

Güneş’te yaşanan patlamaların azlığı ya da fazlalığı Dünya’da hava olayların farklılaşmasına yol açıyor. Patlamalar aynı zamanda, elektrik hatlarının, finans, iletişim araçların bozulmasına neden oluyor.

Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler
Buz çekirdeklerinin analiz sonuçları araştırmacıları şaşırtıcı sonuçlara götürdü Fotoğraf: Raimund Muscheler

Buzul içinde 9200 yıllık güneş patlamasının izleri bulundu

İsveç’teki Lund Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, Antarktika ve Grönland adasından getirilen buz çekirdeklerinin yaklaşık 9200 yıl önce meydana gelen aşırı bir güneş fırtınasının kanıtlarını barındırdığını ortaya çıkardı.

Lund Üniversitesi’nde jeoloji araştırmacısı olan Raimund Muscheler, “Grönland ve Antarktika’dan sondaj karotları üzerinde çalıştık ve yaklaşık 9200 yıl önce güneşin pasif evrelerinden biri sırasında Dünya’yı vuran devasa bir güneş fırtınasının izlerini keşfettik” dedi.

Raimund Muscheler, çalışma hakkında şu bilgileri verdi. “Araştırmacılar, radyoaktif izotoplar berilyum-10 ve klor-36’nın zirveleri için matkap çekirdeklerini taradılar. Bunlar, Dünya’ya ulaşan yüksek enerjili kozmik parçacıklar tarafından üretilir ve buz ve tortuda korunabilir.”

“Bu, zaman alıcı ve pahalı bir analitik çalışmadır. Bu nedenle, düşük güneş aktivitesi ile bağlantılı olarak şimdiye kadar bilinmeyen dev bir güneş fırtınasına işaret eden böyle bir zirve bulduğumuzda hoş bir şekilde şaşırdık”

“Benzer bir güneş fırtınası bugün gerçekleşirse, yıkıcı sonuçları olabilir. Elektrik kesintileri ve uydulara verilen radyasyon hasarının yanı sıra hava trafiği ve astronotlar için tehlike oluşturabilir ve çeşitli iletişim sistemlerinin çökmesine neden olabilir.”

“Bu muazzam fırtınalar şu anda risk değerlendirmelerine yeterince dahil edilmiyor. Bu olayların günümüz teknolojisi için ne anlama gelebileceğini ve kendimizi nasıl koruyabileceğimizi analiz etmek son derece önemlidir”

Makale Nature Communications‘da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Slavların İlk Yazı Sistemi Glakolitik Değil Alman Runeleri Çıktı

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Şimdiye kadar, Orta Avrupa’da yaşayan Slav halkının kullandıkları en eski yazı, 9. yüzyılda Bizanslı misyonerler Constantine ve Methodius tarafından Moravya’ya...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

Michelangelo’nun Gizli Odası halka açılıyor

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Michelangelo’nun 1530’da siyasi düşmanlarından saklandığı söylenen oda halka açılıyor. Michelangelo’nun Gizli Odası kırk sekiz yıl önce keşfedilmişti. San Lorenzo Bazilikası’nın...

İtalya’da daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Freiburg Üniversitesi ve Mainz Üniversitesi’nden arkeologlar, İtalya’nın Lazio bölgesindeki Vulci antik kentinde daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfetti. 45...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

İran’da Tarih Yeniden Yazılıyor: Ghamari Mağarası’nda 80.000 Yıla Uzanan Neandertal İzleri Bulundu

13 Mart 2025

13 Mart 2025

İran’ın Luristan Eyaleti’nde, Hürremabad yakınlarındaki Ghamari Mağarası’nda yapılan son arkeolojik kazılar, bölgenin tarih öncesi geçmişine ışık tutan bulgular ortaya çıkardı....

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]