30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile de dikkat çekmektedir. Bu güzel şehir aynı zamanda dünyanın en önemli arkeoloji müzesini de içinde barındırmaktadır. Antalya müzesi, lahitleri, heykelleri ve farklı dönemlere ait özgün eserleriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Antalya Müzesi, 1922 yılında Kaleiçi semtinde kurulmuş ve 1972 yılında Konyaaltı semtindeki binasına taşınmıştır. Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda 14 teşhir salonu, heykel ve çeşitli eserlerin sergilendiği açık hava galerileri ve bir bahçeden oluşmaktadır.

Anadolu topraklarının en zengin tarihine sahip bölgelerinden biri olan Antalya Bölgesi sınırları içinde yer alan üç antik kültür bölgesi Likya, Pamfilya ve Pisidia’nın önemli bir bölümünü Antalya Müzesi’nin sorumluluk alanını oluşturmaktadır.

Eşsiz bir açık hava müzesi ve arkeolojik zenginlikleriyle uluslararası bir kazı merkezi olan Antalya’da birçok ülkeden bilim insanı bilimsel kazılar yapmaktadır. Bölgede çok sayıda kurtarma kazıları ve arkeolojik peyzaj çalışmaları Antalya Müzesi tarafından gerçekleştirilmektedir.

Antalya Müzesi, Alt Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar bir döneme tanıklık ediyor. 1988’de “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi” ödülünü aldı.

Antalya Müzesi
Antalya Müzesi paleotik çağdan yakın çağa kadar birçok esere ev sahipliği yapmaktadır.

Müzenin en görkemli koleksiyonu şüphesiz Perge Antik Kenti’ne ait heykel koleksiyonu. Perge antik kentinden çıkarılan heykellerin güzelliği diğer eserleri adeta gölgede bırakıyor.

Müze müdürü Mustafa Demirel, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, müzenin dünyanın en büyük heykel koleksiyonlarından birine sahip olduğunu söyledi.

Perge Antik Kenti’nde 1946 yılından bu yana yapılan kazılarda ortaya çıkarılan heykel ve buluntuların sergilendiğini ve özellikle 2012’den sonra 50’ye yakın önemli heykelin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Tüm eserlerin müze laboratuvarında restore edilerek sergilenmeye hazırlandığını kaydeden Demirel, “Antalya Müzesi kronoloji müzesi. Ziyaretçiler, fosil döneminden Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Karain Mağarası’na, Doğu Roma dönemi ve Anadolu Selçuklu Devleti eserlerine kadar eserleri kronolojik olarak inceleme fırsatı buluyor ”dedi.

Bölgede kazı çalışmalarının sürdüğünü ve yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için çalışmaların sürdüğünü de vurguladı.

Banner
Related Articles

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

Batı Anadolu’da Bulunan 3.500 Yıllık Hitit Mührü Tunç Çağı’nın Siyasi Haritasını Yeniden Çizebilir

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Denizli’deki Aşağıseyit Höyük’te ortaya çıkarılan küçük bir Hitit mührü, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir tartışmayı...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda...

Adıyaman’da T Biçimli Taşlar Ortaya Çıktı: Taş Tepeler Kültürü Fırat Havzasına mı Yayılıyor?

27 Ocak 2026

27 Ocak 2026

Adıyaman’da baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan T biçimli taş yapılar, Göbeklitepe ile tanımlanan Neolitik dünyanın sanılandan daha geniş bir coğrafyaya...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]