30 November 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile de dikkat çekmektedir. Bu güzel şehir aynı zamanda dünyanın en önemli arkeoloji müzesini de içinde barındırmaktadır. Antalya müzesi, lahitleri, heykelleri ve farklı dönemlere ait özgün eserleriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Antalya Müzesi, 1922 yılında Kaleiçi semtinde kurulmuş ve 1972 yılında Konyaaltı semtindeki binasına taşınmıştır. Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda 14 teşhir salonu, heykel ve çeşitli eserlerin sergilendiği açık hava galerileri ve bir bahçeden oluşmaktadır.

Anadolu topraklarının en zengin tarihine sahip bölgelerinden biri olan Antalya Bölgesi sınırları içinde yer alan üç antik kültür bölgesi Likya, Pamfilya ve Pisidia’nın önemli bir bölümünü Antalya Müzesi’nin sorumluluk alanını oluşturmaktadır.

Eşsiz bir açık hava müzesi ve arkeolojik zenginlikleriyle uluslararası bir kazı merkezi olan Antalya’da birçok ülkeden bilim insanı bilimsel kazılar yapmaktadır. Bölgede çok sayıda kurtarma kazıları ve arkeolojik peyzaj çalışmaları Antalya Müzesi tarafından gerçekleştirilmektedir.

Antalya Müzesi, Alt Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar bir döneme tanıklık ediyor. 1988’de “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi” ödülünü aldı.

Antalya Müzesi
Antalya Müzesi paleotik çağdan yakın çağa kadar birçok esere ev sahipliği yapmaktadır.

Müzenin en görkemli koleksiyonu şüphesiz Perge Antik Kenti’ne ait heykel koleksiyonu. Perge antik kentinden çıkarılan heykellerin güzelliği diğer eserleri adeta gölgede bırakıyor.

Müze müdürü Mustafa Demirel, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, müzenin dünyanın en büyük heykel koleksiyonlarından birine sahip olduğunu söyledi.

Perge Antik Kenti’nde 1946 yılından bu yana yapılan kazılarda ortaya çıkarılan heykel ve buluntuların sergilendiğini ve özellikle 2012’den sonra 50’ye yakın önemli heykelin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Tüm eserlerin müze laboratuvarında restore edilerek sergilenmeye hazırlandığını kaydeden Demirel, “Antalya Müzesi kronoloji müzesi. Ziyaretçiler, fosil döneminden Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Karain Mağarası’na, Doğu Roma dönemi ve Anadolu Selçuklu Devleti eserlerine kadar eserleri kronolojik olarak inceleme fırsatı buluyor ”dedi.

Bölgede kazı çalışmalarının sürdüğünü ve yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için çalışmaların sürdüğünü de vurguladı.

Banner
Benzer Yazılar

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Çavuştepe Höyüğü’nde Urartulu kadın yöneticinin mezarına ulaşıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Geçtiğimiz günlerde atı, sığırı, köpeği ile gömülen Urartulu üst düzey insanının mezarı haberini yapmıştık. Bugünde yine aynı yerde Çavuştepe Höyüğü...

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Kültepe’de 4 Bin Yıllık Aslan Çene Kemiği Ortaya Çıkarıldı

14 Eylül 2021

14 Eylül 2021

Anadolu yazılı tarihinin başlangıç noktası Kültepe’de kazı çalışmaları devam ediyor. Kazılarda 4 bin yıllık aslan çene kemiği ortaya çıkarıldı. Kültepe...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

6 Haziran 2021

6 Haziran 2021

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]