24 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile de dikkat çekmektedir. Bu güzel şehir aynı zamanda dünyanın en önemli arkeoloji müzesini de içinde barındırmaktadır. Antalya müzesi, lahitleri, heykelleri ve farklı dönemlere ait özgün eserleriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Antalya Müzesi, 1922 yılında Kaleiçi semtinde kurulmuş ve 1972 yılında Konyaaltı semtindeki binasına taşınmıştır. Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda 14 teşhir salonu, heykel ve çeşitli eserlerin sergilendiği açık hava galerileri ve bir bahçeden oluşmaktadır.

Anadolu topraklarının en zengin tarihine sahip bölgelerinden biri olan Antalya Bölgesi sınırları içinde yer alan üç antik kültür bölgesi Likya, Pamfilya ve Pisidia’nın önemli bir bölümünü Antalya Müzesi’nin sorumluluk alanını oluşturmaktadır.

Eşsiz bir açık hava müzesi ve arkeolojik zenginlikleriyle uluslararası bir kazı merkezi olan Antalya’da birçok ülkeden bilim insanı bilimsel kazılar yapmaktadır. Bölgede çok sayıda kurtarma kazıları ve arkeolojik peyzaj çalışmaları Antalya Müzesi tarafından gerçekleştirilmektedir.

Antalya Müzesi, Alt Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar bir döneme tanıklık ediyor. 1988’de “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi” ödülünü aldı.

Antalya Müzesi
Antalya Müzesi paleotik çağdan yakın çağa kadar birçok esere ev sahipliği yapmaktadır.

Müzenin en görkemli koleksiyonu şüphesiz Perge Antik Kenti’ne ait heykel koleksiyonu. Perge antik kentinden çıkarılan heykellerin güzelliği diğer eserleri adeta gölgede bırakıyor.

Müze müdürü Mustafa Demirel, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, müzenin dünyanın en büyük heykel koleksiyonlarından birine sahip olduğunu söyledi.

Perge Antik Kenti’nde 1946 yılından bu yana yapılan kazılarda ortaya çıkarılan heykel ve buluntuların sergilendiğini ve özellikle 2012’den sonra 50’ye yakın önemli heykelin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Tüm eserlerin müze laboratuvarında restore edilerek sergilenmeye hazırlandığını kaydeden Demirel, “Antalya Müzesi kronoloji müzesi. Ziyaretçiler, fosil döneminden Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Karain Mağarası’na, Doğu Roma dönemi ve Anadolu Selçuklu Devleti eserlerine kadar eserleri kronolojik olarak inceleme fırsatı buluyor ”dedi.

Bölgede kazı çalışmalarının sürdüğünü ve yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için çalışmaların sürdüğünü de vurguladı.

Banner
Benzer Yazılar

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

18 Ağustos 2022

18 Ağustos 2022

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

22 Mayıs 2022

22 Mayıs 2022

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir. Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]