16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile de dikkat çekmektedir. Bu güzel şehir aynı zamanda dünyanın en önemli arkeoloji müzesini de içinde barındırmaktadır. Antalya müzesi, lahitleri, heykelleri ve farklı dönemlere ait özgün eserleriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Antalya Müzesi, 1922 yılında Kaleiçi semtinde kurulmuş ve 1972 yılında Konyaaltı semtindeki binasına taşınmıştır. Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda 14 teşhir salonu, heykel ve çeşitli eserlerin sergilendiği açık hava galerileri ve bir bahçeden oluşmaktadır.

Anadolu topraklarının en zengin tarihine sahip bölgelerinden biri olan Antalya Bölgesi sınırları içinde yer alan üç antik kültür bölgesi Likya, Pamfilya ve Pisidia’nın önemli bir bölümünü Antalya Müzesi’nin sorumluluk alanını oluşturmaktadır.

Eşsiz bir açık hava müzesi ve arkeolojik zenginlikleriyle uluslararası bir kazı merkezi olan Antalya’da birçok ülkeden bilim insanı bilimsel kazılar yapmaktadır. Bölgede çok sayıda kurtarma kazıları ve arkeolojik peyzaj çalışmaları Antalya Müzesi tarafından gerçekleştirilmektedir.

Antalya Müzesi, Alt Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar bir döneme tanıklık ediyor. 1988’de “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi” ödülünü aldı.

Antalya Müzesi
Antalya Müzesi paleotik çağdan yakın çağa kadar birçok esere ev sahipliği yapmaktadır.

Müzenin en görkemli koleksiyonu şüphesiz Perge Antik Kenti’ne ait heykel koleksiyonu. Perge antik kentinden çıkarılan heykellerin güzelliği diğer eserleri adeta gölgede bırakıyor.

Müze müdürü Mustafa Demirel, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, müzenin dünyanın en büyük heykel koleksiyonlarından birine sahip olduğunu söyledi.

Perge Antik Kenti’nde 1946 yılından bu yana yapılan kazılarda ortaya çıkarılan heykel ve buluntuların sergilendiğini ve özellikle 2012’den sonra 50’ye yakın önemli heykelin ortaya çıkarıldığını söyledi.

Tüm eserlerin müze laboratuvarında restore edilerek sergilenmeye hazırlandığını kaydeden Demirel, “Antalya Müzesi kronoloji müzesi. Ziyaretçiler, fosil döneminden Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olan Karain Mağarası’na, Doğu Roma dönemi ve Anadolu Selçuklu Devleti eserlerine kadar eserleri kronolojik olarak inceleme fırsatı buluyor ”dedi.

Bölgede kazı çalışmalarının sürdüğünü ve yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi için çalışmaların sürdüğünü de vurguladı.

Banner
Related Articles

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

Hititlerde Bira Tutkusu

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

Biranın keşfi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Mezopotamya kültürlerinden başlayarak hemen hemen bir çok uygarlıkta biranın karşılığına denk gelen kelimelerin...

4000 Yıllık Çivi Yazılı Tablet, Asurlu Bir Tüccarın Miras Planını Gün Yüzüne Çıkarıyor

19 Mayıs 2025

19 Mayıs 2025

Kayseri ili sınırlarında yer alan Kültepe-Kaniš yerleşimi, Anadolu’nun en erken yazılı belgelerinin bulunduğu bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Burada,...

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Van Gölü’nün suyu çekilince Çarpanak Adası’na giden Urartu yolu ortaya çıktı

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Yağışların azalması ve artan buharlaşma ile birlikte Van Gölü’nün su seviyesi düşünce Çarpanak Adası’nı kıyıya bağlayan bir kilometrelik Urartu yolu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]