9 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun Karanlık Çağı

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır. Birleştirici olduğu kadar ayırıcı bir yönü de olmuştur. Asya ve Avrupa arasında kimi zaman en büyük birleştirici güç kimi zamanda bir duvar kadar ayrıştırıcıdır.

Hitit krallığının yaklaşık MÖ. 1200-1190 civarında yıkılışı bu coğrafyada yaşayan halklar için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren Anadolu içlerine doğru 4 büyük göç dalgası görülmektedir. Birincisi balkanlardan gelen Thrak-Frig göçleri, ikincisi Yunanistan’dan güneybatı Anadolu’ya olan Dor göçleri sonrasında yine buradan batı Anadolu tarafına gerçekleşen İon göçleridir. Tabii bu sırada Transkafkasya dan Orta Anadolu platosuna gelen Muşkileri ve Suriye’den Anadolu içlerine ulaşan Aramileri de unutmamak gerekir.

Görünen odur ki bu dönem Anadolu’nun en zor ve karışık günleridir. Peki nedir bu göçlerin sebebi?

Aslında bu sorunun yanıtını bugün bile tam olarak vermek mümkün olmamıştır. Tahminler ise bu göçlere en büyük sebebin o dönem şiddetli bir kuraklık olduğu ve göçebe ya da yarı göçebe yaşayan halkların yer değiştirmeleri sonuç olmuştur diyebiliriz. Hitit varlığı ile güçlü ve neredeyse bütünleşmiş bir Anadolu Hitit devletinin sona ermesiyle bir nevi boşlukta kalmıştır. Ve bu boşluğu daha az gelişmiş topluluklar dolduracaktır. Bu dönem Anadolu ve kuzey Suriye de oldukça karmaşık bir döneme karşılık gelir. Antik Dünya’nın büyük devletleri yerini köy kültürüne bırakmaktadır.

Anadolu ve Ege de Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı arasındaki geçiş süreci ani değişimlere sahne olmuştur. Geç tunç çağında Uluslararası ilişkilerin güçlendiği dönemin sonunda bu sistemin ve bu sisteme bağlı olan ekonominin hızla çöküşüne tanık olunmuştur.

Bölgesel farklılıklar Anadolu için yeni bir değişim değildir. Anadolu çok sesli topluluklara her daim alışık bir yapıdadır.

Demir çağında Anadolu yerleşimleri

Bu dönem Mısır ve Ugarit kaynaklarında deniz kavimleri adını verdikleri bir halkın Anadolu’yu istila etmesinden bahsedilse de bu tarih içinde bir sorunsal olmak dışında çok ta bir tanımlama getirmemiştir.

Anadolu içim Hititlerin yıkılış tarihi olan Mö.1200 ve 800 yılları arasındaki dönem “Karanlık çağ” olarak adlandırılmıştır. Bu karanlık çağın sonu ise M.Ö. 330’lar da büyük İskenderin Persleri yenmesiyle bitecektir.

Bu dönem neredeyse Anadolu’nun eskiyi yeniden yaşaması gibi kıt bir dönemdir. Öyle ki Erken demir çağ verilerinin azlığı bu dönemin nedenini nasılını sorgulamamıza bile izin vermeyecek kadar azdır.

Son dönemlerde arttırılan demir çağ kazılarının sonuçları ve bulguları bu dönemi aydınlatacak en önemli kanıtları bize sunacaktır.

Dönem aydınlatılana kadar bizlerde neden yeni gelen toplulukların çark yapımı üretim yerine elle yapılmış seramikleri tercih ettiğini bilemeyeceğiz! Ya da Hititler gibi neden anıtsal yapılar yapmadıklarını…

Kaynak: Ana resimde kullanılmış olan harita görselimiz Prof. Dr. Şevket Dönmez’ e aittir.(Dönmez, 2016: 81)

Banner
Benzer Yazılar

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Vindolanda, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümünü bir sunak keşfiyle kutluyor

9 Şubat 2022

9 Şubat 2022

Vindolanda Roma Kalesi kazı ekibi, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümü şaşırtıcı bir arkeolojik keşif sonucunda elde edilen bir taş sunakla kutlanmaya...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Çekya’da Yürüyüşçüler 3,7 Kilogram Ağırlığında Sırp/Boşnak Altın Sikke Keşfetti

29 Nisan 2025

29 Nisan 2025

Çekya Cumhuriyeti’nin huzurlu Zvičina Tepesi yamaçlarında doğa yürüyüşü yapan iki talihli gezgin, şans eseri olağanüstü bir keşfe imza attılar. Şubat...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han döneminden kalma süslemeli oymalı tuğlalı 12 mezar ortaya çıkarıldı

22 Mayıs 2023

22 Mayıs 2023

Çin’in Shandong kentinde kazı yapan arkeologlar, yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen 12 süslemeli oymalı tuğlalı mezar ortaya çıkardılar. Mezarlar,...

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası...

Pompeii kazılarında kölelerin ve eşeklerin acımasızca çalıştırıldığı değirmen ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Vezüv yanardağının yerle bir ettiği (MS 79) Roma kenti Pompeii’de devam eden kazılarda kölelerin ve eşeklerin acımasız bir şekilde çalıştırıldıkları...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]