8 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun Karanlık Çağı

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır. Birleştirici olduğu kadar ayırıcı bir yönü de olmuştur. Asya ve Avrupa arasında kimi zaman en büyük birleştirici güç kimi zamanda bir duvar kadar ayrıştırıcıdır.

Hitit krallığının yaklaşık MÖ. 1200-1190 civarında yıkılışı bu coğrafyada yaşayan halklar için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren Anadolu içlerine doğru 4 büyük göç dalgası görülmektedir. Birincisi balkanlardan gelen Thrak-Frig göçleri, ikincisi Yunanistan’dan güneybatı Anadolu’ya olan Dor göçleri sonrasında yine buradan batı Anadolu tarafına gerçekleşen İon göçleridir. Tabii bu sırada Transkafkasya dan Orta Anadolu platosuna gelen Muşkileri ve Suriye’den Anadolu içlerine ulaşan Aramileri de unutmamak gerekir.

Görünen odur ki bu dönem Anadolu’nun en zor ve karışık günleridir. Peki nedir bu göçlerin sebebi?

Aslında bu sorunun yanıtını bugün bile tam olarak vermek mümkün olmamıştır. Tahminler ise bu göçlere en büyük sebebin o dönem şiddetli bir kuraklık olduğu ve göçebe ya da yarı göçebe yaşayan halkların yer değiştirmeleri sonuç olmuştur diyebiliriz. Hitit varlığı ile güçlü ve neredeyse bütünleşmiş bir Anadolu Hitit devletinin sona ermesiyle bir nevi boşlukta kalmıştır. Ve bu boşluğu daha az gelişmiş topluluklar dolduracaktır. Bu dönem Anadolu ve kuzey Suriye de oldukça karmaşık bir döneme karşılık gelir. Antik Dünya’nın büyük devletleri yerini köy kültürüne bırakmaktadır.

Anadolu ve Ege de Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı arasındaki geçiş süreci ani değişimlere sahne olmuştur. Geç tunç çağında Uluslararası ilişkilerin güçlendiği dönemin sonunda bu sistemin ve bu sisteme bağlı olan ekonominin hızla çöküşüne tanık olunmuştur.

Bölgesel farklılıklar Anadolu için yeni bir değişim değildir. Anadolu çok sesli topluluklara her daim alışık bir yapıdadır.

Demir çağında Anadolu yerleşimleri

Bu dönem Mısır ve Ugarit kaynaklarında deniz kavimleri adını verdikleri bir halkın Anadolu’yu istila etmesinden bahsedilse de bu tarih içinde bir sorunsal olmak dışında çok ta bir tanımlama getirmemiştir.

Anadolu içim Hititlerin yıkılış tarihi olan Mö.1200 ve 800 yılları arasındaki dönem “Karanlık çağ” olarak adlandırılmıştır. Bu karanlık çağın sonu ise M.Ö. 330’lar da büyük İskenderin Persleri yenmesiyle bitecektir.

Bu dönem neredeyse Anadolu’nun eskiyi yeniden yaşaması gibi kıt bir dönemdir. Öyle ki Erken demir çağ verilerinin azlığı bu dönemin nedenini nasılını sorgulamamıza bile izin vermeyecek kadar azdır.

Son dönemlerde arttırılan demir çağ kazılarının sonuçları ve bulguları bu dönemi aydınlatacak en önemli kanıtları bize sunacaktır.

Dönem aydınlatılana kadar bizlerde neden yeni gelen toplulukların çark yapımı üretim yerine elle yapılmış seramikleri tercih ettiğini bilemeyeceğiz! Ya da Hititler gibi neden anıtsal yapılar yapmadıklarını…

Kaynak: Ana resimde kullanılmış olan harita görselimiz Prof. Dr. Şevket Dönmez’ e aittir.(Dönmez, 2016: 81)

Banner
Benzer Yazılar

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

İngiliz kaşif James Cook’un ünlü gemisi Endeavour’un enkazı bulunmuş olabilir

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Avustralya Ulusal Denizcilik Müzesi (ANMM) Perşembe günü yaptığı açıklamada, Kaptan James Cook’un ünlü gemisi Endeavour’un enkazının ABD’nin Rhode Island eyaleti...

Mısır’da Kölelerin Yaşamı Düşündüğümüz Kadar Zor Değildi!

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

Mısır Bilimci Dr. Andrzej Ćwiek Mısır’daki kölelerin hayatının düşündüğümüz kadar zor olmadığını anlatıyor. Popüler düşüncenin aksine Piramitlerin yapımında kölelerin çalışmadığını...

Sicilya’nın Syracuse açıklarında bulunan arkaik taş çapalar

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Sicilya Bölgesi Deniz Müfettişliği ve Messina’daki Guardia di Finanza Dalış Birimi tarafından yapılan ortak bir operasyon sırasında, Sicilya’nın Syracuse kıyılarındaki...

Macaristan’da bir arkeoloji öğrencisi Brigetio’da 2.000 Yıllık Bronz Figürinler Keşfetti

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Macaristan’ın Komárom kentinde yer alan Roma dönemi yerleşimi Brigetio’da yürütülen kazı çalışmalarında, tarihî açıdan dikkat çekici bir keşfe imza atıldı....

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Bilim insanları 100 milyon yıl önce Şili’nin Atacama çölünde dolaşan eski bir uçan sürüngen mezarlığı keşfettiler.

7 Nisan 2022

7 Nisan 2022

Şili’de, 100 milyon yıl önce And ülkesinin Atacama çölünde tarih öncesi uçan sürüngenlerin iyi korunmuş kalıntılarını içeren alışılmadık bir mezarlık...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]