11 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun Karanlık Çağı

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır. Birleştirici olduğu kadar ayırıcı bir yönü de olmuştur. Asya ve Avrupa arasında kimi zaman en büyük birleştirici güç kimi zamanda bir duvar kadar ayrıştırıcıdır.

Hitit krallığının yaklaşık MÖ. 1200-1190 civarında yıkılışı bu coğrafyada yaşayan halklar için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren Anadolu içlerine doğru 4 büyük göç dalgası görülmektedir. Birincisi balkanlardan gelen Thrak-Frig göçleri, ikincisi Yunanistan’dan güneybatı Anadolu’ya olan Dor göçleri sonrasında yine buradan batı Anadolu tarafına gerçekleşen İon göçleridir. Tabii bu sırada Transkafkasya dan Orta Anadolu platosuna gelen Muşkileri ve Suriye’den Anadolu içlerine ulaşan Aramileri de unutmamak gerekir.

Görünen odur ki bu dönem Anadolu’nun en zor ve karışık günleridir. Peki nedir bu göçlerin sebebi?

Aslında bu sorunun yanıtını bugün bile tam olarak vermek mümkün olmamıştır. Tahminler ise bu göçlere en büyük sebebin o dönem şiddetli bir kuraklık olduğu ve göçebe ya da yarı göçebe yaşayan halkların yer değiştirmeleri sonuç olmuştur diyebiliriz. Hitit varlığı ile güçlü ve neredeyse bütünleşmiş bir Anadolu Hitit devletinin sona ermesiyle bir nevi boşlukta kalmıştır. Ve bu boşluğu daha az gelişmiş topluluklar dolduracaktır. Bu dönem Anadolu ve kuzey Suriye de oldukça karmaşık bir döneme karşılık gelir. Antik Dünya’nın büyük devletleri yerini köy kültürüne bırakmaktadır.

Anadolu ve Ege de Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı arasındaki geçiş süreci ani değişimlere sahne olmuştur. Geç tunç çağında Uluslararası ilişkilerin güçlendiği dönemin sonunda bu sistemin ve bu sisteme bağlı olan ekonominin hızla çöküşüne tanık olunmuştur.

Bölgesel farklılıklar Anadolu için yeni bir değişim değildir. Anadolu çok sesli topluluklara her daim alışık bir yapıdadır.

Demir çağında Anadolu yerleşimleri

Bu dönem Mısır ve Ugarit kaynaklarında deniz kavimleri adını verdikleri bir halkın Anadolu’yu istila etmesinden bahsedilse de bu tarih içinde bir sorunsal olmak dışında çok ta bir tanımlama getirmemiştir.

Anadolu içim Hititlerin yıkılış tarihi olan Mö.1200 ve 800 yılları arasındaki dönem “Karanlık çağ” olarak adlandırılmıştır. Bu karanlık çağın sonu ise M.Ö. 330’lar da büyük İskenderin Persleri yenmesiyle bitecektir.

Bu dönem neredeyse Anadolu’nun eskiyi yeniden yaşaması gibi kıt bir dönemdir. Öyle ki Erken demir çağ verilerinin azlığı bu dönemin nedenini nasılını sorgulamamıza bile izin vermeyecek kadar azdır.

Son dönemlerde arttırılan demir çağ kazılarının sonuçları ve bulguları bu dönemi aydınlatacak en önemli kanıtları bize sunacaktır.

Dönem aydınlatılana kadar bizlerde neden yeni gelen toplulukların çark yapımı üretim yerine elle yapılmış seramikleri tercih ettiğini bilemeyeceğiz! Ya da Hititler gibi neden anıtsal yapılar yapmadıklarını…

Kaynak: Ana resimde kullanılmış olan harita görselimiz Prof. Dr. Şevket Dönmez’ e aittir.(Dönmez, 2016: 81)

Banner
Benzer Yazılar

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Suudi Arabistan’ın kuzey kesiminde 200.000 yıllık el baltası keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Suudi Arabistan AlUla Kraliyet Komisyonu (RCU), AlUla Valiliği’ndeki Qurh alanındaki arkeolojik kazı ekiplerinin 200.000 yıldan daha eski olduğu tahmin edilen...

Çin’de 2.400 yıllık sifonlu tuvalet ortaya çıkarıldı

19 Şubat 2023

19 Şubat 2023

Çin’deki Yueyang antik kentinde 2.400 yıllık olduğu tahmin edilen sifonlu tuvaletin alt kısımları ortaya çıkarıldı. Bükülmüş bir boru da dahil...

Kıbrıs, Tunç Çağı’nda Akdeniz’in en büyük bakır üreticisiydi

17 Mart 2023

17 Mart 2023

Kıbrıs adasının güneyinde yer alan günümüz Larnaka şehri yakınlarındaki Hala Sultan Tekkesi ve çevresinde yapılan kazılar Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz’in...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Çin’in Hunan Eyaletinde Keşfedilen Antik Mezar Kompleksi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Çin’in Hunan eyaletindeki bir otobanda Han hanedanlığına ait (MÖ 202 – MS 220) tarihlenen bir grup antik mezar keşfedildi. Süregelen...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Libasyon alanlı Urartu mezarı keşfedildi

16 Ocak 2023

16 Ocak 2023

Van Gölü sularının çekilmesiyle ortaya çıkan Urartu dönemi tapınak kalıntılarına yakın bir yerde libasyon ritüelinin yapıldığı 3 odalı mezar ortaya...

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]