14 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği taşıyor.

Hafif, yumuşak ve yanmama özelliğinden dolayı günümüzde süs eşyası ve pipo yapımında kullanılan lületaşı, ülkemizde Eskişehir ilinde çıkarılmaktadır.

Lületaşı, dünyada birkaç ülkede de çıkarılsa bile ticari olarak işlenebilir yatakların çoğu Eskişehir’de yer alır.

En eski lületaşı eseri Çavlum damga mühür

Eskişehir ilinin 16 kilometre doğusunda, Alpu Ovası’ndaki Çavlum Köyü’nde 1999-2001 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazıları sırasında Anadolu’da işlenmiş en eski lületaşından yapılmış damga mühür bulunmuştu.

Çavlum Damga Mühür, kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 73 adet mezar içerisinde bulunan 8 yaşındaki bir çocuğa ait mezarın içinde ele geçmiştir.

Orta Tunç Çağı (MÖ 18 yy.) dönemine tarihlendirilen taş sanduka mezara konulmuş ölü hediyesi damga mührün baskı yüzeyinde sadece bir çizginin olduğu görülmektedir. Bunun nedeni de mührün bitirilmeden ölü hediyesi olarak koyulmuş olması düşünülmektedir.

Lületaşı madeninin kullanımı tarihi açısından da önemli bir bilgi kaynağı olan damga mührün tutamaklı (çapı: 0.9 cm.) ve 1.6 cm. baskı yüzeyli mührün uzunluğu 2.3 cm. dir. Baskı yüzeyinde bulunan çizginin, yapım sırasında baskı yüzeyinin kenarında kırık oluşturduğu, bu nedenle de mühür üzerinde başka iz bulunmadığı, belki de mührün tam bitirilmediği
düşünülebilir.

Damga mührün bulunduğu Çavlum Orta Tunç Çağı Mezarlığı’ndaki in-situ bulgular ayrıca, Orta Tunç Çağı ölü gömme gelenekleri üzerine yeni düşüncelerin doğmasına ve dönem ile ilgili sorunların aydınlatılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Lületaşı Nedir?

Beyaz, hafif ve yumuşak bir özelliğe sahip olan lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş bir kayaç çeşididir.

Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.
Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Lületaşına, Alman mineralog (E. F. Glocker) tarafından 19. yüzyıl ortalarında sepiolit ismini vermiştir. Bu isim, mürekkep balığının Yunanca ismi olan “sepion”dan gelmektedir.

Almanca ismi olan “Meerschaum” (deniz köpüğü) olarak bilinen lületaşının eser olarak işlenmesi, son arkeolojik kazılardan elde edilen verilere bakıldığında yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.

Lületaşı, dünyada Yunanistan’daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas, ABD ve Afrika’nın bazı yerlerinde çıkarılmakla beraber yatakların neredeyse tamamı Eskişehir’de yer almaktadır.

Kaynak: Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Nejat BİLGEN’in “ÇAVLUM ORTA TUNÇ ÇAĞI NEKROPOLÜ’NDE ELE GEÇEN LÜLETAŞI MÜHÜR” adlı makalesi Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com

Banner
Related Articles

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün Hazırlıkları Tamamlandı

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Birliği desteği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği çerçevesinde “Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]