13 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği taşıyor.

Hafif, yumuşak ve yanmama özelliğinden dolayı günümüzde süs eşyası ve pipo yapımında kullanılan lületaşı, ülkemizde Eskişehir ilinde çıkarılmaktadır.

Lületaşı, dünyada birkaç ülkede de çıkarılsa bile ticari olarak işlenebilir yatakların çoğu Eskişehir’de yer alır.

En eski lületaşı eseri Çavlum damga mühür

Eskişehir ilinin 16 kilometre doğusunda, Alpu Ovası’ndaki Çavlum Köyü’nde 1999-2001 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazıları sırasında Anadolu’da işlenmiş en eski lületaşından yapılmış damga mühür bulunmuştu.

Çavlum Damga Mühür, kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 73 adet mezar içerisinde bulunan 8 yaşındaki bir çocuğa ait mezarın içinde ele geçmiştir.

Orta Tunç Çağı (MÖ 18 yy.) dönemine tarihlendirilen taş sanduka mezara konulmuş ölü hediyesi damga mührün baskı yüzeyinde sadece bir çizginin olduğu görülmektedir. Bunun nedeni de mührün bitirilmeden ölü hediyesi olarak koyulmuş olması düşünülmektedir.

Lületaşı madeninin kullanımı tarihi açısından da önemli bir bilgi kaynağı olan damga mührün tutamaklı (çapı: 0.9 cm.) ve 1.6 cm. baskı yüzeyli mührün uzunluğu 2.3 cm. dir. Baskı yüzeyinde bulunan çizginin, yapım sırasında baskı yüzeyinin kenarında kırık oluşturduğu, bu nedenle de mühür üzerinde başka iz bulunmadığı, belki de mührün tam bitirilmediği
düşünülebilir.

Damga mührün bulunduğu Çavlum Orta Tunç Çağı Mezarlığı’ndaki in-situ bulgular ayrıca, Orta Tunç Çağı ölü gömme gelenekleri üzerine yeni düşüncelerin doğmasına ve dönem ile ilgili sorunların aydınlatılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Lületaşı Nedir?

Beyaz, hafif ve yumuşak bir özelliğe sahip olan lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş bir kayaç çeşididir.

Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.
Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Lületaşına, Alman mineralog (E. F. Glocker) tarafından 19. yüzyıl ortalarında sepiolit ismini vermiştir. Bu isim, mürekkep balığının Yunanca ismi olan “sepion”dan gelmektedir.

Almanca ismi olan “Meerschaum” (deniz köpüğü) olarak bilinen lületaşının eser olarak işlenmesi, son arkeolojik kazılardan elde edilen verilere bakıldığında yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.

Lületaşı, dünyada Yunanistan’daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas, ABD ve Afrika’nın bazı yerlerinde çıkarılmakla beraber yatakların neredeyse tamamı Eskişehir’de yer almaktadır.

Kaynak: Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Nejat BİLGEN’in “ÇAVLUM ORTA TUNÇ ÇAĞI NEKROPOLÜ’NDE ELE GEÇEN LÜLETAŞI MÜHÜR” adlı makalesi Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com

Banner
Benzer Yazılar

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Trian Çeşmesi 1900 Yıl Sonra Tekrar Canlandırılacak

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Denizli’de yer alan Laodikeia antik kenti içindeki Trian çeşmesi 1900 yıl sonra tekrar canlandırılacak. Trian çeşmesi için gerçekleştirilecek çalışmalara  CHP’li...

Great Northern Museum da renkli yedi Roma sunağı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Antik dünyanın artık çok renkli olduğunu biliyoruz. Ancak bu renkler sadece cübbeler ve diğer giysilerle sınırlı kalmamış, heykeller ve binalar...

Hititlerin Amansız Düşmanları Kaşkalar Dünyanın İlk Gerillaları mı?

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Hitit imparatorluğu, MÖ 1750 ile MÖ 1200 arasında Anadolu ve Suriye’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bölgesel bir süper güçtü. Hititler aynı zamanda...

Moğol Tehdidine Karşı İnşa Edilen 12 Kapıdan Biri: Konya’da Larende Kapısı’nın Temeli Ortaya Çıktı

1 Kasım 2025

1 Kasım 2025

Konya’nın tarihi dokusunu yeniden şekillendiren arkeolojik kazılarda, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat döneminde inşa edilen kalenin 12 kapısından biri olan...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Ayanis Kalesi’nde ilk kez Urartulara ait çöplük alanı ortaya çıkarıldı

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Van Tuşpa sınırlarında Urartu Krallığı’nın görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam eden kazılarda ilk kez Urartulara ait çöplük alanı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]