25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği taşıyor.

Hafif, yumuşak ve yanmama özelliğinden dolayı günümüzde süs eşyası ve pipo yapımında kullanılan lületaşı, ülkemizde Eskişehir ilinde çıkarılmaktadır.

Lületaşı, dünyada birkaç ülkede de çıkarılsa bile ticari olarak işlenebilir yatakların çoğu Eskişehir’de yer alır.

En eski lületaşı eseri Çavlum damga mühür

Eskişehir ilinin 16 kilometre doğusunda, Alpu Ovası’ndaki Çavlum Köyü’nde 1999-2001 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazıları sırasında Anadolu’da işlenmiş en eski lületaşından yapılmış damga mühür bulunmuştu.

Çavlum Damga Mühür, kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 73 adet mezar içerisinde bulunan 8 yaşındaki bir çocuğa ait mezarın içinde ele geçmiştir.

Orta Tunç Çağı (MÖ 18 yy.) dönemine tarihlendirilen taş sanduka mezara konulmuş ölü hediyesi damga mührün baskı yüzeyinde sadece bir çizginin olduğu görülmektedir. Bunun nedeni de mührün bitirilmeden ölü hediyesi olarak koyulmuş olması düşünülmektedir.

Lületaşı madeninin kullanımı tarihi açısından da önemli bir bilgi kaynağı olan damga mührün tutamaklı (çapı: 0.9 cm.) ve 1.6 cm. baskı yüzeyli mührün uzunluğu 2.3 cm. dir. Baskı yüzeyinde bulunan çizginin, yapım sırasında baskı yüzeyinin kenarında kırık oluşturduğu, bu nedenle de mühür üzerinde başka iz bulunmadığı, belki de mührün tam bitirilmediği
düşünülebilir.

Damga mührün bulunduğu Çavlum Orta Tunç Çağı Mezarlığı’ndaki in-situ bulgular ayrıca, Orta Tunç Çağı ölü gömme gelenekleri üzerine yeni düşüncelerin doğmasına ve dönem ile ilgili sorunların aydınlatılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Lületaşı Nedir?

Beyaz, hafif ve yumuşak bir özelliğe sahip olan lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş bir kayaç çeşididir.

Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.
Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Lületaşına, Alman mineralog (E. F. Glocker) tarafından 19. yüzyıl ortalarında sepiolit ismini vermiştir. Bu isim, mürekkep balığının Yunanca ismi olan “sepion”dan gelmektedir.

Almanca ismi olan “Meerschaum” (deniz köpüğü) olarak bilinen lületaşının eser olarak işlenmesi, son arkeolojik kazılardan elde edilen verilere bakıldığında yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.

Lületaşı, dünyada Yunanistan’daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas, ABD ve Afrika’nın bazı yerlerinde çıkarılmakla beraber yatakların neredeyse tamamı Eskişehir’de yer almaktadır.

Kaynak: Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Nejat BİLGEN’in “ÇAVLUM ORTA TUNÇ ÇAĞI NEKROPOLÜ’NDE ELE GEÇEN LÜLETAŞI MÜHÜR” adlı makalesi Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com

Banner
Related Articles

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Efes Antik Kentine Su Götüren Kanal Bulundu

25 Mayıs 2021

25 Mayıs 2021

Efes Antik Kentine su götüren 2000 yıllık su kanalı bulundu. Aydın Arkeoloji Müzesi ekipleri tarafından ortaya çıkarılan 50 metrelik su...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]