22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği taşıyor.

Hafif, yumuşak ve yanmama özelliğinden dolayı günümüzde süs eşyası ve pipo yapımında kullanılan lületaşı, ülkemizde Eskişehir ilinde çıkarılmaktadır.

Lületaşı, dünyada birkaç ülkede de çıkarılsa bile ticari olarak işlenebilir yatakların çoğu Eskişehir’de yer alır.

En eski lületaşı eseri Çavlum damga mühür

Eskişehir ilinin 16 kilometre doğusunda, Alpu Ovası’ndaki Çavlum Köyü’nde 1999-2001 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazıları sırasında Anadolu’da işlenmiş en eski lületaşından yapılmış damga mühür bulunmuştu.

Çavlum Damga Mühür, kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 73 adet mezar içerisinde bulunan 8 yaşındaki bir çocuğa ait mezarın içinde ele geçmiştir.

Orta Tunç Çağı (MÖ 18 yy.) dönemine tarihlendirilen taş sanduka mezara konulmuş ölü hediyesi damga mührün baskı yüzeyinde sadece bir çizginin olduğu görülmektedir. Bunun nedeni de mührün bitirilmeden ölü hediyesi olarak koyulmuş olması düşünülmektedir.

Lületaşı madeninin kullanımı tarihi açısından da önemli bir bilgi kaynağı olan damga mührün tutamaklı (çapı: 0.9 cm.) ve 1.6 cm. baskı yüzeyli mührün uzunluğu 2.3 cm. dir. Baskı yüzeyinde bulunan çizginin, yapım sırasında baskı yüzeyinin kenarında kırık oluşturduğu, bu nedenle de mühür üzerinde başka iz bulunmadığı, belki de mührün tam bitirilmediği
düşünülebilir.

Damga mührün bulunduğu Çavlum Orta Tunç Çağı Mezarlığı’ndaki in-situ bulgular ayrıca, Orta Tunç Çağı ölü gömme gelenekleri üzerine yeni düşüncelerin doğmasına ve dönem ile ilgili sorunların aydınlatılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Lületaşı Nedir?

Beyaz, hafif ve yumuşak bir özelliğe sahip olan lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş bir kayaç çeşididir.

Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.
Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Lületaşına, Alman mineralog (E. F. Glocker) tarafından 19. yüzyıl ortalarında sepiolit ismini vermiştir. Bu isim, mürekkep balığının Yunanca ismi olan “sepion”dan gelmektedir.

Almanca ismi olan “Meerschaum” (deniz köpüğü) olarak bilinen lületaşının eser olarak işlenmesi, son arkeolojik kazılardan elde edilen verilere bakıldığında yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.

Lületaşı, dünyada Yunanistan’daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas, ABD ve Afrika’nın bazı yerlerinde çıkarılmakla beraber yatakların neredeyse tamamı Eskişehir’de yer almaktadır.

Kaynak: Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Nejat BİLGEN’in “ÇAVLUM ORTA TUNÇ ÇAĞI NEKROPOLÜ’NDE ELE GEÇEN LÜLETAŞI MÜHÜR” adlı makalesi Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com

Banner
Benzer Yazılar

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

2. Dünya Savaşı kalıntılarını arayan amatörler 2.000 yıllık Roma kılıcı keşfetti

17 Şubat 2025

17 Şubat 2025

Polonyalı metal dedektörü meraklılarından oluşan INVENTUM Derneği üyeleri, Polonya’nın Kraków-Częstochowa Yaylası’nda 2. Dünya Savaşı kalıntıları ararken 2.000 yıllık bir Roma...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Ayanis Kalesi’nde ilk kez Urartulara ait çöplük alanı ortaya çıkarıldı

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Van Tuşpa sınırlarında Urartu Krallığı’nın görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam eden kazılarda ilk kez Urartulara ait çöplük alanı...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

Danimarka’da Neolitik Döneme Işık Tutan “Woodhenge” Keşfedildi

1 Mart 2025

1 Mart 2025

Danimarka’nın Aars kasabasında yapılan son arkeolojik keşif, Avrupa’nın Neolitik dönemine dair bildiklerimizi kökten değiştirecek nitelikte. Vesthimmerland Müzesi arkeologları, MÖ 2600-1600...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

17 Mayıs 2021

17 Mayıs 2021

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]