2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği taşıyor.

Hafif, yumuşak ve yanmama özelliğinden dolayı günümüzde süs eşyası ve pipo yapımında kullanılan lületaşı, ülkemizde Eskişehir ilinde çıkarılmaktadır.

Lületaşı, dünyada birkaç ülkede de çıkarılsa bile ticari olarak işlenebilir yatakların çoğu Eskişehir’de yer alır.

En eski lületaşı eseri Çavlum damga mühür

Eskişehir ilinin 16 kilometre doğusunda, Alpu Ovası’ndaki Çavlum Köyü’nde 1999-2001 yılları arasında gerçekleştirilen kurtarma kazıları sırasında Anadolu’da işlenmiş en eski lületaşından yapılmış damga mühür bulunmuştu.

Çavlum Damga Mühür, kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 73 adet mezar içerisinde bulunan 8 yaşındaki bir çocuğa ait mezarın içinde ele geçmiştir.

Orta Tunç Çağı (MÖ 18 yy.) dönemine tarihlendirilen taş sanduka mezara konulmuş ölü hediyesi damga mührün baskı yüzeyinde sadece bir çizginin olduğu görülmektedir. Bunun nedeni de mührün bitirilmeden ölü hediyesi olarak koyulmuş olması düşünülmektedir.

Lületaşı madeninin kullanımı tarihi açısından da önemli bir bilgi kaynağı olan damga mührün tutamaklı (çapı: 0.9 cm.) ve 1.6 cm. baskı yüzeyli mührün uzunluğu 2.3 cm. dir. Baskı yüzeyinde bulunan çizginin, yapım sırasında baskı yüzeyinin kenarında kırık oluşturduğu, bu nedenle de mühür üzerinde başka iz bulunmadığı, belki de mührün tam bitirilmediği
düşünülebilir.

Damga mührün bulunduğu Çavlum Orta Tunç Çağı Mezarlığı’ndaki in-situ bulgular ayrıca, Orta Tunç Çağı ölü gömme gelenekleri üzerine yeni düşüncelerin doğmasına ve dönem ile ilgili sorunların aydınlatılmasına da katkıda bulunmaktadır.

Lületaşı Nedir?

Beyaz, hafif ve yumuşak bir özelliğe sahip olan lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş bir kayaç çeşididir.

Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.
Lületaşı işlemesi yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahiptir.

Lületaşına, Alman mineralog (E. F. Glocker) tarafından 19. yüzyıl ortalarında sepiolit ismini vermiştir. Bu isim, mürekkep balığının Yunanca ismi olan “sepion”dan gelmektedir.

Almanca ismi olan “Meerschaum” (deniz köpüğü) olarak bilinen lületaşının eser olarak işlenmesi, son arkeolojik kazılardan elde edilen verilere bakıldığında yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.

Lületaşı, dünyada Yunanistan’daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti’ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas, ABD ve Afrika’nın bazı yerlerinde çıkarılmakla beraber yatakların neredeyse tamamı Eskişehir’de yer almaktadır.

Kaynak: Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Nejat BİLGEN’in “ÇAVLUM ORTA TUNÇ ÇAĞI NEKROPOLÜ’NDE ELE GEÇEN LÜLETAŞI MÜHÜR” adlı makalesi Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi www.e-sosder.com

Banner
Benzer Yazılar

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

29 Mart 2026

29 Mart 2026

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi

27 Ocak 2023

27 Ocak 2023

İngiltere Sulfolk nükleer santral bölgesinin ağaçlandırma çalışması öncesi gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 2400 yıllık nadir görülen ahşap aks parçası keşfedildi. Muhtemelen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]