11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Helenistik Dönem’de tapınım gören Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen Anadolu’da iki kült merkezi bulunuyor. Bu merkezlerden birisi Kappadokia’daki Komana (Adana, Tufanbeyli, Şar Köyü) antik kenti bir diğeri de 13 yıldan beri kazı çalışmaları devam eden Tokat Niksar’da bulunan Pontus Komana’sı Antik Kenti’dir.

Bugüne kadar Tanrıça Ma tasvirinin işlendiği çok az esere ulaşılmıştır. Ma tasvirleri çoğunlukla, Pontus Komana, Neokasareia ve Kappadokia Komana’sında ele geçen Roma Dönemi sikkelerinde görülür.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, aynı zamanda bir ticaret merkezi olarak da kullanılan Komana Antik kenti kazılarında bu yıl Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağının çıkartılmasının hedeflendiğini söyledi.

Pontus Komana Antik Kenti kazıları
Fotoğraf Nurhan İçmez/İHA

Bu yıl garnizon yapısının detaylarına ulaşılması amaçlanıyor

Burcu Erciyas, İHA muhabirine “Komana, Anadolulu bir tanrıça olan Ma’ya adanmış. Helenistik dönemden itibaren bir ziyaret merkezi diyebiliriz. Hem festivallerin düzenlendiği, hem de ticaretin canlandığı bir yerleşim olarak dikkat çekiyor. Kazı çalışmalarını da bu kutsal merkezi ortaya çıkarmak üzere başlattık. Kutsal mabetle ilgili doğrudan doğruya tapınak yapısını henüz ortaya çıkarmadık. Ama hamam tepe denilen merkezinde yer alan tepede çok katmanlı bir yerleşim ortaya çıkarmaktayız. Geç Osmanlı döneminden başlayarak derinlere doğru indikçe erken Tunç’a kadar ulaşan bir katmanlaşmamız ve yerleşim tarihçemiz var” dedi.

Kazı çalışmalarının Karadeniz çevresindeki tüm ülkelerin arkeolojik bulgularına katkı sağlayacağına dikkat çeken Erciyas, “Özellikle Balkanlar’la da ilişkileri olduğunu bu bölgenin erken Tunç’tan itibaren biliyoruz. Ama tabii en önemlisi Tokat’a sağlayacağı katkı ve buradaki toplum bilincini, kültürel miras bilincini arttıracak veriler” diye konuştu.

Erciyas, bu sene yapılacak kazı çalışmalarında iki hedefleri olduğuna işaret ederek, “Bunlardan bir tanesi geçen yıl garnizon olduğunu anladığımız veya öngördüğümüz yapının daha detaylı ortaya çıkarılması. İkincisi de yine Roma dönemine ait. Geçen yıl içerisinden kılıç gelen üçüncü yüzyıl yapısı yangın geçirmiş bir bina. Bu binanın içerisinde de çalışmalarımızı derinleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Komana Antik Kenti'nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti’nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti'nde ele geçen sikke

“Ma” ismi Mezopotamya kökenli olduğu düşünülüyor

Anadolu’da yerel tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın adı, Hitit tabletlerinde görülen “MAH” ideogramından ya da ikinci binde karşılaşılan “Mamma-Amamma” formundan geldiği düşünülmektedir.

Ma isminin köken olarak çocuk dilinde ‘Anne’ kelimesinin bozuk formu olduğu ve ismin Mezopotamya kökenli olup Anadolu’ya transfer olduğu da iddia edilmektedir.

Ma’ya Anadolu’da ilk olarak ne zaman rastlandığı bilinmemekle birlikte tanrıçanın kökeni ve kült pratiği hakkında bildiklerimiz Anadolu’daki diğer ana tanrıçalarla karşılaştırıldığında nispeten daha kısıtlıdır.

Tanrıçanın, Hititlerdeki fırtına tanrısı Tešup’un eşi olan Arinna’nın Güneş Tanrıçası’ndan köklendiği düşünülse de Ma hakkında yapılan güncel bir çalışmada tanrıçanın kökeni konusunda farklı bir yorum getirilmiştir; Anadolu kökenli tanrıçaların daha çok bereket, doğurganlık gibi özelliklerle vurgulandığı fakat Ma’nın bu özelliklerden çok savaşçı ve cinselliği ön planda olan bir karekter ortaya koyması nedeniyle, Hurri kökenli bir tanrıça olan Šavuška’nın bir devamı olduğu iddia edilmiştir.

Kaynak Melih Arslan, “Roma Dönemi Yüzük Taşları Üzerinde Tanrıça Ma Betimlemeleri ve Yayımlanmış Bazı Eserlerdeki Ma İkonografisi İçin Yeni Öneri ve Değerlendirmeler”, Colloquium Anatolicum, 2018 / 17.

Banner
Related Articles

Peru’da arkeologlar 800 yıllık iplerle bağlanmış bir mumya keşfettiler

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Arkeologlar Peru’nun merkez sahilinde en az 800 yaşında olduğu tahmin edilen bir mumya keşfettiler. Mumyanın cesedi iplerle bağlanmıştı ve eller...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Lüksemburg’da Dokuz Roma İmparatoruna Ait 141 Roma Altın Sikkesi Ortaya Çıkarıldı

14 Ocak 2025

14 Ocak 2025

Arkeologlar, Lüksemburg’un kuzeyinde yer alan Holzthum yakınlarında, MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen 141 Roma altın sikkesinden oluşan bir Roma...

Macaristan’da bir arkeoloji öğrencisi Brigetio’da 2.000 Yıllık Bronz Figürinler Keşfetti

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Macaristan’ın Komárom kentinde yer alan Roma dönemi yerleşimi Brigetio’da yürütülen kazı çalışmalarında, tarihî açıdan dikkat çekici bir keşfe imza atıldı....

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Bilecik’teki Aya Yorgi Kilisesi Restore Edilmeyi Bekliyor

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Bilecik’teki 200 yıllık Aya Yorgi Kilisesi harabe durumda… Acilen kilisenin restore edilmesi gerekiyor. Bilecik‘in Osmaneli ilçesinde yer alan 1800’lü yılların...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]