28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Helenistik Dönem’de tapınım gören Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen Anadolu’da iki kült merkezi bulunuyor. Bu merkezlerden birisi Kappadokia’daki Komana (Adana, Tufanbeyli, Şar Köyü) antik kenti bir diğeri de 13 yıldan beri kazı çalışmaları devam eden Tokat Niksar’da bulunan Pontus Komana’sı Antik Kenti’dir.

Bugüne kadar Tanrıça Ma tasvirinin işlendiği çok az esere ulaşılmıştır. Ma tasvirleri çoğunlukla, Pontus Komana, Neokasareia ve Kappadokia Komana’sında ele geçen Roma Dönemi sikkelerinde görülür.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, aynı zamanda bir ticaret merkezi olarak da kullanılan Komana Antik kenti kazılarında bu yıl Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağının çıkartılmasının hedeflendiğini söyledi.

Pontus Komana Antik Kenti kazıları
Fotoğraf Nurhan İçmez/İHA

Bu yıl garnizon yapısının detaylarına ulaşılması amaçlanıyor

Burcu Erciyas, İHA muhabirine “Komana, Anadolulu bir tanrıça olan Ma’ya adanmış. Helenistik dönemden itibaren bir ziyaret merkezi diyebiliriz. Hem festivallerin düzenlendiği, hem de ticaretin canlandığı bir yerleşim olarak dikkat çekiyor. Kazı çalışmalarını da bu kutsal merkezi ortaya çıkarmak üzere başlattık. Kutsal mabetle ilgili doğrudan doğruya tapınak yapısını henüz ortaya çıkarmadık. Ama hamam tepe denilen merkezinde yer alan tepede çok katmanlı bir yerleşim ortaya çıkarmaktayız. Geç Osmanlı döneminden başlayarak derinlere doğru indikçe erken Tunç’a kadar ulaşan bir katmanlaşmamız ve yerleşim tarihçemiz var” dedi.

Kazı çalışmalarının Karadeniz çevresindeki tüm ülkelerin arkeolojik bulgularına katkı sağlayacağına dikkat çeken Erciyas, “Özellikle Balkanlar’la da ilişkileri olduğunu bu bölgenin erken Tunç’tan itibaren biliyoruz. Ama tabii en önemlisi Tokat’a sağlayacağı katkı ve buradaki toplum bilincini, kültürel miras bilincini arttıracak veriler” diye konuştu.

Erciyas, bu sene yapılacak kazı çalışmalarında iki hedefleri olduğuna işaret ederek, “Bunlardan bir tanesi geçen yıl garnizon olduğunu anladığımız veya öngördüğümüz yapının daha detaylı ortaya çıkarılması. İkincisi de yine Roma dönemine ait. Geçen yıl içerisinden kılıç gelen üçüncü yüzyıl yapısı yangın geçirmiş bir bina. Bu binanın içerisinde de çalışmalarımızı derinleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Komana Antik Kenti'nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti’nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti'nde ele geçen sikke

“Ma” ismi Mezopotamya kökenli olduğu düşünülüyor

Anadolu’da yerel tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın adı, Hitit tabletlerinde görülen “MAH” ideogramından ya da ikinci binde karşılaşılan “Mamma-Amamma” formundan geldiği düşünülmektedir.

Ma isminin köken olarak çocuk dilinde ‘Anne’ kelimesinin bozuk formu olduğu ve ismin Mezopotamya kökenli olup Anadolu’ya transfer olduğu da iddia edilmektedir.

Ma’ya Anadolu’da ilk olarak ne zaman rastlandığı bilinmemekle birlikte tanrıçanın kökeni ve kült pratiği hakkında bildiklerimiz Anadolu’daki diğer ana tanrıçalarla karşılaştırıldığında nispeten daha kısıtlıdır.

Tanrıçanın, Hititlerdeki fırtına tanrısı Tešup’un eşi olan Arinna’nın Güneş Tanrıçası’ndan köklendiği düşünülse de Ma hakkında yapılan güncel bir çalışmada tanrıçanın kökeni konusunda farklı bir yorum getirilmiştir; Anadolu kökenli tanrıçaların daha çok bereket, doğurganlık gibi özelliklerle vurgulandığı fakat Ma’nın bu özelliklerden çok savaşçı ve cinselliği ön planda olan bir karekter ortaya koyması nedeniyle, Hurri kökenli bir tanrıça olan Šavuška’nın bir devamı olduğu iddia edilmiştir.

Kaynak Melih Arslan, “Roma Dönemi Yüzük Taşları Üzerinde Tanrıça Ma Betimlemeleri ve Yayımlanmış Bazı Eserlerdeki Ma İkonografisi İçin Yeni Öneri ve Değerlendirmeler”, Colloquium Anatolicum, 2018 / 17.

Banner
Benzer Yazılar

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Sayı Saymayı Ne Zaman Öğrendik!

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Neandertal insanı sayı saymayı ne zaman öğrendi. Yazının bulunuşundan binlerce yıl önce Neandertal insanının sayı saymayı öğrendiği ve sayıları kullandığına...

Batman Valiliği’nden Kaybolan Sikkeler Açıklaması

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde 2017 yılında tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılan altın sikkelerin kaybolduğuna dair haberlerin ardından Batman Valiliği bir açıklama yayınladı....

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

İnka Dönemi Öncesi Tanrılara Kurban Verilen İnsan Kalıntıları Bulundu

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Kuzey Peru’da bir arkeoloji ekibi, İnka dönemi öncesi bir tapınak çevresinde tanrılara kurban olarak verilen 29 insanın kalıntılarını buldu. İnka...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]