22 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Helenistik Dönem’de tapınım gören Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen Anadolu’da iki kült merkezi bulunuyor. Bu merkezlerden birisi Kappadokia’daki Komana (Adana, Tufanbeyli, Şar Köyü) antik kenti bir diğeri de 13 yıldan beri kazı çalışmaları devam eden Tokat Niksar’da bulunan Pontus Komana’sı Antik Kenti’dir.

Bugüne kadar Tanrıça Ma tasvirinin işlendiği çok az esere ulaşılmıştır. Ma tasvirleri çoğunlukla, Pontus Komana, Neokasareia ve Kappadokia Komana’sında ele geçen Roma Dönemi sikkelerinde görülür.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, aynı zamanda bir ticaret merkezi olarak da kullanılan Komana Antik kenti kazılarında bu yıl Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağının çıkartılmasının hedeflendiğini söyledi.

Pontus Komana Antik Kenti kazıları
Fotoğraf Nurhan İçmez/İHA

Bu yıl garnizon yapısının detaylarına ulaşılması amaçlanıyor

Burcu Erciyas, İHA muhabirine “Komana, Anadolulu bir tanrıça olan Ma’ya adanmış. Helenistik dönemden itibaren bir ziyaret merkezi diyebiliriz. Hem festivallerin düzenlendiği, hem de ticaretin canlandığı bir yerleşim olarak dikkat çekiyor. Kazı çalışmalarını da bu kutsal merkezi ortaya çıkarmak üzere başlattık. Kutsal mabetle ilgili doğrudan doğruya tapınak yapısını henüz ortaya çıkarmadık. Ama hamam tepe denilen merkezinde yer alan tepede çok katmanlı bir yerleşim ortaya çıkarmaktayız. Geç Osmanlı döneminden başlayarak derinlere doğru indikçe erken Tunç’a kadar ulaşan bir katmanlaşmamız ve yerleşim tarihçemiz var” dedi.

Kazı çalışmalarının Karadeniz çevresindeki tüm ülkelerin arkeolojik bulgularına katkı sağlayacağına dikkat çeken Erciyas, “Özellikle Balkanlar’la da ilişkileri olduğunu bu bölgenin erken Tunç’tan itibaren biliyoruz. Ama tabii en önemlisi Tokat’a sağlayacağı katkı ve buradaki toplum bilincini, kültürel miras bilincini arttıracak veriler” diye konuştu.

Erciyas, bu sene yapılacak kazı çalışmalarında iki hedefleri olduğuna işaret ederek, “Bunlardan bir tanesi geçen yıl garnizon olduğunu anladığımız veya öngördüğümüz yapının daha detaylı ortaya çıkarılması. İkincisi de yine Roma dönemine ait. Geçen yıl içerisinden kılıç gelen üçüncü yüzyıl yapısı yangın geçirmiş bir bina. Bu binanın içerisinde de çalışmalarımızı derinleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Komana Antik Kenti'nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti’nde çıkarılan sikke
Komana Antik Kenti'nde ele geçen sikke

“Ma” ismi Mezopotamya kökenli olduğu düşünülüyor

Anadolu’da yerel tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın adı, Hitit tabletlerinde görülen “MAH” ideogramından ya da ikinci binde karşılaşılan “Mamma-Amamma” formundan geldiği düşünülmektedir.

Ma isminin köken olarak çocuk dilinde ‘Anne’ kelimesinin bozuk formu olduğu ve ismin Mezopotamya kökenli olup Anadolu’ya transfer olduğu da iddia edilmektedir.

Ma’ya Anadolu’da ilk olarak ne zaman rastlandığı bilinmemekle birlikte tanrıçanın kökeni ve kült pratiği hakkında bildiklerimiz Anadolu’daki diğer ana tanrıçalarla karşılaştırıldığında nispeten daha kısıtlıdır.

Tanrıçanın, Hititlerdeki fırtına tanrısı Tešup’un eşi olan Arinna’nın Güneş Tanrıçası’ndan köklendiği düşünülse de Ma hakkında yapılan güncel bir çalışmada tanrıçanın kökeni konusunda farklı bir yorum getirilmiştir; Anadolu kökenli tanrıçaların daha çok bereket, doğurganlık gibi özelliklerle vurgulandığı fakat Ma’nın bu özelliklerden çok savaşçı ve cinselliği ön planda olan bir karekter ortaya koyması nedeniyle, Hurri kökenli bir tanrıça olan Šavuška’nın bir devamı olduğu iddia edilmiştir.

Kaynak Melih Arslan, “Roma Dönemi Yüzük Taşları Üzerinde Tanrıça Ma Betimlemeleri ve Yayımlanmış Bazı Eserlerdeki Ma İkonografisi İçin Yeni Öneri ve Değerlendirmeler”, Colloquium Anatolicum, 2018 / 17.

Banner
Related Articles

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Giza’nın Gizemleri

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Büyük Piramit, antik dünyanın ayakta kalan nadir eserlerinden birisidir. Bu devasa yapılar günümüzdeki ziyaretçilerine güçlü bir hanedanlığa bakma şansı veriyor....

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

3 Ekim 2021

3 Ekim 2021

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır. Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemi çözüldü

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Arkeologlar, 3400 yıl önce keşfedilen Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemini çözdüler. 1922’de firavunun mezarında bulunan hançer üzerinde yeni bir kimyasal çalışma...

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

1900 yıl öncesine ait av aletleri Meksika, Querétaro’da bir mağarada bulundu

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Querétaro eyaletindeki bir mağarada yaklaşık 1.900 yıl öncesine ait av aletleri buldular. Federal...

İznik Gölü sahilinde dolaşan bir aile 2 bin yıllık sikke buldu

2 Mayıs 2023

2 Mayıs 2023

İznik Gölü tarihin en büyük su çekilmesini yaşıyor. Göl sularının çekilmesi sonucu gölün dibinde yer alan tarihi bazilikanın kalıntıları ortaya...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]