4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler vadisinde” yer almaktadır.

Al Ula, eski Lihyanitlerin (Dedanites) başkentiydi. Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde bulunan şehir, Suudi Krallığı’ndaki ilk UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı’nı içermektedir.

Surlarla çevrili Al Ula şehri, verimli toprakları ve bol suları ile çöl vadisinde bir vaha olan güzel şehir MÖ 6. yüzyılda kurulmuştur. Arabistan, Mısır ve Hindistan üzerinden baharat, ipek ve diğer lüks eşyaların ticaretini kolaylaştıran yollar ağı olan ” Tütsü Yolu ” üzerinde bulunuyordu.

Al Ula, İncil adı geçen kent Dedan’ın bulunduğu yerde duruyor, ancak MÖ 5. ila 2. yüzyıl arasında hüküm süren eski Kuzey Arabistan Lihyan Krallığı döneminde kuruldu. Vahanın tarihi bir kaç bölüme ayrılmış durumdadır.

Harran yazıtlarında da Dedan krallığından bahsedilmektedir. Al Ula, modern zamanlara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri haline geldi. Osmanlı Devleti ,Medine ve Şam’ı birbirine bağlamak için 1901-1908 yılları arasında Hicaz demiryolunu inşa ettiler. Demiryolunun hem Mada’in Salih (Hegra) hem de Al Ula’da ana istasyonları vardır.

Bölge, manzarayı süsleyen sayısız arkeolojik alan ile inanılmaz derecede zengin bir mirasa sahiptir.

Al Ula, Arap Yarımadası’ndaki antik dünya medeniyetlerinin bir aynası olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, Yarımadanın güneyinden kuzeye doğru antik tütsü ticaret yolu boyunca aynı yerde 200.000 yıldan daha eski bir uygarlığı ortaya çıkardı. Al Ula, arkeoloji, doğa, sanat ve kültürle ilgilenen dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tüm ziyaretçiler için turistik bir destinasyondur.

Al Ula Raven Kayası

Ziyaretçiler, Ikmah Dağı’ndaki kayalara oyulmuş 5.000 yazıtın yanı sıra 94 oyma mezar barındıran 111 arkeolojik mezar içeren arkeolojik dünyadaki en yüksek rekoru kaydeden alanda heyecan verici bir deneyimin tadını çıkarabilirler.

Al Ula’yı çevreleyen dikey kumtaşı kayalıkları, kaya sanatı için geniş yüzeyler sağlayarak Al Ula’yı Krallık’taki daha zengin petroglif bölgelerinden biri haline getirmiş. Ar-Ruzeiqiah, Al-‘Ula’nın güney kesiminde, insanlarla ve çeşitli hayvanlarla avlanma sahnelerinin tasvirleri de dahil olmak üzere yüzlerce resim içeren büyük bir petroglif panele sahip bir dağdır. Dağ keçileri en yaygın türlerdir, ancak develer, atlarla birlikte başka türlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Jebel Khawail Al Ula

Al Ula’yı ziyaret etmek için yılın en iyi zamanları Ekim ve Nisan arasındaki dönemdir. Şehir bu dönemde sıcaklıkların 10-25 santigrat derece arasında değiştiği ılıman bir havaya sahip olur. Mayıs-Eylül ayları arasındaki dönem, 20-35 santigrat derece arasında değişen yüksek sıcaklıklara tanık olur.

İkmah Dağı, diğer medeniyetlere ait yazı ve yazıtların yanı sıra Arap medeniyetinin şafağından kalma arkeolojik yazıtlarla dolu “Açık Kitaplık” olarak adlandırılır.

Mada’in Salih, görkemli mezarlarını altın Quweira kumtaşı çıkıntılarına oyan Nebati halkı tarafından El Hicr veya Hegra olarak biliniyordu. Giriş portallarındaki ince detaylar ve 111 mezar cephesinin pürüzsüz yüzeyleri, zamanlarının ustalarının büyük hünerlerini yansıtıyor.

Al Ula’da yeşil vahaya ek olarak farklı alanlarda çeşitli kaya oluşumları bulunur, bu da siteyi doğa severler için ayrı bir yer haline getirir. Al Ula aynı zamanda birçok bitki ve hayvan için bir yuva konumundadır.

Al Ula’nın arkeolojik ve tarihi bir site olarak önemi , amacı Al Ula’yı uluslararası bir turizm destinasyonu olarak geliştirmek ve tanıtmak olan Al Ula Kraliyet Komisyonu’nun (RCU) Temmuz 2017’de kurulmasına yol açmıştır. Kurumun başlıca amacı buranın tanıtımı ve gelişimiyle ilgili çalışmalar yürütmektir.

Turizmi teşvik etmek ve daha fazla cazibe kazanmak için Kraliyet Komisyonu, turistlerin dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilecek en büyük kültürel hazinelerden birini keşfedecekleri iddialı bir proje için 200 genç Suudi’yi eğitiyor. Al Ula bölgesinden işe alınan 200 genç Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde misafirperverlik eğitimi alıyor, yeni diller öğreniyor.

Daha önce ki bir haberimizde Sharaan Resort çalışmalarını da size bildirmiştik. Al Ula bütün dönem boyunca Suudi Arabistan’ın en çekici yeri olmayı amaçlamaktadır. Önce ki haberimizi aşağıda linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Doğayla bütünlenmiş bu harika mimariye de bir göz atmış olursunuz.

 

Kaynak: 1-“AlUla, Suudi Arabistan’daki Miras Alanları | ExperienceAlUla.com” . experiencealula.com 

2- http://saudi-archaeology.com/sites/al-ula

3-Al Ula Eski şehir resmi Pteropus conspicillatus  aittir.

Banner
Related Articles

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

Hatsuyume Gecesi Gördüğünüz Rüyalar Tüm Yılınızı Etkiliyor “Japon Gelenekleri”

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Rüya yorumlamak ve geleceği rüyalara göre anlamaya çalışmak insanın var oluşundan beri olağan bir durumdur. Kutsal kitaplarda bile bu durum...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Orta Asya’nın İncisi Özbekistan’ın Yetiştirdiği Bilim İnsanları ve Tarihi Güzellikleri

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Özbekistan tarihine baktığımız da ilk göreceğimiz şey elbette ki aynı kanı taşıyor olmamız. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri...

Kars Kızıl Mağaralar defineciler tarafından talan ediliyor

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Kars merkeze 20 km uzaklıkta bulunan Kars halkının Kızıl Mağaralar olarak bildiği Borluk Deresi Vadisi içinde yer alan mağaraların defineciler...

9.000 Yıllık Kadın Avcı Cenazesi Tarih Öncesi Kadın Erkek Rollerini Yeniden Sorgulatıyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Antropolojideki geleneksel düşünce, tarih öncesi avcılığın erkeklerin yiyecek toplama işinin de kadınların görevi olduğunu söyler. Yeni yapılan bir araştırma bunun...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

259 Yıllık Güneş Saatine Boya Badana Yapıldı

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Akademisyen Tarihçi Dr. Fatih Köse, twitter hesabından 259 yıllık güneş saati üzerine yapılan boya badanalı restorasyon çalışmasını “İnsan nereye boya...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]