20 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler vadisinde” yer almaktadır.

Al Ula, eski Lihyanitlerin (Dedanites) başkentiydi. Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde bulunan şehir, Suudi Krallığı’ndaki ilk UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı’nı içermektedir.

Surlarla çevrili Al Ula şehri, verimli toprakları ve bol suları ile çöl vadisinde bir vaha olan güzel şehir MÖ 6. yüzyılda kurulmuştur. Arabistan, Mısır ve Hindistan üzerinden baharat, ipek ve diğer lüks eşyaların ticaretini kolaylaştıran yollar ağı olan ” Tütsü Yolu ” üzerinde bulunuyordu.

Al Ula, İncil adı geçen kent Dedan’ın bulunduğu yerde duruyor, ancak MÖ 5. ila 2. yüzyıl arasında hüküm süren eski Kuzey Arabistan Lihyan Krallığı döneminde kuruldu. Vahanın tarihi bir kaç bölüme ayrılmış durumdadır.

Harran yazıtlarında da Dedan krallığından bahsedilmektedir. Al Ula, modern zamanlara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri haline geldi. Osmanlı Devleti ,Medine ve Şam’ı birbirine bağlamak için 1901-1908 yılları arasında Hicaz demiryolunu inşa ettiler. Demiryolunun hem Mada’in Salih (Hegra) hem de Al Ula’da ana istasyonları vardır.

Bölge, manzarayı süsleyen sayısız arkeolojik alan ile inanılmaz derecede zengin bir mirasa sahiptir.

Al Ula, Arap Yarımadası’ndaki antik dünya medeniyetlerinin bir aynası olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, Yarımadanın güneyinden kuzeye doğru antik tütsü ticaret yolu boyunca aynı yerde 200.000 yıldan daha eski bir uygarlığı ortaya çıkardı. Al Ula, arkeoloji, doğa, sanat ve kültürle ilgilenen dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tüm ziyaretçiler için turistik bir destinasyondur.

Al Ula Raven Kayası

Ziyaretçiler, Ikmah Dağı’ndaki kayalara oyulmuş 5.000 yazıtın yanı sıra 94 oyma mezar barındıran 111 arkeolojik mezar içeren arkeolojik dünyadaki en yüksek rekoru kaydeden alanda heyecan verici bir deneyimin tadını çıkarabilirler.

Al Ula’yı çevreleyen dikey kumtaşı kayalıkları, kaya sanatı için geniş yüzeyler sağlayarak Al Ula’yı Krallık’taki daha zengin petroglif bölgelerinden biri haline getirmiş. Ar-Ruzeiqiah, Al-‘Ula’nın güney kesiminde, insanlarla ve çeşitli hayvanlarla avlanma sahnelerinin tasvirleri de dahil olmak üzere yüzlerce resim içeren büyük bir petroglif panele sahip bir dağdır. Dağ keçileri en yaygın türlerdir, ancak develer, atlarla birlikte başka türlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Jebel Khawail Al Ula

Al Ula’yı ziyaret etmek için yılın en iyi zamanları Ekim ve Nisan arasındaki dönemdir. Şehir bu dönemde sıcaklıkların 10-25 santigrat derece arasında değiştiği ılıman bir havaya sahip olur. Mayıs-Eylül ayları arasındaki dönem, 20-35 santigrat derece arasında değişen yüksek sıcaklıklara tanık olur.

İkmah Dağı, diğer medeniyetlere ait yazı ve yazıtların yanı sıra Arap medeniyetinin şafağından kalma arkeolojik yazıtlarla dolu “Açık Kitaplık” olarak adlandırılır.

Mada’in Salih, görkemli mezarlarını altın Quweira kumtaşı çıkıntılarına oyan Nebati halkı tarafından El Hicr veya Hegra olarak biliniyordu. Giriş portallarındaki ince detaylar ve 111 mezar cephesinin pürüzsüz yüzeyleri, zamanlarının ustalarının büyük hünerlerini yansıtıyor.

Al Ula’da yeşil vahaya ek olarak farklı alanlarda çeşitli kaya oluşumları bulunur, bu da siteyi doğa severler için ayrı bir yer haline getirir. Al Ula aynı zamanda birçok bitki ve hayvan için bir yuva konumundadır.

Al Ula’nın arkeolojik ve tarihi bir site olarak önemi , amacı Al Ula’yı uluslararası bir turizm destinasyonu olarak geliştirmek ve tanıtmak olan Al Ula Kraliyet Komisyonu’nun (RCU) Temmuz 2017’de kurulmasına yol açmıştır. Kurumun başlıca amacı buranın tanıtımı ve gelişimiyle ilgili çalışmalar yürütmektir.

Turizmi teşvik etmek ve daha fazla cazibe kazanmak için Kraliyet Komisyonu, turistlerin dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilecek en büyük kültürel hazinelerden birini keşfedecekleri iddialı bir proje için 200 genç Suudi’yi eğitiyor. Al Ula bölgesinden işe alınan 200 genç Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde misafirperverlik eğitimi alıyor, yeni diller öğreniyor.

Daha önce ki bir haberimizde Sharaan Resort çalışmalarını da size bildirmiştik. Al Ula bütün dönem boyunca Suudi Arabistan’ın en çekici yeri olmayı amaçlamaktadır. Önce ki haberimizi aşağıda linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Doğayla bütünlenmiş bu harika mimariye de bir göz atmış olursunuz.

 

Kaynak: 1-“AlUla, Suudi Arabistan’daki Miras Alanları | ExperienceAlUla.com” . experiencealula.com 

2- http://saudi-archaeology.com/sites/al-ula

3-Al Ula Eski şehir resmi Pteropus conspicillatus  aittir.

Banner
Benzer Yazılar

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

İznik Gölü’ndeki batık bazilikada Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye ucu ortaya çıkarıldı

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

İznik Gölü’nde 1.5 metre derinlikte kalıntıları bulunan bazilikada başlatılan su altı arkeolojik kazı çalışmalarında Aziz Nikolas (Noel Baba) figürlü kolye...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

13-14. Yüzyıllara tarihlenen Kurşun Tablet Eski Bir Litvanya Yazısı İle Yazılmış Olabilir mi?

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Büyük Dükler Sarayı Müzesi’nde, 20 yıl önce keşfedilmesine rağmen hala deşifre edilmemiş bir yazıya sahip, 13-14 yüzyıllara...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]