21 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler vadisinde” yer almaktadır.

Al Ula, eski Lihyanitlerin (Dedanites) başkentiydi. Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde bulunan şehir, Suudi Krallığı’ndaki ilk UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı’nı içermektedir.

Surlarla çevrili Al Ula şehri, verimli toprakları ve bol suları ile çöl vadisinde bir vaha olan güzel şehir MÖ 6. yüzyılda kurulmuştur. Arabistan, Mısır ve Hindistan üzerinden baharat, ipek ve diğer lüks eşyaların ticaretini kolaylaştıran yollar ağı olan ” Tütsü Yolu ” üzerinde bulunuyordu.

Al Ula, İncil adı geçen kent Dedan’ın bulunduğu yerde duruyor, ancak MÖ 5. ila 2. yüzyıl arasında hüküm süren eski Kuzey Arabistan Lihyan Krallığı döneminde kuruldu. Vahanın tarihi bir kaç bölüme ayrılmış durumdadır.

Harran yazıtlarında da Dedan krallığından bahsedilmektedir. Al Ula, modern zamanlara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri haline geldi. Osmanlı Devleti ,Medine ve Şam’ı birbirine bağlamak için 1901-1908 yılları arasında Hicaz demiryolunu inşa ettiler. Demiryolunun hem Mada’in Salih (Hegra) hem de Al Ula’da ana istasyonları vardır.

Bölge, manzarayı süsleyen sayısız arkeolojik alan ile inanılmaz derecede zengin bir mirasa sahiptir.

Al Ula, Arap Yarımadası’ndaki antik dünya medeniyetlerinin bir aynası olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, Yarımadanın güneyinden kuzeye doğru antik tütsü ticaret yolu boyunca aynı yerde 200.000 yıldan daha eski bir uygarlığı ortaya çıkardı. Al Ula, arkeoloji, doğa, sanat ve kültürle ilgilenen dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tüm ziyaretçiler için turistik bir destinasyondur.

Al Ula Raven Kayası

Ziyaretçiler, Ikmah Dağı’ndaki kayalara oyulmuş 5.000 yazıtın yanı sıra 94 oyma mezar barındıran 111 arkeolojik mezar içeren arkeolojik dünyadaki en yüksek rekoru kaydeden alanda heyecan verici bir deneyimin tadını çıkarabilirler.

Al Ula’yı çevreleyen dikey kumtaşı kayalıkları, kaya sanatı için geniş yüzeyler sağlayarak Al Ula’yı Krallık’taki daha zengin petroglif bölgelerinden biri haline getirmiş. Ar-Ruzeiqiah, Al-‘Ula’nın güney kesiminde, insanlarla ve çeşitli hayvanlarla avlanma sahnelerinin tasvirleri de dahil olmak üzere yüzlerce resim içeren büyük bir petroglif panele sahip bir dağdır. Dağ keçileri en yaygın türlerdir, ancak develer, atlarla birlikte başka türlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Jebel Khawail Al Ula

Al Ula’yı ziyaret etmek için yılın en iyi zamanları Ekim ve Nisan arasındaki dönemdir. Şehir bu dönemde sıcaklıkların 10-25 santigrat derece arasında değiştiği ılıman bir havaya sahip olur. Mayıs-Eylül ayları arasındaki dönem, 20-35 santigrat derece arasında değişen yüksek sıcaklıklara tanık olur.

İkmah Dağı, diğer medeniyetlere ait yazı ve yazıtların yanı sıra Arap medeniyetinin şafağından kalma arkeolojik yazıtlarla dolu “Açık Kitaplık” olarak adlandırılır.

Mada’in Salih, görkemli mezarlarını altın Quweira kumtaşı çıkıntılarına oyan Nebati halkı tarafından El Hicr veya Hegra olarak biliniyordu. Giriş portallarındaki ince detaylar ve 111 mezar cephesinin pürüzsüz yüzeyleri, zamanlarının ustalarının büyük hünerlerini yansıtıyor.

Al Ula’da yeşil vahaya ek olarak farklı alanlarda çeşitli kaya oluşumları bulunur, bu da siteyi doğa severler için ayrı bir yer haline getirir. Al Ula aynı zamanda birçok bitki ve hayvan için bir yuva konumundadır.

Al Ula’nın arkeolojik ve tarihi bir site olarak önemi , amacı Al Ula’yı uluslararası bir turizm destinasyonu olarak geliştirmek ve tanıtmak olan Al Ula Kraliyet Komisyonu’nun (RCU) Temmuz 2017’de kurulmasına yol açmıştır. Kurumun başlıca amacı buranın tanıtımı ve gelişimiyle ilgili çalışmalar yürütmektir.

Turizmi teşvik etmek ve daha fazla cazibe kazanmak için Kraliyet Komisyonu, turistlerin dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilecek en büyük kültürel hazinelerden birini keşfedecekleri iddialı bir proje için 200 genç Suudi’yi eğitiyor. Al Ula bölgesinden işe alınan 200 genç Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde misafirperverlik eğitimi alıyor, yeni diller öğreniyor.

Daha önce ki bir haberimizde Sharaan Resort çalışmalarını da size bildirmiştik. Al Ula bütün dönem boyunca Suudi Arabistan’ın en çekici yeri olmayı amaçlamaktadır. Önce ki haberimizi aşağıda linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Doğayla bütünlenmiş bu harika mimariye de bir göz atmış olursunuz.

 

Kaynak: 1-“AlUla, Suudi Arabistan’daki Miras Alanları | ExperienceAlUla.com” . experiencealula.com 

2- http://saudi-archaeology.com/sites/al-ula

3-Al Ula Eski şehir resmi Pteropus conspicillatus  aittir.

Banner
Benzer Yazılar

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Depremde Anadolu’nun ilk camilerinden biri olan Habib-i Neccar Camisi yıkıldı

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olan Antakya Habib-i Neccar Camisi, Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki depremin ardından yıkıldı. 14 asırlık...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

İsrail’in Rahat kenti yakınlarında 1200 yıllık cami bulundu

23 Haziran 2022

23 Haziran 2022

Arkeologlar, İsrail’in Rahat kenti yakınlarındaki Negev çölünde 1200 yıllık bir cami keşfettiler. Israel Antiques Authority (IAA) arkeologları tarafından yapılan kazılarda...

İngiltere’de keşfedilen Demir Çağı köyünde zengin Roma buluntularına ulaşıldı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin HS2 yüksek hızlı demiryolu güzergahı üzerinde keşfettikleri geniş bir Demir Çağı köyünde Roma dönemine ait zengin bulgulara ulaştılar....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]