21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler vadisinde” yer almaktadır.

Al Ula, eski Lihyanitlerin (Dedanites) başkentiydi. Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde bulunan şehir, Suudi Krallığı’ndaki ilk UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı’nı içermektedir.

Surlarla çevrili Al Ula şehri, verimli toprakları ve bol suları ile çöl vadisinde bir vaha olan güzel şehir MÖ 6. yüzyılda kurulmuştur. Arabistan, Mısır ve Hindistan üzerinden baharat, ipek ve diğer lüks eşyaların ticaretini kolaylaştıran yollar ağı olan ” Tütsü Yolu ” üzerinde bulunuyordu.

Al Ula, İncil adı geçen kent Dedan’ın bulunduğu yerde duruyor, ancak MÖ 5. ila 2. yüzyıl arasında hüküm süren eski Kuzey Arabistan Lihyan Krallığı döneminde kuruldu. Vahanın tarihi bir kaç bölüme ayrılmış durumdadır.

Harran yazıtlarında da Dedan krallığından bahsedilmektedir. Al Ula, modern zamanlara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri haline geldi. Osmanlı Devleti ,Medine ve Şam’ı birbirine bağlamak için 1901-1908 yılları arasında Hicaz demiryolunu inşa ettiler. Demiryolunun hem Mada’in Salih (Hegra) hem de Al Ula’da ana istasyonları vardır.

Bölge, manzarayı süsleyen sayısız arkeolojik alan ile inanılmaz derecede zengin bir mirasa sahiptir.

Al Ula, Arap Yarımadası’ndaki antik dünya medeniyetlerinin bir aynası olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, Yarımadanın güneyinden kuzeye doğru antik tütsü ticaret yolu boyunca aynı yerde 200.000 yıldan daha eski bir uygarlığı ortaya çıkardı. Al Ula, arkeoloji, doğa, sanat ve kültürle ilgilenen dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tüm ziyaretçiler için turistik bir destinasyondur.

Al Ula Raven Kayası

Ziyaretçiler, Ikmah Dağı’ndaki kayalara oyulmuş 5.000 yazıtın yanı sıra 94 oyma mezar barındıran 111 arkeolojik mezar içeren arkeolojik dünyadaki en yüksek rekoru kaydeden alanda heyecan verici bir deneyimin tadını çıkarabilirler.

Al Ula’yı çevreleyen dikey kumtaşı kayalıkları, kaya sanatı için geniş yüzeyler sağlayarak Al Ula’yı Krallık’taki daha zengin petroglif bölgelerinden biri haline getirmiş. Ar-Ruzeiqiah, Al-‘Ula’nın güney kesiminde, insanlarla ve çeşitli hayvanlarla avlanma sahnelerinin tasvirleri de dahil olmak üzere yüzlerce resim içeren büyük bir petroglif panele sahip bir dağdır. Dağ keçileri en yaygın türlerdir, ancak develer, atlarla birlikte başka türlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Jebel Khawail Al Ula

Al Ula’yı ziyaret etmek için yılın en iyi zamanları Ekim ve Nisan arasındaki dönemdir. Şehir bu dönemde sıcaklıkların 10-25 santigrat derece arasında değiştiği ılıman bir havaya sahip olur. Mayıs-Eylül ayları arasındaki dönem, 20-35 santigrat derece arasında değişen yüksek sıcaklıklara tanık olur.

İkmah Dağı, diğer medeniyetlere ait yazı ve yazıtların yanı sıra Arap medeniyetinin şafağından kalma arkeolojik yazıtlarla dolu “Açık Kitaplık” olarak adlandırılır.

Mada’in Salih, görkemli mezarlarını altın Quweira kumtaşı çıkıntılarına oyan Nebati halkı tarafından El Hicr veya Hegra olarak biliniyordu. Giriş portallarındaki ince detaylar ve 111 mezar cephesinin pürüzsüz yüzeyleri, zamanlarının ustalarının büyük hünerlerini yansıtıyor.

Al Ula’da yeşil vahaya ek olarak farklı alanlarda çeşitli kaya oluşumları bulunur, bu da siteyi doğa severler için ayrı bir yer haline getirir. Al Ula aynı zamanda birçok bitki ve hayvan için bir yuva konumundadır.

Al Ula’nın arkeolojik ve tarihi bir site olarak önemi , amacı Al Ula’yı uluslararası bir turizm destinasyonu olarak geliştirmek ve tanıtmak olan Al Ula Kraliyet Komisyonu’nun (RCU) Temmuz 2017’de kurulmasına yol açmıştır. Kurumun başlıca amacı buranın tanıtımı ve gelişimiyle ilgili çalışmalar yürütmektir.

Turizmi teşvik etmek ve daha fazla cazibe kazanmak için Kraliyet Komisyonu, turistlerin dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilecek en büyük kültürel hazinelerden birini keşfedecekleri iddialı bir proje için 200 genç Suudi’yi eğitiyor. Al Ula bölgesinden işe alınan 200 genç Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde misafirperverlik eğitimi alıyor, yeni diller öğreniyor.

Daha önce ki bir haberimizde Sharaan Resort çalışmalarını da size bildirmiştik. Al Ula bütün dönem boyunca Suudi Arabistan’ın en çekici yeri olmayı amaçlamaktadır. Önce ki haberimizi aşağıda linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Doğayla bütünlenmiş bu harika mimariye de bir göz atmış olursunuz.

 

Kaynak: 1-“AlUla, Suudi Arabistan’daki Miras Alanları | ExperienceAlUla.com” . experiencealula.com 

2- http://saudi-archaeology.com/sites/al-ula

3-Al Ula Eski şehir resmi Pteropus conspicillatus  aittir.

Banner
Related Articles

Çin’de 80 milyon yıl öncesine ait ‘dinozor dans pisti’ bulundu

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Çin’de araştırmacılar, literatürde “dinozor dans pisti” olarak tanımlanan 1.600 metrekarelik bir alanda birçok dinozor ayak izi buldular. Dinozor dans pistinde...

North Yorkshire’da bir evin mutfak zemininin altında bir fincan içerisinde bulunan altın sikkeler açık artırma ile satılıyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Kuzey Yorkshire’daki bir çift, mutfaklarının döşeme tahtalarının altına gömülü 18. yüzyılın başlarından kalma altın sikkeler buldu. Sikkeler, nesiller boyunca Kuzey...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

British Museum, Bavulla İngiltere’ye Kaçırılan Antik Çinileri Özbekistan’a İade Edecek

16 Ekim 2020

16 Ekim 2020

İngiltere’nin Heathrow Havaalanı’nda bir yolcunun valizinden çıkan altı sırlı fayansın Birleşik Krallık Sınır Gücü tarafından ele geçirildiği ve Özbekistan’a geri...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Türkiye İş Bankası Müzesi’nde 250 İstiklal Madalyası “Bir Asrın Ardından” sergisinde ziyarete açılacak

27 Ekim 2021

27 Ekim 2021

29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 98’nci yıl dönümünü kutlayacağız. İstiklal Savaşı’nda canını bu toprakların bağımsızlığı için bir an dahi tereddüte...

DNA analizleri ile yüzün yeniden yapılandırılması mümkün

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Viyana Üniversitesi ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Kore Ulusal Müzesi ile işbirliği içinde yönetilen uluslararası bir ekip,...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Bilim İnsanları Tarih Öncesi Taşımacılığın 22.000 Yıllık Kanıtını Ortaya Çıkardı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Bilim insanları ilk atalarımızın yaratıcılığına dair dikkat çekici bir bakış açısı sunan son araştırma ile insanların 22.000 yıl önce, şu...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]