28 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler vadisinde” yer almaktadır.

Al Ula, eski Lihyanitlerin (Dedanites) başkentiydi. Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde bulunan şehir, Suudi Krallığı’ndaki ilk UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı’nı içermektedir.

Surlarla çevrili Al Ula şehri, verimli toprakları ve bol suları ile çöl vadisinde bir vaha olan güzel şehir MÖ 6. yüzyılda kurulmuştur. Arabistan, Mısır ve Hindistan üzerinden baharat, ipek ve diğer lüks eşyaların ticaretini kolaylaştıran yollar ağı olan ” Tütsü Yolu ” üzerinde bulunuyordu.

Al Ula, İncil adı geçen kent Dedan’ın bulunduğu yerde duruyor, ancak MÖ 5. ila 2. yüzyıl arasında hüküm süren eski Kuzey Arabistan Lihyan Krallığı döneminde kuruldu. Vahanın tarihi bir kaç bölüme ayrılmış durumdadır.

Harran yazıtlarında da Dedan krallığından bahsedilmektedir. Al Ula, modern zamanlara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri haline geldi. Osmanlı Devleti ,Medine ve Şam’ı birbirine bağlamak için 1901-1908 yılları arasında Hicaz demiryolunu inşa ettiler. Demiryolunun hem Mada’in Salih (Hegra) hem de Al Ula’da ana istasyonları vardır.

Bölge, manzarayı süsleyen sayısız arkeolojik alan ile inanılmaz derecede zengin bir mirasa sahiptir.

Al Ula, Arap Yarımadası’ndaki antik dünya medeniyetlerinin bir aynası olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, Yarımadanın güneyinden kuzeye doğru antik tütsü ticaret yolu boyunca aynı yerde 200.000 yıldan daha eski bir uygarlığı ortaya çıkardı. Al Ula, arkeoloji, doğa, sanat ve kültürle ilgilenen dünyanın çeşitli yerlerinden gelen tüm ziyaretçiler için turistik bir destinasyondur.

Al Ula Raven Kayası

Ziyaretçiler, Ikmah Dağı’ndaki kayalara oyulmuş 5.000 yazıtın yanı sıra 94 oyma mezar barındıran 111 arkeolojik mezar içeren arkeolojik dünyadaki en yüksek rekoru kaydeden alanda heyecan verici bir deneyimin tadını çıkarabilirler.

Al Ula’yı çevreleyen dikey kumtaşı kayalıkları, kaya sanatı için geniş yüzeyler sağlayarak Al Ula’yı Krallık’taki daha zengin petroglif bölgelerinden biri haline getirmiş. Ar-Ruzeiqiah, Al-‘Ula’nın güney kesiminde, insanlarla ve çeşitli hayvanlarla avlanma sahnelerinin tasvirleri de dahil olmak üzere yüzlerce resim içeren büyük bir petroglif panele sahip bir dağdır. Dağ keçileri en yaygın türlerdir, ancak develer, atlarla birlikte başka türlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Jebel Khawail Al Ula

Al Ula’yı ziyaret etmek için yılın en iyi zamanları Ekim ve Nisan arasındaki dönemdir. Şehir bu dönemde sıcaklıkların 10-25 santigrat derece arasında değiştiği ılıman bir havaya sahip olur. Mayıs-Eylül ayları arasındaki dönem, 20-35 santigrat derece arasında değişen yüksek sıcaklıklara tanık olur.

İkmah Dağı, diğer medeniyetlere ait yazı ve yazıtların yanı sıra Arap medeniyetinin şafağından kalma arkeolojik yazıtlarla dolu “Açık Kitaplık” olarak adlandırılır.

Mada’in Salih, görkemli mezarlarını altın Quweira kumtaşı çıkıntılarına oyan Nebati halkı tarafından El Hicr veya Hegra olarak biliniyordu. Giriş portallarındaki ince detaylar ve 111 mezar cephesinin pürüzsüz yüzeyleri, zamanlarının ustalarının büyük hünerlerini yansıtıyor.

Al Ula’da yeşil vahaya ek olarak farklı alanlarda çeşitli kaya oluşumları bulunur, bu da siteyi doğa severler için ayrı bir yer haline getirir. Al Ula aynı zamanda birçok bitki ve hayvan için bir yuva konumundadır.

Al Ula’nın arkeolojik ve tarihi bir site olarak önemi , amacı Al Ula’yı uluslararası bir turizm destinasyonu olarak geliştirmek ve tanıtmak olan Al Ula Kraliyet Komisyonu’nun (RCU) Temmuz 2017’de kurulmasına yol açmıştır. Kurumun başlıca amacı buranın tanıtımı ve gelişimiyle ilgili çalışmalar yürütmektir.

Turizmi teşvik etmek ve daha fazla cazibe kazanmak için Kraliyet Komisyonu, turistlerin dünyanın herhangi bir yerinde bulunabilecek en büyük kültürel hazinelerden birini keşfedecekleri iddialı bir proje için 200 genç Suudi’yi eğitiyor. Al Ula bölgesinden işe alınan 200 genç Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde misafirperverlik eğitimi alıyor, yeni diller öğreniyor.

Daha önce ki bir haberimizde Sharaan Resort çalışmalarını da size bildirmiştik. Al Ula bütün dönem boyunca Suudi Arabistan’ın en çekici yeri olmayı amaçlamaktadır. Önce ki haberimizi aşağıda linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Doğayla bütünlenmiş bu harika mimariye de bir göz atmış olursunuz.

 

Kaynak: 1-“AlUla, Suudi Arabistan’daki Miras Alanları | ExperienceAlUla.com” . experiencealula.com 

2- http://saudi-archaeology.com/sites/al-ula

3-Al Ula Eski şehir resmi Pteropus conspicillatus  aittir.

Banner
Benzer Yazılar

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

Eskiçağ Toplumlarında Şifa İçin Köpek Kullanılıyordu

24 Nisan 2021

24 Nisan 2021

Köpek deyince akıllara dostluk gelir. İnsan ile köpek arasındaki bu dostluk neolitik çağ ile birlikte görülmeye başlar. İnsanın yerleşik düzene...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

25 Kasım 2022

25 Kasım 2022

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan...

Doğu Çin’de 1500 kilo bronz sikke bulundu

19 Aralık 2022

19 Aralık 2022

Doğu Çin’in Jiangsu Eyaleti’nde Tang (618-907) ve Song (960-1279) hanedanlarına ait 1500 kilo bronz sikke keşfedildi. Sikkeler saman ipleriyle birbirine...

Arkeologlar İran’da BMAC Uygarlığıyla Bağlantılı Tunç Çağı Mezarları Keşfetti

12 Mart 2026

12 Mart 2026

İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]