3 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ağlama Duvarı meydanı kazılarında Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı bulundu

Kudüs’teki Ağlama Duvarı meydanında devam eden kazılarda Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı (bulla) bulundu.

Kazı ekibinde yer alan Dr. Weksler-Bdolah’a göre, “Yasal bir kazıda ilk kez böyle bir mühür baskısı bulundu ve 2.700 yıl önce Kudüs’te bir valinin varlığına dair İncil kaydını destekliyor.”

Mühür baskısı 13 x 14 mm ölçülerindedir ve pişmiş parça kil topak kullanılarak yapılmıştır. Mührün üst kısmında karşılıklı konumda iki figür tasviri alt kısmında ise eski İbranice yazıyla yazılmış bir yazıt görülüyor.

Yazıtta “şehrin valisine ait” yazıyor. “Şehrin Valisi” unvanı İncil’den ve İncil dışı belgelerden, kral tarafından atanan bir yetkiliyi işaret ediyor.

Ağlama Duvarı meydanı kazıları
Fotoğraf: Ağlama Duvarı meydanı kazıları. Yoli Shwartz, Shlomit Weksler-Bdolah ve Clara Amit

İbrani Üniversitesi’nden Prof. Tallay Ornan ve Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Benjamin Sass mühür üzerinde yer alan tasviri “İki adam çift çizginin üzerinde ayna benzeri bir şekilde karşı karşıya geliyor. Başları, ayrıntılardan yoksun büyük noktalar olarak tasvir edilmiştir. Dışa bakan eller aşağı indirilir ve içe bakan eller kaldırılır. Tüm figürler çizgili diz boyu giysiler giyiyor” şeklinde anlatıyor.

Birinci Tapınak Dönemi; Kral Süleyman tarafından M.Ö. 960 dolaylarında Birinci Tapınak’ın inşası ile başlayan ve Nabukadnesar yönetimindeki Babilliler tarafından M.Ö. 586’da tapınağın yıkılması ile sonuçlanan döneme verilen addır.

IAA arkeologları, mührün muhtemelen valilik ofisinin bir göstergesi olarak hizmet eden önemli bir mektup veya resmi gönderiye yerleştirildiğini öne sürüyorlar.

Keşif, Ağlama Duvarı meydanının kuzeybatı kesiminde, Birinci Tapınak Dönemi’ne (MÖ 7. ila 6. yüzyıllar) tarihlenen bir tabakada gerçekleştirildi. İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yapılan bir basın açıklamasına göre, bu alanda açığa çıkan birkaç binadan biri, füze ve mührün muhtemel varış noktasıydı.

Önceki kazılar, civarda büyük mühür baskı toplulukları buldu ve bu da bina(lar)ın Kudüs’ün yönetiminde yer alan yüksek rütbeli yetkililer tarafından iskan edildiğini düşündürdü.

Kapak fotoğraf: Yoli Shwartz, Shlomit Weksler-Bdolah ve Clara Amit

Banner
Benzer Yazılar

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Yunanistan da Paiania Belediye Binası’nın Yapımı Sırasında İki Kadın Heykeli Bulundu

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Yunanistan Kültür Bakanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, Atina’nın doğusundaki bir mezarın içinden kadın figürlerinin yer aldığı iki antik Yunan heykelinin...

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Meksika’da Esrarengiz Boyalı El İzleri Ortaya Çıkarıldı

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Maya, Aztek ve İnka gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan Meksika’da Arkeolog Sergio Grosjean, yeraltı mağarasının duvarlarında düzinelerce esrarengiz siyah...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

Kırgızistan’da 1.75 metre yüksekliğinde eski bir büyük kil kap “hum” ortaya çıkarıldı

9 Mart 2024

9 Mart 2024

Kırgızistan’ın Oş vilayetindeki Uzgen kasabasında yapılan son arkeolojik kazılarda, “hum” olarak bilinen 1,75 metre yüksekliğinde bir kil kap ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]